Seramik sanatı

277 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sanatta anlatım dili olarak "abartı"

"Sanatta Anlatım Dili Olarak Abartı" adlı yüksek lisans tez çalışması sanatsal ifade yöntemi olarak kullanılan abartıyı konu edinmektedir. İlk insandan günümüze kadar üretilen sanat eserlerinin pek çoğunda abartı kavramı karşımıza çıkmaktadır. Sanat tarihindeki örnekler incelenerek, abartının tanımı, izleyici üzerindeki psikolojik etkisi ve hangi duyguları uyandırdığı, sanatsal ifadeye katkısının neler olduğu gibi soruların yanıtlarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Heykel, müzik, mimari, karikatür, edebiyat, resim gibi farklı sanat disiplinlerinde abartının ele alınışı incelenip, yorumlandıktan sonra seramik sanatı örneklerinde yoğunlaşılmış; ardından özgün uygulamalara yer verilmiştir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde farklı kuramcılar tarafından sanatın nasıl tanımladığı ve sınıflandırıldığı araştırılarak, tanımlaması yapılmıştır. Sanat eserlerinde abartıya; kompozisyon öğelerinden olan armoni, ritm, varyasyon, baskınlık, denge, hareket ve oran kullanılarak ulaşılabilir. Sanatçılar, sanat eserlerinde eserin kavranması açısından önemli bir görevi olan oran, orantı ve ölçekle oynadıklarında, abartılı bir görünüm elde edebilirler. Bu bölümde; kompozisyon öğelerinin tanımlarına yer verilerek, abartı ile ilişkileri irdelenmiş, oranların bozulması ile elde edilen etki gözlemlenerek örnekler üzerinden incelenmiştir. İkinci bölümde görsel sanatlarda somut bir yöntem olarak ele alınan ve bu araştırmanın konusu olan abartının literatürdeki tanımları araştırılarak yeni bir tanımlama yapılmıştır. Genellikle izleyiciyi etkileyip hayrete düşüren bir olgu olan abartının, tarihteki örnekler üzerinden yola çıkılarak ne zaman, nasıl ortaya çıkmış olabileceği tespit edilmeye çalışılmış; sanatsal uygulamalarda kullanım şekli, yarattığı etki ve izleyici üzerinde uyandırdığı duygular araştırılmıştır. Yapılan araştırmada tüm sanat dallarında bir yöntem olarak metafor ve alegori kullanılarak ve plastik sanatlarda grotesk yaklaşım ile abartılı bir dil elde edilebildiği gözlemlenmiştir. Bu kavramların abartı ile ilişkisi örnekler üzerinden değerlendirilmiştir. Ayrıca estetikte yüce (süblime) kavramının estetik açıdan yorumlanması yapılmıştır. Bir yöntem bilgisini veya teknik bir yönelişi kapsayan abartı; sinema, edebiyat, tiyatro, mimari, müzik, karikatür, resim ve heykel gibi pek çok alanda sanatsal ifade dili oluşturmuştur. Yöntem olarak kullanılan abartıya sanatsal pratiklerde sıklıkla rastlanılır. Sanat disiplinlerinde abartı kavramının kullanım şekli farklı sanatçıların eserleri incelenerek betimleme ve yorumlamalar yapılarak incelenmiştir. Seramik sanatında doku, renk, ölçek büyütme, çoğaltım, sır kullanımı, bünyeye yapılan katkılar, metafor ve persormans ile abartıya ulaşılabilir. Çalışmalarında bu yöntemleri kullanan seramik sanatçılarına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde sanatsal ifade yöntemi olarak abartının kullanıldığı özgün sanatsal uygulamalar yapılmış, kişisel yorumlara ulaşılmıştır, Sonuç bölümünde ise literatür araştırması ve uygulama sonuçları değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Abartı, Oran, Orantı, Boyut, Seramik

AbartıArtistik seramikBoyut+7
Damla İybar Yılmaz
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Avrupa'da modern seramik sanatı

Sanayi Devrimi'ne kadar olan süreçte Dünya'da değişik kültürlerin etkileriyle gelişme göstermiş olan seramik sanatı, farklı alan ve amaçlar doğrultusunda üretilerek fonksiyonellik ile özdeşleştirilmiş bir disiplin olarak görülmüştür. Avrupa'da temellenen Sanayi Devrimi'nin oluşturduğu koşulların toplumu ve sanatı yenilikçi bakış açısı içinde etkilemesi, seramik sanatını da kalıplarının dışına çıkararak modern bir sanat alanı olarak kabul göreceği gelişim süreci içerisine sokmuştur. Sanayi Devrimi'nin etkisi ile tetiklenen bu gelişim süreci ile birlikte oluşan ekoller ve sanatsal hareketler, günümüz seramik sanatına da yansıyarak, modernist yaklaşımların ve sınıflandırmaların oluşmasına neden olmuş, böylelikle Modern Seramik Sanatına geçişe ilk adım Avrupa'da atılmıştır. Avrupa'da modern seramik sanatının gelişimi ile günümüzde seramik sanatının yeri, durumu ve kapsamı hakkında genel hatlarıyla yapılan araştırma kapsamında, modernleşmeyi hazırlayan etkenler ve süreç kronolojik bir düzen içerisinde verilmiş, seramik sanatının gelişim serüveninde rol oynayan başlıca ülkelere değinilerek gelişimine yön veren Avrupa kökenli sanatçılar hakkında bilgi ve örnekler sunulmuştur.

AvrupaEndüstri DevrimiModern sanat+3
Nizam Orçun Önal
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Paul Scott ve Cumbrian Mavisinin baskı teknikleri ile uygulanması

Baskı sanatları günümüzde birçok sanat alanını etkilemektedir. Resim, seramik, heykel, cam gibi sanatlar baskı tekniklerini kendi teknik uygulamaları ile birleştirerek yenilikçi çağdaş sanat eserleri sunmaktadırlar. Özellikle seramik sanatçıları baskıresmin bütün tekniklerini kullanmışlardır. Bu teknikler ve resmin biçim elemanlarını seramik formla birleştiren sanatçılar, eserlerinde anlamsal bir bütünlük oluşturmuşlar ve seramik sanatını zenginleştirmişlerdir. Bu sanatçılardan olan İngiliz sanatçı Paul Scott, tarihi değeri olan, çoğunlukla kırık seramik tabaklar üzerine görsel tasarımlarını baskı tekniklerini kullanarak başarıyla uygulamıştır. Paul Scott'ın rengi Cumbrian Blue(s), geleneksel Çin ve İngiliz porselenlerinde kullanılan maviden esinlenilmiştir. Eski tarihi değeri olan mavi-beyaz seramik tabak desenleriyle, kendi desenlerini kolaj ile yeniden düzenleyen sanatçı, eskinin etkisini bozmadan yeni semboller yaratarak kavramsal anlamlar oluşturmuştur. Paul Scott'ın yaşadığı şehir olan Cumbrian kasabası ve İngiliz sanat anlayışı, sanatçının estetik ve politik yaklaşımı da sanatsal gelişimini etkilemiş ve ortaya çıkan eserler bu yaşanmışlıklarının görünümleri olarak değer kazanmıştır. Bu amaçla tez çalışmasında Paul Scott'ın çağdaş bir yaklaşımla yeniden yorumladığı kullanılmış seramikler araştırmacı bir yaklaşım ile incelenmiştir. Sanatçının disiplinlerarası çalışması hem sanatsal hem de teknik anlamda çalışmalarına zenginlik katmaktadır. Paul Scott'ın çevresel ve toplumsal konuları ele aldığı eserlerinde, seramik ve baskıresim gibi iki ayrı sanat disiplinini bir arada kullanması ayrıcalıklı bir çalışmayı gerektirmiştir. Sanatçının kendisi ile kurulan iletişimden alınan bilgiler ve yazılı kaynaklar, sanatsal yaklaşımı ve eserlerinin incelenmesinde birincil kaynak oluşturmuştur.

