Relationship satisfaction

Bu konu başlığı altında 66 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Genç yetişkinlerde mükemmeliyetçilik ile romantik ilişki doyumu arasında duygusal zeka ve bilinçli farkındalığın aracılık rollerinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı genç yetişkinlerin romantik ilişki doyumlarına yönelik bir model öne sürmektir. Bu bağlamda birbirinden bağımsız iki çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışma I'de araştırmanın bağımlı değişkeni olan romantik ilişki doyumunun cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği mete-analiz tekniği ile incelenmiştir. Mete-analize 67 bağımsız araştırma ile bu araştırmalara ait 95 etki büyüklüğü dahil edilmiş olup toplam 289.708 (163.058 kadın ve 126.650 erkek) örneklem sayısına ulaşılmıştır. Meta-analiz sonucunda cinsiyetin romantik ilişki doyumu üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı anlaşılmıştır. Başka bir ifadeyle kadın ve erkeklerin romantik ilişki doyumlarının birbirlerine yakın düzeyde oldukları saptanmıştır. Ayrıca cinsiyet-romantik ilişki doyumu bağlantısında kültürün moderatörlük yapmadığı belirlenmiştir. Meta-analiz sonucundan yola çıkılarak Çalışma II'de ilişki doyumuna ait aracılık modeli cinsiyete yönelik ayrıştırma yapılmadan tek grupta test edilmiştir. Bu modelde mükemmelliyetçilik ile romantik ilişki doyumu arasında duygusal zekâ ve biliniçli farkındalığın aracılık rolleri ele alınmıştır. 421 üniversite öğrencisi [294 kadın (%69.8) ve 127 erkek (%30.2)] ile gerçekleştirilen bu çalışmada veri toplama araçları olarak "İlişki Doyumu Ölçeği", "Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği", "Duygusal Zekâ Özelliği Ölçeği – Kısa Formu" ve "Bilinçli Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler regresyon temelli bootstrapping tekniğiyle analiz edilmiştir. Bootstrapping tekniği sonucunda genç yetişkinlerde duygusal zeka ve bilinçli farkındalığın mükemmeliyetçilik ile romantik ilişki doyumu arasında anlamlı bir biçimde kısmi aracılık yaptıkları görülmüştür. Başka bir ifadeyle, mükemmeliyetçiliğin düşmesi genç yetişkinlerin duygusal zeka ve bilinçli farkındalık düzeylerini artırabileceği ve bu artışlarların da romantik ilişki doyumunu güçlendirebileceği belirlenmiştir. Bununla birlikte kısmi aracılık söz konusu olduğu için mükemmeliyetçiliğin düşmesinin doğrudan da romantik ilişki doyumunu güçlendirebileceği ortaya çıkmıştır. Çalışma I ve Çalışma II'de elde edilen bulgular ilgili alanyazın doğrultusunda tartışılmış ve gelecek araştırmalara önerilerde bulunulmuştur.

Aile içi ilişkilerBilinçli farkındalıkDuygusal ilişki+3
Begüm Satıcı
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk sigorta sektöründe dağıtım kanalları yapısı ve şirket ile acenteler arasındaki ilişki memnuniyeti üzerine bir araştırma

Türkiye'de sigorta sektörü' nün hızla büyümesi, yeni yatırım arayışları içinde olan uluslararası yabancı sigorta şirketlerinin dikkatini çekmiştir. Bu şirketlerin, böylesine büyüme ve gelişmeyi büyük bir yatırım fırsatı olarak görmelerinin temel nedeni, mevcut hedef pazarda karlılığı yüksek ve karşılanmamış ihtiyaçların varlığından ve sigortalanabilir yüksek bir potansiyelin olmasından kaynaklanmaktadır.Türkiye'de sigorta prim üretimi için faaliyet gösteren yerli ve yabancı kuruluşların en büyük ve öncelikli hedefi; bu gelişen sektörden daha yüksek bir pazar payı elde etmek ve üretim hacimlerini yükselterek karlılıklarını artırmaktır. Bu amaca uygun olarak organizasyon yapılarını pazar odaklı hale getiren bu şirketler, tüketicilerin ihtiyaçlarını tanımlama ve gidermede dağıtım kanalı olarak farklı satış organizasyonları kurmuş ve bunları her gün geliştirerek yaygınlaştırmışlardır. Şirketler, kendi hedeflerine ulaşmak ve müşteri ihtiyaçlarını belirleyerek uygun çözümleri üretmek için, satış kanallarını geliştirmeyi hedeflemiştir. Sigorta pazarındaki bu dinamik hareketlenme sonucunda, sektör kendi içinde, özellikle de mevcut dağıtım kanallarında dönüşüm geçirerek yeni satış kanallarını keşfetmiştir. Sektörde geleneksel olarak bilinen acente, broker ve prodüktör gibi klasik dağıtım kanallarının kullanmasının yanı sıra, banka şubelerini, internet üzerinden ve telefonla satış merkezlerini de kullanarak yeni satış kanallarının fırsatlarından faydalanmayı amaçlamıştır.Bu çalışmanın amacı, yabancı ortaklıklarla daha da büyüme ve genişleme eğilimine giren sigorta şirketlerinin en önemli yüzü olan dağıtım kanallarının incelenmesi ve bu kanallar içerisinde, sigorta satışları için kullanılan satış yöntemlerinin değerlendirilmesini yapmaktır. Bunun yanı sıra sigorta pazarlanmasında geçmişten bugüne kadarki süreçte önemini hiçbir zaman kaybetmeyen ve dağıtım kanalları içerisinde en verimli satış kanalı olarak görünen acentelerin, temsilciliğini yaptığı sigorta şirketleriyle olan ilişki boyutlarındaki memnuniyeti üzerine yapılan araştırmanın sonuçlarını değerlendirmektir. Bu araştırma için yapılan anket çalışmasıyla elde edilen veriler SPSS programına aktarılarak, memnuniyet ölçümü sonucunda elde edilen sonuçlar analiz edilmiş ve acentelerin şirketlere olan bağlılıkları ve memnuniyetleri üzerine yorumlar gerçekleştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sigorta, Sigorta Şirketleri, Dağıtım Kanalları, Acenteler, Acente memnuniyeti, Sigorta Pazarında Satış Yöntemleri

Dağıtım kanallarıDağıtım modelleriSatış kanalları+4
Mehmet Muratoğlu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin duygusal zekâ düzeyleri ile romantik ilişki doyumları ve eşlerinin ilişki doyumlarına yönelik algıları

Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin duygusal zekâ düzeylerine göre yaşadıkları romantik ilişkilerindeki ilişki doyumlarının ve eşlerinin ilişki doyumlarına yönelik algılarının incelenmesidir. Araştırmaya katılan bireylerin duygusal zekâ düzeylerini belirlemek için Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği, romantik ilişki doyumlarını belirlemek için Hendrick İlişki Doyum Ölçeği, demografik değişkenler için Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Bireylerin, eşlerinin ilişki doyumlarına yönelik algılarını belirlemek için de nitel veri toplama tekniklerinden görüşme kullanılmıştır. Araştırmaya toplam 546 üniversite öğrencisi katılmıştır. Bu öğrencilerin 274'ü Çukurova Üniveristesi'nde, 272'si de Mersin Üniversitesi'nde öğrenim görmektedir; 282 kişisi dördüncü sınıf, 264 kişisi üçüncü sınıf öğrencisidir. Araştırmaya katılan öğrencilerin tamamı Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği'ni doldurmuştur. Hendrick İlişki Doyumu Ölçeği'ni romantik ilişkisi olan 410 kişi doldurmuştur; bu kişilerin 261'i kadın, 149'u erkektir. Görüşmeye ise on heteroseksüel çift katılmıştır. Bunlardan 6 çift Çukurova Üniversitesi'nde, 4 çift de Mersin Üniversitesi'nde öğrenim görmektedir. Elde edilen nicel verilerin istatistiksel analizinde SPSS for Mac 20.0 programından yararlanılarak değişkenler arasında anlamlı bir ilişki ya da farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Görüşmeden elde edilen nitel veriler, içerik analizi ile analiz edilmiştir. Sonuçlar, duygusal zekânın romantik ilişki doyumunu yordadığını göstermektedir. Buna göre, duygusal zekâ düzeyi yüksek olan kişilerin romantik ilişki doyumları da yüksektir. Duygusal zekâ ve romantik ilişki doyumu cinsiyete göre farklılık göstermemektedir. Duygusal zekâ ve romantik ilişki doyumu ile yaş arasında düşük düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki vardır. Sevgilisi olanların duygusal zekâ düzeyleri sevgilisi olmayanlara kıyasla daha yüksek çıkmıştır. Duygusal zekâ düzeyi yüksek olan kişilerin, eşinin duygularına ve düşüncelerine yönelik algıları, eşlerinin duygu ve düşünceleri ile paraleldir. Bu kişilerin eşlerinin ilişki doyumları; eşinin duygularına yönelik algıları, eşlerinin duyguları ile benzeşmeyen kişilerin eşlerine kıyasla daha yüksektir. Sonuçlar, kişinin eşinin düşüncelerine ilişkin algılarının, eşlerin düşünceleri ile paralel olup olmamasının ilişki doyum düzeyini etkileyen bir unsur olmadığını desteklemektedir. Duygusal zekâsı yüksek olan kişilerin romantik ilişki doyumlarının da yüksek olduğunu ve kişinin duygusal zekâ düzeyinin, kendi romantik ilişki doyumunun farkında olmasında rolü olduğunu söyleyebiliriz. Sonuçlar duygusal zekâ düzeyi yüksek olan kişilerin, eşlerinin romantik ilişki doyumunu daha iyi bir şekilde tahmin edebildiklerini göstermiştir. Anahtar kelimeler: Duygusal zekâ, romantik ilişki, romantik ilişki doyumu, üniversite öğrencileri

Duygusal zekaÜniversite öğrencileriİlişki+1
Seyda Özbiçer
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yatırım modeline dayalı evlilik öncesi ilişki sürdürme becerileri psiko-eğitim grubunun ilişki istikrarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada yatırım modeline dayalı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen ilişki sürdürme becerileri psiko-eğitim programının romantik ilişkisi olan üniversite öğrencilerinin ilişki istikrarlarına olan etkisi incelenmiştir. Araştırma 2015-2016 öğretim yılında Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi'nde öğrenimini sürdüren ve çalışmaya katılmaya gönüllü olarak başvuran üniversite öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öntest-sontest-izleme kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, programa dahil edilen 18 kişi deney grubunda ve 18 kişi de kontrol grubunda olmak üzere toplam 36 kişilik öğrenci grubu oluşturmaktadır. Araştırmada deney grubuna dahil olan öğrencilere Yatırım Modeli'ne (Rusbult,1980) dayalı olarak tanımlanmış ilişki sürdürme mekanizmalarını (Rusbult, Drigotas ve Verette, 1994) temel alan sekiz oturumluk bir psiko-eğitim programı uygulanırken kontrol grubu herhangi bir uygulamaya dahil edilmemiştir. Deney grubuna uygulanan programda üçü davranışsal (uyumsal davranış, özveri göstermeye isteklilik ve affetme) ve üçü bilişsel (bilişsel karşılıklı bağımlılık, pozitif yanılsama ve alternatiflere direnme) olarak tanımlanmış toplam altı ilişki sürdürme mekanizması, her biri bir oturumun konusu olmak üzere aktarılmış ve uygulamaya yönelik örnek ve egzersizlere zenginleştirilmiştir. Uygulanan programın etkililiğini araştırmak amacıyla İlişki İstikrarı Ölçeği (İİÖ) (Rusbult, Martz ve Agnew, 1998), Çift Uyum Ölçeği (ÇUÖ) (Spainer, 1976) ve Çok boyutlu İlişki Ölçeği Ölçeği (ÇBİÖ) (Snell, Schicke ve Arbeiter, 2002) kullanılmış ve bu ölçümler program öncesinde, program sonrasında ve program bitimden üç ay sonra deney ve kontrol grubuna uygulanmıştır. Araştırmanın nitel ölçümleri ise katılımcıların her oturum sonrasında oturumdaki kazanımlarını değerlendirdikleri Oturum Sonu Süreç Değerlendirme Formu (Kivlighan ve Goldfine, 1991) ve program bitiminde genel değerlendirme yaptıkları Grup Sürecinin Genel Değerlendirilmesi Formu (DeLucia-Waack, 2006) kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen bulgular, ilişki sürdürme becerileri psiko-eğitim programının katılımcıların ilişki doyumu düzeylerinin, ilişkiye yaptıkları yatırım düzeylerinin ve genel ilişki istikrarının artmasında; bununla birlikte çift uyumunun, ilişkideki kendi tutumlarının önemini vurgulayan içsel kontrol algısının yükselmesinde ve ilişkide dış faktörlerin etkisini vurgulayan dışsal kontrol algısının azalmasında etkili olduğunu ortaya koymuştur. Üç aylık izleme ölçümleri ise bu etkilerin sürdüğünü, ek olarak katılımcıların cazip alternatiflerle ilgili algılarının da değiştiğini ve mevcut ilişkisi dışındaki seçenekleri daha olumsuz algılamaya başladıklarını göstermiştir. Bu bulgular, evlilik öncesindeki üniversite öğrencilerinin ilişki sürdürme becerileri psiko-eğitim programından ilişki istikrarı ve çift iyi oluşunun iyileştirilmesi ve ilişkide sorumluluk algısı kazanması bakımından etkili olduğunu ortaya koyar niteliktedir. Anahtar kelimeler: İlişki bağlılığı, ilişki istikrarı, yatırım modeli, psiko-eğitim

Evlilik öncesi karşı cins ilişkileriPsiko-eğitim programıYatırım modelleri+4
Dilaram Billur Örnek
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli çiftlerin benlik kurguları ve benlik kurguları benzerliğinin evlilik uyumu ve doyumu ile ilişkisi

Toplumun temel birimi sayılan ailenin başlangıcı evlilik kurumudur. Evliliklerin uyumlu ve doyumlu bir şekilde devam edebilmesini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu çalışmada, evli çiftlerin benlik kurgusu benzerliğinin evlilik uyumuna ve doyumuna etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Örneklem büyüklüğü, güvenilir sonuçlara ulaşabilmek için G-Power programından yararlanılarak hesaplanmış ve örnekleme Aydın-Efeler ilçesinde ikamet eden en az 1 yıldan beri evli olan 150 evli çift dâhil edilmiştir. Veriler, gönüllülük esasına dayalı olarak bireysel yüz yüze görüşme yoluyla toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, 'Evlilik Bağlamında Benlik Kurgusu Ölçeği', 'Çiftler Uyum Ölçeği', 'İlişki Doyumu Ölçeği' ve 'Demografik Bilgi Formu'nu içeren bir anket kullanılmıştır. Araştırmada, amaca uygun olarak betimsel ve ilişkisel analizler (korelasyon ve regresyon) yapılmıştır. Sonuçlara göre, kadının ilişki doyumunu özerk-ilişkisel benzerlik, erkeğin ilişki doyumunu ise özerk benzerlik anlamlı şekilde yordamaktadır. Genel olarak; kadının ve erkeğin ilişkisel ve özerk-ilişkisel benlik kurguları, eşlerin evlilik uyumu ve ilişki doyumunu pozitif şekilde açıklamaktadır. Aynı zamanda araştırmada, evlilik uyumu ve ilişki doyumuyla bazı sosyo-demografik değişkenlerin ilişkili olduğu bulunmuştur. Bulgular ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış ve gelecek çalışmalar açısından hem uygulayıcılara hem de araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Benlik kurgularıBenzerlikEvli çiftler+7
Seda Eren
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli kadınların eşleriyle ilişkilerindeki doyum düzeyleri ile depresyon ve anksiyete arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, evli kadınların eşleriyle ilişkilerindeki doyum düzeylerinin depresyon ve anksiyete düzeyleriyle olan ilişkisini saptamaktır. Bunun yanı sıra sosyo-demografik değişkenlere göre (yaş, eğitim düzeyi, eş eğitim düzeyi, çalışma durumu, evlilik süresi, çocuk sayısı, gelir düzeyi, evlilik öncesi tanışıklık süresi, evlilik biçimi) ilişki değerlendirme ölçeğinde saptanan ilişki doyum düzeylerinin farklılık gösterip göstermediği ve eş destek düzeyi, evlilik hayatına ilişkin gelecek öngörüsü ölçekleri puanlarının ilişki değerlendirme ölçeği puanlarıyla bağıntısına bakılmıştır. Araştırmanın örneklemi, yaşları 18 ile 60 arasında değişen 234 evli kadından oluşmaktadır. Çalışmada Demografik Bilgi Formu, İlişki Değerlendirme Ölçeği (RAS), Beck Depresyon Ölçeği ve Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği (STAI-I-II) kullanılmış, elde edilen veriler Kruskal Wallis-H testi, Mann Whitney-U testi, Bağımsız Grup t testi, Tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Post –hoc LSD testi, Pearson çarpım moment korelasyon analizi tekniği ile incelenmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizleri sonucunda İlişki Değerlendirme Ölçeği puanları düştükçe depresyon, durumluk anksiyete ve sürekli anksiyete puanlarının anlamlı şekilde yükseldiği görülmüştür. 45 yaş ve üzeri, 21 yıl ve üstü evli olan kadınların İlişki Değerlendirme Ölçeği puanlarının anlamlı şekilde düşük olduğu görülmüştür. Eğitim düzeyi, eş eğitim düzeyi, çalışıyor olma durumu, çocuk sayısı, gelir durumu, evlilik öncesi tanışıklık süresi, evlilik biçimi İlişki Değerlendirme Ölçeği puanları ile karşılaştırıldığında farklılık bulunmamıştır. Eş destek düzeyi ve evlilik hayatına ilişkin öngörü ile İlişki Değerlendirme Ölçeği puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar literatür çerçevesinde tartışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Evlilik, İlişki Doyumu, Depresyon, Anksiyete

AnksiyeteAnksiyete bozukluklarıDepresyon+5
Arzu Güler
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli çiftlerin kişilik özelliklerinin evlilik doyumu ile ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışma evli çiftlerin kişilik özelliklerinin evlilik doyumu ile ilişkisinin incelenmesi amaçlamaktadır. Çalışmaya İstanbul ili Göztepe ilçesinde yaşayan 25 y - 60 y arasındaki 50 evli çift katılmıştır. Araştırma, Goldberg (1990) tarafından kişilik özelliklerini ölçmek amacıyla geliştirilen, Türkiye ayağı kapsamında güvenilirliliği ve geçerliliği Sümer ve Sümer tarafından yapılan Beş Faktör Kişilik Ölçeği (BFKÖ), Tezer tarafından 1996 geliştirilen ve geçerlik, güvenirlik çalışmaları yapılan Evlilik Yaşam Ölçeği (EYÖ) kullanılmıştır. Çalışmadaki bulgular SPSS programı kullanılarak elde edilmiştir. Sorumluluk ve deneyime açıklık puanı yüksek olan erkeklerin evlilik doyumu puanları daha yüksek, nörotizm puanları düşük olan erkeklerin ise evlilik doyumu puanları daha yüksek bulunmuştur. Dışadönüklük puanı yüksek olan kadınların evlilik doyum puanları daha yüksektir. Eşlerarası sorumluluk puanları arasındaki fark ile eşlerin evlilik yaşam ölçekleri puan toplamları arasında negatif yönde orta düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Uyumluluk puanı yüksek olan erkeklerin eşlerinin evlilik puanları daha yüksek iken nörotizm puanları yüksek olan erkeklerin eşlerinin evlilik doyum puanları daha düşük bulunmuştur. Uyumluluk ve sorumluluk kişilik özelliğine sahip olan kadınların eşlerinin evlilik doyum puanları daha yüksek bulunmuştur. Çalışmanın sonuçları, sınırlılıkları ve gelecek araştırmalar için öneriler literatür doğrultusunda tartışılmıştır.

Evli çiftlerEvlilikEvlilik doyumu+3
Didem Uçak
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Romantik ilişkilerde ilişki doyumu ve yatırımı: Çatışma çözme ve öz-duyarlığın rolü

Bu araştırmada romantik ilişkilerde çatışma çözme ve öz-duyarlık ile ilişki doyumu ve yatırımı arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Çukurova Üniversitesi'nde öğrenim gören ve hali hazırda romantik ilişkisi olan 300 kız, 189 erkek olmak üzere toplam 489 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada üniversite öğrencilerinin çatışma çözme stillerine ilişkin veriler 'Romantik İlişkilerde Çatışma Çözme Stilleri Ölçeği' (Özen, Salman-Engin ve Sakallı-Uğurlu, 2016), ilişki doyumu ve yatırımına ilişkin veriler 'İlişki İstikrar Ölçeği' (Büyükşahin, Hasta ve Hovardaoğlu, 2005) ve öz-duyarlığına ilişkin veriler 'Öz-Duyarlık Ölçeği' (Akın, Akın ve Abacı, 2007) ve kişisel bilgilere ilişkin veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' kullanarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler çoklu regresyon analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre ilişki doyumu değişkeni ilişki yatırımı, romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından boyun eğme, olumlu çatışma çözme, öz-duyarlık alt boyutlarından olan öz sevecenlik, paylaşım bilincinde olma, bilinçlilik ve öz-duyarlık (toplam puan) ile pozitif ilişkiliyken romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından olumsuz çatışma çözme ile negatif ilişkilidir. İlişki yatırımı romantik ilişkilerde çatışma çözme boyutlarından boyun eğme, olumlu çatışma çözme, öz-duyarlık alt boyutlarından öz yargılama, izolasyon, aşırı özdeşleşme değişkenleriyle pozitif, öz-duyarlık toplam puanı ile negatif ilişkilidir. Ayrıca öz-duyarlık toplam puanının olumlu çatışma çözme stili ile pozitif, olumsuz çatışma çözme stili ile negatif ilişkili olduğu bulunmuştur. Yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından olan olumlu çatışma çözme stili ilişki doyumunu yordamada önemli etkisi olan değişken olarak belirlenmiştir. Ayrıca kadınlarda ilişki doyumunu olumlu çatışma çözme stili ve aşırı özdeşleşmenin pozitif yönde anlamlı yordarken, olumsuz çatışma çözme stilinin ise negatif yönde anlamlı yordadığı belirlenmiştir. Erkeklerde ise, romantik ilişkilerde çatışma çözmenin boyutlarından boyun eğme ve olumlu çatışma çözme stilinin ilişki doyumunu pozitif yönde anlamlı yordadığı tespit edilmiştir. Romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından olan olumsuz çatışma çözme stili, boyun eğme ve olumlu çatışma çözme stili ilişki yatırımını pozitif yordarken romantik ilişkilerde çatışma çözme stilleri boyutlarından geri çekilmenin ilişki yatırımını negatif yordadığı belirlenmiştir. Ayrıca yine regresyon sonuçlarına göre öz-duyarlığın alt boyutlarından aşırı özdeşleşme ilişki yatırımını pozitif yordamıştır. Kadınlarda ilişki doyumunu boyun eğme, olumlu çatışma çözme stili ve aşırı özdeşleşme pozitif anlamlı yordarken geri çekilme alt boyutunun negatif anlamlı yordadığı belirlenmiştir. Erkeklerde ise, romantik ilişkilerde çatışma çözme boyutlarından olumsuz çatışma çözme stili ve boyun eğmenin ilişki yatırımını pozitif anlamlı yordadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Romantik ilişkilerde çatışma çözme, ilişki doyumu, ilişki yatırımı, öz-duyarlık

Duygusal ilişkiÇatışma çözmeÖlçekler+3
Kübra Korkmaz
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Romantik ilişkilerde doyum modeli: Temel psikolojik ihtiyaçlar, bilinçli farkındalık, ilişki niteliği, yükleme tarzları

Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinde romantik ilişki doyumu ile temel psikolojik ihtiyaçlar, bilinçli farkındalık, ilişki niteliği ve yükleme tarzları arasındaki ilişkiler, önerilen Romantik İlişkilerde Doyum modeli çerçevesinde incelenmiştir. Ayrıca araştırmada, İlişkilerde Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği'nin Türk örneklemine uyarlama çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Ölçek uyarlama çalışması için 105'i erkek, 136'sı kadın toplam 241; Romantik ilişkilerde Doyum Modeli'nin test edilmesi için 584 kadın, 473 erkek olmak üzere toplam 1057 kişi çalışmaya katılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, İlişkilerde Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği'nin uyarlama çalışmalarında, ölçeğin orijinalinde olduğu gibi, özerklik, yeterlik, ilişkili olma olmak üzere 3 faktör ve 9 maddeden oluşan, 7'li Likert tipinde geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Romantik İlişkilerde Doyum Modeli testine göre; Temel Psikolojik İhtiyaçlar, Romantik İlişkilerde Doyumu yordamaktadır. Ayrıca Temel Psikolojik İhtiyaçlar ve Romantik İlişki Doyumu ilişkisine; Nedensellik-Sorumluluk Yükleme Tarzları, Bilinçli Farkındalık ve İlişki Niteliği aracılık etmektedir. Nedensellik-Sorumluluk Yükleme Tarzları Romantik İlişkilerde Doyumu yordamaktadır. Nedensellik- Sorumluluk Yükleme Tarzları Romantik İlişkilerde Doyumu ilişkisinde, İlişki Niteliği ve Bilinçli Farkındalık aracılık etmektedir. Bilinçli Farkındalık Romantik İlişkilerde Doyumunu yordamaktadır. Bilinçli Farkındalık ve Romantik ilişki Doyumu ilişkisinde, İlişki Niteliği I.Yapısal Model için aracılık etmekte, II.Yapısal Model için aracı etkisi anlamlı bulunmamaktadır. Anahtar kelimeler: Romantik ilişki doyumu, temel psikolojik ihtiyaçlar, bilinçli farkındalık, ilişki niteliği, yükleme tarzları

Bilinçli farkındalıkDuygusal ilişkiPsikolojik ihtiyaçlar+5
Sezen Güleç
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Romantik ilişkisi olan yetişkin bireylerin ilişki doyumlarının bağlanma stilleri, benlik saygısı ve kişilerarası ilişki tarzları açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, romantik ilişkisi olan yetişkin bireylerin ilişki doyumlarını bağlanma stilleri, benlik saygısı ve kişilerarası ilişki tarzları açısından incelemektedir. Araştırmanın örneklemi 19-67 yaş arası, 143'ü kadın 107'si erkek birey olmak üzere toplam 250 romantik ilişkisi içerisinde bulunan evli veya evli olmayan yetişkin bireyden oluşmaktadır. Katılımcılara sırasıyla, Kişisel Bilgi Formu, Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri (YİYE-II), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Kişilerarası İlişki Tarzları Ölçeği (KİTO) ve İlişki Doyumu Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21 programıyla analiz edilmiş olup veri analizlerinde Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayıları, Spearman Brown Korelasyon Katsayıları ve ANOVA tekniklerinden yararlanılmıştır. Analizler sonucu, kadın ve erkek bireyler arasında ilişki doyumu, benlik saygısı ve kişilerarası ilişki tarzları açısından herhangi bir fark bulunmazken, bağlanma stilleri açısından erkeklerin daha kaygılı bağlandıkları bulgusu elde edilmiştir. Yetişkin bireylerin ilişki doyumları arttıkça benlik saygılarının ve besleyici ilişki tarzlarının arttığı, kaçınmacı bağlanma stillerinin ise azaldığı bulunmuştur. İlişki türlerine göre, flört ilişkisi olan bireylerin diğer ilişki türlerine göre ilişkilerinden daha az doyum sağladığı ve benlik saygılarının daha düşük olduğu, evli bireylerin ise diğer ilişki türlerine göre daha az ketleyici ilişki tarzı kullandıkları bulunmuştur. Anahtar kelimeler: İlişki doyumu, bağlanma stilleri, benlik saygısı, kişilerarası ilişki tarzları.

Bağlanma stilleriBenlik saygısıKişiler arası tarz+2
Güneş Kırıt
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Romantik ilişkilerde bağlanma stilleri, romantik kıskançlık ve ilişki doyumu arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma romantik ilişkilerde bağlanma stilleri, romantik kıskançlık ve ilişki doyumu arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışma grubunu Şanlıurfa ilinde yaşayan, 18-61 yaş arası (X=28.73) romantik ilişkisi olan 237 erkek ve 223 kadın olmak üzere toplam 460 katılımcı oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Romantik Kıskançlık Ölçeği, Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II ve İlişki İstikrarı Ölçeği kullanılmıştır. Analiz sonuçları, bağlanma stillerinin romantik kıskançlık düzeyinin önemli bir yordayıcısı olduğunu, kaygılı bağlanma arttıkça kıskançlığın arttığını, kaçınmacı bağlanma arttıkça kıskançlığın azaldığını göstermektedir. Ayrıca kaçınmacı bağlanma ile ilişki doyumu, her üç tür kıskançlık tetikleyicisi, duygusal tepki, konuşma yöntemi, kıskançlığın olumlu etkilerine ilişkin görüşlere katılma düzeyi arasında negatif; umursamama yöntemi arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur. Sonuçlar, ilişki süresi ile kıskançlık, duygusal tepki, kaybetme korkusu, yapıcı baş etme yöntemi arasında negatif bir ilişki olduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: İlişki doyumu, kıskançlık, kaygılı bağlanma, kaçınmacı bağlanma.

