Spatial analysis

62 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet ve sosyoekonomik faktörler kapsamında kadın milletvekilleri temsilinin mekânsal analizi

Bir ülkenin sosyoekonomik gelişmişlik düzeyinin belirlenmesinde kadınların istihdam, eğitim, toplumsal ve siyaset gibi alanlardaki rolü önem teşkil etmektedir. Türkiye'de toplumsal cinsiyet kapsamında bu alanlarda kadının etkinliğinin çok fazla olmadığı söylenebilir. Özellikle siyaset alanında kadınların temsil oranı oldukça düşük düzeydedir. Kadınların siyasal katılımı çoğunlukla oy kullanma düzeyinde kalmaktadır. Kadınlar siyasal katılım temelinde siyasi partilerde üst düzey pozisyonlarda çok fazla görev almamaktadır. Bu nedenlerle çalışmada kadın milletvekilleri temsilinin mekânsal bağımlılığı, sosyoekonomik faktörler kapsamında araştırılmıştır. Kadın milletvekilleri temsilinin sınır komşusu bölgeler arasında yayılım gösterip göstermediği mekânsal panel veri analiziyle test edilmiştir. Mekânsal regresyon modellerine göre (Mekânsal Otoregresif Model, Mekânsal Hata Modeli ve Mekânsal Durbin Modeli) olabilirlik oran testiyle çalışma için uygun model araştırılmıştır. Mekânsal Hata Modeli mekânsal katsayı, bağımsız değişkenlerin anlamlılığı ve işareti açısından en uygun model olarak belirlenmiştir. Ayrıca kadın milletvekilleri temsilini etkileyen sosyoekonomik faktörlerin belirlenmesi hedeflenmiştir. Analizde Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) ikinci düzey (Türkiye'nin 26 alt bölgesi) İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (İBBS) verileri ile Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) verileri kullanılmıştır. Analizde kadın milletvekili temsil sayısı bağımlı değişken olarak kullanılırken, kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla, kaba doğurganlık hızı, kadın istihdam oranı, yükseköğretim mezunu sayısı, boşanmış kadın sayısı ve evli kadın sayı bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Analizde Hausman testine göre Mekânsal Hata Modelinde sabit etkiler yöntemi geçerli bulunmuştur. Mekânsal Hata Modeli sonuçlarına göre ise, kadın milletvekilleri temsilinin sınır komşusu olan bölgeler arasında mekânsal bağımlılığı bulunmaktadır. Bir başka ifadeyle kadın milletvekillerinin sınır komşusu olan bölgeler arasında yayılma etkisi göstermektedir. Kadın milletvekili temsilini kişi başına gayri safi yurt içi hasıla, yükseköğretim mezunlarının sayısı ve kadınların evlenme sayısı pozitif yönde etkilerken, kadın istihdam oranı, kaba doğurganlık hızı ve kadınların boşanma sayısı negatif yönde etkilemektedir. Çalışma, kadın milletvekilleri temsilini mekansal panel veri analizi yöntemiyle araştıran çalışmalara rastlanılmaması nedeniyle özgünlük oluşturmaktadır.

Hata analiziKadın milletvekilleriKadın politikacılar+7
Yıldız Calp Boduroğlu
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik kalkınmayı etkileyen sosyo-ekonomik faktörlerin mekânsal analizi: Avrasya örneği

Sosyo-ekonomik faktörler ülkelerin milli gelir, eğitim, sağlık, kişisel özgürlük, girişimcilik, güvenlik, sosyal sermaye, işsizlik gibi birçok unsurunu kapsamaktadır. Toplumsal yapının en önemli unsurları olan bu değişkenler, insanların ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayabildiklerini ortaya koymaktadır. Kalkınma çabasındaki ülkelerin performanslarının değerlendirilmesinde bu sosyo-ekonomik faktörlerin iyi okunarak analiz edilmesi gerekmektedir. Ekonomik kalkınma incelenirken, toplumu etkileyen tüm faktörler birlikte dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla ülkelerin sahip olduğu sosyo-ekonomik faktörlerin ekonomik kalkınma düzeylerine etkisi bütüncül yaklaşımı gerekli kılmaktadır. Söz konusu yaklaşım, faktörler arasındaki ilişkileri tek taraflı incelemeyi reddederek çok yönlü etkileşimlerini esas alır. Sosyo-ekonomik faktörler mekânsal etkiyle değişime uğramakta ve coğrafi yakınlıkları olan bölgeleri etkilemektedir. Etkinin derecesi mekânsal bağımlılığa göre farklılaşırken ülkelerin ekonomik kalkınma düzeyleri bundan etkilenmektedir. Bu çalışma, geniş bir coğrafyada yer alan Avrasya ülkelerine yönelik olarak yapılmıştır. Elde edilen sonuca göre kullanılan sosyo-ekonomik faktörlerin pozitif ve negatif kümelenmeleri, kalkınma göstergesi olarak belirlenen kişi başına düşen milli gelir ile örtüşmektedir. Bu örtüşme, kalkınma hedeflerinin gerçekleşmesi için sosyo-ekonomik faktörlerin iyileştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Kalkınma, Sosyo-Ekonomik Faktörler, Bütüncül Yaklaşım, ESDA, LISA, Mekânsal Otokorelasyon.

Ekonomik kalkınmaMekansal analizSosyoekonomik faktörler
Yasin Karaman
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Katı atık toplama ve taşımanın maliyet ve mekânsal analizi: kütahya ili örneği

Atık sorunu, insanoğlunun yerleşik hayata geçmesiyle başlamış, kentleşme, sanayileşme ve nüfus artışıyla birlikte baş edilmesi zor çöp yığını haline gelmiştir. Çevre ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olan atıkların sürdürülebilir bir katı atık yönetimine olan ihtiyacı giderek artmıştır. Katı atık yönetimi sistemlerinde maliyet kaleminin en önemli kısmını, katı atıkların toplanması ve taşınması aşaması oluşturmaktadır. Maliyetlerin en aza indirilmesi için atıkların ekonomiye geri kazandırılması ya da atıkların toplanması ve taşınmasında güzergâh optimizasyonunun sağlanması gerekmektedir. Atık sorununu önemli kılan diğer bir konu ise, Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde, Türkiye'nin AB Atık Direktifi'ne uyumunu ve çevre korumasını sağlayarak AB'ye katılım sürecini hızlandırmak istemesidir. Bu çalışmanın amacı, AB hibe programı ile KÜKAB projesini sürdüren Kütahya ilinin katı atık toplama ve taşıma maliyetini analiz etmektir. 2014 yılına ait veriler doğrultusunda il merkezi dâhil olmak üzere toplam 13 ilçeye ait maliyet analizi yapılmıştır. Bu hesaplamalardan hareketle mekânsal otokorelasyon analizi de gerçekleştirilmiştir. Mekânsal etkileşim ve komşuluk ilişkilerinden yararlanılarak coğrafi görselleştirmeler ortaya konmuş daha sonra ESDA ve LISA mekânsal istatistik uygulaması gerçekleştirilmiştir. Türkiye'de, 21. yüzyılda önemli bir sorun olan katı atıkların maliyet analizine ilişkin çalışmalar sayıca azdır. Mekânsal otokorelasyon analizinin katı atık maliyet hesaplaması konusunda hiç kullanılmamış olması önemli bir eksikliktir. Bu çalışma, söz konusu eksikliği doldurması açısından literatüre katkı sağlamaktadır. Yapılan maliyet analizi sonucunda, katı atık miktarının artmasına konu olan nedenlerin, katı atıkların toplama ve taşıma maliyetlerini arttırdığı gözlemlenmiştir. Nüfusun en yoğun olduğu merkez ilçede, katı atıkların toplama ve taşıma maliyeti yüksek hesaplanmıştır. Kişi başına düşen toplama maliyetlerinde, mekânsal etkilerin anlamlılığı bulunamamıştır. Kişi başına düşen taşıma maliyetlerinde Şaphane, Simav, Hisarcık ve Gediz ilçelerinde pozitif mekânsal otokorelasyonun varlığı tespit edilmiştir. İlçeler komşuluk ilişkileri ile birbirlerini kişi başına düşen taşıma maliyetlerini arttırma yönünde etkilemektedir. Bu ilçelerde alınacak maliyet azaltıcı önlemler komşuluk ilişkisi ile taşma etkisi oluşturarak bu bölgede avantaj yaratabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Katı Atık, Katı Atık Toplama ve Taşıma Maliyeti,KÜKAB, Mekânsal Otokorelasyon Analizi, Mekânsal Analiz.

