Smoking cessation

55 theses under this subject heading

Medical SpecialtyOpen AccessTR

Sigara bırakma polikliniğimizde başarı oranları ve başarıda etkili faktörler

Bu çalışma, sigarayı bırakmak için polikliniğimize başvuran hastalardan seçilen örneklem grubunda sigara kullanımını bırakan ve bırakamayan hastaların demografik ve sosyokültürel özelliklerini karşılaştırmayı ve sigara bırakmayı etkileyen faktörleri, kullanılan tedavi yöntemlerinin başarı oranlarını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır.

DemografiSigara içmeSigarayı bırakma+2
Luaı Ahmad Bulat
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2016
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi sigara bırakma polikliniklerine başvuran hastalarda başarısızlığa neden olan faktörlerin belirlenmesi

Giriş ve Amaç: Tütün kullanımı, başarısız bırakma girişimi yani nükslerle seyreden, tedavi edilebilir kronik bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Tedavinin başarısını etkilen pek çok faktör mevcuttur. Bu çalışmada sigara bırakma polikliniklerine başvuran kişilerde sigara bırakmada başarısızlığa neden olan faktörlerin belirlenmesi ve ilişkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 1 Ocak 2016- 15 Haziran 2016 tarihleri arasında yürütülmüş olup vakakontrol tipinde bir çalışmadır. Çalışmaya Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Kliniği bünyesindeki sigara bırakma polikliniklerine başvurmuş ve en az 6 aydır takip edilen kişiler dâhil edilmiştir. En az 3 aydır sigara içmediği belirlenen kişiler kontrol grubuna seçilmiştir. Veriler hasta dosyalarından elde edilmiş ve elektronik ortama aktarılmış, Statistical Package for Social Sciences Version 15.0 (SPSS 15) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular:Çalışmaya toplamda vaka grubunu oluşturan 82 kişi, kontrol grubunu oluşturan 116 kişi olmak üzere 198 kişi dâhil edildi. Kadın/erkek oranı 0,33 olarak saptandı. Çalışmaya katılanların yaş ortalaması 43,6 ± 11,6 yıl olarak bulundu. Lojistik regresyon analizinde siga-rayı bırakma deneme sayısının 2'den az olmasının, ek kronik hastalık bulunmasının, günlük içilen sigara miktarının 15'ten fazla olmasının sigara bırakmada başarısızlık riskini artırdığı saptanırken, çocuk sahibi olmanın sigarayı bırakmada başarı şansını artırdığı belirlendi. Sonuç: Sigarayı bırakma her yaş grubu için önem arz etmektedir. Gençlerin sigaraya başla-masını önlemek ve sigara içenlerin bir an önce bırakmasına yardımcı olmak tüm hekimlerin hedefi olmalıdır. Fiziksel bağımlılık skoru yüksek olanlarda farmakolojik tedavi iyi değerlen-dirilmelidir. Daha önce başarısız girişimi olan hastalara ilk denemelerden sonra başarı şansının arttığı anlatılarak motive edilmelidir.

BaşarısızlıkSigara içmeSigarayı bırakma+1
Erdem Bayman
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2016
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Farmakolojik ve nonfarmakolojik destek tedavisi başlanmasına rağmen sigarayı bırakamayan hastalardaki başarısızlık nedenlerinin araştırılması

Amaç: Bu çalışmada, sigara bırakmada kullanılan farmakolojik ve non-farmakolojik tedavi alanların 12. aydaki bırakmış olma durumlarının değerlendirilmesi ve bırakamayanların başarısızlık nedenlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Retrospektif çalışmamız, 01.05.2015 ile 31.12.2017 tarihleri arasında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları sigara bırakma polikliniğine gelen hasta dosyalarının incelenip, kişilerin aranıp sigarayı bırakıp bırakamamaları ile ilgili 12 soruluk bir anket uygulanmasıyla gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların cinsiyetleri, yaşları ve medeni durumları, sigara bırakma durumlarını istatistiksel olarak anlamlı etkilememiştir (p>0,05). Ancak, eğitim düzeyleriyle sigarayı bırakma durumları incelendiğinde anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir (p:0,027). Üniversite mezunları ile ilkokul ve ortaokul-lise mezunları arasında olduğu ve bu farkın sigara bırakma durumu açısından üniversite mezunu lehine olduğu bulunmuştur (Sırasıyla p:0,003 ve p:0,007). Önerilen tedavilerin kullanım sonuçlarında vareniklin ile nikotin sakızı (p:0,013), nikotin bandı (p:0,025) ve bilişsel davranışçı terapi (p:0,029) arasında vareniklin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Başarısız olma sebeplerinden, stres (p:0,001), kahvaltıdan sonraki sigaradan vazgeçememe (p:0,0001), uyandıktan sonraki sigara isteğinden vazgeçememe (p:0,001), boş vakitlerinde sigaranın aklına gelmesi (p:0,001) ve "diğer" seçeneği (p:0,047) istatistiki açıdan diğer seçeneklere göre daha etkili bulunmuştur. Sigara, sadece içen kişiyi değil bütün toplumu etkilemektedir.

BağımlılıkBaşarısızlıkBesin destekleri+6
Ömer Selçuk Kınalı
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Sigara bırakma polikliniğinin bir yıllık takip sonuçları: Sigara bırakmayı etkileyen faktörler

Sigara tüm dünyada önlenebilir morbidite ve mortalitenin en önemli sebeplerinden biridir. Sigara bırakma sürecindeki hastalara yardımcı olmak amacıyla birçok yöntem geliştirilmiştir. Çalışmamızda, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Sigara Bırakma Polikliniği'ne başvuran hastaların bir yıllık takip sonuçları bağlamında sigara bırakma durumları ve sigara bırakmayı etkileyen faktörleri araştırmayı amaçladık. Çalışma tek merkezli, kesitsel ve telefon ile aranarak uygulanan anket yöntemi ile yürütülmüş olup, 10 Ağustos 2020-9 Ağustos 2021 tarihleri arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Sigara Bırakma Polikliniği'ne sigara bırakma amacıyla başvuran 18 yaş ve üzeri gönüllüler dahil edilmiştir. Araştırmada sosyodemografik bilgi formu, özgeçmiş ve sigara içme özellikleri detaylı sorgulanarak, Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi (FNBT), Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HAD Ölçeği) kullanılmıştır. Çalışma grubunun yaşları 19 ile 76 arasında değişmekte olup, 288'i (%63,9) erkek, 163'ü (%36,1) kadın olmak üzere toplam 451 kişiden oluşmaktadır. Çalışmaya katılanlardan üçüncü ay sonunda 209 kişi (%46,3) bırakmışken, 242 kişi (%53,7) bırakamamış; altıncı ay sonunda 160 kişi (%35,5) bırakmışken, 291 kişi (%64,5) bırakamamıştır. Katılımcıların sigara bırakma durumları ile işte çalışması, düzenli fiziksel aktivitesinin (spor) olması, psikiyatrik hastalık tanılı olmak, alkolle birlikte tüketmekten keyif almak, daha önce ki sigara bırakma süresi, yaşadığı evde sigara içenlerin sayısı, farmakoterapi, tedavi süresi, sigara bırakma polikliniğinde kontrol muayeneleri, sigarayı ilk kez deneme yaşı arasında ilişki bulunmuştur. FNBT, HAD anksiyete ve depresyon skorları ile üçüncü ay bırakma durumu arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Sigara bırakma tedavisinde hastayı bütüncül değerlendirmek, kişiye özel motivasyonel görüşme ve tedavi yöntemi seçmek bırakma başarısını arttırmak için çok önemlidir. Sigaraya başlama nedenlerini ve sigarayı en çok niçin tükettiğini detaylandırmak, gelecek nesillerin sigaraya başlamasının önüne geçebilmeye; sigara bırakma nedenleri, bırakmayı düşünmeyenlere farklı bakış açıları sunarak bırakmaya teşvik etmeye; bırakma sürecinde olumlu-olumsuz etkenleri tespit etmek; kişiye yönelik davranışsal destek ve tedavileri vererek bırakma başarısı şansını artırmamızı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Sigara bırakma, motivasyonel görüşme, risk faktörü

Motivasyonel görüşmeRisk faktörleriSigara içme+1
Sergen Aygüneş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Sigara bırakma yorgunluk ölçeği ile nikotin bağımlılığının değerlendirilmesi