BağlanmaBağlanma stilleriDuygusal ilişki+3
Sariye Sümer
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinde özanlayışın ilişki doyumuna etkisi

Amaç: Bu çalışma, tıp fakültesi öğrencilerinin özanlayış ve ilişki doyumu düzeylerini belirlemeyi ve öğrencilerin özanlayış düzeylerinin ilişki doyumu üzerine etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bununla beraber, öğrencilerin cinsiyet, sınıf, ailenin ortalama geliri, ailenin tutumu, öğrencinin akademik başarı düzeyi, sosyal ve sportif faaliyetlere katılım durumu ve romantik ilişkileri gibi özelliklerinin özanlayış puanlarına etkisinin araştırılması da amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evrenini; 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Dönem 1, Dönem 3 ve Dönem 6'da eğitim görmekte olan toplam 966 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmaya toplam 298 tıp fakültesi öğrencisi dahil edilmiştir. Öğrenciler, 23 soruluk Sosyodemografik Veri Formu, 24 sorudan oluşan Özanlayış Ölçeği (ÖAÖ) ve 7 sorudan oluşan İlişki Doyumu Ölçeği'ni (İDÖ) doldurmuşlardır. Toplanan veriler SPSS 23.0 paket programı aracılığıyla analiz edilerek değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan 298 tıp fakültesi öğrencisinin % 58,1'i (n=173) kadın, % 41,9'u (n=125) erkek olup öğrencilerin yaş ortalamaları 21,812,38 (min=17, maks=27) yıl olarak belirlenmiştir. Çalışmada kullanılan özanlayış ölçeği puan ortalaması 72,40 (min: 27, maks: 113) ve ilişki doyum ölçeği puanı ortalama 29,99 (min: 7, maks: 43) olduğu saptanmıştır. Çalışmamızda kullanılan özanlayış ölçeği ile ilişki doyum ölçeği arasında anlamlı bir korelasyon saptanmamış olup erkek öğrencilerin özanlayış ölçeği ortalama puanlarının, kız öğrencilerin ortalama puanlarına göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu bulunmuştur (p=0,023). Çalışmaya dahil edilen öğrencilerin okudukları sınıfları ile özanlayış ve ilişki doyum ölçeği ortalamaları arasında da anlamlı ilişki bulunamamıştır. Çalışmaya dahil edilen öğrencilerin ailelerinin maddi durumu ile ilişki doyum ölçeği puan ortalamaları arasında anlamlı ilişki bulunmazken (p>0,05), özanlayış ölçeği ile anlamlı ilişkili olduğu bulunmuştur (p=0,003). Çalışmaya dahil edilen öğrencilerin yaşadıkları yer ile ilişki doyum (p=0,442) ölçeği ortalamaları arasında anlamlı ilişki bulunmazken (p>0,05), özanlayış ölçeği ile aralarında anlamlı ilişki bulunmuştur (p=0,041). Öğrencilerin sosyal faaliyetlere ayırdıkları zaman ile ilişki doyum ölçek puanları arasında anlamlı ilişki bulunmazken (p>0,05), sosyal faaliyete haftada 10 saat ve üzerinde zaman ayıran öğrencilerin özanlayış ölçek puan ortalamalarının, sosyal faaliyete haftada 10 saat ve altında zaman ayıranlara kıyasla, anlamlı olarak daha yüksek olduğu bulunmuştur (p=0,0001) Sonuç: Özanlayış kavramının; depresyon, anksiyete ve stres, yaşam doyumu, psikolojik iyi oluş, duygusal zekâ, değerler, özgüven ve boyun eğici davranış, sosyal destek ve akademik başarı, psikolojik sağlamlık ve ruminasyon gibi birçok danışma ve eğitim psikolojisi kavramı ile ilişkisi araştırılmıştır. Araştırmaların sonuçlarında bu kavramların özanlayış ile yakından ilişkili olduğu ve özanlayışın bu kavramlar üzerinde yordayıcı etkisi olduğu bildirilmiştir. Özanlayış düzeyinin, ilişki doyumuna etkisini inceleyen bir araştırmaya ise henüz rastlanmamıştır. Özanlayışın ilişki doyumuna etkisi ile ilgili daha çok araştırma yapılmasına ihtiyaç olduğu açıktır. Çalışmamız, bu konuda yapılan az sayıdaki çalışmadan biridir. Anahtar Kelimeler: Özanlayış, İlişki Doyumu, Tıp Fakültesi, Öğrenci, Aile Hekimliği

Aile hekimliğiTıp eğitimiÖz duyarlılık+3
Reyhan Koç
Çukurova University
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Lojistik esneklik ve ilişki esnekliğinin lojistik hizmet kalitesi ve algılanan ilişki tatmini üzerine etkisinde çevresel belirsizliğin düzenleyici rolü

Bu tez çalışmasında lojistik esneklik, ilişki esnekliği, lojistik hizmet kalitesi ve ilişki tatmini arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Ayrıca, çevresel belirsizliğin bu ilişkide düzenleyicilik rolü olup olmadığı da incelenmiştir. Bu çalışma Gaziantep OSB'de (Organize Sanayi Bölgesinde) faaliyette bulunan firmaları kapsamaktadır. Gaziantep Sanayi Odası'ndaki kayıtlar esas alınarak e-posta listeleri oluşturulmuştur. Ölçekler, toplam 1627 firmaya e-posta ile gönderilmiş ve firma yöneticilerinden online anket formları doldurmaları istenmiştir. 366 firmanın yöneticisi sözkonusu ölçekleri tam olarak doldurmuştur. Elde edilen veriler YEM, ve düzenleyicilik testleri ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre lojistik esnekliğin ve ilişki esnekliğinin lojistik hizmet kalitesini pozitif ve anlamlı şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Lojistik hizmet kalitesi, ilişki tatminini pozitif ve anlamlı olarak etkilemektedir. Ayrıca ilişki esnekliğinin; ilişki tatmini üzerindeki etkisinde, lojistik esnekliğinin; lojistik hizmet kalitesi ve ilişki tatmini üzerindeki etkisinde çevresel belirsizliğin düzenleyicilik rolü olduğu tespit edilmiştir.

EsneklikLojistikLojistik esneklik+5
Esra Ercan
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlişkisel belirsizliğin ilişki istikrarı üzerindeki diyadik etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın ilk amacı romantik ilişkisi bulunan bireylerin ilişkisel belirsizlik alanlarının belirlenmesidir. İkinci amacı ise romantik çiftlerde ilişkisel belirsizliğin ilişki istikrarının belirleyicisi olan ilişki doyumu, alternatiflerin kalitesi ve yatırım miktarı değişkenlerini açıklamadaki rolünün Aktör-Partner Karşılıklı Bağımlı Model çerçevesinde incelenmesidir. Araştırmanın amaçlarını gerçekleştirmek için iki farklı araştırma grubu oluşturulmuştur. Birinci amacı gerçekleştirmek için oluşturulan 335 kişilik romantik ilişki içerisinde olan partner grubundan 90 çift (n = 180 birey) ikinci araştırma grubu için seçilmiştir. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları Kişisel Bilgi Formu, İlişkisel Belirsizlik Ölçeği ve İlişki İstikrarı Ölçekleridir. Araştırma sonuçlarına göre bireyleri yaşadığı romantik ilişkide en çok belirsizliğe düşüren alanlar; uzak mesafeli ilişki yaşama, iletişim sorunları ve kariyer hedefleri alanlarıdır. Bununla birlikte, romantik ilişkisi olan çiftlerin ilişkisel belirsizliği ile ilişki doyumları, alternatiflerin kalitesi ve yatırım miktarları arasında aktör-partner etkileri bulunmuştur. Elde edilen bulgular ilgili alanyazın ışığında ve Belirsizliği Azaltma Teorisi bağlamında tartışılmış ve gelecekteki çalışmalar ve uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur.

