Purchase intention
293 theses under this subject heading
Sosyal medya etkileyicilerinin tüketicinin satın alma niyeti ve kararına etkisi
Bu çalışmanın amacı, sosyal medya mecralarını kullanan tüketicilerin sosyal medya etkileyicisine (SME) ilişkin nasıl bir tutum içinde olduklarını, SME'ye yönelik tutum ve davranışların tüketicinin satın alma niyeti ve kararına etkisini ve SME' ye yönelik tutumların satın alma kararlarına etkisinde satın alma niyeti değişkeninin rolünü ortaya çıkarmaktır. Bu doğrultuda araştırmanın evrenini en az bir SME takip eden sosyal medya kullanıcıları oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında 821 anket geçerli olarak kabul edilmiş ve değerlendirilmeye alınmıştır. İlgili hipotezlere ilişkin gerekli testler ve analizler, SPSS (Statistical Package for Social Sciences) programı ve AMOS (Analysis of Moment Structures) paket programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada SME'ye ilişkin tutum ölçeği, SME'nin satın alma niyetine etkisi ölçeği ve SME'nin satın alma kararına etkisi ölçekleri için ölçek geliştirme çalışmaları yapılmıştır. Uygulanan Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) sonucunda SME'ye ilişkin genel tutumların, SME'nin satın alma kararına etkisi üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunduğu ortaya çıkarılmıştır. SME'lere ilişkin genel tutumların, SME'nin satın alma niyetine etkisi üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca SME'nin satın alma niyetine etkisinin, SME'nin satın alma kararı üzerinde de anlamlı bir etkisinin bulunduğu ortaya çıkarılmıştır. SME'lere ilişkin genel tutumların, SME'nin satın alma kararına etkisi üzerinde SME'nin satın alma niyetine tam aracılık etkisi bulunduğu tespit edilmiştir. Sosyal medya kullanıcılarının SME'ye ilişkin tutumları, SME'nin satın alma niyeti ve satın alma kararına ilişkin tutumlarının demografik özelliklere göre farklı olup olmadığını belirlemek için ikili gruplarda T- Testi, ikiden fazla grup için ise tek yönlü ANOVA kullanılmıştır. Analiz sonucuna göre SME'ye yönelik tutumlar cinsiyet, yaş, gelir durumu ve çalışma kıdemine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir. Diğer yandan SME'nin tüketicinin ürün satın alma niyetine etkisinin cinsiyet, eğitim durumu, yaş ve çalışma kıdemine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. SME'nin tüketicinin ürün satın alma kararına etkisinde ise cinsiyet, eğitim durumu, yaş ve çalışma kıdemine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal medya, sosyal medya etkileyicisi, etkileyici pazarlama, satın alma niyeti ve kararı
İnternette yer alan tüketici yorumlarının satın almaya etkisi
Gerçekleştirilmiş olan çalışmada internette yer alan tüketici yorumlarının satın almaya etkisinin incelenmesi için elektronik ağızdan ağıza iletişimin satın alma niyetine etkisi araştırılmıştır. Çalışma kapsamında elektronik ağızdan ağıza iletişim üç faktör ile ölçülmüştür. Söz konusu boyutlar güvenilirlik, nitelik ve nicelik olmuştur. Satın alma niyeti ise tek boyuta sahiptir. Çalışmada ayrıca, elektronik ağızdan ağıza iletişim boyutlarının satın alma niyetine etkisinde çeşitli değişkenlerin düzenleyici rolüne bakılmıştır. Tekirdağ'da gerçekleştirilen araştırmanın anakütlesini internetten alışveriş yapan tüketiciler oluştururken, örneklem grubunda ise 384 katılımcı yer almıştır. Kolayda örnekleme ile oluşturulan örneklem grubundan veri toplanırken anket tekniği tercih edilmiştir. Katılımcılardan toplanan veriler ise bilgisayar ortamında kaydedilmiştir. Toplanan veriler doğrultusunda tanımlayıcı istatistiklere bakılmıştır ve sonrasında da faktör analizi, güvenirlik testi, normallik testi, t-testi, korelasyon analizi ve regresyon analizi uygulanmıştır. Korelasyon analizi neticesinde, hem nitelik boyutunun hem de nicelik boyutunun satın alma niyeti ile orta düzeyde pozitif bir ilişkiye sahip olduğu görülmüştür. Regresyon analizi ile bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkisine bakıldığında ise nicelik ve nitelik boyutlarının satın alma niyeti üzerinde etkisi olduğu görülürken, güvenilirlik boyutunun ise modeli açıklamada önem taşımadığı görülmüştür. Araştırma sonucunda ayrıca, nicelik boyutunun satın alma niyetine etkisinde yaş aralığı, alışveriş için ağırlıklı olarak tercih edilen mecra ve internetten aylık alışveriş sıklığının düzenleyici role sahip olduğu görülmüştür.
Küresel markaya yönelik tutumun müşteri katılımı, müşteri tatmini ve tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisi
Küreselleşme ile birlikte markalar yeni pazarlarda faaliyet gösterip küresel marka haline gelmiştir. Bazı tüketiciler kültürel kimlik ve etnosentrik eğilim gibi nedenlerden dolayı küresel markalara karşı olumsuz tutum sergilemektedir. Bu olumsuz tutumlar tüketicilerin markayla özdeşleşmesine yani müşteri katılımına ya da müşteri tatminine de etki etmektedir. Markadan tatmin sağlamayan ya da o markayı hayatlarında önemli yerde konumlandırmayan tüketicilerin de o markayı tekrar satın alma olasılıkları azalmaktadır. Hem küresel markalara karşı tutum, hem de müşteri tatmini ve tekrar satın alma niyetinde cinsiyetin de önemli bir faktör olduğu bilinmektedir. Bu nedenle araştırmanın amacı tüketicilerin yerel ve küresel markalara yönelik tercihlerinde kültürel kimlik ve etnosentrizmin müşteri katılımı, müşteri tatmini ve tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisini cinsiyet bağlamında incelemektir. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de yaşayan ve kahve zinciri mağazalarına giderek kahve tüketimi yapan 18 yaş ve üzeri 388 tüketici oluşturmaktadır. Araştırmada veriler online anket yöntemiyle toplanmış ve yapısal eşitlik modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre kadın tüketicilerde kültürel kimlik etnosentrizmi, etnosentrizm müşteri katılımını, kültürel kimlik ve müşteri katılımı müşteri tatminini, müşteri katılımı ve müşteri tatmini tekrar satın alma niyetini olumlu, etnosentrizm müşteri tatminini ise olumsuz olarak etkilemektedir. Erkek tüketicilerde ise kültürel kimlik etnosentrizmi, etnosentrizm müşteri katılımını, müşteri katılımı müşteri tatminini, müşteri katılımı ve müşteri tatmini ise tekrar satın alma niyetini olumlu olarak yordamaktadır. Anahtar Kelimeler: Etnosentrizm, kültürel kimlik, müşteri tatmini, müşteri katılımı, tekrar satın alma
X, Y ve Z kuşağı tüketicilerinin helal sertifikalı gıda ürünlerini satın alma niyetlerinin incelenmesi: Türkiye–Almanya karşılaştırması
Günümüzde Dünya üzerinde farklı din, dil, ırka sahip milyarlarca insan yaşamaktadır. Bu insanlar, din, dil, ırk gibi özelliklerle birlikte kuşak olarak da birbirlerinden ayrılmaktadır. Aynı zaman diliminde dünyaya gelmiş, benzer durumları tecrübe etmiş, dönemin büyük olaylarına şahit olmuş insan toplulukları kuşak kavramını oluşturmuştur. Kuşak olarak ayrılan insanlar, bir gruba dahil olmalarına rağmen tamamen aynı davranışları sergilediği söylenemez. Bu kuşak grupları farklı dine, cinsiyete, milliyete sahiptirler ve bu konularda birbirlerinden farklılaşmaktadır. Bilhassa din bakımından oluşan bu farklılıklar insanların tüketim davranışlarını da farklılaştırmaktadır. Müslümanlar her ne kadar farklı kuşaklara mensup olsalar da tüketim açısından Allah'ın emir ve yasaklarına uymak durumundadırlar. Müslümanların farklı inanıştaki ülkelere göç ederek Dünya geneline yayılması ve sayılarının gittikçe artması onları helal konusunda daha hassas hale getirmiştir. Özellikle gıda konusunda tüketiciler ürünlerin helalliğini sorgulamaya başlamışlardır. Bunun sonucunda helal ürün pazarları gelişim göstermiştir. Bu çalışmada, Türkiye ve Almanya'da yaşayan farklı kuşaklara mensup Türk tüketicilerin helal satın alma niyetlerine etkisi olan faktörler incelenmiştir. Bununla birlikte iki ülke arasında kuşak bazında farklılıklar incelenmiştir. R programı kullanılarak uygulanan Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) ile model testi, güvenilirlik analizi uygulanmıştır. Çalışma sonunda Türkiye ve Almanya'da yaşayan tüketicilerin dindardık düzeylerinin, algılanan davranışsal kontrollerinin, helal gıdaya yönelik tutumlarının, helal farkındalıklarının ve öznel normlarının helal gıda satın alma niyeti üzerinde pozitif ve yüksek derecede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkiye ve Almanya arasında kuşaklar bazında yapılan farklılık analizleri sonucunda Türkiye'deki X, Y ve Z kuşağı dindarlık, algılanan davranış kontrolü, öznel normlar ve satın alma niyeti bakımından Almanya'daki X, Y ve Z kuşağından farklılaştığı tespit edilmiştir. Helal farkındalık bakımından her iki ülkenin Y ve Z kuşakları farklılık gösterirken X kuşağında farklılık bulunamamıştır. Tutumlar incelendiğinde ise Türkiye'deki X ve Y kuşağı ile Almanya'daki X ve Y kuşağı farklılık gösterirken Z kuşağı bakımından farklılık bulunamamıştır. Anahtar Sözcükler: Helal gıda, Kuşaklar (X,Y ve Z), helal gıda satın alma niyeti, dindarlık, Türkiye, Almanya
Küresel ve yerel markalarda algılanan marka küreselliği/yerelliği, marka ve menşe ülke klişe yargılarının yeniden satın alma niyeti üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Uluslararası pazarlarda küreselleşme ile birlikte artan rekabet ortamı, marka konumlandırma stratejilerinde çeşitli uygulamaların önemini gittikçe arttırmaktadır. Marka yöneticilerinin bu uygulamaları etkin bir şekilde geliştirebilmesi için tüketici algılarına hâkim olmaları kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu çalışmada, tüketici tercihlerinde önemli rol oynayan tüketicilerin küresellik ve yerellik, marka ve menşe ülke algıları bir arada ele alınarak uluslararası markalaşma literatürüne katkı sağlamak amaçlanmıştır. Çalışma, hem küresel hem de yerel markalar kapsamında yürütülmüştür. Tüketicilerin markalara atfettikleri küresellik ve yerellik, marka ve menşe ülke algılarının, marka tutumları aracılığı ile yeniden satın alma niyetleri üzerine etkileri incelenmiştir. Çalışmada ayrıca, tüketicilerin küreselleşmeye yönelik tutum ve etnosentrik eğilimlerinin düzenleyici rolü araştırılmıştır. Araştırma modelinin test edilmesi için birinci elden veriler anket formu kullanarak yüz yüze görüşme yöntemi ile elde edilmiştir. Bulgular öncelikle, markaların küresellik ve yerellik algılarının markalara yönelik değerlendirmelerde güçlü öncüller olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, menşe ülke etkilerinin öneminin azaldığına dair mevcut tartışmalara karşıt bir yanıt sunmaktadır. Çalışma, ayrıca uluslararası pazarlarda, markaları yalnızca işlevsel ve sembolik boyutları ile sınırlayan diğer çalışmaların aksine, sosyal boyutları ile ele almanın önemini de gündeme getirmektedir. Son olarak, markaya tutum ve satın alma niyeti üzerinde, küresel markaların algılanan küreselliğinin etkilerini azaltan, yerel markaların algılanan yerelliğinin etkilerini artıran etnosentrizmin düzenleyici rolü ortaya koymaktadır.
Planlanmış davranış teorisi'nin çevresel kaygı, fiyat duyarlılığı ve para sevgisi değişkenleri ile genişletilmesi: Sürdürülebilir giyim ürünlerine ilişkin bir uygulama
Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin sürdürülebilir giyim ürünleri satın alma niyetini etkileyen değişkenleri planlanmış davranış teorisini temel alarak incelemek ve bu teoriyi, çevresel kaygı, fiyat duyarlılığı ve para sevgisinin zenginlik, önem ve başarı alt boyutları ile genişleterek incelemektedir. Çalışma kapsamında oluşturulan hipotezler, Türkiye'de yaşayan ve sürdürülebilir giyim ürünleri satın alan ve almayan 297 katılımcıdan çevrim içi anket yöntemi ile toplanan veriler ile test edilmektedir. Analiz sonuçlarına göre; algılanan davranışsal kontrol, öznel norm, çevresel kaygı ve para sevgisinin başarı alt boyutu, tüketicilerin sürdürülebilir giyim ürünleri satın alma niyetini olumlu yönde etkilemektedir. Fiyat duyarlılığının ve para sevgisinin zenginlik ve önem alt boyutlarının ise, sürdürülebilir giyim ürünleri satın alma niyetine etkisi bulunmamaktadır. Algılanan davranışsal kontrol, davranışa yönelik tutum ile sürdürülebilir giyim ürünleri satın alma niyeti arasındaki ilişkide düzenleyicilik rolü üstlenmektedir. Ancak, algılanan davranışsal kontrolün öznel norm ile sürdürülebilir giyim ürünleri satın alma niyeti arasındaki ilişkide düzenleyicilik rolü bulunmamaktadır.
Yeni teknolojide algılanan fayda, algılanan keyif satın alma niyeti ve alışkanlıklar: GSM sektöründe bir uygulama
Sürekli gelişim içinde olan insan isteklerinin karşılanması amacı ile ticari şirketlerden ülkelerin yönetim sistemlerine kadar her alanda yenilikler yapılması zorunlu olmuştur. Yabancı dildeki karşılığı ile "inovation" bu yenilik anlayışının adıdır. Hemen her alanda yapılan yenilikleri kastetmesine rağmen inovasyon kelimesi ülkemizde genel olarak firmalar tarafından yenileştirilmiş bir ürünü anlatmak için kullanılmaktadır. Fakat inovasyon asıl olarak yeni bir ürün, hizmet sunumu, ya da üretim biçimini de kapsamaktadır. Firmalar inovasyonu piyasadaki rekabet şanslarını artırmak, şirketlerini büyütmek ve karlılıklarını artırmak için kullanırken düşünce alanındaki inovasyon toplumların ilerleme şansını artırmak için düşünce kuruluşları ve okullar tarafından kullanılır hale gelmiştir. İnovasyon ayrıca bu çalışmanın konusu olan teknolojik alanda yaşanan gelişmelere ve yeni teknolojik ürünlere de işaret etmektedir. Yeni teknolojilerin ve teknolojik ürünlerin meydana getirilmesindeki amaç ticari olarak karlılık getirecek satış grafiğinin yakalanmasıdır. Bu durumda çalışmada algılanan fayda, algılanan keyif, alışkanlıklar ve satın alma niyeti gibi argümanların iyi tahlil edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı da yeni teknolojilerin öncelikle 4.5 G teknolojisinin algılanan fayda ve algılanan keyif açısından satın alma niyetine ve alışkanlıklara etkisini açıklamaktır. Anahtar kelimeler: Yeni Teknoloji, Algılanan Fayda, Algılanan Keyif, Alışkanlıklar, Satın Alma Niyeti
Viral pazarlama ile satın alma niyeti arasındaki ilişkinin kişilik özellikleri açısından incelenmesi
Araştırmanın amacı satın alma niyeti algısında viral pazarlama ve kişilik özelliklerinin etkisinin incelenmesidir. Araştırma keşfedici ve tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul İlinde yaşayan tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırmada kolayda örneklem yöntemi ile 426 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmada verilerin toplanmasında anket formu kullanılmıştır. Anket formu demografik özelliklere yönelik sorulardan, Viral Pazarlama Algısı Ölçeğinden, Satın Alma Niyeti Ölçeğinden ve Beş Faktör Kişilik Özellikleri Ölçeğinden oluşmaktadır. Araştırmada verilerin analiz edilmesinde SPSS 21 paket programı kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre viral pazarlama algısında yalnızca Çevredekilere güven alt boyutu satın alma niyetini anlamlı ve pozitif şekilde etkilerken, kişilik özelliklerine yönelik alt boyutlarda Duygusal Dengelilik, Uyumluluk ve Zeka Hayal Gücü alt boyutları satın alma niyetini anlamlı ve pozitif şekilde etkilemektedir.