Sigara tüm dünyada önlenebilir morbidite ve mortalitenin en önemli sebeplerinden biridir. Sigara bırakma sürecindeki hastalara yardımcı olmak amacıyla birçok yöntem geliştirilmiştir. Çalışmamızda, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Sigara Bırakma Polikliniği'ne başvuran hastaların Sigara Bırakma Yorgunluk Ölçeği ile sigara bırakma durumları ve bunları etkileyen faktörleri araştırmayı amaçladık. Çalışma tek merkezli, kesitsel ve yüz yüze anket yöntemi ile yürütülmüş olup, Eylül 2020- Şubat 2021 tarihleri arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Sigara Bırakma Polikliniği'ne sigara bırakma amacıyla başvuran 18 yaş ve üzeri gönüllüler dahil edilmiştir. Araştırmada sosyodemografik bilgi formu, Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi, Sigara Bırakma Yorgunluk Ölçeği (SBYÖ) ve Hastane Anskiyete ve Depresyon Ölçeği (HAD) Ölçeği kullanılmıştır. Çalışma grubunun yaşları 20 ile 75 arasında değişmekte olup, 119'u (%33,2) kadın, 239'u (%66,8) erkek olmak üzere toplam 358 kişiden oluşmaktadır. Çalışmaya katılanlardan 150 kişi (%44,9) üçüncü ayda sigarayı bırakmış, 131 kişi (%39,5) altıncı ayda sigarayı bırakmıştır. Katılımcıların sigara bırakma durumları ile daha önce sigara bırakma denemesi, aylık sigaraya harcadığı ortalama gider, sigarayı ilk kez deneme yaşı arasında ilişki bulunmuştur. HAD anksiyete ve depresyon skorları ile bırakma durumu arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. SBYÖ duygusallık alt boyutu ile HAD depresyon ve anksiyete skoru arasında korelasyon saptanmıştır. Bırakma yorgunluğu, stres ve bırakma durumu arasındaki ilişkiyi anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Sigara bırakma tedavisinde hastayı bütüncül değerlendirmek, kişiye özel motivasyonel görüşme ve tedavi yöntemi seçmek bırakma başarısını arttırmak için çok önemlidir. Anahtar Kelimeler: Sigara Bırakma Yorgunluk Ölçeği, sigara bırakma tedavisi.

BağımlılıkNikotinSigarayı bırakma+3
Şüheda Gül
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Sigara bırakma polikliniği'ne başvuran ve yönlendirilen kişilerde sigara bırakma başarısı öngörü ölçeği ile ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi

Sigara kullanımı sebep olduğu hastalıklar ve ölümler nedeniyle önemli bir sağlık sorunudur. Bu çalışmada sigara bırakmak amacıyla sigara bırakma polikliniğine başvuran ve yönlendirilen kişilerin Sigara Bırakma Başarısı Öngörü Ölçeği ile sigara bırakma durumu ve etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma tanımlayıcı kesitsel nitelikte olarak belirlenmiş ve yüz yüze anket yöntemiyle yürütülmüştür. Mart 2021- Mayıs 2021 tarihleri arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Sigara Bırakma Polikliniği (SBP)'ne başvuranlar ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine başvuran sigara içen gebelerden ve İç Hastalıkları Tıbbi Onkoloji ile Kulak Burun ve Boğaz Polikliniklerine başvuran kanser tanılı sigara içen bireylerden SBP'ne yönlendirilenler olmak üzere iki grup halinde incelendi. Kendi isteği ile başvuran 95 kişi, yönlendirilen 66 kişi çalışmaya dahil edildi. Her iki gruba da sosyodemografik veri anketi, Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi (FNBT) ve Sigara Bırakma Başarısı Öngörü Ölçeği (SBBÖÖ) uygulandı. Olguların sosyodemografik verileri, anket sonuçlarına ait veriler kaydedildi. İstatiksel analiz SPSS 23.0 programı kullanılarak gerçekleştirildi. Kendi isteği ile başvuran kişilerin yaş ortalaması 43, yönlendirilenlerin 49,5 olarak saptandı. Kendi isteği ile başvuran 41 kişi (%43,2), yönlendirilen 21 kişi (%31,8) üçüncü ayda sigarayı bırakmıştı. Her iki grup arasında anlamlı farklılık yoktu (p=0,146). Kişilerin kronik hastalık varlığı, daha önce sigara bırakma deneyimlerinde aldıkları destek ve tarafımızca başlanan tedavileri açısından her iki grup arasında anlamlı farklılık saptandı. Kendi isteği ile başvuranların FNBT ortalama skoru 6,67±1,86 iken yönlendirilen bireylerin ortalama FNBT skoru 5,73±2,27 idi. Aralarında anlamlı düzeyde farklılık vardı (p=0,008). İki grup arasında SBBÖÖ kararlılık ve hazır oluş alt boyutu, SBBÖÖ sağlık algısı ve uygun çevre alt boyutu ve SBBÖÖ total değeri arasında anlamlı farklılık saptandı (p<0,001). Her iki grup katılımcılarının 3. ayda sigara bırakma durumu ile FNBT ve SBBÖÖ arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05). Çalışmamızda yapılan analizlerin sonucunda kendi isteği ile SBP'ne başvuran kişilerin Fagerström nikotin bağımlılık skoru ve SBBÖÖ total ve alt boyut skorları daha yüksektir. Yönlendirilen kişilerle arasındaki fark anlamlıdır. Fakat üçüncü ayda sigara bırakma durumları arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır. Sigara içen tüm bireylerin yanında, sigaranın önemli risk faktörü olduğu kronik hastalıklara sahip olanların ve gebelikte sigara içenlerin bırakma başarılarını etkileyen faktörleri tespit etmek; kişiye yönelik davranışsal destek ve tedavileri vererek bırakma başarısı şansını artırmamızı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Sigara Bırakma Başarısı Öngörü Ölçeği, sigara bırakma.

Sigara içmeSigarayı bırakmaÖlçekler+1
Meryem Betül Erdal
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

KOAH'ın sigarayla ilişkili oksidatif stres patogenezinde NRF2/KEAP1 yolağının rolü

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) hava akım kısıtlanması ve artmış kronik inflamatuar yanıt ile karakterize yaygın bir akciğer hastalığıdır. Başta sigara olmak üzere, genetik ve çevresel birçok risk faktörü hastalık patogenezinde rol oynamaktadır. Çalışmamızın amacı KOAH'ın sigarayla ilişkili oksidatif stres patogenezinde Nrf2/Keap1 yolağının rolünün araştırılması, altta yatan patofizyolojinin daha net anlaşılması ve sigara ilişkili KOAH' ta yeni destekleyici belirteçlerin (Nrf2, Keap1, Gsk-3β, Malondialdehit, Peroksinitrit) kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesidir. Çalışmamıza kliniğimize başvuran 31 KOAH hastası, 31 sigara içicisi olup KOAH tanısı almamış olan kişiler ve 34 sigara içmeyen gönüllüler dahil edildi. KOAH hastalarının rutin kan tetkikleri yapıldı. KOAH hastaları ve sigara içen kişilere solunum fonksiyon testi yapıldı. Her üç grubun periferik venöz kan örneklerinde Nrf2, Keap-1, Gsk-3β, Peroksinitrit ve Malondialdehit çalışıldı. Analizlerde SPSS 22,0 Windows versiyon paket programı kullanıldı. Çalışmaya katılan KOAH hastaları, sigara içen kişiler ve sigara içmeyen gönüllüler arasında yapılan karşılaştırmada; Nrf2 düzeyi sigara içen kontrol grubunda diğer iki gruba göre anlamlı düzeyde düşük saptandı. Keap1 düzeyi KOAH grubunda her iki kontrol grubundan anlamlı düzeyde düşüktü. GSK-3β düzeyi KOAH grubunda daha yüksek düzeydeydi fakat bu fark istatistik olarak anlamlı değildi. KOAH hastaları aldıkları tedaviler yönünden değerlendirildiğinde LABA kullanan hastalarda ise peroksinitrit düşük saptandı (p=0,012). Peroksinitrit düzeyleri KOAH grubunda anlamlı düzeyde yüksekti. Verilerimiz Nrf2, Keap1, Gsk-3β, MDA düzeyleri ile KOAH ve sigara kullanımı arasında anlamlı ilişki olmadığını göstermektedir. KOAH'ın sigarayla ilişkili oksidatif stres patogenezinin açıklanmasında daha geniş çaplı araştırmalara ihtiyaç vardır.