Baskı resimBaskı sanatlarıBaskı teknikleri+6
Ayça Yazıcı
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik sanatında mozaik tekniğinin uygulanması ve Eskişehir Çağdaş Seramik Açık Hava Müzesi örneği

Seramik insan hayatına dahil olduğundan bu yana bünyesindeki değişkenlik, teknik çeşitlilik gibi yapısal özellikleri nedeniyle çeşitli amaçlar için kullanılmıştır. İlk zamanlar ihtiyaçtan dolayı kullanılan seramik malzeme hep bir estetik kaygıyla zaman içinde sanat olgusuna dönüşmüştür. Bu estetik kaygı, doku, doluluk boşluk, dekor, karışık malzeme gibi öğeler ile hem seramik formlarda hem de seramik yüzeylerde kullanılmıştır. Bu öğeler kullanılırken formlarda veya yüzeylerde yeni arayışlar olmuştur. İhtiyaçtan dolayı ortaya çıkan bu yeni arayışlar bazen bir renk, bazen bir leke, bazense çeşitli tekniklerin kullanıldığı yöntemler olmuştur. Bunlardan bir tanesi de sanattaki teknik arayıştan kaynaklanan ve M.Ö. 4000'lerde ilk kez Sümerler tarafından kullanılmaya başlanan mozaik tekniğidir. Mozaik tekniği de seramik sanatında 1900'lerin başında çeşitli sanat akımlarının doğması ile denenmeye başlamış ve yavaş yavaş seramik sanatı içinde yerini almıştır. Bu çalışmada çağdaş seramik sanatında mozaik ve seramik malzemenin birlikteliği incelenerek, günümüz çağdaş seramik sanatıyla mozaik ilişkisi Eskişehir Çağdaş Seramik Açık Hava Müzesi örneği ile değerlendirilip desteklenecektir.

Açık hava müzesiEskişehirModern sanat+4
Öznur Yıldırım
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul beşinci sınıf görsel sanatlar dersinde üç boyutlu (Seramik çamuru) plastik uygulamalara ilişkin bir eylem araştırması

Değişen zamanla beraber sanat eğitiminde de bazı değişiklikler meydana gelmektedir. Sanat eğitiminde iki boyutlu çalışmaların yanı sıra farklı boyut, malzeme ve teknik olarak zenginleşme ve gelişme ihtiyacı ağır basmaktadır. Bu ihtiyaç doğrultusunda sanat temelli eğitim önemli bir işlev yerine getirmektedir. Bu araştırmanın amacı, 5.sınıf öğrencilerinin yapmış olduğu resim çalışmalarının seramik çamuruyla, kabartma (rölyef) ve üç boyut olarak şekillendirmeleri sürecinde iki boyutlu çalışmalardan üç boyutlu çalışmalara geçerken yaşadıkları problemler incelenmiştir. Bu amaçla araştırma, sanat temelli araştırma ve eylem araştırması ile desenlenmiştir. Araştırma 2014-2015 eğitim öğretim yılında Türk Eğitim Vakfı Zahide Zehra Garring Ortaokulu Görsel Sanatlar atölyesinde; Görsel Sanatlar dersi ve ders dışı etkinlikler kapsamında beşinci sınıflara uygulanmıştır. Çalışma 18 Kasım - 08 Aralık 2014 tarihleri arasında uygulanmıştır. Araştırma süresince üç etkinlik yapılmıştır. Her etkinlik öncesi uygulama hakkında tartışılmış ve ardından sanat ürünlerinin oluşturulması aşamasına gerçilmiştir.Toplam 4 haftalık bir süreç içinde araştırmanın uygulaması tamamlanmıştır. Gerçekleşen her uygulamada kamera ile görüntü alınmıştır. Süreç fotoğraflarla belgelenmiştir. Araştırmada yer alan her öğrenciye çalışma uygulanmıştır ve veriler toplanmıştır. Uygulamaya 13 öğrenci katılmıştır, iç örneklem yoluyla altı öğrenci odak öğrenci olarak uygulamaya katılmıştır. Her uygulama sonunda odak 6 öğrenci ile yarı yapılandırılmış sorular sorulup cevaplandırmaları istenmiştir. Araştırma sırasında veriler, ders video kayıtları, yarı yapılandırılmış sorular, araştırmacı günlüğü, fotoğraflar ve öğrenci ürünleri elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Sanat eğitimi, Plastik şekillendirme, Üç boyutlu çalışmalar

Ders programlarıGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+7
Şadan Saygı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik sanatında simetri ve asimetri kavramlarının uygulanabilirliği ve kişisel yorumlar

Simetri ve asimetri, insanoğlunun varoluşundan beri yaşamın her alanında rastlanan, fen bilimleri, sosyal bilimler, doğa bilimleri ve sanat dalları içinde yer alan önemli unsurlardır. Her alanda farklı tanımları ve işlevleri bulunurken, temelde aynı yapısal özellikleri taşımaktadırlar. Simetri ve asimetri insan ve hayvan anatomisi, moleküler yapılar, matematik formülleri, doğada rastlanan oluşumlar ve evrensel düzenin temelini oluşturmaktadır. Bu açıdan, bu kavramlar yaşamın ve varoluşun temelini oluşturan sistemin vazgeçilmez unsurlarıdır. Simetri ve asimetri sanatın tüm disiplinlerinde de yeri olan iki kavramdır. Tarihin ilk çağlarına kadar uzanan resim, heykel, seramik, mimari gibi sanat dallarının yanı sıra, günümüzde grafik, müzik ve sinema gibi görsel sanatlar ve görsel iletişim alanlarında örneklerine rastlanmaktadır. Bu tez çalışmasında, günümüz sanatında tasarım öğelerinden biri olarak kabul edilen simetri kavramı ve bu kavramın beraberinde gelen asimetri kavramının tanımı, çeşitleri, fiziki ve psikolojik nedenlerinin yanı sıra, estetikle olan ilişkisi irdelenmiştir. Bu iki kavramın yer aldığı, görsel ve plastik sanatlar alanındaki eserlerin ve sanatçıların yaklaşımları üzerine simetri ve asimetri kavramlarının nasıl ortaya çıktıklarının tespiti yapılmıştır. Aynı zamanda, gerek tasarım gerekse uygulama aşamasında, simetri ve asimetri kavramlarının seramik sanatında üstlendiği önemli roller incelenmiştir. Seramik sanatında, simetrinin özellikle yüzeylerde ağırlıklı olarak motiflerle ön plana çıktığı ve estetik değer unsuru olarak değerlendirildiği göze çarpmaktadır. Ancak, yapılan incelemelerde, seramik sanatında formda simetri ve asimetrinin temel strüktürü yönlendirdiği çalışmaların sınırlı sayıda olduğu dikkat çekicidir. Bundan yola çıkılarak, simetri ve asimetrinin ön plana çıktığı çalışmalarda seramik malzeme ile teknik açıdan çamur torna, elle şekillendirme, kalıpla şekillendirme ve dekorlama yöntemlerinin kullanılabilirliği tartışılmıştır. Çalışma doğrultusunda ortaya konan bu eserlerde simetri ve asimetri unsurlarının, seramik sanatındaki farkı görsel etkileri ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Simetri, Asimetri, Seramik, Sanat, Denge

AsimetrikSeramik sanatıSeramikler+1
Canan Güneş
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik sanatında figüratif form olanakları bağlamında amiguruminin kullanımı

Çok eski zamanlardan beri pişmiş topraktan oluşan kullanım araçları neredeyse bütün kültürlerde görülmektedir. İhtiyaçtan doğmuş denebilecek seramik sanatı günümüzde işlevselliği yanında daha çok plastik değer veya kavramsal öge olarak kullanılmakta, yeni bir kimliğe bürünmektedir. Aynı şekilde örmeciliğin de insanoğlunun örtünme ihtiyacı hissedildiği zamanda başladığı ve günümüze kadar toplumların zevk ve ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde geliştiği söylenebilir. Örgü öğrenilmesi kolay bir tekniktir. Ailede nesilden nesile öğretilmesi yaygındır. Herkes, muhakkak örgü ören birini tanır. İster bir arkadaş, ister bir aile yakını, ister bir komşu... Örgü cana yakın, insani ve etkisi geniş bir alana sahiptir. Dünyanın çeşitli kültürlerinde farklı biçimlerde örnekleri görülebilir. Japon kültüründe giderek popülerleşen 'amigurumi' de bu örneklerden biridir. Amigurumi, Japonca örgü anlamına gelen 'Ami' kelimesiyle, doldurulmuş canlı anlamına gelen 'Nuigurumi' kelimelerinin birleşiminden doğmuştur. Genelde karşılaştığımız örnekleri antropomorfik (insan biçimci) özellikler taşıyan oyuncaklardır. Aslında, çok eski kökenlere dayanmayan amigurumi 1950'lerden beri yavaş yavaş büyüyerek bir fenomen olmuştur. İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarında Hiroşima-Nagazaki felaketleri ve savaşın kaybedilmesiyle Japon kültürü değişime uğramış; bütün yaşananlara ve hayatın acımasızlığına karşı bir kaçınma olarak yeni bir sevimlilik (kawaii) kültürü oluşmuştur. 1960'lara gelindiğinde Japonya'nın gücünü yeniden kazanmaya baslamasıyla 'kawaii' kültürü ve amigurumi de giderek dünya popüler kültürünün bir parçası haline gelmiştir. Bu çalışmada, seramik sanatının yeni anlatımlar ve yeni arayışlar içinde amigurumi ile birleştirilmesi ve iki alanda da bir yenilik ortaya konması amaçlanmıştır. Tez kapsamında örgü ve seramiği birleştirebilecek bir teknikle ilk denemeler yapılmış, Anadolu Üniversitesi Eğitim Karikatürleri Müzesi'nde bir sergi açılmış ve alınan tepkilere göre sanat açısından da ilgili çekici, özgün ve başarılı bulunduğu tespit edilmiştir. Kullanılan tekniğe uygun formlar, dokular, malzeme ve seramik pişirim teknikleri denenerek kullanılan tekniğin idealleştirilebilmesi için ilk adımlar atılmıştır. Amigurumi örnekleri ve farklı örgü teknikleri araştırılmıştır. Seramik malzemenin, farklı bir malzemeyle birlikteliği denenirken bu tarz uygulamalara sahip sanatçıların çalışmalarından örnekler değerlendirilip çalışmayı desteklemek adına sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Seramik, Örgü, Amigurumi, Japonya, Kawaii

AmigurumiArtistik seramikEl örgüsü+7
Aykut Alp Gürel
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Art Nouveau akımı'nın seramik ve cam sanatına yansımaları

Geniş bir etki alanına sahip olan Art Nouveau Akımı'nın mimari ve resim gibi sanat disiplinlerine düşünsel, biçimsel, teknik açılardan etkileri bilinmesine rağmen, seramik ve özellikle de cam sanatı alanındaki etkileri yeterince bilinmemektedir. Bu çalışmada, Art Nouveau Akımı'ndan etkilenen seramik ve cam sanatçıları, bu sanatçıların eserlerindeki tarz, kurulan cam fabrikaları ile özel atölyeler ve teknik anlamdaki yeniliklerin araştırılması amaçlanmaktadır. Tez çalışması, kitap, makale, internet vb. kaynaklardan elde edilen bilgilere göre oluşturulan teorik anlatımların ve kişisel uygulamaların gerçekleştirildiği beş bölümden oluşmaktadır. Tezin birinci bölümünde, 19. yüzyılda Avrupa'da Art Nouveau Akımı'nın zeminini hazırlayan siyasal, sosyal ve kültürel yapı kronolojik olarak incelenmiş ve akımın ortaya çıkışı ile gelişimi ele alınmıştır. İkinci bölümde, Art Nouveau Akımı döneminde bilimsel ve teknik gelişmelere de bağlı olarak seramik ve cam sanatında yaşanan gelişmeler açıklanmıştır. Daha sonra, Akım etkisinde kullanım alanları giderek genişleyen ve zenginleşen seramik ve cam malzemenin mimari, günlük kullanım eşyaları ve diğer alanlarındaki örneklerine yer verilmiştir. Art Nouveau Akımı, Avrupa'da birçok ülkede ve sanat disiplininde etki yaratmıştır. İngiltere'de başladığı düşünülen akım, başta Fransa ve Belçika olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ve Amerika'ya yayılmıştır. 'Seramik Sanatında Art Nouveau Akımı'nın Yansımasının Görüldüğü Ülkeler' başlıklı tezin üçüncü bölümünde bu ülkelerden belli başlı olan on üç ülke detaylı bir biçimde araştırılmıştır. Bu araştırmalarda akımın yayılmasında etkili rol oynayan fabrika ve sanatçıların üretimlerinden örneklere yer verilmiştir. Kişisel uygulamaların varolduğu dördüncü bölümde, Art Nouveau döneminde sıklıkla kullanılan tekniklere göre geliştirilen tasarımlar ve uygulama aşamaları yer almaktadır. Tezin beşinci bölümünde yapılan araştırmalardan elde edilen verilerden yola çıkarak, Art Nouveau Akımı'nın seramik ve cam sanatındaki yansımalarına dair yorumlamalar yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Seramik, Cam, Art Nouveau.

