Video destekli öğretim
72 theses under this subject heading
Anneler tarafından sunulan video modelle öğretimin otizmli çocuklara oyun becerisi öğretmedeki etkililiği
Video modelle öğretim otizm spektrum bozukluğu olan bireylere öğretim sunmakta kullanılan bilimsel dayanaklı uygulamalardan biridir. Araştırma bulguları, bu öğretim stratejisinin öz-bakım becerileri, sosyal beceriler ve akademik beceriler gibi çeşitli alanlardan pek çok becerinin öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Diğer yandan, bugüne değin yapılmış çalışmalarda video kayıtların araştırmacı ve öğretmenler tarafından hazırlandığı ve uygulandığı görülmektedir. Dolayısıyla, otizmli bireylerin aile üyelerine video kayıtları hazırlamayı ve video modelle öğretimi güvenilir bir şekilde uygulamayı öğretmenin önemli olabileceği düşünülebilir. Bu çalışmada (a) annelerin video kayıtları hazırlamayı ve video modelle öğretimi güvenilir bir şekilde uygulamayı öğrenip öğrenemeyeceğini, (b) anneler tarafından sunulan video modelle öğretimin otizmli çocuklara bir oyun becerisi öğretmede ve bu oyun becerisinin korunması ve genellenmesinde etkili olup olmayacağını belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada öğretimi hedeflenen oyun becerisi Legolarla tren yapma becerisidir. Araştırmada ayrıca, çalışmaya katılan annelerden öznel değerlendirme yoluyla sosyal geçerlik verisi toplanmıştır. Çalışma katılımcılar arası çoklu yoklama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulguları annelerin video modelle öğretimi yüksek düzeyde uygulama güvenirliğiyle uygulayabildiğini göstermektedir. Çalışmaya katılan tüm çocuklar hedef beceriyi öğrenmiş, öğretimin ardından korumuş ve öğretim koşulları dışındaki koşullara genellemiştir. Çalışmada elde edilen sosyal geçerlik bulgularının olumlu olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimler: Video modelle öğretim, otizm spektrum bozukluğu, oyun becerisi, annelerin eğitimi, uygulama güvenirliği
Akıllı tahta aracılığıyla sunulan video modelle öğretimin otizmli çocuklara sosyal tepki davranışlarının öğretimindeki etkililiği
Bu çalışmada, otizmli çocuklara yüz ifadesi, jest (kullanımı) ve sözel ifadeden oluşan sosyal tepki davranışlarının öğretiminde akıllı tahta aracılığıyla sunulan video modelle öğretim yönteminin etkililiğinin incelenmesi amaçlanmış, izleme ve genelleme açısından da değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan çocuklara, elinden bir nesne ya da oyuncak alındığında kızma ile etkinlik sonunda başarılı olma durumunda mutlu olma durumlarına ilişkin altı farklı sosyal bağlama uygun sosyal tepki davranışlarını (jest, yüz ifadesi ve sözel ifade) gerçekleştirebilmelerinin öğretimi yapılmıştır. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden, katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya Anadolu Üniversitesi, Engelliler Araştırma Enstitüsü, Gelişimsel Destek Birimi'ne devam eden, yaşları 3 yaş 9 ay ve 5 yaş 5 ay arasında değişen otizm tanılı 4 erkek denek katılmıştır. Ayrıca araştırmaya, videoyla model olma öğretimi için hazırlanmış olan video görüntülerinde yer alan üç kişi katılmıştır. Araştırmada etkililik verileri, başlama düzeyi, günlük yoklama, öğretim, genelleme ve izleme oturumlarından toplanmıştır. Aynı zamanda araştırmada, sosyal geçerlik ve güvenirlik verileri de toplanmıştır. Araştırma sonunda elde edilen etkililik verileri, grafiksel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Sosyal geçerlilik verileri ise araştırmaya katılan deneklerin ailelerinden ve öğretmenlerinden öznel değerlendirme yaklaşımıyla elde edilen verilere göre betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, araştırmaya katılan dört deneğin de akıllı tahta aracılığıyla sunulan video modelle öğretim uygulamasıyla bağlama uygun sosyal tepki davranışlarını (yüz ifadesi, jest ve sözel ifade) öğrendiğini ve farklı ortam ve kişilerle genelleyebildiğini göstermiştir. Ayrıca deneklerin öğretim sona erdikten iki, dört ve altı hafta sonra düzenlenen kalıcılık oturumlarında da öğrenilen davranışların kalıcılığını koruduğu görülmüştür. Sosyal geçerlik bulguları, çocukların anneleri ve öğretmenlerinin araştırma hakkında olumlu görüşlerinin olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda araştırmanın uygulama güvenirliği bulguları da araştırmanın yüksek uygulama güvenirliği (%98,6) ile uygulandığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Otizm, Sosyal Tepki Davranışları, Yüz İfadesi, Jest, Sözel İfade,Video Model, Akıllı Tahta Aracılığıyla Öğretim
Otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere yiyecek-içecek hazırlama becerilerinin öğretiminde sesli anlatım içeren ve içermeyen video ipucunun karşılaştırılması
Bu çalışmada, otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere mısır patlatma ve meyve sıkma becerilerinin öğretiminde, sesli anlatım içeren ve sesli anlatım içermeyen video ipucunun etkililiği ve verimliliği karşılaştırılmıştır. Ayrıca çalışmanın sosyal geçerliğini belirlemek üzere araştırmaya katılan öğrenciler ile otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilerle çalışan öğretmenlerin video ipucuna ve çalışmaya ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırma otizm spektrum bozukluğu olan dört erkek öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri mısır patlatma ve meyve sıkma becerileri; bağımsız değişkenleri ise sesli anlatım içeren ve sesli anlatım içermeyen video ipucudur. Araştırmada gözlemciler arası güvenirlik ve uygulama güvenirliği verileri toplanmış ve yüksek güvenirlik bulguları elde edilmiştir. Araştırma bulguları, hem sesli anlatım içeren hem de sesli anlatım içermeyen video ipucunun otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere mısır patlatma ve meyve sıkma becerilerinin öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Bulgular ayrıca iki uygulama arasında verimlilik açısından çok az fark olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular izleme açısından her iki uygulama arasında fark olmadığını işaret etmektedir. Sesli anlatım içeren ve sesli anlatım içermeyen video ipucu tüm öğrencilerde yüksek düzeyde genelleme ile sonuçlanmıştır. Çalışmanın sosyal geçerlik bulguları ise olumludur. Bulguları desteklemek üzere ileri araştırmalara gereksinim duyulmaktadır.
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara video oyunu oynama becerisinin öğretiminde video ile kendine model olmanın etkililiğinin belirlenmesi
Video ile kendine model olma, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklara farklı becerileri öğretmede etkili olduğu kanıtlanmış video modelle öğretim yönteminin bir uygulama türüdür. Araştırma bulguları, video ile kendine model olma yönteminin iletişim becerileri, sosyal beceriler, akademik beceriler gibi farklı alanlardan becerilerin öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Alan yazında video ile kendine model olma yönteminin etkililiğine ilişkin sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu nedenle, OSB'li çocuklara çeşitli alanlardan becerilerin öğretiminde video ile kendine model olma yönteminin kullanıldığı çalışmaların artmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, video ile kendine model olmanın OSB'li çocuklara video oyunu oynama becerisinin öğretiminde etkililiğini belirlemektir. Çalışma, tek denekli araştırma yöntemlerinden uyarlanmış yoklama evreli çoklu yoklama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, yaşları 7-9 arasında değişen dört OSB'li çocuğun izleme ve kalıcılık performansları da değerlendirilmiştir. Ayrıca, çalışmada yer alan OSB'li çocukların ebeveynlerinden sosyal geçerlilik verisi toplanmıştır. Çalışma sonuçları, katılımcıların öğretim, izleme ve kalıcılık evrelerinde video oyun becerileri sergileyebildiklerini göstermektedir. Sosyal geçerlilik verileri, çalışma sonuçlarına ve bu öğretilen becerilere ilişkin ebeveynlerin olumlu görüşlerini yansıtmaktadır. Anahtar kelimeler: Video ile kendine model olma, video oyunu oynama, otizm spektrum bozukluğu, serbest zaman becerisi.
Otizmli bireylere yabancı kişilerden korunma becerilerinin öğretiminde sosyal öykülerin yalnız sunumuyla video modelle birlikte sunulmasının karşılaştırılması
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) sosyal etkileşim sorunları ve sınırlı/yinelenen ilgi ve davranışlarla ya da çoğunlukla olduğu gibi bu sorunların yanı sıra, dil ve iletişim becerilerinde gözlenen sınırlılıklarla ortaya çıkan ileri derecede ve karmaşık bir gelişimsel yetersizlik türüdür. Alan yazında OSB olan bireylerin toplumda bağımsız bireyler olarak yaşayabilmeleri için gereksinim duydukları davranış ve becerilerin öğretiminde kullanılmak üzere çeşitli öğretim uygulamaları geliştirilmekte ve uygulanmaktadır. Sosyal öyküler ve video modelle öğretim de bu uygulamalar arasında yer almaktadır. Bu araştırmanın amacı, OSB olan bireylere yabancı kişilerden korunma becerilerinin öğretiminde sosyal öykülerin yalnız sunumuyla, video modelle birlikte sunumunun etkililik ve verimlilik açısından farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırma 10 – 13 yaş aralığında OSB tanılı dört çocukla yürütülmüştür. Araştırmada katılımcılara öğretilen hedef davranışlar yabancı kişilerin kaçırma girişimlerinden korunma ve kapıyı çalan yabancı kişilerden korunma becerileridir. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Araştırmanın etkililik bulguları, OSB olan dört katılımcıdan üçünün yabancı kişilerden korunma becerilerini her iki uygulamayla da ölçütü karşılar düzeyde öğrendiklerini göstermiştir. Dördüncü katılımcı için sosyal öykülerin yalnız sunulduğu öğretimin daha etkili olduğu gözlenmiştir. Dördüncü katılımcıda sosyal öykülerin yalnız sunulduğu öğretimle üzerinde çalışılan beceride belirli bir düzeyde öğrenme gerçekleşmiş olmasına rağmen ölçüt karşılanamamıştır. Katılımcıların üçünde iki uygulama arasında kalıcılık etkisi bakımından bir farklılık olmadığı görülmüştür. Katılımcıların her iki yöntemle de öğrendikleri yabancı kişilerden korunma becerilerini korudukları gözlenmiştir. İki öğretim uygulaması verimlilik açısından karşılaştırıldığında, elde edilen bulguların tüm katılımcılarda tutarlı bir biçimde yinelenemediği görülmektedir. Sosyal öykülerin yalnız sunulduğu öğretim uygulamasının üç katılımcıda daha verimli olduğu görülmüştür. Çalışmada yer alan katılımcıların birinde ölçüt karşılanıncaya kadar gerçekleşen oturum sayısı, deneme sayısı, toplam öğretim süresi ve hatalı öğrenci tepkilerinin yüzdesi açısından sosyal öykülerin yalnız sunulduğu öğretim uygulaması daha verimli olmuştur. Katılımcıların bir diğerinde ise tüm parametreler açısından sosyal öykülerin video modelle birlikte sunulduğu öğretim uygulaması daha verimli olmuştur. Diğer bir katılımcıda ise sosyal öykülerin yalnız sunumuyla gerçekleştirilen öğretimin sosyal öykülerin video modelle sunulduğu öğretime kıyasla sadece toplam öğretim süresi açısından daha verimli olduğu görülmüştür. Son katılımcıda ise sosyal öykülerin yalnız sunulduğu uygulama etkili olurken sosyal öykülerin video modelle birlikte sunulduğu öğretim uygulamasıyla ölçüt karşılanamamıştır. Bu araştırmada hem katılımcıların annelerinden hem de kendilerinden sosyal geçerlik verisi çalışma sırasında hazırlanan sosyal geçerlik soru formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın bulguları, katılımcıların kendilerinin ve annelerinin çalışma hakkında olumlu görüşler ifade ettiklerini göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Güvenlik becerileri, Otizm, Sosyal öyküler, Video modelle öğretim
Gelişimsel yetersizliği olan bireylere tablet bilgisayarla sunulan video modelle öğretimin iş görüşmesi becerisini öğretmedeki etkililiği
Bu çalışmanın amacı, gelişimsel yetersizliği olan bireylere tablet bilgisayarla sunulan video modelle öğretimin iş görüşmesi yapma becerisinin öğretimindeki etkililiğinin incelenmesidir. Araştırma gelişimsel yetersizlik tanısı alan 21-24 yaş arasındaki iki erkek ve bir kadın denek ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma tek denekli araştırma yöntemlerinden denekler arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkeni, deneklerin bir işverenle iş görüşmesi sırasında yapması gereken davranışları gerçekleştirme ve etkili bir iş görüşmesi öncesinde ve sırasında yapması gereken davranışları sözel bilgi olarak ifade etme düzeyidir. Araştırmanın bağımsız değişkeni, deneklerin kendisi tarafından kullanılan tablet bilgisayarla sunulan video modelle öğretim sürecidir. Araştırma bulguları, deneklerin iş görüşmesi yapma becerisini edindiklerini ve etkili bir iş görüşmesi öncesinde ve sırasında yapması gereken davranışları sözel olarak ifade ettiklerini göstermektedir. Ayrıca bulgular, deneklerin, öğrendikleri bilgileri farklı ortam, kişi ve duruma genelleyebildiklerini göstermektedir. Denekler öğrendikleri bilgileri çalışma tamamlandıktan sonra da sergileyebilmişlerdir. Anahtar Sözcükler: Gelişimsel yetersizlik, Video model, Tablet bilgisayar, İş görüşmesi.
Otizmi olan çocukların etkinlikler ve ortamlar arası geçişlerini kolaylaştırmada hazırlayıcı videoların etkisi
Okulöncesi dönemdeki çocuklar okul içi geçişler sırasında bağımsız geçiş davranışları sergilemekte zorlanmakta ve bir okul gününün %20-35'ini geçişler sırasında harcamaktadırlar. Geçişler, öğretim etkinliklerine oranla daha az yapılandırılmış oldukları ve çocuklardan beklenen davranışları açık biçimde ortaya koymadıkları için çocukların problem davranış sergiledikleri bir zaman dilimi olmaktadır. Geçişleri kolaylaştırmak üzere kullanılabilecek çeşitli stratejiler vardır ve bunlardan biri de hazırlayıcı videodur. Hazırlayıcı video, çocukları bir etkinliğe, göreve, geçişe ya da stresli duruma hazırlamak ve çocuklarda çevresel değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan kaygının neden olduğu problem davranışları önlemek amacıyla kullanılan bir stratejidir. Hazırlayıcı videoda, geçişlerden önce çocuklara, geçiş yapılacak etkinlik ve ortam ile geçiş sürecinde sergilenecek davranışları gösteren videolar izletilir ve ardından çocuklardan geçişi gerçekleştirmeleri beklenir. Bu araştırmada da yaşları 4-6 arasında değişen, otizmi olan çocukların etkinlikler ve ortamlar arası geçişler sırasındaki; bağımsız geçiş davranışlarını arttırmada, harcadıkları süreyi kısaltmada ve sergiledikleri problem davranışları azaltmada hazırlayıcı videoların etkililiği incelenmiştir. Araştırmada ayrıca araştırmanın amaçlarının önemine, araştırmada kullanılan stratejinin uygunluğuna ve araştırma bulgularının anlamlılığına ilişkin aştırmaya katılan çocukların anne-babalarının ve çocukların devam ettikleri birimde eğitim hizmeti veren personelin çalışmaya ilişkin görüşleri belirlenmiştir. Araştırma tek denekli deneysel modellerden A-B-A-B modeli kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmada, geçişler sırasında sergilenen bağımsız geçiş davranışlarını kaydetmek üzere kontrollü olay kaydı tekniği, harcanan süreyi kaydetmek üzere bekleme süresi kaydı tekniği ve problem davranışları kaydetmek üzere serbest olay kaydı tekniği kullanılmıştır. Uygulama oturumlarında geçişe ilişkin hazırlayıcı video her geçiş öncesinde grup düzenlemesi biçiminde çocuklara izletilmiş ve hazırlayıcı videoyu izlemelerinin ardından çocuklardan geçişi sergilemeleri beklenmiştir. Çocukların bağımsız geçiş davranışları sözel olarak pekiştirilirken, problem davranışları görmezden gelinmiştir. Araştırmada gözlemciler arası güvenirlik ve uygulama güvenirliği verileri toplanmış ve yüksek güvenirlik bulguları elde edilmiştir. Araştırma bulguları, hazırlayıcı videoların otizmi olan çocukların etkinlikler ve ortamlar arası geçişler sırasındaki; bağımsız geçiş davranışlarını arttırmada, harcadıkları süreyi kısaltmada ve sergiledikleri problem davranışları azaltmada etkili olduğunu; araştırmaya katılan çocukların anne-babalarının ve çocukların devam ettikleri birimde eğitim hizmeti veren personelin araştırmanın amaçlarının önemine, araştırmada kullanılan stratejinin uygunluğuna ve araştırma bulgularının anlamlılığına ilişkin görüşlerinin olumlu olduğunu ortaya koymuştur. Araştırma bulguları alanyazına dayalı olarak tartışılmış, uygulamaya ve ileri araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Otizm, Problem davranışlar, Geçiş, Geçiş stratejileri, Hazırlayıcı video.
Nesne göstererek ortak dikkat başlatmanın otizmli çocuklara öğretiminde video modelle öğretimin etkililiği
Araştırmada nesne göstererek ortak dikkat girişiminde bulunma becerisinin otizmli çocuklara öğretiminde video modelle öğretimin etkiliği incelenmiştir. Ayrıca araştırmaya katılan deneklerin video modelle öğretim uygulamaları öncesi ve sonrasındaki performansları ölçülmüş ve normal gelişim gösteren akran grubu ile karşılaştırılarak sosyal geçerlik verisi toplanmıştır. Araştırma, otizmli 4-4,5 yaşları arasındaki üç erkek denek ile yürütülmüştür. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden denekler arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır Araştırmanın etkililik bulguları, video modelle öğretim uygulamasının deneklerin nesne göstererek ortak dikkat girişiminde bulunma becerisini edinmelerinde etkili olduğunu, deneklerin becerinin öğretimi bittikten 7, 14 ve 28 gün sonra beceriyi koruduklarını, farklı ortam ve kişilere genellediklerini göstermiştir. Araştırmanın sosyal geçerlik bulguları video model ile sunulan öğretim ile birlikte deneklerin hedef beceriye ilişkin performanslarının akranları ile benzer düzeye ulaştığını göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Otizm, Ortak dikkat, Ortak dikkat girişiminde bulunma, Video modelle öğretim
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde videoyla model olmanın etkililiği
Bu araştırmanın amacı, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklara yaya becerilerinden üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde videoyla model olmanın etkililiği, katılımcıların öğrendikleri beceriyi sürdürmeleri ve genellemeleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmada ayrıca, katılımcıların annelerinin araştırmanın sürecine ve araştırmanın sonuçlarına ilişkin görüşleri alınarak yapılan çalışmanın sosyal geçerliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma şehir merkezinde üst geçit bulunan iki farklı caddede gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 7-8 yaş aralığındaki OSB olan üç çocuğa videoyla model olma ile üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde, tek-denekli araştırma yöntemlerinden katılımcılar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, tüm katılımcıların üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisini öğrendiklerini ve uygulama tamamlandıktan bir, üç, beş hafta sonra da öğrendikleri beceriyi sürdürdüklerini göstermektedir. Katılımcılar öğrendikleri beceriyi şehirdeki farklı bir üst geçidi kullanarak da genelleyebilmişlerdir. Araştırmadan elde edilen sosyal geçerlik bulguları katılımcıların anneleri açısından olumludur.
Açık ve uzaktan yükseköğretimde öğrenme ortamlarında videonun kullanımı: Türkiye'deki uygulamalara ilişkin değerlendirmeler
Bu çalışmanın amacını, Türkiye'de açık ve uzaktan yükseköğretim eğitim programlarında videonun nasıl kullandığının uzman görüşlerine dayalı olarak ortaya çıkartılması oluşturmaktadır. Ayrıca Türkiye'de yükseköğretimde açık ve uzaktan öğrenme ortamı olarak videonun eğitim amaçlı olarak farklı kullanım özelliklerinin ve güncel eğilimlerinin neler olduğu literatür taraması ile ele alınmıştır. Bu çalışmada, yöntem olarak nitel veri toplama teknikleri ile veriler elde edilmiş, elde edilen verilere dışarıdan bir müdahale yapılmamıştır; sadece var olan durum araştırılmıştır.
Otizm spektrum bozukluğu olan bireylere yabancı kişilerden korunma becerisinin kazandırılmasında uzaktan eğitim yoluyla sunulan video modelle öğretimin etkililiği
2019 yılı itibariyle hayatımıza giren korona virüs, artan ölüm oranları nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel salgın olarak tanımlanmıştır. Küresel salgın sürecinde okulların kapanması ile yüz yüze eğitime ara verilerek alternatif yöntem olan uzaktan eğitime geçiş yapılmıştır. Tüm okul türü ve kademelerinde uzaktan eğitim uygulamalarına geçiş yapılması, öğrencilerin eğitim hayatını doğrudan veya dolaylı olarak etkilemiştir. Bu durum eğitim sektörünün içinde yer alan tüm paydaşların uzaktan eğitim süreçlerine ilişkin olumlu veya olumsuz tutum edinmelerine sebep olmuştur. Belirtilen tutumlar uzaktan eğitim yoluyla yapılan uygulamaya yönelik araştırmaların gerçekleştirilmesi ihtiyacını da beraberinde getirmiştir. Bu araştırmanın amacı, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) tanılı bireylere uzaktan eğitim yoluyla video model uygulamalarıyla, yabancılardan korunma becerisinin öğretiminin etkililiğini ortaya koymaktır. Araştırmaya 2020-2021 eğitim öğretim yılında Bursa ilinde yer alan bir Özel Eğitim Uygulama Okulu'nun ikinci ve üçüncü kademesinde öğrenim gören üç öğrenci katılmıştır. Araştırma, tek denekli araştırma yöntemlerinden katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modelinde tasarlanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen veri toplama formları kullanılmıştır. Araştırmada yabancı kişilerden korunma becerisinin öğretimi için dört farklı tuzak türüne yönelik video model uygulamaları kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre OSB tanılı bireylere hedef davranışın öğretiminde uzaktan eğitim yoluyla video model uygulanması sonucunda öğrencilerin hedef davranışlarında istendik yönde değişim gözlenmiştir. Araştırma sonucunda yabancı kişilerden korunma becerisinin öğretiminde uzaktan eğitim yoluyla uygulanan video model uygulamalarının, hedef davranışın edinimi, kalıcılığı ve genellenmesinde etkili olduğu tespit edilmiştir.
The effects of flipped instruction through authentic videos on Turkish EFL learners' use of speech acts and willingness to communicate
Teaching speech acts from pragmatics in English as a Foreign Language (EFL) has been one of the neglected areas for several concerns such as limited class hours and inauthentic textbook content. Flipped classroom in which the instruction stage is completed before the class through communication technologies allows to allocate more in-class time for practice, especially for speech acts. Also, the inauthenticity of ELT textbooks could be compensated with authentic videos containing the use of speech acts. At this point, it could be remarkably useful to adopt flipped classroom instruction with authentic videos in teaching speech acts. Therefore, this quasi-experimental study that adopted mixed method design investigated the relation between teaching through flipped classroom with authentic videos and the EFL learners' performance on the use of speech acts. The participants who were 50 Turkish EFL students studying at Preparatory Department of English at a state university were divided into two groups as experimental (N=25) and control (N=25). The experimental group had flipped instruction on speech acts with authentic videos for 5 weeks while the control group were instructed in traditional classroom through the textbook as normally. Discourse Completion Test (DCT) was administrated to both groups in pre-test and post-test stages, and the experimental group were administrated a Perception Questionnaire and semi-structured interviews (N=5). The findings revealed that the experimental group outperformed those in the control group in terms of using speech acts. The data for Perception Questionnaire and semi-structured interviews also suggested that the experimental group had a positive perception towards flipped classroom and using authentic video-clips. It was also revealed that the participants in experimental group had an increased willingness to communicate after the treatment through flipped classroom and authentic videos.
İşaret dili ile hazırlanan eğitim videosunun işitme engelli kadınların kendi kendine meme muayenesi üzerine etkisi
Amaç: Araştırmanın amacı, işaret dili ile hazırlanan eğitim videosunun işitme engelli kadınların kendi kendine meme muayenesi (KKMM) becerisine etkisini incelemektir. Gereç Yöntem: Araştırma yarı deneysel tiptedir. Araştırmanın evrenini, İzmir Sağırları Koruma ve Kalkındırma Derneği'ne kayıtlı işitme engelli kadınlar(N:80) oluşturmuştur. İşaret dili içeren KKMM eğitim videosu hazırlanıp veri toplama aracı olarak eğitim öncesi sosyo-demografik özellikleri, KKMM bilgi düzeyi anket formu ve Champion-Sağlık İnanç Modeli Ölçeği (CSİMÖ) üç alt boyutu, eğitim sonrası KKMM Beceri Değerlendirme Formu (check-list) kullanılmıştır. Deney grubuna işaret dili içerikli KKMM eğitim videosu, kontrol grubuna işaret dili içermeyen eğitim videosu izletilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması deney grubunda 61,7±9,5, kontrol grubunda 50,0±13,2'dir. Deney grubundaki kadınların engellilik ortalaması %64,1±10,6, kontrol grubunda %63,0±10,8'dir; gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Eğitim öncesi kadınların CSİMÖ üç alt boyutu toplam puan ortalamaları arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Eğitim sonrası; deney ve kontrol grubunun memedeki değişiklikleri fark etme, KKMM yaparken ellerini bitişik, göğüs duvarına paralel kullanma, muayeneyi ışınsal, dairesel ve dikey yapabilme ve koltukaltını kontrol etme basamaklarını yapabilme açısından aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Eğitim öncesi,işitme engelli kadınların çoğunun KKMM'ni duymadığı ve hiçbirinin yapamadığı belirlenmiştir. Eğitim sonrası, deney grubundaki kadınların KKMM beceri basamaklarının çoğunu yaptığı; kontrol grubundakilerin ise oldukça düşük oranda yaptığı bulunmuştur.
Eğitim Bilişim Ağı'ndaki (EBA) ortaokul matematik içeriklerine yönelik hazırlanan videoların çoklu ortam tasarım ilkelerine göre incelenmesi
MEB tarafından FATİH projesinin içerik ayağı olarak geliştirilen EBA; evde, okulda kısacası akla gelen her yerde zaman ve mekân sınırı olmadan BT araçları sayesinde etkin materyaller kullanımını destekleyerek teknolojinin eğitim ve öğretim ortamları ile bütünleşmesini sağlayan bir uzaktan eğitim platformudur. EBA içerisinde ders içeriklerine ait videolar, çok sayıda ders kaynağı, ses dosyaları, görsel içerikler, dergiler ve dijital oyunlar gibi pek çok çoklu ortam dosyası bulunmaktadır. Bu araştırmanın amacı ortaokul matematik dersi için hazırlanan ve EBA (Eğitim Bilişim Ağı) platformu üzerinden gerek uzaktan eğitim faaliyetlerinde gerekse ders içi faaliyetlerde öğrencilerin ve öğretmenlerin kullanımına sunulan videoların çoklu ortam tasarım ilkelerine uygunluğunun incelenmesidir. Nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması deseninin kullanıldığı bu araştırmada 2020-2021 Eğitim ve Öğretim yılında EBA platformu EBA Dersler modülü üzerinden erişime açık olan ortaokul 5.sınıf matematik ders içeriklerine yönelik hazırlanan videoların çoklu ortam tasarım ilkeleri doğrultusunda incelenmesi doküman analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan bu araştırmanın çalışma grubunu EBA'daki ortaokul 5.sınıf matematik ders içeriklerine yönelik olarak hazırlanan 98 adet video oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler "Eğitim amaçlı çoklu ortam uygulamalarını değerlendirme dereceli puanlama anahtarı" kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada veri analizlerinin güvenirliğini sağlamak amacıyla ikinci bir kodlayıcı ile çalışılmıştır. Kodlayıcılar arası uyum katsayısı 0,87 olarak hesaplanmıştır bu sonuç gözlemciler arasındaki uyumun çok iyi düzeyde olduğunu göstermektedir. Araştırmanın sonunda EBA' daki ortaokul 5. sınıf matematik içeriklerine yönelik hazırlanan videoların içeriğinde kullanılan görsel, animasyon, metin, tablo ve grafik gibi unsurların ekran üzerinde hizalanarak verildiği, videolarda günlük konuşma dilinin tercih edildiği, konunun önemli yerlerine çeşitli yöntemlerle (yazı rengi, boyutu, kalınlığı gibi) vurgu yapıldığı, kısacası videoların Mayer' in (2009) çoklu ortam tasarım ilkeleri ile önemli oranda uyumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: EBA, EBA Ders, çoklu ortam tasarım ilkeleri, ortaokul matematik ders içerikleri
Effects of (V-CASTS) on EFL vocabulary expansion of Turkish high school students in writing
With the onset of the integration of the digital world's speed and content into education, web-based courses were launched into pedagogics. In the digital century, as we are going through, learners are exposed to their target language on various platforms through their daily lives. English language learners are expected to utilize several tools in learning with the object of improving a certain skill in their foreign languages. The main purpose of this study is to investigate whether and how viewing v-casts (short videos) influences the 9th grade EFL learners' written performances regarding vocabulary enhancement in English. The v-cast preferences of learners' and the views of EFL teachers on the use of v-casts with high school students in a Turkish ELT environment were additionally in the scope of the study. The participants of the study were 51 high school students of 9th grade in Hatay, Turkey. We searched for any differences and/or improvements in the participants' written performances regarding vocabulary learning proceeding the continual implementation of v-cast viewing activities. The study followed a mixed-method research design. The participants watched v-casts during their English courses and as extramural work. Pre and post-viewing written performances of the participants as well as semi-structured interviews and reflections reports were analyzed based on four titles; usage of affixation, the usage of content words based on CEFR, topic-based lexicon usage and the analysis of word count. The findings demonstrate that 9th-grade high school students formed a wider reservoir of vocabulary after the regular practice of v-cast watching activities and that they manage to use it in their written scripts. This study presents considerable implications for the teachers who prefer integrating v-casts into the training of writing skills in EFL. Since v-casts are downloadable and do not require advanced ICT skills or a permanent internet connection to display, they become easily accessible for the learners as well as the teachers. Keywords: ELT, short videos (v-casts), vocabulary enhancement, written performance, listening and viewing skills, digital classroom
Meme kanseri tanısı konulmuş kadınlara verilen video destekli eğitimin etkinliği: Nonrandomize kontrollü araştırma
Meme kanseri tanısı konulan hastalarda büyük bir kaygı ve üzüntü meydana gelmesinin yanı sıra; tedavide uygulanacak cerrahi girişimin çeşidi, etkileri, cerrahi sonrası yaşantısının nasıl olacağı konusundaki kaygılar; hastaların fiziksel ve ruhsal yönden birtakım zorluklara neden olmaktadır. Bu kaygı ve belirsizlikler cerrahi riskleri artırmakla birlikte hem tedavinin sonuçlarını hem de sağlık hizmetleri memnuniyeti olumsuz etkilenmektedir. Bu çalışmada cerrahi öncesi verilen video destekli eğitimin postoperatif dönemde cerrahi sonrası komplikasyonlar, anksiyete ve konfor üzerinde etkisinin belirlemesi amaçlandı. Çalışma Ağustos-Aralık 2020 tarihleri arasında, T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul Sağlık Müdürlüğü Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'nin genel cerrahi kliniğinde yapılan nonrandomize kontrollü klinik bir araştırmadır. Örneklem ölçütlerini karşılayan ve araştırmaya katılmaya gönüllü 35'i Çalışma (ÇG), 35'i Kontrol (KG) olmak üzere 70 hasta ile araştırma tamamlandı. Önce KG, daha sonra ÇG hastalarına ilişkin verileri toplandı. KG hastalarına araştırma kapsamında müdahalede bulunulmadı, genel cerrahi servisinde cerrahi öncesi rutin tedavi ve bakım uygulamaları sürdürüldü. ÇG'na ise rutin tedavi ve bakım uygulamalarına ek olarak araştırma kapsamında hazırladığımız "Meme Kanseri Tanısı Konulmuş Kadınlara Verilen Video Destekli Eğitim" isimli eğitim videosu izlettirildi. Her iki gruptaki hastalara preoperatif 1. gün anksiyete değerlendirmede Durumluk- Sürekli Anksiyete Ölçeği (Stait Trait Anxiety Invantory-STAI) ile konfor durumlarını değerlendirmede Genel Konfor Ölçeği (GKÖ) kullanıldı. Postoperatif 2. Gün STAI ölçeğinin durumluk (STAI-S) bölümü ile GKÖ; postoperatif 10. gün ise sadece anksiyete ölçeğinin durumluk (STAI-S) bölümü uygulandı. İstatiksel anlamlılık değeri olarak p<0.05 kabul edildi. Cerrahi öncesi video destekli eğitimin anksiyete düzeyini düşürdüğü ve konfor düzeyini yükselttiği görüldü. Bu eğitimler onkolojik ya da diğer cerrahi yöntemlerde de kullanılabilir ve hasta üzerindeki olumlu etkilerini tespit etmeye yönelik daha geniş örneklemeli araştırmalar yapılabilir.
Sanal gerçeklik gözlüğü kullanılarak yapılan senaryo tabanlı üç boyutlu videolu eğitimin hemşirelik öğrencilerinin cerrahi el yıkama ve steril giyinme becerisi üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışma, sanal gerçeklik (VR) gözlüğü kullanarak senaryo tabanlı üç boyutlu videolu eğitimin hemşirelik öğrencilerinin cerrahi el yıkama ve steril giyinme becerilerine etkisini incelemek amacıyla randomize kontrollü deneysel bir araştırmadır. Araştırmada 79 gönüllü öğrenci basit randomizasyonla üç gruba ayrıldı: VR grubu (N=27), teorik eğitim grubu (N=27) ve videolu eğitim grubu (N=25). İlk gruba sanal gerçeklik gözlüğü ile, ikinci gruba teorik eğitim yöntemi ile, üçüncü gruba ise video ile cerrahi el yıkama ve steril giyinme eğitimi verildi. Sanal gerçeklik (VR) grubuna sanal gerçeklik gözlüğü ile 3D video üç kez uygulandı. Videolu eğitim grubuna 2D video üç kez uygulandı. Teorik eğitim grubuna ise serbest çalışma zamanı tanındı. Eğitim sonrası öğrenci performansı, kendine güven ve memnuniyet değerlendirildi. Veriler Bone ve Maskenin Takılması, Cerrahi El Yıkama, Steril Önlük ve Steril Eldiven Giyinme Beceri Değerlendirme Formu, Bone ve Maskenin Takılması, Cerrahi El Yıkama, Steril Önlük ve Steril Eldiven Giyinme Bilgi Değerlendirme Formu, Teknoloji Kullanım Ölçeği, Eğitim Yöntemi Memnuniyeti Ölçüm Formu, Kendine Güven Ölçüm Formu ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 25.0 programı, sayı, ortalama±standart sapma, yüzde, ortanca, minimum ve maksimum değerler, F testi, Kruskal Wallis H testi kullanıldı ve ICC katsayısı hesaplandı. İstatistiksel anlamlılık için p<0.05 kabul edildi. VR grubu beceriyi teorik eğitim grubuna göre daha kısa sürede tamamladı (p<0.05). VR grubunun memnuniyet puanları diğer gruplara göre daha yüksek bulundu (p<0.05). Bilgi düzeyi ve kendine güven açısından gruplar arasında anlamlı fark tespit edilmedi (p>0.05). VR destekli eğitim yöntemleri, cerrahi hastalıkları hemşireliğinde beceri edinimini desteklemek için etkili bir araç olarak dikkate alınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Sanal gerçeklik, cerrahi hastalıkları hemşireliği eğitimi, cerrahi el yıkama ve steril giyinme becerisi, senaryo tabanlı eğitim, üç boyutlu videolu eğitim
İnformal öğrenme açısından bireylerin video tabanlı öğrenme ortamlarını kullanırken sergiledikleri davranışların incelenmesi
Bu araştırmanın ana amacı bireylerin informal öğrenme açısından video tabanlı öğrenme ortamlarını kullanırken sergiledikleri davranışları incelemektir. Bu ana amaç doğrultusunda katılımcıların informal öğrenme açısından kullandıkları informal öğrenme ortamları, web teknolojilerini kullanım biçimleri ve video tabanlı öğrenme ortamlarını kullanım biçimleri incelenmiştir. Araştırma 2021-2022 yılı itibariyle Ankara ilinde yaşayan ilkokul, ortaokul, lise, üniversite düzeyinde bulunan ve yetişkin bireylerden oluşan 50 kişiyle gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın yöntemi Durum Çalışması Modeli çerçevesinde tasarlanmıştır. Katılımcılarla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden ve web teknolojilerini kullanırken alınan ekran kayıtlarından elde edilen veriler içerik analiziyle analiz edilmiştir. Bu araştırmada elde edilen verilen verilere göre katılımcıların tamamının informal öğrenme açısından interneti kullandığı, aynı zamanda katılımcıların informal öğrenme açısından; ebeveynlerinden, öğretmenlerinden ve alanında uzman kişilerden destek aldığı ve yazılı kaynaklardan faydalandığı görülmüştür. Katılımcıların web teknolojilerini kullanım biçimlerine göre metin kaynaklı siteleri, video kaynaklı siteleri, güvenilir siteleri, ilk çıkan siteleri, forum sitelerini ve görsel kaynakları kullandığı tespit edilmiştir. Katılımcıların video tabanlı öğrenme ortamlarını kullanırken hızlandırma, ileri-geri sarma, alt yazıları aktif etme, ön izleme ve video kalitesini değiştirme etkileşim özelliklerini kullandıkları görülmüştür. Katılımcılar tarafından en sık kullanılan video etkileşim özelliğinin ileri sarma etkileşim özelliği olduğu görülmüştür. Ayrıca ilkokul düzeyindeki katılımcıların genellikle videonun tamamını izleme eğiliminde olduğu saptanmıştır. Katılımcıların video kayıtlarına göre tamamı izlenilen videoların genellikle kısa videolar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılar öğretici videoların kısa süreli olması, fon müziği içermemesi veya geçişlerde fon müziği içermesi, videoların görsellerle desteklenmesi, konusuna göre gerçek görüntülerin veya animasyonların kullanılması, videoların spot cümlelerle desteklenmesi, etkileşimli oyunlar içermesi, etkileşimli sorular içermesi, videoların kaynakçalarının belirtilmesi ve videoların da uygulamalar gibi puanlanması gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Ayrıca anlatımda göz temasının, jest ve mimiklerin beden dilinin öğrenme açısından önemli olduğu ve bu yüzden anlatıcının ekranda görünmesinin öğrenme açısından fayda sağladığı katılımcılar tarafından bildirilmiştir. Katılımcılar videoların kısa süreli olması yönünde görüş bildirirken oynatma listelerinin ve video bölümlendirmenin kullanıcılara büyük kolaylık sağladığını belirtmişlerdir. Katılımcıların video tabanlı öğrenme ortamlarında herhangi bir videoyu tercih ederken sıklıkla video kapak fotoğrafı, video süresi, video başlığına ve video izlenme sayısına göre videoyu seçtiği görülmüştür. Katılımcıların web teknolojilerini kullanım biçimlerinden ve görüşme sonuçlarından elde edilen verilere göre öğretici video tasarımları için güncel öneriler oluşturulmuştur. Anahtar kelimeler: Video tabanlı öğrenme, informal öğrenme, öğretici video tasarımı.
Video destekli özdeğerlendirme etkinliklerinin öğrencilerin hazırlıklı konuşma becerisine etkisi
Bu araştırma, video destekli özdeğerlendirme etkinliklerinin öğrencilerin hazırlıklı konuşma becerisine etkisini belirlemek amacıyla 7. sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2014-2015 öğretim yılının ikinci döneminde Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde bulunan Hürriyet Ortaokulu'nun 7. sınıflarına devam eden 60 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deney grubunu 18 kız, 12 erkek olmak üzere toplam 30 öğrenci; kontrol gurubunu ise 17 kız, 13 erkek olmak üzere toplam 30 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde deney ve kontrol grubuna 8 hafta boyunca, hazırlıklı konuşma becerisi uygulaması yapılmış, deney grubunda konuşmacı olan bireylerin hazırlıklı konuşmaları videoya kaydedilmiş ve deney grubu öğrencilerine videolar teslim edilmiştir. Deney grubu videoları izledikten sonra konuşma becerisine yönelik özdeğerlendirme formuyla haftalık özdeğerlendirmelerini yapmışlardır. Kontrol grubu ise uygulama için belirlenen hazırlıklı konuşma becerisi konularını sunmuş, bireyler öğretmen tarafından geleneksel yöntem (öğretmen dönütü) ile değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler üzerinde Wilcoxon işaretli sıralar ve Mann Whitney U testi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlardan biri, video destekli özdeğerlendirme etkinliklerinin öğrencilerin hazırlıklı konuşma becerisi üzerinde etkili olduğu yönündedir. Araştırmadan elde edilen bir diğer sonuç, geleneksel yöntemle yapılan değerlendirmelerin öğrencilerin hazırlıklı konuşma becerisini geliştirmede olumlu bir katkısının olmadığını ortaya koymaktadır.
Öğretim temsili olarak derslerin video kayıtlarına ilişkin matematik öğretmen adaylarının görüşleri
Öğretmen eğitiminde çeşitli öğretim temsillerinin son yıllarda artan bir eğilimle kullanılmaya devam edildiği görülmektedir. Bu çalışmada, matematik öğretmen adaylarına öğretim temsillerinden biri olan derslerin video kayıtları izletilmiştir. Daha sonra bu video kayıtların içeriğiyle ilgili ve öğretim temsili olarak öğretmen eğitiminde kullanımına ilişkin görüşleri incelenmiştir. Bu çalışmada nitel yöntemler esas alınmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında Ankara il merkezinde bulunan bir devlet üniversitesinde öğrenim görmekte olan 6 matematik öğretmen adayı oluşturmaktadır. Üç farklı ülkede kayıt yapılan matematik ders videoları öğretmen adaylarına izletilmiştir. Veriler, görüşme ve yazılı dokümanlar aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmanın veri analizinde gömülü (grounded) teoride kullanılan teknikler olan; açık kodlama, eksensel kodlama ve seçici kodlama gibi nitel araştırma tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, öğretim temsili olarak videonun hangi amaçlarla kullanılabileceğini ve etkilerini ortaya çıkarmıştır. Matematik öğretmen adaylarına, öğretim yöntem ve tekniklerini göstermek ve tecrübe edinmek için bir fırsat sunduğu belirlenmiştir. Ayrıca bu videoların, gerçek sınıf ortamına ait görsellik sunduğu ve teorik bilgilerle pratik yapma arasında köprü kurmak için yardımcı olabileceği tespit edilmiştir. Katılımcıların öğretmen merkezli ders tasarımları yapabildikleri, bunun yanında öğrenci merkezli öğretimi düşünerek onlarla empati kurabildikleri görülmüştür. Bunun yanında katılımcılar, ders video kayıtlarının öğretmen eğitiminde kullanılmasının birçok açıdan faydalı olacağını belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarının görüşleri ışığında, araştırma boyunca elde etmiş oldukları bu deneyimleri meslek yaşantılarında kullanmak istedikleri sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretim temsili, derslerin video kayıtları, matematik öğretmen adayı, öğretmen eğitimi.
Uzaktan eğitimde kullanılan videolu yöntemlerin ön lisans öğrencilerinin matematik başarılarına etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, uzaktan eğitimde kullanılan videolu yöntemlerin öğrencilerin başarılarına etkisinin belirlenmesidir. Bu çalışma, uzaktan eğitim okuyan ön lisans öğrencilerinin matematik başarıları hedef alınarak görüntülü ve sesli anlatım video derslerle yürütülmüştür. Araştırma katılımcıları, Batı Karadeniz Bölgesi'nde bulunan bir üniversitede uzaktan eğitim ile okuyan ön lisans öğrencileridir. Ayrıca, katılımcılar Bilgisayar Teknolojileri Bölümü'nde öğrenim gören ve Matematik II dersini alan Bilgisayar Programcılığı(BP) ve İnternet ve Ağ Teknolojileri(IAT) öğrencileri arasından rastgele olarak, deney (BP, n=76) grubu ve kontrol (IAT, n=45) grubu şeklinde ayrılmışlardır. Araştırmada nicel yöntemler kullanılmış ve verilerin toplanması için a) Türev Ünitesi Başarı Testi (TBT), b) Video Derslere Yönelik Öğrenenlerin Görüşleri anketi kullanılmıştır. Burada amaçlanan, video derslerin türev başarılarına etkisini karşılaştırmak ve web tabanlı uzaktan eğitim matematik öğretiminde kullanılan video derslere yönelik öğrencilerin görüşlerini değerlendirmektir. Video derslerin öğrencilerin başarılarına etkisini açıklamada öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen modeli kullanılmıştır. Öğrencilerin matematik dersi kapsamında türev ünitesi başarılarını ölçmek için pilot uygulamadan geçirilmiş bir başarı testi(TBT) hazırlanmıştır. Hazırlanan başarı testi deney ve kontrol grubu öğrencilerine ön test olarak türev başarılarını ölçmek için uygulanmıştır. Uygulama sürecinde; türev ünitesi içeriği öğrenme nesneleri olarak hazırlanmıştır. Hazırlanan içerik; deney grubunda akıllı tahta kullanılarak görüntülü anlatım akan video dersler olarak ve kontrol grubunda grafik tablet kullanılarak sesli anlatım akan video dersler olarak beş haftada verilmiştir. Uygulama bittikten sonra ön test olarak da kullanılmış olan Türev Başarı Testi son test olarak iki gruptaki öğrencilere uygulanmıştır. Son test uygulandıktan sonra, katılımcı öğrencilerin video derslere yönelik görüşlerini öğrenmek için beşli Likert olarak hazırlanan 11 sorudan oluşan Video Derslere Yönelik Öğrenenlerin Görüşleri anketi uygulanmıştır. Başarı testinin ve görüş anketinin sonuçları istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen nicel bulgular, uzaktan eğitimde kullanılan video yöntemlerden, grafik tablet kullanılan sesli anlatım akan video derslerin, akıllı tahta kullanılan görüntülü anlatım akan video derslere göre öğrenci başarısına anlamlı derecede olumlu etki ettiğini göstermektedir. Ayrıca, kontrol ile deney grubundaki öğrencilerin türev başarı sontest puan ortalamaları arasında, kontrol grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Anket sonuçlarına göre öğrencilerin video derslerin kullanılmasına yönelik olumlu görüşlere sahip olduğu ve kullanılmasını destekledikleri ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, uzaktan eğitimde grafik tablet kullanılarak sesli anlatım video derslerin kullanılabileceği ve bu alanda daha kapsamlı çalışmalar yapılabileceği önerilmektedir.
Görme engeli olan çocuklara özbakım becerilerini kazandırmada video ile model olunarak sunulan aile eğitim programının etkililiği
Bu araştırmanın genel amacı; Video ile Model Olunarak Sunulan Aile Eğitiminin, araştırmaya katılan annelerin, özbakım becerilerini öğretme basamaklarını uygulama düzeylerinde etkili olup olmadığı ve görme engelli çocukların, anneleri tarafından kendilerine öğretilen özbakım becerilerini gerçekleştirme düzeyleri ve gerçekleştirdikleri becerileri sürdürme düzeylerinde ki etkililiğini belirlemektir.Araştırmanın iki bağımlı değişkeni bulunmaktadır. Birincisi, ?araştırmaya katılan annelerin özbakım becerilerini öğretme basamaklarını gerçekleştirme düzeyleri?. İkinci ise ?görme engelli çocukların, anneleri tarafından kendilerine öğretilen özbakım becerilerini kazanma ve kazandıkları becerileri sürdürme durumlarıdır?. Araştırmanın bağımsız değişkeni ise geliştirilen Video ile Model Olunarak Sunulan Aile Eğitim Programıdır. Bağımsız değişkenin, birinci bağımlı değişken üzerindeki etkililiği test edilirken ?denekler arası çoklu yoklama deseni?; ikinci bağımlı değişken üzerindeki etkisi test edilirken de ?beceriler arası çoklu yoklama deseni? kullanılmıştır. Araştırmanın deneklerini, 2009-2010 yıllarında Milli Eğitim Bakanlığı' na bağlı Özel Adnan Ağır Özel Eğitim Okuluna devam eden, görme engelli ve okul öncesi dönemde bulunan üç çocuk ve bu üç çocuğun anneleri oluşturmaktadır.Araştırmada, annelere görme engelli çocuklarına özbakım becerilerini öğretme basamaklarını uygulayabilmeleri amacıyla Video ile Model Olunarak Sunulan Aile Eğitim Programı geliştirilmiştir. Geliştirilen program, Cavkaytar (1999) tarafından geliştirilen Özbakım ve Ev İçi Becerilerinin Öğretimi El Kitabından uyarlanmış ve video görüntüleri ile desteklenerek ölçüt temelli olarak hazırlanmıştır. Program, annelere beş oturumda sunulmuştur. Oturumların sunumunda; ?bilgilendirme, örnek video filmlerinin izlettirilmesi ve uygulama? aşamaları izlenmiştir. Birinci oturumda; özbakım becerileri ile ilgili temel bilgiler ve çocukların ihtiyaç duyduğu özbakım becerilerinin öncelik sırasının anneler tarafından belirlenmesi amaçlanmıştır. İkinci oturumda; annelere beceriyi basamaklarına ayırma sürecini öğretme amaçlanmıştır. Üçüncü oturumda; annelere ipucu çeşitlerinin ne olduğu ve ipuçlarının kullanımını öğretme amaçlanmıştır. Dördüncü oturumda; annelere özbakım becerisi öğretiminde ortam düzenlemesinin nasıl yapılması gerektiği, araç-gereç seçimi ve seçilen araçlarda gerekli uyarlamaların nasıl yapılması gerektiği, öğretim zamanını belirleme, ödül çeşitleri ve ödül kullanımının nasıl yapılması gerektiğini öğretme amaçlanmıştır. Beşinci oturumda da; annelere özbakım becerisinin öğretimini yaparken hangi basamakların izlenmesi gerektiğini öğretme amaçlanmıştır.?Uygulama? aşaması rehberli uygulama ve bağımsız uygulamalar olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Rehberli uygulama aşamasında ev ortamında ve araştırmacı gözetiminde annenin çocuğuyla, izlediği video filmlerindeki becerilerden farklı bir beceriyi öğretmeye çalışmış ve gerekli yerlerde araştırmacı anneye düzeltici dönütler vermiştir. Bağımsız uygulama aşaması ise programı tamamlayan annenin ev ortamında çocuğunun ihtiyaç duyduğu bir özbakım becerisini yine araştırmacı denetiminde uygulamasıdır. Araştırmanın bütün aşamalarındaki veriler, araştırmacı tarafından videoya kayıt edilip veri kayıt formlarına geçirilmiştir.Araştırma sonunda elde edilen bulgular şu şekildedir; Araştırmaya katılan annelerin üç'ü de, Video ile Model Olunarak Sunulan Aile Eğitim Programına katılmadan önce çocuklarına özbakım becerilerini öğretebilmeyle ilgili oniki öğretim basamağından sadece bir'ini gerçekleştirdiği görülürken. Video İle Model Olunarak Sunulan Aile Eğitim Programını tamamlayan annelerin çocuklarına özbakım becerilerini öğretebilmeyle ilgili oniki öğretim basamağının tamamını gerçekleştirmiştir. Araştırmaya katılan çocukların tamamı anneleri onlara öğretim çalışmaları yapmadan önce ihtiyaç duydukları özbakım becerileri ile ilgili başlama düzeyi verileri ve annelerinin Video İle Model Olunarak Sunulan Aile Eğitim Programını tamamladıktan sonra çocukların ihtiyaç duydukları özbakım becerileri ile ilgili öğretim sonu verileri arasında büyük farklılıklar ortaya çıkmıştır. Araştırmaya katılan çocukların ihtiyaç duydukları özbakım becerileri ile ilgili anneleri öğretim çalışmalarını tamamladıktan sonra beş'er gün ara ile süreklilik verileri toplanmıştır. Toplanan süreklilik verileri, bütün becerilerdeki öğretim sonu toplanan verilerle aynı düzeyde olduğu görülmektedir. Bu verilere dayanarak çocukların öğrendikleri becerileri sürdürdükleri görülmüştür.
A study on using videos for vocabulary learning
It is accepted by educationalists that the earlier language learning starts, the better it is. Although language learning comprises many areas, we may say that the basic area is vocabulary learning. Lately, the importance of vocabulary knowledge raised and many approaches and techniques have been adapted for vocabulary learning. Using videos for vocabulary learning is one of the techniques. The purpose of this study is to investigate the effects of using videos for vocabulary learning. The study was conducted at Osmaniye Kırıklı Kanlıgeçit Primary School and Çardak Primary School. 50 students, whose language level is elementary, participated in the study. There are 30 students in the experimental group from Kırıklı Kanlıgeçit Primary School and 20 students in the control group from Çardak Primary School. The students in the experimental group were presented the new words with ten different videos. A course book and a workbook were used for the control group. The treatment longed for 8 hours for both groups. At the end of the treatment sessions, a post-test was administered to the both groups. An attitude questionnaire was applied to the experimental group after the treatment session is over. The analysis of the study showed a significant difference for the experimental group and they have positive attitudes towards videos.
A case study on the effect of video on the motivation of high school students in english language classes
This master's dissertation tried to find out if educational, short and subtitled videos, with different activities before, while and afterwards, have a motivational effect on first year students' language learning process in a Turkish high school. The study also had the purpose of finding out the motivational factors affecting students and getting the opportunity to learn more about their attitudes through an adopted version of the AMTB questionnaire. The results obtained from the study indicate that: 1. The students showed only a little positive motivation and attitude difference toward learning English as a second language in general with the help of videos, which is not statistically significant. 2. It would be true to admit that the motivations and attitudes of students may differ and cannot be generalized because the age may affect the results. 3. The study does not deal with the scores of the students taken from a test but their motivation and attitudes toward learning a second language, English. A further study can be implemented to find if and how much scores of the students taken from a test affect their motivation and attitudes toward learning English a second language. Finally, this thesis contributed to my research understanding as well as to my perceptions on motivation and attitudes.