Akciğer hastalıklarıAkciğer hastalıkları-obstrüktifMalondialdehit+5
Dilan Zorlu
Gaziantep University
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sigara bırakma sürecinin sağlık inanç modeli'ne uyarlanması

Metodolojik tasarım ile yürütülen bu çalışma, sigara bırakma sürecini Sağlık İnanç Modeli'ne uyarlamak amacıyla yapılmıştır. Veriler IBM SPSS 26 ve AMOS 24 programlarında değerlendirilmiştir. Sağlık İnanç Modeli Temelli Sigara Bırakma Süreci Ölçekleri'nin geçerliğini belirlemede; kapsam geçerliği, iç ölçüt geçerliği ve yapı geçerliği analizleri kullanılmıştır. Kapsam geçerlik indeksi tüm ölçeklerde 0.90 üzerindedir. İç ölçüt geçerliği; alt-üst grup karşılaştırması (tüm ölçeklerde t= 25.852 - 155.212 aralığında, p=0.000 anlamlılık düzeyindedir.) ve madde-toplam puan korelasyonları (Normatif İnanç Ölçeği'ndeki bir madde dışında tüm ölçeklerde 0.293 - 0.748 aralığında olup kabul edilebilir değerlere sahiptir.) ile değerlendirilmiştir. Yapı geçerliğinin değerlendirildiği açıklayıcı faktör analizinde; "Kaiser Meyer Olkin" (0.660 - 0.931) ve "Bartlett's Testi" (p<0.001), özdeğer incelemesi (1.716 - 5.626), total varyans açıklaması (%34.322 - %51.144) incelenmiştir. Doğrulayıcı faktör analizinde ölçeklerin uyum indeksleri kabul edilebilir/mükemmel uyum aralığındadır. Ölçeklerin güvenirliğini belirlemek için ise; iç tutarlık güvenirlik katsayıları (cronbach alfa: 0.505 – 0.901), yarıya bölme yöntemi (r= 0.384 - 0.818), madde toplam puan korelasyonları (0.293 - 0.748), puanlama tutarlılığı (sınıf içi korelasyon= 0.505 - 0.901), Hotelling's T2 testi (F= 147.172 - 691.686, p=0.000), standart hata çalışılmıştır. Yapılan analizler sonucunda araştırmacılar tarafından geliştirilen Sağlık İnanç Modeli Temelli Sigara Bırakma Süreci Ölçekleri'nin geçerli ve güvenilir ölçüm araçları oldukları bulunmuştur.

Güvenilirlik ve geçerlilikSağlık inanç modeliSigara içme+2
Burcu Çakı Döner
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

T.C. Sağlık Bakanlığı "Tütün ve mamulleri ile mücadele kampanyası" kapsamında görsel-işitsel medyadaki "sigarayı bırak hayatı bırakma" kamu spotlarının üniversite öğrencilerinin sigara kullanmaya ilişkin tutum ve davranışları üzerindeki etkisi

Kamu spotları, devletin vatandaşlarını bir konu hakkında bilgilendirmesi veya yönlendirmesi için kullandığı kamusal reklamların bütünüdür. Kamu spotlarının genel konuları; alkol, sigara, trafik kazalarını önleme vb. kamu sağlığını korumaya ve refahını arttırmaya yönelik bilinçlendirme çalışmalarından oluşmaktadır. Bu çalışmada; "sigarayı bırak, hayatı bırakma" konulu kamu spotlarının, üniversite öğrencilerinin sigara kullanmaya ilişkin olarak sahip oldukları tutum ve davranışlarda etkisinin olup olmadığı sorusuna cevap aranmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, ilgili kamu spotlarının içerisinde yer aldığı "sağlık iletişimi" konusu tarihsel bağlamda incelenmiştir. Üçüncü bölümde, T.C. Sağlık Bakanlığı "Tütün ve Mamulleri ile Mücadele Kampanyası" kapsamında, görsel-işitsel medyada yer alan "sigarayı bırak, hayatı bırakma" konulu kamu spotlarının, izleyiciler üzerinde hedeflediği tutum ve davranış değişikliğini açıklayabilmek için, "tutum ve davranış" kavramları incelenmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümü, söz konusu kamu spotlarının, üniversite öğrencileri arasında sigara kullanmaya ilişkin olarak sahip oldukları tutum ve davranışlarda etkisinin olup olmadığı hakkında yapılan saha çalışmasıdır. Saha araştırmasında, evreni Gaziantep Üniversitesi öğrencilerinden oluşan 556 kişilik bir örneklem grubu ile anket çalışması yapılmıştır. Yapılan anket çalışmasında elde edilen verilerin frekans analizleri yapılmış, aritmetik ortalamaları hesaplanmış, verilere t testi ve varyans analizi (anova) testleri uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, T.C. Sağlık Bakanlığı "Tütün ve Mamulleri ile Mücadele Kampanyası" kapsamında görsel-işitsel medyada yer alan "Sigarayı Bırak Hayatı Bırakma" kamu spotlarının, üniversite öğrencileri üzerinde sigara kullanma konusunda caydırıcı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Sigara, Kamu Spotu, Kampanya

Kamu spotlarıMedyaSağlık iletişimi+6
Tülin Parmaksız
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Gebelik öncesi sigara içen kadınlarda sigarayı bırakma sıklığına depresyon ve anksiyetenin etkisi ve bunun sonucunda yenidoğan dönemindeki solunum yakınmalarına etkisi

Araştırma, gebelik öncesi sigara içen kadınlarda sigarayı bırakma sıklığına depresyon ve anksiyetenin etkisinin ve bunun sonucunda yenidoğan dönemindeki solunum yakınmalarına etkisinin gösterilmesi amacıyla Mayıs 2018-Eylül 2018 tarihleri arasında Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'ne başvuran, gebelik öncesinde sigara kullanım öyküsü bulunan 140 gebe kadın ile yapıldı. Bu kadınlardan 19 tanesi prematüre doğum (<37 hafta) ve 1 tanesi de ölü doğum yaptığı için araştırma dışında bırakıldı. Araştırma sadece 120 kadından oluşan vaka grubunu değerlendiren prospektif bir çalışma olarak tasarlandı. Olguların yaşı, gebelik haftası, eğitim düzeyi, bilinen ek kronik hastalığı, planlanan doğum tipi, sigara içme süresi, günlük tüketilen sigara miktarı, evde yaşayan kişi sayısı, aynı evde yaşayan bireylerden diğer sigara içen sayısı, bebeğin yenidoğan döneminde solunum problemi yaşama durumu, bebeğin yenidoğan döneminde solunum problemi nedeniyle hastaneye yatışı ve gerçekleşen doğum tipi hazırlanan hasta bilgi formu ile; kadınların depresyon ve anksiyete puanları Hastane Anksiyete Depresyon Ölçeği (HAD) ile değerlendirildi. Olgulara ilişkin veriler SPSS 23.00 istatistik paket program ile analiz edildi. Veriler, tanımlayıcı istatistikler (sayı, yüzde dağılımı, ortalama, standart sapma), Spearmen ve Pearson Korelasyon Analizi, t-test ve ANOVA ile değerlendirildi. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında, %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre gebelik öncesinde ve gebelik sırasında tüketilen sigara miktarı ile depresyon ve anksiyete arasında pozitif yönlü ve zayıf ilişkiler vardı. Ancak bebeğin yenidoğan döneminde (0-28 gün) solunum problemi yaşama durumunun; maternal sigara kullanımı, sigara dumanına maruz kalma, depresyon ve anksiyeteye göre farklılaşmadığı belirlendi. Maternal sigara kullanımının fetus ve anne sağlığı açısından zararları dikkate alındığında gebelik döneminde sigara kullanımının bırakılması gerektiği ortaya çıkmakta, ancak depresyon ve anksiyetenin bu dönemde sigarayı bırakma yönünden engelleyici olduğu düşünülmektedir.

AnksiyeteBebek-yenidoğmuşBebekler+6
Güray Şenol
Manisa Celal Bayar University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sigara kullanan ve sigara kullanmayı bırakmış bireylerin sigaraya karşı tutumlarının değişmesinde kamu spotlarının etkisi

Bu araştırmanın amacı sigara kullanan ve sigara kullanmayı bırakmış olan bireylerin sigaraya karşı tutumlarının değişmesinde kamu spotlarının etkileyiciliğini ölçmektir. Araştırma Hatay il sınırları içerisinde yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini Hatay ilinde ikamet eden yaş aralığı 18-60 arasında olup, son 6 ay içerisinde yayınlanan kamu spotlarını izleyen, en az asgari ücret ile çalışan sigara kullanan ve en az son 1 yıldır sigara kullanmayı bırakmış olan bireyler oluşturmuştur. Araştırmaya 154'ü sigara kullanan 54'ü ise sigara kullanmayı bırakmış olan 208 birey katılmıştır. Verilerin toplanmasında demografik bilgi formu, kamu spotu tutum anket formu, kamu spotları akut ölçeği ve sigara kullanımı ile ilgili inanç ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; sigara kullanan bireylerde kamu spotlarının kişiler üzerinde sigarayı bırakmaya yönelik beklenen düzeyde etkiyi yapmadığı saptanmıştır. Sigara kullanmayı bırakmış bireylerde kamu spotlarının kişiler üzerinde yeniden sigaraya başlamayı azaltıcı etkisi olduğu saptanmıştır.

