Sportsmen

1,541 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Milli judocuların müsabaka performanslarının istatistiksel olarak değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı özellikle bütün spor dallarında sporun zirvesi olarak adlandırılan yaz olimpiyat oyunlarında judo branşında daha çok madalya alabilmek için, ilk defa bir bilgisayar programı kullanarak bilimsel veriler elde etmek ve judo branşını tanıtmaktır. Türkiye milli takımını uluslararası alanda temsil etmiş milli sporcuların müsabaka verilerinin judo branşına özel yapılan bilgisayar programı ile analiz edilerek (müsabaka analizi, puan analizi, zaman analizi, ülke analizi, yıl analizi, kategori analizi) bireysel anlamda daha başarılı olması için değerlendirme yapılacaktır. Judo branşı bireysel bir spor dalıdır. Bu sebeble yapılacak olan değerlendirme de bireysel olmalıdır. Bu program sayesinde, ülkemizi temsil eden milli sporcuların her türlü veri girişi yapıldıktan sonra, ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda, yapılacak olan değişik antrenman metodları ile sporcuların performansı daha üst düzeye çıkması sağlanarak, madalyaya bir adım daha yaklaşmasına yardımcı olacaktır.

Bireysel sporlarJudoPerformans+6
Deniz Şilli
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerin sağladığı spor hizmetlerinden yararlanan bireylerin algıladıkları hizmet kalitesinin incelenmesi (Tekirdağ ili örneği)

Araştırmanın temel amacı; Yerel yönetimlerin sağladıkları spor hizmetlerinden yararlanan bireylerin algıladıkları hizmet kalitesinin incelenmesidir. Katılımcıların belediyelerin spor hizmetlerine ait görüşlerini ortaya koyma amacıyla ilişkisel tarama modeline göre yapılan araştırmanın evrenini Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçe belediyesine ait spor tesislerini kullanan bireyler oluştururken örneklem grubunu ise aynı evren içerisinden seçilmiş 18-55 yaş aralığında olan 379 kadın, 523 erkek olmakla beraber toplam 902 katılımcı oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Kişisel bilgi formu ve Çoban (2002) tarafından geliştirilmiş toplam 26 sorudan oluşan "spor hizmetleri konusunda halkın belediyelerden beklentileri" anket formundan yararlanarak 7 adet 5'li likert tipinde, 5 adet kapalı uçlu olmak üzere toplam 12 sorudan oluşturulan ''Spor Hizmetlerinden Yararlanan Bireylerin Algıladıkları Hizmet Kalitesi Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi'' anketi kullanılmıştır. Ayrıca; verilerin betimlenmesine ilişkin frekans analizi, tanımlayıcı istatistik analizi ve kategorik değişken düzeylerine giren bireylerin ya da nesnelerin anlamlı farklılık gösterip göstermediğini bulmak içinde ki kare testi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre katılımcıların; Spor Hizmetlerinden Yararlanan Bireylerin Algıladıkları Hizmet Kalitesi Memnuniyet Düzeyleri ve Spor Hizmetlerinden Yararlanan Halkın Belediyelerin Spor Hizmetlerine İlişkin Görüşleri açısından Cinsiyet değişkeni, Eğitim durumu değişkeni ve Spor yapma sıklığı değişkenine göre anlamlı düzeyde ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler; Spor, Yerel Yönetimler, Belediye, Hizmet.

Belediye hizmetleriBelediyelerHizmet kalitesi+5
Volkan Kapçak
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okçuluk sporcularının sporda imgeleme becerilerinin hedef yönelimi düzeylerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı okçuluk sporu ile ilgilenen sporcuların imgeleme becerileri ve hedef yönelimleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma grubu; araştırma grubunu 2019-2020 yılları arasında Türkiye okçuluk federasyonuna bağlı 116 erkek ve 135 kadın olmak üzere 251 gönüllü sporcudan oluşmaktadır. Araştırma örnekleminin belirlenmesi için tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıştır. İlişkisel tarama yöntemi ile yapılan araştırmada veri toplama aracı olarak Sporda İmgeleme Envanteri ve Sporda Hedef (Görev ve Ego) Yönelimi Envanteri kullanılmıştır. Verilerin çözüm ve yorumlamasında önce araştırma bulgularına kolmogorov smirnov testi ve Shapiro-Wilk testi ve ayrıca Skewness ve Kurtosis değerlerine göre normallik dağılımları yapılmış ve p<0.05 ten küçük olduğu için ve standart sapma değerlerinin (standart eror) -1,961,96 arasında olmadığı için verilerin normal dağılmadığını söyleyebiliriz. Buna göre ilişkisiz ölçümler için mann whitney u testi ve kruskal wallis h testi kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesi için de spearman korelasyon testi kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda; okçuluk sporu ile ilgilenen sporcuların imgeleme becerilerinin hedef yönelimine etkisinin olduğu, okçuların imgeleme becerileri ile hedef yönelimi arasında pozitif yönde anlamlı düzeyde fark olduğu bulunmuştur. Bu farklılık sonucunda imgeleme alt boyutlarından motivasyonel ve bilişsel özel boyut arttıkça hedef yönelimi alt boyutlarından görev ve ego yöneliminin arttığı söylenebilir. Sonuç olarak belirlenen değişkenler ile imgeleme alt boyutlarındaki farkın hedef yönelimine etkisi olduğu söylenebilir. Anahtar kelimeler: okçuluk, imgeleme, hedef yönelimi

Hedef yönelimleriOkçulukSpor+2
Esra Yazıcı
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Aktif spor yapan sporcuların pandemi sürecinde covid-19 salgınına karşı yakalanma kaygı düzeyi ile spora özgü başarı motivasyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi (Tekirdağ ili örneği)

Araştırmanın amacı; aktif spor yapan sporcuların Covid-19 salgınına yakalanma kaygı düzeyleri ile spora özgü başarı motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenin Tekirdağ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde bulunan, bireysel ve takım sporları yapan sporcular oluştururken örneklem grubunu ise 119'u kadın 67'si erkek toplamda 186 sporcu oluşturmaktadır. Çalışmamızda bilimsel araştırma yöntemlerinden olan betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı kişisel bilgi formu, Demir ve ark. (2020) tarafından geliştiren ''Covid-19 kaygı ölçeği'' ve Tiryaki ve Gödelek (1997) tarafından geliştirilen ''Spora özgü başarı ve motivasyon ölçeği'' kullanılmıştır. Çalışma için elde ettiğimiz verileri analiz etmek için SPSS 18 sürüm yazılımı kullanılmıştır. Verilerin dağılımlarının normalliğini kontrol etmek amacıyla Kolmogorov-Smirnov testi uygulanmıştır. Normal dağılım gösteren verilerde t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Tukey çoklu karşılaştırma ve Tamhane's T2 testleri yapılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişki 'Pearson Çarpım Moment Korelasyon' kullanılarak tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda; bireysel spor yapan sporcuların takım sporu yapan sporculara göre daha yüksek kaygıya sahip oldukları tespit edilmiş, bireysel spor yapan sporcuların takım sporu yapan sporculara göre daha yüksek başarı motivasyonuna sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Ayrıca sporcuların yeni tip Covid-19 salgınına yakalanma kaygı düzeyi ile spora özgü başarı motivasyonu düzeyleri arasında orta derece pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Sporcu,Kaygı,Başarı,Motivasyon,Covid-19,Pandemi

AnksiyeteCOVID 19Pandemiler+4
Sertaç Aksoy
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mücadele sporcularının atletik becerileri, antropometrik özellikleri ve motor yeterliliklerine özgü elit performans özelliklerinin belirlenmesi

Bu araştırmada elit ve alt elit mücadele sporcularının atletik becerileri, antropometrik özellikleri ve motor yeterlikleri açısından nasıl ve hangi parametrelerde farklılaştığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubu, tekvando, karate, judo ve güreş branşlarında lisanslı olarak spor yapan 12-17 yaş aralığındaki kız ve erkek sporculardan oluşmaktadır. Elit olarak tanımlanan grup kendi branşında Türk Milli Takımlarında yer alan sporcular, alt elit grup ise yerel liglerde yer alan sporcular olarak tanımlanmıştır. Bu noktada araştırmaya 21 elit sporcu ve 49 alt elit sporcu olmak üzere toplam 70 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Grupların elit performans unsurlarının belirlenmesinde antropometrik ölçümler (boy uzunluğu, oturma yüksekliği, vücut ağırlığı ve vücut yağ yüzdesi), atletik beceri testleri (el kavrama kuvveti, 20 metre sürat, pro-agility, counter movement jump (CMJ), Sport-Specific Core Muscle Strength and Stability Plank, sağlık topu atış ve modifiye edilmiş otur-uzan testleri) ve motor yeterlik testi (KTK test) uygulanmıştır. Araştırma verilerinin normal dağılıp dağılmadığını tespit edebilmek için basıklık (kurtosis), çarpıklık (skewness) değerlerine bakılmıştır. Ayrıca, varyansların homojenliği Levene testi ile kontrol edilmiştir. Tüm bu şartları sağlayan verilere parametrik testler uygulanırken, şartları sağlayamayan verilere parametrik olmayan testler uygulanmıştır. Bu durumda, ikili grupların karşılaştırmasında; parametrik testlerden bağımsız örneklemler t testi ve parametrik olmayan testlerden Mann Whitney-U testi kullanılmıştır. Son olarak anlamlı farklılık tespit edilen testlere ait desenlerde değişkenler arasındaki ilişkinin gücünü hesaplamak için T-testi analizinde Cohen's d istatistiğinden yararlanılmıştır. Mann Whitney-U analizinde değişkenler arasındaki ilişkinin gücünü hesaplamak için ise Cohen's r istatistiğinden yararlanılmıştır. Elit ve alt elit sporcu gruplarının boy uzunluğu, oturma yüksekliği, vücut ağırlığı sürat, kor dayanıklılığı, kavrama kuvveti, üst ekstremite kuvveti, anaerobik güç, KTK yana sıçrama ve atlama değerleri açısından karşılaştırılması sonucunda elit grup lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (p<0,05). Yağ yüzdesi, BKİ, çeviklik, dikey sıçrama, esneklik, KTK yana taşıma ve geri yürüme değerlerinde ise gruplar arası istatistiksel olarak bir fark tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, boy uzunluğu, oturma yüksekliği, vücut ağırlığı, sürat, anaerobik güç, kavrama, üst ekstremite ve core kuvveti, ayrıca anaerobik güç ile ilişkili motor yeterlik unsurlarında ulusal zirveye ulaşan sporcular ile ulaşamayanlar arasında önemli ayrımlar gibi görünmektedir. Anahtar kelimeler: Atletik beceri, antropometrik özellik, motor yeterlilik, mücadele sporcuları.

AntropometriAntropometrik parametrelerAtletik beceri+7
Hilal Gürsoy
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Genç futbolcularda proprioseptif antremanın yüksek yoğunluklu eylemler ve beceri üzerindeki etkisi

Araştırmada genç futbolculara uygulanan proprioseptif antrenmanların futbolcuların yüksek yoğunluklu eylemlerine ve futbola özgü becerilerine ne düzeyde etki ettiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubu, bir spor kulübünün futbol altyapısında spor yapan 30 erkek futbolcudan (Yaş = 15,86 ± 0,69) oluşmaktadır. Katılımcıların ön testlerine ait değerler göz önünde bulundurularak hipotez testleri yardımı ile tüm parametrelerin değerlendirilmesi sonucunda iki farklı ve homojen özelliklere sahip gruplar oluşturulmuştur. Bu gruplar; proprioseptif antrenman grubu (PAG) ve kontrol grubu (KG) olarak adlandırılmıştır. Araştırmada uygulanan testler, ölçümler ve antrenman protokolü pandemi sürecinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma başlangıç aşamasında on beşer sporcudan oluşan iki grup oluşturulmuştur. Katılımcıların boy uzunluğu ve vücut ağırlığına yönelik antropometrik ölçümler gerçekleştirilmiştir. Yüksek yoğunluklu eylemler adı altında tanımlanan el-göz koordinasyonu, dikey sıçrama, sürat, çeviklik ve kor kuvveti dayanıklılığını belirlemeye yönelik testler katılımcılara uygulanmıştır. Katılımcıların aynı zaman dinamik denge performansları da belirlenmiştir. Futbola özgü becerilerinin belirlenmesinde pas, top kontrolü ve top sürme gibi özellikleri uluslararası testler ile ölçülmüştür. Araştırma bulguları neticesinde; KG ve PAG'ın yüksek yoğunluklu eylemler açısından yapılan karşılaştırmasında gruplar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Hem dominant hem de dominant olmayan ayakların dinamik denge performansının karşılaştırmasında da anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Futbola özgü beceriler içerisinde pas isabet oranı ve top kontrol sayısı değişkenlerinde PAG grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar belirlenmiştir (p<0,05). Pas süresi ve top sürme becerine ait değerlerde KG ve PAG arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, futbol antrenmanlarına ilave olarak yaptırılan proprioseptif antrenmanların futbol temel becerileri içerisinde gösterebileceğimiz pas isabeti ve top kontrolü gibi becerilerin gelişimine olumlu yönde katkı sağladığı ifade edilebilir. Anahtar kelimeler: Beceri, futbolcu, proprioseptif egzersiz, yüksek yoğunluklu eylem.

AntrenmanBeceriEgzersiz+5
Süleyman Viran
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcuların psikolojik beceri ile zihinsel antrenman düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Çalışmanın amacı, sporcuların zihinsel antrenman ve psikolojik beceri düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve çeşitli demografik özelliklere göre karşılaştırılmasıdır. Tarama modeline göre yapılan çalışmanın araştırma grubunu Tekirdağ ilinde çeşitli spor branşlarında faaliyet gösteren 541'i erkek (%66,6) 271'i kadın (%33,4) olmak üzere toplam 812 sporcu oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama sürecinde kişisel bilgi formu ile "Sporda Zihinsel Antrenman Envanteri" ve "Sporcuların Psikolojik Becerilerini Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin karşılaştırmasında Independent T testi ve One Way Anova Testi, değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson Korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon testleri yapılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında sporcuların zihinsel antrenman ve psikolojik beceri düzeyleri ile cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, aile aylık gelir, spor branşı, spor türü, temas durumu, lisans durumu, lisans yılı, millilik durumu ve haftalık antrenman sayısı değişkenleri arasında anlamlı farklılık olduğu, sporcuların zihinsel antrenman ile psikolojik beceri düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ve psikolojik beceri sporcuların zihinsel antrenman düzeyleri üzerindeki değişimin yaklaşık %32,5'ini açıkladığı bulunmuştur. Araştırma sonuçları incelendiğinde cinsiyetin, yaşın, eğitim düzeyinin, aile aylık gelirinin, spor branşının, spor türünün, temas durumunun, lisans durumunun, lisans yılının, millilik durumunun ve haftalık antrenman sayısının sporcuların psikolojik beceri ve zihinsel antrenman düzeylerini belirleyicileri arasında yer aldığı ve psikolojik beceri düzeylerinin artması durumda zihinsel antrenman düzeylerinin de artacağı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Spor, Spor Psikolojisi, Zihinsel antrenman, Psikolojik beceri

Psikolojik becerilerSporSpor psikolojisi+2
Kadir Sevinç
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcularda duygusal zekâ ile motivasyon arasındaki ilişkininincelenmesi

Bu araştırmada Tekirdağ Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı aktif lisanslı öğrencilerinin çeşitli değişkenlere göre duygusal zekaları ve spora katılım motivasyonlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubunu, Tekirdağ Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı aktif lisanslı öğrencilerden 148 (%49.3)'i kadın ve 152 (%50.7)'si erkek olmak üzere toplam 300 sporcu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Sporda Duygusal Zeka Envanteri ve Spora Güdülenme Ölçeği II kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini tespit etmek için Shapiro-Wilk testi uygulanmıştır. Ölçek verilerinin karşılaştırılmasında ikili gruplar için Independent Samples T Test, üç ve daha fazla gruplar için One Way Anova testi uygulanmıştır. One Way Anova testi sonucunda anlamlı farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Post Hoc testlerinden Tukey yapılmıştır. Ayrıca katılımcıların duygusal zeka ve motivasyonları arasındaki ilişkinin saptanması için Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırmada ortaya çıkan bulgulara göre cinsiyet, yaş, eğitim durumu, okul türü, lisans yılı, milli olma durumu ve anne baba tutumu değişkenleri arasında anlamlı farklar tespit edilmiştir. Bunula birlikte duygusal zeka ve motivasyon arasında ki ilişkide anlamlı fark tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları incelendiğinde bu değişkenlerin duygusal zeka düzeyleri ve motivasyonların da belirleyici bir rol aldığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: duygusal zeka, egzersiz, motivasyon

Duygusal zekaEgzersizMotivasyon+3
İnci Sezgin
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Voleybol sporcularında imgeleme ve sportif güven arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı voleybol oynayan sporcularda imgeleme ile sportif güven arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma grubunu; Elit düzeyde voleybol oynayan sporcular oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 3 lig düzeyinden (1. Lig, 2. Lig ve Süper Lig) yaşları 18 ile 35 arasında değişen (23.32±4.16) 157 kadın (21.78±3.54) ve 120 erkek (25.33±4.04) olmak üzere toplam 277 sporcu oluşturmaktadır. Veri toplama amacı ile tüm katılımcılara Kişisel Bilgi Formu, Sporda İmgeleme Envanteri ve Sürekli Sportif Kendine Güven Envanteri uygulanmıştır. Tüm istatistiksel analizler IBM SPSS sürüm 21.0 yazılımı ile yapılmıştır. Sporcuların demografik özelliklerinin belirlenmesi için frekans analizi yapılmıştır. Sporda imgeleme alt boyutları ile sportif güven arasındaki ilişki için korelasyon analizi uygulanmıştır. Değişkenler arasında karşılaştırma yapmadan önce normallik analizi yapılmıştır. Sporda imgeleme alt boyutları ile sportif güven arasındaki puanlarının cinsiyet, millilik durumu ve spor yaşı değişkenine göre dağılımını incelemek için Independent-Samples T-Testi, sporcuların profesyonel sporculuk yılı, yaş ve lig düzeyi değişkenine göre incelemek için de One-Way ANOVA ile Tukey HSD testi uygulanmıştır. Analizlerde istatistiki anlamlılık düzeyi (p≤0.05) olarak alınmıştır. Analiz bulgularının sonucunda araştırmaya katılan sporcuların sporda imgeleme alt boyutları ile sportif güven puanları arasında yaş, cinsiyet, spor yaşı, millilik durumu, lig düzeyi ve profesyonel sporculuk yılı değişkenleri ile istatistiki olarak pozitif yönlü ilişkiler olduğu saptanmıştır (p<0.05). Anahtar kelimeler: Voleybol, Sportif Güven, İmgeleme

GüvenSporSporcular+4
Aslıhan Arslangörür
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

8-18 yaş arası yelken sporcularında SLC6A4 genindeki 5-HTTLPR polimorfizminin genotip, kısa alel ve uzun alel dağılımları ile dürtüsellik, bilişsel esneklik ve kendini toparlama gücü arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada 8-18 yaş arasında olan yelken sporcularında SLC6A4 genindeki 5-HTTLPR polimorfizminin genotip, kısa alel ve uzun alel dağılımları ile dürtüsellik, bilişsel esneklik ve kendini toparlama gücü arasındaki ilişki incelenmiştir. Kişisel Bilgi Formu, Barratt Dürtüsellik Ölçeği, Bilişsel Esneklik Envanteri ve Kendini Toparlama Gücü Ölçeği kullanılarak veriler toplanmış ve kan alımları gerçekleştirilmiştir. SLC6A4 geni 5-HTTLPR polimorfizmi genotip dağılımları izole edilen genomik DNA'dan polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) tekniği ile tanımlanmıştır. Çalışmaya katılan 23 kız, 41 erkek sporcunun %39,1'inin LL, %34,4'ünün LS ve %26,5'inin SS genotiplerine sahip olduğu bulunmuştur. L aleli sıklığı %56, S aleli sıklığı %44 olarak tespit edilmiştir. Yelken sınıfının ve cinsiyet değişkeninin ölçek toplam puanlarına etkisinin olmadığı belirlenmiştir. LL, LS ve SS olup olmama ile Barratt Dürtüsellik Ölçeği (BDÖ) (Fmin=4,00; p<,05; Fmax=87,31; p<,001), toplam puanları ve alt ölçek toplam puanlarının tamamı için regresyon modelleri anlamlı bulunmuştur. Buna göre LL olup olmama BDÖ toplam puanları varyansının yaklaşık %9'unu; LS olup olmama yaklaşık %12'sini ve SS olup olmama ise yaklaşık %54'ünü açıklamaktadır. LL olup olmama Bilişsel Esneklik Envanteri (BEE) toplam puanlarının yaklaşık %7'sini; LS olup olmama BEE toplam puanlarının yaklaşık %12'sini; SS olup olmama BEE toplam puanlarının yaklaşık %51'ini açıklamaktadır. LL olup olmama Kendini Toparlama Gücü Ölçeği (KTÖ) toplam puanındaki varyansın yaklaşık %14'ünü; SS olup olmama KTÖ toplam puanındaki varyansın yaklaşık %45'ini açıklamaktadır. Bu çalışma yelken sporcularındaki LL genotip ve L alelinin daha yoğun olduğunu gösteren ilk rapor niteliğindedir.

AllellerBilişsel esneklikDoğa sporları+7
Bingül Kemiksiz Uzel
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

14-16 yaş grubu basketbolcularda COVİD-19 pandemi sürecinde aktif spora devam eden ve devam etmeyen sporcuların bazı performans değerlerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, basketbolculara uygulanan hız, çeviklik, çabukluk, denge ve güç çalışmalarının, pandemi döneminde aktif spora devam eden ve devam etmeyen sporculardaki değerlerinin karşılaştırılmasıdır. Çalışma, haftada 3 gün orta şiddetli basketbol teknik- taktik antrenmanına devam eden 14-16 yaş gurubu lisanslı 18 basketbolcu ile aynı yaş gurubunda lisanslı fakat pandemi sürecinde antrenmanlara ailesinin veya kendisinin tercihi ile ara veren 18 basketbolcu katılmıştır. Sporculara 20 metre sürat, dikey sıçrama, pro agility (çeviklik), flamingo denge testi, şut performans testi, otur uzan testi ve pençe kuvveti testleri uygulanıp elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Çalışmada elde edilen verileri analizi etmek için SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistikten yararlanılan çalışmada katılımcı sayısının az olması sebebi ile verilerin istatistiksel analizlerinde Non-Parametrik testler kullanılmıştır. Gruplar arası farklılıkların tespit edilebilmesi için Kruskal Wallis-H ve Mann Whitney-U testleri uygulanmış; istatistiksel işlemlerde değişkenler arası farklılıkların tespitinde 0,05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre pandemi sürecinde antrenman yapan ve yapmayan grupların tanımlayıcı istatistik tablosu incelendiğinde; her iki grubun yaş aralıklarının birkaç aylık farklar dışında benzer olduğu anlaşılmıştır. Her iki grubun da ortalama ve standart sapma değerlerinin benzerlik gösterdiği belirlenmiştir. Grupların deneyim sürelerine bakıldığı zaman antrenman yapan grubun minimum ve maksimumu deneyimde 2'şer yıl avantajlı oldukları anlaşılmıştır. Antrenman yapan ve yapmayan grupların boy ortalamaları benzerlik gösterirken; vücut ağırlıkları ortalamasında antrenman yapmayan grubun maksimum ağırlığının (6 kg) fazla olduğu belirlenmiştir. 20m koşu sürelerinde antrenman yapan grubun, antrenman yapmayan gruba göre daha iyi durumda olduğu; yine antrenman yapan grubun çeviklik testi değerlerinin antrenman yapmayan gruba göre daha iyi durumda olduğu, flamingo testi değerlerinde de antrenman yapan grubun antrenman yapmayan gruba göre daha iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Dikey sıçrama ortalamalarına göre antrenman yapan grubun minimum sıçramada iyi durumdayken; maksimum sıçramada ise antrenman yapmayan grubun iyi durumda olduğu belirlenmiştir. Dikey sıçrama zirve güç hr değerlerinde antrenman yapan grubun, antrenman yapmayan gruba göre iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Otur uzan değerlerinde antrenman yapan grubun antrenman yapmayan gruba göre durumunun iyi olduğu anlaşılmıştır. Pençe değerleri bakımından antrenman yapan grubun antrenman yapmayan gruba göre iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Şut performansı değerlerinde de antrenman yapan minimum değerinin düşük olmasına rağmen antrenman yapmayan gruba bariz bir üstünlük kurduğu anlaşılmaktadır. Çocukların gelişimi açısından düzenli fiziksel aktiviteler, büyük önem taşımaktadır. Bu alanda yapılan çalışmalar, düzenli fiziksel aktivitelerde yer alan ya da sporcu çocuklarla bu faaliyetlerde yer almayan çocuklar arasında farkların olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Basketbol, pandemi, COVİD-19, sürat, çeviklik, dikey sıçrama.

BasketbolBasketbolcularCOVID 19+4
Muammer Bayru
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı spor branşlarının kan grupları dağılımı ve kan gruplarıyla spor branşları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma bazı spor branşlarının kan gruplarına göre dağılımı ve kan gruplarıyla spor branşları arasındaki ilşkiyi incelemek amacıyla yapıldı. Araştırma amatör ve profesyonel spor kulüplerinde lisanslı 14-25 yaş arası 810 erkek, 695 kadın toplamda 1505 sporcuya 56 soru ve iki bölümden oluşan Kişisel Bilgi Formu ve Vücut Algısı Ölçeği'nin yer aldığı anket uygulanarak gerçekleştirildi. İstatistiksel analiz SPSS 22 paket programında anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak değerlendirildi. Kan gruplarının spor branşlarına göre dağılımında ve vücut algısı düzeyinin millilik, cinsiyet, spor branşları değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği gözlemlendi (p<0.05). Sonuç olarak; A Rh + kan grubunun tüm spor branşlarında en sık görülen kan grubu olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonucun Türkiye'de en sık görülen kan gruplarının dağılımıyla benzerlik gösterdiği belirlenmiştir. Kan gruplarının branş seçimine etkisinin belirlenmesi kapsamında çalışmaların daha geniş bir alanda, daha geniş ölçekte yapılmasının fayda sağlayacağı ve bu araştırmanın yapılacak olan çalışmalara öncülük edeceği, literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Beden algısıKan gruplarıSpor+3
Gülşen Poyraz Durman
Siirt University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel ve takım sporu yapan beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin duygusal zeka ve prososyal davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma bireysel ve takım sporları ile uğraşan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında öğrenim görmekte olan üniversite öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri ile prososyal davranış düzeyleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında öğrenim görmekte olan beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü, antrenörlük bölümü ve spor yöneticiliği bölümü öğrencilerinden oluşmaktadır. Yapılmış olan araştırma 542 üniversite öğrencisinin gönüllü katılım ile gerçekleştirilmiş olup veri toplama aşamasında Schutte ve ark (1998) tarafından geliştirilen ve Tatar, Tok, Saltukoğlu (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Gözden Geçirilmiş Scuhutte Ölçeği", Carol ve Randall (2002) tarafından geliştirilen Kumru ve ark (2004) tarafından uyarlanan "Olumlu Sosyal Davranış Ölçeği" ve yedi sorudan oluşan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde gruplar arasında fark olup olmadığını belirlemek için TTesti analiz yöntemi, üç ve üzeri grup karşılaştırmasında ise Tek Yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında cinsiyete göre duyguları kullanma ve iyimserlik/ruh hali alt boyutlarının anlamlı farklılaştığı tespit edilmiştir. Cinsiyet değişkenine göre kamusal olumlu sosyal davranış, gizil olumlu sosyal davranış, acil olumlu sosyal davranış, duygusal olumlu sosyal davranış, itaatkar olumlu sosyal davranış ve ölçek toplamında anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Spor türü değişkeninde ise itaatkar olumlu sosyal davranış alt boyutunda anlamlı fark edilmiştir. Sonuç olarak, duygusal zeka özellikleri ile olumlu sosyal davranış özellikleri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkiler görülmüştür. Bu sonuç üniversite öğrencilerinin duygusal zekalarının artmasının orta düzeyde olumlu yönde olumlu sosyal davranışları etkilediğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Bireysel Spor, Takım Sporu, Duygusal Zeka, Olumlu Sosyal Davranış

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor yüksekokullarıBireysel sporlar+5
Burcu Sıla Göncü
Siirt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

12-14 yaş grubu futbolcularda ınterval, MAS ve dar alan antrenman metotlarının MaxVO2 üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, 12-14 yaş grubu futbolculara uygulanan İnterval, MAS (Maksimum Aerobik Sürat) ve DAO (Dar alan oyun) antrenman metotlarının MaxVO2 (Maksimum Oksijen Tüketim Kapasitesi) üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Araştırmaya bir futbol kulübünün altyapısında futbol oynayan 32 çocuk gönüllü olarak katılmıştır. Yaş ortalamaları 12.63 ± 0.71 yıl, boy uzunluğu 150 ± 8.94 cm ve vücut ağırlığı 40.51 ± 10.48 kg olan 16 futbolcu kontrol grubunu, yaşları 13.25 ± 0.68 yıl, boyları 154.31 ± 8.06 cm ve vücut ağırlığı 49.18 ± 14 kg olan 16 futbolcu deney grubunu oluşturmuştur. Kontrol grubunun sadece öntest- sontest ölçümleri alınmış ve kendi antrenmanlarına ek hiçbir antrenmana tabii tutulmamıştır. Deney grubuna ise haftada 2 gün kendi antrenmanlarına ek 30 dakika olacak şekilde ve 6 hafta boyuncu düzenli olarak antrenman uygulanmıştır. Deney grubu; yapılan öntest ve ölçümler sonrasında kendi içerisinde 3 gruba (MAS, DAO ve İnterval) ayrılmış ve farklı antrenman metotları uygulanmıştır. Antrenmanlar öncesinde kontrol ve deney grubundaki sporculara antropometrik ölçümler ile 30-15 IFT ve Shuttle Run testleri uygulanmıştır. Yapılan bütün ölçümler sonucunda istatistiksel hesaplamalar IBM SPSS İstatistik 26.0 versiyon programında analiz edilerek bulgularla sunulmuştur. Altı haftalık çalışma dönemi sonunda Shuttle Run öntest- sontest değerleri arasında MAS, DAO ve İnterval gruplarında anlamlı farklılık tespit edilirken (p<0.05), kontrol grubunda anlamlı farklılık bulunamamıştır. 30-15 IFT öntest- sontest değerleri incelendiğinde ise MAS, DAO, İnterval ve kontrol gruplarında anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Sonuç olarak 12-14 yaş grubu futbolcularda 6 hafta boyunca haftada 2 gün şeklinde düzenli olarak uygulanan MAS, DAO ve İnterval antrenman metotlarının MaxVO2 seviyesini artırdığı tespit edilmiştir.

Aerobik güçAntrenmanFutbol+6
Kerem Güler
Siirt University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Halı sahada futbol oynayan 14-17 yaş aralığındaki oyuncuların bazı vital bulguları ve futbol tutumlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, halı sahada futbol oynayan 14-17 yaş aralığındaki oyuncuların bazı vital bulguları ve futbol tutumlarının incelenmesidir. Araştırmaya; yaş 15.28±0.846, boy 172.96±7.083, vücut ağırlığı 62.74±9.851 olan 134 kişi katılmıştır. Oyuncu gruplarının maç öncesi nabız ve oksijen saturasyonu değerleri incelenmiş olup, maç sonrası 1. ve 5. dakikalarda nabız, oksijen saturasyonu ve ateş değerleri ölçülmüştür. Yapılan bütün ölçümler sonucunda istatistiksel hesaplamalar IBM SPSS İstatistik 26.0 versiyon programında analiz edilip, anlamlılık değeri p<0.001 ve p<0.005 olarak değerlendirilmiştir. Çalışmada düzenli spor yapan kişilerin maç sonrası 5. dakika nabız değerlerinde, FUTÖ bireysel etki, toplumsal etki, toplam puan değerlerinde ve Covid-19 geçiren ve geçirmeyenler arasında maç sonrası 1. dakika nabız değerlerinde de anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Oksijen saturasyonu ve ateş değerlerinde herhangi bir farklılığa rastlanmamıştır. Sonuç olarak düzenli spor yapanların maç sonrası nabız değerlerinin daha hızlı indiği ve toparlanma sürelerinin daha çabuk olduğunu, covid-19 geçiren oyuncuların nabız 1. dakika değerlerinin daha yüksek çıktığı görülmüştür.

FutbolFutbolcularHalı saha+4
Bilal Gültekin
Siirt University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Plantar deri rezistansının futbolcularda dayanıklılık üzerine etkisinin araştırılması

Bu çalışma futbolcularda plantar deri rezistansının dayanıklılık üzerine etkisini araştırılması amacı ile planlandı. Çalışmaya 18-30 yaş arasındaki 25 profesyonel futbolcu katıldı. Dominant ve dominant olmayan ayakta plantar deri rezistansı dijital multimetre (Marxlow markasının DT-830D modeli, Üretim Yeri: Çin Halk Cumhuriyeti) cihazı ile kişilerin plantar deri rezistansları ölçüldü. Yo-Yo Testi futbolcuların dayanıklılığını değerlendirmek için kullanıldı. Verilerin istatiksel analizi IBM SPSS Statistics 25 paket programı ile yapıldı. Futbolcuların dominant taraf plantar deri rezistans değeri ile dominant olmayan taraftan anlamlı düzeyde daha düşüktü (p<0,001). Dominant ayak plantar deri rezistans değeri ile futbolcunun yaşı, VKI ve futbol oynama süresi arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0,05). Futbolcularda dominant ve dominant olmayan taraf plantar deri rezistans değerleri ile Yo-Yo dayanıklılık testi sonuçları arasında anlamlı ters yönlü güçlü bir ilişki bulundu(p<0,001) (r -,77, -,82).Sonuç olarak futbolcularda plantar deri rezistansı değerinin düştükçe Yo-Yo testi sonucunun artış gösterdiği söylenilebilir. Sonuç olarak futbolcularda plantar deri rezistansının futbolcunun dayanıklılığı ve performansı üzerinde belirleyici etkisi olan bir değişken olduğu gözlendi. Futbolcularda plantar deri rezistansı yüksekliği dayanıklılığı olumsuz yönde etkilemekteydi. Sonuç olarak deri rezistansı ölçümleri futbolcu değerlendirilmelerinde kullanılan bir yöntem olarak yer almalıdır.

AyakDeriFiziksel dayanıklılık+5
Nur Güler Yiğit
Sanko University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın voleybolcularda kalça ve diz izokinetik kas kuvveti ile üst ekstremite fonksiyonel testler arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın, kadın voleybolcularda alt ekstremite kalça ve diz fleksör-ekstansör kas gruplarının izokinetik kas kuvvetlerini ölçmek ve üst ekstremite fonksiyonel testler ile aralarında ki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapıldı Çalışmaya Merinos Kadın Voleybol Spor Kulübü'nde 2021-2022 sezonunda aktif voleybol oynayan yaş ortalaması 17,89 ± 4,87 olan 45 sporcu dahil edildi. Çalışma için 14-35 yaş aralığında ve aktif voleybol oynayan ve ortopedik yaralanması olmayan sporcular seçildi. Daha sonra bireylerin demografik bilgileri kaydedildi. Sporcularda kalça ve diz fleksör ve ekstansör kas gruplarının izokinetik kas kuvvet ölçümleri, CYBEX (CSMI HUMAC NORM Testing and Rehabilitation System) cihazı ile yapıldı ve sonuçlar kaydedildi. Sporcuların üst ekstremite fonksiyonel değerlendirmeleri için Kapalı Kinetik Zincir Üst Ekstremite Stabilizasyon Testi (KKZÜEST), Sağlık Topu Fırlatma Testi (STFT) ve Y Denge Testi (YDT) uygulandı. Sporcularda ki anaerobik güç üretme kapasitelerini ölçmek için Dikey Sıçrama Testi uygulandı ve bu testin sonucuna göre kişinin Anaerobik Güç Ölçümleri (AGÖ) Lewis Nomogramı'na göre belirlendi. Verilerin istatistiksel analizi için İstatistiksel analizler için SPSS 22.0 (SPSS Inc., Chicago, IL, USA) programı kullanıldı ve P<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Yapılan analizler sonucunda KKZÜEST ile diz 60 derece / saniye Hamstring izokinetik kas kuvveti arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). STFT ile 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye Hamstring izokinetik kas kuvveti arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). STFT ile 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye Quadriceps Femoris izokinetik kas kuvveti arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). STFT ile 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye İliopsoas izokinetik kas kuvveti arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). YDT ile diz ve kalça 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye izokinetik kas kuvvetleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı. AGÖ ile diz 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye Quadriseps Femoris izokinetik kas kuvvetleri arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0,05). AGÖ ile diz 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye Hamstring izokinetik kas kuvvetleri arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0,05). AGÖ ile diz 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye İliopsoas izokinetik kas kuvvetleri arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0,05). Sonuç olarak, alt ekstremite diz ve kalça izokinetik kas kuvveti ile üst ekstremite fonksiyonel testler birbiri ile ilişkilidir. Yapılan çalışmanın sonucunda, voleybol sporu yapan kişilerde alt ekstremite kas kuvveti ile üst ekstremite fonksiyonel kapasitenin bir biri ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Voleybol sporu yapan kişilerin hem üst ekstremite olarak hem de alt ekstremite olarak birlikte değerlendirilmesi ve uygulanacak olan antrenman programının bu veriler göz önünde bulundurularak hazırlanmasının önemli olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: İzokinetik; Voleybol; Fonksiyonel testler; Dikey sıçrama; Güç

DizKadınlarKalça+7
Abdullah Bağlı
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Erkek voleybolcularda kurkumin kullanımının kahverengi yağ dokusu ve spor performansı üzerine etkisi

Kahverengi yağ dokusu, termogenez ve enerji metabolizmasını düzenlemekle görevli bir dokudur. Çift kör, randomize, plasebo kontrollü klinik çalışma olarak tasarlanan bu çalışmanın amacı; erkek voleybolcularda kurkumin kullanımının kahverengi yağ dokusu (KYD) belirteci olan eşleşmemiş (Uncoupling) protein-1 (UCP-1 protein) ve peroksizom proliferatörü ile aktive olan reseptör gama (PPAR-γ) koaktivatörü 1-alfa (PGC-1α) düzeyleri üzerinde etkisinin belirlenmesi ve bu protein düzeylerinin vücut kompozisyonu, dinlenme metabolik hız ve spor performansı ölçümleri ile ilişkisini saptamaktır. Çalışma aynı ligde müsabakalara katılan 18-29 yaşları arasında 42 erkek voleybol sporcusu ile yürütülmüştür. Sporcular, blok randomizasyon yöntemi ile müdahele (kurkumin içeren besin takviyesi, n=21) ve plasebo (n=21) grubuna çift körleme ayrılmıştır. Çalışmada, 400 mg Zerdeçal kök ekstresi (372 mg kurkuminoid) içeren beslenme destek ürünü kullanılmıştır. Çalışma toplam üç ziyaretten oluşmaktadır. İlk ziyarette bilgilendirme ve alıştırma testleri, iki gün süren ikinci ziyaret kapsamında; sporcuların fiziki muayeneleri ve ardından sırasıyla dinlenme metabolik hız (DMH) ölçümü, vücut sıcaklıkları ölçümü, kan ve idrar numunesi alımı, biyoelektrik impedans analizi (BİA) ve antropometrik ölçümleri, maksimal oksijen tüketim (VO2max) ölçümleri yapılmıştır. Spor performansının değerlendirilmesi için, el dinamometresi ölçümü, izokinetik diz kas kuvveti ve üst ekstremite kas gücü ölçümü yapılmıştır. İkinci ziyarette sporculardan 28 gün boyunca günde 1 tane besin takviyesi kullanmaları istenmiştir. Çalışmanın iki gün süren üçüncü izleminde (28 günün bitiminden sonraki 1-7 gün içerisinde) ikinci izlem kapsamındaki protokolün aynısı uygulanmıştır. İkinci ve üçüncü izlem öncesinde 3 günlük besin tüketim kayıtları alınmıştır. Çalışmanın sonunda; kurkumin kullanımı sonucunda müdahale grubundaki sporcuların UCP-1 ve PGC-1α protein düzeylerinde artış olmuştur. Kurkumin kullanan sporcuların UCP-1 protein düzeylerinin ortanca değeri 34,5 ng/mL'den 38,78 ng/mL'ye ve PGC-1α protein düzeylerinin ortanca değeri 9,45 ng/mL'den 11,32' ng/mL'ye yükselmiştir (p<0,05). Her iki gruptaki sporcuların BIA ve antropometrik ölçümlerinde anlamlı bir değişiklik olmamıştır (p>0,05). Kurkumin kullanan sporcuların DMH'leri artmıştır (p<0,05). Her iki gruptaki sporcuların VO2max ve rölatif VO2max 'leri artmıştır. Kurkumin kullanan müdahale grubundaki sporcuların VO2max ve rölatif VO2max düzeylerindeki artış plasebo grubuna göre daha fazladır (p>0,05). Kurkumin kullanan grubun anaerobik güç ve kuvvet testi sonucunda elde edilen zirve güç değerinde artış olmuştur (p<0.05). Kurkumin kullanan sporcuların 60º/sn ve 180º/sn açısal hızlarda diz fleksör ve ekstansör kas kuvvetleri ve sağ el ve sol el kavrama kuvvetleri artmıştır (p<0.05). Bu çalışma sonuçlarına göre ilk kez sporcularda 28 gün boyunca kurkumin kullanımının UCP-1 protein ve PGC-1α protein düzeylerini artırarak beyaz yağ dokuda kahverengileşmeyi olumlu etkilediği bulunmuştur. Kurkumin sporcular için KYD'yi ve spor performansını artıracak bir besin desteği olarak özellikle müsabaka döneminde kullanılabilir ve doz belirlenmesine yönelik araştırmalarda bu çalışma sonuçlarının yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Kurkumin, kahverengi yağ dokusu, spor performansı, voleybol

Adipoz dokuKurkuminSpor+4
Ebru Arslanoğlu Badem
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kronik ayak bileği instabilitesi olan voleybolcularda denge ve patlayıcı güç üzerine morfolojik bir çalışma

Bu çalışmanın amacı kronik ayak bileği instabilitesi olan voleybolcularda gövde stabilizasyonunda görev alan kasların (transversusu abdominis, lumbar multifidus), alt ekstremite patlayıcı kuvvette rol alan kasların (vastus lateralis, gastroknemius), anteriotalofibular ligamentin morfolojik özelliklerinin denge ve patlayıcı kuvvet üzerine etkisini araştırmaktır. Çalışmaya yaşları 14-22 yıl arası olan 12 sağlıklı (kontrol grubu), 16 ayak bileği instabilitesi olan toplam 28 kadın voleybolcu dahil edildi. İnstabilite varlığı Uluslararası Ayak Bileği Konsorsiyumu'nun belirlemiş olduğu dahil edilme kriterlerine göre belirlendi. Çalışmanın ilk aşamasında sporcuların demografik bilgileri ve instabilite varlığını belirlemek için anketler sorgulandıktan sonra saha testleri gerçekleştirildi. Sporcuların alt ekstremite dinamik denge performansı Y-Denge Testi ile, patlayıcı kuvvetleri çömelerek sıçrama ve karşı tarafa sıçrama testi ile, lumbar bölge stabilizasyonu Sahrmann's Core Stabilite Testi ile değerlendiridi. Sporcuların kas morfolojik özelliklerini değerlendirmek için ultrason ölçümleri bilateral hem dinamik hem statik pozisyonda lumbar multifidus ile transversus abdominis için fasikül kalınlıkları; vastus lateralis ile lateral gastroknemius için kas kalınlığı, fasikül uzunluğu, pennasyon açısı ve anteriortalofibular ligamentin kalınlığı ve uzunluğu bilateral ölçüldü. Transversus abdominis, lumbar multifidus, lateral gastroknemius ve lumbar multifidus kaslarının hem statik hem dinamik pozisyonda morfolojik özellikleri benzerdi (p>0.05). Y-denge, kor stabilite test sonuçları ve sıçrama yükseklikleri gruplar arası benzer bulundu (p>0.05). Kontrol grubunun patlayıcı güç sonuçları instabilite grubuna göre daha yüksek bulundu (p<0,05). İnstabilite grubunda etkilenmeyen taraf vastus lateralis kas kalınlığı her iki pozisyonda ve statik pozisyonda fasikül uzunluğu ile patlayıcı kuvvet ile orta derece ilişki bulundu (sırasıyla r:0,531; r:0,636; r:0,594 p<0,05). Statik pozisyonda lumbar multifidus kas kalınlığı ile patlayıcı kuvvet arasında orta derece ilişki bulundu (r:0,515 p<0,05). Dinamik pozisyonda etkilenen taraf lateral gastroknemius pennasyon açısı ile denge testinin anterior yönüyle kuvvetli korelasyon bulundu (r: 0,738 p<0,05). İnstabilite grubunda etkilenen ve etkilenmeyen ekstremiteler arasında dinamik denge performansları benzer bulundu (p>0,05). Dinamik pozisyonda lumbar multifidus kas kalınlığı etkilenen tarafta daha fazla bulundu (p<0,05). Transversus abdominis, vastus lateralis, lateral gastroknemius kaslarının mimari özellikleri etkilenen taraf ile etkilenmeyen taraf arasında benzer bulundu (p>0,05). İnstabilite bulunan kadın voleybol sporcularında transversus abdominis, vastus lateralis ve lumbar multifidus kaslarının morfolojik özelliklerinin değiştiği, iskelet kaslarının adaptif değişiklikler gösterdiği; instabilitenin minimum sürede maksimum kontraksiyon yeteneğini azaltmasına rağmen dinamik denge performansı, kor stabilizasyon ve sıçrama yüksekliklerinde fark yaratmadığı sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlara göre instabilite varlığının proksimal yapıları etkileyebileceği ve kronik ayak bileği instabilitesinin sadece ayak bileği ve çevresinin değerlendirilmesiyle sınırlı kalmaması gerektiği önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sporcu, Ayak Bileği, Ultrasonografi

Ayak bileğiAyak bileği eklemiDenge+6
Merve Çömlekçi
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sporda bireylerarası ilişkilerde şiddet

Bu çalışmada spor alanında roller üstlenen aktörler arasındaki ilişkilerde şiddet fenomenini nasıl yaşadıkları ve sonrasında yaşama yansıyabilen şiddet eğilimleri ile alanda yarattıkları kültür incelenmiştir. Sporcuların kendilerinden yaşça büyük, statü olarak güçlü olan kişilerce sıklıkla fiziksel şiddete maruz bırakıldıkları, çeşitli biçimlerle psikolojik, ekonomik, cinsel şiddet deneyimlerine sahip oldukları görülmüştür. Sporcular arasında ise hiyerarşi ve hegemonya yaratma arzusuna dayalı güç gösterilerinden beslenen akran zorbalığının örneklerine rastlanmaktadır. Araştırmanın nicel bulguları şiddete maruz kalan sporcuların şiddet eğiliminin yüksek olduğunu göstermektedir. Araştırmanın nicel ve nitel bulguları şiddete maruz kalan sporcuların bu durumu şikayet etmekten kaçındıklarını, bir şey yapılacağına inanmadıklarını, şikayet prosedürlerini bilmediklerini, şiddet sonrası üzüntü, depresyon, korku, motivasyon bozukluğu, spor yaşamını kaybetmek konusunda güçlü endişeler yaşadıklarını göstermektedir. Ayrıca bulgular; sporcuların branşlarına özgü yanlış antrenman periyotlanması, müsabaka, kamp programları konusunda bilgi sahibi olmamak, yöneticilerce yapılan keyfi uygulamalarla sakatlık, performans kaybı, psikolojik rahatsızlıklar, kilo problemleri, uluslararası müsabakalara katılamamak, kariyer planlaması yapamamak gibi önemli problemler yaşadıklarını göstermektedir. Herhangi bir şiddet türüne maruz kalan sporcular, kulüp ya da antrenör değişikliği veya sporu bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etmektedirler. Antrenörler, spor yöneticilerinin eğitimleri, sporcuları koruyan politika belgeleri ve uygulamaların artırılmasının alanda şiddet davranışlarının azalmasında rol oynayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Şiddet, Şiddet Türleri, Cinsel Taciz, Akran Zorbalığı, Bireylerarası Şiddet Davranışları.

Bireysel şiddetCinsel şiddetDuygusal şiddet+6
Gülay Özen
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kadın sporcularda medya tutumu ile beden memnuniyetsizliği arasındaki ilişkide şişmanlık konuşmalarının düzenleyici rolü

arasındaki ilişkide şişmanlık konuşmalarının düzenleyici rolünün incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmaya takım sporları veya bireysel sporlarda aktif olarak en az iki yıldır yarışmalara katılım gösteren toplam 297 kadın sporcu katılmıştır. Araştırma verilerini toplamak amacıyla katılımcılara Şişmanlık Konuşmaları Ölçeği, Beden Memnuniyetsizliği Ölçeği ve Görünüme Yönelik Sosyo-Kültürel Tutumlar Ölçeği-4 uygulanmıştır. Veriler SPSS 27 ve Lisrel programı ile analiz edilmiştir. Çalışmada normallik testi sonucu doğrultusunda uygun test yöntemi seçilmiştir. Ölçek puanları için yapılan normallik testi, örneklem sayısı büyük olacağı için Kolmogorov-Smirnov testi ile yorumlanmıştır. Ayrıca verilerin dağılımlarına ilişkin karar sürecinde çarpıklık ve basıklık değerlerinden de yararlanılmıştır. Verilerin analizi sürecinde değişkenlerin birbirleriyle ilişkilerini belirlemek için ilk olarak Pearson korelasyon analizi, ölçüm araçlarının araştırmamıza ilişkin geçerliliğinin belirlenmesi amacıyla DFA, medya tutumu ve beden memnuniyetsizliği ilişkisinde şişmanlık konuşmalarının düzenleyici rolünü test etmek amacıyla process macro analizi yapılmıştır. Araştırma çerçevesinde kadın sporcularda medya tutumunun beden memnuniyetsizliğini belirlemede şişmanlık konuşmalarının düzenleyici rolü belirlenmesi sağlanarak spor ve egzersiz psikolojisi literatürüne katkıda bulunulmuştur.

Beden algısıBeden imajıBeden memnuniyetsizliği+6
Nazmi Bayköse
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Taekwondocuların vücut kompozisyonu, enerji mevcudiyeti ve besin tüketiminin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, elit erkek ve kadın taekwondo sporcularının vücut kompozisyonu, enerji dengesi, enerji mevcudiyeti ve makro besin ögesi alımlarının değerlendirilmesidir. Çalışmaya 18-35 yaş arası 32 taekwondo sporcusu (16 erkek, 16 kadın) alınmıştır. Katılımcıların dinlenik metabolik hızı indirekt kalorimetrik yöntemle, vücut kompozisyonu dual x-ray absorpsiyometrisi ile ölçülmüştür. Üç günlük besin tüketim kaydı ve fiziksel aktivite kayıtları alınarak günlük enerji alımı ve harcaması, enerji dengesi, enerji mevcudiyeti ve makro besin alımları belirlenmiştir. Verilerin analizinde incelenen değişkenler bakımından kadın ve erkeklerin karşılaştırılmasında Bağımsız Gruplarda t testi, her cinsiyet için iki farklı yöntemle hesaplanan enerji mevcudiyeti değerlerinin karşılaştırılmasında ise Bağımlı Gruplarda t testi kullanılmıştır. Erkek sporcularının toplam yağ oranı (%18,05 ± 6,38, kadınlardan (%29,45 ± 5,01) düşüktür (p<0.05). Yağsız vücut kütlesi erkeklerde (63,80 ± 8,56 kg) kadınlardan (41,98 ± 5,43 kg) yüksektir (p<0.05). Erkek ve kadınlarların enerji alımları sırasıyla 2320,6 ± 742,6 kkal/gün, 1600,2 ± 727,3 kkal/gün (p<0.05), enerji harcaması sırasıyla 3807,9 ± 642,0 kkal/gün 2794,8 ± 604,8 kkal/gün'dür (p<0.05). Erkek ve kadın sporcular benzer negatif enerji dengesine sahiptir (p>0.05). Hem geleneksel hem de gelişmiş yöntemlerle yapılan hesaplamalar kadın ve erkek taekwondocuların düşük enerji mevcudiyetine sahip olduğunu göstermiştir (geleneksel; erkek= 20,47 ± 12,71 kkal/kg YVA, kadın= 19,82 ± 18,11 kkal/kg YVA, p>0.05, gelişmiş; erkek= 9,84 ± 11,47 kkal/kg YVA, kadın= 7,41 ± 16,28 kkal/kg YVA, p>0.05). Erkek ve kadın sporcuların karbonhidrat (sırasıyla 3,55 ± 1,53 g/VA/gün, 2,75 ± 1,88 g/VA/gün) (p>0.05) ve protein (sırasıyla 1,19 ± 0,47 g/VA/gün, 1,19 ± 0,51 g/VA/gün) alımları benzerdir (p>0.05). Sonuç olarak; elit sporcular düşük enerji mevcudiyetine ve önerilenin altında enerji alımına sahiptirler. Bu nedenle vücut kompozisyonu, makro besin alımı, enerji dengesi ve enerji mevcudiyeti bireysel olarak takip edilmelidir.

BesinlerEnerji dengesiGıda tüketimi+4
Gözde Nur Artıkoğlu
Hacettepe University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Adölesan futbolculara uygulanan motor imgeleme ve hareketin gözlemlenmesi temelli pliometrik eğitimin vastus lateralis ve biseps femoris kas mimarisi üzerindeki etkileri

Alt ekstremite kas-tendon yaralanmaları adölesan futbolcularda en sık görülen yaralanmalardır. Pliometrik eğitim (PE) ile kas fonksiyonunun geliştiği bilinse de nörobilim temelli PE'nin kasın makroskobik yapısı üzerindeki etkileri belirsizdir. Bu araştırmanın primer amacı, motor imgeleme ve hareketin gözlemlenmesi (Mİ+HG) temelli PE'nin vastus lateralis (VL) ve biseps femoris uzun başı (BFub) kaslarının penasyon açısı (PA), kas kalınlığı (KK) ve lif uzunluğu (LU) üzerindeki etkilerini incelemekti. İkincil amaç, eğitimin tek adım sıçrama performansı üzerindeki etkilerini değerlendirmekti. Otuz altı sağlıklı adölesan futbolcu (yaş: 13,91±1,05 yıl; boy uzunluğu: 162,22±10,20 cm; vücut ağırlığı: 52,09±8,33 kg) rastgele PE (n=17) ya da kontrol (n=19) grubuna atandı. Her iki gruptaki sporcular rutin antrenman programlarına devam etti. PE grubundaki sporcular ayrıca 8 hafta süresince, haftada 3 seans eğitim aldı. Eğitim 10 farklı egzersizden ve toplamda 3480 sıçrama aktivitesinden oluştu. Sporcular hazırlanan videoları izledi ve sıçradıklarını düşündü. Kas görüntüleri Soundcam mobil ultrason probu kullanılarak alındı ve daha sonra MicroDicom (V 2022.2 Bulgaristan) yazılımıyla analiz edildi. Her iki taraf sıçrama performansını değerlendirmek için tek adım sıçrama testi kullanıldı. Çıktılar başlangıçta, 4, 8 ve 12. haftalarda değerlendirildi. Kontrol grubundaki sporcuların kas mimarisi parametrelerinde sekiz hafta boyunca anlamlı değişiklik yoktu (p>0.05). VL PA eğitim grubunda dominant (ortalama fark =2,40±3,45°; p=0,01) ve nondominant tarafta (ortalama fark=3,32±3,75°; p=0,01) dördüncü haftada daha yüksekti. Benzer olarak, dominant (ortalama fark=0,15±0,19 cm; p=0,03) ve nondominant taraf (ortalama fark=0,24±0,23; p=0.01) VL KK'de anlamlı artış vardı. Dominant taraf BFub KK dışında (ortalama fark=0,21±0,31 cm; p=0,03), VL LU ve diğer BFub kas mimari parametrelerinde her iki tarafta da değişiklik yoktu (p>0,05). Nondominant taraf VL KK ile dominant taraf BFub KK'deki artışlar 4. ve 8. haftanın sonunda kontrol grubuna kıyasla eğitim grubunda daha yüksekti (p<0,05). Her iki taraf sıçrama performansı PE grubunda başlangıca kıyasla 4. ve 8. haftalarda önemli ölçüde daha iyiydi (ortalama fark=16.71±11.76 - 22.88±12.19 aralığında; p<0,01). Kontrol grubundaki sporcuların nondominant taraf sıçrama performansı 8. haftanın sonunda önemli miktarda artış gösterdi (ortalama fark=10,12±12,82; p=0,03). Eğitim grubundaki sporcuların kas mimarisi ve sıçrama performası takip süresince anlamlı değişim göstermedi (p>0,05). Bu araştırma, Mİ+HG temelli PE'nin kas mimarisini geliştirdiğine yönelik ilk kanıtları sunar. Gelecek araştırmaların yaralanmaya sahip sporcularda ve nörogörüntüleme araçları kullanılarak yürütülmesi önerilmektedir.

Alt ekstremiteErgenlerFutbol+7
Murat Emirzeoğlu
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kuvvet sporcularının beslenme alışkanlıklarının değerlendirilmesi

Kuvvet sporcularında hedef sıklete ulaşmak için yanlış ağırlık kaybetme yöntemleri uyguladıkları ve beslenme bilgilerini diyetisyen yerine antrenörden aldıkları için eksik beslenme bilgilerine sahip oldukları görülmektedir. Beslenme bilgisinin beslenme alışkanlıklarına etkisi göz önüne alındığında bu çalışmanın amacı, kuvvet sporcularının beslenme alışkanlıklarını değerlendirmektir. Çalışmaya lisanslı, 18-33 yaş arası, kuvvet branşlarından 142 erkek ve 116 kadın toplam 258 sporcu katılmıştır. Demografik bilgiler, beslenme alışkanlıkları ve besin tüketim alışkanlıkları bölümünü içeren anket formu, uzman görüşü alındıktan sonra kapsam geçerliliği test edilmiştir. Sporculardan anket formuna ek olarak 24 saatlik geriye dönük besin tüketim kaydı doldurmaları istenmiştir. Çalışma, kuvvet sporcularının yoğun olduğu kulüp ve spor merkezlerinde duyurulmuş ve çevrim içi anket yoluyla uygulanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS programı ile bakılmıştır ve p<0,05 olduğunda anlamlı olarak kabul edilmiştir. Sporcuların cinsiyete göre kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri ve gece ara öğünü tüketim sıklıklarında anlamlı farklılık bulunmaktadır (p<0,05). Erkeklerde yumurta, kırmızı et, balık, ekmek grubu ve kadınlarda meyve grubu tüketim sıklığı daha fazladır ve fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). TÜBER yetişkin besin porsiyon önerilerine göre et/tavuk ürünleri, balık/deniz ürünleri, kurubaklagiller, yağlı tohumları yetersiz tüketenlerin oranı kadınlarda ve meyveleri yetersiz tüketenlerin oranı erkeklerde anlamlı olarak daha yüksek bulunmaktadır (p<0,05). Erkeklerin %61,8'i ve kadınların %51,6'sı protein alım önerilerini sağlamaktadır (referans >1,2 g/kg/gün). Erkeklerin %96,4'ü ve kadınların %98,9'u karbonhidrat alımı önerilerin altındadır (referans >5 g/kg/gün). Erkeklerde enerjinin %43,3'ü ve kadınlarda %43,7'si yağlardan oluşmaktadır ve önerilerin üzerindedir (referans enerjinin %20-30'u). Sporcularda A, B2, B6, B12, C vitaminleri, niasin, bakır, fosfor, çinko alımları önerileri karşılamaktadır. Folat, B1, E vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, potasyum alımları sporcularda önerilerin altındadır. Demir alımı erkek sporcularda yeterli iken kadınlarda önerilerin altındadır. Cinsiyete göre karbonhidrat, ÇDYA, E vitamini, B1 vitamini, B6 vitamini, potasyum ve magnezyum alımlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadır (p<0,05). Bu çalışmada sporcuların cinsiyet ve branşına göre beslenme alışkanlıklarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Sporcularda beslenme alışkanlıklarının iyileşmesi için sporcu diyetisyenlerinden beslenme eğitimi alarak beslenme bilgilerini artırmaları gerekmektedir.

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıKuvvet+4
Betül Kurt
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00

Related subjects