Art Nouveau akımıCam sanatıSanat akımları+2
Nihal Turan
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Wabi sabi estetiği ve Japon seramik sanatına etkileri

Sanatın temel değerlerinden biri olan estetik; bir çoşkulanım veya duygu veren şeylerin incelenmesi ile ilgili bir disiplin olarak tanımlanmaktadır. İnsanın maddi ve manevi alanlarda yarattığı, ortaya koyduğu şeylerin tümü olarak tanımlayabileceğimiz kültür, estetik beğeni ve ilkeler üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu doğrultuda `batı? sözcüğünün düşünce planında taşıdığı anlamın karşıtını anlatmada kullanılan `doğu? kendine özgü sanat olgusuna ve estetik anlayışa sahiptir. Bir Doğu kültürü olan Japon estetiğinde güzel sıradan, kusurlu olanda, aşırıya kaçmayan doğal ve sakin renk tonlarında, düzensiz şekil ve dokularda aranmaktadır. Wabi-sabi bu güzellik anlayışının temelini oluşturan estetik beğeni sistemidir. Bu bağlamda Japon seramik sanatının da wabi-sabi estetik disiplini doğrultusunda temellendiği görülmektedir. Japon kültürünün birikimci yapısı, Japon seramik sanatçılarının geçmiş ile kurdukları organik bağ ve bunu eserlerine taşımaları, geleneksel Japon seramik sanatının halen genç kuşaklar tarafından benimseniyor olması çağdaş seramik sanatında Japon seramiklerinin özgünlüğünü arttırmaktadır. Bu araştırma kapsamında Japon seramik sanatı wabi-sabi estetik disiplini doğrultusunda araştırılarak örneklerle incelenmekte ve çağdaş Japon seramikleri üzerindeki geleneksel etkiler sorgulanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Estetik, Japon, Seramik, Wabi-sabi

Artistik seramikSeramik sanatı
Gökçe Özer
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2013
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Cam şekillendirme yöntemleri ve kişisel yorumlar

Zengin bir kültür üzerinde yaşadığımız Türkiye toprakları birçok farklı alanlarda olduğu gibi, cam alanında da köklü bir mirasa sahiptir. Geçmişten gelen üretimdeki tasarım ve teknik zenginlik, günümüzdeki cam üretim yöntem çeşitliliğine de yansımaktadır. Bu nedenledir ki tezin yazımında, cam üretim yöntemlerinin çeşitliliği ve bu yöntemlerin barındırdığı teknik incelikler araştırılmıştır. Bu tez kapsamında çok geniş bir araştırma ve uygulama alanına sahip olan cam üretim yöntemlerinin öncelikle tarihçesi özetle verilmiştir; ayrıca Türkiye'deki cam üretiminin geçmişten günümüze, tarihçesine değinilmiştir. Bugüne kadar bilinen cam üretim yöntemlerine ek olarak kişisel cam üretim yöntemi önerileri de sunulmuştur. Şekillendirme yöntem önerisi ile ilgili atölye deneyleri yapılmış, sonuçlarına yer verilmiştir. Sonuç kısmında ise tez kapsamında uygulamaları yapılmış olan farklı şekillendirme yöntemleri tartışılmıştır. Tezin içerdiği araştırmaların, açıklamalı uygulamalarının literatürü zenginleştireceği, ilgili sanatçı ve araştırmacılara faydalı bir kaynak oluşturacağı umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Cam, Şekillendirme, Üretim, Yöntem, Sanat, Yorum

CamCam sanatıCam üfleme+6
Esin Küçükbiçmen
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Seladon sırları

Dünya seramik sanatının gelişiminin önemli dönemlerinde, Uzakdoğu seramiklerinin yadsınmayacak rolleri ve etkileri bilinmektedir. Pek çok farklı teknik ve üslup ile birlikte Uzakdoğu felsefesinin zenginliği, doğa koşulları ve hammadde çeşitliliği, sanat anlayışlarının gelişmesini sağlamıştır. Uzak Doğu'ya özgü, artistik sırlardan birisi olan ve özel bir pişirim tekniği gerektiren seladonlar, Dünya seramik sanatına önemli katkılarda bulunmuştur. Seladon sırlı seramikler, genellikle demir içeren pekişmiş killerin yüzeylerine yine demir oksit katkılı sırlar uygulandıktan sonra redüksiyonlu, oksidasyonlu ve nötr ortamda pişirilmeleri sonucunda oluşmaktadır. Seladonların gri-yeşilden, mavi-yeşile kadar değişen mat ve saydam renk varyasyonları bulunmaktadır. Seladon sırları uygulandıkları formların estetik değerini arttırırken aynı zamanda minimal bir görsellik kazandırmaktadır. Ülkemizde, hak ettiği gerçek değere ulaşmaya ve özgün bir kimlik kazanmaya başlayan seramik sanatı; farklı kültür ve bölgelere ait tekniklerle birlikte zenginleşmekte ve özgün bir dil kazanmaktadır. Bu araştırmada, Uzak Doğu seramik tekniği olan Seladon sırlarının tarihi ve yapım teknikleri araştırılmış, ülkemizde mevcut seramik hammaddeleriyle deneysel çalışmalar yapılmış ve formlar üzerinde uygulanmıştır. Bu nedenle bu araştırmanın Türk Çağdaş Seramik Sanatına katkı sağlayacağı da düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Uzak doğu seramikleri, seladon sırları, artistik sırlar, redüksiyonlu pişirim.

Artistik seramikSeladonSeramik sanatı+4
Hasan İn
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Piktogramlar, ideogramlar ve seramik sanatına yansımaları

İnsanlık var olduğu günden bugüne değin iletişim yöntemleri de gelişerek varlığını sürdürmüştür. Basit çizgi ve betimlemelerle başlayan iletişim serüveni bugün çok ileri teknolojiler sayesinde oldukça kolaylaşmış ve insan hayatını her alanda etkilemiştir. İletişimin bu serüveninde semboller önemli rol oynamışlardır. Henüz yazı keşfedilmeden iletişim bu semboller sayesinde sağlanmıştır ve tarihten bugüne ulaşan semboller kullanıldığı çağ ve kültürü hakkında ipuçları vermiştir. Yazının keşfedilmesi ile semboller hayatımızdan çıkmamıştır. Aksine hayatı kolaylaştırmak için en büyük yardımcılardan olmuştur. Günlük yaşamda karşılaştığımız bu semboller piktogram ve ideogramlardır. Bilgi ve uyarı amaçlı olan ya da bir kavram ifade eden bu semboller bize anlattıklarının dışında sanat eserlerinde alternatif bir kullanım sunmaktadır. Sanat alanında ifade aracı olarak bu sembollerin kullanımı çok yaygın değildir. Tez bu bağlamda asıl amacı yön vermek, uyarmak ve bir kavramı betimlemek olan piktogram ve ideogramların seramik sanatına olan etkisini tarihsel süreçte ve modern dönem sanatçılarda kullanımı acısından değerlendirilmiş ve çalışmalar üzerinden yorumlamalar yapılmıştır. "Piktogramlar, İdeogramlar, ve Seramik Sanatına Yansımaları" adlı tezin özgün olmasını sağlayan en önemli unsur ise, günlük hayatta başka amaçlarla kullanılan piktogram ve ideogramların, seramik yapım teknikleri kullanılarak estetik değer taşıyan sanat nesnesi yaratılmasıdır.

