YouTube
Bu konu başlığı altında 62 tez
The effect of Youtube on EFL learners in Turkey
The incorporation of learning exercises reinforced by technology into the foreign language program has emerged as a new developing trend in language teaching today. Many proposals have been stated on the usage of technology in education, and YouTube has grown increasingly popular among video-sharing websites (Alimemaj, 2010). Given the popularity of YouTube as a video sharing platform among many Turkish individuals, this research was designed to investigate Turkish EFL learners' opinions on YouTube's effectiveness on their language learning. Along the same line, this study attempts to examine EFL learners' perceptions on how effective YouTube is in improving four language skills and three language components along with its impact on their autonomous learning and motivation. The participants of the study contains 2109 EFL learners who are the subscribers of the researcher's YouTube channel on English teaching, and they used YouTube at least a few times as a language learning tool. The data was collected using two separate data gathering instruments: two questionnaries one of which consisting of closed-ended items and the other with open-ended questions. To provide greater insight into the themes, the researcher acquired quantitative and qualitative data, examined the results separately, and then combined the data to provide a thorough description of the study topics. The results showed that, according to Turkish EFL learners, YouTube videos make a positive impact on language learning in terms of the four language skills and the three language components. Almost all EFL learners agree that it is quite useful in order to develop their speaking and listening skills along with vocabulary and pronunciation thanks to the large variety of content it contains and it provides exposure to authentic language and native speakers' videos. In addition, the findings indicated that YouTube is a useful source for EFL learners that boosts their autonomous learning habits and it motivates them to take actions to take responsibility of their own learning. Lastly, according to Turkish EFL learners, YouTube videos are very valuable in terms of their motivation to learn the language as it is a more interesting and an intriguing source compared to traditional learning environments. They also stated that on YouTube, they find themselves in an interactive environment where lots of language learners help each other. Even though there is study on YouTube in the field of English language education, there is a huge gap in research about YouTube as a language learning website and how it helps to language learners' autonomous learning disciplines. The current study provides a thorough examination of how YouTube aids EFL learners' language learning in numerous ways.
YouTube çocuk kanallarında anne-baba rollerinin sunumu ve buna yönelik ebeveyn görüşlerinin değerlendirilmesi
İktisadi yapıdaki değişimlerle bütünleşen teknoloji, iletişimi değiştirmekte ve geliştirmektedir. Anne ve babaların çocuklarının ilgi alanlarına yönelik içerikler üreterek sosyal medyanın bir parçası haline geldikleri gözlemlenmektedir. YouTube çocuk kanallarını yöneten ebeveynlerin sosyo-kültürel yaşamlarının da bu çerçevede şekillendiği söylenebilir. Bu çalışma, YouTube çocuk kanallarında, anne ve baba rollerinin eğlence ve tüketim olgularının etkisiyle beraber nasıl birer magazinsel eyleme dönüştüğünü ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada yeni medya ile ilgili metinler arası okuma yapılarak, magazinleşme ve eğlence kültürü ile yeni medya ilişkisini çözümlemek amacıyla literatür taraması yapılmıştır. İkinci aşamada kotalı örneklem alma tekniği ile seçilmiş olan YouTube çocuk kanallarındaki içerikler (Like Nastya TR, Aslıyarence ve Korayzeynep) önce nicel, ardından nitel içerik analizine (göstergebilim) tabi tutulmuştur. YouTube kanallarının her birinden 100'er video olmak üzere toplamda 300 video örnekleme dahil edilmiştir. Videolar, IBM SPSS 22 programı kullanılarak tablolaştırılmıştır. Ardından 300 video içerisinden seçilen 50 video ise nitel içerik analizi (göstergebilim) yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın üçüncü aşamasında ise 13 yaş altında çocuğu bulunan 15 ebeveyn ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve bu görüşmeler betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda YouTube çocuk kanalları kullanıcısı ebeveynlerin eğlence ve tüketim odaklı magazinsel eylemde bulundukları gözlemlenmiştir. Ebeveynlerle gerçekleşen görüşmelerden oluşan izlenim sonrası ise izleyici konumunda bulunan çocuklarının olumsuz etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.
COVID-19 pandemisi sürecinde yaş ayrımcılığının sosyal medyadaki tezahürü: Youtube analizi
Bu çalışma, Covid-19 pandemisinde yaş ayrımcılığının sosyal medyada tezahürünü incelemek amacıyla, Youtube üzerinden toplumun yaşlılık algısını ve yaş ayrımcılığının nedenlerini ortaya koymak için yapılmıştır. Bu bağlamda, popüler bir sosyal medya platformu olan Youtube'da Covid-19 pandemisinde yayınlanan içerikler, yaş ayrımcılığı unsurları açısından içerik analizi ile incelenmiştir. "Covid-19 pandemisinde sosyal medyada yaş ayrımcılığının yaygınlaşmasının sebebi nedir?" sorusundan yola çıkılarak; Covid-19 pandemisi sürecinde Youtube içeriklerinde ve kullanıcı yorumlarında hangi yaş ayrımcılığı unsurlarına rastlandığı ve içeriklerin yaşlılarla ilgili verdiği mesaj analiz edilmiştir. Bulgulara göre, yaşlılar ve Covid-19 pandemisi ile ilgili bilgilendirici, suçlayıcı, alay eden ya da mizah içeren içerikler bu dönemde farklı sosyal medya platformlarında olduğu gibi Youtube'da da popülerleşerek yaş ayrımcılığını derinleştirmiştir. İçeriklerde yaş ayrımcılığı barındıran kalıp yargılar, yaşlıyla alay eden, küçültücü ifadeler ile yaşlıyı bu dönemde kriminalize eden ve günah keçisi haline getiren bulgular ortaya konulmuştur. Bunun yanında görünürde yaşlılara karşı olumlu yaklaşımlar içeren ancak alt metinde yaş ayrımcılığı barındıran örtük içerikler de analiz edilmiştir. Ayrıca bulgularda 100 yaş ve üzerinin medya dilinde marjinalize edilmesi de dikkat çekmektedir. Yorumlar kısmında ise nefret söylemi, öfke, hakaret ve küfür içeren ifadelerin kullanıldığı görülmektedir. Yorumlar kısmında kullanıcıların dolayısıyla toplumun bu dönemdeki yaşlılık algısı doğrudan gözlenmektedir. İçeriklerde olumsuz yaşlılık algısı kullanıcı yorumlarına da yansıyarak olumsuz tepkileri doğurmuştur. Bu anlamda sosyal medya içerikleri Covid-19 pandemisinde yaşlılarla ilgili olumsuz kalıp yargıları yeniden üretmiştir. Yaşlılara, yaşlılığa ve yaşlanmanın kendisine yönelik önyargılı tutumların bir kombinasyonu olarak tanımlanan yaş ayrımcılığının Covid-19 pandemisinde artarak nefret söylemine dönüştüğü görülmektedir. Bu nefret söylemlerinin zaman zaman toplumda yaşlılara karşı nefret suçu ve şiddet eylemlerine dönüştüğü, bu durumun uzun vadede sosyolojik bir sorun olarak kuşaklar arası ilişkilere zarar verdiği görülmektedir. Yaşlılığın toplum algısında ölümle özdeşleşmesi ve pandemi döneminde virüsü yaşlıların yaydığı düşüncesi bu tür söylemlere neden olmuştur. Covid-19 pandemisindeki koşullar, korku ve paniğin yarattığı kaos ortamı da yaş ayrımcılığı ve nefret söyleminin yayılmasına neden olmuştur. Yaş ayrımcılığını sistematikleştiren medyatik söylemlerin de sosyal medyaya sirayet ederek bu dönemde toplumun yaşlılık algısını olumsuz etkilediği ortaya çıkmaktadır.
Youtube oyun vloglarının topluluk iletişimi pratiği olarak incelenmesi
Yeni iletişim teknolojileri arasında ön plâna çıkan internetin ve web teknolojilerinin bütün dünyada yaygınlaşmasıyla yeni toplumsallaşma biçimleri ve iletişim pratikleri de hayatımıza girmiştir. Gerçek mekanlarda var olan cemaat kavramı, zaman içerisinde dönüşüm geçirmiş ve sanal dünyada yeniden inşa edilmiştir. Etkileşimli bir sanal dünyada bir araya gelen kullanıcılar web 2.0 teknolojisinin sunduğu imkânlar sayesinde kendi içeriklerini oluşturmaya başlamışlardır. Bireyler sanal dünyada ortak zevkleri için bir araya gelmekte ve yeni topluluklar oluşturmaktadırlar. Youtube, kullanıcılarına kişisel kanallarında içerik oluşturma imkânı sunmaktadır. Böylece kullanıcılar, ortak zevkleri doğrultusunda favori Youtube kanallarında bir araya gelerek sanal cemaatler oluşturmakta ve birbirleriyle iletişim kurmaktadırlar. Çalışmanın amacı Youtube'da oyun vlogu izlemek için bir araya gelen sanal cemaatlerin yapısını ve iletişim pratiklerini incelemektir. Tezin ilk bölümünde yeni iletişim teknolojilerinin zaman içerisindeki gelişimi ve sosyal medya platformlarının ortaya çıkışından bahsedilmektedir. İkinci bölümde ise cemaat kavramının tarihsel süreç içerisinde gösterdiği değişimler ve sanal cemaat kavramı üzerinde durulmuştur. Son bölümde ise bir sanal cemaat olan Burak Oyunda oyun vlogu topluluğu ve topluluğun iletişim pratikleri incelenmiştir. Burak Oyunda kanalından seçilen 4 videoya yapılan 4802 yorum, netnografi araştırma deseni ile analiz edilmiştir. Analiz neticesinde topluluğun 3 farklı üye grubundan oluştuğu ve birbirlerinden farklı iletişim pratikleri geliştirdikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sanal Cemaat, Youtube, İçerik Üretimi, Oyun Vlogu
YouTube'da faaliyet gösteren dini içerikli kanalların din eğitimi açısından incelenmesi
Teknolojik ilerlemenin ürünü olan internet, günlük hayatta birçok değişime ve gelişime öncülük etmiştir. Bu değişim, özellikle ikinci nesil internet olarak adlandırılan Web 2,0'ın tanıtılması ile günlük hayatta belirgin bir şekilde hissedilmeye başlanmıştır. Kullanıcıların internete içerik yüklemesine imkan veren içeriklere katkı vermelerini sağlayan Web 2,0, sosyal mecralar denilen ve insanlığa yeni sosyalleşme alanları sunan Facebook, Twitter, Youtube vb. platformların kurulmasını sağlamıştır. Çok işlevli bu platformlar, zaman içerisinde bilgi üretilen yeni bilgiler edindiği bilgi birikimlerinin paylaşıldığı bir alan haline gelmişlerdir. Bu bağlamda video izlemek ve video paylaşmak için kullanılan ayrıca en çok tercih edilen platformlardan biri olan Youtube, bu eğitim etkinliklerinin sosyal medya boyutunun merkezinde bulunmaktadır. Youtube, bu yönüyle yaygın eğitim ve yaygın din eğitimi kurumları arasında değerlendirilmektedir. Bu çalışmada Youtube'da, dini içerikler üreten en popüler kanalların ve bu kanalların içeriklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ülkemiz nüfusunun % 79'u internet kullanmaktadır. İnternet kullanıcılarının % 70.8'i ise sosyal medyayı kullanmaktadır. Bu oranlar açısından sosyal medya platformlarından Youtube'da gerçekleştirilen eğitimin değerlendirilmesine ihtiyaç vardır. Araştırmada Youtube'da en fazla aboneye sahip on din eğitimi kanalı incelenmiştir. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Veriler toplanırken doküman analizi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler belirli temalar altında toplanarak sonuç ve tartışma bölümünde değerlendirilmiştir.
Tüketim kültürünün oluşumunda sosyal medyanın etkileri: Instagram ve Youtube kullanan bireylerin tüketim davranışlarının incelenmesi
İnsanlık tarihi boyunca devamlılığını sürdüren iletişim eylemi, buharlı makine ve sanayi devrimiyle birlikte yeni bir boyut kazanmaya başlamıştır. Bireyler iletişim ihtiyaçlarını karşılamak için araçlar icat etmişlerdir. İlk çağlarda duman, güvercin, ses gibi iletişim araçları zamanla telgraf, gazete gibi araçlara yerini bırakırken günümüzde internet ve dijital iletişim araçları olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada; tüketim kültürünün oluşumunda sosyal medyanın etkileri incelenmiş olup, Instagram ve Youtube kullanan bireylerin tüketim davranışları üzerinde durulmuştur. Geleneksel ve sosyal medyanın ortaya çıkış sürecinden bahsedilerek, internetin sunmuş olduğu dijital iletişim mecraları olan; sosyal medya mecraları, wikiler, bloglar ve mikrobloglar incelenmiştir. Bu konu çerçevesinde internet ile birlikte günlük yaşantımızın bir parçası olan dijital iletişim mecrası olarak kabul edilen sosyal medya bireylerin tüketim davranışlarına etkisi araştırılmıştır. Dijital iletişim araçları günümüzde bireyler ve kurumlar tarafından, tüketim davranışlarını gerçekleştirmek için pek çok farklı amaçla kullanılmaktadır. İnternet ve dijital iletişim araçlarının yaygın bir şekilde kullanılması tüketimin önündeki yer ve zaman kavramını kaldırmıştır. Tüketim, birey ve toplum için yaşamsal öneme sahip bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bireyler yaşamlarını sürdürebilmek için tüketim eylemini gerçekleştirmesi gerekmektedir. Kapitalist toplumların ortaya çıkışı beraberinde tüketim ihtiyaçlarını da değiştirmiştir. Tüketim ihtiyaçlarının değişmesi beraberinde tüketim çeşitliğinin de oluşmasına neden olmuştur. Modern toplumlar tüketim davranışını daha çok gösteriş temelli olarak yönelmekte, rasyonel bir toplum anlayışından giderek uzaklaşmaktadır. Gösteriş amaçlı sergilenen tüketim davranışları bireylerin ihtiyaçlarını arka planda bırakarak, tüketicileri çevresinde konumlandırarak statü oluşturmuştur. Çalışma Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileriyle yapılmıştır. Hazırlanmış olan otuz adet anket sorusu dört yüz öğrenciyle yapılarak, SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir.
Geleneksel medyaya karşı alternatif medya platformu olarak youtube: Youtube haber kanalları üzerine bir inceleme
İnsanlık tarihi boyunca bireyler, sürekli bir haber alma ihtiyacı duymuşlar ve bu ihtiyacı çeşitli yöntemlerle gidermişlerdir. Teknolojik gelişmeler haber alma ihtiyacının kolay bir şekilde giderilmesini sağlamıştır. Egemen sınıf her dönemde kendi iktidarını meşru kılmak için kitle iletişim araçlarına baskı uygulamış ve kontrol altında tutmaya çalışmıştır. Dijital yenilikler ile birlikte bilgi dağılımı engellenemez bir duruma gelmiş ve geleneksel medyada baskıya maruz kalan gazeteciler kendilerine yeni alternatif platformlar aramışlardır. Bu çalışmada özellikle sansür ve ekonomik bağlılık neticesi ile gazetecilerin yeni alternatif arayışlara girmesi ve Youtube üzerinden bu ihtiyacı karşılama gereksinimi ele alınmıştır. Geleneksel medyadan ayrı bir konumda bulunan Youtube'un, geleneksel medya karşısında alternatif medya platformu konumuna bürünmesi üç farklı Youtube haber kanalının, alternatif medya kuramlarına göre analiz edilmesi ile ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Din sosyolojisi açısından dini toplulukların yeni mekânları: Youtube kanalları
Hayatın hemen her alanının dijital ortama aktarıldığı günümüzde dini niteliklere sahip kişi ve gruplar da buralarda yerini almıştır. Görsel, işitsel ve yazılı olarak içerik oluşturmaya yardımcı olan YouTube web sitelerine nazaran daha cazip hale gelmiştir. Nitel araştırma yöntemi kullanılan bu çalışmada Türkiye'de faaliyet gösteren dini nitelikli YouTube kanalları ele alınmıştır. Çalışmamız boyunca örneklem grubu olarak ele alınan bu kanalların kendilerini nasıl tanımladıkları, hangi tür içerik içerik ürettikleri, kimleri öteki olarak tanımladıkları ve hangi bilgi kaynaklarını kullandıklarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Bunların yanı sıra söz konusu kanalların dünya görüşleri ve popüler gündelik hayata dair fikir ve söylemlerde hangi konular üzerine yoğunlaşıldığının da tespiti amaçlanmıştır. Günümüzde sanal mekânlar giderek popülerlik kazanmaktadır. Din dâhil hayatın her alanı sosyal medyadaki yerini almıştır. Din, kişilerin tercihine göre bireysel ya da gruplar halinde de yaşanabilmektedir. Topluluk halinde dini hayatını sürdürmeyi tercih eden kişilerin oluşturdukları dini grupların bazıları direkt sanal mekânlarda yapılanabilmektedir. Bunun yanı sıra fiziksel olarak bir topluluğu bulunan dini gruplar varlıklarını çeşitli amaçlar güderek bu ortamlara yansıtabilmektedir. Bizim çalışmamız YouTube'ta en fazla abone sayısına sahip altı kanalın incelenmesiyle oluşturulmuştur. En fazla abone sayısı olan Sözler Köşkü, Hayalhanem ve Maksat 114 YouTube kanallarının dernek adı altında fiziksel bir mekânlarının bulunduğu, ortak bir kaynaktan beslendikleri, yaptıkları faaliyetler itibariyle birbirilerinin benzerleri olduğu ve yeni bir hareket, yeni bir ekol olarak ortaya çıktıkları görülmüştür. Ele aldığımız diğer kanalların ise (Cübbeli Ahmet Hoca, Nurettin Yıldız, İhsan Şenocak) belirli dini toplulukların sosyal medyaya yansımasından ibaret olduğu tespit edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Dini gruplar, Sanal Dini Gruplar, Dini YouTube Kanalları 30.06.2022, 110 Sayfa
Televizyon ve sosyal medyadaki temsiller bağlamında 'şöhret kültürünün değişimi
Küreselleşmeyle birlikte medya, iletişim ve kültür anlamında gelişmeler yaşanmıştır. Kitle iletişim araçlarının çeşitlenmesi ve yeni medyanın ortaya çıkışı milenyum çağından itibaren dönüşümü getirmiştir. Dolayısıyla kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı farketmeksizin her meslekten her insanın şöhretleştirilmesi yayınlanan programlar, yapılan paylaşımlar, sosyal medya siteleri ve performans programları aracılığıyla hızlı ve kolay hale gelmiştir. Şöhretler kapitalleşmeyle birlikte toplumsal hayatta etkin ve özendirici bir rol üstlenmektedir. Bu bağlamda sadece şöhretler değil medya da toplumsal hayat ve şöhret üretiminde önemli bir unsur olarak görülmektedir. Geleneksel medyada içerik medya aracıları ve profesyoneller tarafından oluşturulurken, yeni medyada içerik üretimi bizzat kullanıcıları yani sıradan bireyler tarafından üretilmektedir. Günümüzde şöhret üretim mekanizması olarak sosyal medya sıradan insana, çok kısa sürede şöhret olabilme imkânı sunmaktadır. Şöhret olan sıradan insanlar toplumdaki diğer bireyler için de örnek oluşturmaktadır. Günümüzde sosyal medyanın etkisiyle şöhret sahibi olabilmenin geleneksel medyaya göre daha hızlı, daha kolay ve özellikle bir çaba gerektirmeden gerçekleştiği görülmektedir. Bu çalışma, kavram olarak şöhretin ve birey olarak şöhretli insanın ilkel dönemden, küreselleşme çağına kadar geçen süreçte hangi aşamalardan geçtiğini, hangi değerlere nasıl atfedildiğini ve kimleri temsil ettiğini örnekler çerçevesinde incelemektedir. Şöhret olgusunun geleneksel medyadan yeni medyaya uzanan dönüşümü araştırılmaktadır. Şöhret ile ilgili yapılan çalışmalara bakıldığında araştırmacılar şöhretin tarihsel gelişimini geleneksel medya üzerinden irdelemişlerdir. Yapılan bu çalışmada geleneksel medyada şöhretlerin birer yetenek sonucu meşhur oldukları görülmekte, şöhretin devamlılığı ve kalıcılığı için başarının sürdürülmesi gerekmektedir. Tüm bu süreç uzun zaman ve çabalar sonucu oluşmaktadır. Ancak yeni medyada şöhret olabilme süreci geleneksel medyada gereksinim duyulan unsurların tersine işlemektedir. Yapılan bu çalışma sonucunda geleneksel medyada şöhret olmuş kişilerin farklı kitle iletişim araçlarını kullanarak şöhretin devamlılığını sağladıkları görülmüştür. Bu durum edebiyattaki metinler arası geçişe benzemektedir. Yani medyalar arası geçiş ile ünlü kişiler farklı mecraları kullanarak şöhretin devamlılığını sağlamışlardır. Yeni medyada da aynı durumdan bahsetmek mümkün hale gelmiştir. Günümüzde bireylerin, sosyal medya veya diğer paylaşım siteleri üzerinden kazandıkları şöhreti devam ettirmek adına, sinema, radyo, televizyon gibi iletişim araçlarının en az birinde yer aldıkları görülmektedir. Geleneksel medyada bir kanal sahibi olmak zaman ve sermaye gerektiren bir meslek olurken, sosyal medyada paylaşım siteleri üzerinden bir kanal sahibi olmak anlık ve sermaye gerektirmeyen bir meslek haline geldiği görülmüştür. Öyle ki geleneksel medyadan yeni medyaya kadar geçen tarihsel süreçte yaşanan gelişmeler, Andy Warhol'un "Bir gün herkes 15 dakikalığına şöhret olacak" sözünü defalarca doğrulamış, hatta şöhret üretiminin günümüzde anlık olarak gerçekleşmesinin mümkün hale geldiği gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Şöhret, Sosyal Medya, Televizyon, Facebook, Twitter, Youtube
Video kanalı üzerinden çevrimiçi asenkron tutumlu inovasyon uygulaması
Bu çalışmada; YouTube platformunda beş yıl süren video içerik uygulaması, Tutumlu İnovasyon bakış açısı ile ele alınmıştır. Araştırmanın kuramsal boyutunun oluşturulmasında, ilk olarak araştırmayı temellendirme amacıyla konu ile ilgili literatür taranmış ve araştırmada veri toplama aracı olarak YouTube Analytics'ten yararlanılmıştır. Araştırmanın verileri; 180 farklı ülkeden elde edilmiştir. İlk olarak YouTube Analytics'ten elde edilen veriler analiz edilmiştir. Daha sonra bu veriler 12 özelliğin olduğu nominal tabloya dönüştürülerek Veri Madenciliği Yöntemi (weka programı) ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde Sınıflandırma Modeli ve Birliktelik Kuralı Modelinden yararlanılmıştır. Sınıflandırma Modelinde J48 algoritması kullanılarak sınıflandırmalar yapılmıştır. Yapılan sınıflandırmalar ROC Area değerine göre ele alınmıştır. Birliktelik Kuralı Modelinde Apriori algoritması kullanılarak destek ve güven değerlerine göre değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; beş yıl süren bu uygulama, Tutumlu İnovasyonun "daha az ile daha fazlasını daha çok insan için yapmak" olarak ifade edilen hedefine ulaştığı sonucu çıkmıştır. YouTube platformu; kişisel amaçlar için kullanıldığı gibi özel ve kamu kurumlarının rahatlıkla kullanabileceği, sürdürülebilir ve olumlu etkisi küresel olan günümüzün çok boyutlu platformlarından biri olarak görülmektedir.
Avukatların sosyal medya kullanımları ve doyumlarının sosyo demografik değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırmada avukatların sosyal medya kullanımları ve doyumları ile bazı sosyo demografik değişkenler (cinsiyet, doğum tarihine göre bulunduğu kuşak, eğitim durumu, gelirleri) arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019 yılı Mayıs ve Haziran aylarında Mersin Barosuna bağlı çalışan avukatlar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise 207 erkek avukat, 187 kadın avukat olmak üzere toplam 394 avukat kolaylıkla bulunabilen örnekleme yönteminden faydalanılarak oluşturulmuştur. Araştırmada ölçme aracı olarak kişisel bilgi formu ve Gülmez, Bir, Onatça Engin ve Özekenci (2018) tarafından Türkçe'ye kazandırılan Sosyal Medya Kullanımları ve Doyumları adlı ölçekten yararlanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05'tir. Avukatların sosyal medya kullanım ve doyum düzeylerinin cinsiyet, doğum yılı, eğitim durumu Facebook, Twitter, İnstagram ve YouTube kullanımlarına göre farklılaşıp farklılaşmadığına t testi ile hesaplanmış olup gelir durumu ve günlük sosyal medya kullanım süresine göre farklılaşıp farklılaşmadığı ise tek yönlü varyans analizi ile incelenmiştir. Avukatların Facebook, Twitter, YouTube ve İnstagram kullanımlarının cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığı ise iki yönlü kay kare ile incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre erkek avukatların kadın avukatlara göre bilgi edinme boyutunda sosyal medya kullanım ve doyumlarının daha yüksek olduğu görülmüştür (t=2,401, p<,05). Avukatların medeni durum ve eğitim düzeyleri açısından sosyal medya kullanımlarının ve doyumlarının farklılaşmadığı gözlenmiştir. Avukatların sosyal medya platformlarını günlük kullanım süreleri arttıkça eğlenme boyutunda sosyal medya kullanım ve doyum puanlarının arttığı gözlenmiştir. Avukatlar sosyalleşme boyutunda Facebook ve İnstagram Platformların, bilgi edinme boyutunda Facebook, İnstagram ve YouTube Platformlarını kullanmayı tercih ederken eğlenme boyutunda Facebook, Twitter, İnstagram ve YouTube Platformlarını kullanmayı tercih etmedikleri gözlenmiştir. Facebook, Twitter ve YouTube kullanmayan avukatların oranı kullanan avukatların oranından daha fazla olduğu gözlenmiştir. İnstagram kullanan avukatların kullanmayan avukatların oranından fazla olduğu gözlenmiştir. Facebook, Twitter ve YouTube Platformlarını erkek avukatların kadın avukatlara oranla daha fazla tercih ettiği tespit edilirken İnstagram'ı kadın avukatların erkek avukatlara oranla daha fazla tercih ettikleri gözlenmiştir
Video içerik üretimi ve üreticileri: Youtube Türkiye'de popüler olan youtuber içeriklerinin analizi
İlk çağlardan günümüze, insanların toplumsallaşması beraberinde iletişim kurmayı getirmiş ve sürekli olarak gelişmeye başlayan teknoloji iletişim araç, yöntem ve süreci üzerinde değişimler yaratmıştır. Sanayi Devrimi ile başlayan bu süreç 19. yüzyılın sonlarına doğru internet tekolojisinin geliştirilmesi medyanın oldukça farklı bir boyut kazanmasına yol açmıştır. Pekçok yönüyle geleneksel medyadan farklılaşan bu medya "Yeni Medya" olarak adlandırılmıştır. Gelişen teknolojiyle içeçe geçen vesosyal ağ, e-posta, oyunlar vb. pek çok yenilik ile insanları ve toplumları etkilemeye başlamıştır. Geleneksel medyanın aksine, bireylere etkileşimli bir ortam sağlayan yeni medya özellikle sosyal ağlar yoluyla gündelik hayatın en önemli parçası haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı; yeni medya ortamında öne çıkan araçlar arasında önemli yer tutan sosyal ağlardan biri olan Youtube'un Türkiye kanallarının izlenme oranları ve içeriklerinin nicelik ve nitelik açısından incelenmesidir. Çalışmanın kapsamında Youtube Türkiye'de en çok izlenme oranına sahip 10 youtuber kanalı belirlenmiş; herbir kanalda en çok izlenen 4 video seçilerek içerik analizi tekniği ile incelenmiştir. Toplam 40 videonun, biçim veiçerik özellikleri ile konu dağılımlarına bakılarak tespitlerde bulunulmuştur. Çalışmanın sonucunda, eğlenceli, ilgi çekici içeriklerin dikkat çektiği ve daha çok ilgi gördüğü bulgusuna ulaşılmıştır. Videolarda kullanılan dilin gündelik ve sade oluşunun yanı sıra bazı kanallardaki videoların argo ve küfür de içerdiği görülmüştür. Videoların, popüler kültür ürünlerine hizmet ettiği de varılan sonuçlardan biridir.
Reelden sanala kamusal alanda sokak: Youtube sokak röportajları üzerinden bir inceleme
Bu çalışmada klasik kamusal alanın fiziksel-reel mekanı sokak ile kamusal alanın yeni formu olarak atfedilen sosyal medya arasındaki etkileşim gözlemlenerek bu alanlardaki konuşumlar üzerinden kamusal alan kavramına ait özelliklerin varlığı Türkiye özelinde sorgulanmıştır. Birinci bölümde kamusal alan kavramı etimolojik ve semantik açıdan analiz edilirken, kuramsal olarak da bir zemine oturtturulmuştur. İkinci bölümde teknolojiyle birlikte başkalaşım geçiren iletişim, medya ve kamusal alan ekseninde incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünü oluşturan araştırma bölümünde sosyal medyanın popüler bir mecrası olan Youtube'daki sokak röportajları incelenmiş ve videolarda yer alan konuşumlar içerik olarak sınıflandırılarak, sokağın gündem analizi sanallık boyasından geçirilerek kamusallık portresi çizilmeye çalışılmıştır. Nitel araştırma yöntemleri kullanılarak tasarlanan bu kısımda bir yandan sınırlılıklar dahilinde olasılık temelli örnekleme yöntemlerinden rastgele (seçkisiz örnekleme) yöntem kullanılarak videolar konu bazında kategorize edilirken, bir yandan da izleyici tepkileri beğenme-beğenmeme- yorum noktasında analiz edilmiştir. Bini aşan röportajlar arasından içeriksel olarak uygun bulunan altı yüz doksan röportajın incelendiği çalışmada, röportajların yayımlandığı platformda pasif kalınarak pusucu bir yaklaşım sergilenmiştir. Çalışmada, kamusal alan mefhumunun demokrasi noktasında hâlâ ideal bir kavram olmasına karşın, güncellenmeye ihtiyaç duyduğu ve Türkiye'nin kamusal alan kriterlerini kısmen taşısa bile marazlı yapısından dolayı kamusal alan oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Temelde Arendt ve Habermas'ın kamusal alan görüşleriyle şekillenen tez çalışması, anlaşımı artırmak adına farklı düşünürlerinde fikirlerine yaslanmaktadır. Arendt'ın eserlerini felsefi açıdan yorumlaması bir yanda anlaşımın önüne geçerek çalışmayı zorlaştırırken, diğer yanda düşünmeye sevk eden tarzı tezin derinlik kazanmasına neden olmuştur. Çalışmanın diğer bir zorluk noktası ise kavramın interdisipliner içeriği ile birçok alana uzanmasının önbilgi sahibi olmayı gerekli kılışı ve Habermas'ın iletişimsel eylem kuramı, eleştirel teori, rasyonel müzakere gibi kavramlarının ifadeselliği için köke inmeyi gerektiren yaklaşımıdır. Ayrıca kuramların teorik biçimlemenin dışına çıkmaması pratikte nasıl bir uygulama sağlanabileceğini karmaşık hale getirmektedir.
Video paylaşım ortamlarında reklam uygulamaları: Youtube üzerinden paylaşılan reklamlar
Sosyal medya, kullanımı her geçen gün artış gösteren, hiçbir koşul bulunmaksızın, herkesin ücretsiz olarak üye olabileceği bir internet ortamıdır. Sosyal medyanın en önemli özelliklerinden biri de fotoğraf veya video gibi dosyaların paylaşılmasına olanak sağlayan, paylaşıldığı andan itibaren, içeriğin önemine göre, çok sayıda kişiye ulaşabilen video ve fotoğraf paylaşım özellikleri olmasıdır. Bu paylaşımlar daha önceden sosyal medya ve internet sayfaları üzerinden paylaşılan hazır paylaşımlar olabileceği gibi, kullanıcıya ait paylaşımlarda olabilmektedir. Bu siteler günlük hayatla ilgili yaşantıların yanında çeşitli müzik, klip veya görüntülerin paylaşıldığı ve özellikle son zamanlarda modern habercilik denilen habercilik adına kullanılmaya uygun bir yapıdadır. Yapılan araştırmalar sonucunda, en popüler video paylaşım sitesi YouTube olup, video klipler, televizyon klipleri, müzik videoları, video bloglar, kısa özgün videolar, haber videoları, kültür ve eğitim videoları gibi içerikler yayınlanmaktadır. YouTube video paylaşım sitesi, kullanıcılarına ücretsiz üyelik, video yükleme, izleme ve sosyal medya hesaplarında paylaşma imkanı sağlamaktadır. Video paylaşım sitesi YouTube'da paylaşılan bu videolar, sosyal medya üzerinden de sosyal medya kullanıcısı tarafından paylaşılarak, diğer sosyal medya kullanıcılarının karşılarına çıkmakta ve geniş kitlelere ulaşmaktadır. Bu yüzden YouTube'un, site üzerinden paylaşılan reklamları büyük önem taşımaktadır. YouTube, kullanıcılarına, kendi şirketlerinin reklamlarını belirli bir ücret karşılığında, birden çok reklam türü yaratma ve reklamı yayınlayabilme imkanı da sunmaktadır. Bir YouTube reklam formatı olan trueview video reklamları, izlenmek istenen video öncesinde, reklamın ilk saniyelerini mecburi olarak izletilmektedir. Kullanıcılar, web tarayıcılarında (browser) yapacakları bir ayar ile bu reklamları engelleyebilirler ama bunu bilmeyen kullanıcılar, bu reklamların bir kısmını mecburi olarak izlemekte daha sonra karşılarına video reklamın sağ kısmında "reklamı geç" butonu çıkmaktadır. Kullanıcılar bu trueview video reklamlarının tamamını izlememek için "reklamı geç" butonuna basarak, reklamı sonuna kadar izlemeden geçebilirler. Bu bağlamda çalışmada, YouTube'da yayınlanan videoların hedef kitleleri ile ilgili bağlantıları karşılaştırılarak, YouTube'da bulunan en popüler videolar ile videoların önünde yayınlanan trueview reklamları aralarındaki bağlantı incelenecektir. İncelemeler sonucunda, yayınlanan trueview reklamlarının, doğru hedef kitleye ulaşıp ulaşmadığını, reklamların hedef kitlesi ile videoların hedef kitlesi arasında bağ ortaya konmaya çalışılacaktır.
Viral reklamlarda yaratıcı strateji: Youtube ads leaderboard seçkisi
Firmalar ürünlerini / hizmetlerini hedef kitleye ulaştırmak için yeni ve geleneksel iletişim ortamlarını farklı yöntemler ve uygulamalar ile kullanmakta, her alanda görsel ve işitsel olarak varlıklarını göstermeye çalışmakta, uluslararası ölçekte geniş bir kitleye ulaşabilmek için etkili pazarlama stratejileri uygulamaktadırlar. Bilinçlenen tüketicilerin, günümüzde daha seçici hareket ettiği görülmektedir. Sunulan reklamlarda ürünlerin doğrudan kullanımı tüketicinin ilgisini çekmemekte olup, kendini bilinçli izleyici olma durumuna konumlandırmaktadır. Bu açıdan değerlendirildiğinde firmaların reklam pazarlama stratejilerinin, bilinçli tüketicileri etkileyerek ürünlerini / hizmetlerini en doğru biçimde sunmak olduğu görülmektedir. Değişmekte ve gelişmekte olan toplumlar üzerinde etki yaratabilmek için oluşturulan yaratıcı reklam kampanyaları, zamanla farklı stratejilere başvurularak hazırlanmaktadır. Reklam sektörü tüm bu küresel değişimleri ve tüketicinin değişimini göz önünde bulundurarak farklı pazarlama ve reklam stratejileri geliştirmektedir. Bu bağlamda yaratıcılığın sınır tanımadığı düşünülen 'viral reklam' firmaların sıklıkla tercih ettiği ve büyük kitlelere hitap edebilme şansı yakalayabildiği aynı zamanda da yaratıcı örneklerin sıklıkla oluşturulabildiği bir reklam türü olarak değerlendirilmektedir. En sık tercih edilen kullanım şekli video olan viral reklamlar özellikle internet üzerinden sitelerde yayınlanarak reklamın virüs gibi hızla yayılmasına olanak sağlamaktadır. Dünyada viral reklam kullanımı 1994'lü yıllara dayansa da Türkiye'de 2008 yılından itibaren bu reklam türünün kullanıldığı görülmektedir. Çok hızlı bir biçimde gelişim gösteren ve en önemli iletişim araçlarından biri olan internet ortamında yayılan viral reklamlar, firmaların marka bilinilirliğini arttırmalarında etkili bir rol oynamaktadır. Bu kapsamda çalışmada, Reklamcılar Derneği tarafından 1989 yılından bu yana birçok dalda reklam sektöründeki kişi ve kurumların başarılı ve yaratıcı çalışmalarının ödüllendirildiği 2014, 2015 ve 2016 yılları arasında Kristal Elma Reklam Ödülleri'nin 'YouTube Ads LeaderBoard' seçkisinde yer alan 30 reklam filmi incelenmektedir. Bu bağlamda seçkide bulunan reklamların yaratıcı bir içeriğe sahip olup olmadıkları, Ronald Taylor'ın yaratıcı reklam oluşturma stratejisine göre değerlendirilmesi ve seçkideki reklamların kaç tanesinin yaratıcı viral reklam kategorisine girdiğinin ortaya konulması hedeflenmiştir. Böylelikle firmaların ürünlerini tanıtmada bir virüs gibi yayılan viral reklamların yaratıcılık olgusunu Taylor'ın bakış açısına göre tercih etme oranları ortaya konulacaktır.
Kamu diplomasisinin bir aracı olarak kültürlerarası iletişim bağlamında yeni medya: ABD Başkanı Obama dönemi
Birbirleriyle yakından ilişkili olan kültür ve kültürlerarası iletişim kavramlarından insanoğlunun var olduğu her zaman ve mekânda bahsetmek mümkündür. Farklı kültüre sahip insanların bir araya gelmesiyle başlayan iletişim süreci doğal olarak beraberinde bazı sorunları da getirmektedir. Nitekim bu durum, devletler arasındaki ilişkilerde de görülmekte ve kamuoylarının artan önemi ile birlikte devletler arasındaki ilişkilerde sorunların çözümünde kültürlerarası iletişimin değerini arttırmaktadır. Bu kapsamda, devletler arasındaki sorunların çözümünde öne çıkan yöntemlerden bir tanesi de kültürlerarası iletişim gücü ile yapılanan kamu diplomasisidir. Küreselleşme ve onun yürütücüsü olan teknolojik gelişmelerle birlikte kamuoyları ve kamuoylarını etkilemek için yürütülen kamu diplomasisi faaliyetleri uluslararası ilişkilerde önemli olmuştur. Teknolojik gelişmeler doğrultusunda yapısal değişikliklerin yaşandığı kamu diplomasisinde ise yeni medya araçları ön plana çıkmaktadır. Bu yeni sistemde devletler yeni medya araçları ile diğer ulusların halkları ile doğrudan temas kurabilmekte ve kendi görüşlerini aktararak etkileyebilmektedir. ABD, yeni medya araçlarını kullanarak kamu diplomasisini en etkin şekilde kullanan ülkelerden biridir. Bu çalışma, kamu diplomasisi alanında yaşanan teknolojik gelişmelerin, küresel liderliğini sürdürmek isteyen ABD'nin kamu diplomasisi stratejilerine ne şekilde yansıdığını göstermeyi amaçlamıştır. Özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra kamu diplomasisinin önemini kavrayan ABD'nin başkan Obama döneminde kamu diplomasisinden nasıl faydalandığından bahsedilmiştir. Bu bağlamda kamu diplomasinin ABD'de nasıl ortaya çıktığı ve İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş dönemlerinde nasıl kullanıldığı anlatılmıştır. Sonuç olarak kültürlerarası iletişimin günümüz dünyasında birçok alanda önemli bir role sahip olduğuna dikkat çekilerek ABD'de kamu diplomasisi uygulamalarının da özellikle yeni medya araçları üzerinden bunu nasıl kullandığı incelenmiştir.
Youtube videolarının tüketici satın alma niyetine etkisi: Makyaj / güzellik kanalları üzerine bir araştırma
YouTube, tüketici satın alma davranışı ile alakalı az sayıda çalışmaya konu olmuş yeni sosyal medya platformlarından biridir ve bu çalışmada, YouTube'da ürünlerle alakalı videolar izleyen tüketicilerin satın alma niyetini etkileyen faktörlerin belirlenmesi hedeflenmiştir. Hipotezleri test etmek için YouTube'da makyaj / güzellik videosu izleyen tüketicilere online olarak anket uygulanmıştır. Modeldeki ilişkiler yapısal eşitlik modellemesi yaklaşımı kullanılarak, geçerli 8.685 adet anket formu ile incelenmiştir. Araştırmanın bulguları, ürünlerle alakalı YouTube videolarının tüketicilerin satın alma niyetini etkilemede önemli olduğunu göstermiştir. Buna ek olarak, birçok faktörün satın alma niyetini farklı derecelerde etkilediği görülmüştür. Bu çalışma, YouTube videolarının satın alma niyetine etkilerini inceleyen nadir çalışmalardan biridir ve diğer sosyal medya platformlarıyla satın alma niyetini birleştiren çalışmalara yeni bir boyut katmaktadır. Ayrıca bu çalışma YouTube videolarına has olan "görüntüleme, beğenme, yorum, cevap sayısı", "algılanan video özellikleri" ve "vlogger itibarı" gibi yeni faktörler de önermektedir.
Kişisel markalaşma bağlamında youtube içeriklerinin görsel tasarım açısından incelenmesi
Günümüzde geleneksel medya kullanımı oldukça fazladır, ancak teknolojik gelişmeler ve internet bu dengeyi değiştirmeye başlamıştır. Sosyal medya kullanımı her geçen gün artmakta ve tüketiciler geleneksel medya yerine sosyal medyayı daha çok tercih etmektedirler. Sosyal medya, insanlara kendilerini ifade edebilme, kendi düşüncelerini, görüntülerini internet ortamında diğer insanlarla paylaşabilme imkânı tanımaktadır. İnternetin televizyonu haline gelen YouTube mecrası insanların kendi yayınlarını yapmasına, videolarını paylaşmasına imkân sağlamakta, diğer sosyal medya ağları da birbirini desteklemektedir. Davranışlarıyla, düşünceleriyle, hazırladıkları görsellerde temel grafik tasarım ve video oluşturma teknikleriyle insanlar kendi markalarını oluşturmakta ve kişisel markalaşma süreçlerini sosyal medya aracılığıyla yürüterek büyük kitlelere ulaşabilmektedir. Tezin ilk bölümünde genel olarak geleneksel medya ve sosyal medya kavramlarıyla bunlar arasındaki farklılıklardan söz edilmiştir. İkinci bölümde video paylaşım ağı YouTube'dan, YouTuber'lıktan, marka ve kişisel markalaşmadan bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde temel grafik tasarım ilkeleri ve temel video oluşturma tekniklerine yer verilmiştir. Son bölümde ise YouTube'da Türkçe içerik üreten popüler isimlerin, YouTube kanallarındaki görseller ve 2018 yılında en çok izlenen videoları temel grafik tasarım ve video oluşturma tekniklerine göre incelenip kişisel markalaşma açısından yorumlanmaya çalışılmıştır. Kişisel markalaşmanın sosyal medya tarafında en önemli etkenlerden birisi görselliktir. İnternet ortamında kendi markasını oluşturmak isteyen bireyler, kendilerine uygun bir kurumsal kimlik inşasına giderler. YouTube üzerinden kişisel markalaşma sürecinde başarılı olarak tanımlanan insanların en genel özelliği düzenli bir paylaşım planına sahip olmaları ve bir duruşları olduğu düşünülmekte. Aynı zamanda içerik seçimleri, görüntü kalitesi, görsel ögelerin kullanımı, diksiyon, giyim, iletişim becerileri gibi bir çok etken, sıralamalarda zamanla öne çıkmalarına ve kendi isimlerinin bir marka değerini oluşturmalarına yardımcı olabilmektedir.
İnstagram ile Youtube etkileyicilerinin marka bilinirliğini artırmak yönünden karşılaştırılması
Dijitalleşmenin artan önemiyle birlikte markalar, pazarlama ve reklam stratejilerinde sosyal medyayı aktif olarak kullanmaya başlamıştır. Markalar, bilinirliğini artırmak ve potansiyel tüketiciyi satın alma davranışına yöneltmek amacıyla takipçi ve aboneleriyle doğal bir bağ oluşturup, fikirleri bir toplululuğu etkisi altına alabilen kişilerle marka-etkileyici işbirlikleri yapmaktadır. Bu bağlamda en popüler sosyal medya platformlarından Instagram ile Youtube karşılaştırılmıştır. Markalar ve bu alanda hizmet veren işletmeler için konu üzerine yapılan tüm çalışmalar faydalı olacaktır. Çalışmanın amacı iki farklı sosyal medya platformunda yapılan işbirliklerini karşılaştırarak markayı bilinir kılmak konusunda hangisinin daha başarılı olduğunu saptamaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden netnografi kullanılmış ve veriler sosyal medya platformları olan Youtube ve Instagram'dan toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini 5 Instagram ve 5 Youtube olmak üzere 10 adet marka-etkileyici işbirliği oluştururken paylaşılan içeriklere bırakılan toplam 1622 adet yorum değerlendirmeye alınmıştır. Toplanan veriler Maxqda 2020 programına aktarılmış; tek-vaka modeli (kod hiyerarşisi), kod matris tarayıcısı ve son olarak belge portreleri görselleştirilerek analizler tamamlanmıştır. Elde edilen bulgulara göre Instagram ve Youtube'da yapılan etkileyici-marka işbirlikleri markanın bilinirliğini artırmak yönünden karşılaştırıldığında Instagram sosyal medya platformu bu alanda daha başarılı bulunmuştur. Markaya eğilim gösteren kitlenin daha fazla olmasıyla bu sosyal platformda gerçekleşen işbirliklerinin markayı daha bilinir kıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
YouTube içeriklerinde hikâye anlatıcılığının multimodal analizi
İnsanlığın var olduğu andan itibaren iletişim ve etkileşim halinde olması yaşamın günlük olaylarının aktarımında dahi hikâyeleştirmeyi gerektirmektedir. Bununla birlikte tarih boyunca medya ortamlarının farklılaşması ve çeşitlenmesi hikâye anlatımını değiştirerek dönüşüme uğratmıştır. Teknolojik gelişmelerin dijitalleştirdiği günümüz dünyasında ise çok katmanlı olarak üretilebilen iletiler, yeni medya ortamlarında hikâye anlatımını değiştirip dönüştürürken bazı yapısal özelliklerini korumaya devam etmektedir. Dijital hikâye anlatımında farklı teknikler kullanılmasıyla korunan bu geleneksel yapıların dışına çıkılarak anlatım yolları çeşitlenmiş, daha çok takip edilir olmak açısından kabul edilebilir sınırlar çerçevesinde biçimlenmiştir. Bu çalışma kapsamında yeni medya ortamlarından biri olan YouTube'ta üretilen içerikler, çok katmanlı metinlerin hikâye anlatımı açısından nasıl oluşturuldukları hikâye anlatıcılığındaki değişimin ortaya konması amacıyla, multimodal bir bakış açısıyla ele alınmıştır. Bu platformda, hikâye anlatıcılığının unsurlarını içerdiği belirlenen Barış Özcan kanalında yer alan ilk video, en çok izlenen video ve en son yüklenen video örneklem olarak seçilerek araştırmaya dâhil edilmiştir. Çalışmada örneklem olarak belirlenen videoların tümünde hikâye anlatma bileşenlerini içerdiği bulgulanmıştır. Bu durumda bir YouTuber'ın tipik bir hikâye anlatıcısının temsili olarak da nitelendirilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre, zaman içerisinde hikâye anlatımına ilişkin çekirdek modlarının alt modlarla çeşitlendiği, videoların giderek daha karmaşık bir montaj ve hikâye anlatımı içerdiği sonucuna varılmıştır. Bu durum içerik üretimi yapıldıkça sağlanan deneyimlerin profesyonelleşmeye sebep olmasından kaynaklandığı düşünülebilir.
Youtube'un bir reklam aracı olarak kullanımı; Sakarya Üniversitesi iletişim fakültesi öğrencileri üzerine bir araştırma
Her ne koşulda olursa olsun insanoğlu sosyal bir varlıktır. Bu özelliği ona iletişimin devamlılığını zorunlu kılmaktadır. Dönem dönem değişen iletişim olanaklarına rağmen insan muhatabına her şekilde seslenmeyi başarabilmektedir. Günümüze gelindiğinde bu değişim daha hızlı bir şekilde olmaktadır. Bugünün seslenme aygıtları ise yeni iletişim teknolojileridir. Yeni iletişim teknolojilerinin getirileri olan yeni medya ve uygulamaları bireylere iletişebilme özgürlüğü tanımaktadır. Bu çalışmada yeni medya organlarının en popülerlerinde olan video içerik üreticisi YouTube'un reklam alanında kullanımı irdelenmiştir. Bu çerçevede geleneksel medya, sosyal medya ve reklam kavramları ele alınmıştır. İkinci bölümde YouTube'un konumlandırmasından sonra araştırmanın bulguları sunulmuştur. Çalışmanın araştırma aşamasında nicel bir araştırma yöntemi olan uygulama Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerine uygulanmıştır. Bu araştırmalardan elde edilen bulgular SPSS 20.0 programı ile ölçülmüş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Aynı zamanda yapılan anket çalışmasında alt problemleri de değerlendirmeye aldığımızda Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri YouTube'un reklam alanında ne konumda olduğunu ve kullanılıp kullanılmadığı ortaya konulmuştur.
İletişim kurumunda çalışan personellerin sosyal medya kullanım düzeyleri: TRT örneği
Sosyal medya, kamuoyu ve politika alanında büyük bir rol oynamaktadır. Sosyal ağlar bireylerin iletişim biçimlerini değişmiştir. Sosyal medya katılımcıların etkinliklerine bağlı olarak, toplumsal ilişkilerin güçlenmesini sağladığı gibi, bireylerin toplumsal hayatlarında büyük rol oynamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı bir iletişim kurumu olan TRT'de çalışanların sosyal medya kullanım düzeylerinin belirlenmesidir. TRT'de çalışan 436 personel üzerinden gerçekleştirilen araştırma anket yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre; 1-5 yıl, 6-10 yıl ve 11-15 yıl arasında çalışma süresine sahip olan katılımcıların sosyal kullanım düzeylerinin 16-20 yıl aralığında çalışanlara oranla; 21 yıl ve üzerindeki katılımcılara göre, 41-50 yaş aralığında olan katılımcıların bilişsel kullanım düzeylerinin 31-40 yaş aralığındaki katılımcılara göre; 21 yıl ve üzerinde çalışma süresine sahip olan katılımcıların bilişsel kullanım düzeylerinin, 16-20 yıl aralığında çalışma süresine sahip olan katılımcılara göre; 11-15 yıl ile 21 yıl ve üzerinde çalışma süresine sahip olan katılımcıların bilişsel kullanım düzeylerinin 1-5 yıl aralığında çalışma süresine sahip olan katılımcılara göre; Whatsapp'ı en yoğun şekilde kullanan katılımcıların bilişsel kullanım düzeylerinin Instagram, Twitter ve Youtube'u en yoğun şekilde kullanan katılımcılara göre; kadın katılımcıların sosyal medya kullanım ölçeği faydacı kullanım alt boyutuna belirttikleri görüşlerin erkeklere göre; 6-10 yıl arasında çalışma süresine sahip katılımcıların faydacı kullanım düzeylerinin 21 yıl ve üzerinde çalışma süresine sahip katılımcılara göre; internette 8 saat ve üzerinde zaman geçiren katılımcıların faydacı kullanım düzeylerinin 0-1 saat arasında zaman geçirenlere göre daha yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte sosyal medyada 4-5 saat arası zaman geçiren katılımcıların faydacı kullanım düzeylerinin 0-1 saat arasında zaman geçirenlere göre daha yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir
Gelenekselden dijitale hikâye anlatıcılığı: Youtube örneği
İletişim süreci insanlığın ilk günlerinden bugünlere kadar süregelmiş ve insanın olduğu her yerde bir hikâye anlatımının olabileceği fikrini akıllara getirmiştir. İlk dönemlerden günümüze doğru kronolojik olarak gelindiğinde, iletişim ve hikâye anlatma sürecinin sözlü, yazılı, basılı, elektronik ve dijital olarak gerçekleştiği görülebilmektedir. Geleneksel olarak başlayan anlatım süreci, günümüzde dijital araçlarla devam etmektedir. İletişim araçlarında ve yöntemlerinde değişim yaşanmasına rağmen, insanlar arasında değişmeyen bir unsur olarak hikâye ve hikâye anlatıcılığının bulunduğu görülmektedir. Bu çalışmada hikâye anlatıcılığı kavramı merkeze alınarak, geleneksel hikâye anlatıcılığından dijital hikâye anlatıcılığına geçen süreçte değişen anlatıcının, izleyicinin ve içeriğin serüvenini daha belirgin kılmak amaçlanmaktadır. Bu araştırmanın temel sorunsalı, geleneksel sözlü hikâye anlatıcılığının, dijital hikâye anlatıcılığına nasıl dönüştüğüdür. Çalışmanın ana amacı, geleneksel hikâye anlatıcılığı ve dijital hikâye anlatıcılığının ne olduğunun anlaşılmasını ve aralarındaki farkların ne olduğunun net bir şekilde gösterilmesini sağlamaktır. Bu bağlamda kullanıcıların YouTube'da dijital hikâyeleri analiz edebilecek düzeye gelebilmelerini sağlamak amaçlanmaktadır. Çalışma nitel araştırma yönteminin ilkeleri benimsenerek yapılmıştır. Veriler, örnek YouTube kanalı olarak seçilen Barış Özcan'a ait videoların analizinden ve üç farklı üniversitenin lisans öğrencileriyle yapılandırılmış online görüşmelerden elde edilmiştir. Sonuç olarak geleneksel hikâye anlatıcılığının günümüzde bitmediği ancak büyük ölçüde dijital hikâye anlatıcılığına doğru evrildiği görülmüştür.
Dijital oyun kültüründe sosyal medya etkisi: Pubg (Player Unknow's Battlegrounds) örneği
Dijital oyunlar, günümüzde bireylerin boş zamanlarını değerlendirmek üzere oynadıkları; birey ve bireyin sahip olduğu elektronik cihazlar arasındaki etkileşimden doğan,dijital uzamda oynanan oyunlar olarak tanımlanabilmektedir. İnternet teknolojilerinde yaşanan gelişmelerle; tarihin ilk dönemlerinden beri süregelen geleneksel oyunlar, değişim sürecine girerek "dijital oyunlar"a evrilmiştir. Fakat bu değişim süreci yalnızca oyunlar kapsamında gerçekleşmeyerek bireyler arası iletişimi de sosyal medya kavramı ve sosyal medya platformlarının ortaya çıkışı ile birlikte yeni bir yapıya dönüştürmüştür. Sosyal medya platformları bireylere bilgiyi kolay ve anında edinme imkânı sunmuştur. Bununla birlikte; boş zamanını dijital oyunları oynayarak geçiren birey; bu oyunlara dair bilgilere ulaşmada sosyal medya platformlarını kullanmaktadır. Bu platformlar dijital oyunların yaygınlaşmasında, dijital oyunları oynayan bireyler arasında süregelen etkileşimler sonucu "dijital bir oyun kültürü" oluşmasında, bu kültürün bir sonucu olarak bireylerin kendi aralarında "sanal bir topluluk" niteliği taşımalarına ve oyunu oynayan bireylerin en nihayetinde kültür endüstrisinin "hedef kitlesi" haline gelmelerine yol açmaktadır. Araştırmada bu kapsamda sosyal medya platformlarının dijital oyun kültürüne etkisinin kültür endüstrisi bağlamında değerlendirilerek Player Unknown's Battlegrounds oyunu üzerinden ortaya konması amaçlanmıştır. Bu amaçla, sosyal medya platformlarından Youtube ve Twitch dijital oyunlarla ilgili olarak en çok içeriği barındırmaları yönüyle araştırmada yer alırken, dijital oyunların irdelenmesi açısından günümüzün popüler dijital oyunlarından biri olan "Player Unknown's Battlegrounds" oyunu araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmanın örneklemini 15-30 yaş aralığında, Player Unknown's Battlegrounds oyununu günde üç saatten fazla oynayan, İstanbul ilinde ikamet eden ve oynadıkları oyuna dair içerikleri sosyal medya platformları üzerinden takip eden bireyler meydana getirmektedir. Bu anlamda, araştırmanın örneklemini oluşturan bireyler ile nitel araştırma tekniklerinden "derinlemesine görüşme" tekniği kullanılarak yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiş ve yarı yapılandırılmış olarak hazırlanan sorular, katılımcılara yöneltilmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen verilere dair bulgu ve analizlere araştırmanın sonuç kısmında yer verilmiştir.