BağımlılıkKamu spotlarıKötü alışkanlıklar+4
Gamze Samyeli Canpolat
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerde motivasyonel görüşme tekniğinin sigara içme arzusu ve sigara bırakma başarısına etkisi

Giriş: Dünyanın karşılaştığı en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri olmaya devam etmekte olan ve salgın haline gelmiş olan sigara, hala dünya çapında yılda ortalama sekiz milyondan fazla insanın ölümüne sebep olmaktadır. Amaç: Araştırmada öğretmenlerde motivasyonel görüşme tekniğinin sigara içme arzusuna ve sigara bırakma başarısına etkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma deneysel (randomize kontrollü) tipte bir çalışma olarak yürütülmüş, deney grubundaki bireylerle Motivasyonel Görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi, Manisa ili Merkez ilçelerine bağlı ortaokullardan örnekleme dahil edilme kriterlerini uygun olan öğretmenler arasından seçilmiştir. Araştırma deney grubunda 30, kontrol grubunda 31 sigara kullanan bireyle tamamlanmıştır. Veri toplama aracı olarak Sigara İçme Arzusu Ölçeği, Sigara Bırakma Başarısı Öngörü Ölçeği ve Sosyodemografik Veri Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde Ki Kare testi, Mann-whitney U testi, Wilcoxon işaret testi, t testi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Deney grubundaki bireylerin Sigara Bırakma Başarısı Öngörü Ölçeği, Sigara Bırakma Başarısı Öngörü Ölçeği Kararlılık ve Hazır Oluş Alt Boyutu; Sağlık Algısı ve Uygun Çevre Alt Boyutu puan ortalamaları kontrol grubuna göre daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Girişim sonrası deney grubundaki bireylerin kontrol grubuna göre Sigara İçme Arzusu Ölçeği puan ortalamaları daha düşük bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Sigarayla mücadele konusunda okul sağlığı çalışmaları kapsamında, motivasyonel görüşmenin hemşirelik girişimi olarak kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sigara, Motivasyonel Görüşme, Okul Sağlığı, Hemşirelik.

Halk sağlığıHemşirelerHemşirelik+5
Ezgi Paşaoğlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sigarayı bırakanlarda farklı şiddetteki aerobik egzersizlerin anksiyete, sigara bağımlılığı, uyku kalitesi ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

Bu çalışma, sigarayı bırakan bireylerde farklı şiddetteki aerobik egzersizin; bireylerin anksiyete düzeyi, sigara bağımlılığı, uyku ve yaşam kalitesi üzerine olan etkisini araştırmak amacıyla yapıldı. Son 1 ay içinde sigarayı bırakan 18-45 yaş aralığında olan 60 birey çalışmaya katıldı. Bireyler basit rastgele yöntem ile kontrol grubu (yaş ortalaması 32,10±6,77), hafif şiddetli aerobik egzersiz grubu (yaş ortalaması 33,10±5,07) ve orta şiddetli aerobik egzersiz (yaş ortalaması 34,00±5,15) grubuna ayrıldı. Aerobik egzersiz eğitimi ısınma (10 dk), aerobik egzersiz (30 dk) ve soğuma dönemi (5 dk) olacak şekilde 8 hafta/3 gün uygulandı. Hafif şiddetli aerobik egzersiz grubu (n=20) maksimal kalp atım hızı'nın (KAH) %40'ı, orta şiddetli aerobik egzersiz grubu ise (n=20) %60'ı kadar submaksimal aerobik egzersiz yaptı. Kontrol grubu (n=20) bu süre boyunca normal günlük yaşam aktivitelerine devam etti. Bireylerin anksiyete düzeyi Beck Anksiyete ölçeği (BAÖ), nikotin bağımlılığı Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi (FNBT) ve Madde Aşerme Ölçeği (MAÖ), uyku kalitesi Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ), yaşam kalitesi Yaşam Kalitesi Kısa Form – 36 (SF-36) ile çalışma öncesi ve sonrası değerlendirildi. Katılımcıların tamamının anksiyete seviyesinde (BAÖ), madde aşermede (MAÖ) ve PUKİ toplam ve alt bileşenlerinde (öznel uyku kalitesi, uyku latansı, uyku süresi, uyku bozukluğu ve gündüz işlev bozukluğu) iyileşme görüldü (p<0.05). Yaşam kalitesi (SF 36) kontrol grubunda vücut ağrısı ve sosyal fonksiyon haricindeki alt bileşenlerde iyileşme gösterdi. Aerobik egzersiz uygulanan gruplarda ise tüm alt bileşenler iyileşme gösterdi (p<0.05). Gruplar arası ilk ve son değerlendirmelerin karşılaştırılmasında; BAÖ ve SF-36 skorlarında fark bulunmadı (p>0.05) fakat orta şiddetli aerobik egzersiz grubu MAÖ skoru çalışma öncesi ve sonrasında diğer iki gruptan daha düşüktü (p<0.05), İlk değerlendirmede PUKİ alt bileşen ve toplam skorları açısından yalnızca uyku bozukluğu alt bileşen skorunda fark bulundu, hafif şiddetli aerobik egzersiz grubu uyku bozukluğu skoru kontrol grubundan yüksekti (p<0.05), son değerlendirmeler arasında ise fark bulunmadı (p>0.05). Sonuç olarak 8 haftalık aerobik egzersizler, sigarayı bırakan bireylerde sigara bağımlılığının azaltılmasında, uyku bozukluğunun giderilmesinde, yaşam kalitesinin arttırılmasında etkili olduğu sonucuna vardık. Özellikle orta şiddetteki aerobik egzersizler sigaraya tekrar başlama isteğini daha fazla azaltmaktadır. Yüksek şiddette aerobik egzersizin de yer aldığı ve farklı egzersiz çeşitlerinin karşılaştırıldığı daha uzun süreli çalışmalara ihtiyaç vardır.

AerobikAnksiyeteBağımlılık+4
Ahmet Sarıtoy
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Düzce Üniversitesi Tıp fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma merkezi sigara bırakma polikliniği tedavi etkinliğinin değerlendirilmesi

Amaç: Tütün bağımlılığı ve sigara içiciliği dünya çapında önlenebilir ölümlerin önde gelen nedenidir; kendisine kolay ulaşılabilir olması ve yasal olması nedeniyle kullanımı toplum içinde çok yaygın olan ve tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Sigara ile mücadelede önemli bir yeri olan sigara bırakma polikliniklerinin tedavide başarı oranlarını ciddi şekilde arttırdığı gösterilmiştir. Bu çalışmanın amacı, sigarayı bırakmak için Düzce Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı bünyesindeki Sigara Bırakma Polikliniğine başvuran hastaların demografik ve sosyokültürel özelliklerini incelemek, sigara içme durumunu etkileyen faktörleri, uygulanan sigara bıraktırma tedavilerinin etkinliğini değerlendirmekti. Gereç-Yöntem: Çalışma Ocak 2018 - Aralık 2019 tarihleri arasında Düzce Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim dalı Sigara Bırakma polikliniğinde gerçekleştirildi. Çalışma prospektif, tanımlayıcı ve kesitsel çalışma olarak planlandı. Çalışmaya sigara bırakma polikliniğine başvuran ve tedaviye başlanıp önerilen kontrollere devam eden hastalar dâhil edildi. Hastaların nikotin bağımlılık seviyesinin belirlenmesi amacıyla Fagerstrom nikotin bağımlılık testi uygulandı ve bireylerin demografik özellikleri, sigara içme alışkanlıkları ve uygulanan tedaviler kayıt edildi. Çalışmada 'tekrar başlasa bile en az ≥6ay bırakmayı başaran hastalar sigarayı bırakmış (başarılı)' olarak kabul edildi ve başarılı olanlar ve olmayanlar olarak ayrılan 2 grubun tüm özellikleri karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 427 (başarılı 202, başarısız 225 kişi) hastanın yaş ortalaması sırasıyla başarılı grupta 43,78±12,77, başarısız grupta 41,67±12,91 idi. Gruplar arasında yaş, cinsiyet, medeni durumu, çocuk varlığı, alkol tüketimi ve sigaraya başlama yaşı bakımından farklılık yoktu. Çalışmada Fagerstrom Nikotin Bağımlılık Testinin (FNBT) başarısız grupta anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi (başarılı 5 (3), başarısız 6 (2), p<0,001). Hastaların tedavi oranları açısından başarılı grupta Vareniklin + Nikotin replasman tedavisi + Bilişsel davranışçı terapi alanların başarı oranı daha yüksekti (başarılı %5, başarısız 0,5, p=0,046). Ayrıca daha önce sigara bırakmayı denemenin varlığı başarılı grupta anlamlı olarak yüksekti (başarılı %90,6, başarısız %81,8, p=0,009). Sonuç: Çalışmada tedavinin başarıya ulaşmasında; FNBT skorunun, günlük tüketilen sigara adedinin, daha önce sigara bırakmayı denemiş olmanın, yan etki nedeniyle tedavinin yarıda bırakılmasının ve tedavi seçeneğinin etkili olduğu belirlendi. Sigara bırakma tedavisi sırasında hastanın; bağımlılık düzeyi, daha önceki sigara bırakma deneyimleri ve tedavi yan etkileri ile beraber değerlendirilerek desteklenmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Sigara bağımlılığı, önlenebilir olması nedeniyle sigara bırakma tedavisi sırasında her aşamada hastaya verilen destek toplum sağlığını da geliştirecektir. Anahtar Kelimeler: Tütün, Sigara bırakma polikliniği, Vareniklin, Nikotin replasman tedavisi, Bilişsel davranış terapisi

BağımlılıkBilişsel davranış terapileriDüzce+5
Doğukan Danışman
Düzce University
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Bir üniversite hastanesinde görev yapan hekimlerin sigara bırakma tedavisi hakkındaki bilgi, tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi

Giriş ve Amaç: Tütün kullanımı, bulaşıcı olmayan kronik hastalıklar açısından en önemli risk faktörlerinden birisi olmakla beraber önlenebilir bir morbidite ve mortalite sebebidir ve tüm dünyayı etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunudur. Dünya genelinde ölümlerin en sık nedeni olan kardiyovasküler hastalıklar, kanser, kronik solunum sistemi hastalıkları ve diyabet gibi hastalıkların gelişmesinde risk faktörleri arasında sigara kullanımının önemli bir yeri vardır. Hekimler ve sağlık çalışanlarının temel görev ve sorumlulukları arasında hastalıkların önlenmesi ve mevcut sağlığın geliştirilmesi bulunmaktadır. Hekimlerin kendilerine başvuran her hastaya sigara kullanım durumunu sorması ve eğer kullanıyorsa bırakmasını tavsiye etmesi, tütün kontrolü kapsamında hem kolay hem de etkili bir yöntemdir. Hekimlerin sadece bu sorgulama ve tavsiyeyle bile hastaların %5-10'una sigarayı bıraktırabildikleri bilinmektedir. Özellikle topluma çeşitli sağlık hizmetleri sunmakta olan birinci basamak hekimleri olmak üzere tüm hekimlerin, dünyada önlenebilir hastalıkların birçoğu için risk faktörü olan sigara kullanımı konusunda farkındalıklarının artması, bilgi düzeylerinin yükselmesi, olumsuz tutum ve davranışlarının değişmesi gerekliliği açıktır. Bu çalışma, bir üniversite hastanesinde görev yapan hekimlerin sigara bırakma tedavileri ile ilgili bilgi, tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi amacıyla planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir araştırmadır. Çalışmanın evrenini, Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde 1 Ocak 2023 – 1 Nisan 2023 arasında görev yapmakta olan hekimler (asistan, uzman, öğretim üyesi) oluşturmaktadır. Araştırmaya, katılmayı kabul eden 203 hekim dahil edilmiştir. Çalışmada veri toplamak amacıyla basılı anket formu kullanıldı. Oluşturulan anket formu tüm katılımcılara elden ulaştırıldı. Sigara kullanan katılımcıların nikotin bağımlılığı Fagerström nikotin bağımlılık testi (FNBT) ile değerlendirildi. Veriler SPSS 23.0 istatistik paket formunda değerlendirildi. İstatiksel anlamlılık için p<0,05 değeri kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 203 hekim katıldı. Hekimlerin %47,8'i (n=97) kadın, %52,2'si (n=106) erkekti. Katılımcıların genel branşları incelendiğinde; %4,9'u (n=10) preklinik, %68,5'i (n=139) dahili, %26,6'sı (n=54) cerrahi branş hekimleriydi. Çalışmaya katılan hekimlerin %80,8'i (n=164) araştırma görevlisi, %2'si (n=4) uzman, %17,2'si (n=35) öğretim üyesiydi. Katılanların yaş ortalaması 31,34±6,87 (minimum=24, maksimum=61) idi. Katılımcıların sigara bırakma danışmanlığı ile ilgili bilgi düzeyini ölçen toplam 20 soruya verdikleri doğru cevap sayılarının ortalamasının 13,41±3,80 (minimum=1, maksimum=20) olduğu belirlendi. Çalışmaya katılan hekimlerin %15,8'i (n=32) sigara kullandığını, %8,4'ü (n=17) sigarayı bıraktığını, %75,9'u (n=154) hiç sigara içmediğini belirtti. Sigara kullanan 32 katılımcı; ortalama 9,81±6,32 yıldır sigara kullanıyor ve günde ortalama 13,78±6,86 adet sigara içiyordu. Paket/yıl değerlerinin ortancası 5,00 (minimum=0,25, maksimum=37,50) iken, FNBT skorlarının ortalaması 3,39±2,75 idi. Sigara kullanan katılımcıların FNBT skorları değerlendirildiğinde; %41,9'unun (n=13) çok düşük, %25,8'inin (n=8) düşük, %12,9'unun (n=4) orta, %12,9'unun (n=4) yüksek ve %6,5'inin (n=2) çok yüksek derecede nikotin bağımlısı olduğu belirlenmiştir. Hekimlerin %14,3'ü (n=29) sigara bırakma danışmanlığı eğitimi almış, %85,7'si (n=174) herhangi bir eğitim almamıştı. Yaş ile hekimlerin sigara içme durumlarına bakıldığında yaş arttıkça sigara kullanım oranı anlamlı olarak artmıştı (p=0,002). Katılımcıların cinsiyetlerine göre sigara içme durumları incelendiğinde erkek hekimlerin kadın hekimlere oranla anlamlı fazla sayıda sigara kullandığı görüldü (p=0,004). Katılımcıların sigara bırakma danışmanlığı eğitimi alma durumlarına göre bilgi puanları incelendiğinde, eğitim alan katılımcıların bilgi sorularına verdikleri doğru cevap ortalamalarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu görüldü (p=0,023). Sonuç: Katılımcıların sigara bırakma danışmanlığı eğitimi almalarının yanı sıra, uzman ve öğretim görevlisi olmak gibi tıp eğitimi içerisinde geçirilmiş sürenin daha fazla olması durumu da sigara ile ilgili farkındalığın yüksek, sigara bırakma tedavileri ile ilgili tutum ve davranışın daha olumlu olması ile ilişkili bulunmuştur. Sigara ve sigara bırakma danışmanlığı ile ilgili hem tıp fakültesindeki hem de mezuniyet sonrası dönemdeki eğitimlerin sayı ve kalitesindeki artış; hekimlerin bu konudaki farkındalık, bilgi, tutum ve davranışlarına önemli katkılar sağlayacaktır. Tüm toplumu kapsayacak şekilde koruyucu sağlık hizmeti sunan aile hekimleri başta olmak üzere tüm hekimlerin, çağımızın en önemli toplum sağlığı sorunlarından birisi olan ve doğru stratejilerle sağlığa olan zararlarının önüne geçilebilecek sigara ve tütün bağımlılığı konusunda daha bilinçli ve daha etkin rol alması gereklidir. Bu konuda gerekli politikaların üretilmesine, sigara bırakma konusuna gereken değerin ve ağırlığın verilmesine, eğitimlerin sayı, kalite ve erişilebilirliğinin artırılmasına ve bu konuda daha kapsamlı bilimsel araştırmalar yapılmasına ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Sigara, Sigara Bırakma Tedavisi, Hekimler

Bilgi düzeyiDavranışDoktorlar+4
Safa Ünal
Düzce University
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Sigara bırakma polikliniğine başvuran hastaların nikotin bağımlılığının sosyodemografik özellikler ve depresyon ile ilişkisi

Amaç: Bu çalışmada sigara bırakma polikliniğe başvuran hastaların sigara bağımlılıklarının sosyodemografik özellikler ve depresyon ile ilişkisini araştırmayı amaçladık. Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Sigara Bırakma Polikliniğine Mart 2015 - Kasım 2016 tarihleri arasında başvuran 2119 kişi dahil edildi. Fagerstrom Nikotin Bağımlılık Testi (FNBT) ve Beck Depresyon Ölçeği uygulanmış olan hastaların sosyodemografik özellikleri incelendi. Hastaların nikotin bağımlılığının sosyodemografik özellikler ve depresyon arasındaki ilişki incelendi. Bulgular: Çalışmadaki hastaların 1468 (%69,3)'i erkek, 651 (%30,7)'i kadındı. Çalışmamızda cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, meslek durumu, ailede sigara kullanma durumunun FNBT skoru üzerine anlamlı etkisi olmadığı gözlendi. "<20" yaş grubundaki nikotin bağımlılık düzeyi düşük olan bireylerin oranı, "41-50" ve "51-60" yaş gruplarındaki nikotin bağımlılık düzeyi düşük olan bireylerin oranlarından anlamlı düzeyde daha yüksektir (her biri için p<0,005). Alkol kullananların nikotin bağımlılığının daha yüksek olduğu anlamlı olarak görüldü (p=0,011). Nikotin bağımlılığı arttıkça depresyon düzeylerinin arttığı anlamlı olarak saptandı (p<0,001). Sonuç: Nikotin bağımlılığının alkol ve depresyon ile ilişkisinin olduğu saptanmıştır. Nikotin bağımlılığı ile mücadelede, hastalar biyopsikososyal yaklaşımla değerlendirilmelidir. Sigara bıraktırma uygulamalarında özellikle genç popülasyon hedef alınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Nikotin bağımlılığı, sosyodemografik özellikler, sigara bırakma, depresyon

BağımlılıkDepresyonNikotin+3
Usame Velioğlu
Düzce University
2017
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Anksiyete duyarlılığının nikotin bağımlılığı ve sigara bırakma başarısı üzerine etkisi

ÖZET Amaç: Bu çalışmada sigara bırakma polikliniğe başvuran hastaların, anksiyete duyarlılık seviyelerinin; nikotin bağımlılığı ve sigara bırakma başarısıyla ilişkisini incelemeyi amaçladık. Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Sigara Bırakma Polikliniği‟ne Ocak 2017 – Temmuz 2017 tarihleri arasında başvuran 286 kişi dahil edildi. Sosyodermografik özellikleri, sigara kullanım düzeyleri, nikotin bağımlılık düzeyleri (FNBT skorları), Beck depresyon ölçeği ile ölçülen depresyon skorları dosyalardan taranan hastalara, Beck anksiyete ve Anksiyete Duyarlılığı İndeksi-3 ölçekleri yapıldı. Hastalara ulaşılarak sigara bırakma durumları ile ilgili güncel bilgi alındı. Bulgular: Çalışmadaki hastaların -vizitlere gelmemeleri sebebi ile medikal tedaviye başlayamadıklarımız dahil- %19,58‟i sigarayı bırakmıştı ve bırakma davranışını.en az altı aydır devam ettirmekteydi. Çalışmamızda anksiyete duyarlılığı ve özellikle fiziksel anksiyete duyarlılığı puan ortancaları, nikotin bağımlılığı yüksek ve orta olanlarda hafif olanlara göre anlamlı olarak yüksekti (sırasıyla p=0,001 p<0,001). Sigara bırakmayanlarda anksiyete duyarlılığı ve tüm alt ölçeklerinin (fiziksel, bilişsel ve toplumsal anksiyete duyarlılığı) puan ortancaları, bırakmayanlardan anlamlı olarak yüksekti (her biri için p˂0.001). Sonuç: Anksiyete duyarlılığının sigara bırakma başarısının önünde bir engel olabileceği saptanmıştır. Aynı zamanda anksiyete duyarlılığı, nikotin bağımlılığının yüksek olması ile anlamlı olarak ilişkilidir. Anksiyete duyarlılığındaki artışla; anksiyete düzeyleri de anlamlı artış göstermiştir. Ayrıca anksiyete duyarlılığı depresyonla yakın ilişkilidir. Sigara bırakma hastalarının ilk gelişlerinden itibaren anksiyete duyarlılığı, anksiyete ve depresyon düzeylerinin değerlendirilmeleri önemlidir. Sigara bırakmayı başarabilmeleri için anksiyete duyarlılığı yüksek bireyler daha yakından takip edilmelidir ve anksiyete duyarlılıklarının azaltılmasına yönelik tedaviler uygulanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Anksiyete duyarlılığı, sigara bırakma, nikotin bağımlılığı, depresyon, anksiyete

AnksiyeteAnksiyete bozukluklarıBağımlılık+4
Şeyda Şen
Düzce University
2018
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Türkiye'de birinci basamağa yönelik ulusal sigara bırakma kılavuzu geliştirilmesi

Amaç: Bu çalışmada, uygulanabilir, güncel ve etkin bir birinci basamağa yönelik ulusal sigara bırakma kılavuzu geliştirmeyi amaçladık. Yöntem: Dünyada ve Türkiye'de daha önce oluşturulmuş birinci basamağa yönelik sigara bırakma kılavuzları tarandı. Son 5 yıl içinde ve İngilizce dilinde oluşturulmuş olan kılavuzlar çalışmaya dahil edildi. Elde edilen kılavuzlar AGREE II rehber kalite değerlendirme ölçeği ile değerlendirildi. Uygun bulunan kılavuzlar Türkiye'ye adapte edilmek üzere seçildi. Bulgular: Kanıta Dayalı Tıp Derneği'nin "Adım Adım Bir Rehberin Ulusal Koşullara Uyarlanması: TÜRKİYE İÇİN REHBER UYARLAMA KILAVUZU" temel alınarak Royal Australian College of General Practitioners (RACGP) tarafından 2011'de oluşturulup 2014'te güncellenen "Supporting smoking cessation: a guide for health professionals" ve Jordan Tobacco Dependence Treatment Guidelines Local Group tarafından 2013'te oluşturulup 2017'de güncellenen "Jordan Guidelines for Tobacco Dependence Treatment 'Helping Smokers Quit'" kılavuzlarının Türkiye'ye adapte edilmesine karar verildi. Birinci basamakta çalışan hekimlerin ihtiyaçlarına yönelik olup, sürecin ayrıntılı ve şeffaf olarak açıklanmasını sağlayan bir belge oluşturulması planlandı. Sonuç: Mevcut kılavuzların Türkiye'ye adaptasyonu için sentez ve güncelleme müdahaleleri yapıldı ve "Birinci Basamağa Yönelik Ulusal Sigara Bırakma Kılavuzu– Türkiye" belgesi hazırlandı. Hazırlanan kılavuz hedef kullanıcılar ve bilirkişiler tarafından yapılacak dış yorumlamayı takiben tüm adapte kılavuzun reddi ya da kabulü veya tekrar gözden geçirilerek düzenlenmesi sonrasında yayın ve yaygınlaştırma fazına geçilecektir.

Birinci basamak sağlık hizmetleriRehber kitaplarSigara içme+2
Yunus Şengün
Düzce University
2019
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Birinci basamak sağlık kurumlarında çalışan hekimlerin sigara bırakma danışmanlığı ve ikinci el sigara dumanı hakkındaki davranışlarının değerlendirilmesi: Elazığ örneği

ÖZET Tütün salgını, dünyanın karşılaştığı en büyük halk sağlığı tehditlerinden biridir. Bu çalışmada Elazığ ili birinci basamak sağlık kurumlarında çalışan hekimlerin sigara bırakma danışmanlığı (SBD) ve ikinci el sigara dumanı hakkındaki davranışlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Kesitsel tipte olan bu araştırmanın evrenini Elazığ ili birinci basamak sağlık kurumlarında çalışan 262 hekim oluşturmuştur. Örneklem seçim yöntemi kullanılmadan evrenin tamamına ulaşılması hedeflenmiş ve evrenin %95,42'sine (250 kişi) ulaşılmıştır. Veri toplama amacıyla "Demografik ve Mesleki Özellikler-Sigara İçme Durumu", "Sigara Bırakma Danışmanlığı" ve "İkinci El Sigara Dumanı" hakkında sorular içeren anket formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler frekans, yüzde, Ortalama ± Standart sapma, Ki kare, Mann-Whitney U testi ve ikili lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Hekimlerin yaş ortalaması 40,86 ± 10,58 yıl olup, %68,0'i erkektir. Hekimlerin %30,4'ü halen sigara içmekte, %17,6'sı sigara kullanmayı bırakmış, %52,0'ı hiç içmemiştir. Hekimlerin SBD 5Ö yönteminin basamaklarını "sıklıkla-her zaman" uygulama sıklıkları şu şekildedir: %38,8 "Öğren", %81,6 "Öner", %68,4 "Ölç", %66,8 "Önderlik et", %31,2 "Örgütle". Hekimlerin %16,0'ı SBD eğitimi almıştır. Hekimlerin %13,2'si hastalara ikinci el sigara dumanı maruziyetini "sıklıkla-her zaman" sormakta, %34,8'i hastalara ikinci el sigara dumanı maruziyetinten korunmalarını "sıklıkla-her zaman" önermektedir. SBD eğitimi almış olanlar Öğren (p<0,05), Önderlik et (p<0,05) ve Örgütle (<0,001), hekim tavsiyesinin hastanın sigara bırakma olasılığını arttıracağına inananlar Öner (<0,001), Önderlik et (p<0,05) ve Örgütle (p<0,01) basamaklarını istatistiksel anlamlı olarak daha sık uygulamaktadır. Sonuç olarak; Elazığ ili birinci basamak hekimlerinin SBD uygulama sıklıklarının hedeflenenin oldukça gerisinde olduğu görülmektedir. SBD uygulanma sıklığının arttırılabilmesi için SBD eğitimi alan hekim sayısının arttırılmasına ve bu eğitimlerle hekimlerin SBD hakkındaki olumlu inançlarının güçlendirilmesine ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Sigara Bırakma, ikinci el sigara dumanı, birinci basamak sağlık hizmeti, hekim, koruyucu sağlık hizmeti

Birinci basamak sağlık hizmetleriDanışmanlıkDoktorlar+4
Fatma Nur Karaçorlu
Fırat University
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Nikotin yoksunluk semptomları ile ilişkili faktörler ve sigara bırakma üzerine etkileri

Amaç: Sigara bırakma polikliniklerine (SBP)başvuran katılımcılarda nikotin yoksunluk semptomları ile ilişkili faktörler ve sigara bırakma üzerine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla Ocak 2022 ile Mart 2022 tarihleri arasında SBP'ne başvuran katılımcıların nikotin yoksunluk semptomları ve sigara bırakma başarıları değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Prospektif planlanan çalışmamız Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği SBP'ne ve İzzet Baysal Ruh Hastalıkları Hastanesi SBP'ne Ocak 2022 ile Mart 2022 tarihleri arasında başvuran 102 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara sosyodemografik özellikleri, sigara öyküsü, çevre anamnezi bilgilerini içeren SBP takip formu ve bağımlılık düzeylerini saptamak için Fagerstrom Nikotin Bağımlılık Testi(FNBT),sigara içme arzusu düzeylerini saptamak için Sigara İçme Arzusu Ölçeği(SİAÖ), sigara ile ilgili olumlu ve olumsuz algılarını ölçmek amacıyla Sigara Karar Verme Dengesi Ölçeği, öz yeterliliklerini ölçmek amacıyla Genel Öz Yeterlilik Ölçeği, olaylar karşısındaki stres seviyelerini ölçmek amacıyla Algılanan Stres Ölçeği uygulanmıştır. Katılımcıların 6 ay süreyle sigara bırakma durumları ve nikotin yoksunluk semptomları takip edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza 65'i erkek 37'si kadın 102 katılımcı katıldı.6 ay boyunca sigara kullanmayan kişilerin sigarayı bıraktığı kabul edildi. Çalışmamızda SBP'ne başvuran katılımcıların %28,4 ünün sigarayı bıraktığı izlendi. Sigarayı bırakanlarda FNBT ve SİAÖ puanları anlamlı derecede düşüktü. Sigarayı bırakma isteme nedenlerinde sağlık endişeleri en sık nedenlerdi. Sinirlilik, iştah artışı ve aşırı tütün isteği sık görülen yoksunluk semptomlarıydı. Karar Verme Dengesi Ölçeği ile yoksunluk semptomu varlığı arasında anlamlı ilişki görüldü. FNBT ile konsantrasyonda bozulma, huzursuzluk ve aşırı tütün isteği semptomları arasında ilişki mevcuttu. SİAÖ ile iştah artışı semptomu arasında ilişki görüldü. Karar Verme Dengesi Ölçeği ile sinirlilik ve huzursuzluk semptomları arasında ilişki görüldü. Genel Öz Yeterlilik Ölçeği ile kaygı semptomu arasında ilişki görüldü. Algılanan Stres Ölçeği ile sinirlilik semptomu arasında ilişki görüldü. Sigara bırakma durumu ile ilişkisi olan ölçekler FNBT, SİAÖ ve Sigara Karar Verme Dengesi Ölçeğiydi. Sigara bırakan ve bırakamayan katılımcılar arasında yaş, cinsiyet, medeni durum ve eşlik eden hastalık açısından anlamlı fark izlenmedi. Sonuç: Nikotin yoksunluk semptomları ile ilişkili faktörler ve sigara bırakma üzerine etkileri incelendiğinde FNBT, SİAÖ puanları daha düşük olanlarda ve Sigara Karar Verme Dengesi Ölçeğinin alt ölçeği olan Sigaranın Yararları Ölçeği puanının daha düşük olduğu katılımcılarda sigara bırakma başarısı yüksekti. SİAÖ puanı yüksek olanlarda iştah artışının yüksek olduğu görüldü. Konsantrasyonda bozulma semptomu yaşayanlarda yüksek düzeyde bağımlı olma oranı yüksekti. SBP'ne başvuran hastalarda yoksunluk semptomları ile ilişkili faktörler belirlendikten sonra, sigara bırakma polikliniklerinde daha etkin, hedefe yönelik ve daha başarılı bir yaklaşım ortaya konulabilir. Anahtar kelimeler: Sigara, Nikotin Bağımlılığı, Sigara bırakılması.

BağımlılıkNikotinSigara içme+3
Durmuş Ali Şanlı
Bolu Abant İzzet Baysal University
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Diyarbakır ili Kayapınar ilçesi 17 Nolu Aile Sağlığı Merkezine kayıtlı 15 yaş ve üzeri kişilerde sigara kullanım prevelansı ve kullanımı etkileyen faktörler

Sigara bağımlılığı önlenebilir hastalıkların en önemlisi olması sebebiyle en önemli halk sağlığı sorunları arasındadır. Sigara dumanında bulunan nikotin maddesi, sigaraya bağımlılık oluşumunda etkili maddedir. Toplumu sigaranın sağlığa, ekonomiye ve çevreye verdiği zararlardan korumak için kişilerin sigaraya niçin başladığı ve sigarayı bırakabilenlerin bunu nasıl başardığı bilinmelidir. Araştırmanın amacı, araştırma yapılan bölgedeki kişilerin sigara ile ilgili tutumlarını, sigara içme sıklığını, sigara içenlerin ve sigarayı bırakanların bağımlılık düzeylerini, sigaraya başlamadaki ve sigarayı bırakmadaki etkenleri tespit etmektir. Kesitsel nitelikte olan araştırma Aralık 2016 – Ocak 2017 tarihleri arasında, Diyarbakır ili Kayapınar ilçesi 17 nolu Aile Sağlığı Merkezine kayıtlı 15 yaş ve üzeri 309 kişi üzerinde yapılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların %30,4'ünün sigara içmekte olduğu, %14,6'sının sigarayı bırakmış, %55'nin ise hiç sigara içmediği tespit edilmiştir. Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi sonuçları ortalaması sigara içenlerde 4,30 ± 2,5, sigarayı bırakanlarda ise 4,06 ± 2,94'dır (p=0,62). Sigaraya başlayanların %47,5'inin sigaraya 18 yaşından önce başladığı belirlenmiştir. Araştırmaya katılan erkeklerle kadınlar arasında sigaraya başlamada istatistiksel olarak anlamlı fark görülürmüştür(p=0,000). Sigara içenlerin %52,1 araştırma sırasında bırakma planı yapmaktadır. Sonuç olarak sigaranın zararları hakkında toplumda bir farkındalık oluşmaktadır. Sigara içenlerin büyük bir kısmı sigarayı bırakmak istemektedirler. Yapılacak araştırmalarla sigaraya başlama ve sigarayı bırakmadaki etkenler tespit edilmeli, bunlara göre önlemler alınmalı, toplum sigaranın zararlı etkilerinden korunmalıdır.

Aile sağlığıDiyarbakırNarkotik bağımlılığı+5
Mehmet Nuri Gördük
Dicle University
2017
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kişilik tiplerinin sigara içme durumu ile ilişkisi: Olgu kontrol çalışması

ÖZET Giriş ve Amaç: Sigara kullanımı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önlenebilir önemli bir sağlık sorunudur. Her geçen gün sigara kullananların sayısı artmakta bu durum da birçok hastalık davetiyesi çıkarmaktadır. Yapılan birçok çalışma sigara kullanımı ve kişilik tipleri arasında bir ilişki olduğunu göstermiş. Bu çalışmanın amacı sigara kullanma durumları ile kişilik tipleri arasındaki ilişkiyi gösterip, sigaranın bıraktırılmasında daha etkin başarılar elde edebilmeye yardımcı olmaktır. Materyal ve Metot: Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanelerinin bütün polikliniklerine herhangi bir sebeple başvuran hastalardan çalışma grubu olarak sigara içen 670 hasta ve kontrol grubu olarak sigara içmeyen 794 hasta toplamda 1464 hasta çalışmaya dâhil edilmiştir. Katılımcılara 23 sorudan oluşan sosyodemografik veri formu ile 44 sorudan oluşan Taştan Kişilik Tipi Anketi uygulanmıştır. Verilerin analizi için SPSS (Statistical Package fort he Social Science) 22.0 programı kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların %50'si kadın, %50'si erkekti, kadınların %39,07' si sigara kullanıyorken erkeklerin %52,46'sı kullanıyordu. Kişilik tipi ölçeğine göre katılımcıların %22,1'i iki numaralı kişilik tipi olup bunu %16.7 oranla yedi ve %12,5 oranla dört numaralı kişilik tipleri takip etmekteydi. Sekiz numaralı kişilik tipinde sigara içme oranı %61,4 ve en yüksek iken, bir numaralı kişilik tipinde ise %37,3 ve en düşüktü. Sekiz numaralı kişilik tipindeki bireylerin %40,4'ü sigara dışındaki tütün ürünü kullanıyorken, üç numaralı kişilik tipine sahip bireylerde bu oran %14,2, dokuz numaralı kişilik tipinde %16,1 idi. Sonuç: Bir ve sekiz numaralı kişilik tipine sahip olan katılımcılardaki sigara kullanım durumu istatistiksel olarak anlamlı bulundu, ancak diğer kişilik tipleri ile sigara içme durumu arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı. Üç, sekiz ve dokuz numaralı kişilik tipi ile sigara dışındaki tütün ürünü (puro, pipo, nargile) kullanımı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardı. Bütün hasta başvurularında sigara kullanımı sorgulanmalı, hastaya sigara bırakılması önerilmeli ve özendirilmelidir. Hastalar biyo-psiko-sosyal yönleriyle ele alınıp kişilik tipleri de göz önünde bulundurularak sigara bıraktırmada daha etkili çalışmalar ortaya konabilir. Çalışmamızın sonuçlarının daha geniş kapsamlı ve çok merkezli çalışmalarla desteklenmesi bu başarıyı arttırabilir.

Kişilik testleriKişilik tiplemeleriSigara içme+2
Mahmut Yılmaz
Dicle University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sigarayı bırakmada varenicline ve varenicline ile birlikte uygulanan bilişsel-davranışçı terapinin karşılaştırılması

Bu araştırma sigara bırakma polikliniğine gelen hastalara ilaç tedavisi ile birlikte uygulanan bilişsel davranışçı tedavinin etkisini ölçmek için yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak 'Fagerström Nikotin Bağımlılığı Testi' kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniği'ne gelen 40-50 yaşları arasındaki 30 hasta oluşturmuştur. Bu hastalar daha önceden uzun süreli sigarayı bırakmamışlardır. Deney grubundaki hastalara altı seanstan oluşan yapılandırılmış bilişsel davranışçı tedavi programı ile 3 aylık ilaç tedavisi uygulanmıştır. Kontrol grubundaki hastalara sadece üç ay boyunca ilaç tedavisi uygulanmıştır. Üç ay sonunda her iki guruba da son test yapılmıştır. Hastalardan elde edilen veriler 'Sosyal Bilimler için İstatistik Paket Programı (SPSS) 21.0' sürümü kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, hem deney hem de kontrol grubu hastaları ön test son test puanları karşılaştırıldığında sigara bırakmada başarılı olduğu gözlense de varenicline ile bilişsel davranışçı tedavinin, sadece varenicline tedavisinden daha başarılı olduğu görülmüştür.

Bilişsel davranış terapileriSigarayı bırakmaTedavi+2
Umut Karagöz
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Balçova'da sigara bırakma merkezinde bir yıllık bırakma hızı ve nikotin bağımlılık düzeyinin yeniden başlamaya etkisi

GİRİŞ VE AMAÇ: Sigara dünyada en önemli önlenebilir ölüm nedenleri arasındadır. Sigaranın bırakılması birçok hastalık için morbidite ve mortaliteyi azaltmasının yanında özellikle sigaraya başlama riski yüksek olan gençler için de çevredeki model sayısını azaltmaktadır. Son yıllarda toplum tabanlı girişimler ve bu konuda tedavi edici hizmetlerin uygulanması gerekliliği artmıştır. Çalışmanın temel amacı Balçova'da sigara bırakma merkezine gelen bireylerde bir yıllık bırakma hızını ve sigaraya yeniden başlama durumunu belirlemek, nikotin bağımlılık düzeyinin etkisini değerlendirmektir.YÖNTEM: İleriye yönelik bir araştırmadır. Çalışmanın hedef grubunu Balçova Sigara Bırakma Merkezine Ekim 2009-Nisan 2010 tarihleri arasında başvuran 746 kişi oluşturmuştur. Araştırma grubunu ise başvuran bireylerden en az dört haftadır sigara içmeyen 359 kişi oluşturmuştur. Sigaraya yeniden başlama riski %50 alınarak %5 sapma, %95 güven düzeyi ile ulaşılması gereken en az kişi sayısı 186 olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni bir yıllık bırakma hızı ve yeniden başlama hızıdır. Bağımsız değişkenler; sosyo-demografik özellikler, nikotin bağımlılık düzeyi, depresyon-anksiyete düzeyi, kronik hastalık varlığı, kullanılan tedavi yöntemi ve sigara içme durumu ile ilgili özelliklerdir. Bireyler on iki ay izlenmiş, kendi bildirimine göre ve/veya CO ölçümü 6 ppm üzerinde olanlar sigaraya yeniden başlamış kabul edilmiştir. Çözümlemede Ki-kare, T-testi, Mantel Haenzel, Cox regresyon analizi, Kaplan Meier Sağkalım analizi ve log rank testi kullanılmıştır.BULGULAR: Çalışma grubunda bir yıllık sigara bırakma hızı %30.1'dir. Sigarayı bırakan 359 kişinin bir yılık izleminde %50.1'i yeniden sigaraya başlamıştır. Nikotin bağımlılık düzeyi arttıkça sigara bırakma hızının anlamlı olarak azaldığı, yeniden başlama hızının anlamlı olarak arttığı saptanmıştır. İlaç tedavisi alma sigara bırakma başarısını anlamlı olarak artırmıştır. Kullanılan tedavi yöntemi bakımından sağkalım analizi yapıldığında Vareniklin alan grupta bırakmayı sürdürme süresi en uzundur (p=0.0001).SONUÇ VE ÖNERİLER: Çalışmada nikotin bağımlılık düzeyi arttıkça sigara bırakma hızının azaldığı, yeniden başlamanın arttığı saptanmıştır. Bu nedenle sigara bırakma girişimlerinin bağımlılık düzeyi artmadan başlaması önemlidir. Ayrıca özellikle yüksek düzey grubun ilaçla tedavisi sağlanmalıdır. Sigaraya yeniden başlamayı önleyici etkisi de düşünülerek ilaç tedavisi izlemle birlikte uygulamaya alınmalıdır.Anahtar kelimeler: Sigara bırakma, sigaraya yeniden başlama, Fagerstrom nikotin bağımlılık düzeyi, sigara bırakma tedavisi

NikotinSigaraSigara içme+3
Özlem Pekel
Dokuz Eylül University
2012
00

Related subjects