PiktogramSembollerSeramik sanatı+2
Nesrin Yeşilmen
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Opaklaştırıcı ve matlaştırıcı metal oksı̇tlerı̇n şamotlu çamurun bünye özellı̇klerı̇ne etkı̇lerı̇nı̇n araştırılması

Şamotlu çamur genellikle serbest şekillendirme yöntemleriyle çalışan sanatçılar tarafından kullanılmaktadır. Özellikle büyük boyutlu işlerin yapımı için oldukça uygundur. Yüksek sıcaklıklarda pişmiş bünyede bileşimindeki demir oksit oranına bağlı olarak değişen renk tonlarına sahiptir. ZrO2, SnO2, ZnO ve TiO2 seramik sır, çamur, ve astar bünyelerinde beyazlık, matlık ve örtücülük sağlamak için yaygın biçimde kullanılan oksitlerdir. Bu çalışmada ZrO2 kaynağı olarak ZrSiO4, SnO2, ZnO ve TiO2 şamotlu çamur içine ikili sisteme uygun olarak belirli oranlarda ilave edilmiş ve plastik şekillenme özelliklerine sahip çamur karışımları hazırlanmıştır. Bu karışımların boyutça küçülme, su emme, renk özellikleri ve ayrıca astar olarak kullanım uygunlukları incelenmiştir. Hazırlanan bütün çamur bünyeler ve akıtma yöntemiyle deneme plakalarının üstüne uygulanan astarlar 1160 0C de sırlı ve sırsız olarak pişirilmişlerdir. Bu sıcaklıkta çinko oksit ve titanyum oksitlerin şamotlu çamurun renginde bariz renk değişiklikleri oluşturduğu görülmüştür. Genel olarak pişirim sonrası bünyelerin renklerinin kiremit renginden, sarımtırak krem ve bej tonlarına doğru giderek açılan bir skalaya sahip olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Opaklaştırıcı oksitler, Matlaştırıcı oksitler, Şamotlu çamur

Metal oksitlerOksitlerSeramik sanatı+2
Ali Cihan Kayalıoğlu
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik sanatında görsel anlatım ögesi çizgi ve sgrafitto

İnsanlık var olduğundan bu zamana çizgi; duygu ve düşüncelerin aktarımı ile iletişim için kullanılmıştır. Duvar resimlerinden başlayan çizginin kullanımı medeniyetlerin gösterdiği gelişmelerle birlikte kullanılan malzeme ile birlikte estetik olarak çeşitlilik göstermiştir. Özellikle doğada kolay bulunabilmesi ve şekil alabilmesinden dolayı seramik kullanımının yaygınlaşmasıyla formlarını zenginliği artmış; bununla birlikte üzerlerine uygulanan dekoratif uygulamalar tekniklerin gelişmesiyle bir çok şeklin yapılmasına olanak sağlamıştır. Arkeolojik bulgulara edinilen bilgilere göre çizginin seramik yüzeylerde süsleme olarak başlayan kullanımı zaman içerisinde bir ifade aracı yada durumun hikaye şeklinde sunulmasını sağlayan iletişim aracı olarak kullanıldığı görülmüştür. Ait olduğu çağın malzeme ve teknik özelliğini yansıtan formlarla uyumlu şekilde kullanılan çizgiler günümüzde teknolojinin gelişmesiyle dekoratif bir öge olarak vitrifiye ürünlerde, fayans ve yemek takımlarında görmekteyiz. Ancak sanatçılar üslup olarak tasarımlarında farklı ve ilkel teknikleri kullanmakta vermek istedikleri mesajlar için çizginin anlamları ve psikolojik etkilerini eserlerinde yeni yorumlarla hayata geçirmektedirler. Özellikle çizginin kullanılan teknikler bakımından incelenmesi ve en net şekilde aktarıldığı tekniklerden sgrafitto ile olan uyumu göze çarpmaktadır. Bu araştırmanın konusu, insan hayatında tarih öncesi çağlardan günümüze kadar bir iletişim ve dekoratif aracı olarak kullanılan çizginin seramik yüzeylerde sanatsal bir etkileşim aracı olarak irdelenmesidir. Bu bağlamda seramik yüzeylerde kullanılan çizginin literatür taraması, tekniği ve sanatçı görüşleri incelenmiş olup; çağdaş seramik sanatındaki eserlerle örneklendirilip, çizginin anlatımsal yönünün izleyici etkileşimi açısından yeni öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Seramik, Çizgi, Anlam, Teknik, Sanat

AnlamGörsel anlatımSeramik sanatı+4
Orçun İlter
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik sanatının bir etkileşim aracı olarak değerlendirilmesi ve yeni önermeler

Tarih öncesi çağlardan günümüze kadar, gelişen üretim yöntemleriyle hayatın birçok alanında kullanılan seramik, insan hayatında önemli bir yere sahiptir. Seramik, tarih boyunca kullanım eşyalarının yanı sıra oyun, tören, tapınma ve iletişim amaçlı çeşitli objelerin yapımında kullanılmış, oyun ve oyuncak yapımında insanın öğrenme, eğlenme ve tapınma gibi güdülerine de yüzyıllar boyunca cevap vermiştir. Doğada kolay bulunan, kolay şekil alan, pişirilerek dayanıklı hale getirilen çamur, insanın kendini rahat ifade edebildiği bir malzeme olarak, farklı medeniyetlerde farklı oyuncaklara dönüşmüştür. Arkeolojik bulgulara göre çamur, zamanla artan çeşitliliğiyle tarih boyunca birçok oyun nesnesinde kullanılmıştır. Ait olduğu çağın özelliklerini yansıtan bu oyuncaklar, zaman içinde form, biçim, malzeme ve üretim şekli yönünden zenginlik kazanmıştır. Çağımızın gelişen endüstri ve teknoloji olanakları, oyuncak yapımında çamur dışında farklı malzemelerin kullanımını da gündeme getirmiştir. Günümüzde çağın gereksinimleri ve koşulları nedeniyle üretimi azalan ve yaygın olmayan seramik oyuncaklara, esin kaynağı olarak çağdaş sanatta rastlanmaktadır. Farklı sanat dallarında oyun ve oyuncağa yüklenen anlamlar, sanatçının oyun ile sanat arasında bağ kurduğunu ve çamurun oyun ve oyuncak malzemesi olabileceğini gösterir niteliktedir. Bu araştırmanın konusu, insan hayatında tarih öncesi çağlardan günümüze kadar önem taşıyan seramik oyuncakların, seramik sanatında bir etkileşim aracı olarak irdelenmesidir. Bu bağlamda seramiğin sanatçı üzerinden, oyun ve oyuncak kavramlarıyla ilişkisi, literatür taraması ve sanatçı görüşmeleri ile incelenmiş olup; çağdaş seramik sanatındaki eserlerle örneklendirilip, seramik oyuncaklara izleyici etkileşimi açısından yeni öneriler sunulmuştur. Araştırmanın sonucunda geçmiş dönem oyun ve oyuncaklarının sosyal etkileşimi canlı tuttuğu ve seramik sanatının da bu etkileşime katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Seramik, Oyun, Oyuncak, Etkileşim, Çağdaş Sanat

EtkileşimOyuncakOyunlar+2
Elif Gönül İlter
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Anıtsal seramikler