The effects of consumer decision making styles on organic food purchase intention during CVID-19
This study aimed to profile consumer decision making styles (CDMSs) in the context of organic food and to examine the effect of CDMSs on organic food purchase intention (OFPI) of Turkish people during Covid-19. Furthermore, having healthy nutrition counseling, was investigated both in terms of CDMSs and OFPI during Covid-19. Consumer styles inventory (CSI) by Sproles and Kendall (1986) was adapted in the context of organic food with two more styles, health and environmental consciousness added to the study. The results, in which 369 people participated, showed that eight of the ten factors evaluated in total were validated by this study. When the effect of these eight factors on the intention to buy organic food was examined, seven factors were determined as effective: Perfectionism/High Quality Consciousness, Brand Consciousness, Confusion By Over Choice, Recreational/Hedonistic Shopping Consciousness, Impulsiveness, Health Consciousness and Environmental Consciousness. On the other hand, while Environmental Consciousness was found to be positively effective for having healthy nutrition counseling, Habitual/Brand Loyal Consciousness was found to be negatively effective. Additionally, having healthy nutrition counseling was found to be positively influencing OFPI during Covid-19.
Effect of social media marketing on customer's online purchase intention: An empirical study in Pakistan
Over the last several years, social media has been more popular, and it has emerged as the most important instrument for activities such as social networking, content sharing, and internet access. A wide variety of possibilities for businesses such as internet marketing to thrive are made possible by the reliability, consistency, and instantaneous nature of social media platforms. Social Media Marketing (SMM) is a phrase that describes marketing activities that take place on social media platforms such as Facebook, Twitter and Instagram. Now, businesses can reach out to targeted consumers in a more straightforward, effective, and time-efficient manner. With the increasing use of social media, companies are changing the way they engage with their consumers and prospects. It was because of this event that the need for this thesis arose, which will examine in more depth the effect of social media marketing actions and efforts on customers' online purchase intentions. Specific to Pakistan's ready to-wear fashion sector, the goal of this study is to determine the effect of social media marketing activities and efforts on purchase intention in an industry where online trust is greatly required. Various marketing actions and initiatives have been described in the literature as a result of previous research studies that have shown the effectiveness of social media marketing. To conduct an empirical evaluation of the effects of social media marketing activities and efforts on purchase intention, this study conducted a questionnaire survey on 260 social media users for data analysis. According to the findings of this study, two factors: having an entertaining content as a social media marketing effort and electronic word of mouth have a favorable but small impact on customer purchase intention. Other three factors; being interactive, trendy and customization have a positive effect on customer purchase intention. People often become fans of a specific brand when they are considering purchasing its goods or when they have had a positive personal encounter with a particular product or brand. Research found that customers become fans or followers of a company when they truly enjoy its goods or the brand as a whole, and they want to be a part of the community in which that brand is headquartered. The followers are mostly individuals who have previously consumed and used the brand's goods or services, making it easier for the business to interact with them. If the company's marketers, customer service representatives, stores, and other employees provide excellent service to these clients, the connection with them may be lengthy and solid, and the consumers can become very loyal to the brand. Also shown is that online trust is proven to be a moderating variable between social media marketing activities and efforts, as well as online purchase intention. Key Words: Social Media Marketing, Purchase Intention, Online Trust, Pakistan, Ready to Wear Fashion Industry
Factors affecting online purchase intention of clothing in Pakistan
The study aims to analyze the effect of trust and perceived risk with moderating role of brand awareness and mediating role of attitude on intention to purchase online. The positivist approach is used for data collection. Questionnaires were distributed among approximately 215 individuals in Rawalpindi and Islamabad. The convenience sampling technique is used for data collection. Our findings show that increased trust leads to a positive attitude ultimately leading to increased online purchase intentions of clothing. The more brand has awareness in consumers more will be trusted an e-brand. Perceived risk plays a significant but negative role in online purchasing intentions towards a product. If consumers have a higher perceived risk towards an e-brand, consumers will be more hesitant towards purchasing such a brand. Perceived risk creates a negative attitude towards any e-brand ultimately creating a negative purchase intention toward such brand. In Pakistan specifically in Islamabad, Females make more e-purchases than men. The significance of this model is supported by the theory of reasoned action and the theory of planned behaviour. This research is useful for the clothing industry in Pakistan. This will help them understand consumer intentions to purchase online and what factors are affecting the re-purchase intentions positively as well as negatively. This research can also help academic practitioners. Such a study is not being performed before in Islamabad, Pakistan. This study adds value to the growing online clothing businesses. It will help add value to the growing literature especially, on online purchase intentions towards clothes and the impact of perceived risk and trust directly and with mediation (attitude) and moderation (brand awareness) of variables. Keywords- Online purchase intention, Perceived risk, Trust, Positive Attitude, Brand awareness, E-apparel industry, Theory of Reasoned Action, Theory of Planned Behavior
Şikâyet yönetiminin tüketici değer ve davranışlarına etkisi: Bankacılık sektörü uygulaması
Bu çalışmanın ilk bölümünde pazarlama literatürü içerisinde etkinliği her zaman önemli bir yer teşkil eden şikâyet yönetimi kavramı hakkında tanımlayıcı bilgi verilmektedir. Tüketici şikâyet yönetimi ile; kısaca, hizmetlerinin belirli bir memnuniyetsizlik derecesi yaratan yönleri ile ilgili olarak, işletmelerin, tüketicilerinden kendilerine iletilen sorunlarla nasıl başa çıktıkları kastedilmektedir. Tüketici şikâyet yönetiminin; • Tüketicilerin rakiplere gitmesini engellemek, • Tüketici tatminini sağlamak / arttırmak, • İşletmenin imajını arttırmak, • Tüketicinin işletmeye yönelik tutumunu olumlu kılmak, • Çapraz satışı kolaylaştırmak, • Tüketicileri pozitif ağızdan ağıza iletişime cesaretlendirmek gibi amaçları vardır. Bunlarla birlikte, ürünün zayıf yönlerini belirlemek, tüketici ve pazar eğilimlerini bulmak, kaliteyi iyileştirmek, erken uyarı sinyallerini fark etmek gibi diğer amaçlar da mevcuttur. Çalışmanın ikinci bölümünde şikâyet yönetiminin kara kutusu olarak nitelendirilebilecek tüketicinin değer algısı ve bu değer algısına istinaden tüketicinin ürün / hizmet aldığı işletmesinin kendi zihnindeki değiştirilmezlik algısı ve aynı işletmeden tekrar ürün / hizmet satın alma kararının ayrıntıları incelenmiştir. Tüketicinin değer algısı dört alt boyutta incelenmektedir. Bunlar; işlevsel, duygusal, parasal ve sosyal tüketici değerleridir. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise, bankacılık sektörü hakkında genel bir bilgilendirmenin yanında, uygulamaya yönelik bilgiler verilmiştir. Araştırma kapsamında hazırlanan anket 752 kişiye uygulanmıştır. Anket sonuçları SPSS ve AMOS programları yardımıyla kodlanmış ve analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, bankacılık sektöründeki başarılı bir şikâyet yönetimi ile; • Tüketici değerlerinden parasal ve sosyal değer üzerinde kaydadeğer bir etki yaratıldığı, • Bu etkileşim neticesinde tüketicinin zihninde mevcut hizmet aldığı bankaya dair algılanan değiştirme maliyetinin arttığı, • Tüketicide tekrar satın alma niyeti oluştuğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; bu çalışma ile; şikâyet yönetimi konusu, fırsata çevirilebilecek bir kriz yönetimi olarak algılanarak doğru tüketici değerine yatırım yapıldığı takdirde, Türkiye bankacılık sektöründe önemli derecede rekabet avantajı elde edilebileceği ortaya konulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Şikâyet Yönetimi, Tüketici Değeri, Değiştirme Maliyeti, Tekrar Satın Alma Niyeti, Yapısal Eşitlik
Retro pazarlama uygulamalarının marka bağlılığı ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi
Gelişen ve değişen pazarlama anlayışlarıyla birlikte tüketici davranışlarında da değişimler yaşanmaktadır. Değişimlerle birlikte birçok farklı pazarlama stratejileri geliştirilmiş ve günümüzde geçmişe duyulan özlem duygusu pazarlama alanında kullanılmaya başlanmıştır. İçinde bulunulan postmodern dönemde tüketicilerin geçmişe olan özlemi artmakta ve yaşadığı eski güzel günleri yeniden yaşamak istemektedir. Bu sebeple pazarlama alanında retro pazarlama, retro marka ve nostalji pazarlaması gibi kavramların önemi giderek artmaktadır. Bu araştırmada retro pazarlama uygulamalarının marka bağlılığı ve satın alma niyeti üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı, retro pazarlama uygulamaları başlığı altında marka imajı, marka güveni ve tüketicilerin nostalji eğiliminin marka bağlılığı ve satın alma niyeti üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerinin tespit edilmesidir. Araştırmanın ana kütlesini, Uşak ilinde yaşayan tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırmada kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenen 408 kişiye ulaşılmış ve yüz yüze anket yöntemi ile veriler toplanmıştır. Anket sonuçlarından elde edilen veriler SPSS 18 ve AMOS 22 programları ile analiz edilmiştir. Araştırmanın hipotezleri yapısal eşitlik modelinden yararlanılarak test edilmiştir. Araştırma verilerinin analizi sonucunda; nostalji eğilimi ve retro markaya duyulan güvenin marka bağlılığını, marka bağlılığının da satın alma niyetini doğrudan etkilediği gözlemlenmiştir. Ayrıca, nostalji eğiliminin ve retro markaya duyulan güvenin marka bağlılığı üzerinden satın alma niyeti üzerinde dolaylı etkilerinin olduğu sonucuna varılmıştır.
Tüketici-marka ilişkisinde marka aşkının rolü üzerine bir araştırma
Pazarlama dünyasındaki hızlı gelişim ve değişim marka gibi birçok kavramın önemini bir kez daha ortaya çıkarmaktadır. Günümüzde işletmelerin rakiplerinden farklılaşmasının giderek zorlaşması, marka yönetiminin tüketiciyle duygusal bağ merkezli hareket edilmesi gerekliliğini göstermektedir. Bu bağlamda, tüketici ve marka arasında duygusal anlamda oluşan bağ, marka aşkı olarak ifade edilmektedir. Marka açısından aşk kavramı, kişilerarası ilişkilerdeki gibi tüketicinin sahip olduğu kuvvetli duygusal bağlılık süreci olarak görülmektedir. Tüketicinin markaya yönelik aşk duygusuyla hareket etmesi, marka ya da işletmeyle sağlam ve uzun süreli ilişkiler kurmasını sağlamakta ve bu durum sonraki satın alımlarına etki edip marka bağlılığını oluşturmaktadır. Tüketici artık ürün özellikleri veya ihtiyaçlarının giderilmesinin yanında duygusal tatmini göz önünde bulundurarak da satın alımları yönlendirmektedir. Marka aşkı; marka kimliği, marka bağlılığı, marka güveni, ağızdan ağıza iletişim ve satın alma niyetini içerisine alan bir kavramdır. Tezin amacı, marka aşkının tüketici ve marka ilişkisindeki rolünü araştırak oluşturur. Bu amaç doğrultusunda, Uşak il merkezinde yaşayan ve çalışmada kullanılan markayı satın alımlarında tercih eden 18 yaş ve üzeri akıllı cep telefonu tüketicilerine yüz yüze anket uygulanmıştır. Sonuçlar, SPSS 23.0, AMOS 23 istatistik programları ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, marka aşkının, marka kimliği, marka güveni, marka bağlılığı ve ağızdan ağıza iletişim üzerinde; marka bağlılığının, marka güveni, satın alma niyeti ve ağızdan ağıza iletişim üzerinde; ağızdan ağıza iletişimin de satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Marka Kimliği, Marka Aşkı, Ağızdan Ağıza İletişim, Marka Güveni, Marka Bağlılığı, Satın Alma İsteği
Mağaza markalı ürünleri satın alma niyetinin marka ismine verilen önem, algılanan marka benzerliği ve algılanan kalite çerçevesinde incelenmesi
Bu çalışmada, mağaza markalarının algılanan kalitesi, algılanan marka benzerliği ve marka ismine verilen önemin, mağaza markalı ürün satın alma niyetine doğrudan etkisi ve marka ismine verilen önemin ve algılanan marka benzerliğinin satın alma niyetine etkisinde algılanan kalitenin aracılık rolü ele alınmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda oluşturulan hipotezler, Ankara' da yaşayan 405 katılımcıdan elde edilen veriler ile test edilmektedir. Hipotezler, AMOS 26 yol (path) analizi ile test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, mağaza markalı ürünlerin algılanan kalitesinin ve algılanan marka benzerliğinin, mağaza markalı ürün satın alma niyetini olumlu yönde etkisi tespit edilmiştir. Marka ismine verilen öneminin ise mağaza markalı ürün satın alma niyetine olumsuz yönde etkisi bulunmaktadır. Marka ismine verlen önemin ve algılanan marka benzerliğinin mağaza markalı ürün satın alma niyetine etksinde mağaza markalı ürünlerin algılanan kalitesinin aracılık rolü bulunmaktadır.
Endüstriyel satın almada dijital teknolojilerin kabulü: TAM ve TOE modelleri kapsamında havacılık sektöründe bir uygulama
Satın alma ve tedarik zincirinde kullanılan dijital teknolojiler, süreçlerin verimliliğinin artırılması, risklerin en aza indirilmesi, tasarruf sağlanması, şeffaf, güvenilir ve denetlenebilir bir süreç kurgulanması gibi önemli faydalar sunmaktadır. Söz konusu faydalara rağmen, satın almada dijital teknolojilerin kabulüne ilişkin tutum, bireylerin risk algısı ve teknolojinin özelliklerine yönelik değerlendirmeleri çerçevesinde farklılık gösterebilmektedir. Bu çalışmada endüstriyel satın alma sürecinde dijital teknolojilerin kabul edilmesinde etkili olan unsurların Teknoloji Kabul Modeli (Technology Acceptance Model, TAM) ve Teknoloji-Organizasyon-Çevre modeli (Technology-Organization-Environment, TOE) kapsamında ortaya konması amaçlanmıştır. Bu çerçevede, göreceli avantaj, uyumluluk, karmaşıklık, algılanan risk ve organizasyonel yetkinlik değişkenlerinin algılanan fayda ve algılanan kullanım kolaylığı üzerindeki etkileri ile algılanan fayda ve algılanan kullanım kolaylığının tutum üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Veri, Türkiye'de havacılık sektöründe faaliyet gösteren ve satın alma süreçlerinde dijital teknolojileri aktif olarak kullanan işletmelerin satın alma birimlerinde çalışan 134 katılımcıdan anket yöntemiyle elde edilmiştir. Hipotezlerin test edilmesi amacıyla Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Analiz sonucunda, uyumluluk, göreceli avantaj ve organizasyonel yetkinliğin algılanan kullanım kolaylığı üzerinde; algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan faydanın da tutum üzerinde pozitif etkilerinin olduğu ortaya konmuştur. Bunlara ek olarak karmaşıklığın algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan fayda üzerinde; algılanan riskin, algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan fayda üzerinde negatif etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.
Yeşil ambalajlı ürünlerin satın alma niyetini etkileyen faktörler: Materyalizm ve fiyat hassasiyetinin düzenleyici rolü
Bu çalışmanın amacı, Planlı Davranış Teorisi ve Değer-İnanç-Norm Kuramı ışığında, özgecilik, çevresel bilgi ve tutum değişkenlerinin yeşil ambalajlı ürünlerin satın alma niyeti üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Buna ek olarak; çalışmada tutum ve davranışsal niyet arasındaki boşluk, materyalizm ve fiyat hassasiyeti üzerinden açıklanmaya çalışılmış ve bu kavramların düzenleyicilik rolü incelenmiştir. Çalışmada tanımlayıcı araştırma yöntemi kullanılmış olup birincil verilerden faydalanılmıştır. Çalışmada kullanılan veri, 18 yaş ve üzeri 401 bireysel tüketiciden çevrimiçi anket yöntemi ile elde edilmiştir. Araştırma hipotezlerinin test edilmesi için Yapısal Eşitlik Modellemesi ve Process Bootstrap yöntemleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, özgecilik değerinin tüketicilerin yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutumu üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Ayrıca, yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutumun, yeşil ambalajlı ürünlere yönelik satın alma niyeti üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Ancak çevresel bilginin tüketicilerin yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutumları üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra; fiyat hassasiyetinin yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutum ve sayın alma niyeti arasındaki ilişkide düzenleyici etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Buna karşın; materyalizmin ise yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutum ve satın alma niyeti arasındaki ilişkide düzenleyici rolünün bulunmadığı ortaya çıkmıştır. Tüm bu sonuçlardan hareketle, çalışmanın katkıları ve yöneticiler için birtakım öneriler sunulmuş ve çalışmanın kısıtları ile gelecek çalışmalar için önerilerden bahsedilerek çalışma sonlandırılmıştır.
Spor ürünlerinde marka imajının tüketici etnosentrizmine ve satın alma niyetine etkisi
Bu çalışma,spor ürünlerinde marka imajı algılarının tüketicilerin satın alma niyeti ve etnosentrizm düzeyleri üzerindeki etkisini inceleyerek, demografik faktörlerin (yaş, cinsiyet, eğitim, gelir, çalışma durumu) bu değişkenler üzerindeki rolünü analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, işlevsel, duygusal ve sembolik marka imajının tüketici davranışıyla nasıl ilişkilendiği değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında, 265 tüketiciden veri toplanarak anket yöntemi kullanılmış ve t-testi, ANOVA ve korelasyon analizi gibi istatistiksel testler uygulanmıştır. Bulgular, genç tüketicilerin sembolik marka imajına daha fazla önem verdiğini (p=0,006), eğitim seviyesinin arttıkça etnosentrizmin azaldığını (p<0,001) ve işlevsel marka imajına verilen önemin yükseldiğini (p=0,006) göstermektedir. Gelir seviyesi yükseldikçe, işlevsel marka imajı daha fazla önem kazanmakta (p=0,028), ancak orta gelir grubunda etnosentrizm daha yüksek çıkmaktadır (p=0,017). Korelasyon analizine göre, duygusal marka imajı satın alma niyetiyle pozitif bir ilişkiye sahiptir (r=0,193, p<0,01), işlevsel marka imajı ile satın alma niyeti arasında ise anlamlı bir ilişki bulunmamaktadır (r=-0,015, p>0,05). Sonuçlar, marka yöneticileri ve pazarlamacılar için önemli stratejik ipuçları sunmaktadır. Genç tüketicilere yönelik kampanyalarda sembolik marka imajına odaklanmak, satın alma niyetini artırabilir. Ayrıca, yüksek gelirli tüketiciler için işlevsel özelliklerin ön plana çıkarılması marka tercihlerini etkileyebilir. Gelecekteki araştırmalar, farklı kültürel bağlamlarda benzer analizler yaparak bulguların genellenebilirliğini test edebilir. Anahtar kelimeler: Tüketici Etnosentrizmi, Marka Tercihi, Satın Alma Niyeti
The impact of consumer online brand engagement on repurchase intention, brand commitment and positive word of mouth in online shopping brands: Trendyol Turkey application
In comparison to previous definitions such as "involvement," the consumer brand engagement (CBE) idea has been introduced to more clearly describe the nature of consumers' specific interactive brand interactions. Given the expanding interest to scientists in identifying customer needs on 'engagement,' Therefore, this research was aimed and directed to look into the effects of consumer online engagement on brand commitment, repurchase intention and positive word of mouth in online shopping brands(Trendyol Turkey application). Within the framework of this thesis, a survey has been conducted with 450 participants who actively use online shopping brands (Trendyol Turkey application). Findings showed there is a strong and meaningful connection between consumer online brand engagement and brand commitment, repurchase intention and positive word of mouth.
The impact of perceived value, equity and quality on online repurchase intention, E- WOM and loyalty in e-bay online shopping store
The goal of this thesis is to configure the impact of perceived value, equity and quality on online repurchase intention, E- WOM and loyalty in online shopping store (E-bay Iraq application). The questionnaire has been applied in this thesis and to evaluate interrelationships between variables by correlation and regression analyses. According to the results of the analyses of the study, perceived quality and equity by consumers positively impact their repurchase intention. Perceived value has a nonsignificant impact on consumers' repurchase intention. Repurchase intention of online shoppers affect loyalty and online word of mouth significantly. In addition, favorable influence of online word of mouth communications on loyalty was concluded. Not only loyalty variable has a partial mediation effect on the relationship between electronic word of mouth and repurchase intention, but electronic word of mouth variable also has a partial mediation effect on the relationship between repurchase intention and loyalty.
The effect of perceived equity and percived value on online purchase intention in amazon: A case of Iraqi customers
The goal of this thesis is to show how perceived value and equity affect repurchase intention, while researching the impact of customer equity customer repurchase intention. This research is specifically targeted at the AMAZON online shopping store. Questionnaires have been sent to Iraqi respondents in Nasiriyah city in Iraq (population of about 400 thousand) using stratified random sampling the researcher chose this city because there are no such related studies about this city in the concept of online shopping. Reliability, factor, and linear regression have been used to meet the thesis's aims and increase its accuracy. As a consequence, an online survey was employed to guarantee that all potential respondents had access to the internet, increasing the chances of reaching the intended audience. The findings of this thesis revealed that perceived equity through its three dimensions and perceived value had a positive and substantial influence on online repurchase intention.
The effect of online shopping motivations on purchase intention: A focus group study of Facebook in Iraq
The concept of online purchasing has evolved over the past years and has become a competitor to traditional buying, and in light of people who seek to try this type of purchase, even in developing countries such as Iraq, consumers feel the need for motivation to try this method sometimes, as touching and trying the products before buying them It is a basic purchase of many goods. Like clothes for example. This problem can be eliminated if company managers and market managers understand the motives that make consumers buy products online in order to make their strategies match the desires of customers and convince them that the online store is an important way to buy and facilitate the purchase of products through Facebook and that they can return the product if it proves not to match the description. The effect of online shopping motives on intent to purchase online products using facebook in Iraq. A proposed conceptual model is presented that helps to understand what are the primary motives that drive consumers to buy using social networks, especially Facebook.The data in this study were collected from a random sample of 304, where the questionnaires were distributed electronically. The results of the study concluded that there is an effect of Hedonic motives and utilitarian motives on online purchase, as the correlation between the intention to purchase via the Internet and utilitarian motives is greater, which shows the importance of the value that the product has on the decision buying of the customers .
Celebrity endorsement and repeat purchase intention amongst Pepsi beverage consumers
The goal of this thesis is to determine the effect of celebrity endorsement on repeat purchase intention among Pepsi cola consumers at Istanbul Gelişim University. The targeted audience were students at the University where a sample of 388 students were used. The use of a structured questionnaire was deployed to obtain primary data. Statistical Package for Social Sciences (SPSS) was used. The response rate of this study was 91% based on 352 respondents out of 388. The attributes of the celebrity endorsers were discussed in this study with the aim of determining the impact of celebrity endorsers on customers' repeat purchase intention. The characteristics were perceived expertise, trustworthiness, and attractiveness of celebrities. The analysis of celebrity endorsement in the consumption of Pepsi Cola, showed that the 36.7% of the customers' repeat purchase intention can be predicted by the celebrities' perceived expertise, trustworthiness, and attractiveness. Regression analysis provided the relationship of celebrity endorsement and repeat purchase intention, showing that, there exist a positive moderately-strong relationship between trustworthiness of celebrities and customers' repeat purchase intention, whereas attractiveness of celebrities showed a positive weak relationship with repeat purchase intention. Perceived expertise however showed a negatively weak relationship with repeat purchase intention. These three characteristics of celebrity-endorses have a relationship with repeat purchase intention of customers. However, in terms of the level of significance of relationships of the research variables, regression analysis confirmed that while trustworthiness and attractiveness of celebrities have a significant relationship with consumers' repeat purchase intention, perceived expertise of celebrities do not have a significant relationship with customers' repeat purchase intention. As a complement to the findings by other researchers, there are numerous contributions from this thesis for both theory and advertising campaigns. The output from this thesis contributes to the source credibility body of work, as it empirically underlines the relevance of trustworthiness above other source characteristics when considering consumer involvement.
The relationship between marketing deception and customer repurchase intention
Marketing deception is described as a deceptive method used by marketers to increase sales and profits, but these profits are only temporary, because the customer will quickly find this deceptive method and will find it difficult to fall into it. Again, this might influence his decision to repurchase the same goods. This thesis was based on the quantitative method, as the study used a questionnaire to study the relationship between marketing deception and the customer's intention to re-purchase items of marketing deception. The scales were measured using the Likert scale, where 1meancompletely disagree and 5 mean completely agree. Data was collected from Oman clients through an online questionnaire. The primary purpose of this research is to establish a link between marketing deception and buy-back intent among customers in the Sultanate of Oman. This study concluded that there is a negative effect of marketing deception through product deception, promotion and price deception on the Omani consumer's repurchase intention, but there is no correlation between distribution deception and repurchase intention.