Video destekli öğretim
Bu konu başlığı altında 81 tez
Koroner arter bypass greft ameliyatı olacak hastalarda ameliyat öncesi verilecek rutin hasta eğitimi ile video destekli mobilizasyon eğitiminin ameliyat sonrası hareketlilik, kaygı düzeyi ve ağrı üzerine etkisi: Randomize kontrollü çalışma
Araştırma, Koroner arter bypass greft ameliyatı olacak hastalarda ameliyat öncesi verilen rutin hasta eğitimi ile video destekli mobilizasyon eğitiminin ameliyat sonrası hareketlilik, kaygı düzeyi ve ağrı üzerine etkisini incelemek amacıyla randomize kontrollü bir çalışma olarak planlandı. Çalışma, Tekirdağ ilinde Şehir Hastanesi ve bir Devlet Hastanesinde 15.03.2023-15.09.2023 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Koroner arter bypass greft ameliyatı olacak 40 hasta kontrol grubu, 40 hasta deney grubu olmak üzere toplam 80 hasta dahil edildi. Tüm hastalara ameliyat öncesi dönemde "Sürekli Kaygı Ölçeği" (SKÖ), "Durumluk Kaygı Ölçeği" (DKÖ), "Sosyo-demografik veri toplama formu" doldurtuldu. Kontrol grubuna rutin hasta eğitimi verilirken, deney grubuna ek olarak video destekli mobilizasyon eğitimi verildi. Tüm hastalara ameliyat olduktan sonra, ilk mobilizasyondan önce SKÖ ve DKÖ, ilk mobilizasyondan sonra DKÖ, "Hasta Hareketlilik Ölçeği" (HHÖ), "Gözlemci Hareketlilik Ölçeği" (GHÖ) doldurtuldu. 2. günde mobilizasyondan önce DKÖ, SKÖ, mobilizasyondan sonra DKÖ, HHÖ, GHÖ tekrar doldurtuldu. Gruplar arası karşılaştırmalar "Fisher testi" ve "Bağımsız Örneklem t Testi" ile incelendi. Tekrarlı ölçümlerin grup içi karşılaştırmaları ise "Tekrarlı ölçümler ANOVA testi" ile değerlendirildi. Bireylere ait hareketlilik, kaygı ve ağrı puanları arasındaki ilişkiler için "Pearson korelasyon testi" uygulandı. Deney grubundaki hastaların 2. gün mobilizasyon sonundaki durumluk kaygılarının diğer zamanlardan daha az olduğu bulundu. Deney grubundaki hastaların 1. mobilizasyondan itibaren durumluk kaygılarının kontrol grubundaki hastalara göre daha düşük olduğu belirlendi. Deney grubundaki hastaların kontrol grubuna göre 2. günde hareket aktivitelerinin arttığı bulundu.
Video-içi biçimlendirici değerlendirme ortamında öğrenen-değerlendirme etkileşimlerinin incelenmesi
Öğretimsel video 20. yüzyılın başlarından itibaren kullanılmaya başlanmış ve elde edilen sonuçlarla öğrenme sürecindeki etkililiği üzerine günümüze kadar birçok araştırma yapılmıştır. Özellikle e-öğrenme ortamlarında video kullanımı gelişen teknoloji ile artmış, zaman ve mekan esnekliği sağlayan e-öğrenme ortamlarına entegre edilmiştir. Kullanılan öğretimsel videolar ortamın sunduğu etkileşim ile öğrenene sunulmuş, öğrenenlerin içerik ile etkileşimleri ortam ve video oynatıcı ile sınırlandırılmıştır. Eğitimde yeni yaklaşımlarla birlikte öğrenen-öğrenme ortamı arasındaki etkileşim öğrenenlerin daha iyi yapılandırılmış ortamlarda, sadece ortam ile sınırlandırılmadan içeriklerle de etkileşime girmelerine olanak sağlamaktadır. Bu etkileşim için içerikler öğrenenlere etkileşimli öğretimsel videolar olarak sunulmaktadır. Yapılan alan yazın taraması sonucunda etkileşimli öğretimsel video kullanımlarının sadece içerik olarak değil de değerlendirme sürecinin bir parçası olarak da kullanıldığı, ancak bu süreçte etkileşimli videonun öğrenene sunulup değerlendirme sürecinin klasik yöntemle yapıldığı görülmüştür. Bu çalışmanın temel amacı, öğretimsel video içeriklerinin etkileşimli olarak öğrenene sunulacağı biçimlendirici değerlendirme ortamının oluşturulması ve bu ortamda öğrenenlerin ortam ve öğretimsel video içerikleriyle etkileşim davranışlarının incelenmesidir.
The role of watching English subtitled programs in the development of second language pragmatic competence
The present study examined whether using English subtitled program which consists of idioms and phrases, have an impact on enhancing English pragmatic competence for the fourth-year college students as foreign language learners and the effect of using videos in the language classroom on raising the students' awareness towards the cultural differences between the main and the target cultures. Furthermore, the study scrutinizes the impact of improving pragmatic competence through watching English program with subtitles on the participants' retention. The participants of this study consist of twenty fourth-year college students of schools of language at Sulaimaniyah University in Iraq. They watched twenty English programs that consisted of idioms with TL subtitles; each program is one minute.Two various tests were utilized to gather the data of the study as a pre-test and a post-test which are a sit-down exam that designed by the researcher herself and a Multiple-Choice Discourse Completion Tests (hereafter MDCT) which used twice; first as post-test and later as a retention test. In order to analyze the obtained data of the study two t-tests and one one-way ANOVA were run. The results showed that watching English subtitled videos helped the EFL learners to become more competent pragmatically, raised the awareness of the students towards the cultural differences between the main and the target cultures and improving pragmatic competence through watching English program with subtitles resulted in longer retention. Keywords: Audio-visual material, Subtitles, Pragmatic Competence, cultural awareness, idioms.
Video dönüt uygulamasının algılanan dönüt kalitesi, dönüt kullanım düzeyi ve motivasyona etkisi
Bu çalışmanın amacı video dönüt uygulamasının öğrencilerin algıladıkları dönüt kalitesi, dönüt kullanım düzeyi ve derse karşı motivasyonlarına etkisinin incelenmesidir. Çalışma 2019/2020 öğretim yılı bahar döneminde bir devlet üniversitesinin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü'nde öğrenim gören 43 lisans öğrencisi ile "Bilişim Etiği ve Güvenliği" dersi kapsamında 10 hafta boyunca uzaktan eğitim biçiminde yürütülmüştür. Karma araştırma yöntemlerinden yakınsak paralel desene göre gerçekleştirilen çalışmanın ilk 6 haftasında video grubundaki öğrenciler haftalık ödevlere video tabanlı dönüt, metin grubundaki öğrenciler ise metin tabanlı dönüt almışlardır. Her bir haftalık ödevden sonra öğrencilere "Biçimlendirici Geri Bildirim Algı Ölçeği" uygulanmıştır. Öğrencilerin dönüt kullanım düzeyleri ise araştırmacı tarafından geliştirilen bir form ile belirlenmiştir. 6. haftanın sonunda öğrencilerin motivasyon düzeylerini belirlemek için "Motivasyon Ölçeği" uygulanmıştır. Çalışmanın 6-8 haftaları arasında tüm öğrencilerin video ve metin dönütleri deneyimleyebilmesi için video ve metin grupları yer değiştirilmiş ve bu kapsamda iki adet haftalık ödev daha verilerek sürece devam edilmiştir. Bunun ardından ise gönüllü öğrencilerden video dönüt uygulaması hakkında görüşler toplanmıştır. Çalışmanın nicel bulgularına göre video dönüt uygulamasının dönüt kullanım düzeyi ve algılanan dönüt kalitesi değişkeninin teşvik etme alt boyutu üzerine anlamlı etkisi gözlenmiş, diğer değişkenler için ise video grubu lehine sonuçlar ortaya çıkmasına rağmen bu farklılıkların istatistiksel olarak anlamlı olmadığı saptanmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda ulaşılan bulgular nitel bulgular ile de birleştirilmiştir. Çalışmanın nitel bulguları video dönütlerin metin dönütlere göre dönütün anlaşılır olması, geliştirmeye olanak tanıması ve düzeltmeye teşvik etmesi açısından daha avantajlı olduğunu göstermektedir.
Eğitsel videolardaki sorulara yönelik geri bildirim türünün öğretmen adaylarının başarı ve bilişsel yüklerine etkisi
Bu çalışmanın amacı; etkileşimli eğitsel videolarda gömülü sorulara verilen geribildirim türünün lisans düzeyindeki öğrencilerin başarıları ve bilişsel yükleri üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Çalışmada deneysel araştırma yöntemlerinden son test kontrol gruplu deneysel model tercih edilmiştir. Araştırmacı tarafından "IP ve IP Sınıfları" konusunda eğitsel video hazırlanmıştır. Videonun belli zaman dilimlerine gömülü sorular yerleştirilmiştir. Çalışmanın kontrol grubuna cevapları doğrultusunda geri bildirim verilmemiştir. Deney gruplarına açıklayıcı ve doğrulayıcı geri bildirim sunulmuştur. Eğitim fakültesinde lisans düzeyinde öğrenim gören 180 gönüllü öğrenciye "IP ve IP Sınıfları" konusunda daha önceki ilgi düzeylerinin belirlenmesine yönelik Konu İlgisi Ölçeği uygulanmış ve konuya ilgisi düşük 91 öğretmen adayı ile çalışılmıştır. Uygulama bilgisayar laboratuvarında gerçekleştirilmiş olup, uygulama sonunda grupların seviyelerini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen Başarı Testi, bilişsel yüklenmeleri belirlemek amacıyla da Bilişsel Yük Ölçeği kullanılmıştır. Gruplar arası başarı puanları ve bilişsel yük puanlarının, geri bildirim türlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile belirlenmiştir. Geri bildirim türleri incelendiğinde açıklayıcı geri bildirim verilen gruptaki öğrencilerin akademik başarılarının artmasında anlamlı derecede etkili olduğu tespit edilmiştir (F(2, 90) = 6,62, p < ,05). Çoklu Ortamla Bilişsel Öğrenme Kuramı ilkeleri doğrultusunda hazırlanan etkileşimli eğitsel videoya gömülü sorulara açıklayıcı geri bildirim verildiğinde öğrencilerin bilişsel yüklenmelerinin azaldığı tespit edilmiştir (F(2, 90) = 6,39, p < ,05). Çalışmada, açıklayıcı geri bildirim verilen gruptaki öğrencilerin kontrol ve doğrulayıcı geri bildirim verilen gruplardaki öğrencilere göre daha başarılı, ayrıca bilişsel olarak daha düşük yüklendikleri sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Etkileşimli Video, Geri Bildirim, Eğitsel Video, Bilişsel Yük, Video Arası Soru, Gölümü Soru
Video destekli öğretimin hemşirelik öğrencilerinin hemşirelik süreci uygulama becerileri ve klinik performansta öz-yeterlikleri üzerine etkisi
Araştırma, hemşirelik eğitiminde video destekli öğretimin öğrencilerin hemşirelik süreci uygulama becerileri ve klinik performansta öz-yeterlikleri üzerine etkisini saptamak amacıyla yarı deneysel olarak yapılmıştır. Araştırma, Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi'nde 1 Ekim 2018- 30 Haziran 2019 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırma evrenini; 2018-2019 öğretim yılında Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ikinci sınıfında öğrenim gören 296 öğrenci oluşturmuştur. Örneklem seçiminde öğrenciler öncelikle cinsiyet ve akademik not ortalamalarına göre randomize edilmiş, daha sonra kura yöntemi ile 36 öğrenci uygulama, 36 öğrenci kontrol grubunda olmak üzere toplam 72 öğrenci araştırma örneklemine dahil edilmiştir. Veriler araştırmacı tarafından anket yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin toplanmasında 'Öğrenci Tanıtıcı Özellikler Formu', 'Hemşirelik Süreci Uygulama Becerisi Değerlendirme Formu' ve 'Klinik Performansta Öz-Yeterlik Ölçeği' kullanılmıştır. Hem kontrol hem uygulama grubuna aynı anda sınıf ortamında hemşirelik süreci konusu teorik olarak anlatılmış ve arkasından örnek bir vaka için hazırlanmış olan hemşirelik süreci örneği paylaşılmıştır. Uygulama grubuna, senaryo doğrultusunda hazırlanan ve uzman görüşü alınmış olan hemşirelik süreci uygulama videosu izlettirilmiştir. Uygulama grubundaki öğrencilerin mail adreslerine tanımlanan şifre ile girebilecekleri video linki yönlendirilmiş ve öğrencilerin klinik uygulama süresince videoya ulaşıp istedikleri kadar izlemeleri sağlanmıştır. Öğrencilerin klinik uygulama sırasında hazırlamış oldukları hemşirelik süreçleri/bakım planları, "Hemşirelik Süreci Uygulama Becerisi Değerlendirme Formu" kullanılarak değerlendirilmiştir. Öğrencilerin klinik performanstaki öz-yeterliklerinin değerlendirilmesi amacıyla, "Klinik Performansta Öz-Yeterlik Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; sayı ve yüzdelik dağılımlar, Pearson ki kare testi, Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırmanın yapılabilmesi için Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu'ndan ve Hemşirelik Fakültesi Dekanlığı'ndan yazılı izin alınmıştır. Araştırma sonucunda; öğrencilerin yaş ortalamasının 20.18±0.53 olduğu, %84.7'sinin kadın olduğu, %80.6'sının hemşirelik mesleğini isteyerek seçtiği, hemşirelik süreci öğretimini %40.3'ünün yeterli bulduğu saptanmıştır. Uygulama grubundaki öğrencilerin; veri toplama, hemşirelik tanılarının belirlenmesi, girişimlerin planlanması, uygulama, değerlendirme ve hemşirelik süreci uygulama toplam beceri puan ortancalarının, kontrol grubundaki öğrencilerden anlamlı derecede daha yüksek olduğu (p<0.05), benzer şekilde veri toplama, tanılama-planlama, değerlendirme alt boyutu ve klinik performansta öz-yeterlik toplam puan ortancalarının kontrol grubundaki öğrencilerden anlamlı derecede daha yüksek (p<0.05) olduğu bulunmuştur. Uygulama ve kontrol grubundaki öğrencilerin uygulama alt boyutu puan ortancaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı (p>0.05) saptanmıştır. Öğrencilerin cinsiyet, hemşirelik mesleğini isteyerek tercih etme ve hemşirelik süreci öğretimini yeterli bulma durumunun; hem hemşirelik süreci uygulama beceri puanını hem de klinik performansta öz-yeterlik puanını etkilemediği bulunmuştur. Video destekli öğretimin hemşirelik öğrencilerinin hemşirelik süreci uygulama becerileri ve klinik performansta öz-yeterlikleri üzerine olumlu etkisi olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler; Hemşirelik; video destekli öğretim; hemşirelik süreci; klinik performans; öz-yeterlik.
Effects of different video modalities on writing achievement in flipped English classes
This study investigated different modalities of videos in a flipped classroom for English writing classes in the intensive English program at a state university. The study, a quasi-experimental design in nature, was conducted with six experimental groups and one control group (n = 127). The participants' writing performance formed the study data which was collected by means of a writing pretest and two posttests, namely, conceptual and essay writing posttests. Moreover, participants' learning styles, learner autonomy levels, and critical thinking disposition levels were measured with three different scales. The data analyses showed that the group studying the animation with simultaneous text and sequenced narration in a user- paced environment outperformed the control group having lectures in class in the conceptual posttest. The groups studying the animation with simultaneous narration and sequenced text, in a whole presentation, where students studied all the parts of a video in a system-paced design, and then they answered the related questions, and the animation with simultaneous narration and sequenced text in a part-by-part presentation, in which students studied each part of a video, and then they answered the related questions, outperformed the control group in the essay writing posttest. No significant effect of learning style, learner autonomy, and critical thinking disposition on the writing achievement in a flipped class design were found. The thesis provided a discussion and a set of recommendations on designing flipped classrooms according to multimedia design principles.
The impact of using online videos in teaching mathematics to five-year bilingual students
The present study aims to determine whether watching online videos has a statistically significant effect on the mathematical understanding of shapes and numbers of bilingual five-year-old children who were taught in kindergarten. Therefore, this study used a quantitative method and there were 37 participants in both control and experimental groups. The experimental group watched selected YouTube videos focusing on numbers and shapes, while the control group followed their usual routines. The treatment of the experimental group consisted of three instructional sessions per week, spanning a period of six weeks. The students had been asked to answer verbal questions in individual sessions before and after treatment and was recorded as their pretest and posttest. The findings indicate that the treatment, exposure to educational videos, leads to a significant improvement in the mathematical understanding of shapes and numbers among learners. The analysis using ANCOVA and independent sample t-test reveals that the experimental group demonstrates a higher level of achievement compared to the control group. Keywords: Preschool, Bilingual, Mathematics, Online Video
Türk dili ve edebiyatı büyük kitle dersinde çoklu ortam tasarım ilkelerinin öğrencilerin başarısına etkisi
Bilgisayar ve internetin hızlı değişimi ile birlikte günümüz teknolojileri aktif olarak gelişmekte ve yön değiştirmektedir. Eğitim alanı bu teknolojiye yetişmekte zorlanmaktadır. Bir ülkede eğitimin gelişmişlik düzeyi o ülkenin gelişmişlik düzeyini göstermektedir. Bu amaçla eğitim teknolojilerinin verimli, etkili bir şekilde gelişmesini sağlamak adına deneysel tasarıma uygun bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada çoklu ortam tasarımları göz önüne alınarak hazırlanmış eğitim videolarına yer verilmiştir. Araştırmada başarıya etkisi araştırılan çoklu ortam ilkeleri; resim ilkesi, alt yazı ilkesi, dikkat çekme ilkesidir. Bu çoklu ortam ilkelerinin seçilme sebebi, eğitim materyali olarak kullanılan videolarda sıklıkla kullanımlarına rastlanılmış olmasıdır. Çalışmanın uygulanması için ders videosuna alternatif olarak kullanılabilecek video tasarımları hazırlanmıştır. Bu araştırma çoklu ortam tasarım ilkelerinin başarıya etkisi gözlemlemek üzere planlanmıştır. Böylece eğitime katkı sağlanacağı düşünülmektedir.
Ortaokul müzik dersi öğretim programında yer alan eserlerin cover videolarının belirlenmesi ve incelenmesi
Bu araştırmada, 2018 Ortaokul Müzik Dersi Öğretim Programında yer alan eserlerin cover videolarını analiz edip çözümleyerek hem müzik öğretmenlerinin ders işleyiş planlamalarına hem de müzik eğitimine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmada iki evren ve buna bağlı olarak iki örneklem grubu bulunmaktadır. Araştırmanın birinci evrenini, Balıkesir ilinde görev yapmakta olan müzik öğretmenleri birinci örneklemini ise 2022-2023 eğitim öğretim yılında Balıkesir ilindeki ortaokullarda görev yapmakta olan 24 müzik öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın ikinci evrenini, 2018 Ortaokul Müzik Öğretim Programında yer alan eserler, ikinci örneklemini ise 2018 Ortaokul Müzik Öğretim Programında yer alan coverlanmış 12 esere ait video oluşturmaktadır. Verilerin toplanma sürecinde, müzik öğretmenlerine farklı zamanlarda birbirini tamamlayan iki ayrı anket uygulanmıştır. Birinci anket, müzik öğretmenlerinin kişisel bilgilerini içeren 6 soru, eser öğretimine yönelik planlamalarını ve derslerde 2018 Ortaokul Müzik Öğretim Programı kapsamında tercih ettikleri eserlerin belirlenmesini içeren 28 soru olmak üzere toplam 34 sorudan oluşmaktadır. Anketin son sorusunda 2018 Ortaokul Müzik Öğretim Programı 5., 6., 7. ve 8. sınıf planları kapsamında yer alan eserlerin listesi yöneltilmiş ve bu eserlerden sınıf bazında en çok kullandıkları 3 eseri belirlemeleri istenmiştir. İkinci ankette ise seçtikleri 12 esere yönelik youtube ortamında en çok izlenen 5 cover video her eser için belirlenerek öğretmenlerden tercihlerini belirtmeleri istenmiştir. Anketler yoluyla elde edilen verilerin analizinde frekans (f) ve yüzde (%) değerlerinden, ikinci anket yoluyla belirlenen 12 cover videonun teknik açıdan analizinde de içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonucunda müzik öğretmenlerinin ders işleyiş süreçlerinde eser öğretiminde farklı materyallere sıklıkla yer verdikleri, eserlerin çeşitli versiyonlarına başvurdukları, cover versiyonları yüksek düzeyde kullandıkları ve derslerde en çok youtube uygulamasını tercih ettikleri gibi sonuçlara ulaşılmıştır. Bunu yanında yine müzik öğretmenlerinin tercihleri ile her sınıf düzeyine göre 3'er adet belirlenen toplamda 12 cover videonun aynen çalma, doğaçlama yapma ve yeniden üretme başlıkları altında enstrüman farklılığı, armonizasyon farklılığı, kompozisyon farklılığı, tür farklılığı ve solist farklılığına göre analizleri yapılmış ve sonuç olarak videoların araştırmada belirtilen bu kriterler çerçevesinde cover versiyona dönüştüğü belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Müzik eğitimi, cover müzik, cover video, cover analiz
The role of captioning and focused practice in vocabulary learning through video viewing
This study examines the effects of watching captioned and non-captioned five successive episodes of a TV show and the pre-teaching of vocabulary on L2 (foreign language) vocabulary acquisition by young EFL (English as a Foreign Language) learners in Turkey. The participants were L1 Turkish and L2 English 6th graders studying in a state school. Four whole classes were randomly assigned to one control group and three different experimental groups: (1) captions with pre-teaching, (2) captions with no-pre-teaching, (3) no caption, and no pre-teaching. A pre-/post-/delayed-posttest design was used. Following the delayed-post-tests, a questionnaire investigating exposure to English outside the classroom was administered to the same group of participants. The results of the study showed that there was no significant difference between the groups in relative and raw vocabulary gains in the meaning recognition tests. The results of both post- and delayed-post-tests revealed that there was a significant difference between groups in terms of meaning and from recall tests. The group that was pre-taught the target items (TIs) and watched the videos with captions performed better than the other groups. Relative and raw vocabulary gains were retained as there was no decrease in overall vocabulary gains of the three experimental groups based on the delayed-post-test scores. Furthermore, the English exposure survey revealed English TV watching behaviors of the participants in relation to the use of L1 and L2 subtitles.
An investigation of using different types of feedback strategies in interactive video lectures
The purpose of this study is to compare the use of elaborated and metacognitive feedback strategies in interactive video lectures in terms of undergraduate students' engagement and metacognitive awareness levels. This study also aims to investigate undergraduate students' evaluations of elaborated and metacognitive feedback in interactive video lectures based on qualitative data. This study used a basic randomized post-test-only experimental design comparing two treatments supported with qualitative data. The participants were 52 preservice teachers who registered in an undergraduate course offered at the Faculty of Education. They were randomly assigned to the two feedback groups, the metacognitive and the elaborated feedback groups. For both groups, measurements were made after the implementation with the Short Form of the User Engagement Scale and the Metacognitive Awareness Inventory. In addition, qualitative data were collected through interviews and used to examine students' evaluations of the elaborated and metacognitive feedback used in the interactive video lectures. The results showed that there was no statistically significant difference between the two feedback types in terms of students' engagement and metacognitive awareness levels. The qualitative findings, also consistent with the quantitative findings, suggested that while two types of feedback did not provide a significant superiority over each other, students viewed the two types of feedback as serving different purposes.
Using unplugged and block-based activities through video conferencing to develop secondary schoolers' computational thinking skills
The aim of this study is to design, develop, and evaluate a learning module that brings together unplugged computing with block-based activities to develop Computational Thinking (CT) and arouse interest in computer science, especially for children from socioeconomically disadvantaged backgrounds. A mixed method study was used to investigate quantitative and qualitative data. Participants of the study were secondary school students (n=62) from different public schools. 8-week learning module consists of 8 unplugged and 7 block-based activities that were implemented through video conferencing. A CT skills test consisting of 12 questions selected from Bebras tasks and 3 questions developed by the researcher, the Self-Efficacy Perception Scale for Computational Thinking Skills developed by Gülbahar et al., (2018) and the rubrics for the assessment of the students' final Scratch projects were used as data collection instruments. Feedback questionnaires and interviews with mentors were carried out for examining the students' learning. The results showed a statistically significant increase in the students' CT skills and self-efficacy perceptions. Based on an analysis of the Scratch projects, most frequent components were events, conditional statements, and loops and the overwhelming majority of the students used an incorporated theme in their projects, which were also functional. The qualitative findings demonstrated that the majority of the students learned about Computer Science, and gained new skills such as basics of coding, and coding in Scratch.
Stomalı hastalara verilen video destekli stoma bakımı eğitiminin ameliyat sonrası anksiyete, stomaya uyum ve komplikasyonlara etkisi: Randomize kontrollü çalışma
Giriş: Bağırsakta stoma açılmasının primer nedeni olan kolorektal kanserler, dünyada morbidite ve mortaliteyi artıran bir sorun haline gelmiştir. Stoma cerrahisi hastalarda normal boşaltım biçiminde değişime yol açan cerrahi uygulamadır. Stoma cerrahisi sağlığın sürdürülmesi ya da yeniden kazandırılması, yaşam süresinin uzatılması, organ fonksiyonlarının en üst düzeye çıkarılması, ağrının giderilmesi ve görünümün düzeltilmesinde etkin bir tedavi yöntemi olmasının yanı sıra, bireyin fizyolojik, sosyal, psikolojik ve emosyonel açıdan çeşitli sorunlar yaşamasına neden olabilmektedir. Bu nedenle cerrahi süreçteki hasta eğitim ve danışmanlığı, hasta bakımının vazgeçilmez bir parçası ve önemli bir hemşirelik girişimidir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, doktora tez kapsamında çift kör randomize kontrollü girişimsel türde Ocak 2021 ve Eylül 2022 tarihleri arasında Aydın Atatürk Devlet Hastanesi, Aydın Devlet Hastanesi ve Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin Genel Cerrahi Kliniklerinde örnekleme alınma kriterlerini karşılayan 21 girişim grubu (ameliyat sonrası dönemde video destekli stoma bakımı eğitimini alan) ve 21 kontrol grubu olmak üzere 42 hasta ile gerçekleştirildi. Hastaların girişim ya da kontrol grubunda yer alma durumunun belirlenmesi için bilgisayar yardımıyla rastgele blok randomizasyon yöntemi kullanıldı. Araştırma verileri, "Hasta Tanılama Formu", "Durumluk Süreklilik Kaygı Ölçeği", "Stomaya Uyum Ölçeği" ve "Pittman Ostomi Komplikasyon Şiddet İndeksi" ile toplandı. Ameliyat sonrası dönemde girişim grubundaki hastalara video destekli stoma bakımı eğitimi verilirken, kontrol grubundaki hastalara düz anlatım ve demostrasyon yöntemli ile eğitim verildi. Araştırma süreci boyunca hastaların anksiyete düzeyini belirlemek, stomaya uyumunu ve komplikasyon değerlendirmesi yapabilmek için hastalara 3 farklı zaman diliminde ziyaret yapılarak hasta takibi sonlandırıldı. Bulgular: Çalışmamızda hastaların tüm değişken gruplarında Durumluk--Sürekli Kaygı ölçeği puanlarının istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği, girişim ve kontrol grubu hastalarında orta düzeyde anksiyete görüldüğü; Girişim grubunun Ostomi Uyum Ölçeği genel toplam puan ortalaması ve alt boyut puan ortalamalarını, kontrol grubuna göre daha düşük olduğu; Girişim grubunun Pittman Ostomi Komplikasyon Şiddet İndeks (OCSI) total puan ortalamasının kontrol grubu hastalarına göre daha düşük olduğu belirlendi. Sonuç ve Öneriler: Stoma cerrahisi uygulanan hastalara, cerrahi süreçte verilen video destekli stoma bakımı eğitiminin ameliyat sonrası dönemde hastaların anksiyete düzeyini etkilemediği, her iki hasta grubunda da orta düzeyde anksiyete görüldüğü; girişim grubu hastalarında ostomi uyum ölçeği genel puan ortalaması ve alt boyut puan ortalamalarının kontrol grubu hastalarına göre daha düşük olduğu, ve girişim grubu hastalarının zamanla ostomi uyumunun azaldığı, girişim grubu hastalarının pittman ostomi komplikasyon şiddet indeks puan ortalamasının kontrol grubu hastalarına göre daha düşük olduğu belirlendi. Sonuç olarak; stomalı hastalara verilen video destekli stoma bakım eğitimi komplikasyonları azaltmada etkili olduğu görüldü. Bu sonuçlar doğrultusunda hastaların anksiyete düzeyini azaltmak için hastaların dikkatini başka yöne çekerek video eğitim dışında diğer eğitim yöntemlerini de içeren karma eğitim yöntemlerinin kullanılması veya müzik dinletisi, aromaterapi gibi alternatif tedavi yöntemlerinin uygulanması; hastaların stomaya uyumlarını arttırmak için hastalara video destekli stoma bakımı eğitimi ve perioperatif danışmanlığın hastanın kliniğe ilk kabul edildiği andan itibaren başlayarak bütün cerrahi süreçte dinamik olarak devam etmesi ve tekrarlanması, ayrıca hastalara stomanın yeni açıldığı göz önünde bulundurularak hastaların 1., 3. ve 6. ay gibi daha uzun zaman diliminde periyodik olarak takip edilerek uyum düzeylerinin değerlendirilmesi, stomaya ilişkin komplikasyonları değerlendirirken Pittman Ostomi Şiddet İndeksi gibi geçerliliği ve güvenilirliği sağlanan bir ölçüm aracının kullanılarak hasta bakımında ortak bir dil kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Stoma Cerrahisi, Hasta Eğitimi, Stomaya Uyum, Komplikasyonlar
Otizm bozukluğu gösteren çocuklara sosyal becerilerin öğretiminde sosyal öykü ve video model uygulamalarının etkililik ve verimlilikleri
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) gösteren çocuklar sosyal iletişim ve etkileşim yetersizliğine sahip olma özelliğinin bir yansıması olarak sosyal becerilerin gelişiminde normal gelişim gösteren akranlarından farklılık gösterirler. OSB tanılı bireylere sosyal becerilerin öğretiminde kullanılan birçok yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemlerin sadece bir bölümü kanıt temelli müdahaleler arasında sayılmaktadır. Sosyal öyküler ve video modelle öğretim de bu müdahaleler arasında yer almaktadır. Bu çalışmada OSB gösteren çocuklara sosyal becerilerin öğretiminde sosyal öykülerin ve video modelle öğretimin etkililik ve verimliliklerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışma 6 – 8 yaş aralığında OSB tanılı dört çocukla yürütülmüştür. Araştırmada çocuklara kazandırılan hedef davranışlar bağımsız oyun başlatma ve sürdürme, anneyle birlikte oyun oynama ve kendisine verilen etkinlikleri tek başına tamamlama becerileridir. Araştırmada tek denekli araştırma desenlerinden dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır.Araştırmanın etkililik bulguları dört katılımcının da hedeflenen sosyal becerileri hem sosyal öykü hem de video model uygulamalarıyla öğrenebildiklerini göstermiştir. Bir katılımcı dışında diğer katılımcılar video model uygulamasıyla daha kısa sürede hedeflenen becerileri kazanmışlardır. Bir katılımcı ise aynı sürede hem sosyal öykü hem de video model uygulamasında ölçüte ulaşmıştır. Katılımcıların hepsinin çalışma sona erdikten sonra da kazandıkları becerileri sürdürdükleri görülmüştür. Araştırmanın sosyal geçerlik verileri anneleri ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmış ve bulguları betimsel analiz sonucunda elde edilmiştir. Bulgularda ailelerin video model uygulamalarını sosyal öykü uygulamalarından daha etkili buldukları, çocuklarının çalışma sona erdikten sonra kazandıkları becerileri farklı ortamlarda da sürdürdükleri ve genelleyebildikleri, ailelerin sosyal öykü ve video model yöntemlerini uygulanabilir buldukları görülmüştür. Ayrıca anneler çalışma sonlandırıldıktan sonra da davranış problemlerini azaltmaya yönelik olarak öyküler kullandıklarını belirtmişler ve annelerden biri de yerinde oturma davranışıyla ilgili olarak video çektiğini ve çektiği videoyu oğluna izleterek kullandığını belirtmiştir.
Anneler tarafından sunulan video modelle öğretimin otizmli çocuklara oyun becerisi öğretmedeki etkililiği
Video modelle öğretim otizm spektrum bozukluğu olan bireylere öğretim sunmakta kullanılan bilimsel dayanaklı uygulamalardan biridir. Araştırma bulguları, bu öğretim stratejisinin öz-bakım becerileri, sosyal beceriler ve akademik beceriler gibi çeşitli alanlardan pek çok becerinin öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Diğer yandan, bugüne değin yapılmış çalışmalarda video kayıtların araştırmacı ve öğretmenler tarafından hazırlandığı ve uygulandığı görülmektedir. Dolayısıyla, otizmli bireylerin aile üyelerine video kayıtları hazırlamayı ve video modelle öğretimi güvenilir bir şekilde uygulamayı öğretmenin önemli olabileceği düşünülebilir. Bu çalışmada (a) annelerin video kayıtları hazırlamayı ve video modelle öğretimi güvenilir bir şekilde uygulamayı öğrenip öğrenemeyeceğini, (b) anneler tarafından sunulan video modelle öğretimin otizmli çocuklara bir oyun becerisi öğretmede ve bu oyun becerisinin korunması ve genellenmesinde etkili olup olmayacağını belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada öğretimi hedeflenen oyun becerisi Legolarla tren yapma becerisidir. Araştırmada ayrıca, çalışmaya katılan annelerden öznel değerlendirme yoluyla sosyal geçerlik verisi toplanmıştır. Çalışma katılımcılar arası çoklu yoklama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulguları annelerin video modelle öğretimi yüksek düzeyde uygulama güvenirliğiyle uygulayabildiğini göstermektedir. Çalışmaya katılan tüm çocuklar hedef beceriyi öğrenmiş, öğretimin ardından korumuş ve öğretim koşulları dışındaki koşullara genellemiştir. Çalışmada elde edilen sosyal geçerlik bulgularının olumlu olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimler: Video modelle öğretim, otizm spektrum bozukluğu, oyun becerisi, annelerin eğitimi, uygulama güvenirliği
Akıllı tahta aracılığıyla sunulan video modelle öğretimin otizmli çocuklara sosyal tepki davranışlarının öğretimindeki etkililiği
Bu çalışmada, otizmli çocuklara yüz ifadesi, jest (kullanımı) ve sözel ifadeden oluşan sosyal tepki davranışlarının öğretiminde akıllı tahta aracılığıyla sunulan video modelle öğretim yönteminin etkililiğinin incelenmesi amaçlanmış, izleme ve genelleme açısından da değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan çocuklara, elinden bir nesne ya da oyuncak alındığında kızma ile etkinlik sonunda başarılı olma durumunda mutlu olma durumlarına ilişkin altı farklı sosyal bağlama uygun sosyal tepki davranışlarını (jest, yüz ifadesi ve sözel ifade) gerçekleştirebilmelerinin öğretimi yapılmıştır. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden, katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya Anadolu Üniversitesi, Engelliler Araştırma Enstitüsü, Gelişimsel Destek Birimi'ne devam eden, yaşları 3 yaş 9 ay ve 5 yaş 5 ay arasında değişen otizm tanılı 4 erkek denek katılmıştır. Ayrıca araştırmaya, videoyla model olma öğretimi için hazırlanmış olan video görüntülerinde yer alan üç kişi katılmıştır. Araştırmada etkililik verileri, başlama düzeyi, günlük yoklama, öğretim, genelleme ve izleme oturumlarından toplanmıştır. Aynı zamanda araştırmada, sosyal geçerlik ve güvenirlik verileri de toplanmıştır. Araştırma sonunda elde edilen etkililik verileri, grafiksel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Sosyal geçerlilik verileri ise araştırmaya katılan deneklerin ailelerinden ve öğretmenlerinden öznel değerlendirme yaklaşımıyla elde edilen verilere göre betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, araştırmaya katılan dört deneğin de akıllı tahta aracılığıyla sunulan video modelle öğretim uygulamasıyla bağlama uygun sosyal tepki davranışlarını (yüz ifadesi, jest ve sözel ifade) öğrendiğini ve farklı ortam ve kişilerle genelleyebildiğini göstermiştir. Ayrıca deneklerin öğretim sona erdikten iki, dört ve altı hafta sonra düzenlenen kalıcılık oturumlarında da öğrenilen davranışların kalıcılığını koruduğu görülmüştür. Sosyal geçerlik bulguları, çocukların anneleri ve öğretmenlerinin araştırma hakkında olumlu görüşlerinin olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda araştırmanın uygulama güvenirliği bulguları da araştırmanın yüksek uygulama güvenirliği (%98,6) ile uygulandığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Otizm, Sosyal Tepki Davranışları, Yüz İfadesi, Jest, Sözel İfade,Video Model, Akıllı Tahta Aracılığıyla Öğretim
Otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere yiyecek-içecek hazırlama becerilerinin öğretiminde sesli anlatım içeren ve içermeyen video ipucunun karşılaştırılması
Bu çalışmada, otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere mısır patlatma ve meyve sıkma becerilerinin öğretiminde, sesli anlatım içeren ve sesli anlatım içermeyen video ipucunun etkililiği ve verimliliği karşılaştırılmıştır. Ayrıca çalışmanın sosyal geçerliğini belirlemek üzere araştırmaya katılan öğrenciler ile otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilerle çalışan öğretmenlerin video ipucuna ve çalışmaya ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırma otizm spektrum bozukluğu olan dört erkek öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri mısır patlatma ve meyve sıkma becerileri; bağımsız değişkenleri ise sesli anlatım içeren ve sesli anlatım içermeyen video ipucudur. Araştırmada gözlemciler arası güvenirlik ve uygulama güvenirliği verileri toplanmış ve yüksek güvenirlik bulguları elde edilmiştir. Araştırma bulguları, hem sesli anlatım içeren hem de sesli anlatım içermeyen video ipucunun otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere mısır patlatma ve meyve sıkma becerilerinin öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Bulgular ayrıca iki uygulama arasında verimlilik açısından çok az fark olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular izleme açısından her iki uygulama arasında fark olmadığını işaret etmektedir. Sesli anlatım içeren ve sesli anlatım içermeyen video ipucu tüm öğrencilerde yüksek düzeyde genelleme ile sonuçlanmıştır. Çalışmanın sosyal geçerlik bulguları ise olumludur. Bulguları desteklemek üzere ileri araştırmalara gereksinim duyulmaktadır.
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara video oyunu oynama becerisinin öğretiminde video ile kendine model olmanın etkililiğinin belirlenmesi
Video ile kendine model olma, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklara farklı becerileri öğretmede etkili olduğu kanıtlanmış video modelle öğretim yönteminin bir uygulama türüdür. Araştırma bulguları, video ile kendine model olma yönteminin iletişim becerileri, sosyal beceriler, akademik beceriler gibi farklı alanlardan becerilerin öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Alan yazında video ile kendine model olma yönteminin etkililiğine ilişkin sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu nedenle, OSB'li çocuklara çeşitli alanlardan becerilerin öğretiminde video ile kendine model olma yönteminin kullanıldığı çalışmaların artmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, video ile kendine model olmanın OSB'li çocuklara video oyunu oynama becerisinin öğretiminde etkililiğini belirlemektir. Çalışma, tek denekli araştırma yöntemlerinden uyarlanmış yoklama evreli çoklu yoklama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, yaşları 7-9 arasında değişen dört OSB'li çocuğun izleme ve kalıcılık performansları da değerlendirilmiştir. Ayrıca, çalışmada yer alan OSB'li çocukların ebeveynlerinden sosyal geçerlilik verisi toplanmıştır. Çalışma sonuçları, katılımcıların öğretim, izleme ve kalıcılık evrelerinde video oyun becerileri sergileyebildiklerini göstermektedir. Sosyal geçerlilik verileri, çalışma sonuçlarına ve bu öğretilen becerilere ilişkin ebeveynlerin olumlu görüşlerini yansıtmaktadır. Anahtar kelimeler: Video ile kendine model olma, video oyunu oynama, otizm spektrum bozukluğu, serbest zaman becerisi.
Otizmli bireylere yabancı kişilerden korunma becerilerinin öğretiminde sosyal öykülerin yalnız sunumuyla video modelle birlikte sunulmasının karşılaştırılması
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) sosyal etkileşim sorunları ve sınırlı/yinelenen ilgi ve davranışlarla ya da çoğunlukla olduğu gibi bu sorunların yanı sıra, dil ve iletişim becerilerinde gözlenen sınırlılıklarla ortaya çıkan ileri derecede ve karmaşık bir gelişimsel yetersizlik türüdür. Alan yazında OSB olan bireylerin toplumda bağımsız bireyler olarak yaşayabilmeleri için gereksinim duydukları davranış ve becerilerin öğretiminde kullanılmak üzere çeşitli öğretim uygulamaları geliştirilmekte ve uygulanmaktadır. Sosyal öyküler ve video modelle öğretim de bu uygulamalar arasında yer almaktadır. Bu araştırmanın amacı, OSB olan bireylere yabancı kişilerden korunma becerilerinin öğretiminde sosyal öykülerin yalnız sunumuyla, video modelle birlikte sunumunun etkililik ve verimlilik açısından farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırma 10 – 13 yaş aralığında OSB tanılı dört çocukla yürütülmüştür. Araştırmada katılımcılara öğretilen hedef davranışlar yabancı kişilerin kaçırma girişimlerinden korunma ve kapıyı çalan yabancı kişilerden korunma becerileridir. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Araştırmanın etkililik bulguları, OSB olan dört katılımcıdan üçünün yabancı kişilerden korunma becerilerini her iki uygulamayla da ölçütü karşılar düzeyde öğrendiklerini göstermiştir. Dördüncü katılımcı için sosyal öykülerin yalnız sunulduğu öğretimin daha etkili olduğu gözlenmiştir. Dördüncü katılımcıda sosyal öykülerin yalnız sunulduğu öğretimle üzerinde çalışılan beceride belirli bir düzeyde öğrenme gerçekleşmiş olmasına rağmen ölçüt karşılanamamıştır. Katılımcıların üçünde iki uygulama arasında kalıcılık etkisi bakımından bir farklılık olmadığı görülmüştür. Katılımcıların her iki yöntemle de öğrendikleri yabancı kişilerden korunma becerilerini korudukları gözlenmiştir. İki öğretim uygulaması verimlilik açısından karşılaştırıldığında, elde edilen bulguların tüm katılımcılarda tutarlı bir biçimde yinelenemediği görülmektedir. Sosyal öykülerin yalnız sunulduğu öğretim uygulamasının üç katılımcıda daha verimli olduğu görülmüştür. Çalışmada yer alan katılımcıların birinde ölçüt karşılanıncaya kadar gerçekleşen oturum sayısı, deneme sayısı, toplam öğretim süresi ve hatalı öğrenci tepkilerinin yüzdesi açısından sosyal öykülerin yalnız sunulduğu öğretim uygulaması daha verimli olmuştur. Katılımcıların bir diğerinde ise tüm parametreler açısından sosyal öykülerin video modelle birlikte sunulduğu öğretim uygulaması daha verimli olmuştur. Diğer bir katılımcıda ise sosyal öykülerin yalnız sunumuyla gerçekleştirilen öğretimin sosyal öykülerin video modelle sunulduğu öğretime kıyasla sadece toplam öğretim süresi açısından daha verimli olduğu görülmüştür. Son katılımcıda ise sosyal öykülerin yalnız sunulduğu uygulama etkili olurken sosyal öykülerin video modelle birlikte sunulduğu öğretim uygulamasıyla ölçüt karşılanamamıştır. Bu araştırmada hem katılımcıların annelerinden hem de kendilerinden sosyal geçerlik verisi çalışma sırasında hazırlanan sosyal geçerlik soru formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın bulguları, katılımcıların kendilerinin ve annelerinin çalışma hakkında olumlu görüşler ifade ettiklerini göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Güvenlik becerileri, Otizm, Sosyal öyküler, Video modelle öğretim
Gelişimsel yetersizliği olan bireylere tablet bilgisayarla sunulan video modelle öğretimin iş görüşmesi becerisini öğretmedeki etkililiği
Bu çalışmanın amacı, gelişimsel yetersizliği olan bireylere tablet bilgisayarla sunulan video modelle öğretimin iş görüşmesi yapma becerisinin öğretimindeki etkililiğinin incelenmesidir. Araştırma gelişimsel yetersizlik tanısı alan 21-24 yaş arasındaki iki erkek ve bir kadın denek ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma tek denekli araştırma yöntemlerinden denekler arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkeni, deneklerin bir işverenle iş görüşmesi sırasında yapması gereken davranışları gerçekleştirme ve etkili bir iş görüşmesi öncesinde ve sırasında yapması gereken davranışları sözel bilgi olarak ifade etme düzeyidir. Araştırmanın bağımsız değişkeni, deneklerin kendisi tarafından kullanılan tablet bilgisayarla sunulan video modelle öğretim sürecidir. Araştırma bulguları, deneklerin iş görüşmesi yapma becerisini edindiklerini ve etkili bir iş görüşmesi öncesinde ve sırasında yapması gereken davranışları sözel olarak ifade ettiklerini göstermektedir. Ayrıca bulgular, deneklerin, öğrendikleri bilgileri farklı ortam, kişi ve duruma genelleyebildiklerini göstermektedir. Denekler öğrendikleri bilgileri çalışma tamamlandıktan sonra da sergileyebilmişlerdir. Anahtar Sözcükler: Gelişimsel yetersizlik, Video model, Tablet bilgisayar, İş görüşmesi.
Otizmi olan çocukların etkinlikler ve ortamlar arası geçişlerini kolaylaştırmada hazırlayıcı videoların etkisi
Okulöncesi dönemdeki çocuklar okul içi geçişler sırasında bağımsız geçiş davranışları sergilemekte zorlanmakta ve bir okul gününün %20-35'ini geçişler sırasında harcamaktadırlar. Geçişler, öğretim etkinliklerine oranla daha az yapılandırılmış oldukları ve çocuklardan beklenen davranışları açık biçimde ortaya koymadıkları için çocukların problem davranış sergiledikleri bir zaman dilimi olmaktadır. Geçişleri kolaylaştırmak üzere kullanılabilecek çeşitli stratejiler vardır ve bunlardan biri de hazırlayıcı videodur. Hazırlayıcı video, çocukları bir etkinliğe, göreve, geçişe ya da stresli duruma hazırlamak ve çocuklarda çevresel değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan kaygının neden olduğu problem davranışları önlemek amacıyla kullanılan bir stratejidir. Hazırlayıcı videoda, geçişlerden önce çocuklara, geçiş yapılacak etkinlik ve ortam ile geçiş sürecinde sergilenecek davranışları gösteren videolar izletilir ve ardından çocuklardan geçişi gerçekleştirmeleri beklenir. Bu araştırmada da yaşları 4-6 arasında değişen, otizmi olan çocukların etkinlikler ve ortamlar arası geçişler sırasındaki; bağımsız geçiş davranışlarını arttırmada, harcadıkları süreyi kısaltmada ve sergiledikleri problem davranışları azaltmada hazırlayıcı videoların etkililiği incelenmiştir. Araştırmada ayrıca araştırmanın amaçlarının önemine, araştırmada kullanılan stratejinin uygunluğuna ve araştırma bulgularının anlamlılığına ilişkin aştırmaya katılan çocukların anne-babalarının ve çocukların devam ettikleri birimde eğitim hizmeti veren personelin çalışmaya ilişkin görüşleri belirlenmiştir. Araştırma tek denekli deneysel modellerden A-B-A-B modeli kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmada, geçişler sırasında sergilenen bağımsız geçiş davranışlarını kaydetmek üzere kontrollü olay kaydı tekniği, harcanan süreyi kaydetmek üzere bekleme süresi kaydı tekniği ve problem davranışları kaydetmek üzere serbest olay kaydı tekniği kullanılmıştır. Uygulama oturumlarında geçişe ilişkin hazırlayıcı video her geçiş öncesinde grup düzenlemesi biçiminde çocuklara izletilmiş ve hazırlayıcı videoyu izlemelerinin ardından çocuklardan geçişi sergilemeleri beklenmiştir. Çocukların bağımsız geçiş davranışları sözel olarak pekiştirilirken, problem davranışları görmezden gelinmiştir. Araştırmada gözlemciler arası güvenirlik ve uygulama güvenirliği verileri toplanmış ve yüksek güvenirlik bulguları elde edilmiştir. Araştırma bulguları, hazırlayıcı videoların otizmi olan çocukların etkinlikler ve ortamlar arası geçişler sırasındaki; bağımsız geçiş davranışlarını arttırmada, harcadıkları süreyi kısaltmada ve sergiledikleri problem davranışları azaltmada etkili olduğunu; araştırmaya katılan çocukların anne-babalarının ve çocukların devam ettikleri birimde eğitim hizmeti veren personelin araştırmanın amaçlarının önemine, araştırmada kullanılan stratejinin uygunluğuna ve araştırma bulgularının anlamlılığına ilişkin görüşlerinin olumlu olduğunu ortaya koymuştur. Araştırma bulguları alanyazına dayalı olarak tartışılmış, uygulamaya ve ileri araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Otizm, Problem davranışlar, Geçiş, Geçiş stratejileri, Hazırlayıcı video.
Nesne göstererek ortak dikkat başlatmanın otizmli çocuklara öğretiminde video modelle öğretimin etkililiği
Araştırmada nesne göstererek ortak dikkat girişiminde bulunma becerisinin otizmli çocuklara öğretiminde video modelle öğretimin etkiliği incelenmiştir. Ayrıca araştırmaya katılan deneklerin video modelle öğretim uygulamaları öncesi ve sonrasındaki performansları ölçülmüş ve normal gelişim gösteren akran grubu ile karşılaştırılarak sosyal geçerlik verisi toplanmıştır. Araştırma, otizmli 4-4,5 yaşları arasındaki üç erkek denek ile yürütülmüştür. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden denekler arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır Araştırmanın etkililik bulguları, video modelle öğretim uygulamasının deneklerin nesne göstererek ortak dikkat girişiminde bulunma becerisini edinmelerinde etkili olduğunu, deneklerin becerinin öğretimi bittikten 7, 14 ve 28 gün sonra beceriyi koruduklarını, farklı ortam ve kişilere genellediklerini göstermiştir. Araştırmanın sosyal geçerlik bulguları video model ile sunulan öğretim ile birlikte deneklerin hedef beceriye ilişkin performanslarının akranları ile benzer düzeye ulaştığını göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Otizm, Ortak dikkat, Ortak dikkat girişiminde bulunma, Video modelle öğretim
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde videoyla model olmanın etkililiği
Bu araştırmanın amacı, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklara yaya becerilerinden üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde videoyla model olmanın etkililiği, katılımcıların öğrendikleri beceriyi sürdürmeleri ve genellemeleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmada ayrıca, katılımcıların annelerinin araştırmanın sürecine ve araştırmanın sonuçlarına ilişkin görüşleri alınarak yapılan çalışmanın sosyal geçerliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma şehir merkezinde üst geçit bulunan iki farklı caddede gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 7-8 yaş aralığındaki OSB olan üç çocuğa videoyla model olma ile üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde, tek-denekli araştırma yöntemlerinden katılımcılar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, tüm katılımcıların üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisini öğrendiklerini ve uygulama tamamlandıktan bir, üç, beş hafta sonra da öğrendikleri beceriyi sürdürdüklerini göstermektedir. Katılımcılar öğrendikleri beceriyi şehirdeki farklı bir üst geçidi kullanarak da genelleyebilmişlerdir. Araştırmadan elde edilen sosyal geçerlik bulguları katılımcıların anneleri açısından olumludur.