Anıtlar, otorite olgusunun ortaya çıkmasıyla beraber varlıklarını göstermeye başlamışlardır. Siyasi, dini veya askeri erkler anıtları; genellikle bir düşünceyi, bir olayı veya bir kişiyi halka hatırlatmak amacıyla kullanmışlardır. Anıtların ilk örnekleri taş ve ahşap gibi malzemelerden olmasına karşın seramik malzemenin gelişimiyle beraber anıtsal seramikler ortaya çıkmıştır. Modernizmin getirdiği sanatsal yaklaşımlar sayesinde, seramiğin sanat olarak kabul görmesiyle beraber de anıtsal seramikler daha sık iki boyuttan sıyrılıp, üç boyutlu yapıtlar olarak karşımıza çıkmaya başlamışlardır. Günümüzde pek çok seramik sanatçısı anıtsal eserleriyle seramik sanatına katkılarını sürdürmektedir. Bu araştırma, anıtsal seramiklerin ortaya çıkışlarından günümüze kadar geçen sürecini, bu konuda çalışmalar yapan sanatçıları ve eserlerini ele almak üzere yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Anıt, Seramik, Heykel, Anıtsal Seramik, Seramik Sanatı

AnıtlarAnıtsal heykelAnıtsal yapılar+4
Öncü Çelikoğlu
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik karo endüstrisinde dijital baskı teknolojisinin renk,desen,tasarımcı yönünden incelenmesi ve örnek uygulama

Bu tez altı ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde seramik, seramik karo çeşitleri, seramik karoların sahip oldukları standartlar, ayırıcı özellikler ve seramik karo endüstrisi hakkında ayrıntılı bilgi verilmiştir. İkinci bölümde seramik karo endüstrisinde kullanılan tüm desen transfer teknolojileri anlatılmıştır. Mekanik baskı teknolojileri olan Serigrafi baskı tekniğinin elek hazırlık aşamaları ve Rotatif baskı tekniğinde kullanılan elek tipleri, baskı makineleri ve bu tekniğe göre bilgisayar ortamında desen hazırlama yöntemleri ve dikkat edilmesi gereken püf noktaları anlatılmıştır. Ayrıca desen baskısının kullanıldığı matbaa ve tekstil sektörlerindeki dijital baskı teknolojileri hakkında da bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde seramik karo sektöründe kullanılan dijital baskı teknolojisi tüm ayrıntılarıyla anlatılmıştır. Dijital baskı teknolojinin seramik karo endüstrisinde kullanıma alınma sürecinden, baskı makineleri, baskı kafaları ve mürekkep üreticilerinden söz edilmiş, bu teknoloji kullanılarak üretilen seramik karo çeşitlerinden örnekler verilmiştir. Ayrıca bu baskı teknolojisi için geliştirilmiş seramik sır ve seramik mürekkeplerin özelliklerinden de bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde tasarımcılar için önem arz eden dijital baskıda renk ve renk yönetimi konuları işlenmiş, dijital baskı teknolojisi kullanılarak üretilecek seramik karolar için desen hazırlama yöntemleri bilgisayar ekran fotoğrafları ve görseller kullanılarak anlatılmıştır. Beşinci bölümde tarama yöntemi ve dijital fotoğraf makinesi ile çekilen bir fotoğraf ile desen hazırlama yöntemi kullanılarak tasarlanan ve işletmede basılan iki projenin uygulama aşamalarından fabrika fotoğrafları kullanılarak bahsedilmiştir. Sonuç bölümünde ise seramik endüstrisinde kullanılan dijital baskı teknolojisinin üreticiye, tasarımcıya, ürüne ve alıcıya etkisi sorgulanmış, gelişimi devam eden bu teknoloji ile ileriki zamanlarda seramik karo endüstrisinde nelerin yapılabileceğinin hayali kurulmuştur. Anahtar Sözcükler: Seramik, Karo, Baskı Teknikleri, Dijital, Desen, Renk

Bilgisayarlı baskıDesenRenkler+7
Ziya Yekta Özkan
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Maskelerin farklı materyallerle seramik sanatına uygulanması

Bu çalışmanın temelini, tarih öncesi çağlardan günümüze kadar kullanılan muhtemelen ileride de kullanılacak olan maskeler oluşturmaktadır. Kullanıldığı toplumlarda büyük bir kutsallığa sahip olan bu nesne, tanrı ile insanlar arasında bir çeşit köprü vazifesi görmüştür. İnsanlar tanrılarına dileklerini, şikayetlerini maskeler ve danslar yardımıyla sunmaya çalışmışlardır. Maskeler her toplumda din, büyü, savaş, bereket, hastalık, şifa vb. gibi farklı amaçlara hizmet etmek için kullanılmışlardır. Bununla birlikte kullanılan bölgelere göre, maskenin yüklendiği görev ve yapımında kullanılan malzemeler de değişiklik göstermektedir. Birçok kültürde kullanılan maskelerin en çok kullanıldığı ve kutsandığı bölge Afrika olmuştur. Afrika coğrafyasında farklı amaçlar için kullanılan maskelerin özellikleri, kullanılan malzemeler ve biçimleri genellikle birbirlerinden farklılıklar gösterirler.Günümüzde de maskelerin farklı alanlarda ve farklı amaçlara hizmet etmek için kullanıldığı görülmektedir. Tiyatroda farklı bir kişiliğe bürünmek, sanayide ve sporda yüzü tehlikelere karşı korumak, sağlık sektöründe oksijen ve anestezi gibi gazların vücuda verilmesini sağlamak vb. gibi amaçlarla kullanılmaktadır. İlkel toplumlardan bize gelen örneklerin ise, günümüzde daha çok aksesuar amaçlı olarak kullanıldığı görülmektedir. Maske gizemli yapısı nedeniyle bugün birçok sanatçının çalışmalarına esin kaynağı olmayı sürdürmektedir.Seramik ağırlığı nedeniyle maske yapımında genellikle pek kullanılmayan bir malzemedir. Şekillendirilmesi kolay, fakat taşıması zor olduğundan pek tercih edilmediği bilinmektedir. Fakat günümüz seramik sanatçılarının maske objesi ve seramiği birleştiren birçok çalışma yaptığı görülmektedir. Bu çalışmalar sonucunda üretilmesi zevkli olan maske ile şekillendirilmesi kolay kilin birleştiği çok başarılı çalışmalar ortaya çıkmaktadır. Kilin kolay işlenebilir dokusu nedeniyle ahşap, cam ve metal gibi farklı materyallerle kullanıldığında başarılı sonuçlar ortaya çıktığı bilinmektedir. Buna bir de maskenin gizemli havası eklenince, ortaya çıkan ürünler seramik maskeleri bambaşka bir boyuta taşımaktadır.Anahtar Sözcükler: Maske, Seramik, Ahşap, Cam, Metal.

AhşapCamMaskeler+3
Sevgi Kilinç
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu medeniyetlerinde kullanılan takıların günümüz seramik sanatında yeniden yorumlanması

İnsanların ihtiyaçları her devirde sürekli olarak değişmiştir. Ancak bu ihtiyacın şekli ne olursa olsun, barınma, beslenme, giyinme ve süslenme ihtiyaçları hiç değişmemiştir. Süslenme ihtiyaçlarının en önemli göstergelerinden birisi olarak kullanılan takının, tarihsel geçmişi ilk çağlara kadar gitmektedir. İnsanoğlunun, zamanla takıya olan yaklaşım biçimleri değişse de, günümüze kadar gelmiş ve vazgeçilmezliğini korumuştur. Teknolojik gelişim ile takı üretiminde kullanılan malzemeler zamanla çeşitlilik göstermiş ve takı önceleri herhangi bir işlevselliği karşılamak için seçilirken, zamanla tasarımının ön plana çıkarıldığı estetiksel bir obje halini almıştır.Seramiğin takıda kullanılması, değerli süs taşları ve metallerin taklitlerini üretebilme kaygısı ile başlamıştır. Bunun sonucu olarak seramik, zamanla başlı başına bir takı malzemesi halini almıştır. Kırılganlığı dezavantaj, sınırsız renk ve dekor seçeneği sağlaması ise avantaj olan seramik, günümüzde birçok sanatçı tarafından takı malzemesi olarak uygulanmakta olup, her geçen günde gelişen teknolojisi ile takı sanatında önemini korumaya devam etmektedir.Bu çalışmada; takının tanımı, işlevi ve tarih öncesi çağlardan başlayarak günümüze kadar gelişi, kullanım amaçları ve üreten yurt içi ve yurt dışı sanatçıların eserleri irdelenmiş, bunun sonucunda araştırmacı tarafından yapılan özgün seramik uygulamaları ortaya konmuştur.Araştırma kapsamında tasarlanan seramik eserler, günümüz bilim, teknoloji ve sanat anlayışıyla yorumlanarak üretilmişlerdir. İşlevsellikten uzak, farklı biçim ve süsleme elemanlarıyla zengin, görsel plastik bir dil oluşturulmaya çalışılmıştır.

AnadoluAnadolu uygarlıklarıSeramik sanatı+2
Serpil Arslan
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kubad Abad Sarayı çinilerindeki hayvan betimlemelerinin seramik yüzeylerde yorumlamaları

İnsanoğlu sosyal bir varlık olarak ilk çağdan bu güne kadar yaşamını toplu olarak sürdürmüştür. Barınma konusunda mağaradan çadıra, toprak barınaklardan saraylara geçişlerdeki zaman yolculuğunda göç hareketleri ile her topraktan farklı kültürler edinerek yürümüştür. Yerleşik hayatla beraber çadır kültürü sonlanıp yerini kalıcı eserlere bırakmıştır.Orta Asya bozkırlarından çeşitli sebeplerle göç etmek zorunda kalan Türk boyları da her insan topluluğu gibi devlet edinme politikası güderek sahip oldukları topraklarda büyüyüp güçlenerek hanlar, hamamlar, kervansaraylar, ibadethaneler, saraylar gibi eserler vermişlerdir.1071 yılında sultan Alparslan'ın komutasında kazanılan Malazgirt Savaşıyla kapılarını Türklere açan Anadolu toprakları, halen Selçuklulardan kalan birçok kültür mirasıyla Türk tarihini belgelemektedir. Alaaddin Keykubad döneminde en parlak zamanlarını yaşayan Anadolu Selçukluları tarihsel süreç içerisinde edindikleri farklı kültür birikimlerini bir araya getirerek Türk kültürünü ve buna bağlı olarak Türk sanatını zirveye taşımışlardır. Mimari alanda eşsiz eserlerin ortaya çıktığı bu dönemde özellikle saray ve köşkler taş, tuğla, ahşap ve çini süslemelerle kendini göstermektedir. Farklı kültür birikimleri neticesinde oluşan Anadolu Selçuklu sanatı İslam dinini bünyesinde ortak bir öğe olarak taşımaktadır. Anadolu Selçuklu sanatının Büyük Selçuklu sanatından biçim ve form olarak farklı öğeler taşımasının nedeni ise Bizans kültürünün etkileridir.Selçuklu saray ve köşklerinde kullanılan mimari çiniler Selçukluların çini sanatına verdikleri önemi ve bu alandaki gelişimlerini göstermektedir. Konya II. Kılıçarslan Köşkü, Keykubadiye Sarayı, Alanya Sarayı, Aspendos Köşkü ve Kubad Abad Sarayı bu çinilerle bezenmiş saraylardan sadece birkaçıdır.Kubad Abad Sarayı Aladdin Keykubad'ın Antalya- Alanya seferi sırasında (1235-1236) inşaa ettirdiği bir saraydır. Külliye halinde düzenlenen sarayın mimarı ünlü vezir Sadettin Köpek olarak bilinmektedir. İrili ufaklı on altı yapıdan oluşan saray Büyük Saray, Küçük Saray ve Kız Kalesi olarak üç bölümde incelenmektedir. 1949 yılında Konya müze müdürü M. Zeki Oral tarafından bulunan saray külliyesi 1965-1966 yıllarında Prof. Dr. Otto Dorn tarafından yürütülen kazı ve araştırmalarla gün ışığına çıkarılmıştır. Yıkıntı ve temel kalıntıları halinde bulunan Kubad Abad Sarayı 1980 yılından itibaren Prof. Dr. Rüçhan Arık tarafından yapılan ve halen devam eden kazılarla toprak altından çıkarılarak Türk Sanatındaki yerini almaktadır. Kazılarda çini sanatının Selçuklular tarafından benimsendiği ve ustalıkla üretilerek saray duvarlarına döşendiği tesbit edilmiştir. Sekiz köşeli yıldız ve haç biçimli çini levhaların geçmeler halinde bir araya getirilmesiyle oluşturulan düzenlemeler sıraltı ve lüster tekniğinde çalışılmıştır. Süsleme olarak bitkisel, figüratif, geometrik ve yazı unsurlarını bünyesinde barındıran bu çiniler Turkuaz, mangan, kobalt mavisi, siyah gibi renklerle boyanmıştır.Hayvan figürlerinin yoğunlukla kullanıldığı çinilerde Orta Asya tasvir sanatının izleri görülmektedir. At, eşek, köpek, kurt, aslan, tavus kuşu, kartal gibi farklı türden hayvanlar ile birçok av hayvanı bazen yalnız başına bazen de mücadele halinde iken resimlenmiştir. Hayvan figürlerinin yanı sıra, bitkisel öğeler, geometrik biçimler, insan figürleri ve yazı karakterleride çinilerde süsleme unsuru olarak bir arada kullanılmıştır. Kullanıldığı dönemde av partilerinin verildiği ve eğlencelerin düzenlendiği sarayların duvarlarını bezeyen çinilerdeki hayvan figürlerinin hareket ve üslup özellikleri o dönem sanatçılarının gözlem gücünün ve üstün yorumlamalarının göstergesidir.Kubad Abad Sarayının çinilerinde süsleme unsuru olarak yer alan ve Asya kültürünün etkilendiği Şaman inancına göre tılsımlı olduklarına inanılarak birbirinden farklı anlamlar yüklenen ayrı türlerdeki hayvan figürlerinde dikkat çeken stilizasyonlar, hareketlerdeki dinamiklik, estetik, soyut düşünceler ve tasarım gücü uygulamalar bölümüne esin kaynağı olmuştur. Anadolu Selçuklularının kültürler arası yolculuklarında edindikleri sanat dallarından biri olan çini sanatının figüratif ve teknik özelliklerinin günümüz seramik sanatında farklı biçim ve tekniklerle yorumlanarak sanat severlere sunulması suretiyle Anadolu Selçuklu çinilerindeki hayvan betimlemelerinin detaylı incelenişi ve kuşaklara aktarılışı bu çalışmanın temel hedefi olmuştur.Anahtar Kelimeler: Seramik, Pano, Çini, Saray, Kubad Abad, Figür, Hayvan

Hayvan figürleriKubad-Abad SarayıSeramik sanatı+2
Yavuz Deniz
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

15. ve 16. yy İznik çini motifleri ve linol baskı resim tekniği ile yorumlanması

Bu araştırma 15. ve 16. yüzyıllarda İznik çini motiflerinin linol baskı resim tekniği ile uygulamaları ve plastik açıdan analizlerini içermektedir. Tarihsel süreçte İznik çini motifleri sadece çini sanatında degil, aynı zamanda taş işçiliğinde, ahşap işçiliğinde, kumaşlarda, kitap süslemeciliğinde, ebru sanatında, halı ve kilim desenleri üzerinde, günümüze yaklaştıkça da küçük ev eşyalarında sıkça kullanılmıştır. Günümüzde de geleneksel motiflerden beslenerek, bu motifleri özgün tasarımlarla farklı alanlarda uygulama arayışları devam etmektedir. Tarama modelinde desenlenen bu araştırma 15. ve 16. yy İznik çini motiflerinin kuramsal çerçevede incelenmesi ve 10 adet linol baskı uygulaması ve bu uygulamaların analizleri ile sınırlıdır. Çini motiflerinin linol baskı tekniğinde uygulanabilirliği üzerine yapılan denemelerde, kolaj tekniği ile tasarlanan kompozisyonlar renkli olarak basılmıştır. Bu araştırma çini motiflerinin linol baskı tekniği ile de uygulanabilirliğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: İznik Çini Sanatı, İznik Çini Motifleri, Linol Baskı Resim Tekniği.

15. yüzyıl16. yüzyılBaskı+6
Aylin Alkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İznik Gölü Bazilikal Kilise 2019 ve 2021 yılı Atrium kazıları: Bizans dönemi seramikleri

İznik (Nikaia) prehistorik dönemlerden itibaren insanlar tarafından mesken edilmiş topraklar olarak bilinmektedir. Tarih boyunca defalarca isim değiştirse de önemini her zaman korumuştur. Roma İmparatorluğu döneminde kentin değeri çok fazla olmasa da özellikle Bizans döneminde, Hristiyanlığın kabulü ve Ekümenik Konsil toplantıları ile daha da önem kazanmıştır. Özellikle Bizans ve Osmanlı Dönemlerinde seramik üretimde önemli bir yere sahip olan İznik'te dini aktiviteler dışında da seramik konusunda olarak ön plana çıkmıştır. Özellikle Roma, Bizans ve Osmanlı seramik örneklerinin yoğun olarak bulunduğu İznik'te, çalışmanın alanını oluşturan Sualtı Bazilikal Planlı Kilise yapısında ağırlıkta Bizans Dönemi seramik buluntuları ele geçmiştir. 2019 yılında kazısına başlanılan Atrium S12A açmasında ise genelde Orta ve Geç Bizans Dönemi seramik buluntularının bulunması, bu tezin konusunu oluşturmuştur. Bu çalışmanın amacı, Bursa İli, İznik İlçesi, Sualtı Bazilikal Planlı Kilise yapısı içerisinde 2019 ve 2021 kazı dönemlerinde ele geçirilen Orta ve Geç Bizans Dönemi seramiklerini form, süsleme, malzeme ve teknik özellikleriyle birlikte değerlendirmektir.

Bizans DönemiNikaiaSeramik dekoru+2
Muhammed Çınar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Deneysel tipografi uygulamalarının seramik yüzeylere yansıması

Bu araştırmanın amacı, "Deneysel Tipografi Uygulamalarının Seramik Yüzeylere Yansıması" nı uygulamalı olarak gerçekleştirmektir. Bu kapsamda ilgili literatür incelenmiş elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Deneysel tipografi, makine-dizgisi harflerle yapılan geleneksel anlamdaki tipografinin sınırlarını genişleterek ona farklı bir bakış açısı kazandırmıştır. Gelişen teknolojinin etkisi sonucunda çok çeşitli grafik tasarım programları aracılığıyla da alanında uzman kimseler ve sanatçıların tasarım ilkeleri doğrultusunda ve araştırmaları sonucunda kendine has yorumları ile ortaya koydukları sayısız eserlerden, tipografi alanının deneysel bir boyut kazandığı görülmektedir. Başlangıçta deneysellik dijital ortamdaki uygulamalarla sınırlı kalırken sonraları bilgisayar çıktısı olarak kağıda aktarmanın dışına çıkarak üçüncü boyuta taşınmış ve farklı malzemelerle farklı mekanlarda kendini ifade etme olanağı bulmuştur. Bundan hareketle tezin ikinci bölümünde deneysel tipografi, oluşum malzemelerine göre çeşitlendirilmiş ve kullanım alanlarına da değinilerek örneklendirilmiştir. Bugüne kadar dünyada ve ülkemizde tipografi kullanılarak yapılmış seramik çalışmalara - grafiksel açıdan bakıldığında deneysel tipografi olduğu düşüncesiyle - yer verilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde iki ayrı uygulama aşaması yer almaktadır. Birinci aşama, grafik tasarım programları aracılığıyla yapılan tasarımları içermektedir. Bu uygulamalar görsel ve tipografik açıdan değerlendirilerek açıklamalarıyla verilmiştir. İkinci aşama ise, dijital ortamdaki düzenlemelerin, seramik yöntem ve teknikleriyle yorumlandığı uygulama resimleri ve teknik açıklamaları kapsamaktadır. Anahtar Kelimeler: Deneysel Tipografi, Dizayn, Seramik.

Deneysel tipografiSeramik sanatıSeramikler+1
Mülkiye Kerkük
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kırmızı figürlü seramiklerde Eos ve lir tasvirleri

İnsan için "ölümsüzlük" varoluştan itibaren peşinden koşulan ve elde edilmek için türlü çabalar gösterilen bir ödül olarak görülmüştür. Zamana yenik düşen bedenlerimiz ile er ya da geç vedalaşırız. Müzik ve şiir ile ruhunu besleyen insan sanat eserleri yaratmış ve kendini değilse de onları ölümsüz kılmayı başarmıştır. Yunan mitolojisi tanrıların insani özellikler kazandığı insanların da tanrısal özellikler kazandığı hikayelerden oluşmaktadır. İnsan ve Tanrı arasındaki en temel ayrımlardan biri olan ölümsüzlük ise aşk, müzik ve şiir ile harmanlandığında karşımıza Eos ve Tithonos çıkar. Çalışmamızda ressamlara büyük ölçüde özgürlük sağlayan kırmızı figür tekniği ile işlenmiş seramikler üzerinde Eos ve lirin ilişkisini açıklamaya çalışılmıştır. Tezimizde literatürde sadece birlikte tasvir edildikleri ancak lirin sahnedeki anlamının açıklanmayışı ile oluşan boşluğu doldurmak amaçlanmaktadır.

Kırmızı figür tekniğiLirSeramik sanatı+4
Kübra Canan Gül
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects