Petroleum

163 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Energy - security nexus in the gulf

Gulf countries, whose life is almost entirely dependent on oil exports and revenues, have been the focus of global powers, in the first place due to their strategic focal position and later on because of its rich natural resources. Lack of value added productions, but oil and oil products in these six countries, (UAE, S.Arabia, Kuwait, Bahrain, Qatar and Oman) necessity of a sub-regional security shield not only has come out during British Empire stage but also in the beginning of the American'hegomony that has commenced on the region. In this context, the subject study will try to explain and expose whether these countries using the crucial role of oil in the energy-security nexus efficiently or not and how the oil is being a shield for these countries who are consisting 65.5% of the World reserves. At the same time the study, will try to examine that very strategic raw material the oil and the vast amount of income acquired from it that has been used in the Gulf security and will be considering not only the Political Economy but also Dependency and Rentierism in these undemocratic states, who waive of their sovereignity due to for sake of their regime, and it reveals also that the Gulf Cooperation Council they have found not able to implement policies that arent against to American insterests.

EnergyEnergy securityEnergy resources+4
Muhittin Ahmedoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Crude oil, natural gas, politics, and economic growth: Impact and causality analysis in Caspian Sea region

The main objective of this study is to investigate the impact and causality of crude oil and natural gas with economic growth in Caspian Sea region. Alongside, analyzing the impact and causality of regional politics with crude oil and natural gas, and investigating the internal strengths and weaknesses as well as external opportunities and threats of the region are also the significant purposes of the study. Here, the study uses ordinary least square method and Granger causality test by considering time-series data from 1997-2015 to ascertain the impact and causality of crude oil, natural gas, politics, and economic growth. The results show that crude oil and natural gas has a significant impact on economic growth of the region. However, no significant regression model has been found considering the political variables which jointly has a significant impact on crude oil and natural gas. Now, considering Granger causality, from the economic perspective, GDP does granger cause crude oil price and export. It denotes that there is a unidirectional causal relationship between GDP and crude oil price, and GDP and crude oil export. Surprisingly, this direction is unlike for GDP and natural gas. Here, GDP and natural gas have opposite but unidirectional causal relationship—i.e., natural gas price and export do Granger cause GDP. On the other hand, considering political perspective, the findings of the Granger causality test show seven pairs which have a unilateral significant causal relationship between them.

GrowthNatural gasEconomic policies+7
S M Rashed Jahangır
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Dünya enerji emtia fiyatları ile Borsa İstanbul (BİST) elektrik endeksi arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Enerji emtiaları, üretim sürecinin vazgeçilmez girdileridir. İnsanlığın kullandığı elektriğin çok büyük kısmı, bugüne kadar fosil yakıt kökenli enerji emtialarından; petrol, kömür ve doğal gazdan üretilmiştir. 2018 yılı itibariyle, fosil yakıtların dünya elektrik üretimindeki payı %64, Türkiye'de ise %67,6 civarındadır. Bu çalışmada, fosil kaynaklı enerji emtialarında dışa bağımlılığı yüksek olan Türkiye'de; petrol, doğal gaz ve kömür getirilerinin düzeltilmemiş ve piyasa faiz oranına göre düzeltilmiş Borsa İstanbul (BİST) Elektrik endeksinin getirisi ile nedensellik ilişkisi araştırılmıştır. Ayrıca, bu emtiaların ticaretinde ABD Doları kullanıldığından, kur değişimlerinin etkilerini görmek amacıyla TL/ABD Doları kuru, emtia fiyat değişimlerinin sektöre özgü olup olmadığını tespit etmek için de BİST 100 endeks getirileri analize dâhil edilmiştir. Bildiğimiz kadarıyla bu araştırma, Türkiye'de BİST Elektrik endeksi getirisinde dünya petrol ve doğal gaz fiyatlarının yanında dünya kömür fiyatlarının da etkisini inceleyen ilk çalışma olma özelliğini de taşımaktadır. Analiz dönemi olarak 17 Mayıs 2010 – 29 Mayıs 2020 dönemi belirlenmiş, değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi Granger nedenselliği test etme yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda; Petrol ve kömür fiyatlarındaki değişimler ile BİST Elektrik Endeksinin getirisi arasında karşılıklı nedensellik ilişkisi olduğu, doğal gaz fiyatlarındaki değişim ile ne BİST 100 ne de BİST Elektrik Endeksinin getirileri arasında nedensellik ilişkisinin olmadığı tespit edilmiştir.

Borsa endeksiBorsa İstanbulDoğal gaz+7
Tuncay Gümüş
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ekvator yerli hareketi: Buen vivir ve ekolojik mücadele

Bu tez Ekvator yerlileri ve yerli hareketinin, ekolojik hareketler içerisindeki ekolojizmin felsefesi ve değerlerinden beslenerek kendi buen vivir (iyi yaşam) anlayışlarıyla bütünleştirdikleri, toprakları ve doğa için verdikleri bütüncül mücadeleyi inceler. Bir Güney Amerika ülkesi olan Ekvator, ekolojik çeşitlilikte dünyanın en önemli ülkelerinden birisidir. Ülkenin temel gelir kaynağı petrol ekonomisine dayanmaktadır. Bu ekolojik çeşitlilik ile petrol rezervleri çoğunlukla ülkenin Amazonlar ve And bölgelerinde toplanmıştır. Bu bölgeler aynı zamanda Ekvator yerli halklarına da ev sahipliği yapmaktadır. Ekvator tarihinde kültürel, politik, ekonomik, toplumsal gibi birçok alanda dışlanan yerliler 1990'lı yıllardan itibaren sistemli ve örgütlü bir biçimde ayaklanmışlardır. Bu çalışmada, 1990 sonrası Ekvator yerli hareketleri, yerlilerin siyasi sürece katılımları, Ekvator'daki istikrarsız politik süreç, yeni anayasa (2008) yapım süreci, yerliler ile hükümetin aldığı karşılıklı pozisyonlar ele alınmıştır. Ekvator'daki buen vivir temelli yerli hareketi, ekolojik hareketin hüviyetini taşıyan bir hareket olarak değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: İyi Yaşam (Buen Vivir), 1990 Ayaklanmaları, 2008 Ekvator Anayasası, Ekolojik Hareket, Petrol Ekonomisi

EkolojiEkvadorPetrol+2
Yasin Özbey
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Reel efektif döviz kuru ile petrol fiyatları arasındaki ilişkinin analizi ve bir uygulama denemesi

Bu çalışmanın amacı, Reel Efektif Döviz Kuru, Reel Faiz Farkı, Verimlilik Farkı ve Petrol Fiyatı (Brent Petrol) değişkenleri arasındaki uzun dönemli ilişki olup olmadığını belirlemektir. Bu tez çalışmasında 2009Q01-2021Q03 dönemini kapsayan üç aylık veriler kullanılmıştır. Bu çalışmada reel efektif döviz kurunu belirleme yaklaşımları incelenmiştir. İncelenen yaklaşımlardan Kapsanmamış Faiz Oranı ve Balassa Samuelson Etkisi yaklaşımları benimsenmiştir. Değişkenler arasındaki uzun dönem ilişki olup olmama durumunu belirlemek amacıyla Johansen Eşbütünleşme Analizi yapılmıştır.Değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu ve uzun dönemde birbirini etkiledikeri tespit edilmiştir. Etki – Tepki (Impulse – Response) Fonksiyon grafiği ile değişkenlere 1 standart sapmalık şok verildiğinde reel efektif döviz kurunun nasıl tepki vereceği incelenmiştir. Balassa – Samuelson Etkisi anlamlı bir şekilde işlediği sonucuna varılmıştır. Reel Faiz Farkı, Verimlilik Farkı ve Petrol Fiyatı (Brent Petrol) değişkenlerinin Reel Efektif Döviz Kurunun Granger nedeni olduğunu belirlemek amacıyla Granger nedensellik analizi yapılmıştır ve üç değişkeninde Reel Efektif Kurunun Granger nedeni olduğu tespit edilmiştir.

Döviz kuruDöviz kuru oynaklığıEtkileşim+4
Gizem Boğacı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Emtia fiyatlarının belirleyicileri: Altın ve petrol fiyatları üzerine bir inceleme

20. yüzyılın sonlarında, finansal piyasalarda ve teknolojideki gelişmelerle birlikte emtia piyasalarındaki yatırımlar büyük bir artış yakalamıştır. Kurulan çeşitli emtia borsaları sayesinde, spekülatörler için hisse senedi borsalarında geçerli olan kurallar, emtia borsalarında da geçerli olmaya başlamıştır. Fiziki piyasalardaki öngörülerin yanında, fiyat hareketleriyle uygulanan teknik analizler, emtia fiyatlarındaki değişmelerin belirlenmesinde kullanılmaktadır. Bu çalışmada, emtia piyasasındaki işlem hacimleri ve stratejik önemlerinden dolayı ele alınan altın ve petrol emtialarının fiyatlarında belirleyici olabilecek etkenler incelenmiştir. Vektör otoregresyon modeli (VAR) kurularak, gümüş fiyatları, Dow Jones sanayi endeksi, Dolar-Sterlin paritesi ve FED fon faiz oranı bağımsız değişkenlerinin altın ve petrol bağımlı değişkenlerine etkileri, etki tepki analiziyle belirlenmiştir. Bağımsız değişkenlerin altın ve petrol emtialarının fiyatlarını açıklama güçleri ise varyans ayrıştırmasıyla gösterilmiştir. Elde edilen bulgular şu şekildedir: Bağımsız değişkenlerin dünya emtia fiyatları üzerindeki etkilerinin üç ya da dört ay sonra kayboldukları görülmüştür. Fakat altın emtiasının geçmiş fiyat verilerinin spot fiyatı açıklama gücü %97'nin altına düşmemiştir. Aynı şekilde petrol emtiası için de bu oran en az %87 olarak gözlenmiştir. Bu sonuçlar, yatırımcıların kararları için önemlidir. Anahtar Kelimeler: Altın, Petrol, Emtia Fiyatları, Vektör Otoregresyon Modeli, EtkiTepki Analizi, Varyans Ayrıştırması

AltınBorsaBorsa işlemleri+7
Doğan Yalçın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

The causal relationship between Bitcoin, Islamic Stocks, and oil prices: Evidence from the quantiles-based Granger Causality Test

The expansion of asset classes and the health, economic and geopolitical crises have made it necessary for investors to diversify their assets in international markets. This thesis aims to investigate the causal relationship between Bitcoin (BTC), Islamic Stock Markets (ISMs), and Oil. To this end, Firstly, the stationarity of the data series was checked using the Augmented Dickey-Fuller (ADF) and Philips Perron (PP) Tests for the period from August 18, 2011, to December 10, 2021. Then, after implementing the Vector Autoregressive (VAR) Model and various robustness checks to trace the existence of correlations between the variables, the Nonparametric Causality-in- Quantiles Test was utilized to determine the direction and strength of the relationship between the studied series. The results suggested that there are two-way causality-in- variance among variables. The strength of this causality especially rises in the normal market conditions but is weak in the upper quantiles except from BTC to DJI and from WTI to DJI. In terms of causality-in-mean, there is one-way causality from DJI to WTI in only a medium quantile.

BitcoinPrice movementStocks+7
Salah Alddin Aljasem
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Enerji ekonomisi üzerine üç deneme

This study examines the Turkish economy with respect to a number of energy related issues. It is comprised of three chapters, each utilizing a different methodology. Chapter One shows that Turkey has room for implementing energy efficiency policies without hampering economic growth. Chapter Two examines the level and the evolution of oil price pass-through over time. The findings indicate that oil price pass-through to domestic prices in Turkey increases over time. Chapter Three investigates the role of biofuels in commodity futures price linkages, which is relevant to energy policy issues in Turkey. The findings shows that a channel through biofuels has probably caused links between energy and agricultural commodities by increasing the correlation between them. Keywords: Granger Causality, Bootstrap, Turkey, Oil Prices, Domestic Prices, PassThrough, Wavelet analysis, Comovement, Energy futures, Agricultural Commodity Futures, Biofuels

Bootstrap methodsEnergyEnergy economy+7
Dinçer Dedeoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Petrol fiyatlarının çimento sektörüne etkisi

Petrol bir enerji kaynağı olarak büyüyen ekonomiler için büyük önem arz etmektedir. Hem petrol ithal eden hem de ihraç eden ülkeler petrolün uluslararasını gündemini yakından takip ederler. Birçok ülke stratejik planlarını bu gündeme göre belirler. Özellikle büyüyen ekonomilere sahip petrol ithal eden ülkeler için dalgalanan petrol fiyatları büyük bir önem arz etmektedir. Büyüyen ekonomi ile artan petrol ihtiyacı ülkeleri petrole daha bağımlı hale getirmektedir. Türkiye de bu ülkeler arasında yer almaktadır. Artan enerji ihtiyacı içinde petrol büyük bir orana sahiptir. Hemen hemen her imalat sanayinde petrol doğrudan ya da dolaylı yoldan kullanılmaktadır. Bu tezde, dalgalanan petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip çimento sektörüne olan etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Petrol fiyatlarında zaman zaman büyük oranlarda kırılmalar yaşanmıştır. Bu büyük orandaki kırılmalar sektörlere etkileri daha görünür kılmaktadır. Çimento sektöründe en büyük maliyet kalemi yakıttır ve sektörde kullanılan yakıtın yaklaşık %70'i petrokoktur. Çimento sektöründe Kamu Aydınlatma Platformu'nda yer alan çimento şirketlerinin karlılık oranları hesaplanarak yıllara göre petrol fiyatları ile karşılaştırılmıştır. Yapılan analizler ışığında, dalgalanan petrol fiyatlarının çimento sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin karlılık oranlarına anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir.

Enerji sektörüFiyat artışıFiyat hareketi+6
Erdoğan Erdoğan
Altınbaş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye petrol sektörünün rekabet boyutundan yapısal analizi

Petrol, günümüz dünya ekonomi ve siyasetinde tartışılmaz bir öneme sahiptir. Dünya nüfusunun artması ve teknolojinin gelişimi ile birlikte enerji tüketiminin de artışı, petrol sektöründe yaşanan gelişme ve değişimlerin yakından izlenmesini zorunlu hale getirmiştir. Bu amaçla Michael Porter'ın Beş Kuvvetler Modeli çerçevesinde Türkiye Petrol sektörünün rekabet yapısı analiz edilmiştir. İlk önce sektörde rekabetin itici güçleri açıklanmaya çalışılmıştır. Sonra Petrol endüstrisindeki tüm alt sektörlere ait, Balassa'nın Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler İndeksi hesaplanmış ve daha sonra ise Vollrath'ın indeksi yardımıyla söz konusu endüstrinin toplam mal grupları açısından rekabet gücü belirlenmiştir. Son olarak test üzerine değerlendirmeler yapılmış, Türkiye petrol sektörünün rekabet yapısını arttırıcı öneriler sunulmuştur.

PetrolPetrol sektörüRekabet+2
Mehmet Kara
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessEN

Seismic analysis of different shapes of oil storage tanks

Oil storage tanks should be properly designed to withstand dynamic loadings. It is an important target to ensure the safety of the large-scale oil tank under earthquakes. Through the earthquake, the land surface proceeds in all directions and the vibration effect on tank structure are mostly the movements in parallel to the land surface which cause unexpected deformation in the tank walls. For that, considering the disastrous consequences of the oil tank failure, this study sheds light on investigating the dynamic response of three types of cylindrical oil-storage tank under seismic condition. This goal was achieved by using the CFD ANSYS software program. The test results observed the mode analysis and specimen responses such as accelerations and the deformation of the tested models. The simulation results validated with the previous studies based on the sloshing response and present the numerical results of seismic effect including deformation types and shape of failure in the tank structure. Keywords: Oil tanks, Dynamic loads, Earthquake effect, Finite element method

Dynamic loadsPetroleumFinite element method+1
Husseın Neamah Abualshun Janabı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

TÜRUSAV (Türkiye-Rusya-Avrupa) enerji denklemi: Rusya Türkiye enerji ilişkilerinin AB enerji güvenliğine etkisi

Enerji unsuru, her geçen gün artan bir ivmeyle uluslararası ilişkilerde devletlerin siyasi, politik ve ekonomik durumlarını belirlemektedir. Büyüyen ekonomilerin, ilerleyişlerini ve gelişimlerini sürdürebilmek için enerji ihtiyaçları daha fazla artmaktadır. Özellikle fosil yakıtların rezervlerinin tükeniyor olması ve çevreye olumsuz etkileri gibi hususlar meseleyi daha da önemli hale getirmektedir. Fosil yakıtlar ile ortaya çıkan sorun, sürdürülebilir ve yenilenebilir enerji kaynaklarını işaret etmektedir. Tüm bu sebeplerle enerji unsuru hem bölgesel hem de küresel olarak önemli bir faktör haline gelmiştir. Enerji kaynaklarından, petrol ve doğalgaz zenginliğini elinde bulunduran ülkeler bu güçlerini ekonomik ve siyasi arenada bir baskı unsuru olarak kullanabilmektedir. Enerji kaynakları bakımından güçlü olan Rusya, bu gücünü siyasi ve ekonomik çerçevede en aktif kullanan ülkelerin başında yer alır. Çok boyutlu ortaklık düzeyindeki Türkiye ve Rusya ilişkileri, güçlü aynı zamanda rekabet edilebilecek ekonomi olmanın gereklerinden olan enerji unsuru ile ilerleyişini sürdürmektedir. Dünya'daki en büyük gaz üretici Rusya yine dünyanın en büyük gaz piyasası olan Avrupa'ya gaz aktarımını sağlamak istemektedir. Bu kapsamda, Türkiye ortaya çıkan denklemin önemli aktörü durumundadır. Türkiye'de oluşan bu denklemin bir parçası olmak istemektedir. Türkiye petrol ve doğalgazın bulunduğu bölge ülkelerinden ve Rusya'dan gelen enerji kaynaklarını sistemin içerisinde yer alacak şekilde Avrupa'ya aktarımını sağlamayı hedeflemektedir. Türkiye bu bağlamda, hayata geçirilmiş projelerin içerisinde yer almayı başarabilmiştir. Ancak bu başarı, Türkiye'yi güçlü bir enerji aktörü yapmaya yeterli olamamıştır. Türkiye elinde var olan enerji kaynaklarını tam manasıyla değerlendirememektedir. Türkiye'nin yenilenebilir enerji konusundaki potansiyeli yeteri kadar açığa çıkarılamamıştır. Türkiye aktörü olmayı planladığı projelerin bazılarında kilit noktayı korumuştur. Bazı projelerde ise istediği noktada yer alamamaktadır. TÜRUSAV (Türkiye – Rusya- Avrupa) enerji denklemi; Türkiye'nin rekabet edebilen bir ekonomiye erişimde, enerji unsurunun aktörü olabilmesiyle sağlayabilecektir. Avrasya Birliği, Rusya ile gelişen ilişkilerin Rusya ile Türkiye'nin enerji ilişkilerinin şekillenmesinde önemli unsur olarak görülmektedir. Bu çerçevede gelişmekte olan ilişkiler ve ortaya çıkan fırsatlar, Avrupa Birliği'nin enerji güvenliği denkleminde Türkiye'nin önemini artırmaktadır. Anahtar Kelimeler: Rusya, Türkiye, Avrupa, Enerji Politikaları, Petrol, Doğalgaz

Avrupa BirliğiDoğal gazEnerji+6
Meryem Odabaş
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bakü - Tiflis - Ceyhan ham petrol boru hattı ve Türkiye ekonomisine etkileri

Enerji kaynağı olarak yerini tutacak başka bir seçenek bulununcaya kadar, petrol ve doğalgaz dünya ekonomisi üzerindeki etkisini daima koruyacaktır. Ekonominin itici gücü olan enerjinin sanayide kullanılması ile birlikte dünyada petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip olmak, üretimini elde tutmak, ulaşım güzergâhlarını denetim altında bulundurmak mücadelesi başlamıştır. Bu gelişmeler ışığında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra, kanıtlanmış 20 milyar ton petrol rezervine sahip Hazar havzası enerji ekonomisinin odağına yerleşmiştir.Bu tez çalışmasının amacı; enerji, enerji kaynakları ve enerji ekonomisi ile ilgili bir teorik çerçeve çizmek ve Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının (BTC HPBH) ekonomik etkilerini incelemek ve ulaşılan sonuçlar bağlamında öneriler sunmaktır.Çalışmada petrol ve doğalgazın mevcut arz ve talep yapıları ile arz ve talep projeksiyonları incelenmiş ve petrol ve doğalgazın önümüzdeki 30 yıllık süreçte de dünya ekonomisinin ana enerji kaynakları olacağı saptanmıştır. Ayrıca, bölgede mevcut ve planlanan enerji nakil hatları ile dünya ekonomisinin en dinamik bölümünü oluşturan enerji ekonomisi kavramı incelenmiştir. Bu bağlamda özellikle enerji kaynaklarının esnek olmayan arz ve talep yapıları dikkat çekmektedir. Literatürdeki bulgular, enerjinin hem kısa hem uzun dönemdeki ikame olanaklarının çok sınırlı olmasından dolayı, talep esnekliklerinin hem kısa hem de uzun dönemde oldukça esnek olmayan bir görünüm sergilediğini göstermektedir. Aynı esnek olmayan görünüm arz cephesinde de gözlemlenmektedir. Bunun ana nedeni enerji arzının yüksek oranda sabit sermaye yatırımlarına dayanmasıdır. Petrol ve doğal gaz talebinin inelastik bir yapı sergilemesi, bunlardan kaynaklanan şokların dünya ekonomisini derinden etkilemesine neden olmaktadır. Ancak 1973 sonrası değişen ekonomik yapılar özelliklede daha esnek hale gelen merkez bankası para politikaları ve üretimde ve tüketimde petrolü daha az yoğun kullanan ekonomiler, oluşabilecek yeni enerji şoklarının muhtemel etkilerini azaltmaktadır.Enerji kavramının teorik yapısı açıklandıktan sonra, Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattının Türkiye ekonomisine etkileri mikro ve makro bazda incelenmiştir. Hattın mikro iktisadi açıdan gerçekleşen etkileri daha çok projenin inşaat aşamasında gerçekleşmiştir. Bu etkilerin ana unsurunu inşaat aşamasında yapılan kamulaştırmalar oluşturmaktadır. Güzergâh üzerindeki hane halklarının temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Bölge halkının %79,7'sinin çiftçilik dışında yapacakları veya yapabilecekleri bir işin olmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle BTC HPBH'nın kamulaştırma safhaları dikkatle incelenmiş ve hat güzergâhının yer üstü tesisleri hariç tamamının geçici süreyle kamulaştırıldığı ve bundan dolayı oluşan zararların Dünya Bankası'nın belirlediği (OD 430) standartlarında tazmin edildiği saptanmış, dolayısıyla da projenin ciddi anlamda olumsuz mikro etkilerinin olmadığı belirlenmiştir.Projenin makro etkileri bağlamında da doğrudan ve dolaylı etkileri incelenmiştir. Doğrudan etkiler bağlamında ilk olarak vergi gelirleri ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) saha paylarından elde etiği gelirler incelenmiştir. Bu gelirlerin BTC HPBH'nın beklenen etkilerinin çok altında kaldığı saptanmıştır. Dolaylı etkiler başlığı altında ise hattın üç etkisi incelenmiştir. Bunlar; istihdam etkisi, Türkiye'nin enerji arz güvenliğine etkisi ve Ceyhan bölgesine potansiyel etkileridir. Dolaylı etkilerden istihdam etkisinin geçici süreyle ortaya çıktığı ve hattın inşaat aşamasında geçici istihdamlar nedeniyle, şu anda var olmadığı saptanmıştır. Hattın Türkiye'nin enerji arz güvenliğine olan etkilerinin ciddi boyutlarda olduğu ve Türkiye'ye herhangi bir ek maliyet getirmeden stratejik petrol rezervleri oluşturma şansı verdiği tespit edilmiştir. Hattın üçüncü ve son dolaylı etkisi ise Ceyhan bölgesindeki potansiyel etkilerdir. Fakat bu etkilerin ortaya çıkması, Ceyhan bölgesinde kapsamlı bir kalkınma programı uygulanmasına ve bu program bağlamında bölgede bir enerji endüstrisi kurulmasına bağlıdır.Anahtar Kelimeler: Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, Enerji Ekonomisi, Hazar Petrolleri, Türkiye Ekonomisi

Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru HattıBoru hatlarıEkonomi+8
Ali Eren Alper
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Doğal kaynakların ekonomik gelişme üzerine etkisi: Seçilmiş ülke deneyimleri

Doğal kaynak donamımları ülkeleri farklı yönlerden etkilemektedir. Doğal kaynakların büyümeyi ne yönde ve ne derece etkilediği, son zamanlarda literatürde yoğun bir şekilde incelenmektedir. 1980'ler öncesi dönemde hakim olan geleneksel görüş, doğal kaynak donanımının büyümeyi teşvik ettiğini savunmuştur. 1980'lerden sonra ise doğal kaynak zengini ülkelerin doğal kaynak donanımına sahip olmayan ülkelerle karşılaştırıldığında daha yavaş bir iktisadi büyüme sergilediklerini ifade eden 'Kaynak Talihsizliği', üzerine geniş bir literatür oluşmuştur. Otoriter rejimler ve kötü kurumsallaşmalar, artan borçluluk ve volatilite, iç savaş ve siyasi istikrarsızlık ve Hollanda hastalığı, doğal kaynak talihsizliğinin başlıca açıklamaları olarak gösterilmektedir. Bu çalışmada doğal kaynak donanımı ve iktisadi performans arasındaki ilişki, seçilmiş 12 ülke (İran, Irak, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan, Nijerya, Azerbaycan, Kazakistan, Rusya, Brezilya, Meksika ve Venezüella) kapsamında, 2000-2010 dönemi yıllık panel verileri kullanılarak analiz edilmiştir. Doğal kaynak donanımını temsilen ham petrol baz alınırken, ülke seçiminde ülkelerin ham petrol bakımından zengin olmaları ve dolayısıyla ham petrol ihracatçısı olmaları dikkate alınmıştır. Ayrıca petrol ihracatçısı ülkelerin seçiminde, farklı bölgelerden ülkeler seçilmesine de dikkat edilmiştir. Ülkelerin iktisadi performanslarının bir göstergesi olarak kişi başına reel GDP değişkeni alınmıştır. Açıklayıcı değişkenler ham petrol ihracat hacmi, ham petrol fiyatı, TÜFE ve reel döviz kurudur. Makroekonomik istikrarın önemini ortaya koymak ve modelin tahmin gücünü artırmak için, çalışmanın teorik modeline fiyat seviyesi ve reel döviz kuru değişkenleri de dahil edilmiştir. Çalışmada ele alınan ülkelerin geneli için yapılan ampirik analizler ile incelenen açıklayıcı değişkenlerin kişi başına GDP'yi hangi yönde ve ne derece etkiledikleri belirlenmiştir. Tahmin sonuçlarına göre, kişi başına GDP ile ham petrol ihracat hacmi, ham petrol fiyatları ve tüketici fiyat endeksi arasında pozitif yönlü ilişki bulunurken, reel döviz kuruyla negatif yönlü bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Yapılan analizlerden elde edilen sonuçlara göre, petrolün söz konusu ülke ekonomilerine pozitif yönde katkı yaptığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, ham petrol ihracat miktarı ve ham petrol fiyatlarındaki bir artış kişi başına GDP'yi artırmasına rağmen, bu artışın çok küçük olduğu anlaşılmaktadır. Ham petrol ihracatından elde edilecek gelirler, çalışmada ele alınan ülkeler için oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Bu yüzden söz konusu ülkelerin, sahip oldukları ham petrol kaynaklarını verimli bir şekilde kullanarak iktisadi performanslarını artırmaları beklenilmektedir. Ham petrol ihracatındaki ve fiyatlarındaki artışın kişi başına GDP üzerindeki pozitif etkisinin oldukça küçük olmasından dolayı, elde edilen sonuçlar bu beklentilerin gerçekleşmediğini göstermektedir. Bu sonuçlar, zengin doğal kaynak donanımına sahip ülkelerin kaynak donanımı bakımından nispeten daha fakir olanlarla kıyaslandığında daha yavaş bir büyüme sergilediklerini ifade eden 'kaynak talihsizliği hipotezini' ni destekler niteliktedir. Çalışmada elde edilen genel sonuçlar incelenen ülkeler için, bu kaynakları etkin kullanmaya ve kaynak talihsizliğine neden olan faktörleri engellemeye yönelik politikaların önemini ortaya koymaktadır.

Doğal kaynaklarEkonomik büyümeEkonomik etki+4
Emrah Eray Akça
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of oil price shocks on economic growth (A case study; selected six OPEC countries) during the period (1995-2014) panel-data model

This paper examines the impact of oil price shocks on economic growth in selected six OPEC countries. In this regard, we extracted the Petroleum Exporting Countries Data. Variables of the model are GDP, oil price, government expenditure, foreign direct investment, inflation, exports and imports. An annual data for the period 1995 to 2014, for six OPEC countries, including Iraq, Iran, Saudi Arabia, Kuwait, Algeria and Nigeria have been collected. The study uses Augmented Dickey–Fuller (ADF) and Phillips–Perron (PP) unit root tests to establish Stationarity of the panel data regression model. Ordinary Least-Square (OLS), Fixed-Effects Model (FEM) And Random-Effects Model (REM) were used to find out Impact of Oil Price on GDP. To choose between Fixed-Effects Model and Random-Effects Model the Hausman test was applied because it has an asymptotic chi-square distribution. The results of Hausman test indicated that, the Random Effect Model was the most appropriate model for the study. The empirical results of the study indicated positive and a significant impact of oil price shocks on economic growth (GDP) of selected six OPEC countries. Key Words: Oil price shocks, OPEC Countries, GDP, Panel data and Unit Root.

Unit rootGrowthEconomic growth+7
Khalıd Rasheed Khalıd
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis of the energy resources in the Eastern Mediterranean as a game changer in the region

The world countries experience a new practice with the globalization process. Growing trade volume and the number of population and decreasing natural resources increase the importance of fossil energy resources. The unequal distribution of fossil energy resources, as one of the most important inputs of economic and daily life, deepens its geostrategic dimension. In this context, oil and natural gas reserve discoveries in the Eastern Mediterranean and especially around the island of Cyprus are closely related to the energy supply security of the countries neighboring the Mediterranean. The aim of this study is to discuss the importance of newly discovered energy reserves in the Eastern Mediterranean region, which can already be likened to a multivariate equation. The study focuses on the role of energy resources in the Eastern Mediterranean as a game-changing factor in the region, which contains many problems, crises and cooperation opportunities.

Natural gasEast MediterraneanEnergy+4
Öykün Berk Sever
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik büyüme, enerji tüketimi ve karbondioksit emisyonu arasındaki nedensellik ilişkisi: Türkiye örneği

Bu tezde, Türkiye'de 1990-2019 yılları arasındaki verileri kullanılarak, ekonomik büyüme, karbondioksit emisyonu ve enerji tüketimi arasındaki nedensellik ilişkisi incelenmiştir. Bu çalışmada literatürdekilerden farklı olarak, kullanılan veri setindeki enerji tüketimi, kişi başına petrol tüketimi (TEP) olarak alınmış ve ekonometrik analizler uygulanmıştır. Verilerin uygulanacak test sonuçlarında hataya sebep olmaması için ilk olarak durağanlığının kontrolü için ADF ve PP birim kök testleri uygulanmıştır. Karbondioksit emisyonu, ekonomik büyüme ve enerji tüketimi kavramları arasında bir nedenselliğin olup olmadığını Gragner Nedensellik Testi uygulanarak analiz edilmiştir. Çalışmada kullanılan yıllık veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) ve World Bank sitelerinden alınmış ve E-Views 10 programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda ise Türkiye'de sadece enerji tüketiminden karbondioksit emisyonuna tek yönlü bir ilişki bulunuştur.

EkonomiEkonomik büyümeEkonomik etki+4
Enes Eylik
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kazakistan'da petrol ve doğal gaz rezervleri ve bunların Kazakistan dış politikasına etkisi

Sovyetler Birliği'nin dağılması ve iki kutuplu dünya sisteminin ortadan kalkmasıyla başlayan yeni dönemde ortaya çıkan bağımsız devletler, uluslararası düzende belirlenen koşullar çerçevesinde yeni ortama uymak için çaba sarf etmektedir. Fakat yine de büyük güçler bu düzenin ana oyuncuları rolünde devam etmek istemektedir. Enerji güvenliği açısından değerlendirildiğinde günümüzde Orta Asya, hidrokarbon kaynakları açısından zengin bölgelerden biri olarak ön plana çıkmaktadır. Dünya üzerinde geniş coğrafyaya sahip ve enerji kaynakları açısından zengin olan Kazakistan Cumhuriyeti, Orta Asya'da bağımsızlığına kavuşan diğer ülkeler arasında önemli bir konumdadır. Ancak Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra büyük güçlerin ilgi noktası haline gelen Kazakistan'da, demografik yapının ve askeri gücün zayıflığı, ülkenin güvenliğini tehdit eden önemli unsurlardır. Bu nedenle bağımsızlığına yeni kavuşan Kazakistan'ın serbest piyasa ekonomisine geçmesi ve büyük güçlerin enerji kaynaklarına olan ilgisini kullanarak kendi askeri, siyasi ve iktisadi olanaklarını kullanması bunların yanı sıra demografik yapı konusunda bazı adımların atması, ülkenin kalkınması doğrultusunda stratejik önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bağımsızlığına kavuşan Kazakistan dış politikasının oluşturulmasında, petrol ve doğal gazın önemi anlatılmakta ve enerji kaynaklarının çök yönlü ülke politikasında nasıl kullanıldığı incelenmektedir. Tezin temel amacı, Kazakistan'da petrol ve doğal gaz üretimi ve gelişimi için büyük güçler ve şirketler tarafından yapılan projelerin ve işlevlerin tespit edilerek bunların Kazakistan enerji politikasına yönelik etkisinin analiz edilmesidir. Ortaya çıkan veriler ışığında ülkenin çok yönlü politikasında ve ekonomi kalkınmasında petrol ve doğal gazın, itici güç olup olmadığı tartışılmaktadır.

Doğal gazEnerji politikalarıKazakistan+2
Togzhan Turganbayeva
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye için birincil enerji kaynaklarının büyüme üzerine etkileri

Büyüme ve enerji tüketimi ilişkisi İktisat ve Ekonometri alanlarında birçok araştırmaya konu olmuştur. Bu konuda yapılan araştırmaların kökeni 1970'li yıllara kadar uzanmaktadır. Halen güncelliğini korumakta olan bu çalışma alanı ile ilgili son yıllarda ülkemizde de farklı yöntemler izlenerek araştırmalar yapılmaktadır. Geçmiş yıllarda daha çok toplam enerji tüketimi veri alınırken günümüzde elektrik ve yenilenebilir enerji tüketimi ile enerji kaynağı bazında büyüme ilişkisi ele alınmaya başlamıştır. Bu çalışmada Türkiye'nin birincil enerji kaynaklarından petrol, doğal gaz ve kömür tüketimi ile büyüme ilişkisi ele alınmış olup bu yönüyle özgün bir çalışma olması umulmaktadır. Araştırmada 1990-2016 dönemi verileri kullanılarak ekonometrik analizler gerçekleştirilmiştir. VAR, eşbütünleşme analizi ve diğer ekonometrik yöntemler kullanılarak petrol, doğal gaz ve kömür tüketiminin büyümeyi etkileyip etkilemediği incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde büyümeye, enerji kavramına ve enerji tüketimi ile büyüme arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde kullanılan yöntemler teorik olarak açıklanıp, dördüncü bölümde uygulama sonuçları paylaşılmıştır. Bulgularımız Türkiye'de petrol, doğal gaz ve kömür tüketimi ile büyüme arasında uzun dönemde eşbütünleşik bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Eşbütünleşik ilişki olmasına rağmen değişkenler arasında nedensellik yoktur. Kısa dönemde de Hata Düzeltme Mekanizması petrol ve kömür tüketimi için çalışmaktadır. Anahtar kelimeler: Büyüme, birincil enerji kaynakları, petrol, doğal gaz, kömür

BüyümeDoğal gazEkonomik büyüme+7
Hüseyin Ataş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ekonomik büyüme ve petrol fiyatları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Enerji, insanoğlunun bir yere yerleşme yani göçebe olmaktan vazgeçmesinden sonra önem arz etmeye başlamıştır. Bu ihtiyaç beslenme, barınma, aydınlanma, ulaşım gibi günlük ihtiyaçların giderilmesi açısından önemlidir. Dünya genelinde zamanla artan teknoloji, nüfus, şehirleşme ve endüstrileşmeye paralel olarak insanoğlunun enerjiye olan gereksinimi de sürekli artmıştır. İnsanoğlunun bu bitmek bilmeyen enerji gereksinimin büyük bir kısmı günümüzde yenilenemeyen enerji kaynakları tarafından karşılamaktadır. Sürekli artan bu enerji tüketimi ülkelerin ekonomilerini büyütmektedir. Ülke ekonomilerinin büyümesi kişi başına düşen gelirlerin ve refahın artmasının yanı sıra dünya iklimi bozulmakta, küresel ısınma meydana gelmekte ve karbondioksit salınımı her geçen gün artmaktadır. Bu durum büyük ölçüde çevre kirlilikleri gibi sorunları da beraberinde getirmektedir. Yenilenemeyen enerji kaynaklarının dünya üzerindeki dağılımı farklılık göstermektedir. Bu durum bazı ülkelerin lehine bazı ülkelerin ise aleyhine sonuçlar arz etmektedir. Enerji kaynaklarının rezervleri tüketildikçe azalmakta ve yeni rezerv arayışları içerisine girilmektedir. Bu kaynakların üretimi ve talebi sürekli artmaktadır. Yapılan bu çalışmada enerji kaynakları ve bu kaynakların dünya üzerindeki rezervleri, üretim ve talep miktarları değerlendirilecektir. Enerji kaynaklarının olumsuz ektilerini en aza indiren alternatif enerji kaynaklarının kullanımı üzerinde durulacaktır. TÜİK, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve British Petroleum(BP) 2018 raporu verileri kullanılacaktır. Bu verilere dayalı olarak yıllar itibariyle seçilmiş ülkeler ve Türkiye'nin enerji rezervi, üretimi ve talebi ortaya konularak durum değerlendirmesi yapılacak sonuç, analiz ve değerlendirmelere yer verilecektir.

Ekonomi politikalarıEkonomik büyümeEnerji+6
Okan Özdemir
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dünyada ve Türkiye'de petrol ürünlerinin dış ticareti, Türkiye'de gümrük işlem süreci ve vergilendirilmesi üzerine bir araştırma

Bu tezin amacı: petrol ve türevlerinin, dünyada ve Türkiye'de enerji sektöründeki yeri, gelecek tahminleri ve dış ticaretini değerlendirmektir. Bunun yanında, petrol ve petrol ürünlerinin gümrük işlem süreci, vergilendirilmesi üzerine bilgi vermek ve ithalinde ortaya çıkan vergi ihtilaflarının incelenmesi ile ihtilafların minimize edilebilmesine yönelik öneriler sunmaktır. Ayrıca, Petrol ürünleri kaçakçılığı ve bununla mücadeleye ilişkin mevzuat ve alınan önlemleri değerlendirmektir. Günümüzde birincil enerji tüketiminde en büyük paya sahip olan petrol, gelecekte de bu alanda liderliğini korumaya devam edecektir. Petrole olan talep en çok taşımacılık ve petrokimya sektörlerinde yaşanacaktır. Dünyada en az 52 yıllık talebi karşılayacak ispatlanmış petrol rezervi mevcuttur. 2017 yılında dünyada 2.184 milyon tonluk ham petrol, 1.135 milyon tonluk petrol ürünü ticareti gerçekleşmiştir. Birincil enerji tüketimi yıllara göre artış gösteren Türkiye'de, 2017 yılında birincil enerji tüketimi içinde petrolün payı %32'dir. 2016 yılında Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılık oranı %74; petroldeki dışa bağımlılık oranı ise %90'dır. Türkiye'de 2018 yılında 21 milyon ton ham petrol ithalatı. 2017 yılında da 16,9 milyon ton petrol ürünü ithalatı ve 10,1 milyon ton petrol ürünü ihracatı gerçekleşmiştir. Petrol ürünleri gümrük iş ve işlemlerinde idare ile yükümlüler arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların ağırlıklı bölümü eşyanın tarife pozisyonunun belirlenmesinden kaynaklanmaktadır. Gümrük İdaresi, Gelir İdaresi Başkalığı ve EPDK'nın koordinasyonu ve uyumu ile özellikle ihtilafların çözümünde sade, açık ve anlaşılır kararların üretilmesi ve yapılan düzenlemelerin aynı nitelikleri taşıması ihtilafların azaltılmasına önemli katkı sağlayacaktır.

GümrüklerPetrolPetrol ürünleri+3
Kutay Köse
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların imalat sanayi üzerindeki etkisi: 2000'den günümüze Türkiye örneği

Sanayileşme ile birlikte ülkelerin ekonomilerinde enerji kaynakları giderek daha önemli bir yer tutmaktadır. Birincil enerji kaynaklarından petrol, tüketicilerin günlük hayatında kullandığı birçok malın içerisinde yer almakta ve üretim sektörü için önemli bir girdi olarak kullanılmaktadır. Petrol imalat sanayinin en önemli girdisi, imalat sanayi de ekonomik büyümenin itici gücüdür. Fakat Türkiye'deki petrol rezervi kendi imalat sanayi ihtiyacını karşılayacak miktarda olmadığından söz konusu üretim kaynağı ithalat yoluyla sağlanmaktadır. Ayrıca Türkiye'nin gerçekleştirmiş olduğu ithalat içerisinde enerji ithalatının ilk sırada yer alması ve birincil enerji talebi içerisinde en yüksek payın petrole ait olması petrol fiyatlarındaki değişimlerin Türkiye için önemini açıklamaktadır. Bu çalışmada petrol fiyatlarında meydana gelen değişimlerin imalat sanayi üzerindeki etkisi zaman serisi analizi kapsamında, Vektör Otoregresif (VAR) model uygulanarak araştırılmaktadır. Granger Nedensellik testi sonucunda, petrol fiyatları ile imalat sanayi kapasite kullanım oranı ve imalat sanayinin GSYH (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) içindeki payı değişkenleri arasında bir nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Varyans Ayrıştırma analizi sonucunda ise, imalat sanayi üretim endeksinin %40, imalat sanayi kapasite kullanım oranının %50 oranla petrol değişkeni tarafından açıklandığı tespit edilmiştir.

Ekonomi politikalarıEmtia fiyatlarıEnerji fiyatları+7
Nurefşan Diken Saygılı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yükselen piyasa ekonomilerinde cari açık, ekonomik büyüme ve petrol fiyatları arasındaki ilişki

Gelişmekte olan ülkelerin birçoğu ekonomik büyümelerini gerçekleştirirken cari açık sorunu ile karşılaşmaktadır. Bu ülkelerin ödemeler bilançosu incelendiğinde cari açık sorununun en temel nedenlerinden biri olarak göze çarpan unsur enerji ithalatıdır. Bu çalışmanın amacı cari açık, ekonomik büyüme ve petrol fiyatları arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Araştırmada, yükselen piyasa ekonomileri tanımında yer alan 23 ülkeden yalnızca G-20 üyesi olan ve cari açık sorunu ile karşı karşıya kalan 6 ülke (Arjantin, Endonezya, Güney Afrika, Hindistan, Meksika ve Türkiye) incelemeye konu edilmiştir. 1982-2019 dönemi için cari açık ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki, petrol fiyatları değişkeni de eklenerek panel veri yöntemi ile incelenmiştir. Modelde ekonomik büyümenin belirleyicisi olan gayri safi yurtiçi hâsıla, cari işlemler hesabı bakiyesi ve Brent petrol fiyatları değişkenleri kullanılmıştır. Dumitrescu ve Hurlin Panel Nedensellik Testi sonuçlarına göre, ekonomik büyümeden cari açığa ve petrol fiyatlarına doğru, petrol fiyatlarından da cari açığa doğru tek yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Panel regresyon analizi sonucunda petrol fiyatlarının ve ekonomik büyümenin, cari açığı pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Seçili ülkeler açısından, cari açık ile ekonomik büyüme arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilemezken cari açık ile petrol fiyatları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.

Cari açıkEkonomik büyümeEnerji fiyatları+5
Mustafa Yahya Satıloğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

ABD dış politika kararlarının oluşumunda enerji kaynaklarının rolü: Orta Doğu örneği

Dünyanın yaşam kaynağının temel taşlarından biri enerji kaynaklarıdır. İnsanoğlu varoluşundan günümüze kadar enerji kaynaklarından yararlanmıştır. Bu nedenle geçmişten günümüze kadar geçen süreçte insanların bitmek bilmeyen ve sürekli daha da artan ilgisini üzerinde toplamıştır. Hatta tarihte yaşanan birçok savaşın ve katliamların asıl nedeni olmuştur. Çünkü enerjiye sadece tarım ve sanayide değil, kültürel ve sosyal ihtiyaçların karşılanabilmesi için de gereksinim duyulmuştur. Bu nedenle de her daim bağımlılığın yanı sıra elde edilmesinin zorunluluğunu da beraberinde getirmiştir. Sanayi devrimiyle birlikte enerji öncelikle askeri ve sanayi alanında olmak üzere birçok alanda önemini arttırarak hissettirmiştir. Günümüzde ise ülkeler toplumsal refahını, ekonomisini ve sürdürülebilir kalkınmalarını olumlu yönde gerçekleştirebilme hedeflerini enerji ihtiyaçlarını karşılama yoluyla ulaşabilmekte ve dış politikalarını bu yönde şekillendirip, uygulamaktadırlar. Bundan dolayı dünya siyaseti enerji üzerine şekillenmekte ve yaşadığımız yüzyılda ülkeler arasında enerji kaynaklarına sahip olabilmek için büyük bir rekabet yaşanmaktadır. Bu çalışmada enerjinin ve enerji kaynaklarının ülke çıkarları açısından önemi vurgulanmış, enerji politikaları kavramı tanımlanarak uluslararası ilişkilerde enerjinin rolü ortaya konulmuş, ABD'nin dış politika stratejilerinin oluşumu ve bu dış politika stratejilerini belirleyen temel unsurlar ele alınarak bu politikaları şekillendiren enerji kaynaklarından petrol ve doğal gaz incelenmiştir. Bu bağlamda Orta Doğu bölgesinin zengin petrol yataklarının ABD çıkarları açısından önemine değinilmiştir. Çalışmada enerji kaynaklarının uluslararası arenada gerek gelişmiş gerekse de gelişmekte olan ülkeler açısından sosyal ve ekonomik refah düzeyinin yükseltilmesinde ve bu arenada söz sahibi olabilmek adına bu kaynağı vazgeçilemez bir nimet olarak gören ülkelerin başında ABD'nin geldiği savunulmaktadır. Orta Doğu'daki mücadelelere katılmak ve bu mücadeleleri kendi lehine çevirmek için çeşitli bahaneler üreterek binlerce kilometre uzakta bile olsa yine de bölge üzerinde söz sahibi olmaya çalıştığı, bölgenin yer altı zenginliklerinde hakimiyet kurmak, bölge üzerindeki sözde müttefiklerine yardım etmek ya da insan haklarının çiğnendiği, soykırımın yapıldığı gibi bahanelerin arkasına sığınarak kendi çıkarları doğrulusunda bölge üzerinde faaliyetlerini sürdürmekte olduğu ve bölgedeki tek büyük gücün sadece kendisi olması için adımlar attığı savunulmuştur. ABD'nin bölgedeki asıl amacının, koltuğa hangi başkan geçerse geçsin hiç fark etmeksizin hedeflerine ulaşmak ve enerji mücadelesinde rakip devletler karşısında kazanacağı kâr paylarını ve menfaatlerini en üst seviyeye taşımak olduğu ve bunu da Amerikan ulusunun çıkarları doğrultusunda yaptığı ve ilerisi içinde yapacağı değerlendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Enerji, Enerji Kaynakları, Dış Politika, ABD, Orta Doğu, Petrol.

Amerika Birleşik DevletleriEnerjiEnerji kaynakları+5
Hayri Sinan Uzun
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects