Taguchi yöntemi

56 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Organik rankıne çevriminin termodinamik analizi ve termoekonomik optimizasyonu

Bu çalışmada, atık ısı kaynaklı dört farklı organik Rankine çevrimi (ORÇ) konfigürasyonu tasarlanarak modellemesi yapılmıştır. Seçilen yedi farklı akışkan için ORÇ konfigürasyonlarının karşılaştırmalı termodinamik ve termoekonomik analizleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca artan buharlaşma ve yoğuşma sıcaklıklarının tasarlanan sistemlerin termodinamik ve termoekonomik yönden performans parametrelerini ne yönde etkilediğine dair parametrik analiz gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, iş akışkanı, buharlaştırıcı sıcaklığı, yoğuşturucu sıcaklığı, türbin verimi, pompa verimi, aşırı kızdırma sıcaklığı ve aşırı soğutma sıcaklığı kontrol edilebilir faktörler olarak belirlenmiştir. Sistemin dört önemli çıktı parametresi amaç fonksiyonunda dikkate alınmıştır. Maksimum termal ve ekserji veriminin, minimum toplam sistem maliyetinin ve sistem tarafından üretilen elektriğin birim maliyetinin sağlanması için kontrol faktörlerinin etki dereceleri ve oranları hesaplanmıştır. Bunun için Taguchi ve ANOVA istatiksel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Çıktı parametrelerinin aynı anda gerçekleşmesini sağlayacak optimum sonucun elde edilmesi için Taguchi-Gri İlişkisel Analiz yöntemi ile çok amaçlı optimizasyon probleminin amaç fonksiyonu tanımlanmış ve çözümü gerçekleştirilmiştir. R141b, R123, R245fa, R600, R114 ve R600a akışkanları için en iyi termodinamik performans sonuçları Besleme Sıvı Isıtıcılı-İç Isı Değiştiricili ORÇ için hesaplanmıştır. Dört ORÇ konfigürasyonu içinde kendini en kısa sürede amorti eden sistem basit ORÇ sistemi olmuştur. Taguchi ve ANOVA analizi sonucunda, sistemin termal verimini, ekserji verimini, toplam sistem yatırım maliyetini ve üretilen elektriğin birim maliyetini en çok etkileyen faktörler sırasıyla, buharlaştırıcı sıcaklığı, türbin verimi, iş akışkanı ve iş akışkanıdır. Çok amaçlı optimizasyon işleminde amaç fonksiyonunu maksimize eden kombinasyon, R123 iş akışkanı, 145 oC buharlaşma sıcaklığı, 25 oC yoğuşma sıcaklığı, %90 türbin verimi, %90 pompa verimi, 2 oC aşırı kızdırma ve 5 oC aşırı soğutma sıcaklığı şeklindedir.

EkserjiEnerjiOptimizasyon+3
Esra Özdemir Küçük
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

32CrMoV12-10 çeliğine uygulanan farklı ısıl işlem koşullarının mekanik özelliklere ve nitrürlemeye etkisinin incelenmesi

32CrMoV12-10 çeliği sanayide dayanım ve tokluğun önemli olduğu uygulamalarda sıkça kullanılan bir malzeme olup silah namluları, dişliler ve rulmanların imalatında kullanılmaktadırlar. Bu malzemelerden parça üretiminde çoğunlukla ıslah ve yüzey sertleştirme (nitrürleme) ısıl işlemleri uygulanması önem arz etmektedir. Üretilen parçaların çalışma ömürlerinin uzun ve verimli olmaları için ısıl işlem koşullarının uygun bir şekilde belirlenmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmada kullanılacak olan 32CrMoV12-10 çeliği ticari olarak temin edilip farklı koşullarda ısıl işleme tabi tutuldu. Üç farklı ısıl işlem sıcaklığı, üç farklı ısıl işlem süresi ve üç farklı soğutma sıvısı kullanıldı. Bu değişkenlerin malzemenin mekanik özellikleri üzerindeki etkisi incelendi. TOPSIS (İdeal Çözümlere Yakınlık Yoluyla Tercihlerin Sıralanması Tekniği) ile Taguchi Yöntemi kullanılarak ürün kalitesinin iyileştirilmesi amaçlanıp numune hazırlama, Isıl İşlem ve Soğutma işlemi takip edilerek, deneylerden alınan; darbe çentik, sertlik ve çekme testlerinde numuneler gerekli aralıklarda bulunmuştur. Bulunan sonuçlardan en optimum değerleri veren numunenin ısıl işleminin nitrasyon derinliğine etkisi incelendi. Nitrasyon derinliğinin microvickers cihazında ölçümünden sonra yeterli düzeyde olduğu anlaşılmış ve çalışma sonlandırılmıştır.

Isıl işlemMekanik özelliklerNitrürleme+4
Fatih Demir
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

PVD aluminyum kaplama prosesi buharlaşma fazı ve tungsten filament tel geometri optimizasyonu

PVD alüminyum kaplama prosesi otomotiv aydınlatma sektöründe yaygın olarak kullanılmaktadır. Diğer kaplama proseslerine göre ekonomik ve çevre dostu olduğu için endüstride kullanımı daha da yaygınlaşmaktadır. PVD alüminyum kaplama prosesinde, proses tasarımı ve ürün geometrisi nihai ürün kalitesini direkt olarak etkilemektedir. Alüminyum kaplama kalınlığının ürünün optik gereksinimlerini karşılaması, sürdürülebilir ve homojen kalınlıkta olması prosesin en önemli çıktısı ve başlıca kriteridir. Bu çalışmanın amacı, endüstriyel boyutlardaki PVD kaplama makinesinde üretilen ürünün, kaplama kalınlığını arttıracak seri üretim koşullarına uygun proses koşullarının optimizasyon çalışması ile belirlenmesidir. Optimizasyon çalışmalarında, Taguchi L27 deneysel tasarım metodu kullanılarak, parçanın çember içerisindeki iki boyutlu konumunun, buharlaşma kaynağı olarak kullanılan tungsten filament geometrisinin, alüminyum tel kütlesinin ve makine ön ısıtma parametrelerinin, alüminyum kaplama kalınlığına olan etkisi incelenmiştir. Çalışmalar endüstriyel ölçekteki PVD kaplama makinesinde gerçekleştirilmiş ve optimum çalışma şartlar belirlenmiştir. MİNİTAB® sonuçlarının değerlendirilmesinde Taguchi'nin "en büyük daha iyi" değerlendirme kriterleri kullanılmıştır. Altlık parça üzerindeki kaplama kalınlığını en çok etkileyen faktörler, tungsten filamentin buharlaşma kaynağına olan uzaklığı ve elektrota göre konumu olarak bulunmuştur. Filamentin elektrota göre orta kısımlarda bulunması ve buhar kaynağına yakın konumlandırılması, kaplama kalınlığının artmasına ve standart sapmanın azalmasına sebep olmaktadır. Bu durum ürünün sürdürülebilirliği ve alümiyum kaplama homojenitesini arttırmaktadır. Alüminyum kütlesinin sürekli artışı kaplama kalinlığında sürekli artışa neden olmamak ile birlikte deneylerde kullanılan tungsten filament tiplerinde dezavantaj yaratmaktadır. Alüminyum kaplama kalınlığını en az etkileyen faktör ise filament geometrisidir. Kullanılan filament tiplerine göre en iyi sonucu basket tipi tungsten filament vermektedir. Fakat çalışmada kullanılan diğer tungsten tipleri, sarmal ve deve tipi arasında bariz farklılıklar yoktur, her biri seri üretim koşullarında yarattığı diğer avantajlar nedeni ile seçilebilir. Taguchi deneysel tasarım çalışmasına ek olarak, PVD makinesinin üç farklı ön ısıtma parametresi incelenmiş ve deneysel tasarım doğrulama deneyleri yapılmıştır. Ön ısıtma gelirilimin buharlaşma gerilimine yakın olması (7kV), alüminyumun sıvı fazda daha fazla sürede kalmasına ve çember zeminine damlamasına neden olmaktadır. Bu durum kaplama kalınlığını olumsuz etkilemektedir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda kaplama kalınlığını arttıracak proses koşulları belirlenmiştir. Bu proses koşulları gelecek projelerde yer alacak ürün ve proses tasarımlarına ait girdileri oluşturacaktır.

AlüminyumFiziksel buhar biriktirmeKaplama+2
Serkan Geçim
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Design, analysis and optimization of chassis for an electric vehicle

The purpose of this study is to design rigid and lightweight chassis for an electric vehicle. Design criteria and constraints are obtained from the TÜBİTAK electromobile racing rules. Various chassis types with different geometries are considered and 18 units of chassis are designed using computer aided design (CAD) software. Designs are analysed using finite element analysis (FEA) software and performance characteristics are parametrically and structurally optimized. Final design has aluminium 5042 H¬-19 space frame structure type and weighs 28.163 kg. Maximum von-Mises stress of the design is 15.465 MPa and the value is far below the material's yield strength of 345 MPa. Torsional stiffness value of the chassis is generated from the result of 2.495 mm maximum torsional deformation and calculated as 1828.289 Nm/deg.

Computer aided designElectric vehiclesFinite element method+2
Emre Koca
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Alüminyum alaşımlarının frezelenmesinde kesme parametrelerinin ve soğutma şartlarının işlenebilirliğe etkisinin incelenmesi

İyi korozyon/yorulma direnci, yüksek dayanım/ağırlık oranı ve kolay imalat gibi özelliklere sahip alüminyum alaşımları otomotiv, denizcilik ve havacılık sektörlerinde artan bir popülariteye sahiptir. Bu sebeple bunlara ait işlenebilirlik ve kaynaklanabilirlik çalışmaları önem kazanmaktadır. Bu çalışmada Al 5083-H36 alüminyum alaşımının sementit karbür parmak freze kesici takımla frezelenmesinde vorteks tüp ve normal soğutma şartlarında yüzey pürüzlülüğü ve çapaklanma kalite karakteristikleri Taguchi metodu ile araştırılmıştır. Buna göre kesme hızı, ilerleme oranı, eksenel/radyal talaş derinliği, uç yarıçapı faktörlerinin farklı seviyelerinde L16 Ortogonal dizi esas alınarak gerçekleştirilen deney sonuçları sinyal gürültü oranı, varyans analizi ile değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, normal ve vorteks tüplü soğutma için faktörlerin yüzey pürüzlülüğü ve çapaklanma üzerindeki etkileri belirlenmiş ve sistemin optimizasyonu başarı ile gerçekleştirilmiştir.

Deney tasarımıDeney tasarımıOptimizasyon+4
Serhat Filiz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Geri dönüşüm agregalarının geopolimer SIFCON özelliklerine etkisi

En son oluşturulan inşaat malzemelerinden biri olan bulamaç sızdırılmış lif takviyeli beton veya kompozit (SIFCON), daha fazla lif içeriğine sahip benzersiz bir yüksek performanslı lif takviyeli beton türü olarak görülebilir. Bu çalışma, sürdürülebilir öğütülmüş yüksek fırın cürufu (YFC)/uçucu kül (UK) tek bileşenli alkali aktif bulamaç sızmış lif kompozitlerin (SIFCON) basınç dayanımı, kuru birim ağırlık, eğilme dayanımı, gözeneklilik, kapilerite ve su emme açısından çeşitli geri dönüştürülmüş agregalarla karıştırılmış ve yüksek sıcaklıklarda (200; 400; 600 ve 800℃) ve donma-çözülme 40; 80 ve 120 D-Ç döngüsü döngülerinde etkinliğini araştırmıştır. %5, %10 ve %15'lik çeşitli çelik lif oranları ile 80℃'de 6; 24 ve 48 saat ısıl kürlenir. Dokuzu %100 cüruf ve diğer dokuzu %50 cüruf ve %50 UK olmak üzere toplam on sekiz SIFCON karışımı üretilmiştir. SIFCON karışımlarının üretiminde silis kumu (SK), geri dönüşümlü beton kumu (ABK) geri dönüşümlü tuğla kumu (ATK) geri dönüşümlü seramik kumu (ASK) olmak üzere dört farklı agrega kullanılmıştır. Sonuçlar, 24 saat ısıl kürlenen B25L15 karışımının tüm karışımlar arasında sırasıyla 7; 28 ve 91 günde sırasıyla 68,49 MPa, 74,53 MPa ve 79,93 MPa ile en yüksek basınç dayanımlarına sahip olduğunu gösterdi. Sonuçlar ayrıca, %100 YFC ve %50 UK içeren karışımların 6 saat süreyle ısıyla sertleştirildiğini, yüksek sıcaklık ve D-Ç döngülerine karşı en iyi basınç dayanımı direncini gösterdiğini gösterdi. En yüksek eğilme tokluğu, 6 saat boyunca ısıyla kürlenen T50L15 karışımı için de değerlendirildi.

AgregaDurabiliteEğilme+2
Tevfik Hakan Bozkurt
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstriyel gri ve küresel grafitli (SFERO) dökme demirin frezelenmesinde kesme parametrelerinin yüzey pürüzlülüğü, takım aşınması ve kesme sıcaklığına etkisi

Dökme demirler, sertlik, aşınma direnci, işlenebilirlik, korozyon direnci ve mukavemet gibi mekanik özelliklerinin yanı sıra kolay üretilebilir ve ekonomiktirler. Bundan ötürü yaygın olarak kullanılan mühendislik malzemeleridir. Dökme demirlerin işlenebilirliği, dökümün tipine ve mikro yapısına bağlıdır. Bu çalışmada GG25 (gri dökme demir) ve GGG60 (küresel grafitli dökme demir) parametrelerinin yüzey pürüzlülüğü, kesici uç aşınması ve kesme sıcaklığı üzerine etkileri araştırılmıştır. Kullanılan malzemeler için özel olarak döktürülmüş deney numuneleri kullanılmıştır. GG25 için üç farklı kaplamaya sahip kesici uç (TiALN, TiN-TiCN-AL2O3 ve ALTiN kaplamalı), üç farklı kesme hızı (150, 200 ve 250 m/dak), üç farklı ilerleme oranı (0,10, 0,25 ve 0,35 mm/diş) ve üç farklı kesme derinliği (0,5, 1 ve 1,5 mm) kullanılmıştır. GGG60 için üç farklı kaplamaya sahip kesici uç (TiALN, TiN-TiCN-AL2O3 ve ALTiN kaplamalı), üç farklı kesme hızı (175, 225 ve 300 m/dak), üç farklı ilerleme oranı (0,10, 0,20 ve 0,30 mm/diş) ve üç farklı kesme derinliği (0,5, 1 ve 1,5 mm) kullanılmıştır. Deneysel tasarım ve optimisazyon için Taguchi metodu kullanılmıştır. Her iki malzeme için deneysel tasarımda Taguchi L27 (34) ortagonal dizi kullanılmıştır. Her iki malzeme için her bir deney sonrası malzeme yüzeyinden iki adet pürüzlülük ölçümü yapılmış bu tezde bu iki ölçümün ortalaması kullanılmıştır. Deneysel sonuçlar Taguchi metodu kullanılarak optimize edilmiş, optimisazyon sonrası optimize parametler ile her bir sonuç için üç adet doğrulama deneyi yapılmıştır. Doğrulama deney sonuçları ortalaması ile hesaplanan Taguchi tahmin değerleri karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma sonucunda hatalar çok küçük çıkmış ve sonuçlar göstermiştir ki Taguchi metodu bu çalışmaya başarılı bir şekilde uygulanmıştır. Ayrıca her iki malzeme için deneysel sonuçlar varyans analizi, iki boyutlu grafikler ve üç boyutlu grafiklerle değerlendirilmiş, kesme parametrelerinin deneysel sonuçlara etkileri araştırılmıştır.

Dökme demirKesme sıcaklığıOptimizasyon+2
Raşit Düzce
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hafif elektrikli araçlarda kablosuz şarj sistemleri için ekranlama tasarımı ve optimizasyonu

Otomotiv endüstrisine odaklanan elektrikli araç (EA) teknolojileri hızlı bir ilerleme içerisindedir. Bunlardan biri de şarj teknolojileridir. EA'ların şarj teknolojilerini temaslı ve temassız olarak iki alt başlıkta toplayabiliriz. Temassız şarj sistemleri genellikle elektrik alan (kapasitif) veya manyetik alan (endüktif) prensiplerine dayalı yöntemlerle çalışır. Bu yöntemle belirli bir mesafeden (100-300 mm) %80'in üzerinde verimle EA'ların akü şarj gereksinimlerine uygun temassız güç aktarımı yaparlar. İndüktif güç aktarımı (İGA), diğer yöntemlere kıyasla daha düşük frekanslarda (20-250 Khz) gerçekleştirilebilir. Bu nedenle günümüzde araştırmacılar ve ticari üreticiler tarafından en çok tercih edilen güç aktarım yöntemidir. Ancak bu yöntemde güç aktarımı sırasında oluşan elektromanyetik saçılımlar canlılar için tehlikeli olabilir. ICNIRP standartlarına göre 0,8-150 Khz çalışma frekansında insan vücudunun maruz kaldığı manyetik akı miktarının 27,30 µT'yi aşmaması gerekir. Bunun için de İGA sisteminde aktif ve/veya pasif ekranlama yöntemi yapılmalıdır. Bu çalışma kapsamında, bir İGA sisteminin araç şasesine monte edilen sekonder taraf için ekranlama yöntemlerinin etkinliği ve alüminyum ekranlama ile birlikte ferit nüve kullanımı incelenmiştir. Aynı güç aktarım performansında; bisiklet şasesinde oluşabilecek demir kayıplarını azaltan ve ICNIRP standartlarına uygun ekranlama tasarımında etkili parametrelerin tespiti Sonlu Elemanlar Yöntemi (SEY) ile yapılmıştır. Taguchi L9 ortogonal dizisi ile tasarımda ki parametreler optimize edilmiştir. Anahtar sözcükler: Aktif ve pasif ekranlama, İndüktif güç aktarımı, Taguchi optimizasyon yöntemi, Temassız şarj sistemleri

EkranlamaElektrikli araçlarGüç aktarımı+1
Emin Yayla
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kesici takımlara uygulanan kriyojenik işlemin işlenebilirliğe etkisinin taguchı yöntemiyle optimizasyonu

Bu çalışmada, AISI O2 (DIN 1.2842) soğuk iş takım çeliğinin işlenmesinde kesici takımlara uygulanan derin kriyojenik işlemin (DCT) yüzey pürüzlülüğü (Ra), kesme kuvveti (Fc), takım aşınması ve mikrosertlik üzerine etkileri araştırılmıştır. Bununla birlikte, optimum Ra ve Fc sonucunu veren kesme parametreleri Taguchi optimizasyon metodu ile belirlenmiştir. Tornalama deneyleri, Taguchi L16 (43) ortogonal (dikey) dizinine göre yapılmış, deney sonuçlarının değerlendirilmesinde sinyal/gürültü (S/G) oranı esas alınmıştır. Deneylerde kaplamalı (MT-TiCN+Al2O3+TiN) ve kaplamasız karbür (WC+Co+TiC+TaC) takımlar kullanılmıştır. Rieltveld analizi ile takım mikroyapısındaki karbürlerin oransal değişimi tespit edilmiştir. Son olarak mikrosertlik ölçümleri ile kriyojenik işlemin sertlik üzerindeki etkisi ortaya koyulmuştur. Taguchi analizi sonucu, yüzey pürüzlülüğü için optimum sonuçlar kriyojenik işlemli kaplamasız takım ile 250 m/dak kesme hızında ve 0,08 mm/dev ilerleme hızında elde edilmiştir. ANOVA sonuçlarına göre, yüzey pürüzlülüğü üzerindeki en etkili parametrenin ilerleme hızı (% 80,20), daha sonra sırasıyla kesici takım tipi (% 12,98) ve kesme hızı (% 5,86) olduğu görülmüştür. Kesme kuvveti için en düşük değerleri veren parametreler sırasıyla kesici takım türü, kesme hızı ve ilerleme hızı için kriyojenik işlemli kaplamalı takım, 250 m/dak ve 0,08 mm/dev olarak bulunmuştur. Fc değerleri için gerçekleştirilen ANOVA sonuçlarına göre kesme kuvveti üzerinde en etkili parametrenin % 85,70 oranıyla ilerleme hızı olduğu görülmüştür. Daha sonra kesici takım türü % 7,94 ve kesme hızı % 4,60 ile en az etkiye sahip parametreler olarak sıralanmıştır. Takım ömrü açısından kriyojenik işlem hem kaplamasız hem de kaplamalı karbür kesici takımlarda olumlu sonuçlar sergilemiştir. Bu bağlamda kaplamasız ve kaplamalı karbür kesici takımlarda sırasıyla % 15 ve % 11 oranlarında iyileşme sağlanmıştır. Rieltveld analizi sonucu, kriyojenik işlemin takımlarda karbür yüzdelerini arttırdığı belirlenmiştir. Mikrosertlik ölçümleri sonucunda, kriyojenik işlem sonrasında kaplamasız ve kaplamalı karbür takımların sertlikleri sırasıyla % 4,6 ve % 5,15 oranlarında arttığı görülmüştür.

Kesici takımlarKesme kuvvetiKriyojenik yöntem+2
Aysun Takmaz
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

AISI 2507 süper dubleks paslanmaz çeliğin tornalanmasında hibrit soğutma/yağlama tekniklerinin yüzey pürüzlülüğü ve kesme sıcaklığı üzerindeki etkisi

Bu çalışmada, AISI 2507 dubleks paslanmaz çeliğinin farklı soğutma/yağlama şartları altında tornalanmasında, kesme parametrelerinin kesme sıcaklığı ve yüzey pürüzlülüğü üzerindeki etkileri incelenmiştir. Deneyler üç farklı soğutma yağlama koşulu altında (MMY, Kriyo ve Kriyo+MMY), üç farklı kesme hızında (80,120 ve 160 m/dak) ve üç farklı ilerleme hızında (0,16-0,20 ve 0,24 mm/dev) gerçekleştirilmiştir. Tornalama deneylerinde PVD yöntemi ile TiCN kaplanmış karbür kesici takımlar (CNMG 120408 ML) kullanılmıştır. MMY sisteminde kesme yağı olarak bitkisel esaslı kesme yağı, kriyojenik soğutma sisteminde ise sıvı azot (LN2) kullanılmıştır. Deneyler Taguchi ortogonal dizilimli L27 deney tasarımına göre gerçekleştirilmiş olup deneyler sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesinde sinyal gürültü oranları (S/N) kullanılmıştır. Faktörlerin etki seviyelerinin belirlenmesinde ise varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Ayrıca tahmin denklemlerinin oluşturulması amacıyla çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Deneysel çalışma sonucunda en düşük yüzey pürüzlülük değeri Kriyo+MMY soğutma yağlama şartında, 160 m/dak kesme hızı ve 0,16 mm/dev ilerleme hızında elde edilmiştir. En düşük kesme sıcaklığı ise yine Kriyo+MMY soğutma yağlama koşulunda, 80 m/dak kesme hızı ve 0,16 mm/dev ilerleme hızında elde edilmiştir. MMY'nin üstün yağlama özelliği ile kriyojenik soğutmanın üstün soğutma özelliğinin kombine edilmesi yüzey kalitesinin (yüzey pürüzlülüğü ve topografyası) artması ve kesme sıcaklığının düşmesi üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. ANOVA sonuçlarına göre yüzey pürüzlülüğü üzerinde %81,54 katkı oranı ile en etkili parametrenin ilerleme hızı olduğu kesme sıcaklığı üzerinde ise %91,30 katkı oranı ile en etkili parametrenin soğutma/yağlama yönteminin olduğu görülmüştür. Çoklu regresyon analizi sonucu elde edilen denklemlerin belirleme katsayıları yüzey pürüzlülüğü ve kesme sıcaklığı için sırasıyla 0,9551 ve 0,9875 olarak belirlenmiştir.

Taguchi yöntemiTornalamaYüzey pürüzlülüğü
Emre Çelik
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığ ferrokrom cürufu ile üretilen alkali aktivasyonlu harçların taze harç özelliklerinin araştırılması

Bu tez çalışmasında; alkali aktivasyonlu cüruf bağlayıcıların uygulamalardaki kullanımına engel teşkil eden hızlı işlenebilirlik kaybı ve düşük priz süreleri problemlerinin çözümü için boraks ve süperakışkanlaştırıcı katkı kullanımı incelenmiştir. Alkali aktive edilmiş harç üretimi için ağırlıkça %90, %80 ve %70 oranında Elazığ ferrokrom cürufu ve ağırlıkça %10, %20 ve %30 oranında F sınıfı uçucu kül kullanılmıştır. Alkali aktivatör olarak katı fazda sodyum hidroksit (NaOH) (18 ve 22 molarite) ile sıvı fazda sodyum silikat (Na2SiO3) çözeltisi kullanılmıştır. NaOH/Na2SiO3 oranı 1/2 sabit değerde tutulmuştur. Aktivatör/bağlayıcı oranı 0.35, 0.40 ve 0.45 alınmıştır. Boraks ve süperakışkanlaştırıcı katkıları ağırlıkça %0, %3 ve %6 oranlarında tercih edilmiştir. Seçilen parametreler ve seviyeleri Taguchi metoduyla optimize edilerek en iyi karışım oranları belirlenmiştir. Boraks ve süperakışkanlaştırıcı katkılarının alkali aktivasyonlu harç üzerindeki etkisini incelemek amacıyla taze haldeki karışımlarda priz başlangıç ve sona erme süreleri ile işlenebilirlik deneyleri gerçekleştirilmiştir. Üretilen alkali aktivasyonlu harç numunelerine 90oC sıcaklıkta 24 saat kür işlemi uygulanarak 7 ve 28 günlük süre sonunda numunelerin basınç dayanımı, eğilme dayanımı, birim ağırlık, ultrases geçiş hızı ve kapilarite katsayı tayini deneyleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen deney sonuçları Taguchi metoduyla analiz edilmiş ve parametrelerin optimum seviyeleri belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca mikro yapı incelemeleri için SEM-EDS-XRD analizleri uygulanarak belirlenen numunelerin kristal yapısı incelenmiş, mineralojik bileşimi tespit edilmiştir. Elde edilen verilere göre boraks ve süperakışkanlaştırıcı katkılarının alkali aktivasyonlu karışımlar üzerinde priz geciktirici etkisinin olduğu ve işlenebilirlik üzerinde olumlu katkılar sağladığı tespit edilmiştir. En yüksek basınç dayanım değeri ise 24,27 MPa olarak elde edilmiştir.

BoraksBoraks dekahidratElazığ Ferrokrom İşletmesi+7
Hilal Aslan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Delik delme işlemlerinde kesme parametrelerine bağlı olarak oluşan sıcaklığın modellenmesi

Bu çalışmada, Al6061 malzemesinin kuru kesme şartlarındaki delme performansı araştırılmıştır. Performans göstergesi olarak kesme hızı, ilerleme oranı ve kesici takım giriş parametreleri olarak belirlenmiştir. Çıkış parametresi olarakta kesme kuvveti ve takım talaş ara yüzeyinde oluşan sıcaklık değerleri analiz edilmiştir. Deneyler üç aşamada gerçekleşmiştir. İlk olarak deney çalışmasında deney seti Taguchi L18 ( 2*1-3*2) ortogonal dizini esas alınarak deney düzeneği hazırlanmıştır. İkinci olarak kaplamasız ve kaplamalı (TiN/TiAl/TiCN) kesici takımlarda üç farklı ilerleme oranı (0,1-0,2-0,3 mm/rev) ve kesme hızı (170-200-230 m/min) kullanılarak deneyler yapılmıştır. Kesme kuvvetleri Kistler 9257 B model dinamometre yardımıyla, takım talaş ara yüzeyinde oluşan sıcaklık da K tipi ısıl çift ile eş zamanlı olarak ölçülmüştür. Ölçüm sonucunda kesme kuvvetlerinin ortalaması, sıcaklıkların ise maksimum değerleri alınmıştır. Üçüncü aşama olarak; elde edilen deney verileri kullanılarak Taguchi, Regresyon, ANOVA (varyans analizi) ve Yapay Sinir Ağları (YSA) modelleri ile optimizasyon yapılarak yeni modeller geliştirilmiştir. Taguchi Metodu yardımıyla en uygun kesme parametreleri bulunmuştur. İstatiksel yöntemlerle kesme kuvveti ve sıcaklık için I. ve II. derece regresyon denklemleri ile modellenmiştir.Modelde faktörlerin etkinliği ANOVA ile tespit edilmiştir. YSA modeli ile de kesme parametrelerinin seçimini optimize eden modeller geliştirilmiştir. Deney sonuçları ile tahmin değerlerinin karşılaştırılmasında en iyi sonuç YSA modeliyle elde edilmiştir.

DelmeKesme kuvvetiKesme sıcaklığı+4
Ramazan Çakıroğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ticari plastiklerde (polietilen, polipropilen, polistiren) enjeksiyon parametrelerinin artık gerilmelere etkisinin araştırılması

Plastik enjeksiyon kalıplama polimer ergiyiğin kalıp boşluğuna enjekte edildiği ve burada katılaşarak plastik ürün haline geldiği bir süreçtir. Plastik enjeksiyon kalıplamada, kalıplama şartları, kalıplanmış parçalardaki kalıntı gerilmeler üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu çalışmada, kalıplanmış ticari plastik parçalardaki kalıntı gerilmeler ve eğrilik yarıçaplarına (çarpılma) kalıplama şartlarının etkileri araştırılmıştır. Yapılan deneysel çalışmada, altı faktör ve her bir faktör için üç seviye belirlenmiştir. Bu faktörler, enjeksiyon basıncı, enjeksiyon sıcaklığı, kalıp sıcaklığı, ütüleme basıncı, ütüleme süresi ve soğutma süresidir. Deney sayısının azaltılması için Taguchi deney tasarımı uygulanmıştır. Düz dikdörtgen parçalar yüksek yoğunluklu polietilen (YYPE), polipropilen (PP) ve polistiren (PS) malzemeler kullanılarak kalıplanmıştır. Kalıntı gerilmelerin ölçülmesi için katman kaldırma tekniği uygulanmıştır. Katman kaldırma işleminden sonra gerçekleşen deformasyonlar, bir ışık mikroskobu yazılımı ile fotoğraf üzerinden ölçü alma esasına dayanarak geliştirilmiş bir ölçüm sistemi ile ölçülmüştür. Sonuçlar, enjeksiyonla kalıplanmış plastik parçalardaki çarpılma ve kalıntı gerilmelerin, kalıplama faktörleri ve şartları ile değiştiğini göstermiştir. Ayrıca kalıplanan malzemenin türü ve özelliklerinin de çarpılma ve kalıntı gerilme üzerinde etkili olduğu görülmüştür.

Enjeksiyon kalıplamaKalıntı gerilmeleriKatman kaldırma+2
Şükran Katmer
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Teğetsel tornalama-frezeleme yönteminde işleme parametrelerinin teorik ve deneysel olarak araştırılması

Genellikle endüstrinin birçok alanında, tornalama işlemine tabi tutulan silindirik iş parçaları, yüzey kalitesinin arttırılması ve ölçü tamlığına getirilmesi için taşlama işlemlerine tabi tutulmaktadır. Dolayısı ile üretim yavaşlamakta ve maliyet artmaktadır. Bu olumsuzlukları gidermek amacı ile son zamanlarda tornalama-frezeleme yöntemi üzerinde yapılan çalışmalar hız kazanmıştır. Literatürde kullanılan tornalama-frezeleme yöntemlerinden farklı olarak; bu çalışmada, adı teğetsel tornalama-frezeleme olarak belirlenen yeni bir imalat yöntemi geliştirildi.Teğetsel tornalama-frezeleme yönteminin tornalama ve frezeleme yöntemlerinin bir kombinasyonu olmasından dolayı kesme parametreleri de artmaktadır. Tam faktöryel deney tasarım yöntemi ile teğetsel tornalama-frezeleme yönteminin kesme parametrelerinin incelenmesi hem çok zaman gerektireceğinden, hem de deneysel çalışmalardaki maliyeti arttıracağından deneysel tasarım yöntemi olarak Taguchi deneysel tasarım yöntemi kullanıldı.Deneysel çalışmalar endüstrinin birçok alanında kullanılan ve üç farklı talaş şekli veren Ç1040 çelik, AISI 304 paslanmaz çelik ve pirinç (Ms 58 ) malzemeler seçilerek yürütüldü. Yapılan deneysel çalışmalar sonucunda işlenen parçaların yüzey pürüzlülükleri ölçüldü. Elde edilen yüzey pürüzlülüğü değerlerine bağlı olarak yüzey pürüzlülüğü için bir matematiksel model oluşturuldu. Sonuçlar varyans ve artık analiz yöntemleri ile analiz edildi. Kesmenin geometrik modellemesi belirlenerek kesme gücü bulundu.Sonuç olarak; yeni bir imalat yöntemi olan teğetsel tornalama-frezeleme yönteminin taşlama kalitesinde bir yüzey verdiği tespit edildi.

Taguchi yöntemiVaryans analizi
Çetin Özay
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Delik işlemede takımlama sisteminin delik kalitesi üzerine etkilerinin deneysel olarak araştırılması

Bu çalışma; delik işleme operasyonlarında takımlama sisteminin, kesme parametreleri ile birlikte delik kalitesini nasıl etkilediğini deneysel tasarım yöntemi kullanarak belirlemeyi içermektedir. Takımlama sistemi, kesici uç geometrisi, takım malzemesi ve takım bağlama boyunu içermektedir. Delik kalitesi; delik yüzey pürüzlülüğü, dairesellikten sapma ve düzlemselliği kapsamaktadır. Deneylerin gerçekleştirilmesinde en az zaman ve maliyet ile en optimum sonuçları elde etmek için Taguchi deney tasarım metodu ile elde edilen deney kombinasyonları kullanılmıştır. Deney sonuçları, mevcut katalog verileri ile anlamlı bir ilişki ve paralellik göstermiştir. Diğer taraftan, deney kombinasyonu şartlarının uygulanabilirliği, verimliliği ve güvenilirliği test edilmiştir. Deneyler, imalat endüstrisinde oldukça sık kullanıma sahip AISI 1040 malzemeden ? 60 x 60 mm ebatlarında boydan boya 36 mm çapında delinerek hazırlanan 27 adet deney numunesi ile yapılmıştır. Deney tasarımında, her biri 3 düzeyli 5 adet etken için en uygun dikey dizim olan Taguchi'nin standart L27 dikey dizimi (orthogonal array) kullanılmıştır. Deney etkenleri; kesme hızı (Vc , m/dak), ilerleme miktarı (f , mm/dev), kesme derinliği (ap , mm), takım tutucu malzemesi (Tt) ve takım bağlama boyu-takım gövde çapı oranı (L/d oranı, mm) olarak seçilmiştir. Deney verileri, Minitab istatistiksel analiz programı ile analiz edilmiştir. Sonuçlar, Minitab programı yardımıyla 3 boyutlu grafiklere dönüştürülmüş ve yorumlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; yüzey pürüzlülüğü üzerinde en fazla ilerleme miktarının (f), daha sonra takım malzemesinin etki ettiği tespit edilmiştir. Dairesellikten sapma için; en fazla ilerleme miktarının (f), ikinci olarak kesme derinliğinin (ap) etki ettiği saptanmıştır. Titreşim genliğini en fazla kesme hızının (Vc) etkilediği, delik düzlemselliğini ise en çok kesme derinliğinin (ap) etkilediği görülmüştür.

Taguchi yöntemiÜç boyutlu analiz
Yılmaz Küçük
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Atık malzemeler ile geopolimer harç üretimi

Günümüzde çevresel etkileri azaltmak ve sürdürülebilir yapı malzemeleri geliştirmek amacıyla atık malzemelerin yeniden kullanımı önemli bir araştırma alanı haline gelmiştir. Bu çalışmada bor atığı, silis dumanı ve uçucu külün çeşitli kombinasyonlarla geopolimer harç üretiminde kullanılabilirliği deneysel ve istatiksel olarak araştırılmıştır. Taguchi optimizasyonu yöntemiyle, atık malzemelerin etkin bir şekilde kullanılması ve geopolimer harçların dayanım, dayanıklılık ve termal özelliklerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Dört ana faktör (bor atığı, silis dumanı, sodyum konsantrasyonu, kürleme sıcaklığı ve kürleme süresi) beş farklı seviyede test edilmiştir ve toplamda 16 farklı harç karışımı elde edilmiştir. En iyi termal özelliklere sahip harç karışımlarında kullanılan kum miktarını azaltmak için ise %10 ile %100 arasında değişen miktarlarda ömrünü tamamlamış lastik kullanılarak dayanım ve termal özellikler araştırılmıştır. Toplamda 54 farklı harç karışımı incelenmiştir. Taguchi yöntemi, geopolimer harç teknolojisinin gelişimi için önemli bir yol haritası sunmaktadır. ANOVA ile yapılan değerlendirmeler, optimum parametrelerin belirlenmesinde önemli rol oynamıştır. Kürleme sıcaklığının, harcın mekanik dayanımını artırmada önemli bir rol oynadığı görülmüştür. Silis dumanı miktarının etkisi sınırlı kalırken, bor atığı miktarı harcın dayanımını ve ısıl iletkenliğini etkileyen kritik bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Ek olarak, asit, sülfat ve yüksek sıcaklık etkilerinin seçilen harçların mikro yapıları ile mineral bileşimleri üzerindeki etkileri tartışılmıştır.

GeopolimerlerTaguchi yöntemi
Asena Karslıoğlu Kaya
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Lazer kaynağı ile birleştirilen Ramor600 çeliğinin mekanik özelliklerinin incelenmesi

Sağlamlıkları ve sertlikleri ile balistik özellikler anlamında ön plana çıkan Ramor zırh çelikleri, silahlı saldırılar veya patlamalardan korunmak için dünya çapında tercih edilen çeliklerdir. Ramor zırh çeliklerinin; HBW sertlik dereceleri üzerinden numaralandırılan Ramor 500, Ramor 550 ve Ramor600 şeklinde farklı modelleri. Bu zırh çelikleri, patlama sonucu oluşan basınç ve yüksek hız sonucu oluşan darbeleri absorbe etmek amacıyla üretilmektedir. Bu tez çalışmasına konu olan Ramor 600, 3 ve 6 mm kalınlığında olabilen ve 600 HBW nominal sertlikte sunulan ekstra yüksek sertlikte bir balistik koruma çeliğidir. Patlamalara karşı dayanım, yüksek sertlik ve balistik değerlerinin, Ramor zırh çeliklerine; savunma sanayi, ağır sanayi, havacılık, uzay ve otomotiv endüstrilerinde ihtiyaç doğurmaktadır. Zırh çeliğinde kaynak yöntemi olarak lazer kaynağı seçilmiştir. Lazer kaynağının, yüksek ısı yoğunluğuna sahip olması ve oluşturduğu ışının odaklanma çapının küçük olması bu seçimin başlıca sebebi olarak gösterilebilir. Kaynak bölgesinin içyapısının değişimi oldukça dar bölgede olduğu gözlenmektedir. Bunun yansıra, ısının tesiri altındaki bölge (ITAB)'nin geniş olması neticesinde sert tane büyümesi ve metalürjik hasar bu kaynak yöntemiyle en aza inmektedir. Bu çalışmada; Ramor600 zırh çeliğini lazer kaynak yöntemi ile kaynak edip, kaynaklı bölgenin ve kaynaktan ötürü oluşan ısı tesiri altındaki bölge (ITAB) deki değişim ve kaynaklı bölgenin mekanik özellikleri, mikro sertlik, çekme, basma ve çentik testi gibi testlerin sonucunda tespit edilmeye çalışılacaktır. Ayrıca deneyin doğruluğunu test etmek, parametrelerin etki oranını belirlemek, zaman ve maliyetten gelecek araştırmalar için tasarruf etmek amacıyla test sonuçları Taguchi optimizasyon yöntemi ile değerlendirilmiştir. Çıkan sonuçlara göre çekme mukavemeti ve çentik darbe mukavemetinin varyasyon analizi tablosu oluşturulmuştur. Bu tablolarda etken parametrelerin yüzde etki değerleri verilmiştir.

Anova testiLazer kaynağıTaguchi yöntemi+1
Mehmet Nur Karaşin
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sır atığı ve farklı ergiticilerin yumuşak porselen massede kullanımının mekanik-görsel özelliklere etkisinin incelenmesi ve taguchı yöntemi kullanılarak optimizasyonu

Porselen sofra eşyalarını çekici kılan özelliklerin başında yüksek beyazlık ve yarı saydam olma özelliği gelmektedir. Bu çalışmada, porselen masse içerisinde sodyum feldispat, porselen sır atığı ve bor oksit içerikli frit, ergitici olarak kullanılmış ve bu ergiticilerin massenin mekanik ve görsel özelliklerine etkileri incelenmiştir. Ayrıca, pişirim sonrası numunelerin yarı saydamlık, pişmiş mukavemet, deformasyon ve mikro sertlik değerleri ölçülmüş ve taguchi yöntemi kullanılarak farklı ergitici içeriğine sahip reçetelerin optimum üretim şartları belirlenmiştir. Çalışmada, parametre olarak ergitici oranı (%3, %5, %7 ve %10), sinterleme sıcaklığı (1210, 1230, 1250 ve 1270°C), sinterleme süresi (5, 6, 7 ve 8 saat) ve çamur yoğunluğu (1670, 1700, 1730 ve 1760 g/L) seçilmiştir. Deneylerin tümünde tane boyutu 30 µm altı olarak sabit alınmıştır. Ayrıca yapılan denemeler sonucunda sır atığının porselen masselerde kullanılabileceği görülmüştür

ErgitmeGörsel özelliklerOptimizasyon+3
Hakan Bozcu
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Taguchi yöntemi kullanılarak hafif genleşmiş kil üretiminin optimizasyonu

Genleşmiş kil agrega üretiminde, hangi parametrelerin etkili olduğunu bilmek ve bu parametrelerin genleşme üzerinde ne kadar etkili olduğunu belirlemek önemlidir. Bu çalışmada, hafif genleşmiş kil bilyelerinin üretiminin optimum şartlarının Taguchi yöntemi ile belirlenmesi incelenmiş olup, performans değeri olarak genleşme oranı ve pişme kaybı, su emme oranı ve tane yoğunluğu dikkate alınmış ve analiz edilmiştir. Çalışmada, parametre olarak organik madde yüzdesi (0, 1, 2, 3 ve 4), ön ısıtma sıcaklığı (150, 200, 300, 400 ve 500℃), ön ısıtma süresi (1, 3, 5, 7 ve 9 dakika), sinterleme sıcaklığı (1050, 1100, 1150, 1175 ve 1200℃) ve sinterleme süresi (5, 7, 9, 11 ve 13 dakika) seçilmiş ve deneylerin tümünde tane boyutu 250 µm altı olarak sabit alınmıştır. Buna göre optimum şartlar, organik madde yüzdesi %3, ön ısıtma sıcaklığı 150℃, ön ısıtma süresi 1 dakika, sinterleme sıcaklığı 1200℃ ve sinterleme süresi 13 dakika olarak bulunmuştur. Bu şartlarda, tahmin edilen genleşme oranı %4,34 olup, yapılan deneylerde %4,32'lik bir değer, pişirme kaybı için ise tahmin edilen değer %30,30 olup, yapılan deneylerde %31,63'lük bir değer elde edilmiştir. Ayrıca parametrelerin çıktılar üzerindeki yüzde etkileri de hesaplanmıştır.

GenleşmeKilOptimizasyon+1
Yunus Uran
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

OpenFAST tabanlı simülasyonlarla rüzgar türbini konfigürasyonlarının aerodinamik ve yorulma dayanımı açısından optimizasyonu

Bu tez kapsamında, bir rüzgar çiftliği formasyonunda güç yoğunluğu ile türbin yerleşim konfigürasyonu ve sapma açısı arasındaki etkileşimi incelemek amacıyla Taguchi tabanlı bir optimizasyon modeli önerilmiştir. Rüzgar hızı, Türkiye'nin Bandırma bölgesinde 100 m yükseklikteki ortalama verilere dayanarak tek yönlü ve sabit kabul edilmiştir. Numerik analizlerde OpenFAST yazılımının rüzgar çiftliği modülü Fast.FARM kullanılarak tandem yerleşimli üç türbinden oluşan bir model oluşturulmuştur. Çalışmada, aşağı akış türbinleri arasındaki mesafe rotor çapı cinsinden 3D, 4D ve 5D olarak; her türbinin sapma açıları ise -20° ile 20° arasında 5°'lik artışlarla tanımlanmıştır. Bu parametrelerin kombinasyonuyla 81 farklı senaryodan oluşan bir deney tasarımı (DOE) kurgulanmıştır. En küçük kareler yöntemiyle analiz sonuçlarına bir matematiksel model uyarlanmış ve en uygun dizilim için 57,30 W/m² güç yoğunluğu elde edilmiştir. Üçüncü türbinin sapma açısının etkisi düşük olduğundan 0°'de sabitlenmesi önerilmiştir. Ayrıca, sapma açısının 10°'lik artışlarla değerlendirildiği yeni senaryolar oluşturulmuştur. Mesafe faktörünün alt ve üst sınırlarını belirlemek amacıyla iki ek deney tasarımı yapılmıştır. Bu tasarımlarda türbinler arası mesafe sırasıyla 3D–8D ve 1D–5D arasında olacak şekilde kurgulanmış ve her biri 25 senaryodan oluşmuştur. En yüksek güç üretimi 8D mesafede, birinci türbinin 20°, ikinci türbinin 10° sapma açısında 8,454 MW olarak elde edilmiştir. En yüksek güç yoğunluğu ise 1D mesafede, sapma açıları birinci ve ikinci türbin için sırasıyla 10° ve -20° iken 151,42 W/m² olarak hesaplanmıştır. Bu iki senaryo için türbin köklerinde oluşan yükler MLife yazılımı ile değerlendirilmiş, yorulma analizleri yapılmıştır. En kritik yorulma ömrü, birinci türbinde dönme düzlemine paralel yönde olup maksimum güç yoğunluğu senaryosu için 33,9 yıl, maksimum güç senaryosu için ise 38,4 yıl olarak hesaplanmıştır. Her iki durumda da 20 yıllık ömrü karşıladığı görülmektedir.

Rüzgar çiftliğiTaguchi yöntemiYorulma analizi
Oğuzhan Carus
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Modelling strategic and tactical planning problems in closed-loop supply chains under crisp and fuzzy environments

Nowadays, there has been a growing interest in recycling, remanufacturing and reusing in the scope of Reverse Logistics (RL) and Closed-Loop Supply Chain (CLSC) concepts due to environmental, economical issues and legal obligations. For this reason, companies should take into account utilized recovery option while preparing both strategic and tactical planning activities. On the other hand, there are lots of studies in literature related to the RL and CLSC network design problem which takes place in strategic planning level but a few of them handles the tactical planning processes. However, multi-objective RL and CLSC network design models are rarely discussed in the literature. For filling these gaps, three mathematical models; Model I, II and III are proposed. A multi-objective, multi-echelon and multi-product mixed integer linear programming Model I is developed for a lead/acid battery CLSC in fuzzy environment. An unhandled objective (maximize collection of spent batteries) is taken into account based on the well known maximal coverage problem. A holistic strategic planning Model II with two objectives; maximization of total CLSC profit and minimization of total environmental impact along the CLSC network is developed for a tire collection and recovery system considering multiple recovery options and time periods. A fuzzy mixed integer programming Model III is proposed for tactical planning in a CLSC related to a conceptual product with remanufacturing option. Since the real world CLSCs are surrounded with uncertainty, capacities, demands, return rates, acceptance ratios, available production/remanufacturing times, transportation upper bounds and objective function value are considered as fuzzy.

Taguchi methodRemanufacturing
Kemal Subulan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Eşit olmayan alanlı tesis yerleşiminde evrimsel algoritma yaklaşımı

Yerleşme problemleri departman, makine, cihaz veya bir elektrik devresinde parçaları bazı kriterlere ve kısıtlara bağlı olarak yerleştirme problemleridir. Tesis yerleşim planlaması NP-Zor bir problem olmasından dolayı çözümü en zor problemlerden birisidir. Genel olarak amacı belirli sayıda departmanın en ideal yerleşimini yapmaktır. Bunu yaparken çoğunlukla gerçek uygulamada departmanların alanının birbirine eşit olmadığı varsayılmaktadır. Bu tez kapsamında, tesis yerleşim problemi alanının en önemli ve en çok ele alınan konularından olan eşit olmayan alanlı tesis yerleşimi (EOATY) problemi ele alınacaktır. Bu problemde departmanlar arası akışların zamanla değişmediğini yani "statik" olduğu varsayılmaktadır. Öncelikle literatürde matematiksel model kullanılarak çözülen doğrusal ve doğrusal olmayan problemler incelenmiştir. Bu modellemelerin yüksek sayıdaki departman sayılarını çözme yeterliliği olmadığından dolayı sezgisel ve meta- sezgisel algoritmalar incelenmiştir. Bunun sonucunda yeni bir evrimsel algoritma geliştirilmiştir. Problem parametreleri Taguchi deney metodu kullanılarak seçilmiştir. Daha sonrasında geliştirilen evrimsel algoritma literatürde de sıklıkla kullanılan belirli problem setlerinde denenip algoritmanın güçlülüğü raporlanmıştır. Yapılan çalışma bu literatürde daha önce farklı açılardan ele alınmış problemi, bir bütünlük içinde ele alarak alternatif konfigürasyonlarda çözüm üretilmesini sağlamıştır. Evrimsel algoritma yaklaşımı kullanılarak, yatay ve dikey FBS (Flexible Bay Stucture) ve STS (Slicing Tree Structure) konfigürasyonları için tesis yerleşim planı bulunmuştur.

Evrimsel algoritmalarTaguchi yöntemiTesis yerleşim düzenlemesi
Ekin Gülüm
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tedarikçi seçiminde bulanık AHP ve Taguchi kayıp fonksiyonunun kullanımı: Bir otel işletmesinde uygulama

Otele zamanında, kaliteli ve uygun fiyatlı ürün sağlayacak tedarikçilerle çalışmak, maliyetleri doğrudan, müşteri memnuniyetini ise dolaylı olarak etkilemektedir. Bu nedenle tedarikçi seçimi otel işletmesinde stratejik kararlardan biri olduğu için birçok kriteri bir arada değerlendirerek hızlı ve etkin verilmesi gereken çok önemli bir karardır. Birden fazla kriterin bir arada bulunduğu bu tür problemleri, çok kriterli karar verme tekniklerinden faydalanarak çözmek mümkündür. Bu çalışmada karar verme süreç aşamalarının yöneticiler tarafından daha etkin takip edilebilmesi için tedarikçi seçimine yardımcı olacak bir karar destek aracı, otel işletmesinde kullanılan "Merlon" yazılımı içerisine entegre edilmiştir. Bu araç sayesinde yöneticiler her aşamanın takibi için gereksiz zaman kaybı yaşamamaktadır. Karar destek sistemi olarak kurgulanan yazılım, karar verici için gerekli bilgileri sistemden toplayarak, belirlenen kriterlerin önem derecelerini hesaplamaktadır. Bu hesaplanan ağırlıklara göre tedarikçiler değerlendirilmekte ve karar vericiye bir öneri tablosu sunulmaktadır. Çalışma kapsamında gıda ürün grubu örnek alınarak tüm hesaplama bu gruba göre yapılmıştır. Satın alma çalışanlarına uygulanan bulanık ölçekli anketlerden elde edilen değerler kullanılarak Bulanık Analitik Hiyerarşi Prosesi ile ağırlıklandırılmış, akabinde de bu ağırlıklar kullanılarak Taguchi fonksiyonu uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Çok Kriterli Karar Verme, AHP, BAHP, Taguchi Kayıp Fonksiyonu, Otel İşletmelerinde Tedarikçi Seçimi, Karar Destek Aracı, Satınalma Yönetimi

Analitik hiyerarşi süreciBulanık analitik hiyerarşi süreciKarar destek sistemleri+6
Zeynep Ünal
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir konfeksiyon işletmesinde üretim planlaması ve optimizasyonu

Ülkemizde konfeksiyon işletmelerinin birçoğu fason üretim gerçekleştirmektedir. Kendi moda ve markalarını yaratmadıkları için tamamen müşteriden gelen talebe uygun olarak kumaş tedariki gerçekleştirilmektedirler. Sipariş üzerine çalışma işletmeleri zaman baskısı altına aldığı için, çok fazla tedarikçi ile çalışma zorunluluğu doğmakta ve tedarikçiler arasında çoğu zaman seçim yapma şansının olmaması nedeniyle, kalite ve teslimat sorunları gibi bir dizi problemle karşılaşmaktadırlar.Bu çalışmada, sipariş üzerine üretim yaptıran bir konfeksiyon işletmesinde, sipariş olmaksızın belirli kumaş türlerinde sürekli üretim yaptırılmasına yönelik bir model önerilmiştir. Önerinin çalışma şekli simülasyon yöntemi ile test edilmiştir. Denemeler sonucunda önerilen sistemde kumaş tedarik süresinde istatistiksel olarak önemli bir düşüş sağlandığı, taşıma ve sipariş verme maliyetlerinde sağlanan azalma ile önerilen sistemin toplam maliyetinin mevcut çalışma sisteminin maliyetinden daha düşük olduğu görülmüştür.Tüm bu sonuçlar dikkate alındığında önerilen sistemin uygulanabilir olduğunun savunulabileceğine karar verilmiştir.

BenzetimHazır giyim sektörüStok yönetimi+1
Gülseren Karabay
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00

Related subjects