Yansıtıcı düşünme
Bu konu başlığı altında 81 tez
5. sınıf ingilizce dersinde allosterik öğrenme modelinin öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerine etkisi
5. sınıf İngilizce dersinde allosterik öğrenme modelinin, öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerine etkisini belirlemeye yönelik bu araştırmada, nicel ve nitel araştırma desenlerinin birlikte ele alındığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, yarı deneysel desenlerden öntest-sontest eşleştirilmiş kontrol gruplu desen; araştırmanın nitel boyutunda ise nicel bulguları daha anlaşılır kılmak amacıyla, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Siirt merkez Sancaklar Ortaokulu'nun 5/A ve 5/B sınıflarında öğrenim gören toplam 106 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunda deney grubunda bulunan 53 katılımcıdan 45 katılımcı " gönüllülük esasına" göre belirlenmiştir. Araştırmanın verilerine nicel boyutta, Demircioğlu (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği" ve Kızılkaya ve Aşkar (2009) tarafından geliştirilen "Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Ölçeği" kullanılarak nitel boyutta ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak ulaşılmıştır. Nicel verilerin istatistiksel analizinde bilgisayar paket programı ve dağılımın normal olduğu grupların ön test-son test puanlarını karşılaştırmak için bağımsız gruplarda t-testi; deney ve kontrol grubunun kendi içinde ön test-son test puanlarını karşılaştırmak üzere bağımlı gruplarda t-testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise, betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünden elde edilen bulgulara göre, 5.sınıf İngilizce Ders Programında var olan önerilerden hareketle işlenen dersin, kontrol grubunu oluşturan öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinin artmasında etkili olmadığı görülmüştür. Allosterik öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan deney grubunun ön test ve son test puanlarından elde edilen bulgulara göre, allosterik öğrenme modelinin öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinin artmasında etkili olduğu görülmüştür. Allosterik öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan deney ve allosterik öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulmayan kontrol grubunun son test puanlarından elde edilen bulgulara göre, allosterik öğrenme modeli uygulamasının, deney grubundaki öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinin artmasında etkili olduğu görülmüştür. Allosterik öğrenme modeli etkinliklerinin öğrenci merkezli etkinliklerden oluştuğu ve bu etkinliklerin dersi eğlenceli hale getirdiği ve önceki derslerin daha çok öğretmen merkezli olduğu ve anlatım yöntemi yapılarak anlatıldığı görülmüştür. Öğrencilerin, allosterik öğrenme modeli etkinliklerini seçerken, eğlenceli ve yapabilecekleri etkinlikler olmasına dikkat ettiği ve daha iyi ve kalıcı öğrenme sağladıkları; en sevdikleri etkinliklerin grup olarak drama, bireysel olarak video hazırlama ve öğrencilerin grupça çalışarak öğrenmeleri ile bu etkinlikleri yaparken eğlenmeleri ve günlük hayatla ilişkilendirmeleri bu etkinlikleri sevme nedenleri olarak görülmüştür. Öğrencilerin bilgilerin düzenlenmesinde ve kaynaklara ulaşma konusunda sorunlar yaşadıkları ve problemleri yakın çevrelerinden yardım alarak ve farklı kaynakları araştırarak çözdükleri görülmüştür.
Akran mentörlüğü temelli mesleki beceri eğitiminde tartışma destekli video dönütlerin etkililiği
Bu çalışmanın amacı mesleki beceri eğitiminde video dönüt uygulamasının atölye öğrencilerinin beceri edinme düzeyi, dönüt düzeltme düzeyi, motivasyon, öğrenmeye yönelik tutum ve yansıtıcı düşünme becerisine etkisinin incelenmesidir. Çalışma 2023-2024 eğitim öğretim yılında bir mesleki ve teknik anadolu lisesinin moda tasarım teknolojileri alanında öğrenim görmekte olan 94 örgün ve çırak öğrenciyle birlikte ilgili alan dersleri kapsamında 10 hafta boyunca yürütülmüştür. Karma araştırma yöntemi ile tasarlanan çalışmada iki farklı çalışma grubuna başvurulmuştur. Araştırmanın nicel boyutu yakınsayan paralel modelde ön test son test kontrol gruplu seçkisiz desende gerçekleştirilmiştir. Süreç boyunca öğrenciler atölye derslerinde yaptıkları uygulama faaliyetleri neticesinde video dönütler almışlardır. Ön test ve son test olarak Başarı Odaklı Motivasyon, Öğrenmeye Yönelik Tutum ve Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Becerisi ölçekleri uygulanmıştır. Her video dönütten sonra Dönüt Düzeltme Formu doldurulmuştur. Süreç sonunda ise nihai uygulama faaliyeti için Beceri Edinme Düzeyi Formu uygulanmıştır. Nicel uygulama sürecinin akabinde ise gönüllü öğrencilerle yapılan görüşmeler neticesinde video dönüt uygulaması hakkında görüşler toplanmıştır. Araştırmanın nicel bulgularına göre, video dönüt uygulamasının beceri edinme düzeyi ve dönüt düzeltme düzeyi üzerinde anlamlı etki gözlenmiş ancak diğer değişkenler düzeyinde bu farklılıkların birçoğunun anlamlı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada elde edilen nitel bulgular da nicel bulguları destekleyici şekilde ortaya çıkmıştır. Nitel bulgular video dönüt uygulamasının mesleki beceri performansını artırdığı, mesleki iletişimi güçlendirdiği, performans iyileştirmeyi sürdürülebilir hale getirdiğini göstermektedir.
Biyoloji eğitiminde basit deneylerin öğrenmeye etkisinin öğrenme günlükleriyle değerlendirilmesi
Bu araştırmada biyoloji eğitiminde kullanılan basit deneylerin öğrenme üzerine etkisi incelenmektedir. Araştırmada hücre zarından madde geçişleri konusu işlenmiş ve derste bu konuyla ilgili popüler bilim yayınlarından seçilen basit deneyler kullanılmıştır. Öğrenmenin etkili bir biçimde gerçekleşip gerçekleşmediğini görmek için yansıtıcı düşünme becerilerini incelemek iyi bir seçimdir. Bu nedenle veri toplama ve değerlendirme aracı olarak, öğrenilen bilgileri yansıtma imkânı sağlayan öğrenme günlükleri kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen çalışma grubu, Ankara'da bulunan bir Anadolu lisesinin 9. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırma yarı deneyseldir, kontrol gruplu son test yöntemi kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunda ders süresi üç haftadır. Deney grubunda konunun anlatımıyla birlikte basit deneyler yapılmış ve deneylerin uygulamasına öğrenciler de katılmıştır. Kontrol grubunda ders anlatımı yalnızca geleneksel öğretim yöntemiyle yapılmıştır. Her iki gruba da araştırmacı tarafından hazırlanan öğrenme günlükleri dağıtılmıştır. Öğrenme günlüklerinden elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılmış, MAXQDA 2020 programıyla içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Programda, belirlenen kodlarla öğrencilerin yanıtlarına uygun kod atamaları yapılmıştır. Araştırmanın sonunda basit deneylerle ders anlatımı yapılan deney grubunun doğru yanıtları kontrol grubundan fazla olduğu görülmektedir. Elde edilen bu sonuç, biyoloji eğitiminde basit deney kullanımının öğrenme üzerine etkisi olduğunu göstermektedir. Anahtar sözcükler: basit deney, popüler bilim yayınları, öğrenme günlükleri, yansıtıcı düşünme, hücre zarından madde geçişleri, biyoloji öğrenimi
Bütünleşik STEM eğitiminin akademik başarıya, problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerisine ve öğrenmede kalıcılığa etkisi
Bu araştırma, Bütünleşik STEM eğitiminin akademik başarıya, problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerisine ve kalıcılığa etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma modeli olarak ön test-son test ve kalıcılık testli kontrol gruplu yarı deneysel modelin kullanıldığı bu çalışma, 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında bir devlet okulunun 6. sınıfına devam eden 44 öğrenci ile "Kuvvet ve Hareket", "Işık ve Ses", "Madde ve Isı" ve "Elektriğin İletimi" ünitelerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grupları; yapılandırmacı yaklaşım uygulanan Kontrol Grubu, Bütünleşik STEM eğitimi uygulanan Deney Grubundan oluşmuştur. Bütünleşik STEM eğitiminin öğrencilerin akademik başarı, problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerisi ve kalıcılığa etkisini tespit etmek için Akademik Başarı Testi, Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Becerisi Ölçeği uygulanmıştır. Nicel verilerin analizi SPSS 24 paket programında normal dağılımlı veriler için t-Testi, normal dağılımlı olmayan veriler için Mann Whitney U testi uygulanarak yapılmıştır. Sonuç olarak, Bütünleşik STEM eğitiminin başarıyı ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerisini yapılandırmacı yaklaşıma göre anlamlı düzeyde artırmadığı belirlenmiştir. Ayrıca kalıcılığa da etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Bütünleşik STEM eğitiminin anlamlı düzeyde olmasa da akademik başarıya olumlu yönde katkı sağladığı ortaya çıkmıştır.
Yansıtıcı düşünme, iş becerikliliği, duygusal zeka ve iş performansı arasındaki ilişkiler: Eğitim sektöründe bir araştırma
Bu doktora tezinde, Yansıtıcı Düşünme Eğilimi, Duygusal Zekâ, İş Becerikliliği ve Çalışan Performansı kavramları arasındaki ilişki incelenmiştir. Özellikle bu ampirik çalışma, Yansıtıcı Düşünme Eğiliminin İş Becerikliliğine olan etkisinde Duygusal Zekanın aracılık etkisini ve Yansıtıcı Düşünmenin Çalışan Performansına olan etkisinde Duygusal Zekanın ve İş Becerikliliğinin aracılık etkisini bulmayı amaçlamıştır. Eğitim sektöründe gerçekleştirilmiş olan araştırmanın verileri, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde okul öncesi, ilk ve orta öğretim düzeyinde eğitim veren okullarda görev yapan 468 öğretmen ile çevrimiçi ortamda paylaşılmış olan anket kullanılarak toplanmıştır. Anket, Kişisel Bilgi Formu, Yanstıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği (YANDE), Wong ve Law'un Duygusal Zekâ Ölçeği (WLEIS), Slemp ve Vella Brodrick'in İş Becerikliliği Ölçeği ve Sigler ve Pearson'ın Çalışan Performansı Ölçeği'ni içermektedir. Araştırmada SPSS 21 istatistiki paket programıyla betimleyici istatistikler ve keşfedici faktör analizleri yapılmıştır. Sonrasında SmartPLS 3.2.9 Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) paket programı kullanılarak modelin doğrulayıcı faktör analizi, yapısal geçerlilik testleri, değişkenler arasındaki ilişkiler, tüm değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkileri ve modelin açıklayıcılığı incelenmiş ve ara değişken analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, Yansıtıcı Düşünme Eğiliminin İş Becerikliliği değişkeni üzerindeki etkisinde Duygusal Zekanın kısmi aracılık etkisi olduğu görülmüştür. Ayrıca, Yansıtıcı Düşünme Eğiliminin, Çalışan Performansı değişkeni üzerindeki etkisinde ise Duygusal Zekanın ve İş Becerikliliğinin aracı rolü olduğu sonucuna varılmıştır.
Genç yetişkin bireylerde öfke biçimleri ile toplumsal cinsiyetçi roller arasındaki ilişkide psikolojik belirtiler, yansıtıcı işleyiş, bilişsel çarpıtmalar
Bu araştırmanın deseni, Genç Yetişkin Bireylerde Öfke Biçimleri ile Toplumsal Cinsiyetçi Roller arasındaki İlişkide Psikolojik Belirtiler, Yansıtıcı işleyiş, Bilişsel Çarpıtmalar ve Negatif Pozitif Duygular arasındaki ilişkiyi incelemek ve yordayanları belirlemek amacıyla oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklemini İstanbul Haliç Üniversitesi Yüksek Lisansı olmak üzere, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Psikoloji Lisansı, İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi Pedagojik Formasyonda eğitim gören 137 kadın ve 52 erkek toplam 189 katılımcı oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Sürekli Öfke Öfke Tarz Ölçeği, Tolumsal Cinsiyetçi Roller Tutum Ölçeği, Kısa Semptom Envanteri, Pozitif Negatif Duygular Tutum Ölçeği, Düşünce Özellikleri Ölçeği, Yansıtıcı İşleyiş Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcılara ilişkin kişisel ve sosyodemografik bilgiler araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" aracılığıyla toplanmıştır. Gerçekleştirilen araştırmada verilerin analizleri SPSS 23 paket programıyla yapılmıştır. Çalışmanın tüm değişkenleri arasındaki ilişkileri değerlendirmek amacıyla uygulanan korelasyon analizinin ardından, öfke ve öfke ifade tarzlarının diğer değişkenleri yordama gücünün incelenmesi amacıyla regresyon analizleri yürütülmüştür. Toplumsal Cinsiyet Rollerinin Öfke İfade Biçimlerine yönelik regresyon analizinde Eşitlikçi Cinsiyet Rolünün Öfke Kontrolü en iyi yordayan cinsiyet rolü değişkeni olduğu, Erkek Cinsiyet Rolünün Öfke Dıştayı en iyi yordayan cinsiyet rolü değişkeni olduğu bulunmuştur. Psikolojik semptomlardan hangisinin öfke ifade biçimlerine etkisinin olup olmadığını öğrenmek adına yapılan regresyon analizinde Hostilite Toplam Puanı Öfke İfade Biçimlerinden Sürekli Öfke, Öfke İçte, Öfke Dışta ve Öfke Kontrolünü anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Hostilite arttıkça Sürekli Öfke, Öfke İçte, Öfke Dışta artarken, Öfke Kontrol azalmaktadır. Bunun yanında diğer regresyon analizi sonuçlarında sosyal içerikli düşünce hatalarının sürekli Öfke'yi anlamlı bir şekilde yordadığı bulunmuştur. Sosyal içerikli Düşünce Hataları arttıkça Sürekli Öfke artmaktadır. Öfke kontrol ile yansıtıcı işleyiş kesinlik alt ölçeği arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Yansıtıcı işleyiş kesinlik arttıkça öfke kontrol de artmaktadır. Olumsuz benlik öfke kontrolünü anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Son olarak kişinin eğitim düzeyi, anne eğitim düzeyi ve cinsiyetçi ifadelere maruz kalma durumu ile öfke kontrol arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Öfke ve Öfke İfade Biçimleri, Toplumsal cinsiyet roller, Psikolojik belirtiler, Yansıtcı işleyiş, Bilişsel Çarpıtmalar
İlköğretim öğrencilerin problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ve sosyal bilgiler dersi akademik başarıları
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim öğrencilerinin problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ile sosyal bilgiler dersinden elde ettikleri akademik başarı puanları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi tarama modellerinden tekil tarama kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Afyonkarahisar ili merkezindeki ortaokullarında öğrenim görmekte olan ilköğretim öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemini Afyonkarahisar ilindeki 5 ayrı ortaokulda 2016-2017 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 7. sınıf öğrencisi 156 kız, 149 erkek toplam 305 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin problem çözmeye dayalı yansıtıcı düşünme becerileri, sosyal bilgiler dersindeki akademik başarıları ile bazı değişkenlere göre incelenmiştir. Değişkenler; cinsiyet, kardeş sayısı, yetişme yeri, kitap okuma alışkanlığı, anne-baba mesleği, ailenin sosyo-ekonomik durumu ve anne-baba eğitim durumudur. Veri toplama aracı olarak, Kızılkaya ve Aşkar (2009) tarafından geliştirilen "Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Ölçeği" kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasındaki verilerin incelenmesinde t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasındaki verilerin analizinde ise tek yönlü (one way) Anova testi kullanılmıştır. Öğrencilerin cinsiyet, kitap okuma alışkanlığı ve karne notlarına göre anlamlı fark bulunurken diğer değişkenlerde anlamlı bir fark bulunamamıştır.
Hayat bilgisi dersinde okul dışı öğrenme etkinliklerinin öğrencilerin yansıtıcı düşünme becerisi ve tutumları üzerindeki rolü
Bu araştırmada ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin okul dışı öğrenme ortamları aracılığıyla yansıtıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesi ve hayat bilgisi dersine karşı tutumlarının tespiti hedeflenmiştir. Araştırma karma yöntem araştırmalarından iç içe karma model ile desenlenmiştir. Araştırmanın nicel boyutu zayıf deneysel desen ile desenlenirken nitel boyutunda durum çalışması kullanılmıştır. Araştırma veri toplama araçlarının geliştirilmesi ve deneysel müdahale aşamasının uygulanması olarak iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubu belirlenirken örnekleme yöntemi olarak maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Bu araştırma İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesinde bir devlet okulunun 15 erkek, 13 kızdan oluşan toplamda 28 ilkokul 3. sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri araştırmacının geliştirdiği yansıtıcı düşünme becerisi ölçeği (YADÜÇ) ile Zayimoğlu-Öztürk ve Coşkun'un geliştirdiği (2015) hayat bilgisi dersine yönelik tutum ölçeği (HBTÖ) kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri ise odak grup görüşmesi, öğrenci yansıtıcı günlükleri, araştırmacı günlüğü ve KWL-A çalışma formu ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS paket programı aracılığıyla deney ve kontrol grupları "Mann Whitney U testi" ile karşılaştırılmıştır. "Wilcoxon Testi" ile deney ve kontrol grubunun kendi içindeki ön test ve son test farklılıkları incelenmiştir. Nitel verilerin analizinde ise Maxquda 24.6 programı kullanılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda ilkokul öğrencilerinin beş adımdan oluşan "alışkanlık, anlama, bilişsel yansıtma, bilişsel olmayan yansıtma ve kritik yansıtma" boyutlarıyla yansıtıcı düşünme becerilerinin nasıl geliştiğine dair çerçeve belirlenmiştir. Öğrencilerin okul dışı öğrenme ortamları aracılığıyla yansıtıcı düşünme becerileri ve hayat bilgisi dersine yönelik tutumlarının geliştiği görülmüştür.
E-portfolyo uygulamasının sınıf öğretmeni adaylarının öğretmen yeterliklerine, motivasyonlarına ve yansıtıcı düşüncelerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, e-portfolyo uygulamalarının öğretmen yeterlikleri arasında yer alan teknolojik yeterlik, ölçme ve değerlendirme yeterlik algısı, yansıtıcı düşünme ve öğrenme motivasyonuna etkisinin belirlenmesidir. Çalışma Ankara'da bir devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi'nin 3. sınıfında öğrenim gören sınıf öğretmeni adaylarıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda eğitimde ölçme- değerlendirme dersi öğretim programı e-portfolyo uygulanarak işlenmiş, kontrol grubunda ise e-portfolyo uygulaması kullanılmadan öğretim gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri Bilgi ve iletişim teknoloji ölçeği, Ölçme ve değerlendirme yeterlilik algı ölçeği, Öğrenme motivasyonu ölçeği, Yansıtıcı düşünme ölçeği, Performans görevleri ve İzleme etkinlikleri kullanılarak toplanmış ve nicel verilerin analizinde bağımsız gruplar için t-testi, karışık desenler için iki faktörlü ANOVA, Mann Whitney U-Testi ve ANCOVA testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise deney grubundaki sınıf öğretmeni adaylarına görüşme tekniği yoluyla yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanarak toplanmış ve nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, e-portfolyo uygulamalarının sınıf öğretmeni adaylarının, teknoloji yeterlik, ölçme ve değerlendirme yeterlik algısı, yansıtıcı düşünme, öğrenme motivasyonunu, performans görevleri ve izleme etkinlikleri üzerinde olumlu yönde etkisi olduğunu göstermiştir. Araştırma sonucunda, e-portfolyo uygulamasının sınıf öğretmenliği lisans programında kullanılmasının faydalı olacağı sonucuna varılmıştır.
Fen bilimleri dersinde çizgi roman kullanımının eleştirel düşünme ve yansıtıcı düşünme becerilerine etkisi
Bu çalışmada dördüncü sınıf fen bilimleri dersinde "Besinlerimiz" ve "Kuvvetin Etkileri" ünitelerinde çizgi roman kullanımının eleştirel ve yansıtıcı düşünme becerilerine etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın örneklemini, 2021- 2022 eğitim öğretim yılı Muş ili Malazgirt İlçesinde bulunan ilkokulda iki farklı dördüncü sınıf şubesinde öğrenim gören 30 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada 4/A sınıfında öğrenim gören 15 öğrenci deney grubunu, 4/B sınıfında öğrenim gören 15 öğrenci ise kontrol grubunu oluşturmaktadır. Deney grubunda dersler çizgi roman uygulaması ile işlenirken, kontrol grubunda ise dersler fen bilimleri dersi mevcut öğretim programında yer alan etkinlikler ile işlenmiştir. Araştırma yöntemi karma yöntem olarak belirlenmiştir. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak Eleştirel Düşünme Ölçeği ve Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Becerisi Ölçeği nicel veri toplama aracı olarak, yarı yapılandırılmış görüşme formları ise nitel veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri analiz edilirken SPSS istatistik programı kullanılmış, verilerin analizi bağımlı, bağımsız gruplar t testi ile aritmetik ortalama kullanılarak yapılmıştır. Nitel verilerin analizi ise betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel sonuçlarına bakıldığında; deney ve kontrol gruplarından elde dilen ön test ve son test verilerine göre Eleştirel Düşünme Ölçeği ve Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Becerisi Ölçeği puanları arasında deney grubu lehine anlamlı düzeyde farklılık bulunmuştur. Ulaşılan sonuçlar incelendiğinde fen bilimleri dersinde çizgi roman kullanılması, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin farklı becerilerine olumlu yönde etki etmiştir. Araştırmanın nitel sonuçlarına bakıldığında çizgi romanların öğrencilerde merak ve ilgi uyandırdığı, eleştirel düşünme, iletişim, tahmin ve problem çözme becerilerini geliştirdiği sonucuna varılmıştır. Öğrenciler ve sınıf öğretmeni ile yapılan görüşmelerde çizgi romanların; soyut kavramları somutlaştırdığı, bilgileri daha kalıcı hale getirerek günlük hayata aktarımını kolaylaştırdığı, çizgi romanların mizah içermesi nedeniyle derslerin daha eğlenceli hale geldiği, derslerde teknoloji kullanımına olumlu yönde katkı sağladığı ve diğer derslerde de kullanılması gerektiğini ifade etmişlerdir.
Sınıf öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme eğilimleri
Öğretmenlerin mesleki becerilerini geliştirebilmeleri, belirledikleri kariyer hedeflerine ulaşabilmeleri, çağın gerektirdiği bireyleri yetiştirebilmeleri için kendi öğretim metotlarını sürekli olarak sorgulamaları, öğretim süreçlerinde yaşadıkları olumlu ve olumsuz durumları belirleyerek öğretmenlik becerilerini bir adım ileriye taşımaları günümüzde artık bir zorunluluk olarak yerini almıştır. Bu noktada "yansıtma" ve "yansıtıcı düşünme" kavramları ortaya çıkmıştır. Araştırmada ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme eğilimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda karma yöntem kullanılmış olup, sınıf öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme eğilimlerinin cinsiyet, kıdem, öğrenim düzeyi ve sınıf mevcudu değişkenlerine göre farklılık yaratıp yaratmadığı belirlenmiştir. Araştırma karma desenli bir araştırma olduğundan, nicel çalışmayı desteklemek için nitel veriler de elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini İstanbul ili Anadolu Yakasında yer alan 14 ilçede 2021- 2022 Eğitim- Öğretim yılı içerisinde faaliyetini sürdürmekte olan 379 ilkokulda çalışan 12320 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi tabakalı örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Evrende yer alan okullar homojen alt gruplara ayrılmıştır. Belirlenen alt tabakalardan örneklemler seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmanın örneklemi, iki farklı tabakada toplam 40 ilkokulda çalışan 390 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgiler", Semerci (2007) tarafından geliştirilen "Öğretmen ve Öğretmen Adaylarına Yönelik Yansıtıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği (YANDE) ve araştırmacı tarafından oluşturulan "Metafor Belirleme Formu" kullanılmıştır. Araştırmada istatistiksel teknikler olarak non parametrik testler olan Kruskal Wallis ve Mann Whitney U fark testleri kullanılmıştır. Nitel veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, sınıf öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme eğilimlerinin yeterli düzeyde olduğu bulunmuştur. Bulgular incelendiğinde, öğretmenlerin en çok öğrencilerinin görüşlerine değer verme konusunda yansıtıcı düşünme eğilimi gösterdikleri anlaşılmıştır. Çalışmada öğretmenlerin YANDE ölçeğinden aldıkları puanların cinsiyet, kıdem, öğrenim düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık ortaya çıkarmadığı; yalnızca sınıf mevcudu değişkenine göre farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Buradan yola çıkarak, sınıf mevcudu az olan öğretmenlerin yansıtıcı düşünme eğilimi düzeylerinin, mevcudu kalabalık olan öğretmenlere göre daha fazla olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda; "yansıtıcı öğretmen" kavramı ile ilgili 236 geçerli metafor elde edilmiştir. Bazı metaforlar birden fazla ifade edildiği için 90 farklı metafor üretilmiştir. Bu metaforlar 16 farklı kategoride toplanmıştır. Öğretmenlerin en çok geliştirdikleri metaforlar ve kategorileri belirlenerek nicel bulgular ile ilişkilendirilerek tartışılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, alan yazın çerçevesinde sunulmuş ve öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yansıtıcı Düşünme, öğretmen, metafor
Dijital yeterlilikler bağlamında öğretmenlerin öğretim stilleri ve yansıtıcı düşünme düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin dijital yeterlilikleri bağlamında öğretim stili tercihleri ve yansıtıcı düşünme düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Nicel yöntemin kullanıldığı araştırma, İlişkisel Tarama Modeline göre yürütülmüştür. Araştırma evreni, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Çorum merkez ilçedeki ortaokul öğretmenlerinden oluşmaktadır. Örneklemin belirlenmesinde basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılmış olup 202 ölçek değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma verileri yaş, cinsiyet, branş ve hizmet yılını içeren Öğretmen Kişisel Bilgi Formu, Eğitimciler için Dijital Yeterlilik Ölçeği, Öğretim Stili Ölçeği ve Yansıtıcı Düşünme Ölçeğinden alınan yanıtlardan elde edilmiş ve SPSS 26.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Yaş, branş ve hizmet yılı değişkenleri ile ölçek puanlarının karşılaştırılmasında One Way ANOVA, cinsiyet ve ölçek puanlarının karşılaştırılmasında ise Bağımsız Örneklem T Testi kullanılmıştır. Öğretmenlerin dijital yeterlilik, öğretim stili ve yansıtıcı düşünme düzeyleri arasındaki ilişkinin saptanmasında Pearson Korelasyon analizine başvurulmuştur. Araştırma sonucunda dijital yeterlilik düzeyinin Bütünleştirici sınıfında, öğretim stillerinin Uzman ve Otorite stilinde yoğunlaştığı, yansıtıcı düşünme genel düzeyinin ise yüksek olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Dijital yeterlilik, öğretim stili ve yansıtıcı düşünme düzeyi bağlamında yaş, branş ve hizmet yılı değişkenlerine ilişkin anlamlı farklılıklar ortaya çıkmasına rağmen cinsiyet bazında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bununla birlikte, dijital yeterlilik düzeyi yüksek olan öğretmenlerin öğretim stili ve yansıtıcı düşünme düzeyleri arasında olumlu bir ilişki bulunduğu saptanmıştır.
Enhancing ELT pre-service teachers' reflective thinking skills: Going beyond descriptive writing
The study investigated the pre-service teachers' (PSTs) reflective writing experiences within a learning environment in which guidance was provided with explicit instruction, reflective tasks with critical friends, and constructive feedback. Within this learning context, the study aimed to explore (1) the nature of the incidents that PSTs mostly reflected on in their observation reports, (2) the development of the PSTs' criticality in time, and (3) their overall reflective writing experiences. In the study, a qualitative research paradigm was adopted, and the study was conducted with 26 ELT PSTs who were doing their practicum. The data were mainly gathered from the participants' observation reports and a semi-structured interview, and the documents collected from the participants in the workshop sessions were used as supplementary tools. The data were analyzed with an interpretive framework, and it was found that PSTs mostly reflected on the issues related to teachers' instructional practices, the conduct of the lesson, and the classroom management in their observation reports. Concerning PSTs' criticality, although they were inclined to reflect at superficial levels in their reports, they started to demonstrate some reflective features during the provision of guidance. In addition, it was revealed that PSTs found reflective writing productive, and they could overcome their challenges in reflective writing thanks to the guidance and their critical friends in time. In this sense, the study contributes to the literature by indicating that PSTs' reflective writing experiences and their reflective thinking skills could be enhanced in a learning environment that is designed with multifaceted guidance.
Zekâ oyunları dersinin öğrencilerin matematik problemi çözme tutumlarına ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerine etkisi
Bu araştırma, devlet okullarında okutulan seçmeli zekâ oyunları dersinin ortaokul 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin matematik problemi çözme tutumlarına ve matematik problemi çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desenle gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunu, Muğla ili, Milas ilçesinde bir devlet okulunda öğretim gören 34'ü deney grubunda, 34'ü ise kontrol grubunda yer alan toplam 64 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada deney ve kontrol grubu öğrencilerine araştırmacı tarafından 29 hafta boyunca haftada beş ders saati Millî Eğitim Bakanlığı eğitim programlarına uygun olarak matematik dersi okutulurken, deney grubu öğrencilerine matematik dersine ek olarak haftada iki ders saati boyunca seçmeli zekâ oyunları dersi okutulmuştur. Araştırmanın verileri, Çanakçı ve Özdemir (2011) tarafından geliştirilen "Matematik Problemi Çözme Tutum Ölçeği" ve Kızılkaya ve Aşkar (2009) tarafından geliştirilen "Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Becerisi Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Ölçekler, deney ve kontrol grubundaki öğrencilere, ön test ve son test şeklinde uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov-Smirnov testi ile tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin matematik problemi çözme tutumları ve matematik problemi çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ön test ve son test puan ortalamaları arasındaki farkı belirlemek için t testi kullanılmıştır. Araştırmada; deney ve kontrol grubu öğrencilerinin matematik problemi çözme tutumu ve matematik problemi çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinde anlamlı bir artış olduğu, bu artışın kontrol grubu öğrencilerine nazaran seçmeli zekâ oyunları dersi okutulan deney grubu öğrencilerinde daha fazla olduğu görülmüştür. Buna göre, seçmeli zekâ oyunları dersinin ortaokul öğrencilerinin matematik problemi çözme tutumlarını ve matematik problemi çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerini geliştirdiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Zekâ oyunları, matematik, problem çözme, öğrenci, öğretmen
Fen ve teknoloji dersinde tahmin et-gözle-açıkla yöntemi ile desteklenmiş yansıtıcı düşünmeye dayalı etkinlik uygulamalarının değerlendirilmesi
Bu ara?tırmada, Tahmin Et-Gözle-Açıkla Yöntemi ?le Desteklenmi? Yansıtıcı Dü?ünmeye Dayalı Uygulamaların Milli Eğitim Bakanlığı tarafından önerilen etkinliklere göre 7. sınıf Fen ve Teknoloji dersinin ?Maddenin Yapısı ve Özellikleri ? ünitesinde çe?itli öğrenme ürünlerine etkisi incelenmi?tir. Ara?tırmada kontrol gruplu öntest-sontest deseni kullanılmı?tır. Ara?tırmanın çalı?ma grubunu, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili Bağlar ilçesinde bulunan Beyaz Tebe?ir ?lköğretim Okulu 7/A ve 7/B sınıflarına devam eden öğrenciler olu?turmaktadır. Yansız atama ile 7/A sınıfı Deney, 7/B sınıfı ise Kontrol grubu olarak atanmı?tır. Ara?tırma sekiz hafta sürmü?, deney grubunda Tahmin Et-Gözle-Açıkla Yöntemi ?le Desteklenmi? Yansıtıcı Dü?ünmeye Dayalı Uygulamaların (TGA formu, öğrenme yazıları, anla?malı öğrenme, amaçlı grup tartı?maları, kendine soru sorma, kendini değerlendirme), kontrol grubunda ise Milli Eğitim Bakanlığı tarafından önerilen etkinlikler uygulanmı?tır. Dersler her iki grupta da uygulama öğretmeni tarafından yürütülmü?tür. Ara?tırmada veri toplama aracı olarak; Ba?arı Testi, Madde ve Deği?im Öğrenme Alanına Yönelik Tutum Ölçeği, Bilimsel Süreç Becerileri Testi ve Akademik Risk Alma Ölçeği kullanılmı?tır. Ba?arı testi ve Madde ve Deği?im Öğrenme Alanına Yönelik Tutum Ölçeği ara?tırmacı tarafından geli?tirilmi?tir. Bilimsel süreç becerileri testi Enger & Yager (1998) tarafından geli?tirilmi? ve Koray, Köksal, Özdemir ve Presley (2007) tarafından Türkçeye uyarlanmı?tır. Akademik risk alma ölçeği ise viClifford (1991) tarafından geli?tirilmi? ve Korkmaz (2002) tarafından Türkçeye uyarlanmı?tır. Ara?tırmadan elde edilen verilerin analizinde ili?kili örneklem t- testi,ili?kisiz örneklem t-testi ve kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmı?tır. Yapılan istatistiksel analizlerde anlamlı farkın bulunduğu durumlarda ortaya çıkan farkın büyüklüğü etki değeri ile incelenmi?tir. Ara?tırma sonucunda, 7. sınıf Fen ve Teknoloji dersinin ?Maddenin Yapısı ve Özellikleri ? ünitesinde Tahmin Et?Gözle?Açıkla (TGA) Yöntemi ?le Desteklenmi? Yansıtıcı Dü?ünmeye Dayalı Etkinliklerin uygulandığı deney grubu ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından önerilen etkinliklerin uygulandığı kontrol grubukar?ıla?tırıldığında; a) ba?arı puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardırb) kalıcılık puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardır c) Madde ve Deği?im öğrenme alanına yönelik tutumları arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardır.c) bilimsel süreç becerileri arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardırd) akademik risk alma davranı?ları arasında deney grubu lehine anlamlı fark vardır ?eklindeki tüm denenceler kabul edilmi?tir. Elde edilen bulgular ilgili literatür ı?ığında tartı?ılmı?tır. Anahtar Sözcükler: TGA Yöntemi, Yansıtıcı Dü?ünme, Fen Öğretimi, Etkinlik Değerlendirme.
Öğretmenlerin yansıtıcı düşünme eğilimleri ile öğretmen liderliği davranışları arasındaki ilişki
Öğretmenlerin Yansıtıcı Düşünme Eğilimleri ile Öğretmen Liderliği Davranışları Arasındaki İlişki Bu araştırmada öğretmenlerin yansıtıcı düşünme eğilimleri ile öğretmen liderliği davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırma tarama yöntemi ile tasarlanmıştır. Bu araştırmanın evreni, Bursa ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapmakta olan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini Bursa ilinde ilkokul ortaokul ve liselerde görev yapmakta olan ve basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 388 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Öğretmen Liderliği Ölçeği ve Yansıtıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği (YANDE) kullanılmıştır. Veriler analiz edilirken Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre öğretmenlerin öğretmen liderliği davranışları ile yansıtıcı düşünme eğilimleri arasında olumlu yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin öğretmen liderliği puanları ve yansıtıcı düşünme eğilim puanlarının görev yaptıkları okullara göre anlamlı farklılıklar gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. İlkokullardaki öğretmenlerin öğretmen liderliğinin ve yansıtıcı düşünme eğilimlerinin diğer okullardaki öğretmenlere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Eğitim düzeyi lisans olan öğretmenlerin öğretmen liderliği puanlarının lisansüstü eğitim alan öğretmenlere göre anlamlı bir şekilde farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Öğretmen, öğretmen liderliği, yansıtıcı düşünme
Possible effects of employing video recording as a self-monitoring tool on pre-service EFL teachers' reflectivity and teaching knowledge
The overall aim of the research study is to explore the potential effects of training and implementing video recording and analysis on pre-service teachers' professional development as a self-monitoring tool in an ELT pre-service teacher education context in Turkey. More specifically, the study seeks to observe any promising changes in pre-service EFL teachers' reflectivity levels and their competencies in terms of their knowledge regarding lesson planning, selection and make use of language teaching resources, teachers' language use in the classroom and classroom management. In this sense, a convergent parallel design in which the effect of this activity was assessed with a control group was employed to address the purpose of this study. Therefore, both quantitative and qualitative data were gathered concurrently, and the results were collated to provide a stronger baseline. The study was conducted in an ELT department at a state university located in the northwest of Turkey with thirty senior pre-service EFL teachers who were selected by the random sampling strategy. Fifteen of them were assigned to the study group and the other fifteen were allocated to the control group. Having been trained about the usage of video recording and analysis as a self-monitoring tool for a semester, participants in the study group employed this activity in their teaching practice course while the control group followed the routine requirements of the teaching practice course. Data collection was performed in the following academic semester employing quantitative and qualitative research instruments. For collection of quantitative data, The Profile of The Reflective Thinking Attributes Instrument developed by Taggart and Wilson (1998) and The Teaching Knowledge Test (Cambridge ESOL) were employed as a pre-test and post-test design to both groups. Video recordings of school lessons, video-stimulated recall sessions, and written reflections based on those sessions were employed to gather the qualitative data from participants in the study group. Analysis of the quantitative data was made using IBM SPSS Statistics 21 programme and the qualitative data were analysed by the software MAXQDA 12. Results regarding a shift in the reflectivity levels indicated that the participants in the study group enhanced their reflectivity level more than the control group. Overall qualitative findings of the study supported the quantitative findings as there was a hierarchical improvement in pre-service EFL teachers' reflectivity level throughout the study. The study concluded that majority of the participants reached the highest level of reflectivity due to the implementation of video based self-monitoring activity. In addition, individual analysis of qualitative data revealed that some of the participants exploited more from the procedure to improve their reflectivity level. Results regarding teacher knowledge growth as a consequence of self-monitoring usage divulged that video recording and analysis as a self-monitoring tool is a highly effective activity for enhancing teachers' knowledge growth, particularly about planning and preparing a lesson, its flow, selecting and utilising language teaching resources and materials, teachers' language use in the classroom and managing the teaching learning process. In other words, the use of video as a self-monitoring tool can be considered as a powerful instrument to support the professional development of pre-service teachers. The study provides several implications for teacher educators, university supervisors and particularly for teacher education programmes whose aim is to prepare pre-service teachers for the real teaching profession by training them using professional development tools.
The relationship between math achievement motivation and reflective thinking skills towards problem solving of the 8th grade students
The purpose of this study is to examine the relationship between the 8th grade students' math achievement motivation and their reflective thinking skills towards problem solving.The research was conducted across 2 private and 2 public primary schools and on 461 students in those schools. The data were gathered by the "Achievement Motivation Scale" developed by Umay (2002,a) and the "Reflective Thinking Skill Towards Problem Solving Scale" developed by Aşkar and Kızılkaya (2009). In this study was used quantitative research methods. Arithmetic Mean, Standard Deviation, Frequency, Percentage, and the test of significance of the difference between the percentages were employed to analyze the data of the research.The research result show that the mean of the achievement motive score is (X=22,78; Sd=4,13). It was seen that students' achievement motivation scale scores mean is under the midpoint of the achievement motivation scale for mathematics. The mean of the reflective thinking skill scale towards problem solving scale scores is (X=33,84; Sd=11,70) in this research. It was seen that students' reflective thinking skills towards problem solving scale scores mean is under the midpoint of it. In addition achievement motives scores positively and significantly correlated with the Reflective Thinking Skill Scale toward Problem Solving Scores, r=.63, n=461, p<.01.
Sınıf öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme eğilimleri ile sürekli kaygı düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmayla, sınıf öğretmenlerini yansıtıcı düşünme eğilimi ile sürekli kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin ortaya çıkması amaçlanmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç, Tartışma ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır.Tarama modelinin kullanıldığı araştırma, İstanbul ili Üsküdar ilçesinde resmi ve özel okullarda görev yapan 101 bayan 45 erkek öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada Yansıtıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği ile Sürekli Kaygı Düzeyi Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmada bağımsız grup t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova), Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis-H testi, Post Hoc LSD testi, Pearson Çarpım Moment korelasyon analizleri kullanılmış olup manidarlık 0.05 düzeyinde sınanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayarda SPSS for Windows ver: 15.0 yardımıyla istatistiksel teknikler kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır.Katılımcıların cinsiyet, yaş, branş, okul türü, kıdem, okul kıdemi, yayın takibi, mezuniyet özelliklerinin yansıtıcı düşünme ve sürekli kaygı düzeylerini ne şekilde etkilediği tespit edilmiştir.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, katılımcıların yansıtıcı düşünme eğilimleri alt boyutlarından en yüksek puanı ?sorgulayıcı ve etkileyici öğretim? alt boyutlarından alırken, en düşük puanı ise ?sürekli ve amaçlı düşünme? alt boyutundan aldıkları tespit edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre bayan öğretmenlerin erkek meslektaşlarına göre daha yüksek bir yansıtıcı düşünme eğilimi gösterdikleri belirlenirken, sınıf öğretmenlerinin de branş öğretmenlerine göre daha yüksek yansıtıcı düşünme eğiliminde olduğu görülmüştür.Ayrıca okul türü, kıdem, düzenli yayın takibinin de yansıtıcı düşünme eğilimi alt boyutlarının bazılarında anlamlı farklılık oluşturduğu bulunmuştur.Çalışmada kullanılan, öğretmenlere ait değişenlerin onların sürekli kaygı düzeyleri üzerinde etkili olmadığı görülmüştür.Araştırmanın yansıtıcı düşünme eğilimi ve sürekli kaygı arasındaki ilişki kısmında ise, sürekli kaygının, yansıtıcı düşünme eğiliminin ? Açık Fikirlilik?, ?Öğretim Sorumluluğu ve Bilimsellik?, ?Araştırmacılık? ve ?Öngörülü ve İçten Olma? alt boyutları ile anlamlı seviyede ters yönde ilişkili olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Yansıtıcı Düşünme, Sürekli Kaygı
İlköğretim I. Kademe öğretmenlerinin yansıtıcı düşünceye yönelik bakış açıları
Araştırmanın genel amacı, İlköğretim I. Kademe öğretmenlerinin yansıtıcı düşünce üzerine bakış açılarını belirlemektir. Betimsel nitelikteki bu çalışma öğretmenlerle yapılan görüşmeler ve ölçek olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır. Araştırmanın birinci aşamasında veri toplama aracı olarak görüşme tekniği kullanılmıştır. Bu aşamada Çanakkale il merkezinde bulunan 4 ilköğretim okulunda I. Kademede görev yapmakta olan 30 öğretmenle görüşülmüş ve görüşmelerden elde edilen veriler Grounded Teori yaklaşımı kullanılarak analiz edilmiştir. Bu analiz sonucunda elde edilen bulgulardan yola çıkılarak daha fazla örnekleme ulaşmak, araştırmanın geçerliğini ve güvenirliğini artırmak amacıyla ölçek hazırlanmıştır. Araştırmanın ikinci aşaması olan ölçek Çanakkale il merkezinde görev yapmakta olan 134 ilköğretim I. Kademe öğretmenine uygulanmıştır. Yapılan ölçek sonucunda elde edilen veriler SPSS paket program kullanılarak analiz edilmiştir. Ölçek yoluyla toplanan veriler; frekans ve yüzde hesaplamaları ile analiz edilmiştir. Öğretmenlerin görüşleri arasında; cinsiyet, eğitim durumu, meslekteki hizmet yılı, okutulan sınıf düzeyi değişkenlerine göre anlamlı bir fark olup olmadığı, istatistiksel testler ile sınanmıştır. Elde edilen bulgular, tablolar halinde sunularak yorumlanmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında elde edilen bulguların analizi sonucunda ?Öğretmenlerin Yansıtıcı Düşünce Üzerine Görüşleri? ve ?Öğretmenlerin ÖğrenmeÖğretme Sürecinde Yansıtıcı Düşüncenin Kullanılması Üzerine Bakış Açıları? olmak üzere iki kategori oluşmuştur. Görüşmelerden elde edilen veriler öğretmenlerin yansıtıcı düşünceyi kavram olarak bilmediklerini ancak, eleştirel düşünce ve problem çözme boyutlarıyla farkında olmadan da olsa kullandıklarını göstermektedir. Bu durum, öğretmenlerin yansıtıcı düşünceyi bilinçsiz olarak kullandıklarını göstermektedir. Buradan hareketle, öğretmenlerin profesyonel gelişimlerini sağlayabilmeleri ve yansıtıcı düşünceyi öğrenme-öğretme sürecinde etkili ve sistemli bir şekilde kullanabilmeleri için bu alanda hizmet içi ve hizmet öncesi eğitime ihtiyaç duyulmaktadır. Öğretmen görüşmelerinin geçerliğini ve güvenirliğini artırmak amacıyla hazırlanan ölçek sonucunda elde edilen bulgularla görüşmelerden elde edilen bulguların birbirini desteklediği görülmektedir. Bununla beraber, İlköğretim I. Kademe öğretmenlerinin öğrenme-öğretme sürecinde yansıtıcı düşünceyi uygulamaları hakkındaki görüşleri arasında cinsiyet, eğitim durumu ve görev yaptığı sınıf düzeyi değişkenlerine göre farklılık bulunmazken, meslekteki hizmet yılı değişkenine göre anlamlı farklılık bulunmuştur.
Okul öncesi öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulamalarına yönelik öz değerlendirme ve yansıtıcı düşünme becerilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; okul öncesi öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulamalarına yönelik öz-değerlendirme ve yansıtıcı düşünme becerilerini derinlemesine incelemektir. Durum çalışması deseni kullanılarak yapılan araştırmanın katılımcılarını, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının güz döneminde Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı'na devam eden dördüncü sınıf sekiz öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının öz-değerlendirme formları, akran değerlendirme formları, yarı-yapılandırılmış görüşmeler, gözlem görüşmeleri ve uyarılmış hatırlamalar araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmanın verileri "Öğretmenlik Uygulaması 1" dersi kapsamında 12 haftalık bir süreçte elde edilmiştir. Araştırmanın amacına uygun olarak öğretmen adaylarından edilen 80 öz-değerlendirme formu, 80 akran değerlendirme formu, 32 gözlem görüşmesiyle birlikte öğretmen adaylarının uygulama videoları üzerine yapılan 16 uyarılmış hatırlama görüşmelerinin transkriptleri nitel veri analiz yöntemlerinden İçerik Analizi ve Betimsel Analiz Yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. Birinci araştırma sorusuna ait verilerin incelenmesinde betimsel analiz yöntemi kullanılırken, ikinci araştırma sorusuna ait verilerin incelenmesinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular göre; öğretmen adaylarının teknik seviye, bağlamsal seviye ve diyalektik seviye olmak üzere üç farklı yansıtıcı düşünme seviyesinde yansıtmalar yaptıkları belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulaması süreci boyunca; başlangıçta, bağlamsal seviyede yansıtmalar yaptıkları, daha sonra ise beş öğretmen adayının yansıtıcı düşünme becerilerini geliştirdikleri ve süreç sonunda diyalektik seviyede yansıtmalar yapmaya başladıkları görülmüştür. Bu araştırmanın sonucunda; öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulamalarından edindikleri tecrübeler, aldıkları geri dönütler, öz-değerlendirme, akran değerlendirme ve video kayıtlarının ise öğretmen adaylarının yansıtıcı düşünme becerilerini olumlu yönde etkilediği saptanmıştır. Ancak, iki öğretmen adayının Çocuk Gelişimi Ön Lisans Programını tamamlayıp Okul Öncesi Eğitimi Ana Bilim Dalına dikey geçiş yaparak eğitim-öğretimlerine devam ediyor olmalarının birinci sınıftan beri okul öncesi eğitimi lisans programında eğitim gören diğer öğrencilere göre yansıtıcı düşünme seviyelerindeki gelişimi etkilemiş olabileceği ve yansıtmalarında diyalektik seviyeye ulaşamamalarına neden olmuş olabileceği düşünülmektedir. Araştırma kapsamına giren öğretmen adaylarının uygulamaları sırasında yaptıkları yansıtmalarında "planlama", "öğretim süreci", "sınıf yönetimi" ve "iletişim" temalarına yer verdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adayları kendilerini en çok öğretim süreci temasında başarılı bulurken, yine aynı şekilde en çok öğretim sürecinde zorlandıklarını ve kendilerini başarısız bulduklarını belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarının hem öz-değerlendirme hem de akran değerlendirme formalarında başarısız buldukları ve zorlandıkları noktalar için sundukları çözüm önerileri, yapmak istedikleri farklılıklar ve geliştirilmek istenen yönler dikkate alındığında en çok planlama temasında yansıtmalar yaptıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulamaları sırasında yaşanan problemlerin planlamada yapılacak değişiklikler ile çözebileceklerine inandıkları ve buna paralel olarak da en çok bu konuya yönelerek en çok gelişimi bu alanda yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır.
Çevrimiçi ödev, akademik başarı ve öz düzenleme arasındaki ilişkinin incenlenmesi
Bu araştırmada, öğretmen adaylarının çevrimiçi ödevleri, akademik başarıları ve öz düzenleme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada, eş zamanlı karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyut için çalışma grubunu Gaziantep Üniversitesi Nizip Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören 57 ilköğretim matematik öğretmen adayı, 30 Türkçe öğretmen adayı ve 37 sosyal bilgiler öğretmen adayı oluşturmaktadır. Nitel boyut için çalışma grubunu ise amaçlı örneklem yoluyla belirlenen sekiz ilköğretim matematik öğretmen adayı, altı sosyal bilgiler öğretmen adayı ve beş Türkçe öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Öğrenmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Beceri Ölçeği, Ödeve Yönelik Çaba Ölçeği, Ödev Değerlendirme Rubriği ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Nicel verilerin çözümlenmesinde SPSS 21.0 paket programı kullanılmış; nitel verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; öğretmen adaylarının çevrimiçi ödev puanları ve akademik başarı ortalamalarının yüksek olduğu görülmektedir. Öğretmen adaylarının çevrimiçi ödevden aldıkları puanlar, cinsiyete göre kadın öğretmen adayları lehine anlamlı bir farklılık göstermiştir. Kadın öğretmen adaylarının ödev tamamlama düzeylerinin, erkek öğretmen adaylarına göre daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının çevrimiçi ödev puanlarının, öğrenmeye yönelik yansıtma becerileri, ödeve yönelik çaba ve akademik başarıları bölüm değişkenine göre incelendiğinde, akademik başarı ortalaması ve yansıtma alt boyutu puanları en yüksek olan bölümler sırasıyla ilköğretim matematik öğretmenliği, Türkçe öğretmenliği ve sosyal bilgiler öğretmenliği olmuştur. Öğretmen adaylarının çevrimiçi ödev puanları değişkeninin akademik başarılarına etkisi incelendiğinde, öğretmen adaylarının çevrimiçi ödev puanlarının akademik başarıyı pozitif yönde anlamlı olarak yordadığı görülmektedir.
Hasta güvenliği kültürünün hasta bakım kalitesine etkisinde yansıtıcılığın aracılık rolü
Günümüzde sağlık kuruluşlarının hizmet verdiği çevresel koşullar, teknoloji, hastalıkların türleri, yayılma hızları ile beşerî, sosyal ve ekonomik etkileri, baş döndürücü bir hızla değişerek daha karmaşık ve daha belirsiz bir hal almaktadır. Bu değişim ve belirsizlik hali, geçmiştekilerden daha hızlı ve etkileri daha yıkıcı olabilmektedir. Bu durum, sağlık kuruluşlarını çalışma koşullarını ve sistemlerini gözden geçirmeye, değişime ve yeniliğe zorlamaktadır. Sağlık kuruluşlarının gelişim ve adaptasyon çabaları arasında hasta güvenliği kültürü ve hasta bakım kalitesini sürekli geliştirmek, artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu araştırmada genel olarak hasta güvenliği kültürünün değişkenleri olan; takım iklimi, güvenlik iklimi, iş tatmini, stres algısı, yönetim algıları ve çalışma koşullarının hasta bakım kalitesi değişkenleri; bireylerarası kalite, teknik kalite, yönetsel kalite ve çevresel kalite düzeylerine etkisinde yansıtıcılık boyutunun aracılık rolünün olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada hasta güvenliği kültürünün hasta bakım kalitesine ve yansıtıcılığa etkisi ile sağlık çalışanlarının demografik özelliklere göre hasta güvenliği kültürü, hasta bakım kalitesi ve yansıtıcılığa yönelik algılarının farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Türkiye genelinde kamu ve özel sağlık kuruluşlarında görev yapan 718 sağlık çalışanı katılmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek amacıyla Hayes tarafından geliştirilen model 4 aracılık yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; hasta güvenliği kültürünün hasta bakım kalitesini ve yansıtıcılığı olumlu düzeyde etkilediği görülmüştür. Yansıtıcılık hasta bakım kalitesini etkilemektedir. Hasta güvenliği kültürünün hasta bakım kalitesine etkisinde yansıtıcılığın aracılık rolü tespit edilmiştir. Ayrıca sağlık çalışanlarının hasta güvenliği kültürü, hasta bakım kalitesi ve yansıtıcılık algı düzeylerinde cinsiyet, coğrafi bölge, çalışma sektörü, meslek, çalışılan pozisyon ve mesleki kıdem değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür.
A qualitative study on reflection and teacher autonomy in tertiary level online EFL classes
The covid-19 pandemic has brought about dramatic changes in almost all fields including teaching English as a foreign language (EFL). It has triggered the use of online classes by EFL teachers. Teacher autonomy and reflection play a vital role in offering effective language teaching in the online setting. In this respect, the present study aimed to examine how Turkish EFL teachers' reflection influenced their perception of teacher autonomy in online classes throughout the pandemic. This descriptive qualitative case study was conducted in the School of Foreign Languages (SFL) of a foundation university in Gaziantep, Turkey, during the 2020-2021 academic year. The data were collected in three stages from 5 Turkish EFL teachers through convenience sampling with the help of e-mail interviews, reflective journals and in-depth interviews. Inductive content analysis was employed in the current study, and the findings suggested that Turkish EFL teachers' reflection influenced their perceived teacher autonomy in terms of teaching skills, classroom management and professional development during online learning. Accordingly, learner-centeredness and ways of providing effective teaching were the most frequently mentioned issues in their teaching skills. Likewise, in terms of classroom management, the participants' reflection mostly influenced their perception of teachers' individual characteristics and classroom management strategies. The findings also indicated that reflection and CPD emerged as the most frequently referred ways of professional development by Turkish EFL teachers. The study suggested implications for educational institutions, EFL teachers and curriculum designers. Keywords: Teacher Autonomy, Reflection, Online Learning