Atık toplamaAtıklarKatı atıklar+5
Aysın Barut
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de kültürel çeşitliliğin bölgesel kalkınma üzerindeki etkisinin mekansal analizi

Farklı kültürden insanların aynı coğrafyayı paylaşması ile oluşan kültürel çeşitlilik olgusu, dünya tarihinde yeni bir konu olmamakla birlikte 1980 sonrasında yaşanan küreselleşme süreci ile birlikte daha yaygın bir hal amıştır. Artan kültürel çeşitlilik, farklı alanlardan araştırmacıların ilgisini çekmiş ve 1990'lı yıllardan itibaren kültürel çeşitliliğin, ülkelerin ekonomik performansları üzerine etkilerini analiz eden çalışmalar yapılmıştır. Bu konudaki öncü çalışmalarda yüksek kültürel heterojenliğin zayıf ekonomik performansa neden olduğu tespit edilmiştir. İlerleyen süreçte ise bazı araştırmacılar, belli koşullar altında kültürel çeşitliliğin pozitif ekonomik sonuçlar sağlayabileceğini ortaya koymuştur. Kültürel çeşitlilikle ilgili olumlu yaklaşımın altında yatan temel görüş, farklı kültürel arkaplana sahip bireylerden oluşan bir grupta fikir çeşitliliğinin daha yüksek olmasıdır. Bu durum, bireyler arasında yetenek tamamlayıcı bir etki yaratır ve kültürel açıdan heterojen grup homejen gruba kıyasla belirli bir işte daha iyi performans gösterir. Bu çalışmanın amacı, kültürel çeşitliliğin bölgesel kalkınma üzerine etkisini Türkiye'de 81 adet Düzey 3 bölgesi (iller) kapsamında incelemektir. Çalışmada öncelikle, literatürde yaygın bir şekilde kabul görmüş ölçüm kriteri olan doğum yeri farklılıklarına göre kültürel çeşitlilik endeksi oluşturulmuştur. Bölgesel kalkınma göstergeleri olarak ise illerin kişi başına gelir, inovasyon ve girişimcilik düzeyleri kullanılmıştır. Ampirik analizler, mekansal istatistik ve mekansal ekonometrik yöntemler ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre Türkiye'de kültürel çeşitlilik, bölgesel kalkınmayı pozitif yönde etkilemektedir. Sonuçlar genel olarak literatürle uyumluluk göstermektedir. Diğer taraftan mekansal analizler bölgeler arası mekansal bağımlılığın varlığına işaret etmektedir.

Bölgesel kalkınmaEkonomik etkiEkonomik kalkınma+2
İlhan Korkmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Balkanlardan Anadolu'ya yönelik göçlerin mekânsal etkileri (Bursa'daki Bulgaristan göçmenleri örneği)

Göç hareketleri, mekân üzerinde çeşitli etkilere neden oldukları için coğrafya biliminin de çalışma alanına girmektedir. Bu biliminin temel ilke ve prensiplerine bağlı kalınarak hazırlanan bu çalışmanın amacı, Bursa-Osmangazi sınırları içerisinde Bulgaristan kaynaklı göçlerin mekânsal etkilerini ortaya koymaktır. Yüzyıllardan beri yaşadıkları topraklardan, politik nedenlerden dolayı göç etmek zorunda kalan Bulgaristan Türklerinin anavatan olarak gördükleri Türkiye'de iskân edildikleri illerin başında Bursa gelmiştir. Böylece burada çeşitli mekânsal etkilere neden olmuşlardır. Bu tez çalışması, hem nitel hem de nicel veriler kullanılarak hazırlandığı için karma desenli bir çalışmadır. Ayrıca nitel araştırma yönteminin etnografik deseni ve saha çalışmalarında ise yapılandırılmış mülakat yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışma da Bursa ili Osmangazi ilçesinde Bulgaristan kaynaklı göçlerin nüfus, yerleşme örüntüsü, ekonomi, sosyal ve kültürel etkilerinin araştırılması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda konuyla ilgili literatür incelenmiş, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında bulunan veriler taranmış, farklı zamanlarda saha çalışmaları yapılarak belirlenen katılımcılar ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin ise içerik analizleri yapılmış, tablo, grafik ve haritalarla görselleştirilmişlerdir. Zorunlu olarak meydana gelmiş kitlesel bir göç niteliğinde olan Bulgaristan kaynaklı göçler, Osmangazi İlçesindeki nüfusun miktarında ve yapısında değişikliklere neden olmuştur. Bunların yanı sıra göç hareketleri sonucunda yeni yerleşmeler kurulmuştur. Göçlerin yerleşme üzerine bir diğer etkisi de Bulgaristan kökenli isimlerin yer adı olarak kullanıldığı görülmüştür. Ekonomik anlamda ise başta tarım ve sanayi olmak üzere birçok sektörün gelişmesinde, atıl durumdaki arazilerin kullanılmaya başlanması ve vasıflı iş gücü kazanımı gibi etkilere neden olmuştur. Sosyal ve kültürel açıdan bakıldığı zaman ise çalışma sahası içerisinde Bulgaristan göçmenleri tarafından kurulan yöresel dernek olmadığı belirlenmiş, kültürel açıdan ise Bursa ile uyumlu oldukları tespit edilmiştir.

Balkan TürkleriBalkanlarBulgaristan+5
İbrahim Eşim
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Antakya eski kent dokusunda Gazipaşa Sokağı'nın mekansal analizi

Bu çalışmada, Antakya kenti eski yerleşimini oluşturan konutların tarihi gelişimi ele alınmış ve günümüz eski kent dokusunda bulunan Gazipaşa Sokağı'nın fiziki yapısı incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmada, Antakya eski kent dokusunun tarihi gelişimi, genel fiziki durumu, tarihi kent dokusunun günümüz Antakya'sında ki yeri ve fiziki özellikleri araştırılmıştır. Gazipaşa Sokağı'nın genel durumu saptanmaya çalışılmış ve konutlara ait fiziki Özellikler incelenerek sokağa ait genel bir tipolojik analiz çalışması yapılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Antakya, Tarihi Doku, Konut Tipolojisi

AntakyaKent dokusuMekansal analiz+2
Mert Nezih Rifaioğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Konaklama yapılarının mekânsal organizasyonu üzerine bir inceleme

Çalısma üç ana bölümden olusmaktadır: Birinci bölümde, asırı kosullarda turizm olgusunun psikolojik ve biyolojik temellerine inilerek bu aktivitelerin bazı insanlar tarafından niye talep edildiginin nedenleri ortaya konulmustur. Ortaya konulan bu nedenlerin, yapılmıs birçok evrensel psikolojik arastırma kaynaklarına dayandırılarak, en basit sekliyle tamamen ve sadece biyolojik bir ihtiyaçtan kaynaklandıgı sonucuna yer verilmistir. kinci bölümde, asırı olan birçok kosul arasından seçilen ?iklimsel asırılıkların? tanımları, optimum konfor aralıklarının net sınırları çizilerek, yapılmıstır. Bu asırı iklim kosullarının da mimarlık/form ile etkilesimlerindeki genel prensiplere yer verilmistir. Bölüm sonunda, bu bölgelerde yapılmıs seçilmis konaklama tesisleri tanıtılmıstır. Üçüncü bölümde ise konaklama tesislerindeki mekânsal organizasyon ve kademelenmenin incelenmesi için seçilen ?mekân dizimi analizi? yöntemi ile yöntemin isleyisi tanıtılmıs, bu çalısmada da, kültürün yapısını en belirleyici ögelerinden birisi olan ?iklimin? en asırı sartlarının, seçilen örnek konaklama tesislerindeki mekânsal organizasyonlar üzerindeki etkisi, matematiksel olarak ortaya konmaya çalısılmıstır. Kültürler arası çalısmalarda biçimlendirilen yapma çevreye iliskin mekânsal farklılıkları, sezgilerin ötesinde, matematiksel olarak analiz etmeyi amaçlayan bu çalısmalarda ?Axman? bilgisayar programının mekân dizim analizi sonuçları kullanılmıstır. Anahtar Kelimeler: Asırı iklim tipleri, Asırı turizm psikolojisi, Mekânsal kademelenme, Mekân dizim analizi

Mekansal analiz
Cüneyt Ayvaz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Erken Cumhuriyet Dönemi sanayi komplekslerinin mekansal analizi: Nazilli, Kayseri, Bursa ve Eskişehir örnekleri

Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu andan itibaren "tam bağımsız" bir ülke oluşturma hedefiyle hareket etmiştir ve bir çağdaşlaşma ve modernleşme projesi uygulamıştır. Bu projenin kurumsal, ekonomik, toplumsal ve bireye yönelik boyutları bulunmaktadır. Ekonomik boyut, çağın koşulları doğrultusunda sanayileşmeyi ve ekonomik bağımsızlığı içermektedir. Erken cumhuriyet dönemi, Türkiye Cumhuriyeti için ekonomik kalkınma savaşımının verildiği dönem olmuştur. Sanayileşmenin gerçekleşebilmesi için özel girişimcilere çeşitli kolaylıklar sağlanmış, ancak özel sektörün beklenen düzeyde bir sanayileşmeyi gerçekleştirecek sermaye ve deneyime sahip olmadığı görülünce devletçi uygulamalara gidilmiştir. 1930'lu yılların başından itibaren çeşitli yasal düzenlemelerle ve uygulamalarla, devlet ekonomik alanda ağırlığını hissettirmeye başlamıştır. 1932'de hazırlanmaya başlanan ve 1934 yılında yürürlüğe giren Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı da bu uygulamalardan birisidir ve tüketim malları üretimine yönelik olarak Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde fabrikalar kurulmasını öngören bir plandır. Bu sanayi planı, aynı zamanda cumhuriyetin mekansal stratejileri doğrultusunda uygulanmıştır. Fabrikaların yerlerinin demiryolu güzergahı üzerindeki küçük Anadolu kentleri olarak seçilmeleri, modernite projesinin tüm ülke sathına yayılma isteğinin somut bir kanıtıdır. Fabrikalar, kuruldukları bölgelerde, istihdam, nüfus artışı, sanayileşme ve kentleşmeye yol açmışlardır. Sağladıkları altyapı, sağlık ve eğitim hizmetleri ve rekreasyon olanakla rı ile halkın ve çalışanlarının yaşantısında etkin rol oynamışlardır. Cumhuriyetin çağdaşlaşma-modernleşme politikasının mekansal ve toplumsal karşılığını bir çok alanda olduğu gibi bu 'modern' sanayi kampüslerinde izlemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Sanayileşme,Türkiye'de Erken Cumhuriyet döneminde sanayileşme Türkiye Cumhuriyeti'nin Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı, Türkiye'deki sanayi yapıları

Aydın-NazilliBursaEndüstrileşme+4
Senem Zeybekoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Sentinel-2 uydu görüntüleri kullanılarak niğde ilinde tarımsal ve kentsel alan kullanımındaki zamansal değişimin uzaktan algılama (UA) ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS) entegrasyonuyla değerlendirilmesi

Bu araştırma Niğde merkez ilçe sınırlarında tarımsal ve kentsel alan kullanımındaki zamansal değişimlerin Sentinel-2 uydu görüntüleri ile belirlenmesi kapsamında yürütülmüştür. Çalışma kapsamında 2016 ve 2021 yıllarındaki Nisan, Temmuz ve Ekim aylarına ait uydu görüntüleri kullanılmıştır. Arazi örtüsü ve kullanımındaki değişimin analizinde Coğrafi Bilgi Sistemleri yazılımlarından (CBS) Arc GIS 10.3.1 kullanılmıştır. İlgili programın uzaktan algılama modülü yardımıyla kontrollü sınıflandırma teknikleri kullanılarak sınıflandırma gerçekleştirilmiştir. Arazi örtüsü ve kullanımının sınıflandırmasından Corine I. düzey sınıflandırması dikkate alınmıştır. Ayrıca 1/25.000 ölçekli sayısal toprak haritaları kullanılarak CBS ortamında araştırma alanının bazı toprak ve arazi özellikleri (büyük toprak grupları, arazi kullanım kabiliyetleri, toprak derinlikleri, arazi eğimi, erozyon dereceleri, yükselti ve bakı) sınıflandırılmış ve mekânsal olarak değerlendirilmiştir. Yapılan sınıflandırmalar sonucunda 2016 yılından 2021 yılına kadar yerleşim yerleri ve yapay bölgelerde 207,65 ha, orman ve yarı doğal alanlarda ise 478,66'ha'lık bir artış görülmüştür. Tarım alanlarında 223,75 ha ve su kütlelerinde ise 88,66 ha'lık bir azalışın olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular bölgedeki yerel yönetimlerin planlama aşamalarına önemli katkılar sağlayacaktır.

Coğrafi bilgi sistemleriMekansal analizNiğde+2
Muhammed Cüneyt Bağdatlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinin mekânsal ekonometrik analizi

Bölgeler ya da iller arasındaki gelişmişlik farklılıkları tüm ülkeler açısından büyük sorunlar teşkil etmektedir. Bu nedenle, dünya genelinde bölgeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarını azaltmaya yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Türkiye'de geçmişten günümüze, bölgeler arasındaki gelişme farklılıklarını ortadan kaldırmak için kalkınma planları, bölgesel kalkınma projeleri ve yatırım teşvikleri ile ilgili pek çok çalışma yapılmıştır. İller arasındaki gelişmişlik farklılıklarının nicel olarak belirtilebilmesi için illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik endekslerinin oluşturulması gerekmektedir. Bu amaçla bu çalışmada, Türkiye'deki illere ait 2008 – 2015 yıllarını kapsayan çeşitli ekonomik, fiziki ve sosyal gösterge kullanılmıştır. Öncelikle her göstergeye eşit ağırlık verilerek illere ait ekonomik, fiziki ve sosyal gelişmişlik endeksleri hesaplanmış, daha sonra tüm boyutlara eşit ağırlık verilerek illere ait genel gelişmişlik endeksi hesaplanmıştır. İllere ait sosyo-ekonomik gelişmişlik endekslerinin birbirine yakın olan yerlerde benzer değerler alması illerin gelişmişlik düzeylerinin birbirinden etkilenebileceğini göstermektedir. Mekânsal ekonometri birimler arasındaki mekânsal etkileşimi dikkate alan ekonometrinin bir alt dalıdır. Mekânsal ekonometrinin teorik düşüncesi Tobler (1970)'in "Her şey birbiri ile ilişkilidir; ancak yakın şeyler daha çok ilişkilidir" yasasından ileri gelmektedir. Buna göre coğrafi olarak birbirine yakın olan illerin benzer gelişmişlik düzeyinde olması beklenmektedir. Bu nedenle illerin gelişmişlik düzeylerini etkileyen faktörler incelenirken mekânsal ekonometrik analiz yöntemi tercih edilmiştir. Bu çalışmada ele alınan mekansal ekonometrik modelde 2008-2015 yıllarını kapsayan farklı ekonomik, fiziksel ve sosyal göstergeler kullanılmıştır. Bu çalışma ile illerin gelişmişlik düzeylerini etkileyen faktörler, illerin gelişmişlik düzeylerinin mekânsal olarak birbirinden etkilenip etkilenmediği ve illerin gelişmişlik düzeylerinin birbirinden nasıl etkilendiği araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksi, Mekânsal ekonometri, Türkiye.

Ekonometrik analizMekansal analizMekansal ekonometri yaklaşımı+1
Gökhan Özkubat
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de iklim değişikliğinin yerel yönetimler üzerindeki etkisinin mekânsal veri analizi ile modellenmesi

Son yıllarda iklim değişikliği ve küresel ısınma dünya gündeminin ilk sıralarında yer alan konuların başında gelmektedir. Daha önceleri fark edilemeyen değişim küresel bir olguya dönüşerek gözle görülür bir hal almıştır. Yüzey sıcaklıkların küresel boyutta artış göstermesi ekosistemin dengesinin bozulmasına, deniz seviyesinin yükselmesine, kar ve buz örtüsünün eriyerek alanlarının daralmasına, salgın hastalıkların hızla artmasına doğrudan ve dolaylı olarak insanların sosyoekonomik yaşamını etkilemeye başlamıştır. Bu dönüşüm süreci gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun, ekonomiler üzerinde ciddi maliyetleri de beraberinde getirmiştir. Dünya ekonomisine farklı boyutta baskı uygulayan bu olgu son yıllarda ekonomileri uluslararası perspektiften ulusal boyuta hatta yerelden bölgesele yeni çevre politikaları oluşturmasına yönlendirmiştir. Çevre ile ilgili sorunların çözümünde yapılan çalışmalar genellikle merkezi hükümet kapsamında gerçekleştirilse de, yerel yönetimlerinde bu konuda önleyici faaliyetleri gerçekleştirmek üzere çevresel harcamaları söz konusu olmaktadır. Esasında birer tepki niteliğinde doğan ve şekillenen yeşil yerel yönetim akımları genellikle daha iyi bir yaşamın inancından hareket etmektedir. Çevre kirliliğinin önlenmesinde merkezi hükümet yanında yerel yönetimlerinde bazı görevleri üstlenmesi gerekmektedir. Türkiye çevre politikasının ana hedefi, sürdürülebilir kalkınma ile birlikte çevrenin korunması ve geliştirilmesi olarak belirlenmiştir. Bu politikanın ana ilkesi, doğal kaynakların yönetimi, insan sağlığı ve doğal dengenin korunması şartıyla sürdürülebilir bir kalkınmanın sağlanması ve gelecek nesiller için yaşanabilir doğal fiziksel ve sosyal bir çevrenin bırakılmasıdır. Bu bağlamda çalışmada yerel yönetimler tarafından gerçekleştirilen çevre harcamalarının ve tehlikeli madde bertarafına yönelik yaptıkları çalışmaların hava kalitesi üzerinde nasıl bir etki oluşturduğu konusunda mekânsal bir analiz yapılması hedeflenmiştir. Çalışmada 2009, 2014 ve 2019 yerel seçim dönemleri esas alınmış ve değişkenlerin mekânsal dağılımı LİSA istatistiği yardımıyla ortaya koyulmak istenmiştir. Çalışma 81 ili esas almaktadır. Ayrıca çalışmada mekânsal veri analizi ile değişkenlerin 2019 yılı için hava kalitesine etkisi uygun model belirlenmiş, böylece yapılan harcama ve faaliyetlerin hava kalitesi üzerine etkisi değerlendirilerek sonuçlar ortaya konulmuştur.

BelediyelerKüresel ısınmaMekansal analiz+3
Aysel Yüksel
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Trafik kazalarının mekansal analizinde kullanılacak bir yazılımın geliştirilmesi

Trafik kazalarının mekansal analizleri ile elde edilebilecek veriler, kazaların önlenmesi amacı ile gerçekleştirilen çalışmalar için oldukça değerlidir. Bu çalışmada kaza noktalarının kendi arasındaki ilişkiyi (otokorelasyon), mekansal sınıflar ve kazaların yol ağı ile olan ilişkisini sorgulayabilmek için; trafik kazalarının mekansal analizinde kullanılacak bir metot geliştirilmiş ve metoda uygun bir yazılım (Span) üretilmiştir. Geliştirilen yazılım; düzlem ve yol ağı üzerinde nokta desen analizlerini gerçekleştirebilmekte, en yakın komşu indeksi, global, çapraz ve lokal K değerlerini hesaplayabilmektedir. Yazılım, birim testlerini takiben gerçek veriler ile, Ankara Batıkent bölgesinde meydana gelen trafik kazalarının mekansal özelliklerinin dönemsel farklılıklarını belirlemek üzere test edilmiştir. Bu test sonuçları ile, Batıkent bölgesinde okul çevresinde alınan trafik tedbirlerinin kazaların dağılımı üzerindeki anlamlı etkisi olduğu bulunmuştur ve bu sonuç literatüre önemli bir katkı sağlayan orijinal bulgudur.

Mekansal analiz
Hasan Korkut Özkan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Malatya şehrindeki (Beydağı ve Sanayi Karakolu) hırsızlık olaylarının mekânsal analizi (2010)

İnsanlar, yeryüzünde daha rahat, konforlu ve güvenli yaşamın yollarını ararken, içinde bulunduğumuz bilgi çağında nüfus artışı, kentleşme ve hızlı gelişen teknoloji birçok problemi beraberinde getirmiştir. Geçmişten bugüne var olan suçlar da bilgi çağıyla beraber değişimler göstermiş ve artmıştır. Suç; sosyal, ekonomik, politik, fiziksel ve psikolojik şartlar ile coğrafi faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkan bir olgudur. Suç, coğrafi bir mekânda meydana geldiği için, suç ile mekân arasındaki ilişki önemlidir. Mekânı oluşturan özellikler, suç olayı üzerinde farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Şehirlerde yaşanan önemli sorunlardan birisini suçlar oluşturmaktadır. Şehirlerdeki suçların en büyük bölümünü ise hırsızlık olayları oluşturmaktadır. Bu çalışmada Malatya şehir merkezindeki Beydağı ve Sanayi Karakolları sorumluluk alanlarındaki hırsızlık olayları ele alınmıştır. Çalışmada hırsızlık olaylarının dağılışında mahallerin nüfus miktarı, binaların kullanım özellikleri, gelir dağılımı ve bu unsurların kendi aralarındaki ilişkisi belirleyici rol oynamaktadır. Gerçekleşen hırsızlık olaylarının mahallere dağılışında, hırsızlık türlerine göre farklılık gösterdiği ortaya çıkmıştır. Böylece, suçlar şehrin belli alanlarında artmasıyla bölgesel suç alanları, bu alanlar içinde belli noktalarda yoğunlaşmalarıyla suç merkezleri (odak noktalar) ortaya çıkmıştır. Bu suç merkezleri, bir suçtan çok, aynı yapıdan beslenen birçok suçun yoğunlaşmasıyla oluşmuşlardır. Suçların mekânsal dağılışındaki farklılıkta, mahalleler arasındaki sosyoekonomik yapı ve arazi kullanımı etkili olmuştur. Bu bağlamda suçların mekânla ilişkilendirilmesini ön plana alan Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında haritalanması son yıllarda önem kazanmıştır. Bu çalışmada Beydağı ve Sanayi Karakolu sorumluluk alanlarında hırsızlık olaylarının dağılışı ile mekân arasındaki ilişkiler CBS yöntemleri ile haritalanmış ve analizleri yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Suç, Suç Coğrafyası, Hırsızlık, Malatya şehri, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Mekânsal Analiz

Coğrafi bilgi sistemleriCoğrafyaHırsızlık+7
Utku Gülkıran
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Radyoaktif serpintinin noktasal toplam yarıvariogram metodu ile modellenmesi

Bu çalışmada, Hazar Gölü (Elazığ)?nden alınan su ve dip çamuru örneklerinde 137Cs ve 90Sr radyoçekirdek konsantrasyonları belirlendi ve Noktasal Toplam Yarı-Variogram (NTYV) metodu ile modellendi. NTYV metodu, istasyonlar arasındaki uzaysal bağımlılığı ifade eden klasik Yarı-Variogram (YV)?ın eksikliklerini giderir. 137Cs ve 90Sr?ın göl içerisindeki dağılımlarını ve taşınım karakteristiklerini görebilmek için 10 tane NTYV modeli elde edildi. Bunlara ilave olarak 137Cs ve 90Sr?ın eş radyoaktivite haritaları çizildi ve yorumlandı. Anahtar Kelimeler: Uzaysal Analiz; Radyoaktif Serpinti; Taşınım; Dağılım; 137Cs; 90Sr; Yarı-Variogram; Noktasal Toplam Yarı-Variogram.

Matematiksel modellemeMekansal analizRadyoaktif taşınım+1
Sevim Karaman
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir Odunpazarı ilçesi'nde kadına yönelik şiddetin mekânsal dokusu

Kadına yönelik şiddet günümüzün önemli toplumsal problemlerinden biri haline gelmiştir. Çalışmanın konusunu Eskişehir İli Odunpazarı İlçesi'nde kadına yönelik şiddetin mekânsal dağılımı oluşturmaktadır. Nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı araştırma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm kadına yönelik şiddet suçlarının mahallelere göre dağılımını esas almıştır. Kadına yönelik şiddet suçları mahallenin sosyoekonomik yapısına, eğitim durumuna, medeni duruma ve mesleğe göre değişip değişmediğine mekânsal olarak nasıl farklılaştığına odaklanmıştır. Araştırma sorularının nesnel olması nedeniyle bu bölüm pozitivist epistemoloji ile uyumludur. Araştırma soruları ontolojik açıdan dış gerçeklik olarak kabul edilmiş ve ikincil veriler kullanılarak kadına yönelik suçların mekânsal dağılımı betimlenmiştir. Ayrıca suç ve değişkenler arasındaki etkileşim de istatistiksel yöntemlerle incelenmiştir. İkincil veri kaynağı olarak polis kayıtları kullanılmıştır. İkinci bölümde Odunpazarı İlçesi'nde mahallelere göre kadına yönelik şiddet suçlarının nasıl algılandığı, kadına yönelik şiddete bakış açısının nasıl olduğu konusuna odaklanılmaktadır. Bu bölümde bu amacı gerçekleştirmek için veri toplama aracı geliştirilmiştir. Kadına yönelik şiddet eylemleri fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik boyutlarıyla ele alınmıştır. Çalışma sonucunda sosyoekonomik durum, meslek, eğitim durumu, mahalle sakinlerinin kadına yönelik şiddete bakış açısı ile kadına yönelik şiddet eylemleri arasında anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Kadına yönelik şiddet eylemlerinin mekânsal kümelenmeler oluşturduğu görülmüştür.

Aile içi şiddetAlgılama haritalarıCinsel suçlar+7
Ali Ekincek
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

A system proposal for generative design processes and space analysis in architecture

Computational technologies have mostly been utilized in architectural design for visualization and representation purposes, as well as an optimal alternative for similar analogical applications. However, new improvements enabled architects to include generative approaches into design processes. The implementation of algorithmic design techniques and programming platforms also provides enormous potential, suggesting new methods to generate spatial layouts, environment typologies and allowing unique design patterns discovery. Additionally, recent generative design competencies permit data analysis, interpretation, and emergence of complicated forms and spontaneous evolving processes as well. Due to the extensiveness of the study materials covered, interdisciplinary research methodologies were integrated, and the entire research was carried out in two parts; conceptualization (concept shift and development) and experimentation (data analysis and system implementation). The conceptualization part establishes the fundamentals of various conceptions' classifications and organizations for understanding the generative design paradigm, where essential features that had not been included in early studies were explored. The experimentation part of the research explains the development and implementation of a generative system with an algorithmic model that facilitates the collaboration of human creativity with computer capabilities. The data collection and site analysis phases were essential in defining the perspective of the case study area and establishing the generative design system's parameters. A design studio-based experiment, spatial and computational analysis techniques were involved to explore design problems and environment requirements. The gathered data were classified into several categorical dimensions based on the research intents. The assessment process of layout and spatial arrangement, connectivity and accessibility, built area and open space was the emphasis of spatial analysis. Whereas computational analysis allowed for the inquiry of density and visibility measurements through several indicators and techniques such as GSI, OSR, FAR, and Isovist. Correspondingly, the generative design process examined designs based on three independent variables, "Functional connectivity", "Responsive density", "Design pattern". Various performance operations were built into the algorithm model representation at each level to address the specific requirements of the relevant data collecting and analysis outcomes. The system supports the collaboration of generative design approaches and patterns optimization. The main purpose of the research is to enhance the efficiency of design expansion and to develop a generative design system for Eskişehir Technical University's eco-campus development plan. It addresses the background of generative design in order to provide a more in-depth investigation into the domain of architectural design. The experimental study takes into account the usage of generative design approaches and systems in the design process, as well as the capacity to create and evaluate a diverse range of possibilities that an architect could accomplish. Compared to other patterns, the results of the third pattern optimization showed effective evolutionary mechanisms with self-generated design possibilities, spatial morphologies, and building typologies for the university campus master plan. This research offered then a conceptual design comprehension as well as a proposed generative design system for architectural design. The system interconnection represents the predominant research contribution, while other contributions were presented through system application and optimization. The results also reveal that the proposed system may be effectively incorporated into design education and architectural practice, enhancing the learning and use of algorithmic design systems in architecture.

Algorithmic modelSpace planningSpatial analysis+1
Hemza Boumaraf
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
20
DoctorateOpen AccessTR

Coğrafyada mekânsal istatistik yöntemleri kullanarak trafik kazalarının analizi: İzmir şehir örneği

Dünya genelinde farklı ulaşım türleri kullanılmaktadır. En yaygın kullanılan ulaşım türleri hava yolu, deniz yolu, demir yolu ve karayoludur. Çalışma konusu karayolu ulaşım türü içerisinde yer almaktadır. Karayolu ulaşımının olumlu sonuçları olduğu gibi olumsuz sonuçları da bulunmaktadır. Olumsuz sonuçlarından birisi de trafik kazalarıdır. Çalışmanın odak noktası bu konu üzerinedir. Çünkü trafik kazası sonucunda birçok kişi yaralanmakta veya ölmektedir. Türkiye'de 2010-2014 yılları arasında yaklaşık olarak 1.2 milyon trafik kazası meydana gelmiştir. Toplam kazaların %88'i maddi hasarlı gerçekleşirken %12'si ölümlü-yaralanmalı sonuçlanan trafik kazalarıdır. Trafik kazaları sonucunda 2010-2014 yılları içerisinde 3 768 kişi ölürken 255 507 kişi yaralanmıştır. Ayrıca Türkiye'de 2010-2014 yılları arasında her yıl yaklaşık olarak 1 milyon ve her gün 2 700 araç trafiğe dahil olmaktadır. Dolayısıyla bu tür çalışmaların önemi gün geçtikçe artmaktadır. Çalışma alanı olarak İzmir şehri seçilmiştir. Çalışma alanındaki on bir ilçe sınırı içerisinde meydana gelen trafik kazaları incelenmiştir. Trafik kaza verileri iki kurumdan elde edilmiş ve 2010-2014 yıllarını kapsamaktadır. Bunlar İzmir Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ile Sigorta Bilgi ve Gözetim merkezidir. İzmir şehrinde toplam beş yıla ait 31 169 trafik kaza noktası işlenmiştir. Toplam beş yılda trafik kazaları sonucunda 126 ölüm gerçekleşirken 23 640 yaralanmalı kaza meydana gelmiştir. İzmir'de 2010-2014 yılları arasında her yıl ortalama 47 binden fazla ve her gün 130'dan fazla araç trafiğe dâhil olmaktadır. Tezin amacı trafik kazalarının değişkenlere göre hangi alanlarda yoğun olarak gerçekleştiğini tespit etmektir. Araştırma başlanmadan önce araştırma soruları ve alt problemleri oluşturulmuştur. Çalışmada alt problemlere bağlı olarak nokta yoğunluk, çizgi yoğunluk ve mekânsal otokorelasyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda trafik kazalarının alt problemlere göre ve değişkenlere göre kümelendiği alanlar tespit edilmiştir. Tezin sonucunda trafik kazalarının yoğun olarak merkezi iş alanları ve yerleşim alanları içerisinde gerçekleştiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca Konak ilçesinde bulunan merkezi iş alanlarına bağlantı sağlayan karayolları üzerinde trafik kazaları yüksek sayıda gerçekleştiği, çalışma sonucunda ortaya konmuştur. Trafik kazalarının yoğun olarak bu bölgelerde meydana gelmesinin sebebi kent çekim merkezinin bir ilçede bulunmasıdır. Anahtar Kelimeler: Mekansal Analiz, Mekansal İstatistik, Trafik Kazası, İzmir

Mekansal analizMekansal kümelenmeTrafik kazaları+5
Himmet Haybat
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Antalya ili otellerinin konaklama fiyatlarını etkileyen faktörlerin mekânsal analizi

Dünyanın birçok yerinde aynı şehirde olmalarına rağmen konaklama işletmelerinin oda fiyatlarının farklılık göstermeleri beklenen bir durumdur. Bu farklılıkların işletmenin konumu, kalitesi ve diğer özelliklerinden herhangi biri ile ilişkili olup olmadığı incelenen bir problemdir. Bu kapsamda tezin amacı; turizm sektöründe konaklama işletmelerinin oda fiyatlarını etkileyen özelliklerin mekânsal analizidir. Amaca ulaştıracak yöntem olarak çalışmada, parametrelerin tahmini "Açıklayıcı Mekânsal Veri Analiz Yöntemi" ile elde edilmiş ve Antalya bölgesi konaklama işletmelerinde hedonik oda fiyatı modeli oluşturulmuştur. Yöntemin işleyebilmesi için gerekli veriler www.booking internet sitesinden, konaklama işletmelerinin konum koordinatları ise Google harita üzerinden alınmıştır. GeoDaSpace programından yararlanılarak mekânsal ağırlık matrisleri oluşturulmuş ve en uygun komşuluk matrisinin yay uzunluğuna bağlı en yakın k-10 komşuluğu olduğuna karar verilmiştir. Moran-I serpilme diyagramı ve yerel ölçekte mekânsal ilişkiyi tespit için LISA analizi ile serpilme diyagramına bakılmıştır. Mekânsal ilişkinin varlığı Moran-I testi ile incelenmiş ve mekânsal ilişkinin olduğu sonucuna varılmıştır. Mekânsal ilişkinin nereden kaynaklandığını belirlemek amacıyla LM testleri kullanılmış ve mekânsal gecikme modelinin (SAR) sağlam tahmincisi ile modellenmesinin daha uygun olduğuna karar verilmiştir. Tüm bu test sonuçları QGIS 2.12.2 açık yazılım programı ile haritalandırılmıştır. Tezin diğer görselleri CorelDRAW X6 ile çizilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma ile Antalya'daki konaklama işletmelerinin konumlarının oda fiyatlarına önemli bir etkisinin olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Uygulamalı Matematik, Açıklayıcı Mekânsal Veri Analizi, Mekânsal Ekonometri, İstatistik, Coğrafi Bilgi Sistemi, Konaklama İşletmeleri, Antalya

