Sigarayı bırakma

Bu konu başlığı altında 65 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sigara bırakma davranışlarını değerlendirmek için sağlık inanç modeli'ne dayalı ölçek geliştirme

Metadolojik türdeki bu çalışma, sigara bırakmaya yönelik davranışları açıklayabilmek ama-cıyla Sağlık İnanç Modeli temelli bir ölçek geliştirilmek için yapılmıştır. Veriler online anket yöntemi ile Eylül 2020 – Şubat 2021 tarihleri aralığında araştırmaya katılmayı kabul eden 720 birey ile tamamlanmıştır. Araştırmanın evrenini sigara içtiğini belirten 18 yaş üzeri ye-tişkin bireyler oluşturmaktadır. Veri toplanmasında Tanıtıcı Bilgi Formu ve Sigara Bırakma Davranışı Sağlık İnanç Modeli Ölçeği (SBD-SİM ölçeği) kullanılmıştır. İstatiksel analizi SPSS 26.0 ve AMOS istatistik paket programında yapılmıştır. Ölçeğin geçerlik çalışması için ilk aşamada kapsam geçerliliği için 10 uzman görüşüne başvurulmuştur. Değerlendirme-ler sonucunda ölçekte yer alan 1 ifade (madde 73) .62'nin altında değer aldığı için ölçekten çıkarılmıştır. Modelin güvenirliğini test etmek için Cronbach Alpha iç tutarlılık analizi, Madde-Toplam Korelasyonu ve Test-Tekrar Test, yapı geçerliğini ve faktör yapısını test etmek için Açımlayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizinde maddelerin faktör yüklerinin birinci faktörde .535 ile .783 arasında, ikinci faktörde .715 ile .804 arasın-da, üçüncü faktörde .593 ile .797 arasında, dördüncü faktörde ise .590 ile .690 arasında değer aldığı izlenmiştir. Ölçekteki maddelerin Kapsam Geçerlik İndeksi (KGİ) değeri 0.988, Kapsam Geçerlik Ölçütü (KGÖ) değeri ise 0.800 olarak tespit edilmiştir. KMO de-ğeri 0.926 ve Bartlett's testi değeri 16489,65 (p<0.001) olarak belirlenmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin, ki-kare istatistiğinin serbestlik derecelerine oranı CMIN/DF: 3,68; (RMSEA) 0.06; (GFI) 0,85; (RMR) 0,10; (AGFI) 0,82 ve (CFI) değeri ise 0,95 olarak bulunmuştur. Ölçeğin geçerliği için yapılan doğrulayıcı faktör analizi uyum değerleri istenilen düzeyde yeterli bulunmuştur. Ölçeğin güvenilirliği için yapılan iç tutarlılık analizi cronbach alfa değerlerinin birinci faktör (Algılanan Duyarlılık ve Ciddiyet) için 0.93, ikinci faktör (Algılanan Engel) için 0,91, üçüncü faktör (Öz Yeterlilik) için 0,85 ve dördüncü faktör (Algılanan Yarar) için 0,86 olduğu belirlendi. Ölçekten, model gereği toplam puan hesaplanmadığı için sadece alt boyutları için Cronbach alfa değeri hesaplan-mıştır. Ölçeğin test-tekrar test puan ortalamaları arasındaki uyumluluğu gösteren Pearson korelasyon analizinde, Algılanan Duyarlılık-Ciddiyet ve Öz Yeterlilik boyutlarında iki öl-çüm arasında pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=0,507 p<0,002, r=0,477 p<0,004). Ancak Algılanan Engel ve Algılanan Yarar boyutlarında iki ölçüm arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (r=0,171 p>0,05, r=0,117 p>0,05). Analiz-ler sonrasında 37 maddeye inen Sigara Bırakma Davranışı Sağlık İnanç Modeli Ölçeği (SBD-SİM ölçeği) duyarlılık ve ciddiyet algısı, engel algısı, öz yeterlilik ve yarar algısı ol-mak üzere dört alt boyut içermektedir. Ölçeğin değerlendirilmesi alt boyutlar üzerinden gerçekleştirilir. Bu çalışmada geliştirilen ölçüm aracının farklı dil ve kültürlere adaptasyonu yapılarak geniş bir kullanım alanı bulacağını ve sigara ile mücadele eden birey ve kurumlara önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

BağımlılıkGüvenilirlik ve geçerlilikHalk sağlığı+6
Nursena Alagöz
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Bir üniversite hastanesinde kurulan sigara bıraktırma kliniğine müracaat eden hastaların analizi

Giriş ve Amaç: Sigara bağımlılığı önlenebilir ölüm nedenlerinin başında gelen ve her yaş grubunu etkileyen ciddi bir halk sağlığı problemidir. Araştırmamızda bir üniversite hastanesine bağlı sigara bıraktırma kliniğinin hasta kayıtlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmamız retrospektif, kesitsel bir çalışma olup 01 Ağustos 2020 ile 31 Ağustos 2024 tarihleri arasında SAMÜ SEAH'a bağlı sigara bıraktırma polikliniğine başvuran hastaların özel bilgileri paylaşılmadan yaş, cinsiyet, meslek, kronik hastalık durumu, verilen tedaviler, sigara tüketim özgeçmişleri, Fagerstrom skorları hastane otomasyon sistemi kullanılarak elde edilmiştir. Veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırmaya toplam 432 hasta dahil edilmiştir. Hastalardan 399' unun sigara bıraktırma verisine ulaşılabilmiştir. Hastaların %63,66'sı (n=275) erkeklerden oluşmuştur. Araştırmaya dahil edilen hastaların yaş ortalamaları 44,69±12,05, yaş medyanları 44(18-75) olarak saptanmıştır. Hastaların %81,21'i (n=350) evlilerden, %43,06'sı (n=186) yüksek öğrenim görenlerden, %34,03'ü (n=146) alkol kullanımı olanlardan, %44,08'i (n=190) kronik hastalığı olanlardan oluşmuştur. Hastaların Fagerstrom skoru ortalamaları 5,66±2,43 olarak hesaplanmıştır. Hastalarla kişi başı ortalama 2,21±1,28 kez görüşülmüştür. Hastaların sigara tüketim süreleri ortalama 27,38±16,57 paket/yıl olarak hesaplanmıştır. Hastalardan %35,19'una (n=152) kombine tedavi başlanmıştır. Kombine tedavi olarak hastaların %88,15'ine (n=134) Bupropion, NRT kombinasyonu başlanmıştır. Tedavi sonucu bilinen 399 hastanın %54,39'u (n=217) en az 1 ay sigarayı bırakmıştır. Tedavi sonucu bilinen 399 hastanın %34,09'u (n=136) sigarayı bırakmıştır. Sigarayı bırakan hastaların, bırakamayanlara göre Fagerstrom skoru anlamlı olarak düşükken(p=0,024), hastalarla yapılan kişi başı görüşme sayısı (p<0,001) anlamlı olarak yüksek saptanmıştır. Sigarayın bırakan hastaların evde başka sigara tüketen kişi varlığı oranı, bırakamayanlara göre daha düşük bulunmuştur(p=0,003). Sonuç: Hastaların yaklaşık üçte birinin sigara tüketimini bıraktığı görülmüştür. Kombine tedavi kullanılan hastaların sigara bırakma oranı diğer tedavi seçeneklerine göre yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Bupropion, NRT, Sigara Bıraktırma, Sitizin, Vareniklin

BupropionSigarayı bırakmaVareniklin
Emre Cenberlitaş
Samsun Üniversity
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal pazarlama kampanyalarında kamu spotu kullanımının incelenmesi: Sigarayı bırak-hayatı bırakma kampanyası

Sosyal pazarlama; toplumsal bir amaç, düşünce ya da eylemlerin kabul edilebilir hale gelmesi için yapılan pazarlama çalışmalarıdır. Kamu spotları, kamu kurum ve kuruluşları ya da sivil toplum kuruluşları tarafından hazırlanan ya da hazırlatılan, yayınlanmasında kamu yararı olduğuna karar verilen bilgilendirici, eğitici nitelikteki film ve sesler ile alt bantlar olarak tanımlanmaktadır. Bunlar, sosyal pazarlama çalışmaları çerçevesinde en etkili unsurlardan biridir. Bu çalışmanın temel konusunu da sosyal pazarlama ve kamu spotları oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı, sosyal pazarlama kampanyalarında kamu spotu kullanımını Sigarayı Bırak, Hayatı Bırakma kampanyası çerçevesinde araştırmaktır. Bu kapsamda öncelikle sosyal pazarlama ve kamu spotuna ilişkin kavramsal ve kuramsal açıklamalara yer verilmiş; ardından Sigarayı Bırak, Hayatı Bırakma kamu spotlarının göstergebilimsel çözümlemesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kamu Spotu, Sigarayı Bırak Hayatı Bırakma, Sosyal Pazarlama

Kamu spotlarıPazarlamaSigarayı bırakma+1
Vusala Nurıyeva
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinde sigarayı bırakma eğiliminin, denetim odağı ve öznel iyi oluş düzeyleri ile ilişkisinin incelenmesi

Sigara kullanımının insan sağlığına olan olumsuz etkisi ve bağımlılık yapıcı özelliği bilinmesine rağmen, kullanımının halen yoğun bir şekilde devam ediyor olması, sigara kullanımıyla bağlantılı olabilecek unsurların araştırılmasını önemli hale getirmektedir. Bu tez çalışmasının amacı, üniversite öğrencilerinin sigara kullanımı ve sigarayı bırakma eğilimleri ile denetim odağı ve öznel iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaçla, etik kurul onayı alındıktan sonra, sigarayı bırakmayı hiç denememiş aktif içiciler, sigarayı bırakmayı denemiş fakat bırakamamış aktif içiciler, sigarayı bırakmış eski kullanıcılar ve hiç sigara içmemiş kişiler olmak üzere 4 grupta toplam 232 üniversite öğrencisi araştırmaya dahil edilmiştir. Katılımcılara Öznel İyi Oluş Ölçeği, Rotter'in İç-Dış Kontrol Odağı Ölçeği ve Beck Depresyon Envanteri uygulanmış olup, elde edilen veriler Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) ve Korelasyon Analizine tabi tutulmuştur. Hiç sigara kullanmamış katılımcıların öznel iyi oluş puanları anlamlı ölçüde yüksek, depresyon puanları ise anlamlı ölçüde düşüktür. Sigara kullanım durumuna göre denetim odağı puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Depresyon puanları ile öznel iyi oluş düzeyleri arasında istatististiksel olarak anlamlı ve ters yönlü bir ilişki bulunmuştur.

Denetim odağıDepresyonSigara+4
Uğur Kaçmaz
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sigara bağımlılığında nikotinik kolinerjik reseptörler ve CYP2A6, CYP2B6, ilaç taşıyıcı proteini MDR1, nöronal nitrik oksit sentaz genetik polimorfizmlerinin etkileri

Sigara ve tütün kullanımı sağlık sorunlarına yol açar. Buna rağmen sigara kullanımı yaygındır. Bunun nedeni sigarada bulunan nikotinin bağımlılığa yol açmasıdır. Sigara bağımlılığının tedavisinde nikotin, bupropion ve vareniklin kullanılmaktadır. İlaçlı tedaviler sigara bırakma oranlarını ilaçsız girişimlere göre arttırmakla birlikte halen başarı oranları düşüktür. Sigara bıraktırma tedavilerinin başarısını arttırmak için farmakogenomik optimizasyon gerekebilir. Nikotin, beyinde nikotinik kolinerjik reseptörleri etkiler ve CYP2A6 enzimince önce kotinine, ardından trans-3′-hidroksikotinine çevrilerek metabolize edilir. CYP2B6 enzimi de nikotin metabolizmasına katkıda bulunur. İlaç taşıyıcı proteini MDR1 kan-beyin bariyerinde yaygın bulunan bir dışa-atım pompasıdır. Nöronal nitrik oksit sentaz sinir dokusunda nitrik oksit sentezinden sorumludur. Bu çalışmadaki amaç; CHRNA3 rs578776, CHRNA4 rs1044396-rs1044397, CHRNA5 rs16969968, CYP2A6*1A, *1B, *4, *9, CYP2B6 rs2279343, MDR1 rs1128503- rs2032582-rs1045642, nNOS ekzon 18-ekzon 29 polimorfizmlerinin Türk toplumunda sigara bağımlılığını ve sigara bırakma tedavilerinin başarı oranlarını nasıl etkilediğinin araştırılmasıdır. Sigara içen ve bu amaçla ilaç kullanan 130 birey ve sigara kullanmayan 130 birey çalışmaya dahil edildi. Nikotin bağımlılık düzeyleri Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi ile saptandı. Sigara kullanan 130 bireyden 70'si ağır nikotin bağımlısı, 60'sı orta ve hafif nikotin bağımlısı idi. Sigarayı bıraktırmak amacıyla 40 bireye nikotin replasman tedavisi, 47 bireye bupropion, 15 bireye bupropion+nikotin replasman tedavisi, 28 bireye vareniklin tedavisi başlandı. Tedaviden 12 hafta sonra bireyler telefon ile aranarak sigarayı bırakıp bırakamadıkları soruldu. Genetik analizler polimeraz zincir reaksiyonu ve restriksiyon analizi yöntemleri kullanılarak yapıldı. Nikotin metabolit oranı yüksek performanslı sıvı kromatografi kullanılarak ölçüldü. CHRNA4 rs1044396 AA genotipi (p=0,02), CHRNA5 rs16969968 A aleli (p=0,003), MDR1 rs1128503 T aleli (p=0,01) ve MDR1 rs2032582 T/A aleli (p=0,018), MDR1 TT-TT-TT haplotipi (p= 0,047) nikotin bağımlılığının orta ve hafif olması ile ilişkili bulundu. CHRNA3 rs578776 T aleli bupropion+NRT tedavisinde bırakma oranının azalması ile ilişkiliydi (p=0,033). nNOS ekzon 29 TT genotipi bupropion tedavisinde sigara bırakma oranının yüksek olması ile ilişkili bulundu (p=0,034). Bu bulgular CHRNA3 rs578776, CHRNA4 rs1044396, CHRNA5 rs16969968, MDR1 rs1128503, MDR1 rs2032582, nNOS ekzon 29 polimorfizmlerinin sigara bağımlılığı tedavisinin farmakogenomik optimizasyonunda yeni biyobelirteçler olarak katkı sağlayabileceğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Sigara, nikotin, bupropion, vareniklin, polimorfizm

BağımlılıkBupropionFarmakogenetik+6
Ahmet Müderrisoğlu
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sigara bağımlılığının azaltılmasında halkla ilişkilerin rolü: T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen halkla ilişkiler faaliyetlerine yönelik bir araştırma

Kurumların veya kuruluşların kamu nezdinde tutum ve algı oluşturma kaygısı güttüğü durumlarda halkla ilişkiler uygulamaları süreçte etkin rol oynayabilmektedir. Bu kapsamda T.C. Sağlık Bakanlığı'nın sigara bağımlılığına karşı yürüttüğü çalışmalarda farklı halkla ilişkiler uygulama tekniklerine başvurulduğu görülmektedir. Çalışma kapsamındaki birinci bölüm; detayları ile beraber halkla ilişkiler kavramı üzerine kurgulanmıştır. Bu doğrultuda halkla ilişkilerle ilintilendirilen kavramlar ve halkla ilişkiler mesleğine ilişkin aktarılan tanımlayıcı veriler çalışmanın birinci bölümünde incelenmiştir. Sağlık olgusu için; bireylerin yaşamlarını kaliteli idame ettirebilmeleri bakımından en belirleyici unsurlardan olduğu ifade edilebilmektedir. Gündelik yaşamdan, iş yaşamına ve aile yaşantısına kadar pek çok alanda bireyler; sağlıklarındaki olumlu ya da olumsuz değişiklikler doğrultusunda tutum ve davranışlarını şekillendirebilmektedir. Bu kapsamda; sigara kullanımının ise hem kullanan bireyi hem de istemsizce maruz kalan pasif içiciyi olumsuz etkileyebildiğinden söz edilebilmektedir. Tez kapsamında birey ve toplum için bir tehdit unsuru olarak değerlendirilen sigara bağımlılığı, çalışmanın odak noktalarından birini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda; çalışmanın ikinci bölümünde bağımlılık kavramı ve sigara bağımlılığı kavramları üzerinde durulmuştur. Kavramlara ilişkin akademik verilerin yanı sıra resmi kurum ve kuruluşlarca aktarılan sayısal veriler doğrultusunda çalışmanın güvenirlik ve geçerlik boyutlarının güçlendirilmesi planlanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde yer alan araştırma bölümü, metodoloji bakımından Betimsel Analiz Yöntemi ile oluşturulmuştur. Araştırmanın bulguları olarak ise; sigara bağımlılığına karşı yürütülen faaliyetlerde pek çok halkla ilişkiler uygulaması tekniğinden yararlanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunlardan en öne çıkanları ise ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı ve Yeşil Dedektör Uygulaması olarak değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Halkla ilişkiler, Bağımlılık, Sigara bağımlılığı, T.C. Sağlık Bakanlığı.

BağımlılıkHalkla ilişkilerKamu kuruluşları+4
Yaşar Onur Tatlıcıoğlu
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Teorilerüstü modele dayalı motivasyonel bireysel danışmanlık girişiminin ve kısa mesaj gönderiminin gebelerde sigarayı bırakma davranışı üzerine etkisi

Bu araştırma, ön test-son test, randomize kontrollü, yarı deneysel bir müdahale araştırmasıdır ve Teorilerüstü Model'e dayalı motivasyonel bireysel danışmanlık girişiminin ve değişim aşamalarına göre hazırlanmış kısa mesajların cep telefonuna gönderiminin gebe kadınlarda sigarayı bırakma davranışı üzerine etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 01 Haziran 2018-30 Nisan 2019 tarihleri arasında Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi'nin Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine başvuran 60 gebe kadın oluşturmuştur. Araştırmada örnekleme alınması gereken en az birey sayısı hesaplanmış ve effect size:0.39 olarak saptanmıştır. Örneklem büyüklüğünün belirlenmesi için güç analizi yapılmış (Gpower 3.1.9.2 ile effect size:0.39, alfa:0.05 power:0.90 ve df:1) ve örnekleme alınması gereken en az birey sayısının 40 olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada kayıp yaşama olasılığına karşın 30 gebenin girişim grubuna, 30 gebenin kontrol grubuna alınması planlanmıştır. Girişim grubuna ayrılan dört gebe izlemlere devam etmemiş, bir gebe de düşük yaptığı için analiz dışı kalmıştır. Kontrol grubunda bulunan iki gebenin adres ve telefon bilgileri değiştiği için katılımcılara ulaşılamamış, iki gebe erken doğum, bir gebe düşük yaptığı için analiz dışı kalmıştır. Girişim grubunda 25 gebe, kontrol grubunda 25 gebe toplam 50 gebe ile çalışma yürütülmüştür. Girişim grubuna teori temelli motivasyonel bireysel danışmanlık girişimi uygulanmış ve cep telefonlarına görüşmelere destek olması amacıyla haftada üç gün değişim aşamalarına uygun olarak WhatsApp kısa mesajı gönderilmiştir. Bu araştırmanın verilerinin analizi SPSS 21 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Girişim grubu gebe kadınların görüşmelerde belirlenen değişim aşamaları karşılaştırılmış ve değişim aşamaları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür (p<0.05). Doğum sonrası izlem karşılaştırmasında girişim ve kontrol grupları arasında Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi puan ortalamaları açısından anlamlı farklılığın olduğu ve kontrol grubunda Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi puan ortalamalarındaki yüksekliğin istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir IV (p<0.05). Girişim grubundaki gebe kadınların son izlemde sigara içme davranış değişimleri ile Karar Verme Dengesi Ölçeği toplam puanları arasında yüksek dereceli, negatif ve anlamlı bir ilişki görülmüştür (r=-0.73; p<0.05). Gebe kadınların ön izlem, son izleme göre karbonmonoksit (CO) ölçüm ortalamaları girişim grubunda 1.9±2.1 ile anlamlı derecede düşük olduğu bulunmuştur (p<0.05). Girişim grubundaki gebe kadınların hepsi "İkiniz İçin Bırakın" mesaj programını sigara içen ve bırakmak isteyen arkadaşlarına tavsiye edeceklerini ve bu tip kısa mesaj programı hizmetlerinin aile sağlığı merkezleri ve hastaneler tarafından verilmesini istediklerini ifade etmişlerdir. Araştırma sonuçları gebe kadınlarda sigara bırakmada Teorilerüstü Model'e dayalı motivasyonel bireysel danışmanlık girişiminin ve değişim aşamalarına göre hazırlanmış kısa mesajların cep telefonuna gönderiminin gebe kadınların Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi puanlarını ve CO düzeylerini düşürdüğü, davranış değişiminde olumlu bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler; Gebe Kadın; Teorilerüstü Model; Motivasyonel Görüşme; Kısa Mesaj; Sigara Bırakma

DanışmanlıkGebelikKadınlar+4
Ayça Balmumcu
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sigara bırakma sonrası bireylerin yaşam tarzı değişikliğinin araştırılması

Tütün kullanımı, bırakması zor olan; bilişsel, fizyolojik ve davranışsal fenomenlerden oluşan bir bağımlılıktır. İnsan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinden dolayı sigara içme dünyanın ve ülkemizin önemli sağlık sorunlarından biridir . Etkileri ve sonuçları bakımından sigara içme alışkanlığı, çok geniş halk kitlelerini ilgilendiren bir toplum, eğitim ve halk sağlığı sorunudur. Çalışmamızda; sigara bırakma süresi en az altı ay olan bireyler ile görüşmeler yapılarak sigarayı bıraktıktan sonra yaşanan değişimler ayrıntılı bir biçimde incelenmesi ile sigarayı bıraktıktan sonra yaşanan geri dönüşlerin üstesinde gelme biçimleri incelenerek bırakma tedavilerine ve literatüre katlkı sağlamak amaçlanmıştır. Araştırmamızda, Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Sigara bırakma polikliniğine başvurarak 18-65 yaş arası en az altı aydır sigara kullanmıyor olan 10 gönüllü hasta ve en az altı aydır sigara içmiyor olan 18-65 yaş 3 gönüllü katılımcı ile araştırmacı tarafından hazırlanan yarı-yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Araştırmanın içerik analizi ile elde edilen bulguları üç ana başlıkta toplanmıştır. Bunlar sigaraya başlama ve devam ettirme süreçlerinin değerlendirilmesinin yapıldığı "Sigaraya Başlamaya Etken" ; sigarayı bırakma öncesi sürecin deneyimlerinin ele alındığı"Sigarayı Bırakma Öncesi Süreç"; ve sigarayı bıraktıktan sonra değişimlerin incelendiği "Sigarayı Bırakmayı Deneyimlemek" başlıklarıdır. Bu temaların ayrı ayrı değerlendirilmesi yapılsa da bir çok alt temanın birbiri ile bağlantılı ve etkileşim içinde olduğu görülmüştür. Sigara bırakma tedavilerine verilen önem son yıllarda artmış bulunmaktadır. Bu tedavilerin etkililik kapsamını genişletmek amaçlı bu alanda yapılacak çalışmalar önem kazanmaktadır. Bağımlılık yaratan madde veya davranışın kişilerin hayatına hiç dahil olmaması bağımlılıkla mücadelede ilk ve önemli adımı oluşturabileceği düşünülmektedir. Toplumun bağımlılığı tanıyabilmesine ve bağımlılıktan nasıl uzak durabileceğini keşfedebilmesine fırsat verilmesinin önemli olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sigara Bırakma, Bağımlılık, Değişim, Tütün Kullanımı Bozukluğu

Davranış değişiklikleriMadde bağımlılığıSigara içme+3
Dilan Üzgün
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ege üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı sigara bırakma polikliniği'nde davranış değişikliğine yönelik uygulama ile kilo kontrolü

Giriş ve Amaç: Sigara bırakma sonrası ağırlık artışı olabilmektedir ve ağırlık artışı sigara bırakma tedavisinin terkedilmesine yol açabilmektedir. Önemli bir halk sağlığı sorunu olan ağırlık artışının önlenmesi için sigarayı bırakan bireylere destek olunmasında yarar vardır. Davranış değişikliği tedavisi ile yapılan müdahaleler bireylerde daha etkili ve kalıcı olmaktadır. Araştırmanın birincil amacı sigarayı bırakmaya başlamış bireylerde diyetisyen tarafından uygulanan bilişsel davranışçı tekniklerin kilo kontrolüne etkisi olup olmadığını belirlemektir. İkincil amacı ise bireylerde kilo değişimi olmasa bile kilo alımı konusunda riskli davranışlarının değişim gösterip göstermediğini belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Önce-sonra karşılaştırmalı girişimsel tipte bir çalışmadır. Çalışma grubunu Kasım, Aralık 2017 ve Ocak 2018 aylarında Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Sigara Bırakma Polikliniği'ne başvurup araştırma döneminden 1 ay önce sigarayı bırakmaya başlamış olan 18-65 yaş arası bireyler oluşturmaktadır. Etki büyüklüğü 0,5, hata payı %5 ve çalışmanın gücü 0,8 alınarak toplam örnek büyüklüğü 34 olarak hesaplandı. Araştırma 29 bireyle tamamlandı. Etik kuruldan onay alındı. Verilerin toplanmasında hem ilk görüşme hem izlem görüşmesinde araştırmacının hazırladığı anket ve Beslenmeyle İlgili Bilişsel Kalıpları Değerlendirme Formu, Riskli Davranışlar Ölçeği (RDÖ), Hollanda Yeme Davranışı Anketi (DEBQ), Küresel Fiziksel Aktivite Anketi (GPAQ) kullanıldı. Sigara Bırakma Polikliniği Değerlendirme Formundan da yararlanıldı. Girişim olarak araştırmacı ilk görüşmede davranış değişikliği danışmanlığı ve değerlendirme içeren ortalama 40 dk süren yüz yüze bireysel görüşme yaptı. Çalışmanın birincil etkinlik değişkenleri; ağırlık değişimi, beden kütle indeksi değişimidir. İkincil etkinlik değişkenleri; bel çevresi değişimi, kalça çevresi değişimi, 8 sorudan oluşan Riskli Davranışlar Ölçeği skorları ve değişimi, 33 soru içeren Hollanda Yeme Davranışı Anketi skorları ve değişimi, 10 sorudan oluşan Beslenmeyle İlgili Bilişsel Kalıpları Değerlendirme Formu skorları ve değişimidir. Veri analizinde bağımsız gruplarda ki kare testi, bağımlı gruplarda Mc Nemar testi kullanıldı. Bağımlı gruplarda ortalamalar Wilcoxon eşleştirilmiş iki örnek testiyle karşılaştırıldı. İki bağımsız ortalama arasındaki farkın karşılaştırılması için Mann-Whitney U testi kullanıldı. Önemlilik düzeyi p<0,05 olarak alındı. Bulgular: Araştırma grubunun 13 kadın, 16 erkek bulunmaktadır. İlk diyetisyen görüşmesindeki ağırlık, ilk sigara bırakma başvurusundaki ağırlığa göre yaklaşık 6 haftada ortalama 2,26 kg artmıştır (p<0,001). Kontrol görüşmesi; katılımcıların yirmi dördü ile yüz yüze, beş kişiyle telefon görüşmesi şeklinde gerçekleştirildi. Kontrol görüşmesindeki ağırlık, ilk diyetisyen görüşmesindeki ağırlığa göre 4,6 haftada ortalama -0,90±1,57 kg azaldı. (p=0,004). İlk görüşmedeki BKİ (27,45±4,48) ile kontrol görüşmesindeki BKİ (27,14±4,35) arasında anlamlı azalma saptandı (p=0,003). İlk görüşmede ve kontrol görüşmesindeki; bel çevresi (94,83±15,11 - 93,00±14,48), kalça çevresi (104,14±7,70 ve 102,66±7,38), RDÖ puanı (21,69±6,70 ve 15,62±5,68), DEBQ tüm bölümlerinde (kısıtlayıcı yeme, duygusal yeme ve dışsal yeme) (101,97±26,06 ve 128,83±23,16), GPAQ puanı (1824,41±4662,98 ve 3501,66±5303,83), sedanter süre (423,10±241,12 ve 366,21±172,22) arasında olumlu yönde anlamlı değişim saptandı. Sonuç: Davranış değişikliğine yönelik bireysel eğitimle birlikte sigara bırakma sonrası artan ağırlık, bel ve kalça çevresi, BKİ'nin anlamlı olarak azaldığı görüldü. Beslenme konusunda riskli davranışlara yönelim azaldı. Kısıtlayıcı, duygusal ve dışsal yeme davranışları düzeldi. Sonuçlar beslenmeyle ilgili davranışları etkileyen bilişsel hataların azaldığını göstermektedir. Fiziksel aktivitede artış oldu. Sedanter olarak geçirilen süre azaldı. Yapılan müdahalenin etkili bulunmasıyla beraber polikliniğe başvuran birinci ayını dolduran bireylere davranış değişikliğine yönelik ağırlık kontrolü eğitimi yapılması önerilir. Anahtar Kelimeler: Sigarayı bırakma; davranışsal eğitimler ve etkinlikler; diyet; vücut ağırlığı değişimleri; Beden Kütle İndeksi

DavranışDavranış değişiklikleriDiyet+6
Hatice Hilal Üretmen
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeşilay'ın sigara ile mücadeleye ilişkin kamu spotlarının sigara içen bireyler tarafından alımlanması: Diyarbakır Bismil örneği

Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de sigara bağımlılığına karşı pek çok kampanya ve çalışma yürütülmektedir. Bu çalışmaların bir kolunu kamu spotları oluşturmaktadır. Kamu spotları, sağlıklı yaşam için gerekli olan iletilerin toplumun tüm kesimine en kolay ve en hızlı şekilde ulaşması için kullanılan en etkin araçların başında gelmektedir. Bu çalışmanın amacı da kamu spotu iletilerinin bireyler tarafından nasıl alımlandığıdır. Alımlama analizi; sağlık iletişimi kapsamında yapılan sigara bağımlılığıyla mücadelede, Yeşilay'ın yaptığı kamu spotu çalışmalarının belirlenen hedef kitle tarafından nasıl alımlandığının/okuduğunun anlaşılması açısından katkı sağlamıştır. Bu bağlamda Yeşilay'ın sigara ile mücadele kapsamında yaptığı güncel 5 adet kamu spotu Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde yaşayan yaşları 18-25 yaş arası değişen ve farklı demografik özelliklere sahip 12 kişiye izletilmiştir. Bu kişiler, kamu spotlarının iletilerini ve içeriğini alımlamada farklı değerlendirmede bulunmuşlardır. Elde edilen bulgular neticesinde ise kamu spotlarının inandırıcılıktan yoksun ve sigara tüketme alışkanlığını terk ettirmede yetersiz olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sağlık İletişimi, Yeşilay, Kamu Spotu, Sigara Bağımlılığı ve Alımlama Analizi.

Diyarbakır-BismilKamu spotlarıSigara+3
Ferit Kutlu
Mardin Artuklu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Sigara bırakma polikliniğimizde başarı oranları ve başarıda etkili faktörler

Bu çalışma, sigarayı bırakmak için polikliniğimize başvuran hastalardan seçilen örneklem grubunda sigara kullanımını bırakan ve bırakamayan hastaların demografik ve sosyokültürel özelliklerini karşılaştırmayı ve sigara bırakmayı etkileyen faktörleri, kullanılan tedavi yöntemlerinin başarı oranlarını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır.

DemografiSigara içmeSigarayı bırakma+2
Luaı Ahmad Bulat
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2016
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi sigara bırakma polikliniklerine başvuran hastalarda başarısızlığa neden olan faktörlerin belirlenmesi

Giriş ve Amaç: Tütün kullanımı, başarısız bırakma girişimi yani nükslerle seyreden, tedavi edilebilir kronik bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Tedavinin başarısını etkilen pek çok faktör mevcuttur. Bu çalışmada sigara bırakma polikliniklerine başvuran kişilerde sigara bırakmada başarısızlığa neden olan faktörlerin belirlenmesi ve ilişkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 1 Ocak 2016- 15 Haziran 2016 tarihleri arasında yürütülmüş olup vakakontrol tipinde bir çalışmadır. Çalışmaya Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Kliniği bünyesindeki sigara bırakma polikliniklerine başvurmuş ve en az 6 aydır takip edilen kişiler dâhil edilmiştir. En az 3 aydır sigara içmediği belirlenen kişiler kontrol grubuna seçilmiştir. Veriler hasta dosyalarından elde edilmiş ve elektronik ortama aktarılmış, Statistical Package for Social Sciences Version 15.0 (SPSS 15) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular:Çalışmaya toplamda vaka grubunu oluşturan 82 kişi, kontrol grubunu oluşturan 116 kişi olmak üzere 198 kişi dâhil edildi. Kadın/erkek oranı 0,33 olarak saptandı. Çalışmaya katılanların yaş ortalaması 43,6 ± 11,6 yıl olarak bulundu. Lojistik regresyon analizinde siga-rayı bırakma deneme sayısının 2'den az olmasının, ek kronik hastalık bulunmasının, günlük içilen sigara miktarının 15'ten fazla olmasının sigara bırakmada başarısızlık riskini artırdığı saptanırken, çocuk sahibi olmanın sigarayı bırakmada başarı şansını artırdığı belirlendi. Sonuç: Sigarayı bırakma her yaş grubu için önem arz etmektedir. Gençlerin sigaraya başla-masını önlemek ve sigara içenlerin bir an önce bırakmasına yardımcı olmak tüm hekimlerin hedefi olmalıdır. Fiziksel bağımlılık skoru yüksek olanlarda farmakolojik tedavi iyi değerlen-dirilmelidir. Daha önce başarısız girişimi olan hastalara ilk denemelerden sonra başarı şansının arttığı anlatılarak motive edilmelidir.

BaşarısızlıkSigara içmeSigarayı bırakma+1
Erdem Bayman
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2016
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Farmakolojik ve nonfarmakolojik destek tedavisi başlanmasına rağmen sigarayı bırakamayan hastalardaki başarısızlık nedenlerinin araştırılması

Amaç: Bu çalışmada, sigara bırakmada kullanılan farmakolojik ve non-farmakolojik tedavi alanların 12. aydaki bırakmış olma durumlarının değerlendirilmesi ve bırakamayanların başarısızlık nedenlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Retrospektif çalışmamız, 01.05.2015 ile 31.12.2017 tarihleri arasında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları sigara bırakma polikliniğine gelen hasta dosyalarının incelenip, kişilerin aranıp sigarayı bırakıp bırakamamaları ile ilgili 12 soruluk bir anket uygulanmasıyla gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların cinsiyetleri, yaşları ve medeni durumları, sigara bırakma durumlarını istatistiksel olarak anlamlı etkilememiştir (p>0,05). Ancak, eğitim düzeyleriyle sigarayı bırakma durumları incelendiğinde anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir (p:0,027). Üniversite mezunları ile ilkokul ve ortaokul-lise mezunları arasında olduğu ve bu farkın sigara bırakma durumu açısından üniversite mezunu lehine olduğu bulunmuştur (Sırasıyla p:0,003 ve p:0,007). Önerilen tedavilerin kullanım sonuçlarında vareniklin ile nikotin sakızı (p:0,013), nikotin bandı (p:0,025) ve bilişsel davranışçı terapi (p:0,029) arasında vareniklin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Başarısız olma sebeplerinden, stres (p:0,001), kahvaltıdan sonraki sigaradan vazgeçememe (p:0,0001), uyandıktan sonraki sigara isteğinden vazgeçememe (p:0,001), boş vakitlerinde sigaranın aklına gelmesi (p:0,001) ve "diğer" seçeneği (p:0,047) istatistiki açıdan diğer seçeneklere göre daha etkili bulunmuştur. Sigara, sadece içen kişiyi değil bütün toplumu etkilemektedir.

BağımlılıkBaşarısızlıkBesin destekleri+6
Ömer Selçuk Kınalı
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinde motivasyonel görüşme girişiminin öz etkililik yeterlilik düzeyi ve sigara bırakma kararına etkisi

Amaç: Çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinde motivasyonel görüşme girişiminin öz etkililik yeterlilik ve sigara bırakma kararlarına olan etkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırma, Nisan 2021- Aralık 2021 arasında randomize kontrollü olarak sigara kullanan ve bırakmak isteyen üniversite 1. sınıf öğrencilerinde yürütüldü. Çalışma deney grubunda 32, kontrol grubunda 32 olmak üzere toplam 64 öğrenci ile tamamlandı. Deney grubundaki öğrencilerle transteoretik model temelli motivasyonel görüşmeler (ilk görüşme, 1. ay ve 3. ay) yapıldı. Kontrol grubundaki öğrencilere herhangi bir girişim yapılmadı. Deney ve kontrol grubu verileri, Öğrenci Tanıtım Formu, Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi, Öz Etkililik Yeterlilik Ölçeği (ÖEYÖ), Karar Verme Dengesi Ölçeği (KDÖ), Davranış Değişim Aşaması Tanılama Kısa Soru Formu ve Sigara İçme Arzusu Ölçeği (SİAÖ) ile toplandı. Veriler tanımlayıcı istatistikler, Mann Whitney-U, Ki-kare, ANOVA ve Tekrarlı Ölçümlerde Varyans Analiziyle değerlendirildi. Bulgular: Motivasyonel görüşme yapılan deney grubundaki öğrencilerin sigara bırakma oranının %37,5, kontrol grubundakilerin ise %9,4 olduğu belirlendi. Nikotin bağımlılık puanlarının her iki grupta da zamana bağlı anlamlı derecede düştüğü saptandı (p<0,05). ÖEYÖ ve SİAÖ puanları açısından deney ve kontrol grupları arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Öğrencilerin gruba bağlı KDÖ puanlarında ilk görüşme (p=0,184), 1.ay (p=0,208) ve 3.ay (p=0,056) görüşmelerinde gruplar arasında anlamlı fark belirlenmedi (p>0,05), 6. ay (p=0,014) görüşmesinde ise anlamlı fark saptandı (p<0,05). Sonuç: Hemşire tarafından motivasyonel görüşme uygulanan deney grubu öğrencilerinin sigarayı bırakma oranları ve KDÖ puanları kontrol grubuna göre yüksektir. Üniversitelerde sigarayı bırakmak isteyen öğrencilerin başvurabileceği, danışmanlık alabileceği birimlerin kurulması ve yaygınlaştırılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Öğrenci, Sigara Bırakma, Öz Etkililik-Yeterlilik, Transteoretik Model, Hemşire.

HemşirelikMotivasyonel görüşmeSigarayı bırakma+3
Feyza Dereli
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Sigara bırakma danışmanlığı alan içicilerde duygudurum bozukluklarının değerlendirilmesi

Giriş ve Amaç: Sigara içenlerde yaşam boyu duygudurum bozukluğu, psikotik bozukluk, anksiyete bozukluğu, madde kötüye kullanımı ve kişilik bozukluğu gibi psikiyatrik bozuklukların görülme sıklıklarının daha fazla olduğu bilinmektedir. Sigara bırakma polikliniklerine başvuran hastaların sahip olduğu komorbid hastalıklar uygulanacak farmakolojik tedavinin belirlenmesinde ve hastanın izleminde önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniğine başvuran hastalarda ruhsal bozuklukların sıklığını ve bunların bırakma sürecinin yönetimine etkisini belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı tipteki çalışmaya Mayıs 2019 tarihinden 31 Aralık 2021 tarihine kadar anabilim dalımızın uygulama birimlerinden biri olan sigara bırakma polikliniğine başvuran tüm hastalar dahil edilmiştir. Hastalara ait bilgiler hastane kayıt sistemi ve poliklinik arşivindeki hasta dosyalarından geriye dönük olarak elde edilmiştir. İçicide ruhsal bozukluk varlığı danışmanlık hizmeti sunan hekimin ruhsal durum değerlendirmesi ve psikiyatri konsültasyonu sonuçları dikkate alınarak belirlenmiştir. Verilerin istatistiksel analizleri SPSS program ile yapılmıştır. Tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra alt gruplar arası karşılaştırmalarda ki-kare testi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya alınan 803 sigara hastasının yaş ortalaması 40,6±13,5 ve üçte ikisi (%66,6) erkekti. Bunlardan 742'sinin (%92,4) dosyalarında danışmanın ruhsal durum değerlendirmesi ve/ya da psikiyatri konsültasyonu bilgisi bulunmaktaydı. Danışmanın ruhsal durum değerlendirmesine göre 691 hastanın 139'unda (%20,1) ruhsal bozukluk saptanmıştı. Psikiyatri konsültasyonu sonuçlarına göre 429 hastanın 150'sinde (%35,0) ruhsal patoloji rapor edilmişti. Sigara bırakma polikliniğinde ve/veya psikiyatri konsültasyonu sırasında psikopatoloji saptanan hastaların ruhsal durum değerlendirmesi patolojik olarak kabul edildi (%28,0; s=208/742). Ruhsal durumu olağan olanlara göre bir ruhsal patoloji saptananlarda bupropion (%15,9'a karşı %30,6 istatistiksel olarak anlamlı ölçüde daha sık kullanılmıştı (p<0,001). Ruhsal durumu olağan olanlara göre bir ruhsal patoloji saptananlarda vareniklin (%57,1'e karşı %22,2) istatistiksel olarak anlamlı ölçüde daha az kullanılmıştı (p<0,001). Hastaların ruhsal durumu sigarayı bırakma kararının verilmesi, izlem uyumu, farmakolojik tedavi verilmesi ve nikotin verilmesi üzerinde etkili değildi (p>0,05). Sonuç: Sigara kullanmaya genelde genç yaşlarda başlanmaktadır. Gençlerin sigara içmeye başlamasını önlemek ve başlayanların da bırakmasını teşvik etmek için çalışmalar yapılması önemlidir. Sigara içicilerinde ruhsal bozukluklar sık görülmekte o nedenle içicilerin değerlendirilmesi esnasında ruhsal durum muayenesi yapılması ve bu konudaki belirtilere karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Ruhsal Bozukluk, Sigara Bağımlılığı, Sigara Bırakma.

Affektif bozukluklarAffektif semptomlarBağımlılık+4
Kübra Şengül
Aydın Adnan Menderes University
2023
00
DoktoraAçık ErişimEN

The effect of transteorethic model-based smoking cessati̇on education on self-effectiveness, decision-making and nicotine addiction levels in high school students: A randomized controlled experimental research

It was found that 13.3% of the students participating in the study quit smoking. Considering the scores of the students from the Fagerston nicotine addiction scale; While low nicotine addiction was 38.3% in the control group, 5% in the experimental group, high nicotine addiction rate was 35% in the control group and 16.7% in the experimental group. It was determined that the answers given by the students to the Fagerston nicotine addiction scale showed a statistically significant difference compared to the experimental and control groups (χ2=8.958; 𝑝<.05). In our study, while the rate of not thinking was 25% in the control group, it was 0% in the experimental group. While the rate of thinking was 75% in the control group, it was 51.7% in the experimental group. While the preparation rate was 0% in the control group, it was 35% in the experimental group. While the rate of action was 0% in the control group, it was 10% in the experimental group. While the maintenance rate was 0% in the control group, it was 3.3% in the experimental group. It was determined that the answers given by the students to the classification of change scale showed a statistically significant difference compared to the experimental and control groups (χ2=46.579; 𝑝<.05). It was determined that the total score and sub-scores obtained from the self-efficacy scale showed a statistically significant difference compared to the experimental control group (z=-3.148; p<.05). It was determined that the total score and sub-scores obtained from the incentive factors scale showed a statistically significant difference compared to the experimental control group (z=-3.148; p<.05). It was determined that the total scores obtained from the benefits sub-dimension of the decision-making scale showed a statistically significant difference compared to the experimental control group (z=-2,475; p<.05).

DependencyNursingHigh schools students+4
Hatice Aygün
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi sigara bırakma polikliniğine başvuranlarda, sigara bırakma nedeninin bırakma başarısına etkisi

AMAÇ: Bu çalışmada, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniği' ne başvuranlarda, sigara bırakma nedeninin bırakma başarısına etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. GEREÇ ve YÖNTEM: Şubat 2021 ve Aralık 2021 tarihleri arasında Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi sigara bırakma polikliniğine sigarayı bırakmak için başvuran 191 hastaya literatür taranarak hazırlanan sosyodemografik özellikler, Fagerström nikotin bağımlılık testi, sigara bırakma başarısı öngörü ölçeği ve yüz yüze görüşülerek alınan cevapların kaydedildiği bir anket yapılmıştır. Hastalar 6 ay sonra telefonla aranarak bırakma durumu ve bırakma sürecinde karşılaştığı zorluklar kaydedilerek prospektif olarak incelenmiştir. Verilerin analizi SPSS 26.0 programı ile yapılmıştır ve %95 güven düzeyi ile çalışılmıştır. Çalışmada test tekniklerinden Kikare testi, Pearson/Spearman korelasyon testi, bağımsız gruplar t, Tek yönlü ANOVA/Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. BULGULAR: Katılımcıların yaş ortalaması 35,92'dir. Katılımcıların %70,2'si erkek %29,8 i kadın, %52,2'si ilkokul, ortaokul, lise mezunu %47,8 i üniversite ve üstü mezun,%49,7'si evli %50,3 ü evli değildir. Katılımcıların %71,9'u çalışmakta %28,1 i çalışmamaktadır. Polikliniğimize başvuran hastaların sigarayı bırakmak için farklı nedenleri vardı ama bu nedenlerin bırakma başarısında birbirine göre istatistiksel anlamlı bir farkı bulunamamıştır(p>0,05). Sigarayı bırakan bireylerin yaş ortalamasının, sigara içme süresinin ve sigara içme miktarının bırakamayanlara göre düşük olması istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur(p<0,05). Nikotin bağımlılık düzeyi, medeni durum, cinsiyet, kronik hastalık varlığı, çalışma durumu ve eğitim durumu gibi faktörlerin bırakma başarısına bir etkisinin olmadığı bulunmuştur. İlaç kulanım süresinin artmasının tedavi başarı oranını artırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca vareniklin tedavisinin NRT ye göre hastalar üzerinde daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Polikliniğimize başvuran ve tedavi alan hastaların bırakma başarısı 6 ay sonunda %20 bulunmuştur. SONUÇ: Hastaların sigarayı bırakma nedenleri ile sigara bırakma başarısı arasında istatistiksel anlamlı bir fark yoktur. Hastalara uygulanan tedavi süresini 3 aya tamamlamak ve hastaların kontrole gelme sıklığını artırmak başarı yüzdelerini ciddi oranda artırabilir. ANAHTAR KELİMELER: Nikotin bağımlılığı, sigara bırakma nedeni, sigara bırakma başarısı, Fagerström nikotin bağımlılığı testi

BağımlılıkMuğlaNikotin+2
Engin Deniz Oytun
Muğla Sıtkı Kocman University
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Smoking-drug interactions with multiple drug usage in elderly people

Kaftan G. Smoking-Drug Interactions In Elderly People With Multiple Drug Usage. Yeditepe University Institute of Health Sciences Clinical Pharmacy Master Thesis. Istanbul, 2013. Purpose: Smoking-drug interactions in elderly people should be considered as a potential health risk and patients should be monitored closely during the change of smoking habit especially when they use particular drugs, a possible blood-plasma concentration variation may cause serious health consequences. Purpose of this study is to highlight the potential clinical risks of smoking-drug interactions in elderly people. Materials and Methods: The study was conducted at the Institution of Kayışdağı Darülaceze, a government organization for elderly as a nursing home, in Istanbul, Turkey. Routinely smoking 226 residents with multiple drug usage, are evaluated in our study. Drugs which have the possibility of interaction with smoking, are investigated in this study. Macros and formulas were designed via Microsoft Visual Basic that analyses the data and evaluates statistical outcomes. Correlation of smoking-drug interactions and multiple drug usage is analyzed by SPSS, statistical analysis program. Results and Discussion: There was a significant increase in the number of drugs that are interacted with smoking as multiple drug usage increase (p < 0.05). 27.25% of the patients have cardiovascular diseases, while 25,45% have psychiatric diseases, 14,07% have endocrinologic diseases, 10,78% have respiratory diseases and 5.69% have cognitive diseases. 29 patients were receiving theophylline which is a drug with narrow therapeutic index and use of theophylline might generate health risk due to its interaction potential with smoking during smoking cessation. Some of the antipsychotics might cause health risk in case of any change in their blood-plasma concentrations. Olanzapine was used on 48 patients, chlorpromazine was used on 12 patients and risperidone was used on 16 patients. Variations in dose or plasma concentration of antipsychotics might cause adverse effects or recurrence of the symptoms of psychiatric diseases might be observed. Although clinical significance of smoking-drug interactions has not been analyzed in detail, possible risks of mentioned drug groups are emphasized in many studies. Substrates of induced enzymes from PAHs such as particular antipsychotics, medicines with narrow therapeutic index and other groups that create risk in case of discontinuation should be monitored closely if patient starts or quits smoking. Especially, elderly patients in nursing homes are much more susceptible to those interactions compared to adults. Conclusion: Smoking-drug interactions with multiple drug usage in elderly people while changing their smoking habits may cause clinical health risks to patients. This potential risks should be assessed widely by physicians and the importance of patient monitorization for adverse effects should be highlighted by clinical pharmacists. When patients, whose drugs might have affected from smoking through pharmacokinetic and pharmacodynamic pathways, stop smoking; interaction status of the drugs should be investigated, clinical significance of any potential interaction should be determined, possible adverse effects of the drugs should be monitored closely and dose adjustment should be assessed if necessary.

EnzymesPharmacokineticsContraceptive agents+7
Gözde Kaftan
Yeditepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Sigara bırakma polikliniğinin bir yıllık takip sonuçları: Sigara bırakmayı etkileyen faktörler

Sigara tüm dünyada önlenebilir morbidite ve mortalitenin en önemli sebeplerinden biridir. Sigara bırakma sürecindeki hastalara yardımcı olmak amacıyla birçok yöntem geliştirilmiştir. Çalışmamızda, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Sigara Bırakma Polikliniği'ne başvuran hastaların bir yıllık takip sonuçları bağlamında sigara bırakma durumları ve sigara bırakmayı etkileyen faktörleri araştırmayı amaçladık. Çalışma tek merkezli, kesitsel ve telefon ile aranarak uygulanan anket yöntemi ile yürütülmüş olup, 10 Ağustos 2020-9 Ağustos 2021 tarihleri arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Sigara Bırakma Polikliniği'ne sigara bırakma amacıyla başvuran 18 yaş ve üzeri gönüllüler dahil edilmiştir. Araştırmada sosyodemografik bilgi formu, özgeçmiş ve sigara içme özellikleri detaylı sorgulanarak, Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi (FNBT), Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HAD Ölçeği) kullanılmıştır. Çalışma grubunun yaşları 19 ile 76 arasında değişmekte olup, 288'i (%63,9) erkek, 163'ü (%36,1) kadın olmak üzere toplam 451 kişiden oluşmaktadır. Çalışmaya katılanlardan üçüncü ay sonunda 209 kişi (%46,3) bırakmışken, 242 kişi (%53,7) bırakamamış; altıncı ay sonunda 160 kişi (%35,5) bırakmışken, 291 kişi (%64,5) bırakamamıştır. Katılımcıların sigara bırakma durumları ile işte çalışması, düzenli fiziksel aktivitesinin (spor) olması, psikiyatrik hastalık tanılı olmak, alkolle birlikte tüketmekten keyif almak, daha önce ki sigara bırakma süresi, yaşadığı evde sigara içenlerin sayısı, farmakoterapi, tedavi süresi, sigara bırakma polikliniğinde kontrol muayeneleri, sigarayı ilk kez deneme yaşı arasında ilişki bulunmuştur. FNBT, HAD anksiyete ve depresyon skorları ile üçüncü ay bırakma durumu arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Sigara bırakma tedavisinde hastayı bütüncül değerlendirmek, kişiye özel motivasyonel görüşme ve tedavi yöntemi seçmek bırakma başarısını arttırmak için çok önemlidir. Sigaraya başlama nedenlerini ve sigarayı en çok niçin tükettiğini detaylandırmak, gelecek nesillerin sigaraya başlamasının önüne geçebilmeye; sigara bırakma nedenleri, bırakmayı düşünmeyenlere farklı bakış açıları sunarak bırakmaya teşvik etmeye; bırakma sürecinde olumlu-olumsuz etkenleri tespit etmek; kişiye yönelik davranışsal destek ve tedavileri vererek bırakma başarısı şansını artırmamızı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Sigara bırakma, motivasyonel görüşme, risk faktörü

Motivasyonel görüşmeRisk faktörleriSigara içme+1
Sergen Aygüneş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2022
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Sigara bırakma yorgunluk ölçeği ile nikotin bağımlılığının değerlendirilmesi

Sigara tüm dünyada önlenebilir morbidite ve mortalitenin en önemli sebeplerinden biridir. Sigara bırakma sürecindeki hastalara yardımcı olmak amacıyla birçok yöntem geliştirilmiştir. Çalışmamızda, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Sigara Bırakma Polikliniği'ne başvuran hastaların Sigara Bırakma Yorgunluk Ölçeği ile sigara bırakma durumları ve bunları etkileyen faktörleri araştırmayı amaçladık. Çalışma tek merkezli, kesitsel ve yüz yüze anket yöntemi ile yürütülmüş olup, Eylül 2020- Şubat 2021 tarihleri arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Sigara Bırakma Polikliniği'ne sigara bırakma amacıyla başvuran 18 yaş ve üzeri gönüllüler dahil edilmiştir. Araştırmada sosyodemografik bilgi formu, Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi, Sigara Bırakma Yorgunluk Ölçeği (SBYÖ) ve Hastane Anskiyete ve Depresyon Ölçeği (HAD) Ölçeği kullanılmıştır. Çalışma grubunun yaşları 20 ile 75 arasında değişmekte olup, 119'u (%33,2) kadın, 239'u (%66,8) erkek olmak üzere toplam 358 kişiden oluşmaktadır. Çalışmaya katılanlardan 150 kişi (%44,9) üçüncü ayda sigarayı bırakmış, 131 kişi (%39,5) altıncı ayda sigarayı bırakmıştır. Katılımcıların sigara bırakma durumları ile daha önce sigara bırakma denemesi, aylık sigaraya harcadığı ortalama gider, sigarayı ilk kez deneme yaşı arasında ilişki bulunmuştur. HAD anksiyete ve depresyon skorları ile bırakma durumu arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. SBYÖ duygusallık alt boyutu ile HAD depresyon ve anksiyete skoru arasında korelasyon saptanmıştır. Bırakma yorgunluğu, stres ve bırakma durumu arasındaki ilişkiyi anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Sigara bırakma tedavisinde hastayı bütüncül değerlendirmek, kişiye özel motivasyonel görüşme ve tedavi yöntemi seçmek bırakma başarısını arttırmak için çok önemlidir. Anahtar Kelimeler: Sigara Bırakma Yorgunluk Ölçeği, sigara bırakma tedavisi.

BağımlılıkNikotinSigarayı bırakma+3
Şüheda Gül
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2021
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Sigara bırakma polikliniği'ne başvuran ve yönlendirilen kişilerde sigara bırakma başarısı öngörü ölçeği ile ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi

Sigara kullanımı sebep olduğu hastalıklar ve ölümler nedeniyle önemli bir sağlık sorunudur. Bu çalışmada sigara bırakmak amacıyla sigara bırakma polikliniğine başvuran ve yönlendirilen kişilerin Sigara Bırakma Başarısı Öngörü Ölçeği ile sigara bırakma durumu ve etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma tanımlayıcı kesitsel nitelikte olarak belirlenmiş ve yüz yüze anket yöntemiyle yürütülmüştür. Mart 2021- Mayıs 2021 tarihleri arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Sigara Bırakma Polikliniği (SBP)'ne başvuranlar ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine başvuran sigara içen gebelerden ve İç Hastalıkları Tıbbi Onkoloji ile Kulak Burun ve Boğaz Polikliniklerine başvuran kanser tanılı sigara içen bireylerden SBP'ne yönlendirilenler olmak üzere iki grup halinde incelendi. Kendi isteği ile başvuran 95 kişi, yönlendirilen 66 kişi çalışmaya dahil edildi. Her iki gruba da sosyodemografik veri anketi, Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi (FNBT) ve Sigara Bırakma Başarısı Öngörü Ölçeği (SBBÖÖ) uygulandı. Olguların sosyodemografik verileri, anket sonuçlarına ait veriler kaydedildi. İstatiksel analiz SPSS 23.0 programı kullanılarak gerçekleştirildi. Kendi isteği ile başvuran kişilerin yaş ortalaması 43, yönlendirilenlerin 49,5 olarak saptandı. Kendi isteği ile başvuran 41 kişi (%43,2), yönlendirilen 21 kişi (%31,8) üçüncü ayda sigarayı bırakmıştı. Her iki grup arasında anlamlı farklılık yoktu (p=0,146). Kişilerin kronik hastalık varlığı, daha önce sigara bırakma deneyimlerinde aldıkları destek ve tarafımızca başlanan tedavileri açısından her iki grup arasında anlamlı farklılık saptandı. Kendi isteği ile başvuranların FNBT ortalama skoru 6,67±1,86 iken yönlendirilen bireylerin ortalama FNBT skoru 5,73±2,27 idi. Aralarında anlamlı düzeyde farklılık vardı (p=0,008). İki grup arasında SBBÖÖ kararlılık ve hazır oluş alt boyutu, SBBÖÖ sağlık algısı ve uygun çevre alt boyutu ve SBBÖÖ total değeri arasında anlamlı farklılık saptandı (p<0,001). Her iki grup katılımcılarının 3. ayda sigara bırakma durumu ile FNBT ve SBBÖÖ arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05). Çalışmamızda yapılan analizlerin sonucunda kendi isteği ile SBP'ne başvuran kişilerin Fagerström nikotin bağımlılık skoru ve SBBÖÖ total ve alt boyut skorları daha yüksektir. Yönlendirilen kişilerle arasındaki fark anlamlıdır. Fakat üçüncü ayda sigara bırakma durumları arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır. Sigara içen tüm bireylerin yanında, sigaranın önemli risk faktörü olduğu kronik hastalıklara sahip olanların ve gebelikte sigara içenlerin bırakma başarılarını etkileyen faktörleri tespit etmek; kişiye yönelik davranışsal destek ve tedavileri vererek bırakma başarısı şansını artırmamızı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Sigara Bırakma Başarısı Öngörü Ölçeği, sigara bırakma.

Sigara içmeSigarayı bırakmaÖlçekler+1
Meryem Betül Erdal
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2021
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

KOAH'ın sigarayla ilişkili oksidatif stres patogenezinde NRF2/KEAP1 yolağının rolü

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) hava akım kısıtlanması ve artmış kronik inflamatuar yanıt ile karakterize yaygın bir akciğer hastalığıdır. Başta sigara olmak üzere, genetik ve çevresel birçok risk faktörü hastalık patogenezinde rol oynamaktadır. Çalışmamızın amacı KOAH'ın sigarayla ilişkili oksidatif stres patogenezinde Nrf2/Keap1 yolağının rolünün araştırılması, altta yatan patofizyolojinin daha net anlaşılması ve sigara ilişkili KOAH' ta yeni destekleyici belirteçlerin (Nrf2, Keap1, Gsk-3β, Malondialdehit, Peroksinitrit) kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesidir. Çalışmamıza kliniğimize başvuran 31 KOAH hastası, 31 sigara içicisi olup KOAH tanısı almamış olan kişiler ve 34 sigara içmeyen gönüllüler dahil edildi. KOAH hastalarının rutin kan tetkikleri yapıldı. KOAH hastaları ve sigara içen kişilere solunum fonksiyon testi yapıldı. Her üç grubun periferik venöz kan örneklerinde Nrf2, Keap-1, Gsk-3β, Peroksinitrit ve Malondialdehit çalışıldı. Analizlerde SPSS 22,0 Windows versiyon paket programı kullanıldı. Çalışmaya katılan KOAH hastaları, sigara içen kişiler ve sigara içmeyen gönüllüler arasında yapılan karşılaştırmada; Nrf2 düzeyi sigara içen kontrol grubunda diğer iki gruba göre anlamlı düzeyde düşük saptandı. Keap1 düzeyi KOAH grubunda her iki kontrol grubundan anlamlı düzeyde düşüktü. GSK-3β düzeyi KOAH grubunda daha yüksek düzeydeydi fakat bu fark istatistik olarak anlamlı değildi. KOAH hastaları aldıkları tedaviler yönünden değerlendirildiğinde LABA kullanan hastalarda ise peroksinitrit düşük saptandı (p=0,012). Peroksinitrit düzeyleri KOAH grubunda anlamlı düzeyde yüksekti. Verilerimiz Nrf2, Keap1, Gsk-3β, MDA düzeyleri ile KOAH ve sigara kullanımı arasında anlamlı ilişki olmadığını göstermektedir. KOAH'ın sigarayla ilişkili oksidatif stres patogenezinin açıklanmasında daha geniş çaplı araştırmalara ihtiyaç vardır.

Akciğer hastalıklarıAkciğer hastalıkları-obstrüktifMalondialdehit+5
Dilan Zorlu
Gaziantep University
2022
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Covid-19 salgını döneminde sigara bağımlılığı tedavisine ara verilen hastaların değerlendirilmesi

Giriş ve Amaç: Sigara bırakma poliklinikleri, sigara kullanımını sonlandırmak için önemlidir. Psikososyal destek tedavisi ve farmakolojik tedavi uygun hastalarda kullanıldığında sigara bırakmada ciddi yarar sağlamaktadır. COVID-19 enfeksiyonu ilk kez 19 Aralık 2019'da Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkmıştır. Sigara kullanımı 21. yüzyılın pandemisi olan COVID-19'un prognozu için önemli bir risk faktörüdür. Solunum ve damlacık yoluyla bulaşıyor olması sebebiyle izolasyon önlemleri COVID-19 enfeksiyonunun bulaş ve yayılımının önlenmesinde önemli bir yer almıştır. Hastalık kontrolü açısından alınan izolasyon önlemleri toplu ortamlara giriş, hastanelere ulaşım gibi pek çok sosyal alanda kısıtlayıcı rol oynamaktadır. Bu süreçte sigara bırakma poliklinikleri pek çok yerde kapatılmış olup sağlık politikaları COVID-19 pandemisine karşı yoğunlaştırılmıştır. Bu çalışmada COVID-19 pandemisinde sigara bırakma tedavisine ara verilen hastaların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma kesitsel-tanımlayıcı bir çalışma olup, Ankara Şehir Hastanesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Sigara Bırakma Polikliniği'ne 17.09.2019 ile 24.03.2020 tarihleri arasında başvurmuş 162 hasta dahil edilmiştir. Çalışmamızda hasta dosyaları incelenip, hastalar telefonla aranıp onamları alınarak 31 soruluk bir anket uygulanmıştır. Veriler, SPSS 23.0 programında oluşturulan veritabanına kaydedilerek analiz edilmiştir, p<0,05 değeri istatistiksel anlamlılık olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda katılımcıların eğitim düzeyleriyle sigara bırakma durumları kıyaslandığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı (p=0,029). Katılımcılardan lise ve altı eğitim düzeyindekiler, üniversite ve üstü eğitim düzeyinde olanlara göre sigara içme durumları daha yüksek bulundu. Ayrıca çalışmamızda tedavi olarak sadece psikososyal destek tedavisi verilenlerde sigara bırakma durumu anlamlı olarak düşük bulunmuştur. (p=0,027) Tedavi olarak vareniklinle beraber psikososyal destek tedavisi önerilenlerde ise sigara içmiyor olma durumu istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur. (p=0,013) Çalışmamızda cinsiyet, medeni hal, çocuk sahibi olup olmama durumu, kimin isteğiyle sigara bırakma polikliniğine başvurulduğu, FNBT puanı, paket-yıl sayıları, günlük içilen sigara sayıları, pandemi döneminde çalışma durumu, evde kendinden başka sigara kullanan birinin varlığı, pandemi döneminde sigara kullanma isteği, pandemi döneminde sigara bırakma motivasyonu ve sigara bırakma polikliniğine tekrar başvurma düşüncesinin sigara bırakmaya bir etkisi olmadığı görülmüştür (p>0,05) Sonuç: Sigara bırakma tedavileri profesyoneller tarafından sigara bırakma polikliniklerinde uygulandığı zaman etkili olmaktadır. COVID-19 pandemisi nedeniyle polikliniklere başvuramayan hastaların tedavilerine başlanamamış veya yarım kalmıştır. Hastaların bilişsel davranış tedavileri ve farmakolojik tedavilerini alması için sigara bırakma polikliniklerinin açılması büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: COVID-19, Sigara bağımlılığı, sigara bırakma, sigara bırakma polikliniği

BağımlılıkCOVID 19Pandemiler+2
Nedimhan Yakut
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sigara bırakma sürecinin sağlık inanç modeli'ne uyarlanması

Metodolojik tasarım ile yürütülen bu çalışma, sigara bırakma sürecini Sağlık İnanç Modeli'ne uyarlamak amacıyla yapılmıştır. Veriler IBM SPSS 26 ve AMOS 24 programlarında değerlendirilmiştir. Sağlık İnanç Modeli Temelli Sigara Bırakma Süreci Ölçekleri'nin geçerliğini belirlemede; kapsam geçerliği, iç ölçüt geçerliği ve yapı geçerliği analizleri kullanılmıştır. Kapsam geçerlik indeksi tüm ölçeklerde 0.90 üzerindedir. İç ölçüt geçerliği; alt-üst grup karşılaştırması (tüm ölçeklerde t= 25.852 - 155.212 aralığında, p=0.000 anlamlılık düzeyindedir.) ve madde-toplam puan korelasyonları (Normatif İnanç Ölçeği'ndeki bir madde dışında tüm ölçeklerde 0.293 - 0.748 aralığında olup kabul edilebilir değerlere sahiptir.) ile değerlendirilmiştir. Yapı geçerliğinin değerlendirildiği açıklayıcı faktör analizinde; "Kaiser Meyer Olkin" (0.660 - 0.931) ve "Bartlett's Testi" (p<0.001), özdeğer incelemesi (1.716 - 5.626), total varyans açıklaması (%34.322 - %51.144) incelenmiştir. Doğrulayıcı faktör analizinde ölçeklerin uyum indeksleri kabul edilebilir/mükemmel uyum aralığındadır. Ölçeklerin güvenirliğini belirlemek için ise; iç tutarlık güvenirlik katsayıları (cronbach alfa: 0.505 – 0.901), yarıya bölme yöntemi (r= 0.384 - 0.818), madde toplam puan korelasyonları (0.293 - 0.748), puanlama tutarlılığı (sınıf içi korelasyon= 0.505 - 0.901), Hotelling's T2 testi (F= 147.172 - 691.686, p=0.000), standart hata çalışılmıştır. Yapılan analizler sonucunda araştırmacılar tarafından geliştirilen Sağlık İnanç Modeli Temelli Sigara Bırakma Süreci Ölçekleri'nin geçerli ve güvenilir ölçüm araçları oldukları bulunmuştur.

Güvenilirlik ve geçerlilikSağlık inanç modeliSigara içme+2
Burcu Çakı Döner
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00

İlgili konular