Alternatiflerin kalitesiDuygusal ilişkiYatırım miktarı+5
Ömer Kamalak
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID-19 pozitif geçmişi olan beliren yetişkinlik dönemindeki romantik çiftlerde ilişki sürdürme stratejileri

Bu çalışma covid-19 pozitif geçmişi olan ve romantik ilişki yaşayan çiftlerde ilişki sürdürme stratejilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştımanın amacına yönelik olarak nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt ve maksimum örnekleme yöntemleri kullanılarak romantik ilişki yaşayan çiftlerden en az birinin covid-19 pozitif geçmişe sahip olması kriteri ile belirlenen 16 kişiden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak yüz yüze yapılan görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen "Covid-19 Salgın Döneminde Romantik İlişki Sürdürme Stratejileri Formu" kullanılmıştır. Görüşme sonucunda elde edilen veriler Maxqda programı ile içerik analizine tabi tutulmuş ve araştırma olgusuna ilişkin temalar ve kodlar belirlenmiştir. İçerik analizi sonucunda beliren yetişkinlik dönemindeki romantik ilişki yaşayan çiftlerin salgın öncesi dönemde yaşadıkları ilişkisel zorluklar arasında iletişim kuramama, ilgisizlik ve kıskançlık; partnerlerden biri covid-19 pozitif iken ise sorumlulukları aksatma ve kaybetme korkusunun olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte romantik ilişki yaşayan çiftlerin ilişki sürdürme stratejilerine ilişkin elde edilen bulgular sırasıyla salgın öncesi dönemde sevgi, saygı ve ortak zaman geçirme; salgın döneminde hayal kurma, sürpriz yapma, çevrim içi iletişim, çevrim içi ortak alanlar yaratma ve anlayış gösterme; partnerlerden biri covid-19 pozitif iken sabır gösterme, sadakat, anıları konuşma, özlem, destek olma ve ilgi, ölüm korkusu; partnerlerden biri covid-19 negatife döndüğünde ise güven ve ilişkilerinin geleceğini konuşma olarak belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçları ilgili kuramsal bilgiler ve alanyazın eşliğinde yorumlanarak önerilerde bulunulmuştur.

COVID 19Duygusal ilişkiPandemiler+3
Büşra Ertürk
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Seçim kuramı temelli aile yılmazlık programının geliştirilmesi

Bu araştırmanın amacı Seçim Kuramı temelli online aile yılmazlık programının aile yılmazlığını artırmadaki etkisini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu oluşturmak amacıyla İlişkisel Yılmazlık Ölçeği, İlişki İstikrarı Ölçeğinin alt ölçeği olan İlişki Doyumu Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda 24 evli kadın her grupta 8 kişi olmak üzere deney, plasebo ve kontrol gruplarına ayrılmıştır. Deney grubuna araştırma kapsamında geliştirilen 8 oturumdan oluşan seçim kuramı temelli online aile yılmazlık programı uygulanırken, plasebo grubuna 8 oturum film izleme uygulaması yaptırılmış, kontrol grubuna ise deneysel işlem sürecinde herhangi bir işlem yapılmamıştır. İlişkisel Yılmazlık Ölçeği program uygulanmaya başlamadan önce ön test, program sona erdikten sonra son test ve son test ölçümünden 8 hafta sonra izleme testi ölçümü almak üzere uygulanmıştır. Elde edilen veriler karışık ölçümler için iki faktörlü varyans analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen nicel bulguları desteklemek amacıyla izleme testinden 4 hafta sonra deney grubu katılımcıları ile bu görüşmeden 1 hafta sonra ise katılımcıların eşleriyle görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda Seçim Kuramı temelli online aile yılmazlık programının katılımcıların aile yılmazlık düzeylerini artırmada anlamlı düzeyde etkili olduğu ve bu etkinin 8 hafta sonrasında da kalıcı olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular literatür kapsamında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

AileSeçim teorisiYılmazlık+2
Yasemin Kaygas
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin duygusal özerklik düzeylerinin bilişsel esneklik, romantik ilişki doyumu ve toplumsal cinsiyet rolleri düzeylerine etkisi

Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin, duygusal özerkliklerinin yordayıcısı olarak bilişsel esneklik, romantik ilişki doyumu ve toplumsal cinsiyet rollerini incelemek ve bunun yanında belirlenen demografik değişkenlere göre duygusal özerkliklerinin anlamlı farklılık gösterip göstermediği anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışma, Çukurova Üniversitesi'nde okuyan 449 (265 kadın, 184 erkek) öğrenciden kartopu örnekleme yöntemi ile toplanan verilerle yapılmıştır. Öğrencilerin duygusal özerkliklerine ilişkin veriler ''Worthington Özerklik Ölçeği'', bilişsel esnekliklerine ilişkin veriler ''Bilişsel Esneklik Ölçeği'', romantik ilişki doyumuna ilişkin veriler ''İlişki Doyum Ölçeği'' ve toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin veriler ''Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği'' ve demografik (kişisel) bilgiler ise araştırmacı tarafından oluşturulan ''Kişisel Bilgi Formu'' aracılığı ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS 22 programı kullanılmış, analiz sürecinde Bağımsız Gruplar t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Çoklu Regresyon Analizinden faydalanılmıştır. Araştırmanın bulgularına bakıldığında; bilişsel esneklik ve romantik ilişki doyumunun duygusal özerkliği anlamlı şekilde yordadığı, her iki değişkenin de duygusal özerklik ile pozitif bir ilişkisi olduğu; toplumsal cinsiyet rollerinin ise duygusal özerkliği anlamlı şekilde yordamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında duygusal özerkliğin, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterirken; aileyle yaşamış olduğu yere, eğitim düzeyine ve romantik ilişki süresine göre anlamlı bir farklılık göstermediği bulgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Duygusal özerklik, bilişsel esneklik, romantik ilişki doyumu, toplumsal cinsiyet rolleri.

Bilişsel esneklikCinsiyet rolleriDuygusal özerklik+4
Berika Aslan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Romantik ilişkide benlik değişimi ve ilişki doyumu: Benlik saygısının aracı rolü

