Social skill

200 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Hayat bilgisi dersinde öğrencilerin yaşam becerilerinin geliştirilmesinde etkin öğrenme uygulamaları

İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda bilgi, en önemli olgu haline gelmekte ve bu dönemin toplumu, bilgi toplumu olarak nitelendirilmektedir. Bilgi toplumunda bireylerden, karmaşıklaşan ekonomik ve toplumsal yapıya uyum sağlayabilmeleri, hızla değişen ve gelişen teknolojiyi yakalayabilmeleri, hızla üretilen bilgi yığınları arasında bilgiyi seçerek, analiz ederek ve değerlendirerek elde etmeleri, elde ettikleri bilgiyi günlük yaşamlarında kullanabilmeleri ve ürüne dönüştürebilmeleri beklenmektedir. Bu bağlamda eğitimin işlevi de bu becerileri bireylere kazandırmaktır. Bu beceriler, 21. yüzyıl becerileri olarak nitelendirilmektedir. Türkiye'de 2004 yılında uygulamaya konulan ilköğretim programlarında tüm derslerde, ortak beceriler olarak eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, iletişim, araştırma, problem çözme, karar verme, bilgi teknolojilerini kullanma, girişimcilik becerilerine yer verilmiştir. Bu ortak beceriler, 21. yüzyıl becerileri kapsamındaki becerilerle örtüşmektedir. Bu ortak beceriler ilkokul üçüncü sınıfta yer alan Hayat Bilgisi Öğretim Programında yaşam becerileri olarak adlandırılmaktadır. Yaşam becerileri, bireyin toplumda başarılı olması için gerekli olan, tutum, bilgi, davranış ve becerilerdir. Yaşam becerileri bireyin evde, okulda ya da yaşamın farklı alanlarında (iş ve özel yaşam) kullanılan ve karşılaştıkları karmaşık durumların üstesinden gelmesini ve amaçlarına ulaşmasını sağlayan becerilerdir. Türkiye yaşam becerilerinin bireylere kazandırılmasını amaçlayan öğretim programlarından biri de Hayat Bilgisi Öğretim Programıdır. Hayat Bilgisi Öğretim Programında, yaşam becerilerinin yansıması olarak öz-yönetim becerileri yer almaktadır. Öz-yönetim becerileri, Hayat Bilgisi Öğretim Programına özgü becerilerdir. Hayat Bilgisi dersinde bireylere öz- yönetim becerilerini kazandırmak önemlidir. Hayat Bilgisi dersinde bireylerin öz-yönetim becerilerini kazanmalarını sağlamada etkin ve etkili yaklaşımlar kullanılabilir. Bu yaklaşımlardan biri de etkin öğrenme yaklaşımıdır. Araştırmanın amacı Hayat Bilgisi dersinde öğrencilerin yaşam becerilerinden öz yönetim becerilerinin geliştirilmesinde etkin öğrenme uygulamalarının etkisini belirlemektir. Karma modelde desenlenen araştırmada gömülü yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada Hayat Bilgisi dersi, öz-yönetim becerilerini temel alan etkin öğrenme yöntem ve teknikleri bağlamında yürütülmüştür. Araştırma, 2014-2015 öğretim yılı güz döneminde Eskişehir ilindeki bir ilkokulun üçüncü sınıf şubelerinden birinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını, bu sınıfın öğrencileri, sınıf öğretmeni ve öğrenci velileri oluşturmuştur. Araştırmanın verileri öz-yönetim becerileri ölçeği, görüşme, açık uçlu sorudan oluşan anket formu, gözlem, ders planları, öğrenme materyalleri ve öğrenci ürünleri, yapılandırılmış öğrenci günlükleri, ses kayıtları ve araştırmacı günlüğü ile toplanmıştır. Öz-yönetim becerileri ölçeği araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen nicel verilerin çözümlenmesinde t testinden, nitel verilerin çözümlenmesinde betimsel analizden yararlanılmıştır. Araştırmada, etkin öğrenme yöntem ve teknikleri kullanılarak yürütülen Hayat Bilgisi dersinde öğrencilerin öz-yönetim becerilerini nasıl işe koştuklarına, etkin öğrenme yaklaşımının öğrencilerde öz-yönetim becerilerinin etkililiğine, öğrencilerde öz-yönetim becerilerinin gelişimine yönelik öğrenci ve öğretmen görüşlerine, öğrencilerin öz-yönetim becerilerini okul dışına yansıtma durumlarına ilişkin sonuçlar elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen bu sonuçlar şöyle sıralanabilir: • Etkin öğrenme yöntem ve teknikleri kullanılarak yürütülen Hayat Bilgisi dersinde, öğrenciler öz- yönetim becerilerinden etik davranma, kendini tanıma ve kişisel gelişimini izleme, duygu yönetimi, sorumluluk, liderlik, eğlenme, öğrenmeyi öğrenme, amaç belirleme, kariyer planlama, sorumluluk, zamanı ve mekânı doğru algılama, katılım, paylaşım, işbirliği ve takım çalışması ve farklılıklara saygı duyma becerilerini işe koşmuşlardır. • Öğrencilerde öz-yönetim becerilerinin gelişimine ilişkin öğrenci görüşlerini ortaya çıkarmak için öğrencilerle yapılan görüşmelerde, öğrenciler öz-yönetim becerilerine yönelik okulda ve okul dışında günlük yaşamlarında da öz-yönetim becerilerini işe koştuklarını belirtmişlerdir. Ayrıca öğrenciler, etkin öğrenme yöntem ve teknikleri kullanılarak yürütülen Hayat Bilgisi dersinde eğlenceli zaman geçirdiklerini ve Hayat Bilgisi dersine yönelik olumlu tutum geliştirdiklerini ifade etmişlerdir. • Sınıf öğretmeni de öğrencilerin sınıf içi uygulamalardan sonra öz-yönetim becerilerini yalnızca Hayat Bilgisi dersinde değil, ders dışında ve diğer derslerde de işe koştuklarını belirtmiştir. • Öğrencilerin öz-yönetim becerilerini, okul dışına da yansıtma durumlarına yönelik öğrenci velileri, çocuklarının öz-yönetim becerilerini okul dışında ev ve sosyal yaşamlarında işe koştuklarını ifade etmişlerdir. • Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin öz-yönetim becerileri ölçeğinden uygulama öncesi aldıkları ön test puanları ile uygulama sonrası aldıkları son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuş; bu verilerden hareketle Hayat Bilgisi dersinde, etkin öğrenme yaklaşımının öğrencilerin öz-yönetim becerilerini geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. • Araştırma sonuçlarından Hayat Bilgisi Öğretim Programında, öz-yönetim becerilerinin öğrencilerin seviyelerine uygun biçimde yeniden gözden geçirilmesi ve programda etkin öğrenme yöntem ve tekniklerine ilişkin örnek uygulamalara yer vermeye ilişkin öneriler getirilmiştir. Anahtar Sözcükler: 21. Yüzyıl Becerileri, Yaşam Becerileri, Hayat Bilgisi, Öz- Yönetim Becerileri, Etkin Öğrenme

Aktif öğrenmeAktif öğrenme yöntemleriHayat bilgisi+7
Zeynep Kılıç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencilerinin pragmatik dil becerileri ile sosyal becerileri, problem davranışları ve akademik yeterlilikleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliği olan ilkokul öğrencilerinin pragmatik dil beceri düzeyleri ile sosyal becerileri, problem davranışları ve akademik yeterlilikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ve bu ilişkinin yordayıcı olabilecek değişkenlerini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu, Eskişehir ili Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokullarda görev yapmakta olan sınıflarında zihinsel yetersizlik tanılı öğrenci bulunan 47 ilkokul öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenlere, sınıfa ve kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliğe ilişkin bilgileri elde etmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen "Demografik Bilgi Formu" kullanılmıştır. Kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin pragmatik dil becerileri, "Pragmatik Dil Becerileri Envanteri – Türkçe Versiyonu/PDBE- TV" ve sosyal becerileri, problem davranışları ve akademik yeterlilikleri "Sosyal Beceri Derecelendirme Sistemi/SBDS" kullanılarak ölçülmüştür. Araştırmanın sonucunda, kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliği olan ilkokul öğrencilerinin pragmatik dil becerilerinin, sosyal becerilerinin ve akademik yeterliliklerinin normal gelişim gösteren akranlarından düşük olduğu, problem davranışlarının ise normal gelişim gösteren akranlarından yüksek olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte, pragmatik dil becerileri ile sosyal beceriler arasında yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu ve sosyal becerilerin pragmatik dil becerileri üzerinde önemli (anlamlı) birer yordayıcı olduğu ortaya çıkmıştır. Bulgular tartışılmıştır. Anahtar sözcükler: Kaynaştırma, Zihinsel Yetersizlik, Pragmatik Dil Becerileri, Sosyal Beceriler, Problem Davranış, Akademik Yeterlilik

Akademik başarıDil becerileriKaynaştırma eğitimi+7
Üzeyir Emre Kıyak
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara sosyal beceri öğretiminde teknoloji destekli etkileşimli ortam tasarımı ve etkililiği

Otizm Spektrum bozukluğu (OSB) olan bireyler iletişim başlatma, sürdürme, sosyal ipuçlarını anlama, sosyal bağlama uygun tepki verme gibi sosyal becerilerde önemli ölçüde yetersizlikler göstermektedirler. Bu nedenle bu bireylerin eğitim programlarında sosyal becerilerin geliştirilmesi öncelikli amaçlardan birisidir. OSB olan bireylerde sosyal beceri öğretiminde pek çok yöntem kullanılmaktadır. Önemli olan hedeflenen sosyal becerilerin öğretiminde etkililiği ortaya konmuş kanıt temelli uygulamaların kullanılıyor olmasıdır. OSB olan bireylerde sosyal beceri öğretiminde kullanılan kanıt temelli uygulamalardan biri de sosyal öykülerdir. Sosyal öyküler sosyal ipuçlarını anlama ve bu duruma uygun tepki vermeyi açıklayan kısa bireyselleştirilmiş öykülerdir. Dolayısıyla bir kurguya sahiptir ve bu bağlamda Çoklu Ortam Öğrenme Yaklaşımı, farklı içerik sunum biçimlerini destekleyerek sosyal öykülerin dijital ortamlardan verilmesi için uygun bir yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmanın amacı OSB olan ergenlere sosyal beceri öğretiminde etkileşimli ve etkileşimli olmayan ortamlarda hazırlanan sosyal öykülerin tasarımlanması ve etkileşimli ve etkileşimli olmayan sosyal öykülerin etkililik ve verimliliklerinin karşılaştırılmasıdır. Ayrıca, çalışmada deneklerin hedef sosyal becerileri öğretim sona erdikten sonra sürdürmeleri ve bu becerileri farklı ortamlara genellemeleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi de amaçlanmıştır. Aynı zamanda annelerin, öğretmenlerin ve akranların görüşleri de değerlendirilerek, çalışmanın sosyal geçerliği incelenmiştir. Araştırma, OSB tanısı olan 12-14 yaş aralığında kaynaştırma eğitimine devam eden dört ergen katılımcı ile yürütülmüştür. Araştırmanın yöntemi karma araştırma yöntemidir. Araştırmada tasarım tabanlı araştırma ve tek denekli araştırma desenlerinden biri olan uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli birlikte kullanılmıştır. Bulgular; etkileşimli sosyal öykülerin "etkileşimli, seçim yapma ve karar verme" özelliklerini barındırması nedeniyle etkileşimli olmayan sosyal öykülere göre daha ilgi çekici ve eğlenceli olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte her iki uygulamanın da kolay uygulanabilir ve amaca hizmet ettiği belirtilmektedir. Her iki öğretim uygulaması ile deneklerin sosyal becerileri edindikleri ve edindikleri bu becerileri öğretim bittikten sonra da sürdürdükleri, farklı ortam ve kişilere genelledikleri görülmüştür. Araştırmada sosyal becerilerin ediniminde etkileşimli sosyal öykü uygulaması ile etkileşimli olmayan sosyal öykü uygulamasının çok az bir farkla hemen hemen eşit düzeyde etkili olduğu, kalıcılık ve genelleme aşamalarında ise her iki öğretim uygulaması arasında dört katılımcıda da bir farklılık olmadığı görülmektedir. Bulgular verimlilik açısından değerlendirildiğinde ise her dört denekte ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleştirilen oturum/deneme sayısı ve hata sayısı açısından etkileşimli sosyal öykü uygulamasının etkileşimli olmayan sosyal öykü uygulamasına göre daha verimli olduğu görülmüştür. Ancak, hedef becerilerde ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleşen toplam öğretim süresi açısından değerlendirildiğinde bir denek haricinde üç denekte etkileşimli olmayan sosyal öyküler etkileşimli sosyal öykülere göre daha verimlidir. Sosyal geçerlik bulgularına göre anneler, öğretmenler her iki uygulama için olumlu sonuçlardan söz etmişlerdir. Bununla birlikte etkileşimli sosyal öykülerin etkileşimli olmayan sosyal öykülere göre daha eğlenceli, aktif ve keşfedici bir öğrenme ortamı oluşturduğunu; bu nedenle çocuklarının becerileri daha hızlı öğrenmiş olabileceklerini belirtmişlerdir. Akranlar ise çalışmaya katılmak ve bu çalışmanın bir parçası olmaktan dolayı kendilerini çok mutlu hissettiklerini, arkadaşları için çalışmanın yararlı olduğunu ifade etmişlerdir. Ek olarak birlikte oyun oynamak, vakit geçirmek, grup etkinliklerine katılmak, zor durumlarda ne yapmaları gerektiğini öğrenmek gibi becerilerde çalışmanın hem kendileri, hem arkadaşları, hem de tüm sınıf için yararlı olduğunu dile getirmişlerdir. Anahtar Sözcükler: OSB, Sosyal beceri, Sosyal öyküler, Teknoloji destekli etkileşimli ortam tasarımı.

Ortam tasarımıOtistik bozukluklarOtistik çocuklar+5
Sunagül Sani Bozkurt
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarınca hazırlanan ve sunulan sosyal öykülerin otizm spektrum bozukluğu olan çocukların sosyal becerileri edinmeleri üzerindeki etkisi

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklar diğer gelişim alanlarında olduğu gibi sosyal becerileri edinmek için de etkili özel eğitim müdahalelerine gereksinim duymaktadırlar. Sosyal öyküler, OSB olan çocukların davranışsal ve eğitsel gereksinimlerinin desteklemesinde etkili olduğu bilinen bilimsel dayanaklı uygulamalardan biridir. Bu araştırmada, öğretmen adaylarınca hazırlanan vesunulan sosyal öykülerin okulöncesi dönemde bulunan OSB olan çocukların hedef sosyal becerileri edinmeleri, uygulama sona erdikten bir, üç ve beş hafta sonra korumaları ve hedef sosyal becerileri farklı kişi ve ortamlara genellemeleri üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada öğretmen adayları ve OSB olan çocukların anne-babalarından öznel değerlendirme yoluyla sosyal geçerlik verisi toplanmıştır. Araştırma Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Gelişimsel Destek Birimi'nde grup eğitimine devam eden OSB olan üç çocuk ve aynı kurumda öğretmenlik uygulaması yapan üç öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın amaçlarından ilki, özel eğitim öğretmen adaylarının sosyal öykü yöntemini doğru ve güvenilir bir biçimde uygulama bilgi ve becerisini kazanıp kazanmadıklarını incelemektir. Araştırmanın diğer amacı ise öğretmen adaylarınca hazırlanan ve sunulan sosyal öykülerin OSB olan çocukların hedeflenen sosyal becerileri edinmeleri, bir, üç ve beş hafta sonra korumaları ve genellemeleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırma tek denekli araştırma yöntemlerinden yoklama evreli çiftler arası (öğretmen adayı-OSB olan çocuk) çoklu yoklama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sosyal geçerlik verilerinin değerlendirilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, öğretmen adaylarının sunulan eğitimin ardından sosyal öyküleri %100 doğrulukla yazma ve yüksek düzeyde uygulama güvenirliği ile uygulama becerisi edindiğini göstermiştir. OSB olan çocukların ise hedef sosyal becerileri %100 düzeyinde edindiklerini, araştırmanın sona ermesini izleyen bir, üç ve beşinci haftalarda edindikleri sosyal becerileri koruduklarını ve bu becerileri farklı ortam ve kişilere genelleyebildiklerini göstermiştir. Sosyal geçerlik verileri, çalışmanın araştırmaya katılan öğretmen adayları ve OSB olan çocukların anne-babaları tarafından olumlu olarak değerlendirildiğini göstermiştir. Öğretmen adayları sosyal öykü yöntemini kolay bulduklarını ve meslek yaşamlarında da kullanacaklarını, anne-babalar ise hedef sosyal becerilerden ve sosyal öykü yönteminden memnun olduklarını aktarmışlardır. Araştırmanın bulgularının yeni araştırmalarla desteklenmesine, sosyal öykülerin hizmet-içi ve hizmet öncesi dönemde bulunan öğretmen ve öğretmen adaylarına öğretilmesinin yaygınlaştırılmasına gereksinim olduğu düşünülmektedir.

Aday öğretmenlerHikayeHikaye anlatma+7
Dilay Akgün Giray
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Erken çocuklukta okul çaplı olumlu davranış desteği modelinin etkililiği

Bireyin çocukluk yıllarındaki davranışları ilerleyen yıllardaki davranışlarının ve sosyal gelişiminin temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle, çocuklara uygun davranışların kazandırılması, sosyal becerilerinin desteklenmesi ve problem davranışlarının erkenden azaltılması son derece önemlidir. Bu nedenle araştırmacılar, çocukların problem davranışlarına etkili çözümler getirecek kanıt temelli müdahale arayışları içerisindedir. Alanyazında, erken çocuklukta özel eğitime yönelik birçok program bulmaktadır ancak "Olumlu Davranış Desteği (ODD)" yaklaşımının 2000'li yılardan itibaren yaygın olarak uygulanan bir müdahale programı olduğu görülmektedir. ODD, çocuğun bulunduğu çevrede, eğitim sisteminde, eğitimcilerin yaklaşımlarında olumlu yönde değişiklikler yaparak çocuğun yaşam kalitesini yükseltmeyi, çocuğun olumlu davranışlarının ödüllendirilmesi gibi uygulamalar yaparak çocuğun problem davranışlarını azaltmayı ve uygun davranışlarını artırmayı hedeflemektedir. ODD kapsamında yer alan bu uygulamaların bir okulun tamamını kapsayacak şekilde planlanıp uygulanmasına "Okul Çaplı Olumlu Davranış Desteği" uygulamaları denilmektedir. Bu araştırmada, "Erken Çocuklukta Okul Çaplı Olumlu Davranış Desteği (EÇODEM)" müdahalesinin çocukların problem davranışlarını azaltma ve önleme ile uygun davranışlarını ve sosyal beceri düzeylerini artırmaya yönelik etkililiği değerlendirilmiştir. EÇODEM dört ana aşamada ve 14 adımda gerçekleştirilmiştir. Araştırma Eskişehir'de bulunan bir bağımsız anaokulunun yöneticileri, öğretmenleri, yardımcı personelleri, tanılı ve tanısız tüm çocukları ve birincil bakıcıları ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sürecinde nicel ve nitel veriler aynı zamanda toplandığı için karma yöntem araştırma modeli çeşitlerinden "yakınsayan paralel karma yöntem" deseni benimsenmiştir. Araştırmanın nicel ve nitel bulgularına göre, EÇODEM uygulamaları ile tanılı ve tanısız çocukların problem davranışlarında anlamlı düzeyde azalma ve sosyal beceri düzeyinde ise artma tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Davranış problemi, Duygu ve davranış bozukluğu, Olumlu davranış desteği, Okul çaplı olumlu davranış desteği, Erken çocukluk

Erken çocuk eğitimiEğitim programlarıOkul hayatı+5
Meral Melekoğlu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynaştırma uygulamaları yürütülen okul öncesi sınıflarda işitme yetersizliği olan ve normal işiten öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinin incelenmesi

Araştırmanın amacı okul öncesi dönemde kaynaştırma uygulamalarında eğitim alan işitme yetersizliği olan ve normal işiten öğrencilerin hem öğretmenleri hem de ebeveynleri tarafından değerlendirilen sosyal beceri düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın katılımcıları, Ankara, Adana, Samsun, İzmir, Uşak, Trabzon, İzmit ve Eskişehir illerindeki kaynaştırma uygulamalarında eğitim alan 55 işitme yetersizliği olan ve 99 normal işiten öğrencinin öğretmenleri ve ebeveynleri olmak üzere 308 kişidir. Araştırmada işitme yetersizliği olan ve normal işiten öğrencilerin sosyal beceri düzeylerini belirlemek amacıyla Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği (OSBED) Öğretmen ve Anne- Baba Formları kullanılmıştır. Amaç doğrultusunda araştırma nicel araştırma yaklaşımı ile yürütülmüş, araştırma soruları doğrultusunda nedensel karşılaştırmalı ve bağıntısal araştırma modeli benimsenmiştir. Verilerin analizinde istatistiksel yazılım programı olan IBM SPSS 22.0 kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda işitme yetersizliği olan ve normal işiten öğrencilerin sosyal beceri puanları üzerinde işitme durumunun etkili olduğu, öğretmen ve ebeveynlerin puanlamalarının da bu duruma göre farklılık gösterdiği bulunmuştur. İşitme yetersizliği olan öğrencilerin sosyal beceri puanları cinsiyet, anne ve babanın eğitim düzeyi ve öğretmenin branşına göre farklılaşmaktadır. Ayrıca işitme yetersizliği olan öğrencilerin takvim yaşı, tanı yaşı ve ilk cihaz takma yaşı sosyal beceri puanları arasında ilişki olduğu, takvim yaşı ve cihaz kullanmaya başlama yaşı değişkenlerinin bu puanları açıklamaya farklı derecelerde anlamlı katkısı olduğu bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda kaynaştırma uygulamalarında eğitim alan işitme yetersizliği olan çocukların sosyal becerilerinin gelişimlerini destekleyecek uyarlamaların yapılması gerektiği belirtilmiştir. Son olarak ileri araştırmalara yönelik olarak işitme yetersizliği olan çocukların sosyal becerilerinin nasıl desteklenebileceğine ilişkin ev ve kurum merkezli uygulamalara dayalı araştırmaların gerçekleştirilmesi gerektiği önerilmiştir. Anahtar Sözcükler: Okul öncesi dönem, Kaynaştırma, İşitme yetersizliği olan öğrenciler, İşitme engeli, İşitme kaybı, Sosyal beceri.

BeceriKaynaştırma eğitimiOkul öncesi eğitim+6
Zülfiye Göl
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde videoyla model olmanın etkililiği

Bu araştırmanın amacı, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklara yaya becerilerinden üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde videoyla model olmanın etkililiği, katılımcıların öğrendikleri beceriyi sürdürmeleri ve genellemeleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmada ayrıca, katılımcıların annelerinin araştırmanın sürecine ve araştırmanın sonuçlarına ilişkin görüşleri alınarak yapılan çalışmanın sosyal geçerliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma şehir merkezinde üst geçit bulunan iki farklı caddede gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 7-8 yaş aralığındaki OSB olan üç çocuğa videoyla model olma ile üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde, tek-denekli araştırma yöntemlerinden katılımcılar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, tüm katılımcıların üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisini öğrendiklerini ve uygulama tamamlandıktan bir, üç, beş hafta sonra da öğrendikleri beceriyi sürdürdüklerini göstermektedir. Katılımcılar öğrendikleri beceriyi şehirdeki farklı bir üst geçidi kullanarak da genelleyebilmişlerdir. Araştırmadan elde edilen sosyal geçerlik bulguları katılımcıların anneleri açısından olumludur.

BeceriBeceri kazandırmaOtizm spektrum bozukluğu+6
Ahmet Alperen Yavuz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Seçmeli spor ve fiziki etkinlikler dersini alan ve almayan 11-14 yaş arası öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinin karşılaştırılması (Malatya-Yeşilyurt örneği)

Bu çalışmanın amacı Spor ve Fiziki Etkinler dersini seçen ve seçmeyen (farklı dersleri seçen) öğrencilerin sosyal beceri düzeyleri arasında farkı belirlemektir. Araştırma, Spor ve Fiziki Etkinlikler dersinin sosyal beceriye olan katkısını belirlemek açısından önem taşımaktadır. Araştırma Seçmeli Spor ve Fiziki Etkinlikler dersini alan ve almayan 11-14 yaş arası öğrencilerin sosyal beceri düzeylerini belirlemeye yönelik tarama modelli tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2015-2016 öğretim yılı güz döneminde, Malatya ili Yeşilyurt ilçesine bağlı okullarda Spor ve Fiziki Etkinlikler dersini seçen 11-14 yaş öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Seçmeli Spor ve Fiziki Etkinlikler dersini alan ve almayan öğrencilerin sosyal beceri düzeylerini belirlemeye yönelik anket formu kullanılmıştır. Anket birinci bölümde öğrencilerin tanımlayıcı özelliklerini belirlemeye yönelik kişisel bilgi formu ve sosyal beceri envanterinden oluşmaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında man whitney-u testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında kruskall whallis testi kullanılmıştır. Kruskall whallis testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı olarak man whitney-u testi testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda duyuşsal anlatımcılık, duyuşsal duyarlılık, sosyal anlatımcılık, sosyal duyarlılık, sosyal kontrol, sosyal beceri toplam düzeyin Spor ve Fiziki Etkinler dersini seçen grupta daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor ve Fiziki Etkinler dersi, sosyal beceri

AnketlerBeden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersi+4
Mehtap Tekdemir Eroğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Spor federasyonlarında görev yapan üst düzey yöneticilerin problem çözme becerilerinin araştırılması

Bu araştırma; spor federasyonlarının merkez teşkilatında çalışan personellerin, problem çözme beceri düzeylerini tespit ederek, kişisel özelliklere göre bunların farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Betimsel bir nitelikte olan bu araştırmanın örneklemini, 2016 yılında 56 farklı özerk spor federasyonların merkez teşkilatında çalışan 21 Başkan, 28 As Başkan, 37 Genel Sekreter olmak üzere toplam 86 personele anket uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak personelin problem çözme becerilerini belirlemek için 1982 yılında Heppner ve Peterson tarafından geliştirilen ve 1993 yılında Şahin tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Problem Çözme Envanteri" ve personelin kişisel özelliklerini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında SPSS 16.0 istatistik paket program kullanılmıştır.Verilerin analizinde SPSS programından yararlanılarak frekans dağılımları oluşturulmuş, Bağımsız Gruplar t- testi, Tek Yön Anova testlerinden LSD ve ve Tukey Post Hoc analizleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda; Spor federasyonlarında görev yapan üst düzey yöneticilerin, problem çözme envanterinden (PÇE) aldıkları puanların; eğitim durumuna ve medeni hal değişkenine göre farklılaştığı, yaş, cinsiyet, meslekteki çalışma yılı, federasyondaki çalıma yılı, statü değişkenine göre farklılaşmadığı görülmüştür (p<0,05). Anahtar kelimeler: Spor federasyonları, yönetim, spor, sosyal beceri, problem çözme

Problem çözmeProblem çözme becerisiSosyal beceri+5
Gülnihal Işıklı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin spor yapma durumlarına göre sosyal beceri düzeylerinin araştırılması ( Kütahya ili örneği )

Bu çalışmanın amacı, spor yapan ve yapmayan ortaokul (6.,7. ve 8. sınıf) öğrencilerinin sosyal beceri düzeylerinin araştırılmasıdır. Araştırma kapsamında 2016-2017 eğitim-öğretim yılında ortaokul kademesinde öğrenim gören Kütahya ilindeki öğrencilerden uygun örnekleme yöntemiyle, rastgele seçilen ve araştırmaya gönüllü olarak katılmış olan 639 öğrenci yer almaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgiler Formu" ile Matson, Rotatory ve Hessel tarafından 1983 yılında geliştirilmiş olan ve 2003 yılında Bacanlı ve Erdoğan tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Çocuklarda Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Katılımcıların kişisel bilgilerinin dağılımlarını belirlemek için yüzde (%) ve frekans yöntemleri; verilerin normal dağılıma sahip olup olmadığının belirlenmesi için Kolmogorov-Smirnov normallik testi uygulanmış ve verilerin non-parametrik yapıyı desteklediği ortaya çıkmıştır. Katılımcıların "Çocuklarda Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği" alt boyutlarına ilişkin, sosyal beceri düzeyleri arasında önemli bir fark olup olmadığını araştırmak için, α= 0.05 anlamlılık düzeyinde Mann-Whitney U ve Kruskall Wallis testleri uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına bakıldığında öğrencilerin lisanslı spor yapma durumları, okuldaki spor tesisi durumu, anne eğitim durumu ve aile gelir düzeyi değişkenleri ile sosyal beceri düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmazken (p>0.05), öğrencilerin cinsiyet farklılıkları değişkeni ile sosyal beceri düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Bunların dışında öğrencilerin baba eğitim durumu ve spor yapma yılı değişkenleri ile sosyal beceri düzeyleri arasında "Olumlu Sosyal Davranış" alt boyutunda anlamlı bir farklılık ortaya çıkmış olup, öğrencilerin sınıf seviyesi değişkeni ile sosyal beceri düzeyleri arasında ise "Olumsuz Sosyal Davranış" alt boyutunda anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır (p<0.05). Sonuç olarak, öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinde birçok değişkenin olumlu sosyal davranış alt boyutu, olumsuz sosyal davranış alt boyutu veya sosyal beceri düzeyini doğrudan etkilediği ortaya çıkmaktadır. Bunların dışında öğrencilere verilen bazı değişkenlerin sosyal davranışlara etki etmediği görülmektedir.

Beceri eğitimiBeden eğitimiBeden eğitimi+6
Yavuz Alp Öztürk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde kullanılan öykü kitaplarının sosyal becerileri içermesi bakımından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi dönemde kullanılan öykü kitaplarının sosyal becerileri içermesi açısından incelenmesidir. Araştırmada karma yöntem yaklaşımlarından sıralı açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel aşamasında tarama (betimsel araştırma) modeli, nitel aşamasında ise temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Bu araştırmada önce anketler toplanıp değerlendirilmiş daha sonra çıkan sonuca göre doküman incelemesi yapılmıştır. Örnekleme alınacak kitapları belirlemek için ölçüt örnekleme stratejisi kullanılmıştır. Bu kapsamda, doğrudan araştırma amacıyla ilişkili olan ve zengin veri sağlayacak kitapları seçmek için dört ölçüt belirlenmiştir. Bu ölçütler şunlardır: (i) Seçilen kitaplar araştırmanın nicel aşamasından elde edilen verilere göre öğretmenlerin önerdikleri kitaplar arasından olmalıdır. (ii) Seçilen kitaplar okul öncesi dönem çocuklarının yaş seviyesine uygun olmalıdır. (iii) Seçilen kitaplar bir sosyal becerinin öğretimine dönük olmalıdır. (iv) Seçilen kitaplar seri şeklinde olmalıdır. Söz konusu ölçütleri karşıladığı için Tali Serisi öykü kitapları veri kaynakları olarak belirlenmiştir. Araştırmada Tali serisinde yer alan öykü kitaplarını sosyal beceri öğretimine uygunluğu açısından incelemek amaçlandığı için doküman analizi kullanılmıştır ve Tali Serisinde yer alan 18 öykü kitabı doküman olarak incelenmiştir. Araştırma verilerinin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada araştırmacı tarafından bir kodlama sistemi oluşturulmuş ve oluşturulan kodlar birbirleri ile ilişkilerine göre kümelenerek gruplanmış ve üç kategori oluşturulmuştur. Daha sonra bu kategoriler 'Dıştan Denetimli Öğretim Yöntemi' teması altında birleştirilmiştir. Son olarak elde edilen veriler tema ile tutarlı olacak şekilde ilgili kategorilerin altında yorumlamacı bir yaklaşımla açıklanmıştır. Araştırmada incelenen öykü kitaplarında sosyal beceri öğretiminin sorun durumunun tanımlanması, uygun olmayan davranış sonuçlarının sezdirilmesi ve uygun davranışta bulunma olarak üç aşamalı bir şekilde verildiği tespit edilmiştir.

Hikaye kitaplarıKitaplarOkul öncesi dönem+5
Betül Muslu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi (48-60 ay) dönem çocuklarında TÜBİTAK'ın meraklı Minik Dergisi'ndeki etkinliklerin sosyal beceri ve bilişsel tempo düzeylerine etkisinin incelenmesi

Okul öncesi dönem çocukların farklı beceri düzeylerinin(bilişsel, sosyal, psikomotor vb.) hızlı gelişim gösterdiği önemli bir dönemdir. Bu nedenle de bu dönem içerisinde çocuklara verilen eğitim ve eğitimde kullanılan materyaller(kitap, dergi vb.) çocuğun daha sonraki yaşantısına rehber olma niteliğindedir. Ülkemizde okul öncesi dönem çocuklarına yönelik pek çok kitap bulunmasına karşın, bu yaş grubuna yönelik periyodik yayınlanan dergi çok fazla bulunmamaktadır. Bu dergilerin içerisinde çocukların keşif, araştırma ve merak duygularını harekete geçiren ve öğrenme gereksinimlerini karşılayan dergi TÜBİTAK tarafından aylık olarak yayınlanmakta olan Meraklı Minik dergisidir. Bu araştırmanın temel amacı, okul öncesi (48-60 ay) dönem çocuklarında TÜBİTAK'ın Meraklı Minik dergisindeki etkinliklerin sosyal beceri ve bilişsel tempo düzeylerine etkisini incelemektir. Bu doğrultuda, araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada Avcıoğlu (2007) tarafından okul öncesi dönem çocukların sosyal beceri düzeylerinin saptanması amacıyla geliştirilen Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği (SBDÖ) ve Wright (1971) tarafından geliştirilen ve Seçer, Sarı, Çeliköz, Üre (2009) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Kansas Reflection- Impulsivity Scalefor Preschool formu kullanılmıştır. 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Balıkesir ili Altıeylül ilçesindeki Bengi Ana Okulu'nun 2 farklı sınıfında öğrenim görmekte olan toplam 40 çocukla (48-60)ay birlikte gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna eğitim-öğretim yılı boyunca, Milli Eğitim Bakanlığı programın yanında Meraklı Minik Dergisi içerisindeki etkinlikler uygulatılmıştır. Öntest ve son testlerde çocukların sosyal beceri ve bilişsel tempo düzeyleri ölçülmüş ve sonuçlar istatistiksel deneylerle karşılaştırılmıştır. Verilerin analizinde elde edilen bulgulara göre; Meraklı Minik dergisinde bulunan etkinliklerin uygulandığı grupta yer alan çocukların sosyal ve bilişsel tempo ölçeklerinden aldıkları sontest puanlarının, kontrol grubunda yer alan çocukların aynı ölçekten aldıkları sontest puanlarına göre anlamlı derecede artış gösterdiği görülmüştür.

Bilişsel becerilerBilişsel tempoMeraklı Minik dergisi+7
Gizem Ergin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan bireylerde hareket eğitimiyle birlikte uygulanacak glütensiz diyetin motorik, sosyal ve akademik becerilere etkisi

Bu çalışma; Otizm ve spektrum bozukluğu olan bireylerde hareket eğitimiyle birlikte uygulanacak glütensiz diyetin motorik, sosyal, ve akademik becerilere etkisini incelemek için yapılmıştır. Bu çalışmada, zihinsel yetersizliği olan bireylerin akademik performanslarını değerlendirmek için Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü (2009) tarafından geliştirilen başarı değerlendirme formu veri toplamakta ve fiziksel uygunluk parametrelerini ölçmektedir. Araştırmanın evrenini Gaziantep ili, Şahinbey ilçesinde bulunan Vakıflar Bölge Müdürlüğüne bağlı GAZİANTEP OTİZM VAKFI'nda eğitim alan otizm ve spektrum bozukluğu tanısı almış 10 – 20 yaş arasındaki çocuklar oluşturmaktadır. İstatistiksel işlemler için SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Normallik ve homojenlik sınamasının ardından ön son testler arasındaki farklar için bağımlı gruplarda t testi, tekrarlı ölçümler için tek yönlü varyans analizi ve LSD düzeltme testi yapılmıştır. Değerler minimum, maksimum, ortalama ve standart sapma şeklinde sunulmuştur ve 0.05 anlamlılık düzeyinde incelenmiştir. Yapılan istatistiksel analize göre eşleme becerileri, taklit becerileri, yönerge takip becerileri, görsel destek kullanımı, alıcı dil becerileri, ifade edici dil becerileri, oyun müzik becerileri, motor becerileri, sosyal beceriler becerilerinde gruplar arası anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerde hareket eğitimiyle birlikte uygulanacak glütensiz diyetin, motorik, sosyal ve akademik becerilere olumlu etkileri olduğu söylenebilir.

BeceriBeceri eğitimiGlutensiz beslenme+7
Muhammet Doğuhan Karuç
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

12-15 yaş grubu sporcuların sosyal beceri düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışma, 12-15 yaş grubu sporcuların sosyal beceri düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı devlet okullarında öğrenim gören ve spor yapan öğrenciler arasından gönüllülük esasına dayalı olarak rastgele yöntemle seçilecek 12-15 yaş grubu çocuklar (82 kız, 89 erkek) oluşturmuştur. Araştırma verilerinin elde edilmesinde Bacanlı ve Erdoğan (2003) tarafından Türkçeye uyarlama çalışması yapılan "Matson Çocuklarda Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır .Araştırmanın amacı çerçevesinde cevap aranan değişkenlere yönelik olarak toplarlanan veriler, bilgisayar ortamına aktarılarak istatistiki çözümlemeler için SPSS 22.0paket programı kullanılmıştır.Analizlerdeikili grupların İndependentSample t testi, çoklu grupların karşılaştırmasında OneWay ANOVA analiziuygulanmış ve p değeri 0.05 düzeyinde istatistiksel açıdan anlamlı kabul edilmiştir. Sonuç olarak, spor yapma değişkeni açısından çocukların sosyal beceri puanları arasında farklılık bulunmazken, spor yapmayan kız çocuklarının olumsuz ve olumlu sosyal davranış puanlarının erkelerden daha fazla olduğu, spor yapan takım sporcularının olumlu sosyal davranışlarının ferdi sporculardan yüksek olduğu, 12 yaş çocukların 14 yaşındakilerden daha yüksek olumsuz sosyal davranış puanlarına sahip oldukları, spor yapan 5.sınıf çocukların 8.sınıflardan daha yüksek olumsuz davranışa sahip oldukları, spor yapan çocuklarda aile gelir düzeyi yüksek olanların olumsuz sosyal davranışları yüksek iken, aile gelir düzeyi düşük ve orta olanların olumlu sosyal davranışlarının yüksek olduğu ve anne eğitimi yüksek olanların olumlu sosyal davranışları da yüksek bulunurken, spor yılı arttıkça olumsuz sosyal davranışların azaldığı, olumlu sosyal davranışların arttığı sonucuna ulaşılmıştır.

Sosyal beceriSporSpor eğitimi+1
Emre Terkin
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öykü temelli eğitim programının 4-5 yaş çocukların sosyal ve duygusal becerilerine etkisi

Bu araştırmada, 4-5 yaş grubu çocuklara yönelik olarak hazırlanan 'Öykü Temelli Eğitim Programı'nın çocukların sosyal ve duygusal becerilerinin gelişimine etkisi incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın türü nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen olarak belirlenmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkeni okul öncesi eğitime devam eden 4-5 yaş çocuklarının "sosyal ve duygusal beceri düzeyi"; bağımsız değişkeni ise "Öykü Temelli Eğitim Programı"dır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılında, Elazığ İli Koç İlkokulu'nda gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunda yansıtıcı özellikte olan 4-5 yaş deney grubunda 10 (on) kız, 10 (on) erkek, toplam 20 (yirmi) çocuk, kontrol grubunda ise 12 (on iki) kız, 8 (sekiz) erkek toplam 20 (yirmi) çocuk olmak üzere toplamda 40 (kırk) çocuk ile çalışılmıştır. Çalışmada Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği ve Duygusal Gelişim Kontrol Listesi kullanılmıştır. Deney grubundaki çocuklara 8 (sekiz) hafta süresince, haftada 5 (beş) gün boyunca "Öykü Temelli Eğitim Programı" uygulanmıştır. Kontrol grubundaki çocuklar, eğitim süreçlerine herhangi bir müdahale olmaksızın devam etmişlerdir. Sekiz haftalık uygulama sonucunda veri toplama araçları deney ve kontrol gruplarına tekrar uygulanmış ve toplanan veriler analiz edilerek değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 25 paket programı kullanılmıştır. Analiz sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda Öykü Temelli Eğitim Programı'na katılan deney grubundaki çocukların sosyal ve duygusal becerilerine ilişkin ön test ve son test puan ortalamaları karşılaştırıldığında son test lehine anlamlı düzeyde fark bulunmuştur (p<.05). Deney ve kontrol grubu son test puan ortalamaları karşılaştırıldığında deney grubundaki çocukların lehine anlamlı düzeyde fark olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda araştırma kapsamında uygulanan Öykü Temelli Eğitim Programı, 4-5 yaş çocukların sosyal ve duygusal becerilerinin gelişiminde etkili olmuştur. Bulgular doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir.

BeceriBeceri eğitimiDuygusal beceri+5
Sümeyra Bozdağ
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin zorbaca davranışlarını yordamada sosyal beceri ve yaşam doyumunun rolü

Bu araştırmada, öğrencilerin zorba ve kurban olma davranışlarını sosyal beceri ve yaşam doyumlarının ne oranda açıkladığını belirlemek, bunun yanında cinsiyete göre öğrencilerin zorbalık statülerini ve zorbalığa karışıp karışmamaya göre sosyal beceri ve yaşam doyumlarını incelemek amaçlanmıştırAraştırma, Adana ili merkez ilçelerinde yer alan altı ilköğretim okulunun 6. 7. ve 8. sınıfına devam eden 440'ı kız, 495'i erkek toplam 935 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Örnekleme alınan öğrenciler 13 ile 15 yaşları arasında olup, öğrencilerin yaş ortalamaları 13.63, standart sapmaları ise .68'dir. Araştırmada öğrencilerin zorbalık düzeylerini belirlemek amacıyla ?Zorbalık Ölçeği?, öğrencilerin sosyal becerilerine ilişkin bilgileri öğrenmek için ?Matson Çocuklarda Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği? ve öğrencilerin yaşam doyumu düzeylerini belirlemek amacıyla da ?Çokboyutlu Öğrenci Yaşam Doyum Ölçeği? kullanılmıştır.Araştırma sonucunda öğrencilerin, kurban, zorba, zorba-kurban ve zorbalığa karışmayan zorbalık grubunda olmada cinsiyete göre, kız ve erkek öğrenciler arasında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Kız öğrenciler, erkek öğrencilere göre aktif zorbalık gruplarında (zorba, kurban, zorba-kurban) erkeklere göre daha düşük oranda zorbalığa dahil olmuşlardır; kız öğrenciler, daha çok zorbalığa karışmayan grupta yer almaktadırlar.Araştırmada, zorbalığa karışan ve zorbalığa karışmayan öğrencilerin sosyal beceri düzeylerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşma olup olmadığına bakılmıştır. Yapılan Mann Whitney U testi analizi sonucunda; zorbalığa karışan öğrencilerin ve zorbalığa karışmayan öğrencilerin olumsuz sosyal davranışlar, olumlu sosyal davranışlar ve sosyal beceri toplam puanları arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Zorbalığa karışan öğrencilerin olumsuz sosyal davranışlarının, zorbalığa karışmayan öğrencilere göre daha yüksek olduğu; zorbalığa karışmayan öğrencilerin olumlu sosyal davranışlarının ve sosyal beceri toplam puanlarının zorbalığa karışan öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür.Araştırmada zorbalığa karışan öğrenciler ile zorbalığa karışmayan öğrencilerin yaşam doyumu puanları arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Zorbalığa karışmayan öğrencilerin Çokboyutlu Öğrenci Yaşam Doyumu Ölçeği'nin boyutları olan ?arkadaş, okul, aile, çevre, benlik ve yaşam doyumu toplam? puanlarının, zorbalığa karışan öğrencilerin ?arkadaş, okul, aile, çevre, benlik ve yaşam doyumu toplam? puanlarına göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir.İlköğretim öğrencilerinde zorba olmayı yordayan değişkenleri saptamak için yapılan aşamalı regresyon analizi sonucunda cinsiyet kontrol edildikten sonra, açıklanan toplam varyansa katkılarına göre sırasıyla olumsuz sosyal davranış, çevre ve okuldan algılanan doyumun zorba olmanın anlamlı yordayıcıları olduğu saptanmıştır. Değişkenlerin tamamının toplam varyansın % 44.5'ini açıkladığı belirlenmiştir.Öğrencilerde kurban olmayı yordayan değişkenleri saptamak için yapılan aşamalı regresyon analizi sonucunda da, cinsiyet kontrol edildiğinde, açıklanan toplam varyansa katkılarına göre sırasıyla arkadaşlıktan algılanan doyum, olumsuz sosyal davranışlar, yaşam doyumundaki çevre ve okuldan algılanan doyum kurban olmanın anlamlı yordayıcılarındandır. Bu değişkenlerin tamamı toplam varyansın % 23.3'nü açıkladığı belirlenmiştir. Yukarıda özetlenen bulgular ilgili alan yazında yer alan araştırma bulguları ışığında tartışılmıştır.

Eğitim psikolojisiSosyal beceriYaşam doyumu+4
Sehir Hilooğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Drama etkinliklerinin okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 5-6 yaş grubu çocukların sosyal becerileri üzerine etkisi

Yarı-deneysel bu çalışmada, drama etkinliklerinin okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 5-6 yaş grubu çocukların sosyal becerileri üzerine etkisi incelenmiştir.Çalışma, 2009-2010 eğitim öğretim yılı birinci döneminde Adana ili Yüreğir İlçesinde bulunan orta sosyo-ekonomik düzeydeki bir okul öncesi eğitim kurumunda yapılmıştır. Çalışma grubunu 21' i deney, 22' si kontrol olmak üzere toplam 43 çocuk oluşturmaktadır. Aynı sınıfı ters devre olarak kullanan iki sınıftan sabahçı devre deney, öğlenci devre ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Kontrol grubu olarak belirlenen öğlenci devreye çalışma süresince eğitim programında drama etkinliklerine kesinlikle yer verilmeden normal eğitim süreci sınıf öğretmeni tarafından uygulanmaya devam etmiştir. Drama etkinliklerinin okul öncesi kuruma devam eden 5-6 yaş grubu çocukların sosyal becerileri üzerine etkisini inceleyen bu çalışmada, geliştirilen ölçme araçları (İBSSB Veli Anketi, İBSSB Öğretmen Anketi), Sosyometrik Testler, Kimdir Bu? tekniği ve veli görüşmeleri deney ve kontrol gruplarına öntest olarak uygulanmıştır. Daha sonra ilişkiyi başlatma ve sürdürme sosyal becerisini geliştirmeye yönelik hazırlanan 22 yaratıcı drama etkinlik planı, ilk 6 haftası hazırlık ve ısınma çalışmalarından oluşan toplam 15 hafta boyunca deney grubuna uygulanmıştır. Uygulamanın bitiminden sonra aynı ölçme araçlarının sontest uygulamaları yapılmıştır.Sonuç olarak İlişkiyi başlatma ve sürdürme sosyal becerisi kontrol grubu ve deney grubu veli anketi öntest - sontest toplam puanları arasındaki değişime ilişkin istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>.05). İlişkiyi başlatma ve sürdürme sosyal becerisi kontrol grubu ve deney grubu öğretmen anketi öntest - sontest toplam puanları arasındaki değişime ilişkin istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<.05). Deney ve kontrol grubunu oluşturan çocukların akranlarından elde edilen öntest ? sontest sosyometrik analizler sonucunda belirlenen sosyal statülerinde deney grubu lehine bir farklılık gözlenmiştir. Velilerin, çocuklarının sosyal becerilerindeki değişime ilişkin görüş ve algıları incelendiğinde, deney grubu velilerinin daha çok sosyal beceri alt boyutlarında değişimler gözledikleri, çocuklarının diğer insanlarla olan etkileşimlerinin olumlu yönde geliştiğini belirtmişlerdir. Kontrol grubu velileri ise öncelikle çocuklarında akademik değişimler gözledikleri ve diğer insanlarla etkileşimlerinin olumlu yönde geliştiğini belirtmişlerdir.

AdanaBeceriBeceri kazandırma+7
İnanç Eti
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İşbirlikli öğrenme yönteminin ÖTBB ve TOT tekniklerinin 6. sınıf öğrencilerinin matematik dersi ?istatistik ve olasılık? konusunda akademik başarı, kalıcılık ve sosyal beceri düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, işbirlikli öğrenme yönteminin Öğrenci Takımları-Başarı Bölümleri (ÖTBB) ve Takım-Oyun-Turnuva (TOT) tekniklerinin, ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin matematik dersi ?İstatistik ve Olasılık? konusunda akademik başarı, kalıcılık ve sosyal beceri düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir.2009-2010 eğitim-öğretim yılı I. yarıyılında, Adana İli Seyhan İlçesi'ndeki bir ilköğretim okulunda gerçekleştirilen araştırma, yarı deneyseldir. Araştırma 152 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. İşbirlikli öğrenme yönteminin ÖTBB ve TOT tekniklerinin mevcut yönteme ve birbirine göre etkililiğini sınamak için iki deney grubu ve bir kontrol grubu oluşturulmuştur. Gruplar ilköğretim 5. sınıf matematik dersi not ortalamalarına ve demografik özelliklerine göre eşleştirildikten sonra, deney ve kontrol gruplarına seçkisiz atama yöntemiyle atanmıştır. Araştırma, deney süresince bütün gruplarda araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir ve 18 hafta sürmüştür.Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilere çalışma başlangıcında ?Matematik Başarı Testi? ve ?Sosyal Beceriler Ölçeği? öntest olarak ve çalışma bitiminde sontest olarak uygulanmıştır. Beş hafta sonra ?Matematik Başarı Testi? kalıcılık testi olarak tekrar uygulanmıştır. Çalışma sonunda deney gruplarındaki öğrencilere ?Görüşme Formu? uygulanarak, öğrencilerin tekniklere ve uygulamaya ilişkin düşünceleri alınmıştır.Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek için başarı testi ve sosyal beceriler ölçeğinden elde edilen veriler üzerinde 3x1 kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Farklılaşmaların yönünü belirleyebilmek için Bonferroni ikili karşılaştırmalar testi kullanılmıştır. Aynı işlem kalıcılık testi için de yapılmıştır. Yapılan analizlerin sonucu TOT tekniğinin akademik başarı üzerinde daha etkili olduğunu, kalıcılık açısından ise ÖTBB tekniğinin daha etkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca ÖTBB ve TOT grubundaki öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinin, kontrol grubuna göre olumlu yönde istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir.Deney gruplarındaki öğrenciler Görüşme Formu'nda derse ilgilerinin arttığını, daha iyi motive olduklarını ve dersi daha iyi öğrendiklerini belirtmişler; arkadaşlık ilişkilerinin bu teknikler sayesinde farklı bir boyut kazandığını, birlikte çalışmanın ve paylaşmanın önemini anladıklarını ifade etmişlerdir.Anahtar Kelimeler: İşbirlikli Öğrenme Yöntemi, Öğrenci Takımları-Başarı Bölümleri Tekniği, Takım-Oyun-Turnuva Tekniği, Sosyal Beceriler

Akademik başarıBaşarıBeceri+7
Betül Arısoy
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Spor yapan ve yapmayan çocukların fiziksel aktivite düzeylerinin belirlenmesi

Bu çalıĢmanın amacı sporcu ve sedanter yetiĢkinlerin fiziksel aktivite düzeyleri ile fiziksel uygunlukları arasındaki iliĢkinin incelenmesidir. Bu çalıĢmada sosyal becerinin belirlenmesinde sosyal beceri skalası kullanılırken, fiziksel benlik algısı skalası da fiziksel benlik algısının belirlenmesinde kullanılmıĢtır. Fiziksel aktivite düzeyinin belirlenmesinde ise fiziksel aktivite değerlendirme anketi kullanılmıĢtır. Spor eğitimi gören öğrencilerin sosyal beceri, fiziksel benlik algısı ve fiziksel aktivite düzeyleri arasındaki iliĢkinin belirlenmesinde, Pearson Product Moment Correlation katsayısı kullanılmıĢtır. Kadın ve erkeklerden elde edilen sosyal beceri ile fiziksel benlik algısı ve fiziksel aktivite değerleri arasında pozitif iliĢki bulunmuĢtur. Anahtar Kelimeler: Sosyal beceri, fiziksel benlik algısı, fiziksel aktivite

Benlik algısıFiziksel aktiviteFiziksel benlik algısı+3
Samet Hacıoğlu
Yozgat Bozok University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ön ergenlerin internet bağımlılığının yalnızlık, sosyal beceriler ve bazı sosyo demografik değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada ön ergenlerin internet bağımlılığının yalnızlık, sosyal beceriler (olumlu sosyal davranışlar, olumsuz sosyal davranışlar) ve bazı sosyo-demografik değişkenler (cinsiyet, akademik başarı, sosyo-ekonomik düzey, öğrencinin sınıf düzeyi) açısından nasıl bir ilişki gösterdiğini incelemek amaçlanmıştır. Bu araştırma ilişkisel tarama modelli betimsel bir çalışma niteliğindedir. Araştırma 6., 7. ve 8. sınıfa devam eden 1063 ortaokul öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin internet bağımlılığına ilişkin veriler Young (1996) tarafından geliştirilen Bayraktar (2001) tarafından Türkçeye uyarlama çalışması yapılan "İnternet Bağımlılık Ölçeği"; sosyal becerilerine ilişkin veriler (olumlu sosyal davranışlar, olumsuz sosyal davranışlar) Rotatory ve Hessel (1983) tarafından geliştirilen Bacanlı ve Erdoğan (2003) tarafından Türkçeye uyarlanan "Matson Çocuklarda Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği", yalnızlık düzeylerine ilişkin veriler Russel, Peplau ve Cutrona (1980) tarafından geliştirilen Demir (1989) tarafından Türkçeye uyarlanan "UCLA Yalnızlık Ölçeği" ve son olarak bazı sosyo-demografik değişkenler ve öğrencilerin internet kullanımına ilişkin veriler araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 20.0 paket programından yararlanılarak frekans ve yüzde hesapları, parametrik olmayan testlerden Spearman Brown Sıra Farkları Korelasyon Katsayısı, Mann-Whitney U Testi ve Kruskal Wallis H Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; Örneklemin %93'ü semptom göstermeyenler, %6'sı sınırlı semptom gösterenler (olası bağımlı veya risk altında olanlar) ve %1'i internet bağımlısı olarak tespit edilmiştir. İnternet kullanım amaçlarına bakıldığında öğrencilerin %78'i okulla ilgili araştırmalar yapmak, %65'i oyun oynamak, %53'ü film izlemek, %50'si sosyal paylaşım sitelerini kullanmak, %44.1'i boş zamanlarımı değerlendirmek ve %17.6'sı internet sayfaları arasında sörf yapmak amacıyla internet kullanmaktadır. Öğrenciler çoğunlukla interneti birden fazla amaç için kullanmaktadır. Ön ergenlerin internet bağımlığının, yalnızlık düzeyleriyle anlamlı bir ilişki göstermediği ancak sosyal beceri değerlendirme alt ölçekleriyle (olumlu sosyal davranışlar, olumsuz sosyal davranışlar) anlamlı bir ilişki gösterdiği bulunmuştur. Öğrencilerin internet bağımlılık puanlarıyla olumlu sosyal davranışları arasında negatif yönde anlamlı düzeyde bir ilişki; olumsuz sosyal davranışları arasında ise pozitif yönde anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ön ergenlerin internet bağımlılık puanları; cinsiyetlerine, algılanan akademik başarı düzeylerine, ailenin gelir düzeyine, sınıf düzeylerine, günlük internet kullanım süresine ve sosyal paylaşım sitelerinden herhangi birine üye olup olmama durumlarına göre istatistiksel olarak anlamlı olarak farklılaşmakta iken, ailesinin internet kullanımına bir sınırlama koyup koymamasına göre herhangi bir farklılaşma tespit edilmemiştir. Anahtar Kelimeler: Ön Ergenler, İnternet Bağımlılığı, Yalnızlık, Sosyal Beceriler, Olumlu ve Olumsuz Sosyal Davranışlar

BağımlılıkErgenlerOlumlu sosyal davranış+7
Caner Doğrusever
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Boşanmış ailelerden gelen okul öncesi dönem çocuklarının sosyal becerileri ile akran ilişkilerinin incelenmesi

Bu araştırma boşanmış ailelerden gelen okul öncesi dönem çocuklarının ebeveynlerinin geçirdikleri boşanma sürecinin ve bu süreçte çocuklarıyla olan ilişkilerinin nasıl olduğunu; boşanmalarının üzerinden bir buçuk yıl geçtikten sonra çocukların sahip olduğu sosyal becerilerin ve akran ilişkilerinin neler olduğunu; öğretmenlerinin bu çocukların sosyal becerileri ve akran ilişkilerini geliştirmek için neler yaptığını araştırmak amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum araştırması niteliğindeki bu çalışmanın katılımcılarını, 2013-2014 eğitim öğretim yılında, Adana ilinin Çukurova ve Yüreğir ilçelerindeki MEB'e bağlı üç bağımsız anaokuluna devam eden, anne babaları son bir buçuk yıl içinde boşanmış olan 5-6 yaşlarındaki beş (üç kız, iki erkek) çocuk, bu çocukların anneleri, bir çocuğun babası ve çocukların öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında çocukların devam ettikleri sınıflardaki sosyal konumlarını belirlemek amacıyla uygulanan sosyometri ve akran değerlendirmesi; gelişim düzeylerinin belirlenmesinde 'Gazi Erken Çocukluk Gelişimi Değerlendirme Aracı' (GEÇDA); aile algılarının ve aile içi rollerin belirlenmesinde 'Kinetik Aile Çizimi' kullanılmıştır. Çocukların her biri sınıf ortamında sosyal becerileri ve akran ilişkileri açısından gözlemlenmiş; ebeveynleri ve öğretmenleriyle de yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak araştırma verileri elde edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçları Feminist Kuram temelinde tartışılmıştır. Bu bağlamda toplumsal cinsiyet rollerinin evliliğin sürdürülmesinde belirleyici olduğu sonucuna varılmıştır. Boşanmayla birlikte, kadınların çocuğun sorumluluğunun yanı sıra çalışma ve ev içi yaşamı düzenleme sorumluluklarının katlanmasında babanın hane içinden çıkmasının etkili olduğu düşünülmüştür. Boşanmanın babaların, çocuklarıyla olan etkileşimini ve buna bağlı olarak da sorumluluklarını azalttığı; ancak babaların boşanma sonrasında erkek çocuğuyla daha çok görüşmesinin desteklenmesinde ve sürdürülmesinde, erkek egemenliğin babadan oğula aktarımının sağlanabilmesi için kültürel bir rolünün olduğu kanısı uyandırmıştır. Boşanmayla birlikte hane içi ebeveyn rollerindeki değişikliğe alışma sürecinde çocukların zorlandıkları; ev içinde değişen ebeveyn rollerine ve özellikle ataerkil toplumlarda bağımlı çocuk yetiştirme sürecinde babanın üstlendiği otorite rolünü, boşanma sonrası eline almaya çalışan anneye tepkisel davranabildikleri sonucuna varılmıştır. Çocukların anne ve babalarıyla olan etkileşimlerinin boşanma sonrasında bozulmasıyla birlikte edinmiş oldukları bağımlı davranışlarını öğretmene yönelttikleri düşünülmüştür. Öğretmenlerin, çocuğun boşanmış aileden gelmesiyle ilgili olabilecek sorunlarını ebeveynlere iletmedikleri, bunun özel mülkiyete müdahale olarak algılanacağından kaygılandıkları saptanmıştır.

AkranAkran ilişkileriBeceri+6
Seda Şahin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kaygı bozukluğu tanısı alan ve almayan yetişkinlerin benlik saygısı ve sosyal becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 18- 40 yaş arası bireylerin kaygı bozukluğuna sahip olup olmamasına ve cinsiyet değişkenlerine göre sosyal beceri ve benlik saygısı düzeylerinin belirlenmesidir. Araştırmanın örneklemini kaygı bozukluğu tanısı (Obsesif- kompulsif bozukluk, yaygın kaygı bozukluğu, panik bozukluk ve sosyal kaygı bozukluğu) almış yaşları 18-40 yaş arasında değişen 60 ve herhangi bir psikiyatrik bozukluk tanısı almamış 30'u öğretmen ve 25'i üniversitede okuyan öğretmen adayı olan yaşları 18-40 yaş arasında değişen toplam 55 bireyden oluşmaktadır. Araştırmada "kişisel bilgi formu", bireylerin sosyal becerilerini ölçmek amacıyla "Sosyal Beceri Envanteri" (Riggio, 1986) ve benlik saygısı düzeylerini ölçmek amacıyla "Benlik Saygısı Ölçeği" (Rosenberg, 1963) kullanılmıştır. Ayrıca bireylerin kaygı düzeylerini ölçmek amacıyla "Hamilton Anksiyete Derecelendirme Skalası" (Hamilton, 1959), "Beck Anksiyete Ölçeği" (Beck, Epstein, Brown ve Steer, 1988) "Yaygın Anksiyete Bozukluğu Değerlendirme Ölçeği" (Argyropoulous, Ploubidis, Wright, Palm, Hood, Nash ve Potokar, 2007), "Yale- Brown Obsesif- Kompulsif Bozukluk Ölçeği" (Goodman, Price ve Rasmussen, 1989) kullanılmıştır. Bunun yanında bireylerin depresyon düzeylerini ölçmek için "Beck Depresyon Envanteri" (Beck, Word ve Mendelson, 1961) kullanılmıştır. Araştırma kapsamında bireylerin kişisel bilgileri alınarak araştırmaya katılan katılımcıların sosyal beceri ve benlik saygısı düzeylerinin tanı alıp almama ve cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla Çift Yönlü MANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sosyal becerinin yalnızca "duyuşsal kontrol" ve "sosyal duyarlık" düzeyi puanlarının cinsiyete göre değiştiği belirlenmiştir. Kaygı bozukluğu tanısı alan ve almayan bireylerin sosyal beceri alt ölçeklerinden olan sosyal anlatımcılık, sosyal kontrol ve sosyal duyarlık alt ölçekleri kaygı bozukluğu tanısı alıp almamaya göre farklılık göstermiş; duyuşsal duyarlık, duyuşsal kontrol ve duyuşsal anlatımcılık alt ölçekleri kaygı bozukluğu tanısı alıp almamaya göre farklılık göstermemiştir. Kaygı bozukluğu tanı almış kadınların benlik saygısı düzeyi kaygı bozukluğu tanısı almış erkeklere, tanı almamış kadınlara ve tanı almayan erkeklere göre daha düşüktür. Anahtar Kelimeler: Kaygı bozukluğu, sosyal beceri, benlik saygısı

Anksiyete bozukluklarıBenlik saygısıKaygı+3
Esra Alıcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal beceri eğitiminin psikolojik danışman adaylarının sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerine etkisi

Bu araştırmada sosyal beceri eğitiminin psikolojik danışman adaylarının sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerine etkisi deneysel yöntemle incelenmiştir. Araştırma deneysel olup, 2x3'lük split-plot karışık desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık lisans eğitimine devam eden toplam 28 (deney grubu=14, kontrol grubu= 14) öğrenciden oluşmaktadır. Deney grubu 10'u kız 4'ü erkek toplam 14 öğrenciden, kontrol grubu ise 9'u kız 5'i erkek toplam 14 öğrenciden oluşmaktadır. Psikolojik danışman adaylarının sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerini arttırmaya yönelik geliştirilen sosyal beceri eğitim programı bilişsel yaklaşım, davranışçı yaklaşım, insancıl yaklaşım ve sosyal bilişsel öğrenme modeli dikkate alınarak hazırlanmış ve deney grubuna uygulanmıştır. Kontrol grubuna herhangi bir deneysel işlem yapılmamıştır. Sosyal beceri eğitim programı haftada bir olmak üzere ortalama 90 dakika süren oturumlar şeklinde uygulanmıştır. Oturumlar 11 hafta devam etmiştir. Oturumlardaki uygulamalar video ile kayıt altına alınmıştır. Araştırmada, nicel ve nitel yöntemler kullanılarak veriler elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verileri Yüksel (1997) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Sosyal Beceri Envanteri ve Cenkseven (2004) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Psikolojik İyi Olma Ölçekleri kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri ise araştırmacı tarafından geliştirilen Oturum Sonu Değerlendirme Formu ve Genel Değerlendirme Formu ile elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde t testi, Karışık Ölçümler İçin İki Faktörlü Varyans Analizi, Tekrarlı Ölçümler İçin Tek Faktörlü Varyans Analizi ve Bonferroni testi uygulanmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde sosyal beceri eğitim programına katılan psikolojik danışman adaylarının sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerinin uygulama sonunda anlamlı ölçüde yükseldiği bulunmuştur. Uygulama sonundaki sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerinin ise iki ay sonra yapılan izleme çalışmasındaki ölçüm sonuçlarından anlamlı düzeyde farklılaşmadığı, yani uygulamanın etkisinin devam ettiği sonucu bulunmuştur. Araştırmanın nitel bulguları incelendiğinde deney grubundaki katılımcıların ilişkiyi başlatma ve sürdürebilme, grupla bir işi yürütebilme, duygulara yönelik beceri, plan yapabilme ve problem çözme, stres yaratan durumlar ile başa çıkma ve saldırgan davranışlar ile başa çıkma becerilerinde gelişmeler sağlandığı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, sosyal beceri eğitim programının psikolojik danışman adaylarının sosyal becerilerini geliştirmede etkili olduğu, psikolojik iyi olmalarına olumlu katkı sağladığı söylenebilir. Anahtar kelimeler: Psikolojik danışman adayları, sosyal beceri eğitimi, sosyal beceri, psikolojik iyi olma

Beceri eğitimiGrup eğitimiPsikologlar+5
Murat Canpolat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Göçmen öğrencilerin sosyal becerileri ve okula uyumları

Bu araştırma, göçmen öğrencilerin sosyal becerileri ve okula uyumlarının belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma Ankara ili Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı Mamak İlçesindeki ortaokullarda yapılmıştır. Araştırmanın evreni 5,6,7,8 sınıfa devam eden göçmen ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma örnekleminde amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma örneklemini, 2018-2019 öğretim yılında Ankara İli Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokulların 5, 6, 7 ve 8. sınıfta eğitime devam eden 142 kız ve 115 erkek göçmen öğrenci olmak üzere toplam 257 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma nicel desende tasarlanmış ve genel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında Walker-McConnell Sosyal Yeterlik ve Okul Uyum Ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler one way anova testi, aritmetik ortalama, standart sapma, t değerleri, Tukey testi ve korelasyon testi ile değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda göçmen öğrencilerin sosyal beceri ve okula uyumlarının kararsızım düzeyinde olduğu ortaya çıkmıştır. Cinsiyeti kız olan göçmen öğrenciler erkek öğrencilerden sosyal beceri ve okula uyumlarının daha yüksek olduğu, öğrencilerin yaş ortalamaları arttıkça sosyal beceri ve okula uyumun arttığı, anne- baba öğrenim düzeyi arttıkça sosyal beceri ve okula uyumun arttığı, öğrencilerin Türkiye'de yaşadığı süre arttıkça sosyal beceri ve okula uyumlarının arttığı, aile sosyo - ekonomik düzeyi, akademik başarı ve sınıf düzeyleri arttıkça olumlu anlamda bir fark olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca çalışmada Suriye uyruklu göçmen öğrencilerin diğer uyruklu öğrencilere göre sosyal beceri ve okula uyumları yüksek çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Göçmen, Okula uyum, Sosyal beceri, Ortaokul

GöçmenlerOkula uyumOrtaokul öğrencileri+4
Aydın Yurttutan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects