Pattern
61 theses under this subject heading
Seramik karo endüstrisinde dijital baskı teknolojisinin renk,desen,tasarımcı yönünden incelenmesi ve örnek uygulama
Bu tez altı ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde seramik, seramik karo çeşitleri, seramik karoların sahip oldukları standartlar, ayırıcı özellikler ve seramik karo endüstrisi hakkında ayrıntılı bilgi verilmiştir. İkinci bölümde seramik karo endüstrisinde kullanılan tüm desen transfer teknolojileri anlatılmıştır. Mekanik baskı teknolojileri olan Serigrafi baskı tekniğinin elek hazırlık aşamaları ve Rotatif baskı tekniğinde kullanılan elek tipleri, baskı makineleri ve bu tekniğe göre bilgisayar ortamında desen hazırlama yöntemleri ve dikkat edilmesi gereken püf noktaları anlatılmıştır. Ayrıca desen baskısının kullanıldığı matbaa ve tekstil sektörlerindeki dijital baskı teknolojileri hakkında da bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde seramik karo sektöründe kullanılan dijital baskı teknolojisi tüm ayrıntılarıyla anlatılmıştır. Dijital baskı teknolojinin seramik karo endüstrisinde kullanıma alınma sürecinden, baskı makineleri, baskı kafaları ve mürekkep üreticilerinden söz edilmiş, bu teknoloji kullanılarak üretilen seramik karo çeşitlerinden örnekler verilmiştir. Ayrıca bu baskı teknolojisi için geliştirilmiş seramik sır ve seramik mürekkeplerin özelliklerinden de bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde tasarımcılar için önem arz eden dijital baskıda renk ve renk yönetimi konuları işlenmiş, dijital baskı teknolojisi kullanılarak üretilecek seramik karolar için desen hazırlama yöntemleri bilgisayar ekran fotoğrafları ve görseller kullanılarak anlatılmıştır. Beşinci bölümde tarama yöntemi ve dijital fotoğraf makinesi ile çekilen bir fotoğraf ile desen hazırlama yöntemi kullanılarak tasarlanan ve işletmede basılan iki projenin uygulama aşamalarından fabrika fotoğrafları kullanılarak bahsedilmiştir. Sonuç bölümünde ise seramik endüstrisinde kullanılan dijital baskı teknolojisinin üreticiye, tasarımcıya, ürüne ve alıcıya etkisi sorgulanmış, gelişimi devam eden bu teknoloji ile ileriki zamanlarda seramik karo endüstrisinde nelerin yapılabileceğinin hayali kurulmuştur. Anahtar Sözcükler: Seramik, Karo, Baskı Teknikleri, Dijital, Desen, Renk
TSMK murakkalarındaki "Kalem-i Siyahî" desenlerinde yaprak ve çiçek tasnifleri -H. 2152, H. 2153, H. 2154, H. 2160-
Bu tezin konusunu oluşturan Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine 2152, H. 2153, H. 2154 ve H. 2160 numaralarda kayıtlı murakkalar farklı sanat dallarında hazırlanmış, farklı dönem ve üslup özellikleri gösteren pek çok eser ihtiva eder. Eserlerin Osmanlı Sarayına ne zaman ve nasıl ulaştığı, murakkaların ne zaman düzenlendiği hala belirsizliğini korusa da bu dört murakkaın birlikte değerlendirilmesini gerekli kılan ortak özellikler mevcuttur. Bunlardan biri, üslup birliği gösteren kalem-i siyahî teknikte çizilmiş desenlerdir. Gerek kitap sanatları gerekse kumaş, ahşap, maden gibi yüzeylere uygulanabilirliğe sahip bu desenler üzerine pek çok araştırma yapılmıştır. Tarihî arkaplan, teknik özellikler ve bir grup eserde imzası bulunan Muhammed Siyah Kalem üzerinde araştırmalar yoğunlaştırılmış, ancak nebatî motifler incelemeye tabi tutulmamıştır. Bu çalışmada, bazı desenlerde önemli bir yer tutan parçalı geniş yaprak çeşitleri ile birlikte kullanıldığı hatayi, penç, goncagül gibi motifler incelenerek tasnifi yapılmış, buradan hareketle üslup özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Hayvan üslubunun desende meydana getirdiği hareketliliğin özellikle yapraklar üzerinde gösterdiği etkiye dikkat çekilmiştir. Orta Asya inanç dünyasının sanata yansıması ve sembolik manalar yüklenen motif ve figürler ayrıca incelenmiştir. Berlin Devlet Kütüphanesi'nde muhafaza edilen Diez murakkaları ile TSMK murakkaları arasındaki benzerliklerden hareketle ortak kullanılan motif ve desenler tablo halinde verilmiştir. Yapılan çalışma ile XIV.-XV. yy. Orta Asya Türk sanatının özgün, eşine az rastlanır örnekleri üzerinden bu kıymetli mirası tanıtmak ve üslup özellikleri hakkında araştırmacılara ışık tutmak amaçlanmıştır. İncelenen 50 adet eserdeki motifler itina ile çizilmiş, tezyinî sanatlar alanında uygulama yapan sanatkârlar için de kaynak sağlanmıştır. Anahtar Kavramlar: Kalem-i Siyahî, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Murakkaları, Diez Murakkaları (Albümleri), Tasvir Sanatı, Tezyinât
Kütahya çini sanatına yön veren tasarımcı ve ustalar ile Kütahya'daki çini sanatının gelişiminin değerlendirilmesi
Bu araştırmada Kütahya Çini Sanatının tarihsel gelişim süreci ve Kütahya Çini Sanatına yön veren tasarımcı ve ustalar kuramsal bir çerçevede incelenmiştir. Ayrıca tasarımları ile Kütahya Çini Sanatı'nda önemli yere sahip olan sanatçılara ilişkin bilgiler toplanmış ve ulaşılabilinen sanatçılarla görüşmeler yapılarak Çini Sanatı ile ilgili görüşlerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde, Kütahya Çini Sanatının tarihsel gelişimine ve konuya uygun görsellere yer verilmiştir. Araştırmanın birinci bölümündeki veriler kaynak taraması yapılarak toplanmıştır.Araştırmanın ikinci bölümünde, Kütahya Çini Sanatına yön veren tasarımcılara ve ulaşılabilinen eserlerine yer verilmiştir. Kütahya Çini Sanatında önemli bir yere sahip olan ve ulaşılabilinen 19 sanatçı örneklem olarak belirlenmiş ve görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Kütahya Çini Sanatı ve Kütahya Çini Sanatına yön veren tasarımcılar araştırma konusunun sınırlılığındadır. Bu bölümdeki veriler, yarı yapılandırılmış sorularla yapılan görüşmeler ile toplanmıştır.Kütahya çiniciliğinin eskiye oranla geliştiği ve standartlaşmaya gittiği fakat tasarım sorunlarının devam ettiği görülmektedir. Elde edilen sonuçlara göre öneriler de bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kütahya Çini Sanatı, Çini Tasarımcıları, Form, Desen.
Çağdaş resim sanatında desen ve deformasyon
Sanat insanın kendini en iyi ifade etme biçimi olarak tarihsel gelişimi içerisinde farklı anlayış ve kavramlar üzerinde meydana geldiği bilinmektedir. Buna bağlı olarak sanat tarihinin başlangıcından itibaren insanlar, iletişim aracı olarak yazıdan önce çizgi, sembol ve şekilleri kullanmıştır. Mağara duvarlarına ve yüzeylerine yapılan bu desenler, modern dönemin ikinci yarısına kadar olan süreçte sanatçılar tarafından boya resminin bir ön taslak, eskiz ve hazırlık aşaması olarak kalmıştır. Desen sanatçıların kişisel üslup arayışlarıyla birlikte gözlemlerini aktarırken duygu ve düşüncelerini ifade etmek istemeleri sonucu gelişim göstermeye başlamıştır. Bundan kaynaklı sanatçının doğada var olan nesneleri ve imgeleri duygusal yönden algılayıp tekrar biçimlendirmesi sonucu deformasyonlar da ortaya çıkmaya başlamıştır. Sanatçıların üslup arayışlarına girmeleri, zaman içerisinde gelişen toplumsal olayların var olması, teknolojinin gelişmesi ve günümüz sanatında sınırsız malzemenin sanata dahil edilmesi ile desen ifade aracı olarak ele alınmıştır. "Çağdaş Resim Sanatında Desen ve Deformasyon" konulu bu tezde, desenin ilk oluşumundan günümüz resim sanatına kadar sanatçıların, yeni üslup arayışları ve yaratma olguları bağlamında farklı disiplinler açısından ele alınmıştır. Bu doğrultuda yaratıcı bireylerin, "deformasyon (biçim bozma)" yaratım sürecine etkisi ve çizilen formların deformasyon yoluyla betimlenmesi bu tezin özünü oluşturmaktadır. Ortaçağ temel alınarak, modern döneme kadar sanatçıların biçimleri, biçim bozumuna uğratmaları, örnek desenler üzerinden incelenmiştir. Desen, çağdaş sanatın getirmiş olduğu olanaklarla, yaratıcı bireylerin farklı malzemeleri ifadeyi daha güçlü hale dönüştürmek için kullandığı bilinmektedir. Bu doğrultuda, sanatçıların biçimleri estetik kaygı gütmeden çizmeleri, beraberinde deformasyonunda kullanımını arttırmış, düşünceler ve kavramlar eserlerde daha ön planda tutulmuştur. Çağdaş sanatta, desen ve desende deformasyon, sanatçıların bazı çizimleri üzerinden akımlar göz önünde bulundurularak araştırılmıştır.
Farklı gölgelenme örüntüleri ve fotovoltaik bağlantı türleriyle pıl tabanlı maksimum güç noktası takip sisteminin incelenmesi
Fotovoltaik (FV) dizisi karakteristiğindeki Maksimum Güç Noktalarının (MGN) sayısının arttırılması, Maksimum Güç Noktası Takibi (MGNT) algoritmalarının MGN'yi bulmasını zorlaştırmaktadır. Ayrıca, FV panellerinin bağlantı türleri ve kısmi gölgeleme koşulu da MGN'lerin sayısını artırır ve FV dizisinin karakteristik eğrisini değiştirmektedir. Bu nedenle, FV dizisi kurulurken, FV panel bağlantı türü, kullanılacak MGNT algoritması ve kısmi gölgeleme örüntüleri çok önemlidir. Bu çalışmada, 5x5 FV panelden oluşan fotovoltaik sistemi Kısmi Gölgeleme Koşulu (KGK) altında TMS320F28335 DSP kiti kullanılarak Döngüdeki İşlemci (Processor-In-Loop, PIL) platformunda en sık kullanılan üç MPPT algoritmasının ve sekiz farklı bağlantı türünün testi gerçekleştirilmiştir. PIL sonuçları ve yapılan analizlere göre, verilen bağlantı türleri arasında Toplam Çapraz Bağlantı (Total-Cross-Tied, TCT), tüm KGK'lar altında en yüksek dizi çıkış gücünü sağlamaktadır. Bu bağlantı türünün çıkış gücü en yüksek değerine Çapraz (Diagonal, DG) gölgelenme örüntüsünde ulaşmıştır. Ayrıca, %65,73'lük bir maksimum Doluluk Faktörü (Fill Factor, FF) ve %10,40'lık bir minimum Uyumsuzluk Güç Kaybına (Mismatched Loss, ML) sahiptir. Ek olarak, neredeyse tüm test koşullarında (48 testten 35'ine), PSO algoritması Global Maksimum Noktasına (GMP) ulaşmıştır. Tüm bu sonuçlar, FV sistemin güç verimliliği için sadece MGNT algoritmalarının değil, aynı zamanda bağlantı türlerinin, kısmi gölgeleme modellerinin ve bunların hepsinin birlikte değerlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını göstermektedir.
Canlı model çalışmalarının eğitim fakültelerinde verilen sanat eğitimine etkisi
Bu araştırmanın amacı; sanat eğitiminde canlı modele bakış açısının ve canlı modelden desen çalışmalarının, eğitim fakültelerinde verilen sanat eğitimi üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerinin araştırılması ve bu etkilerinin ortaya çıkarılmasıdır.Araştırmanın çalışma grubunu, sanat eğitimi veren yükseköğretim kurumlarından Gazi Üniversitesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı'nın 7 öğretim üyesi ve 15 öğrencisi oluşturmaktadır.Araştırmada, nitel verilerin toplanması aşamasında öncelikle gerekli literatür taraması yapılmış, daha sonra uzman görüşleri alınarak yarı yapılandırılmış bir görüşme formu oluşturulmuş ve bu görüşme formu çalışma grubuna bireysel olarak uygulanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen veriler metin belgesi haline getirilmiş ve araştırmacı tarafından yorumlanmıştır.Yapılan araştırma sonucunda; canlı modelin sanat eğitimi sürecinde ?olmazsa olmaz? bir yapı unsuru olduğu ortaya çıkmıştır. Bu bulgular ışığında, sanat eğitiminde canlı model çalışmalarının gerekliliğine yönelik öneriler çalışmanın son kısmında yer almaktadır.
Ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin örüntüleri genelleme süreçleri: Stratejiler ve bilişsel istem
Bu çalışmanın amacı, ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin örüntü görevlerini genelleme sürecinde kullandıkları stratejileri ve ortaya koydukları bilişsel istem düzeylerini keşfetmektir. Nitel yaklaşımla yürütülen çalışmada durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcıları dokuz yedinci sınıf öğrencisidir. Çalışmada veri toplama aracı olarak, kişisel bilgi formu, Örüntü Testi ve Örüntü Görüşme Formu kullanılmıştır. Örüntü Görüşme Formu tablo, sayı ve şekil temsillerinden oluşan üç sabit artan örüntü görevinden oluşmaktadır. Veri toplama yöntemi olarak görev temelli görüşme kullanılmıştır. Veri analizi tümdengelimsel tematik analiz ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma bulgularına göre, öğrenciler örüntü görevlerinin yakın terimlerine yinelemeli, içeriksel ve dikey-yatay gruplama stratejileriyle ulaşmıştır. Örüntü görevlerinin orta ve uzak terimlerini ve genel kuralını bulurken en çok başvurulan strateji içeriksel stratejidir. Tersine çevirme problemlerinde ise en çok tercih edilen stratejiler denklem ifade edilmesi ve çözümü ile işlem sırasının doğru ters çevrilmesi stratejileridir. Öğrenciler örüntü görevlerinin yakın, orta ve uzak mesafedeki terimlerini ve genel kuralını bulurken bağlantısız ve bağlantılı işlemler düzeyinde bilişsel istem sergilemişlerdir.
Lise öğrencilerinin din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde drama yönteminin kullanımına yönelik görüşleri
Bu çalışmanın amacı lise öğrencilerinin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde drama yönteminin kullanılmasıyla oluşan görüşlerini belirlemektir. Araştırma nitel boyutta eylem araştırması ile yürütülmüştür. Çalışma da amaçlı örneklem kullanılmıştır. Araştırma Elazığ İlinde bulunan Harput Anadolu Lisesinde 10. Sınıfta eğitim ve öğretim gören 39 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme ile elde edilmiştir. Veriler N-vivo 8 programı ile analiz edilerek, temalara ayrılmıştır. Araştırmada bilişsel özellikler, duyuşsal özellikler, uygulama ve öneriler olmak üzere 4 ana tema oluşmuştur. Bilişsel özellikler ana teması altında anlama, transfer, öğrenme, kalıcılık, hatırlama ve dikkat çekicilik alt temaları oluşmuştur. Duyuşsal özellikler ana teması altında ise beğenme, eğlenme, hoşlanma, ilgi, mutluluk, öz güven, merak etme, komik ve heyecan alt temaları oluşmuştur. Uygulama ana teması altında ise olumlu ve olumsuz olarak iki alt tema oluşmuştur. Öneriler ana teması altında ise dersimizde tekrar kullanılsın ve diğer derslerde de kullanılsın olarak iki alt tema oluşmuştur. Araştırmanın ana tema ve alt temalarından yola çıkılarak sonuç kısmı yazılmıştır. Daha sonra literatürde ki araştırmalar ile sonuç kıyaslanarak tartışma bölümü yazılmış ve araştırma sonucunda diğer araştırmacılara yol göstereceği düşünülen önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Din Eğitimi, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi, Nitel Desen, Drama
Resim-iş eğitimi anasanat heykel atölyelerinde desen-ön etüt çalışmalarının heykel çalışmaları üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Eğitim Fakülteleri Resim-İş Eğitimi Anasanat Heykel Atölyelerinde heykel uygulaması öncesinde yapılan desen çalışmalarının, heykel çalışmalarındaki başarı düzeyine etkisinin olup olmadığını incelemektir.Araştırmada, ön test-son test ölçümüne dayalı kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Eğitim Fakülteleri Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Lisans Programı 3. Sınıf anasanat heykel atölye öğrenci çalışmaları, örneklemini ise Gazi Üniversitesi, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı lisans programı anasanat heykel atölyesinde 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılı içerisinde öğrenim gören 3. Sınıf anasanat heykel atölye öğrencilerinden random yöntemiyle seçilmiş 22 öğrencinin 6. dönem anasanat heykel atölye dersi uygulamaları oluşturmaktadır.Araştırmanın uygulama aşaması için, araştırmacı tarafından 11'er kişilik 2 grup anasanat heykel atölye öğrencisi random yöntemiyle seçilmiştir. Ön uygulama çalışmasında deney ve kontrol gruplarına herhangi bir değişken uygulanmaksızın modelden heykel çalışması yapılması istenmiştir. Son uygulama öncesi deney grubundan heykelini yapacakları modelin desen etütlerini yapmaları istenmiş, kontrol grubuna ise herhangi bir değişken uygulanmamıştır. Seçilen bu öğrencilerin çalışmaları, araştırmacının amaç ve alt amaçlarına yönelik hazırladığı alan uzmanı 3 hakem tarafından onaylanan ölçekler doğrultusunda, yine araştırmacının belirlediği alan uzmanı 3 hakem tarafından değerlendirmeye alınmıştır.Elde edilen araştırma verileri SPSS (Statistical Packages for the Social Sciences- Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi) ve Ms Excel programları aracılığı ile sayılara ve grafiklere dökülmüş ve bu veriler araştırmacı tarafından yorumlanmıştır.Yapılan bu araştırmanın sonucunda, heykel çalışması öncesinde desen çalışması yaptırılan deney grubunun, desen çalışması yaptırılmayan kontrol grubuna göre daha başarılı olduğu saptanmıştır. Deney grubunun son test uygulamasında ön test uygulamasına kıyasla olumlu yönde başarı artışı gözlenirken kontrol grubundaki başarı artışı istatiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır. Heykel çalışması öncesi yapılan desen çalışmalarının öğrencilerin heykel çalışmalarındaki başarı düzeyleri üzerinde olumlu yönde etkili olduğu görülmüştür.Araştırmanın sonucunda, Resim-İş Eğitimi Lisans Programı Anasanat Heykel Atölyelerinde desen çalışmalarına yeterli önemin verilmesi ve zamanın ayrılması önerilmiştir.Anahtar Kelime: Desen ve Heykel?
Safranbolu'daki alçılı vitrayların desen, teknik ve renk özellikleri
Alçı vitraylar (revzenler) gerek günümüzde gerek daha önceki dönemlerde yapılmış olan mimari eserlerde önemli bir süsleme ve aydınlatma unsuru olarak kullanılmıştır. Çeşitli desenler ve renkli camlar kullanılarak oluşturulan revzenler mekânların aydınlatılmasında farklı etkilerin oluşturulabilmesi için tercih edilmiştir. Genellikle Osmanlı döneminde dini mimaride uygulamaları görülen alçı vitraylar, alçı kayıtlar arasına renkli camların yerleştirilmesiyle meydana gelen süslü pencerelerdir. (müzeyyen pencere)Alçı vitraylar çoğunlukla dini mimaride kullanılmış olmasının yanı sıra sivil mimaride de kullanılmıştır. Dünyaca ünlü olan ve dünya kültür mirası olarak kabul edilen Safranbolu'da sivil mimaride de alçı vitray pencere örneklerine rastlanmaktadır. Bu araştırma Safranbolu'daki tarihi yapılarda bulunan alçı vitrayların desen renk ve kompozisyon özelliklerini konu almaktadır.Safranbolu sivil ve dini mimarisinde yer alan alçı vitray örneklerinin konu alındığı bu çalışmada fotoğraf ve çizimlerle birlikte desen, teknik ve renk analizleri yapılmıştır.Yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda Safranbolu'da yer alan mimari yapılardaki alçı vitrayların geometrik, bitkisel ve yazılı bezeme çeşitlerinin, kırmızı, sarı, mavi, yeşil, şeffaf, pembe renkli camlar kullanılarak yapıldığı görülmüştür.Gerek doğa gerek insan kaynaklı tahribatlarla günden güne yok olan alçı vitrayların korunması ve belgelenmesi zorunluluktur. Özellikle sivil mimarideki örneklerini gördüğümüz ve bu çalışmaya konu olan Safranbolu evlerindeki revzenlerin korunması son derece önem arz etmektedir.
Aplike tekniğinin bilgisayar destekli nakış makineleri için eos-compucon nakış desen programında desen kalıbı hazırlanması ve öğretim programı önerisi
Bu çalışmada aplike tekniği; desen, konu, kompozisyon, kullanılan gereç, teknik, renk ve kenar temizleme özellikleri açılarından incelenerek, belirlenmiştir. Çalışmada aplike tekniğini bilgisayarlı nakış makinelerinde uygulamak için desen kalıbı hazırlama ve tüm aşamaları içeren öğretim programı önerisi hazırlama amaçlanmıştır.Piyasada bulunan 82 adet aplike ile işli ürün incelenmiş fotoğrafları çekilerek belgelendirilmiştir. Ürünlerin uygulama alanları, kullanılan tutturma teknikleri, kullanılan renkler, bezeme konuları, kullanılan kumaşlar, kullanılan yardımcı gereçler ve kompozisyon özellikleri bilgi formuna kaydedilmiştir.Yapılan inceleme sonucunda piyasada bulunan aplike ile işli ürünlerin çoğunlukla çocuk badisi olduğu belirlenmiştir. Aplike ile işli ürünlerinin zemininde kullanılan kumaşların %54'ü penyedir. Bunun yanı sıra kadife, penye, kot, keten, terikoton, örgü, polar, saten, havlu, nylon, akfil ve tül kullanılmıştır. Aplike ile işli ürünlerde aplikelik kumaşların %42'si penyedir. Aplike işli ürünlerin işlemelerinde kullanılan yardımcı gereçlerin % 78'i floş ipliktir. Aplike ile işli ürünlerin işlemelerinde çoğunlukla sarma, dekoratif dikiş, dikiş tutturma teknikleri kullanılmıştır. Yardımcı iğne olarak genellikle dikiş ve çin iğnesi kullanılmıştır. Aplike ile işli ürünleri işlemelerinin zemininde ağırlıklı olarak açık renkler kullanılmıştır. Aplike ile işli ürünlerin işlemelerinde ise pembe, krem, beyaz vb. kullanılmıştır.EOS-Compucon Nakış Desen Sisteminde aplike tekniği öğretim programında bilişsel, duyuşsal ve psikomotor hedefler belirlenmiştir. Bilişsel hedefler için bilgi listesi ve bilgi yaprakları; psikomotor hedefler için işlem listesi ve işlem yaprakları; duyuşsal hedefler için alışkanlık tutum ve değerler listesi hazırlanmıştır. EOS-Compucon Nakış Desen Sisteminde aplike tekniği öğretim programının değerlendirilebilmesi için de ölçme ve değerlendirme araçları hazırlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Aplike Tekniği, Bilgisayar Destekli Nakış Makineleri, EOS-Compucon Nakış Desen Programı
Elazığ müzesindeki halılar (Teşhirdeki halılar)
ÖZET Yüksek Lisans Tezi ELAZIĞ MÜZESİNDEKİ HALILAR (TEŞHİRDEKİ HALILAR) Ahmet TÜTEN Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı Türk İslam Sanatları Tarihi Bilim Dalı 2004, Sayfa: 192 Türk Halı Sanatı M.Ö. V. yy'a kadar uzanan ve ilk defa Orta Asya'da 30-45kuzey enlem derecelerinde (Türkistanda) bir gelişme göstermiş ve bu günkü hah tekniği meydana gelmiştir. Batı Türkistan'da yaşayan Türkler tarafından Ön Asya'ya yayılan düğümlü halılar ilk kez Selçukluların buralarda egemen oldukları XI. yüzyılda görülmeye başlanmıştır. Bu süreç halı sanatında Anadolu Selçuklular, Beylikler, Osmanlılar (Erken, Klasik, Geç) ve Cumhuriyet dönemi şeklinde devam etmiştir. Günümüzde dokunan el dokumaları bu dönemlerin birer uzantısıdır. Türk Halı Sanatı'nda önemli bir yeri olan Elazığ Müzesindeki Halılar bu amaçla araştırılmıştır. 33 adet halının fotoğrafları çekilmiş ve milimetrik çizimleri yapılmıştır. Bu halıların teknik özellikleri, dönemleri, yöreleri ve kompozisyon bilgileri elde edilerek halıların katalogu oluşturulmuştur. Bu halıların bilinmeyen yönleri kaynaklar doğrultusunda gün ışığına çıkmış ve bu sayede önemli bir çalışma elde edilmiştir. Bu araştırmada 1 8 adet sedir halısı, 9 adet yastık halısı, 2 halı seccade halısı ve 4 adet eşik halısı incelenmiştir. Halıların zemininde dikdörtgen, altıgen ve sekizgen madalyonlar kullanılmıştır. İncelenen halıların 17, 19 ve 20. yy.'lara ait olduğu belirlenmiştir. Bu halıların genellikle, Elazığ, Malatya, Adıyaman, Sivas, Gaziantep yörelerine ait olduğu ve bu yöreler el sanatları alanında önemli birer halı merkezi haline geldiği bilinmektedir. Az da olsa illerin merkezinde, ilçelerinde ve köylerinde halen halı ve kilim günümüzde dokunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Elazığ, müze, motif, halı, renk, desen, zemin, bordur.
İstanbul Topkapı Sarayı'nda bulunan kaftan kumaşlarındaki motif, desen ve kompozisyon özellikleri
Araştırmada, İstanbul Topkapı Sarayı'nda bulunan kaftanların kumaşlarındaki motif, desen ve kompozisyon özelliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, İstanbul Topkapı Sarayında bulunan kaftanlar oluşturmaktadır. Araştırmada evrenin tümüne ulaşılmış, 50 adet kaftan örneklem olarak seçilmiştir.Kaftan kumaşlarındaki motiflerin çizilmemiş olması problem olarak ele alınmış. Kaftanların hangi padişahlara ait olduğu, dönemleri, motif özellikleri, kaftan kumaşlarında kullanılan renkler, kaftanlarda kullanılan kumaşlar, astarlar ve bunların yüzyıllara göre dağılımları bulgular ve yorumlar kısmında ele alınmıştır.Araştırmada en fazla I. Ahmet'e ait kaftan yer almakta, bunlardan 17. yy.'a ait olanlar çoğunluktadır. Kaftan kumaşlarında; bitkisel, hayvansal, geometrik, sembolik motifler ile, doğadan stilize edilen motifler ve yabancı etkilerden gelen motifler kullanılmıştır. Desen büyüklükleri dikkat çekmektedir. Kaftan kumaşlarında; en fazla şaşırtmalı kompozisyon düzeni görülmektedir. Kumaşların zemininde en fazla krem, güvez, desenlerinde ise mavi renk görülmektedir.Araştırma kapsamına giren kaftan kumaşlarında yer alan motifler incelenmiş, kompozisyon özellikleri, ölçülerine uygun biçimde genel ve detay çizimleri yapılmıştır.
Ev tekstili tasarımında desen tekrar biçimlerinin beğeniye etkisi
Günümüzde ev tekstili sektöründe tasarımlara getirilen yenilikçi bakış açılarının yanı sıra gelişen teknoloji sayesinde kullanıcıların hem fonksiyonel hem de dekoratif olarak ihtiyaçlarını karşılayabilecek ürün çeşitliliği bulunmaktadır. Ürünlerde kullanıcı tercihlerini etkileyen önemli faktörlerden biri desendir. Çiçek, kamuflaj, tribal, şal, çizgili, balıksırtı gibi birçok desen çeşidi bulunmakta olup bu desen çeşitleri floral temelli, geometrik, etnik ve anlatım desenleri olmak üzere dört temel gruba ayrılmaktadır. Ürünlerde baskı, dokuma, örme ve nakış gibi tekniklerle desenlendirme yapılabilmekte olup ev tekstili ürünlerinde yoğun olarak baskı ile desenlendirme tercih edilmektedir. Desen tasarımı oluşturulurken, hazırlanan sezonun trendleri, kullanılacak renklerin uyumları ve desen boyutları gibi faktörlere dikkat edilmesi gerekmektedir. Desen konusunda bir diğer önemli faktör ise raport biçimleridir. Düz raport, soter raport, diyagonal soter raport, kapaklama raport ve çevirme raport olmak üzere beş farklı raport biçimi bulunmaktadır. Çalışmanın amacı, birim desenlere uygulanan beş farklı raport biçimi sonucunda oluşan yeni desen tasarımlarının, endüstride farklı işletmelerde çalışan alan uzmanları ile moda ve tekstil tasarımı bölümlerinde görev yapan akademisyenlerin beğenileri üzerindeki etkisini ölçmek ve analiz etmektir. Bu amaç doğrultusunda ev tekstili sektöründe yoğun olarak tercih edilen floral temelli ve geometrik desen çeşitlerinden birer birim desen hazırlanmış olup, her bir birim desen için beş farklı raport biçimi uygulanmıştır. Baskılı ev tekstili ürün grupları içerisinde geniş bir pazar hacmine sahip olan nevresim takımları uygulama aşamasında kullanılacak ürün olarak tercih edilmiştir. Birim desenlere raport biçimleri uygulandıktan sonra oluşan yeni desenler ile hazırlanan düz beyaz nevresim takımı örneğine her bir desen için toplamda on adet giydirme işlemi yapılmıştır. Çalışma kapsamında kullanılan ölçeğin hazırlanması sürecinde Kansei mühendisliğinden yararlanılmıştır. Alan uzmanlarının görüşleri doğrultusunda belirlenen on adet Kansei kelimesi (sıfat çifti) her bir raport biçimi için ayrı ayrı uygulanmıştır. Çalışmada 7'li Semantik Diferansiyel ölçek kullanılmıştır. Katılımcılardan, her bir raport biçimi ile oluşturulan desenler için uygun gördükleri sıfat çiftlerini 7'li Semantik Diferansiyel ölçek ile değerlendirmeleri istenmiştir. Çalışmada 115 katılımcı bulunmaktadır. Katılımcıların vermiş oldukları yanıtlar doğrultusunda veriler, SPSS 22 programına aktarılarak betimsel istatistik analizi ile dağılım yüzdelikleri, standart sapma değerleri ve aritmetik ortalamalar hesaplanarak tablolar oluşturulmuştur. Tablolar sonucunda katılımcıların sıfat çiftleri üzerindeki eğilim yönleri belirlenmiştir. Sonuç olarak sıfat çiftleri için eğilim yoğunluklarını gösteren tablolar hazırlanarak değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, birim desenlere uygulanan farklı raport biçimleri ile oluşturulan yeni desen tasarımları katılımcılar tarafından genel anlamda düzenli, basit ve sıralı olarak algılanmıştır. Her iki desen çeşidinde de en belirgin beğeni farkları ile çevirme raport biçimi, diğer raport biçimlerinden ayrışmaktadır. Genel olarak sıfat çiftlerine bakıldığında raport biçimleri arasında beğeni farkları görülmektedir. Çalışmanın son bölümünde, elde edilen sonuç ve yapılan değerlendirmeler doğrultusunda gelecekte yapılabilecek çalışmalar hakkında öneriler sunulmuştur.
Örüntü tabanlı matematik eğitimi programı'nın 60-69 aylık çocukların görsel algılamaları üzerine etkisi
Bu araştırma kapsamında, hazırlanan Örüntü Tabanlı Matematik Eğitimi Programı'nın 60-69 aylık çocukların görsel algılamaları üzerine etkisi incelenmiştir. Örüntü Tabanlı Matematik Eğitimi Programı; araştırmacı tarafından oluşturulan 24 etkinlik planından ve örüntü becerisi ile görsel algı alt boyutlarının ilişkilendirildiği özel olarak tasarlanmış 5 farklı materyalden oluşmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, Erzincan İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı iki farklı özel ilkokul bünyesinden amaçsal örnekleme yöntemi ile seçilen anasınıflarında eğitim görmekte olan 17 deney, 17 kontrol olmak üzere toplam 34 çocuktan oluşmaktadır. Ön test – son test kontrol gruplu yarı deneysel desen ile düzenlenen çalışmada veri toplama aracı olarak, Frostig Görsel Algı Testi ve Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen veriler SPSS 22 paket programı kullanılarak parametrik olmayan test teknikleri ile analiz edilmiştir. Programın uygulandığı deney grubu çocuklarında el-göz koordinasyonu, şekil-zemin ayrımı, algılama sabitliği, mekân konum algısı, mekânsal ilişkilerin algılanması boyutlarında ve testten alınan toplam puanlarda ön test puanlarına kıyasla son test puanlarında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artışlar tespit edilmiştir. Ayrıca, bu durum üç hafta sonra uygulanan kalıcılık testi sonuçlarında korunmuştur. MEB eğitim programına devam eden kontrol grubu çocuklarında görsel algı alt boyutlarında ve testten alınan toplam puanda istatistiksel olarak anlamlı bir gelişme belirlenmemiştir. Elde edilen sonuçlara dayanılarak Örüntü Tabanlı Matematik Eğitimi Programı'nın, 60-69 aylık çocukların el-göz koordinasyonu, şekil-zemin ayrımı, algılama sabitliği, mekân konum algısı, mekânsal ilişkilerin algılanması alt boyutları ve testten aldıkları toplam puanları üzerinde anlamlı etki gösterdiği belirlenmiştir. Matematiksel örüntülerin çocukların görsel algılamaları üzerinde boylamsal etkisini belirlemek amacıyla hem okul öncesi hem de ilkokul döneminde incelenmesi önerilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Okul Öncesi Dönem, Matematik Eğitim Programı, Örüntü, Görsel Algılama
El örgüsü çorapların teknik desen renk ve kullanım özellikleri
İnsanlar genellikle asil işlerinden arta kalan zamanlarında çevrede buldukları hammaddeden yararlanarak zamanlarını değerlendirmiş ve ihtiyaçlarım gidermiş aynı zamanda ek gelir sağlamışlardır. Duygu ve düşüncelerim de yansıtmak amacıyla yapmış olduktan yoğun emek, yaratıcılık gücü isteyen, basit araç ve gereçlerle yapılabilen uğraşı olarakta çorap örücülüğünü yapmışlardır. Araştırma, geleneksel örgülerin özelliğini yansıtan el örgüsü çoraplardan günümüze kadar ulaşabilen ve günümüzde yapılan örneklerini tespit etmek, belgelemek, araç, gereç, teknik, desen, motif kompozisyon açısından özelliklerini belirlemek, bilimsel bir doküman hazırlamak, giderek kaybolan el örgüsü çoraplara yeniden işlerlik kazandıracak kullanım alanları kazandırmak amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırma yöresi olarak; Konya ili Merkez, Akşehir, Beyşehir, Ilgın, Hüyük, Meram, Yunak, Derbent, Sille ilçeleri ve bunlara bağlı bazı köyler ile Konya Etnografya Müzesi, Koyunoğlu Müzesi ve özel koüeksiyon alınmıştır. Yörelerden çeşitli sayılarda (Çizelge 1) toplam 200 adet geleneksel özellikte ürün üzerinde çalışılmıştır. Bu ürünlere ait bilgiler fotoğrafları ile bilgi formları halinde sunulmuştur. Ayrıca geliştirilen iki çeşit anket yörelerde el örgüsü çorap ören ve el örgüsü çorap kullanan, bireylere uygulanmıştır. Araştırma yörelerinde el örgüsü çorap yapımında kullanılan araç ve gereçlerde tespit edilmiştir. Yörelerde uygulanan anketlerin istatistiksel işlemleri yapılmış, çizelgeler haline getirilmiş ve yorumlan yapılmıştır. El örgüsü çorapların ayn ayn fotograflan çekilmiş; bütün yüzey olmak üzere her çorabın aynı boyuüannda desen özelliklerine göre çizimleri yapılmıştır. Aynca el örgüsü çoraplara kullanım alanı dışında işlerlik kazandırmak için günümüz ihtiyaçlan doğrultusunda yeni kullanım alanlannda, çeşitli örgü teknikleriyle çorap motiflerinin uyariamasıyla yeni ürünler tasarlanmış ve uygulanmıştır. Konya yöresindeki el örgüsü çoraplarda araç olarak beş şiş gereç olarak; yörede hazırlanmış olan yün ve sentetik iplik kullanılmaktadır. Örgü tekniği olarak renkli desenli örgü yoğun kullanılmıştır. Çorap örücülüğüne başlamada burundan başlama ve konç'tan başlama olmak üzere iki teknik uygulanmaktadır.El örgüsü çoraplar motif çeşitliliği ve renk açısından çok zengin bir yapıya sahip bulunmaktadır. İnceleme yapılan yörelerde çok farklı özellikte motiflere rastlanmakta, motifler arasında benzerliklerin oldukça az olduğu görülmektedir. El örgüsü çoraplarda geometrik, sembolik, bitkisel, figürlü ve nesneli olmak üzere beş çeşit bezemeye yer verilmiştir. Bu bezemeler arasında birinci derecede geometrik bezemeler kullanılmaktadır. Üçgen ve baklava en fazla kullanılan geometrik bezemeler arasındadır. Bir çorap üzerinde en az bir en fazla beş bezeme çeşidi uyumlu şekilde bulunmaktadır. Sembolik bezemeler çok çeşitlilik göstermektedir. İncelenen çoraplardaki sembolik bezemeler ile diğer yörelerdeki çorap ve dokumalardaki bezemelerde aynı motifler, farklı isim, yöre, ürün ve tekniklerde kullanılmaktadır. Bir çok bitkisel, figürlü vb. bezemeler incelendiğinde sembolik (soyut) isim aldıkları görülmektedir. Bu nedenle de sembolik bezeme olarak ta kullanılabilir. El örgüsü çoraplarda kullanılan motiflerle dokumalarda kullanılan motifler benzerlik göstermektedir. Çoraplarda kompozisyon olarak en çok boyuna kompozisyon kullanılmıştır. Çorap ören bireyler çoğunlukla yapılmış çorap örneklerine bakarak motif, desen ve ajurları yapmakta ve böylece geleneksel yapıyı kuşaktan, kuşağa aktarmaktadır. Yörelerde el örgüsü çorapları bireylerin çoğunluğu iklim şartlarından korunmak, hastalıktan korunmak ve geleneksel amaç için kullanmakta, özellikle yaşlı kadın ve erkekler tarafından giyilmektedir. Konya yöresindeki el örgüsü çoraplarda geleneksel motif, desen, teknik ve aracın değişmediği, gereç ve renklerinde değişmelerin olduğu tesbit edilmiştir. Kültürümüzün önemli bir parçası olan çorap örücülüğünün yöresel kullanım alanlarının dışında alanlarda değerlendirilmesi çorap örücülüğünün devamı, gelişmesi ve tanıtımı açısından yararlı olacaktır. Ayrıca çorap örücülüğünde kullanılan motif, renk, teknik vb. unsurlardan yararlanarak, güncel konularda yapılan özgün tasarımlar, günümüz el sanatlarına yeni bir boyut kazandıracaktır.
İran el halılarının sınıflandırılması malzeme, desen, renk özellikleri ve uluslararası ticaret ilişkileri
Halı kullanımı, en eski zamanlardan beri ihtiyacın ötesine geçerek bir nevi estetik ve güzellik anlayışının yansıması olmuştur. İlkel insanlar da yaşadıkları yeri döşemek için hayvan derileri ve bitkileri kullanmıştır.Meydana gelen gelişmeler ve insan hayatındaki yenilikler sonucunda dokuma makineleri, kumaş üretim atölyeleri ve makine halıları, yer kaplama ihtiyacını gidermiştir. Ancak insanlar eskiden beri yaşadıkları ortamlarda kıymetli el yapımı halı kullanmayı tercih etmişlerdir . El yapımı halıya gösterilen bu ilgi halı yapan sanatçıları çok çeşitli ve renkli halı yapmaya teşvik etmiştir. Alıcıların bu ilgisi devam ettiği müddetçe de değerli el yapımı halıların üretimi devam edecektir. İran halıları üzerine hazırlanan bu tezin amacı ; İran'ın halı geçmişini araştırmak, İran halısının yapım aşamalarını incelemek ve İran'ın dünyada bu alandaki konumunu değerlendirmektir. İran halısı, zevk ve sanatın bir göstergesidir. Bu sanat kendine has renk, motif ve desenleriyle yüz yıllardan beri dünyanın en büyük müzelerinde güzellikleriyle parlarken İran medeniyetinin kültür ve sanat habercisi olmuştur. İran halısı, dünya piyasasında özel bir yere sahiptir. Bu tezde ilk olarak halı dokumanın alet, boya gibi üretim elemanlar ve motifleri araştırıldı. Değerli bir eser olan "halı", en eski halinden başlanarak keşiflerle geldiği son noktaya kadar ele alındı.
Eski Türk kumaş desenleri ve son elli yılın uygulamaları
Türk dokumacılık sanatı Orta Asya'da başlamış,beylikler dönemini takip eden Selçuklu döneminde gelişmeye devam ederek Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasi,sosyal ve kültürel yönden en başarılı olduğu 16.yy'da geniş bir uygulama alanı bularak zengin bir desen arşivinin oluşması sağlanmıştır.Farklı kültürlerde yetişmiş Baba Nakkaş, Şah Kulu ve Kara Memi gibi usta sanatkarların Osmanlı sarayı bünyesinde kurulan atölyelerde toplanarak yarattıkları üsluplar ve yetiştirdikleri öğrencileri ile Osmanlı kumaş sanatının ne kadar geniş bir kültür sentezine sahip olduğunu görülebilmektedir.Osmanlı motiflerinin kullanıldığı kumaşların üretiminde kullanılan değerli malzemeler nedeni ile bu kumaşlar önceleri sadece saray mensupları için üretilmiş,halk tarafından kullanılması doğru bulunmamıştır.Cumhuriyetin ilanı ile birlikte sanayileşme hareketleri hız kazanmış Osmanlı motifli kumaşlar daha geniş kitlelerin kullanımına sunulmuştur.Üniversite ve eğitim kurumlarının açılması ile geleneksel Türk motiflerinin yeni nesillere öğretilmesi görevini üstlenen öğretim elemanlarının yetiştirilmesi ve bu motiflerden yola çıkarak tasarımlar yapabilecek yeni nesil tasarımcıların yetiştirilmesi sağlanmıştır. Dernek ve vakıfların düzenledikleri desen yarışmaları ile Osmanlı desen arşivinde bulunan geleneksel motiflerin güncel tasarımlarda kendine yer edinmesi sağlanmaktadır.Bu bilgiler ışığı altında hazırlanan bu çalışmada ,16 yy.da çağdaşlarıyla birlikte üslup bütünlüğü içinde en yüksek noktaya ulaşmış bulunan Türk kumaş desenlerinin oluşturduğu desen anlayışı ve kültürünün günümüz çağdaş desenleri ve tasarımlarına nasıl yansıdığının saptanması amaçlanmıştır.Geçmişten çağdaşa Türk desen anlayışının ve tasarımının irdeleneceği çalışmada Türkiye'de kumaş desenlerinin ve tasarımının, Türk desen kültürü açısından tekstil endüstrisine katkısı ve 2000'li yıllarda ne durumda olduğunun saptanması hedeflenmiştir.16 yy. örneklerinin, ülkemizin sayılı birkaç müzesinde yer alan ve dünyanın en önemli müzelerinde bulunan Türk kumaş desenleri repertuarı kapsamındaki desenler ve bilgiler ışığında cumhuriyetin ilanından 2000'li yıllara kadar geçen tarihsel süreçteki çalışmaların ve uğradığı değişimlerin saptanması, değişim etkenlerinin neler olduğu konu olacaktır.Anahtar Kelime: Saray, Kumaş, Osmanlı, Endüstri
16.yy çini kandillerin form, desen özellikleri ve yeni kandil formu önerileri
16. yy Osmanlı çini ve seramik sanatında cami kandilleri önemli bir yere sahiptir. Dönemin dini yapıları için özel olarak üretilmişlerdir. 16.yüzyıldan günümüze ulaşan tüm çini ve seramikler Saray'a, dini yapılara veya diğer önemli binalara aittir. Bu yapıların yangın ve doğal afetlere dayanıklı olmaları çini kandillerin önemli bir kısmının da günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır. Bunların haricinde geçmişte bir şekilde yurt dışına çıkarılarak yabancı müzelere götürülen Osmanlı dönemi çini ve seramikleri mevcuttur ki aralarında cami kandilleri sayıca önemli yer tutar.Bu araştırmanın amacı; 16. yy da Osmanlı devrinde üretilmiş çini cami kandillerinin tarihsel gelişiminin ortaya konulması, desen, form özelliklerinin araştırılması ve yeni kandil formu önerileri sunmaktır.Günümüzde birçok İznik seramik formu gibi kandillerinde birebir üretimleri süs eşyası olarak yapılmaktadır. İşte bu aşamada geçmişte sadece dini mimaride kullanılan, günümüzde ise süs eşyası olarak üretilen çini kandilleri, çağın sosyal- kültürel ihtiyaç ve beğenisine hitap eden daha geniş bir kullanım alanına sahip gelenekselden ilham alan işlevsel ve dekoratif tasarımlar ortaya koymak amacıyla yeni kandil formları tasarlanarak üretilmiştir.Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Cami Kandilleri 2- Çini 3- Çömlek 4- Türk Çini Sanatı 5- Seramik
Seramik kaplama sanayinde desen teknolojileri ve uygulamaları
Seramik Kaplama Sanayinde Desen Teknolojileri ve Uygulamaları? isimli çalışmam dört ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Seramik kaplama (karo) nedir? Karo çeşitleri, Seramik karolarda güvenlik şartları, ürün grupları ve kapsamlarına da değinilmiş, bu konular hakkında bilgiler verilmiştir.İkinci bölümde seramik karo seçimi, seramik karoların kullanım alanlarına ve seramik karoların tercih edilme nedenlerine değinilmiştir.Üçüncü bölümde ise, seramik kaplama sanayinde desen aktarım teknolojileri; serigraf (ipek baskı) baskı, rotatif sistemler, dijital baskı sistemleri ve dekal sistemleri tanıtılmıştır.Dördüncü ve son bölüm olan ?Desen Aktarım Teknolojileri ile yapılan Uygulamalar? bölümünde rotatif baskı sisteminin ve düz elek sisteminin uygulamalarına yer verilmiştir.Sonuç bölümünde ise desen aktarım teknolojilerinden kısaca bahsedilmiş ve yapmış olduğumuz tez çalışmamızın gerek endüstri gerekse eğitim ortamı için amacı belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler: 1- Yer-Duvar karosu 2-Karo Tasarımı 3-Teknoloji 4-Aktarım Teknolojileri
Selimiye kumaşları, Yıldız Şehir Müzesi örnekleri
Osmanlı imparatorluğunda, 18. yüzyılla birlikte, savaşlardaki yenilgilerin etkisiyle ekonomik, sosyolojik ve kültürel anlamda düşüşler meydana gelmiştir. Bu düşüşler görkem ve ihtişamıyla ün salmış Osmanlı sanatının her alanında kendini gösterdiği gibi, Osmanlı sanatının en etkin kollarından olduğu biri olan dokuma kumaş sanatında da kendini göstermiştir. Dokumalarda ipek, altın ve gümüş tel ve kıymetli malzeme miktarları yok denecek kadar az kullanılmaya başlanmıştır. Avrupa?da 18. Yüzyılla birlikte ortaya çıkan Sanayi Devrimi, artık el dokuması kumaşların yerine, seri üretimle kumaşlar üreterek Osmanlıyı kendi pazarı haline getirdi ve yabancı menşei kumaşlar, geleneksel Osmanlı kumaşlarının yerini almaya başladı. Osmanlı dokuma kumaş sanatının, hem teknik ve tasarım açısından zayıflamış olmasını, hem de Avrupai kumaşların yavaş yavaş benimsendiğini fark eden dönemin hükümdarı Sultan III. Mustafa, 1758 yılında Üsküdar?da bulunan Ayazma Camii inşaatı civarına dokuma atölyeleri ve burada dokunan kumaşların satışının yapılabileceği Bükücüler Hanı?nı yaptırarak, dönemin kumaş sanatını canlandırmaya çalışmıştır. Dokuma kumaş sanatındaki gerilemenin önüne geçmek için yeni isimde kumaş türleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu türlerden biri olan o dönemlerde hangi ismin verilmiş olduğu bilinmeyen ve Sultan III. Selim döneminde adı Selimiye (atkısı ve çözgüsü ipekten olan, boyuna yollu ve küçük çiçekli) verilen kumaş türü bu atölyelerde dokunmaya başlanmıştır.Selimiye kumaşı, 18. Yüzyılın ikinci yarısında üretilmeye başlayıp, 19. Yüzyılla birlikte Hereke Dokuma Fabrikasının kurulmasına kadar, Üsküdar ve civarında dokunmuştur. Tezde, Selimiye Kumaş?ının, tarihsel seyri, teknik ve tasarım özellikleri, kullanım alanları ve dönemleri açısından farklılıkları incelenmiş olup, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğü?nden alınan izinle, Yıldız Sarayı Şehir Müze?sinde bulunan 7 adet Selimiye kumaşının teknik ve tasarım açısından analizi yapılmıştır. Özel izin alınarak Topkapı Sarayı, arşiv kataloğu ?Cilt I ve Cilt II? incelenerek, Topkapı Sarayı Kütüphanesi?nde araştırmalar yapılmıştı
Günümüz sanatında ifadeci yaklaşımlar bağlamında belirginleşen desen olgusu
Günümüz sanatını anlamlandırabilmek, çağdaş gündelik hayatın içeriği ile bağlantısını incelemekle mümkündür. Yaşanan kültürel pratiğin tarihi sanat kurumu ile bağlantısının çözülmesi, modernleşmenin her dönem ittiği kültürel özerklik estetiği, modern dünya insanını çağın gereklerine uygun ifade şekillerine doğru yönlendirmiştir. Kültürel süreçle birlikte şekillenen günümüz sanatı; sanatçının kendini ifade şekliyle önem kazanır. Bu çalışmada, ifadeci yaklaşımlar bağlamında yeni algılamalar ve dışavurumsal süreçlerin (1980'li yıllar) günümüze kadar gelişim aşamaları ile biçimlendirilmiş görselliğin ve içeriğin dayandığı lirizm, korku, öznellik, popüler kültür, cinsiyet, din, beden, politika kavramlarının eleştirel anlayışlarla olan ilişkisi incelenmiştir. Ayrıca ifadesel söylem alanında, belirginleşen yeni algılamalar ve dışavurumsal süreçlerin, günümüz sanatındaki eserlerin yorumlanabilmesinde sağladığı katkılarla, yine öne çıkan figüratif tavır ve siyasi algılamaların, çağdaş söylemler dahilindeki kavramsal süreçlere nasıl dönüştüğü irdelenmiştir. Öncelikle, ifadeci anlatımlara yön veren çizgisel anlayışların 2000'li yıllarda öne çıkan isimlerinden Raymond Pettibon, Marlene Dumas, Luc Tuymans, Peter Doig, Wilhelm Sasnal, Neo Rauch, Wilhelm Kentridge gibi sanatçıların; ifadesel söylemleri ve belirginleşen desen ağırlıklı eserleriyle, günümüz sanatındaki etkin konumlarına dikkat çekilmek istenmiştir. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Sanat Eleştirisi 2- Desen 3- İfadecilik 4- Öznellik 5- Kavramsal Sanat 6- Lirizm
Dijital çizim ve görselleştirme tekniklerinin desen eğitiminde kullanılması
Sanat ve teknoloji etkileşimi her çağda kendini farklı formlar ve tekniklerle göstermiştir. Antik eserlerdeki sanat ve teknik, günümüzdeki dev bütçelerle yapılan filmlerde ve teknolojik aygıtlarda kendini göstermektedir. Bilgisayar ile gelen dijital devrimin birçok alanda etkili olması, özellikle sanat malzemesi anlamında ciddi bir şekilde hissedilmektedir. Kullanılan teknikler ve üretilen eserler tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar çeşitlenmiş ve farklılaşmıştır. Her çağda kendine yeni araçlar bulan sanat, günümüzde en yeni formu olan dijital platform ile karşımızdadır. Bu tez çalışması, desen öğretiminde araç olarak modern çağın ürünlerinden olan dijital çizim ve görselleştirme tekniklerinin (computer art) kullanımını teorik anlamında irdelemektedir. Yazılmış olan bu tez çalışması toplam dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde ortaya konulan fikir ve problem irdelenmiş, konunun önemine dikkat çekilmiştir. İkinci bölümde desenin tanımı ve Türkiye' deki desen eğitimi anlatılmıştır. Üçüncü bölümde dijital sanat kavramları ve uygulamalarına örnekler verilmiş, birebir görüşülen sektör uzmanlarının yorumları eklenmiştir. Dördüncü bölümde Dijital Çizim ve Görselleştirme Tekniklerinin Kullanımına dünyadan ve Türkiye' den örnekler gösterilmiştir. Son olarak ise sonuçlar irdelenmiş ve hızla ilerleyen bu dijital akıma bizim nasıl dahil olabileceğimizin cevabı verilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler; Dijital Çizim, Desen Eğitimi, Sanat Malzemesi
1970 sonrası Türkiye'deki sosyolojik değişimlerin Mehmet Güleryüz resimlerindeki renk ve desene etkisi
Mehmet Güleryüz, 1938 yılında Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak doğmuştur. İçinde yetiştiği ailenin Cumhuriyet öncesi Türkiye'ye ait Osmanlı gelenek ve göreneklerinden gelmesinden dolayı her iki kültürden de beslenerek büyümüştür. Sanatçının Cumhuriyetin ilk yıllarına ait siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel değişimlerden de etkilendiği düşünülerek, bu dönemden itibaren günümüze kadar meydana gelen sosyolojik değişimler gözlemlenmiştir. Türkiye, 1970'li yıllarda siyasi karışıklık ve hareketlilik içindedir. Güleryüz, köklerinin uzandığı Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönem sosyo-kültürel ortamına doğal ve duygusal olarak yakındır. Fakat bu arada içinde büyüyüp olgunlaştığı toplumla da sıkı bağları vardır. Yurtdışında yaşadığı dönemde kendisini, bir arada olduğu Türklerle ve ülkesinin genel siyasi gündemiyle daha da fazla ilgilenmek durumunda hissetmiştir. Mehmet Güleryüz sanat hayatı boyunca resimlerinde, heykellerinde ve performans gösterilerinde toplumsal değişimin izlerini ve sorunlarını yansıtan eserler meydana getirmiştir. Güleryüz'ün kullandığı teknik, eserindeki konu ile birlikte rahatsızlığını iletmek için kullandığı bir araçtır. Toplum içindeki sınıfsal göstergeler, kadın istismarı, doğa tahribatı, siyaset, kişilik bozuklukları, cinsellik, hayvan hakları gibi konular eserlerine konu olan başlıklar olarak göze çarpmaktadır. Sanatçı, bu konulardaki rahatsızlıklarını farklı dönemlerde yapmış olduğu eserleri ile Türkiye'deki sosyolojik olayları çarpıcı şekilde yansıtmıştır. Bu çalışmanın kapsamında bahsi geçen Mehmet Güleryüz'ün çalışmaları irdelenmiş ve kişisel uygulamalarımda yansıtılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Mehmet Güleryüz, 70 sonrası, yağlı boya resim.