Bu araştırmada, genç yetişkinlerin romantik ilişkisinde yaşadıkları benlik değişimi ve ilişki doyumu arasındaki ilişkide benlik saygısının aracı rolü incelenmiştir. Araştırma, çevrim içi ortamda ulaşılan 2021-2022 eğitim-öğretim yılında öğrenimine devam etmekte olan 589 lisans ve lisansüstü öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Yaş ortalaması 24.97 olan katılımcıların 212'si (%36) erkeklerden, 377'si (%64) kadınlardan oluşmaktadır. Araştırmada genç yetişkinlerin romantik ilişkisinde yaşadıkları benlik değişimine ilişkin veriler 'Türkçe Romantik İlişkilerde Benlik Değişimi Ölçeği'(Dinçer, 2017), ilişki doyumun ilişkin veriler 'İlişki İstikrar Ölçeği'(Büyükşahin, Hasta ve Hovardaoğlu, 2005), benlik saygısına ilişkin veriler 'Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği'(Çuhadaroğlu, 1986) ve kişisel bilgilere ilişkin veriler araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler Pearson Momentler Çarpım Korelasyon analizi ve Process Macro 4.1 kullanılarak aracılık analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular araştırmanın hipotezlerini destekleyerek değişkenler arasında anlamlı ilişkilerin varlığını ortaya koymuştur. Araştırmanın sonucunda ilişki doyumu ve benlik saygısı değişkenlerinin, benlik değişiminin alt boyutları olan benlik genişlemesi ve benlik budanması ile pozitif yönde anlamlı düzeyde, benlik değişiminin diğer alt boyutları olan benlik daralması ve benlik kirlenmesi ile negatif yönde anlamlı düzeyde ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Aracılık analizleri sonucunda ise benlik saygısının benlik değişimin alt boyutları olan benlik genişlemesi, benlik daralması, benlik budanması ve benlik kirlenmesi ile ilişki doyumu arasında aracılık rolü oynadığı bulgulanmıştır. Sonuçlar alanyazın çerçevesinde tartışılarak, araştırmaya ve uygulamaya yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Benlik değişimiBenlik genişlemesiBenlik saygısı+3
Büşra Balcı
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Romantik ilişki doyumuyla affetmeye ilişkin inançlar ve affetme arasındaki ilişki

Bu araştırmada romantik ilişkilerde doyumu ile affetme ve affetmeye ilişkin inançlar arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Gaziantep Üniversitesinde çeşitli fakültelerde lisans düzeyinde öğrenim gören ve en az 6 ay romantik ilişkiye sahip 313 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "İlişki İstikrarı Ölçeği'nin İlişki Doyumu alt boyutu", "Affetmeye İlişkin İnançlar Ölçeği", "Heartland Affetme Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Korelasyon analizi sonuçlarına göre; ilişki doyumu ile ilişki durumu, kendini affetme ve affetmek ahlaklı davranışa teşviktir inancı ile düşük düzeyde ve olumlu yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Verilerin analizinde öğrencilerin ilişki doyumlarının yordayıcılarını belirlemek amacıyla Hiyerarşik Çoklu Regresyon analizi kullanılmıştır. Veri analizi sonucunda önemli çıkan yordayıcılara göre anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek üzere tek yönlü varyans analizi ve t-testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; bireylerin ilişki doyumlarının sözlü-nişanlı olanların flört edenlere göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Romantik ilişki yaşayan bireylerin "affetmek ahlaklı davranmaya teşviktir inancı" ile kendini affetme düzeyleri yükseldikçe ilişki doyum düzeylerinin de arttığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: ilişki doyumu, affetme, affetmeye ilişkin inançlar

BağışlamaDuygusal ilişkiÖlçekler+2
Gizem Reisoğlu
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Romantik ilişki yaşayan bireylerin çocukluk dönemi örselenme yaşantıları ilişki doyumu ve evlilik beklentisi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada romantik ilişki yaşayan bireylerin çocukluk dönemi örselenme yaşantıları ile ilişki doyumu ve evlilik beklentisi arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Gaziantep ilinde ikamet eden ve romantik bir ilişki içerisinde bulunan 268 birey oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Çocukluk Dönemi Örselenme Yaşantıları Ölçeği Kısa Formu", "İlişki Doyumu Ölçeği", "Evlilik Beklentisi Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde Spearman Sıra Farkları Korelasyon Katsayısı, Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis Testi'nden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda; romantik ilişki yaşayan bireylerin çocukluk çağı örselenme yaşantılarından cinsel istismar ile evlilik beklentisi arasında olumsuz yönde anlamlı ancak düşük düzey ilişki bulunmuştur. Araştırmanın bir diğer sonucuna göre ise; çocukluk çağı örselenme yaşantılarından duygusal istismar ile ilişki doyumu arasında olumsuz yönde anlamlı ve orta düzey ilişki olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; kadınların çocukluk dönemlerinde erkeklere göre daha fazla fiziksel, duygusal ihmal ve fiziksel istismara maruz kaldıkları bulgusuna ulaşılmıştır. İlişki durumu nişanlı olan katılımcıların evlilik beklenti düzeyleri, ilişki durumu evli olanlara göre daha yüksek bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Çocukluk dönemi örselenme yaşantıları, ilişki doyumu, evlilik beklentisi, romantik ilişki

Duygusal ilişkiEvlilikGaziantep+3
Sinem Akşemsettinoğlu
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Romantik ilişkisi olan bireylerin bağlanma stilleri ve partnerin algılanan bağlanma stilinin ilişki doyumu üzerindeki etkisinde temel psikolojik ihtiyaçların aracı rolünün araştırılması

Bu çalışmanın temel amacı romantik ilişkisi olan bireylerin bağlanma stillerinin ve partnerin algılanan bağlanma stilinin ilişki doyumu üzerindeki etkisinde temel psikolojik ihtiyaçların aracı rolünü belirlemektir. Bu çalışmada ayrıca ilişki doyumunun demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Araştırmanın örneklem grubu romantik ilişkisi olan 434 kadın ve 141 erkek olmak üzere 575 bireyden oluşmaktadır. Araştırmada betimsel korelasyonel model kullanılmıştır. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II, Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II Partner Algısı Formu, Romantik İlişkilerde Temel Psikolojik İhtiyaçların Doyumu Ölçeği ve İlişki Doyum Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizi SPSS 29.0 programı ile yapılmıştır. Hipotez modelini test etmek için ise M-Plus 7. Sürüm programı ile 5,000 tekrarlı yeniden örnekleme yöntemi kullanılmıştır. İlişki doyumunun demografik değişkenlere göre değişip değişmediğini belirlemek için bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Bulgulara göre temel psikolojik ihtiyaçlar, kaçınan bağlanma ve partnerin algılanan kaygılı bağlanma stilleri ile ilişki doyumu arasındaki ilişkide kısmi aracı rol; partnerin algılanan kaçınan bağlanma stili ile ilişki doyumu arasındaki ilişkide tam aracı rol oynamıştır. Sevgi/ait olma ihtiyacı da kaygılı bağlanma stili ile ilişki doyumu arasındaki ilişkide tam aracı rol oynamıştır. Kaçınan bağlanma stili ve partnerin algılanan kaygılı bağlanma stili ilişki doyumunu negatif yönde yordamıştır. Kaygılı bağlanma stili ve partnerin algılanan kaçınan bağlanma stili ise ilişki doyumunu temel psikolojik ihtiyaçlar aracılığıyla yordamıştır. Kaçınan ve kaygılı bağlanma stilleri ilişki doyumunu sevgi/ait olma ihtiyacı, güç ihtiyacı ve eğlence ihtiyacı üzerinden anlamlı ve negatif yönde yordamıştır. Partnerin algılanan kaçınan bağlanma stili, ilişki doyumunu sevgi/ait olma, güç ve eğlence ihtiyaçları üzerinden negatif yönde yordarken; partnerin algılanan kaygılı bağlanma stili ise ilişki doyumunu sevgi/ait olma ihtiyacı aracılığıyla pozitif yönde yordamıştır. Demografik değişkenler açısından incelendiğinde, ilişki doyumunun cinsiyete ve sosyoekonomik duruma göre anlamlı bir farklılık göstermediği bulunurken, eğitim düzeyine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır; lisans eğitim düzeyindeki bireylerin ilişki doyumu, yüksek lisans düzeyindeki bireylerin ilişki doyumuna göre daha yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Bağlanma Stilleri, Partnerin Algılanan Bağlanma Stili, İlişki Doyumu, Temel Psikolojik İhtiyaçlar

Bağlanma stilleriKaygılı ve kaçınan bağlanmaPsikolojik ihtiyaçlar+2
Gizem Eser
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin aşka ilişkin tutumları ve ilişki doyumlarının kişilik özellikleri ile ilişkisi

Bu araştırmanın iki temel amacı vardır. Birincisi üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri ve aşka ilişkin tutumlarının, romantik ilişki doyumlarını yordayıp yordamadığını incelemektir. İkincisi ise üniversite öğrencilerinin aşka ilişkin tutumlarının ve romantik ilişki doyumlarının, cinsiyete, ilişki sayısına ve ilişki süresine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir.Araştırmaya, 2009-2010 eğitim yılında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesinin çeşitli bölümlerine devam eden ve romantik ilişki yaşayan, 250 kız, 87 erkek, 337 öğrenci katılmıştır. Araştırmada, verileri toplamak için, Aşka İlişkin Tutumlar Ölçeği (Kısa Form) , Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi, İlişki Doyumu Ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Veri analizinde SPSS 17.0 programı kullanılmış ve t testi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu regresyon analizi yapılmıştır.1.Üniversite öğrencilerinin kişilik özelliklerinden Dışadönüklük ile Yumuşak Başlılık, Sorumluluk, Nevrotizm, Deneyime Açıklık kişilik özellikleri, birlikte Romantik İlişki Doyumuna ilişkin varyansın %11'ini açıklamıştır. Yordayıcı değişkenlerden deneyime açıklık romantik ilişki doyumunun en güçlü yordayıcısı olurken bunu dışadönüklük kişilik özelliği izlemiştir.2.Üniversite öğrencilerinin aşk tutumlarından, Özgeci Aşk, Arkadaşça Aşk, Tutkulu Aşk, Mantıklı Aşk, Oyun Gibi Aşk, Sahiplenici Aşk tutumları, Romantik İlişki Doyumuna ilişkin varyansın %58'ini açıklamıştır. Yordayıcı değişkenlerden tutkulu aşk romantik ilişki doyumunun en güçlü yordayıcısı olurken bunu sırasıyla özgeci aşk, sahiplenici aşk ve oyun gibi aşk izlemiştir.3.Üniversite öğrencilerinin aşka ilişkin tutumları cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermiştir. Erkeklerin kadınlara göre özgeci ve oyun gibi aşk tutumları puanlarının daha yüksek olduğu ve kadınların erkeklere göre mantıklı ve arkadaşça aşk tutumu puanlarının daha yüksek olduğu bulunmuştur.4.Üniversite öğrencilerinin romantik ilişki doyumları cinsiyete ve ilişki sayısına göre anlamlı farklılık göstermemiştir.5.Üniversite öğrencilerinin aşka ilişkin tutumları ilişki sayısına ve ilişki süresine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Üniversite öğrencilerinin yaşanılan ilişki sayısı arttıkça oyun gibi aşk tutumu puanlarının yükseldiği, arkadaşça aşk tutumu puanlarının ise düştüğü bulunmuştur. Üniversite öğrencilerinin yaşanılan ilişki süresi uzadıkça tutkulu aşk tutumu puanlarının yükseldiği bulunmuştur6.Üniversite öğrencilerinin romantik ilişki doyumları ilişki süresine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Üniversite öğrencilerinin ilişki süresi arttıkça romantik ilişki doyumlarının yükseldiği bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Aşk Tutumları, Kişilik Özellikleri, Romantik İlişki Doyumu

AşkCinsiyet farklarıEğitim psikolojisi+7
Beyhan Budak
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinde romantik ilişki doyumu ile öz yeterlik düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinde ilişki doyumu ile öz yeterlik düzeyi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bununla birlikte çalışmada katılımcıların demografik değişkenleri (cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, ailenin ilişkiye yaklaşımı, ilişki süresi, iletişim kurma şekli ve görüşme sıklığı değerlendirme) ile ilişki doyum düzeyleri arasında farklılaşma olup olmadığı da araştırılmaktadır. Araştırmanın katılımcılarını 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Mersin Üniversitesi, Çağ Üniversitesi ve Toros Üniversitesi'nde eğitim gören ve romantik ilişkisi bulunan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmaya 228 (152 kadın, 76 erkek) üniversite öğrencisi katılmıştır. Araştırmada katılımcıların ilişki doyumlarını belirlemek için Hendrick İlişki Doyumu Ölçeği (İDÖ), öz yeterlik düzeylerini belirlemek için Jerusalem ve Schwarzer Genel Öz Yeterlik Ölçeği (GÖYÖ) ile araştırmacı tarafından hazırlanan "demografik bilgi formu" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler Sosyal Bilimler' de istatistik programı ile analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları romantik ilişki doyumu düzeyinin yaş, sınıf düzeyi, ailenin ilişkiye yaklaşımı ve görüşme sıklığı değerlendirme değişkenleri ile anlamlı şekilde farklılaştığını ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra romantik ilişki doyumu düzeyi ile cinsiyet, ilişki süresi, iletişim kurma şekli değişkenleri arasında farklılaşma bulunamamıştır. Öğrencilerin romantik ilişki doyumu düzeyleri ile öz yeterlik düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür.

Duygusal ilişkiÖz yeterlilikÜniversite öğrencileri+1
Dilek Kolay
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin dürtüsellik, romantik ilişki doyumu ve yalnızlık düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı üniversite öğrencilerinde dürtüsellik, romantik ilişki doyumu ve yalnızlık düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Bununla birlikte çalışmada; dürtüsellik, romantik ilişki doyumu ve yalnızlık değişkenlerinin sosyodemografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Araştırmaya Çağ Üniversitesi, Toros Üniversitesi ve Mersin Üniversitesi'nde öğrenim gören, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle belirlenmiş, 371 önlisans, lisans öğrencisi dâhil edilmiştir. Araştıma katılımcıları 18-30 yaş aralığında, 238'i kadın 133'ü erkektir. Bu öğrencilerden 148 kadın ve 64 erkek öğrencinin mevcut bir romantik ilişkisi vardır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, dürtüselliği ölçmek için Barratt Dürtüsellik Ölçeği, romantik ilişki doyumunu ölçmek için İlişki Doyumu Ölçeği, yalnızlığı ölçmek için UCLA Yalnızlık Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde, değişkenlere bağlı olarak Sosyal Bilimler istatistik programı kullanılıp frekans, yüzde, pearson korelasyon katsayısı, ilişkisiz örneklemler için t-testi ve çoklu standart regresyon analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, tüm örneklemin dürtüselliklerinin yalnızlığı yordadığı ve dürtüsellik arttıkça yalnızlığın da arttığı bulunmuştur. Romantik ilişkisi olan öğrencilerin dürtüselliklerinin, romantik ilişki doyumlarını yordadığı ve dürtüsellik arttıkça ilişki doyumunun arttığı gözlemlenmiştir. Ayrıca romantik ilişkisi olan öğrencilerin dürtüsellikleri ile romantik ilişki doyumlarının da yalnızlık üzerinde anlamlı birer yordayıcı olduğu görülmüştür. Buna göre romantik ilişkisi olan üniversite öğrencilerinde, ilişki doyumu arttıkça yalnızlıklarının azaldığı, dürtüselliklerinin arttıkça ise yalnızlıklarının da arttığı sonucuna ulaşılmıştır.

Duygusal ilişkiDürtüsellikYalnızlık+4
Fevziye Yıldız Karaçelik
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00

İlgili konular