Coğrafi bilgi sistemleriFiyatFiyatlandırma+5
Füsun Yalçın
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Yol bulma ve tahliye üzerinde polihedron görünürlüğünün sıralı etkilerinin incelenmesi

This thesis presents the understanding that the basics of the human wayfinding process can be substantially illuminated by the correlations between space-syntactic variables and kinesthetic data of individuals roaming in a spatio-temporal environment. Although twodimensional syntactic concepts offer a perception of place to some extent, they may neglect to capture the volumetric effects of space on human perception, especially during movement. Therefore, besides 2D syntactic variables, this master thesis essentially focuses on polyhedrons as 3D isovists to explore the impacts of the sequential volumetric visibility data on human behavior in terms of the spatial decision-making process in the wayfinding and evacuation issues. In this framework, the research discusses the results of a series of wayfinding and evacuation experiments implemented in a virtual building environment consisting of randomly arranged and dimensioned circulation areas. While the evacuation experiments contain legal egress signages at properly designated doors and spots, wayfinding experiments present no signboards. On the other hand, the virtual building model is designed with a couple of architectural 3D modeling software and transferred into a simulation environment. The experiments are conducted with forty-four (44) respondents over an online meeting platform. Then, the respondents' routes and kinesthetic data are retrieved from the experiments, and the correlations between behavioral and syntactic data are investigated. The primary findings demonstrated that participants in the regular exit group tended to be around the zones with higher integration values. In contrast, the signages and volumetric visibility data are highly influential on the emergency exit group when evacuating the building.

Behavior settingsSpatial perceptionSpatial analysis+3
Uzay Topal
Özyeğin University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafi bilgi sistemleri tabanlı ağ analizi ve 4 boyutlu bir uygulama: Sakarya Üniversitesi Esentepe Kampüsü (SAUBİS) örneği

"Coğrafi Bilgi Sistemleri Tabanlı Ağ Analizi ve 4 Boyutlu Bir Uygulama: Sakarya Üniversitesi Esentepe Kampüsü (Saubis) Örneği" isimli bu çalışmada Sakarya Üniversitesi Esentepe Kampüsü içerisinde yer alan konumsa sözel ve grafik bilgiler derlenmiş, ayrıca hali hazırda bulunan haritalar güncellenerek veri tabanı oluşturulmuştur. Güncel veri tabanı ile elde edilen veriler ile ışığında kampüs içinde topoloji ve ağ analizleri üretilerek kısa yol, rota ve servis alanı analizleri üreten dinamik bir ağ analizi veri tabanı oluşturulmuştur. Arazi çalışmaları ile bina kat planları üzerine aktarılan mekânsal veriler ışığında kampüs içinde aritmetik analizler üretilmiştir. Saha ve büro çalışmaları ile oluşturulan coğrafi veri tabanı ile Sakarya Üniversitesinden alınan 2015-2016 eğitim-öğretim dönemi için güncel öğrenci, akademisyen ve personel nüfusların işlenmesiyle mekânsal aritmetik analizler üretilmiştir. Kampüs içinde öğrenci başına düşen alan, kategorisel alanlar (eğitim alanı, sosyal alan, spor alanı vb.), akademisyen yoğunlukları, akademisyen başına düşen aritmetik alan ve öğrenci sayıları, bölüm temelli öğrenci, akademisyen ve personel için nüfus ve aritmetik analiz, fakülteler için aritmetik nüfusu yoğunlukları, bölüm dağılımları, cinsiyet dağılımları gibi vb. bulgular tespit edilerek coğrafi veri tabanına aktarılmıştır. Ayrıca oluşturulan coğrafi veri tabanı web platformunda coğrafi bilgi sistemleri ile yayınlanmış; akademisyen, personel ve öğrencilerin erişimine hazır hale getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Coğrafi Bilgi Sistemleri, Kampüs Bilgi Sistemleri, Ağ Analiz Mekânsal Analiz, Aritmetik Analiz, Sakarya Üniversitesi

AğlarCoğrafi bilgi sistemleriMekansal analiz+2
Cem Oğuz Büke
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Mekansal istatistikte nokta örüntü teknikleri ve bir uygulama

Mekansal istatistik, mekansal olarak düzenlenmiş verileri dikkate alan istatistiksel yöntemlerle ilgilidir. Mekansal verinin içinde mevcut olan mekansal bağımlılık varsayımı yüzünden mekansal istatistik, klasik istatistik yöntem ve tekniklerini kullanma eğiliminde değildir. Klasik istatistikte olduğu gibi, mekansal veri için tanımlayıcı ve çıkarsamalı yaklaşımlara sahip olmakla birlikte kendine özgü yöntem ve tekniklere sahiptir. Mekansal istatistikte kullanılan yöntemler genellikle analiz edilmekte olan mekansal verinin türlerine göre üç kategoriye ayrılmaktadır. Mekansal verinin bu türlerinden biri de mekansal nokta örüntü verileridir. Mekansal nokta örüntü verileri, nokta olayların konumlarından elde edilmiş verilerdir. Birbirleriyle ilişkili konumların, anlamlı bir örüntüyü temsil edip etmediği ile ilgilenilmektedir. Mekansal nokta örüntüler analiz edilirken, temel olarak tam mekansal rassalığa karşılık örüntülerin kümelenme ve düzenlilik gösterip göstermediği ile ilgilenilmektedir. Tam mekansal rassallıktan herhangi bir sapmanın değerlendirilmesine olanak sağlayan dağılım fonksiyonlarının tahminlerinin, tam mekansal rassallık altında bir dağılım ile karşılaştırılmasında bazı simülasyon teknikleri kullanılmaktadır.Bu çalışmada mekansal istatistik yöntem ve tekniklerinin deprem verisi üzerinde uygulanması ele alınmaktadır ve bu amaçla ülkemizin yakın geçmişte büyük bir deprem ile sarsılmış olan Gölcük bölgesi seçilmiştir. Bu bölgede meydana gelmiş depremler yalnızca istatistiksel veri olarak ele alınarak, mekansal istatistik yöntem ve teknikler aracılığıyla bu bölgede olabilecek depremler için benzetim çalışması 1900 yılından 01 Ocak 2010 tarihine kadar elde edilen deprem verileri yardımıyla türetilmiştir.

DepremMekansal analizMekansal süreçler
Halil Eryılmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Caz müzisyenleri ve canlı müzik mekânları arasındaki sosyo-ekonomik ilişkinin değer teorileri bağlamında incelenmesi

Bu tezde, müzisyen ve işletme üzerinden piyasa dinamikleri içerisinde şekillenen sınıfsal ilişki, 'değer', 'meta' ve 'rant' gibi günümüz popüler kültür alanlarındaki ilişki biçimleri düzenleyen kültürel/ekonomik olguları tanımlayan kavramlar çerçevesinde incelenmiştir. Adam Smith ile başlayan ve Karl Marx'ta sonra şeklini alan politik ekonomi ekolü ekonomiyi politikadan bağımsız düşünmemiş ve toplumların gelişimini sınıfsal çıkar çatışmaları ile yorumlamıştır. Kullanım değeri, değişim değeri, değer ve meta fetişizmi gibi kavramlara ek olarak üretken emek ve üretken olmayan emek düzleminde müzisyen sınıfın konumu belirlenecektir. Marksizmi kapsayan literatürün yanı sıra meta üreticileri olarak müzisyen sınıfın stratejileri ve piyasa içerisindeki konumları Arjun Appadurai ve David Graeber gibi araştırmacıların geliştirdiği literatürle desteklenerek saptanmıştır. Bu değerin kültürel tarafı olarak değerlendirilmiştir. Bireysel çıkarların kavramsal yansıması bu literatür çerçevesinde açıklanacaktır. Bu noktada değerler rejimi ve değer kavramına antropolojik yorumlamalar rol sahibidir. Öte yandan, rant ile müziğin biricikliğinin piyasa içerisindeki görünümü saptanacak ve mübadele içerisinde bu biricikliğin dönüşümleri incelenecektir. Piyasa içerisinde ranttan elde edilen markalaşma pratiklerinin sınıfsal ilişkilerin inşasına etkisi irdelenecektir. Diğer bir yandan günümüz dünyasını anlamak ve çalışmaya dâhil olan aktörleri, günümüz dünyası dinamikleri içerisinde değerlendirmek için Ursula Huws'tan ve araştırmacının sınıf, emek gibi kavramları yeniden inşasından yararlanılmıştır. Sonuç olarak bu tezde yapılan incelemeler sonucunda üretim araçlarının sahibi yani işletmeci ve üretim araçlarının kullanıcısı olan müzisyen sınıf arasındaki sınıfsal çatışmanın görünümü belirlenmiş ve bu çatışmaya etki eden faktörler sunulmuştur. Piyasadaki meta görünümüyle bu çatışma müzik üzerinden okunmuş ve müziğin meta görünümü de irdelenmiştir.

Canlı müzikCazDeğer teorisi+5
Soykan Akkaya
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2022
10
Proficiency in ArtOpen AccessTR

1951-2020 yılları arasında Türkiye Tiyatrosundaki kimlik arayışının tiyatro mekanları üzerinden incelenmesi

Bu tez çalışmasında, Küçük Sahne'nin 1951 yılında kurulmasıyla birlikte yüzünü̈ Batıya çeviren Türkiye tiyatrosunun kimlik arayışı, birbiriyle ilintili olan beş̧ farklı mekân üzerinden incelenmektedir. Araştırma kapsamında, Küçük Sahne, Ses Tiyatrosu, Karaca Tiyatro, Kenter Tiyatrosu ve Çevre Tiyatrosu'nda 1950 ile 2020 yılları arasındaki özel tiyatro hareketi mercek altına alınmıştır. Bu beş̧ mekânın tarihi İstanbul tiyatro tarihinin çok önemli bir bölümüne ayna tutmaktadır. Tarihsel olarak çoğu özel tiyatronun döngüsünde özel yeri bir olan bu mekânlar, yakın tiyatro tarihimizi ve kent belleğini etkilemiştir. Ancak söz konusu mekânlarda oynanan oyunların yarattığı değişim yeterince önemsenmeyerek, oyunların başarıları tekil örneklemelerle sınırlı kalmıştır. Bu tez çalışması, özel tiyatroların, içinde bulundukları zor koşullar ve aidiyet eksikliği nedeniyle tamamlayamadıkları yeniliklerin öncü adımlarını ve kapsamı içindeki tiyatro oyunlarının Türkiye Tiyatrosu'nda değişimi nasıl tetiklediğini ortaya koymayı hedeflemektedir.

Kimlik arayışıMekanMekan kullanımı+4
Nedim Saban
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'da nüfusun gelişimi ve mahalle bazında dağılımı

İstanbul, sahip olduğu coğrafi konumu, zengin tarihi, doğal güzellikleri ve ekonomik yapısıyla her zaman gerek ülkemiz gerekse dünya ölçeğinde önemli bir yerleşim birimi olmuştur. Ülkemizde yaşanan iç göç sürecinde, İstanbul ili göç hareketinin yöneldiği en önemli hedef noktası olarak karşımıza çıkarken; bu süreçte ilin nüfusu hızlı bir şekilde artış kaydetmiştir. Nüfusun hızlı bir şekilde artış kaydetmesi İstanbul'un gerek mekânsal görünümü gerekse idari yapılanmasının da zamanla değişmesine yol açmıştır. Nitekim 1927 yılında idari olarak sadece 7 ilçeden oluşan İstanbul ilinin, 2019 yılı itibariyle 39 ilçesi ve bu ilçeleri meydana getiren 963 mahallesi bulunmaktadır. Bu araştırmada İstanbul ilinde nüfusun zamansal bağlamda gelişim sürecinin incelenmesi ve 2019 yılı itibariyle İstanbul ilinde nüfusun mahallelere göre mekânsal dağılımının nedenleriyle birlikte ortaya konulması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda tezimizin ilk bölümünde ülkemiz nüfusunun zamansal gelişim süreci dönemlere göre ele alınmış; böylece İstanbul ilinin ülkemiz nüfusundaki yeri ve önemi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmamızın ikinci bölümünde İstanbul ili ve ilçe nüfuslarının zamansal gelişim süreci incelenmiş; bu bağlamda aynı zamanda İstanbul ilinin idari yapılanmasındaki değişimlere de değinilmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise İstanbul'da nüfusun mahallelere göre mekânsal dağılımı incelenmiştir. Böylece İstanbul ili ve ilçelerinde nüfusun zamansal bağlamda gelişim süreci ortaya konulurken, 2019 yılı itibariyle de nüfusun mahalle bazında sergilediği dağılış dokusu mekânsal dağılış haritalarıyla birlikte ortaya konulmuştur. Araştırmamızda Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yararlanılmış olup birçok alanda etkin bir araç olan Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) metodolojisi kullanılmıştır. Veri tabanı ve data yapısının oluşturulmasında ArcMap 10.3 yazılımından yararlanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nüfus, Göç, Şehirleşme, Mekânsal Analiz, İstanbul

Coğrafi bilgi sistemleriGöçlerKentleşme+3
Nurcan Oğur
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10

Related subjects