Yükseköğretim

Bu konu başlığı altında 201 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Yükseköğretim kurumlarının büyük veriye hazırlığı

Bu çalışmanın amacı Türk yükseköğretiminde büyük veri ve analitik sistemlerin kullanımının önemini vurgulamak ve üniversitelerin bu teknolojiye hangi seviyede hazır olduğunu tespit etmektir. Büyük veri, alışılagelmiş veri tabanı sistemlerinin sınırlarını aşan hacim, çeşitlilik ve hız bakımından büyük ve karmaşık veri kümelerini ifade etmektedir. Büyük veri analitiği ise bu verilerden anlamlı iç görüler elde etme ve yöneticilere anlamlı desenleri sunma sürecini tanımlamaktadır. Çalışmada, yükseköğretimdeki yöneticilerin büyük veri teknolojilerini kullanarak karar verme süreçlerini nasıl iyileştirebileceklerini ve kurumlarına nasıl pozitif değer katabileceği araştırılmaktadır. Büyük veri teknolojileri üniversitelerin devasa veri kümelerinden anlamlı bilgiler çıkararak bu bilgileri kurumsal stratejilere entegre etmelerini sağlar. Bu sayede yöneticiler daha bilinçli kararlar alarak rekabet avantajı elde edebilirler. Yükseköğretim kurumları, araştırma süreçlerini geliştirip öğrencilere sundukları hizmetleri genişletebilir ve eğitim süreçlerini optimize edebilirler. Araştırmanın yönteminde Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarının büyük veriye hazırlık düzeyleri; liderlik, yetenek yönetimi, yazılım teknolojisi, veriye dayalı karar verme ve veriye dayalı kurum kültürü gibi faktörler üzerinden değerlendirilmiştir. Kapsam geçerliliği için bilişim uzmanları ve akademisyenlerle mülakatlar yapılmıştır. Anket çalışması, 129 devlet üniversitesi, 74 vakıf üniversitesi ve 4 vakıf meslek yüksekokulundaki bilgi işlem çalışanlarına uygulanmış ve 164 katılımcıdan veri toplanmıştır. Bulgular, dijital dönüşüm ve veriye dayalı kurum kültürünün büyük veriye hazırlık üzerinde önemli etkiler yarattığını göstermektedir. Ayrıca yüksek dijitalleşme seviyesine sahip üniversitelerin daha gelişmiş büyük veri hazırlığına sahip olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, büyük veri analitiği, yükseköğretim kurumlarının öğrencilere daha iyi hizmetler sunmasını sağlarken, başarılı uygulamalar için uygun yazılım altyapısı, kurum kültürü ve yeteneklerin oluşturulması gerekmektedir.

Büyük veriDeğişime hazır bulunuşlukVeri analitiği+7
Hüseyin Şatırer
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yükseköğretimde bilim diplomasisi

Bu araştırmanın amacı, devlet ve vakıf üniversitelerinde görev yapan dekan ve dekan yardımcılarının görüşlerine göre yükseköğretim kurumlarınca yürütülen bilimsel çalışmaların bilim diplomasisi uygulamalarına etki düzeyini belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma deseninde kesitsel tarama modeli tercih edilmiştir. Türkiye genelinde 433 dekan ve dekan yardımcısına ulaşılarak "Yükseköğretimde Bilim Diplomasisi Ölçeği" ile veriler toplanmıştır. Araştırma sonucunda dekan ve dekan yardımcıları yükseköğretim kurumlarınca yürütülen bilimsel çalışmaların, bilim diplomasisi uygulamalarına genel olarak "orta" düzeyde etki ettiğini belirtmiştir. Dekan ve dekan yardımcıları, "iş birliği ve bilimsel çalışma" ile "eğitim ve öğretim" alt boyutunda yer alan bilimsel çalışmaların, bilim diplomasisi uygulamalarına "orta" düzeyde; "ortaklık ve toplumsal katkı" ile "kurumsal uluslararasılaşma" alt boyutunda yer alan bilimsel çalışmaların ise bilim diplomasisi uygulamalarına "düşük" düzeyde etki ettiği yönünde görüş bildirmiştir. Yükseköğretim kurumlarınca yürütülen bilimsel çalışmaların bilim diplomasisi uygulamalarına etki düzeyi dekan ve dekan yardımcılarının cinsiyetine, görev yaptıkları fakülte türüne, üniversite türüne, coğrafi bölgeye ve yurtdışında çalışma/görev alma durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermekte iken yaşlarına ve görev durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Ayrıca yükseköğretim kurumlarında bilim diplomasisi uygulamalarını etkin yürüten araştırma kapsamındaki ülkeler sırasıyla; İngiltere, ABD, Çin, Türkiye ve İran'dır.

BilimDekanlarTürkiye+2
Zeynep Olgun
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üniversitelerin öğretim, bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörülerini gerçekleştirme bakımından eğitim durumlarının niteliği

Araştırmanın amacı, öğretim elemanlarının ve öğrencilerin yükseköğretimin öğretim, bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörüsünü gerçekleştirme bakımından eğitim durumlarının niteliğine ilişkin görüşlerini tespit etmektir. Araştırmada genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında URAP sıralaması temele alınarak alt, orta ve üst grupta yer alan üç devlet üniversitesindeki eğitim ve tıp fakültelerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel verilerin elde edilmesinde 278 öğretim elemanı ve 855 üniversite öğrencisinden, nitelde ise 31 öğretim elemanı ve 21 üniversite öğrencisinden görüş alınmıştır. Nicel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretim Elemanlarının Öğretim Hizmetinin Niteliğini Değerlendirme Ölçeği", "Yükseköğretimin Topluma Hizmet ve Bilimsel Araştırma Niteliğini Değerlendirme Ölçeği" ve "Üniversite Öğrencilerinin Öğretim Hizmetinin Niteliğini Değerlendirme Ölçeği" olmak üzere üç ölçek üzerinden toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda üç üniversitenin öğretim elemanlarının yükseköğretimin eğitim durumlarının niteliğine ilişkin öğretim, bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörülerini gerçekleştirme grupleri ve görüşleri belirlenmiştir. Öğretim işgörüsünde üniversite ve fakülte temel etkisi istatistiksel olarak anlamlı fark oluştururken, üniversite ve fakülte ortak etkisinin ise anlamlı fark oluşturmadığı görülmüştür. Bilimsel araştırma ve topluma hizmet işgörülerinde ise fakültenin temel etkisi üç farktörde anlamlı fark göstermezken, üniversitenin temel etkisinin iki faktör için anlamlı fark gösterdiği, tek faktör için anlamlı fark göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Üniversite ve fakülte ortak etkisinin ise üç faktör içinde anlamlı fark oluşturmadığı görülmüştür. Üniversitelerdeki öğrencilerinin yükseköğretimin eğitim durumlarının niteliğine ilişkin öğretim işgörüsünü gerçekleştirme grupleri ve görüşleri de ortaya konulmuştur. Üniversite öğrencilerine göre öğretim işgörüsünde üniversitenin ve fakültenin temel etkisinin iki faktör için istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Üniversite ve fakülte ortak etkisinin ise sadece rehberlik hizmeti ve öğrenci gelişim seviyesinin değerlendirilmesi faktöründe istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür.

Bilimsel araştırmalarEğitim hizmetleriToplumsal hizmet+6
Alev Orhan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yükseköğretim sisteminde küresel etkiler üzerine bir araştırma

Küreselleşme, her sektörde olduğu gibi eğitim-öğretim sektöründe de önemli değişime ve sonuçlara yol açmaktadır. Küresel faktörleri, küresel sistemleri ve değişimleri dikkate almadan eğitim öğretim sisteminde sürdürülebilirlik giderek zor bir hal almaya başlamaktadır. Tez çalışmasının birinci bölümünde, araştırmanın amacı ve önemi belirtilmiş, önerilen araştırma modeli sunulmuştur. İkinci bölümde, yükseköğretim sisteminin dünyada ve Türkiye'de tarihçesi kısaca ele alınmıştır. Tezin üçüncü bölümünde, üniversitelerin içinde yer aldığı küresel yapılar, bağlı olduğu veya benzer özellikler kazandığı Bologna ağı, yurtdışı üniversiteler ile işbirlikleri yer almaktadır. Dördüncü bölümde ise, üniversitelerin küreselleşmesine etki eden unsurların tespiti amacıyla, bir vakıf üniversitesi öğretim elemanlarının katılımı ile bir örnek araştırma yer almaktadır. Bu araştırma sonucunun analizi, kurgulanan hipotezlerin testleri ve yorumlanması yapılmıştır. Takip eden sonuç bölümünde, araştırma bulgularından yola çıkarak, üniversitelerin içinde yer aldığı bir takım uluslararası yapıların, üniversitenin küresel bir nitelik kazanmasına ne ölçüde katkılar yaptığı ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yükseköğretim Sistemleri, Küresel Etki, Erasmus Plus, Bologna Süreci, Öğrenme Kapasitesi, Gelişim Kültürü

Bologna süreciErasmus öğrenci değişim programıKüreselleşme+2
Burak Yıldız
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Yükseköğretimde grafik tasarım eğitimi ve bir model önerisi

Grafik tasarım, sanat ile endüstrinin kesiştiği bir noktada durduğu için oldukça özel bir konuma sahiptir. Grafik tasarımın özel oluşu, grafik tasarım eğitimini de özel kılmıştır. Özellikle Sanayi Devrimi ile gerçek anlamda hayat bulan grafik tasarım, insanları etkilemedeki en önemli araç olma özelliğini hala korumaktadır. Grafik tasarım eğitiminin Türkiye'deki konumuna bakıldığında 100 yılı aşan bir geçmişe sahip olduğu görülecektir. Köklü bir geçmişe sahip olmasına rağmen özellikle yükseköğretim düzeyindeki grafik tasarım eğitiminin durumu az sayıda bilimsel araştırmaya konu olmuştur. Bu çalışma, Türkiye'deki eğitim sisteminin her kademesinde yer alan grafik tasarım eğitiminin nicel ve nitel durumunu ortaya koymaya çalışarak, önlisans düzeyinde yürütülen grafik tasarım eğitimine odaklanmıştır. Öncelikle önlisans düzeyinde eğitim veren tüm üniversite programları içerik, amaç, Avrupa Kredi Transfer Sistemi (AKTS), teorik ve uygulamalı ders yükü kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Ardından grafik tasarım sektörünün tarafları olan akademisyen, sektör çalışanı ve sektör işletme sahiplerine yönelik anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Ayrıca dünyanın çeşitli ülkelerindeki önlisans grafik tasarım eğitim programları incelenmiştir. İçerik karşılaştırma, anket uygulaması ve diğer ülke örneklerinin incelenmesiyle ortaya çıkan bulgular ışığında sektör çalışanları ve akademisyen temsilcileriyle derinlemesine görüşmeler yapılmış ve yeni bir müfredata altyapı oluşturmak üzere taslak dersleri listelenmiştir. Son olarak gerçekleştirilen bir günlük çalıştay ile ders isimleri netleştirilerek, önlisans düzeyi için grafik tasarım program önerisi taslağı geliştirilmiştir.

Grafik tasarımıGrafik tasarımı eğitimiMeslek yüksek okulları+2
Orhan Sevindik
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversitelerde paydaş katılımının rolü; 2019 kurum içi değerlendirme raporlarının incelenmesi

Çalışmada, Üniversitelerde Paydaş katılımının rolü, URAP sıralamasına göre, ilk 20 Türk Üniversitesinin, 2019 yılına ait Kurum içi Değerlendirme Raporlarının nitel araştırma yöntemi ile incelenerek araştırılmıştır.

KalitePaydaş katılımıYükseköğretim+2
Muhammet Ali İmamoğlu
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Satisfaction of high education students with Blackboard Learning System during COVID-19

With the advent of the novel COVID-19 disease, the world has become facing an extraordinary situation that has changed the course of normal human life upside down and pushed them towards compulsory, recent technology-based alternative solutions, educational life is an integral part of that. The higher education institutions in Turkey rushed from the first moments to avoid the disruption of education process, and transformed into the full-fledged online learning system. Therefore, the current study addressed aims to investigate 'How satisfied with the transformation to Blackboard Learning System BLS for high education students, Istanbul-Turkey, during COVID-19 disease period 2020 are' through a comparison of undergraduate and postgraduate students' perceptions via thirty items divided into six axes, which are included in a single model. An online questionnaire survey sent through BLS itself and WhatsApp was filled out by a total of 294 student respondents, wherein afterwards an inferential and descriptive study with quantitative approach has been employed for analyzing their perceptions. The findings are indicative that the Usefulness, Engagement, Communication and Ease of Use, Self-efficacy, and Challenges axes respectively have a statistically significant effect on students' perceptions concerning satisfaction with the BLS. As the Usefulness and Engagement axes have the highest contribution to students' satisfaction with the BLS, unlike, the Challenges axis has the least contribution. It can be reported that the transformation into BLS during COVID-19 disease period is satisfactory for higher education students. With superiority of postgraduate students' perceptions, in terms of Self-efficacy, Communication and Ease of Use and Challenges axes, along with a clear supremacy of the postgraduate students' perceptions over the Overall axes level. Moreover, all demographic dimensions except gender, place of the living, the kind of device preferred and the willingness in using BLS in the future, influence the undergraduate and postgraduate students' perceptions. An ease of use and communication, increased self-efficacy, flexibility, availability, accessibility, transferability, affordability, interactivity, saving-time moderately and positive changes of students' life are shown to be the most traits the BLS has. Unlike, BLS, while effective, gives rise to a sense of isolation, lack of concentration, the reluctance of attendance, plus fairly vulnerability of participation, which are demonstrated to be the most drawbacks in The BLS. Some recommendations might contribute to successful implementation and satisfying use of BLS have been suggested.

COVID 19BlackboardPandemics+6
Yasser Abdullah Mohsen Alyadumı
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yükseköğretimde EFQM mükemmellik modeli

İnsanların kendilerini ifade edebilme kabiliyetlerini arttıran ve çağdaş bir toplum düzeni sağlamada etkin bir rol üstlenen eğitim, geçmişten bugüne gerekli görülen her alanda uygulanan temel hizmet faaliyetleridir. Bu hizmet faaliyetleri kurumsal ve kurumsal olmayan yönetimlerin çabaları ve imkanları sayesinde insanlara sunulmaktadır. Sunulan bu eğitim faaliyetlerinin optimal fayda sağlayabilmesi için kaliteli bir eğitim hizmeti gerektirmektedir. Yapılan bu çalışma EFQM Mükemmellik Modeli uygulanarak Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin sunduğu eğitim hizmetlerini değerlendirmek üzere gerçekleştirilmiştir. Çalışma 3 bölümden oluşturulmuştur. İlk bölümde kalite ve hizmet kalitesi alanında bilgiler sunulurken ikinci bölümde EFQM Mükemmellik Modeli hakkında genel geçer bilgiler sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise üniversitenin eğitim hizmet kalitesini ölçmek üzere yapılan anket uygulamalarının analizleri yapılmış ve gerekli değerlendirmeler ve sonuçlar belirtilmiştir. Sunulan eğitim hizmetlerinin kalitesini ölçmek için modele ait dokuz kriter, eğitim hizmetlerinden faydalanan öğrencilerin ve eğitime katkı sunan fakülte yöneticilerinin değerlendirme yapabilecekleri şekilde bölümlere ayrılmıştır. Elde edilen anket verileri analiz edilerek uygun değerlendirmeler yapılmıştır.

EFQM modeliEğitim hizmetleriHizmet kalitesi+3
Abdulrezzaq Alhadad
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de üniversiteleşme hareketinin genç işsizliği üzerine etkileri

İşsizlik sorunu gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan ülkelerde acil çözüm önerileri gerektiren en önemli yapısal ekonomik problemlerden biridir. Toplumun tüm kesimlerini derinden etkilemenin yanında; küresel ölçekte işgücü içinde en yüksek işsizlik oranı gençler arasında görülmektedir ve genç işsizliği oranı giderek yükselme eğilimindedir. Dünyanın genç nüfus oranı en yüksek ülkeleri arasında yer alan Türkiye'de son yıllarda baş döndürücü bir üniversiteleşme hareketi gerçekleşmiştir. 2000'li yılların başında izlenen "her ilde en az bir devlet üniversitesi kurulması" politikası çerçevesinde çok sayıda yeni üniversite açılmış, mevcutların fakülte sayıları ve kontenjanları önemli ölçüde artırılmıştır. Bu süreçte yükseköğretim mezunu gençlerin sayıları hızla artarken yeterli istihdam imkânı yaratılamamış, özelikle yükseköğretim mezunu gençler arasında işsizlik oranı giderek artmıştır. Türkiye'de eğitim seviyesinin yükselmesinin, gençlerde işsizlik riskini azaltması ve ücretlerin yükselmesinde katkı sağlayamaması, eğitim harcamalarının ve yükseköğretim sisteminin etkinliğinin sorgulanmasına yol açmıştır. Türkiye'nin dünya ekonomisinde arzuladığı yere ulaşabilmesi ancak beşeri sermayesi yüksek gençleri istihdam edebilmesi ile mümkündür. Bu çalışmada Türkiye'de üniversiteleşme hareketi ve genç işsizliği sorunu değişik boyutları ile ele alınmıştır. Bu bağlamda, çalışmanın birinci bölümde işsizlikle ilgili terminoloji ve kavramsal çerçeve sunulmuştur. İkinci bölümde eğitimin fonksiyonları ve Türkiye'de üniversiteleşme hareketi ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise Türkiye'de genç işsizliği sorunu, eğitim seviyesi ve diğer demografik değişkenlere göre seçilmiş ülkelerle karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Sonuç kısmında, genç işsizliği ile mücadelede etkili olabilecek çözüm önerilerine özellikle bu sorunla mücadelede eğitimin etkinliğini artıracak önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkiye, İşsizlik, Genç İşsizliği, Üniversiteleşme Hareketi, Yükseköğretim

GençlerYükseköğretimÜniversiteler+2
Nezahat Dönüm
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ailenin sosyo-ekonomik düzeyi ile yüksek öğretime giriş arasındaki ilişki: Sudan-Hartum üniversitesi örneği

Bu çalışma yükseköğretime erişim (access to higher education) ile ailenin sosyo-ekonomik düzeyi ya da sosyal sınıf konumu arasındaki nedensel ilişkinin mahiyeti hakkındadır. Bu ilişki Sudan Cumhuriyeti'nde Hartum Üniversitesi'nde yapılmış bir vaka çalışması yoluyla incelenmektedir. Araştırmanın temel sorusu, öğrencilerin sınıfsal kökenleri ile üniversitede kaydoldukları bölümler arasında ne türden ve ne yönde bir nedensel ilişki olduğu ve bu ilişkinin eğitim politikaları, toplumsal dışlanma ve mahrumiyet üretme kabiliyetinde olan diğer toplumsal etmenler ve bireysel vasıflar ile nasıl bir etkileşim içinde şekillendiğidir. Çalışma, sınıf kuramları ve toplumsal sınıf konumu ile eğitimsel başarı arasındaki ilişkileri açıklamaya çalışan kuramsal yaklaşımlar dikkate alınmak suretiyle nitel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın ampirik verileri 2017-2018 eğitim yılı itibariyle Hartum Üniversitesi'nde kayıtlı bulunan ve toplam sayıları 27,000'i aşan lisans öğrencisi arasından kendilerine kartopu örneklemi yöntemiyle erişilmiş olan 40 öğrenci ile yapılan derinlemesine mülakatlar vasıtasıyla derlenmiştir. Bu 40 öğrenci, öğrencilerin üniversiteye kabul edilme puan aralığı dikkate alınarak oluşturulmuş olan beş farklı tabakada yer almakta olup, araştırma sürecinde her bir tabakada yer alan 6 ila10 öğrenci ile mülakat yapılmıştır. Araştırma verileri hem tabaka içi hem de tabakalar arası (yani vaka-içi ve vakalar-arası) karşılaştırma yoluyla, toplumsal sınıf konumunun ve toplumsal dışlanma biçimlerinin ifadesi olan etkenlerin yine belli sınıf konumlarına erişimin mesleki temelini oluşturan belli akademik bölümlere erişimi nasıl etkilediğini ortaya koyacak şekilde niteliksel olarak analiz edilmiştir. Bu analizin amacı sınıf kökeni ve toplumsal dışlanma örüntülerinin eğitim kurumu üzerinden başlangıçtaki toplumsal sınıf konumlarının değişen şartlar altında yeniden üretilmesi ve sürdürülmesine nasıl bir katkı sağladığı ve nedensel mekanizmalarının nasıl işlemekte olduğuna dair nedensel bir değerlendirme yapmaktır. Araştırma bulguları, bir bütün olarak, eğitim hareketliliğinde bireylerin gösterdikleri veya gösterebilecekleri performans veya başarının derecesinin onların bireysel biyografilerinin ve yeteneklerinin birçok yapısal eşitsizlik biçimleri ve bunları ifade eden avantaj ve dezavantajlar ile tam olarak nerede, ne zaman ve nasıl kesiştiği ile alakalı olduğunu göstermektedir. Bu kapsamda üst ve üst-altı sosyal sınıfların eğitim hareketliliği yoluyla kendi konumlarını sürdürmede avantajlı bir durumda oldukları görülmektedir. Onlar bunu öncelikli olarak sahip oldukları toplumsal, iktisadi ve kültürel sermayelerini erken yaştan itibaren çocuklarının daha kaliteli bir eğitim almalarını sağlayarak onların "prestijli fakülteler"e girebilmek için ihtiyaç duydukları liyakate yani üniversiteye giriş için gerekli yeterli puana dönüştürmek suretiyle yapmaktadırlar. Giriş puanının yetersiz olduğu durumda ise özel kabul yoluyla, yani yetersiz olan puanı telafi etmek için belirlenmiş bir çerçeve içinde özel öğrenim ücreti ödemek yoluyla sağlamaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Sınıf, Toplumsal Cinsiyet, Eğitimsel Başarı, Toplumsal Dışlanma, Kır, Kent, Hartum Üniversitesi, Yükseköğretim

AileSosyoekonomiSosyoekonomik durum+7
Waleed Mohamed
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dünyada ve Türkiye'de yükseköğretimde kayırmacılık

Yükseköğretimde yolsuzluk türlerinden birini oluşturan kayırmacılık, yaygınlık ve etkileri bakımından ülkeler arasında farklılıklar bulunmakla birlikte küresel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Yükseköğretim kurumlarında özellikle nepotizm ve kronizmin yaygın olduğu ifade edilmektedir. Kayırmacılık, Türk yükseköğretim sisteminde ciddi bir sorun olarak varlığını sürdürmekte, yükseköğretim kurumlarında farklı şekil ve çehrelerde ortaya çıkmaktadır. Kayırmacılık, liyakati ve adil rekabeti esas alan uygulamaların yaygınlaşmasını önlemek suretiyle Türk yükseköğretim sisteminde kalite arayışlarının önündeki en büyük engellerden birini oluşturmaktadır. Bu nedenle yükseköğretimde kayırmacılıkla etkin bir şekilde mücadele edilmesi gerekmektedir. Türk yükseköğretim sisteminde ortaya çıkan kayırmacılık kapsamındaki tüm tutum ve davranışları tespit etmek ve bunları sınıflandırmak bir hayli güç olmakla birlikte yükseköğretim kurumlarında hangi alanlarda kayırmacı uygulamaların yoğunlaşma eğilimi gösterdiğini ve bununla bağlantılı olarak hangi alanların kayırmacılığa açık olduğunu belirlemek mümkündür. Ancak bu anlamda literatürün oldukça sınırlı olduğu ve konuyu geniş bir bakış açısıyla ele alan çalışmalara ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Bu nedenle çalışmanın amacı; Türk yükseköğretim kurumlarında kayırmacılığa açık alanların tespit edilmesi olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda konuyla ilgili literatürde yer alan çalışmalar, yargı kararları, ilgili mevzuat, kurumların yayımladıkları resmi rapor, belge ve bilgi notları ile basına yansıyan haberler incelenmiştir. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde kayırmacılık kavramının genel kavramsal çerçevesi ortaya konulmuştur. İkinci bölümde kayırmacılığın bireysel ve toplumsal kökenleri ile örgütsel etkileri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise dünyada ve Türkiye'de yükseköğretimde kayırmacılık konusu incelenmiş ve Türk yükseköğretim kurumlarında kayırmacı uygulamalarla ilgili belgeler ve bulgular; akademik yöneticiler, öğrenci, personel, ihale ve satın alma olmak üzere dört ana başlık altında irdelenmiştir. Türk yükseköğretim kurumlarında kayırmacılığa açık alanların tespit edilmesinin; kayırmacılık sorununun muğlak sınırlarının belirginleşmesine ve karmaşık yapısının netleşmesine katkıda bulunacağı, kayırmacılıkla etkin bir şekilde mücadele edilebilmesi ve yükseköğretim sisteminin kalitesinin artırılmasına yönelik etkili politikaların oluşturulabilmesi için de bir hareket noktası teşkil edeceği değerlendirilmektedir.

DünyaKayırmaTürk kamu yönetimi+4
Rasim Kaan Yılmaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de yükseköğretimin uluslararasılaşmasının değerlendirilmesi

Bu çalışma ile Türkiye'de yükseköğretimin uluslararasılaşmasının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu nitel araştırmada betimsel durum çalışması modeli kullanılmıştır. Veriler doküman incelemesi ve görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Çalışma grubu yükseköğretimde uluslararasılaşmaya yönelik politika metinlerinden, uluslararası ilişkiler ofisi yönetici ve çalışanlarından ve yükseköğretimin uluslararasılaşması konusunda akademik yayınları ya da görevleri olan kişilerden oluşmaktadır. Verilerin analiz edilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma ile Türkiye'de yükseköğretimin akademik, kültürel, politik ve ekonomik anlamlara sahip olduğu ortaya çıkarılmıştır. Türkiye'de yükseköğretimin uluslararasılaşması için tanınırlık ve görünürlük, hareketlilikler, uluslararası olma, stratejik planlama ve öğrenci olanakları politikalarının uygulandığı belirlenmiştir. Araştırma ile, üniversitelerin uluslararasılaşma faaliyetlerine ve hedeflerine misyon/vizyon belgelerinde ve stratejik planlarında yer verdikleri, üniversitelerin uluslararasılaşma çalışmalarını iç/dış değerlendirmeye tabi tuttukları, uluslararasılaşma çalışmalarının rektörlük tarafından sahiplenildiği ortaya çıkarılmıştır. Üniversiteler öğrencilerine zorunlu/seçmeli dersler yoluyla uluslararası eğitim programı/yabancı dil sunma konusunda kararlıdırlar ancak uluslararası ilişkiler ofisi yönetici ve çalışanlarının öğretim programı ile ilgili konularda bilgi eksiklikleri bulunmaktadır. Üniversitelerin belirli sayısal ve coğrafi hedefler belirleyerek uluslararası öğrenci sayılarını arttırmayı hedeflediği, Türkiye'ye komşu ülkelerde yaşanan iç karışıklıkların Türkiye'nin uluslararası alandaki imajına zarar verdiği, üniversiteler bilinçli ve amaca dönük bir uluslararasılaşma süreci yürüttüğü ve tarihi/kültürel bağlara sahip olunan ülkeleri de uluslararasılaşma sürecine dâhil ettiği görülmüştür. Üniversiteler iş birliği ve ortaklıklar bağlamında uluslararasılaşma durumlarını sadece Avrupa Yükseköğretim Alanını değil tüm dünyayı kapsayacak şekilde genişletmektedirler. Araştırma ile Türkiye'de yükseköğretimin uluslararasılaşmasının önünde yönetimsel, akademik ve politik engeller olduğu, Türkiye'de yükseköğretimin uluslararasılaşması çalışmalarının Türkiye yükseköğretiminin kurumsal kapasitesini evde uluslararasılaşma, bölgesel çekim merkezi olma ve kalite bağlamında genişleteceği ve uluslararasılaşma çalışmalarının Türkiye'nin dünyada daha fazla politik güç elde etmesine yardımcı olabileceği ön görülmektedir.

UluslararasılaşmaYükseköğretimÜniversite yönetimi+1
Barış Eriçok
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yükseköğretime hazırlanırken 12. sınıf öğrencilerinin okullarında akademik başarılarıyla gelecek beklentilerini etkileyen faktörler

Araştırmanın amacı; yükseköğretime hazırlanırken 12. sınıf öğrencilerinin okullarında akademik başarılarıyla, gelecek beklentilerini hangi faktörlerin ne derece etkilediğine, bu bağlamda beklentilerine ve başarılarının nasıl yükseltilebileceğine ilişkin kendilerinin, öğretmenlerinin ve okul yöneticilerinin görüş ve önerilerinin belirlenmesidir. Araştırma çoklu yöntem stratejisi ile desenlenmiştir. Çalışma örnekleminin belirlenmesinde tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında uygulama yapılan okul sayısı Bursa ilinde 33 ortaöğretim kurumudur. Çalışmada kullanılan araştırmacılar tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu, Akademik Başarı Ölçeği ve Gelecek Beklentileri Ölçeği kullanılmıştır. Uygulama aşamasına başlamadan önce Hacettepe Üniversitesi Senatosu Etik Komisyonu ve Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden gerekli izinler alınmıştır. Araştırma verileri araştırmacı tarafından bizzat okullara gidilerek toplanmıştır. Araştırma verileri nicel ve nitel istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiş ve sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; öğrencilerin akademik başarılarını etkileyen etmenlere ilişkin öğretmen, yönetici ve öğrenci algılarının istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaştığı, yöneticilerin ve öğretmenlerin, öğrencilerin akademik başarılarını etkileyen etmenlere ilişkin algılarının öğrencilere göre daha yüksek olduğu ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin gelecek beklentilerini etkileyen etmenlere ilişkin öğretmen, yönetici ve öğrenci algılarının istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklılaştığı; öğretmenlerin öğrencilerin gelecek beklentilerini etkileyen etmenlere ilişkin algılarının öğrencilere göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Öğrenci, öğretmen ve yönetici önerileri dikkate alındığında; okulun yönetim biçiminde çağa uygun değişimler olması, öğretmenin niteliğinin artması, ders işlenişinin daha işlevsel ve uygulamaya dönük olması, 12. sınıfların eğitim planlamalarının bu doğrultuda değişmesi gerekliliği ortaya konmuştur. Okullarda öğrencilerin sevebileceği, sosyal, sportif, sanatsal etkinliklerin yapılabileceği ortamlar hazırlanmalı ve etkinlikler arttırılmalıdır.

Akademik başarıGelecek beklentisiLise öğrencileri+2
Halime Güngör
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Knowledge and behavior of international students studying higher education in Turkey towards personal protective measures against COVID-19

The study aim was to investigate implementation of personal protective measures among international students during COVID-19 pandemic. A total of 758 students from 95 countries were observed between October 2020 and March 2021. Their frequency of implementing the personal protective measures and their reported cases of ILIs were examined. Kaplan-Meier analysis was used to compare the occurrence of symptoms of ILIs among students who adhered and those who did not adhere to the measures. A multivariate Cox proportional regression was performed to investigate the relationships between frequency of implementing the personal protective measures and reported cases of ILIs. A total of 139 (18.3%) students reported symptoms of ILIs. Study findings showed that students who frequently wore facemasks were 33.6% less likely to show symptoms of ILIs adjusting for all the other personal protective measures (HR=0.664, 95%CI=0.494-0.893, p=0.006). Students who frequently disinfected their hands were 17.1 % less likely to report symptoms of ILIs (HR=0.821, 95%CI=0.793- 0.915, p=0.029). Furthermore, students who exercised social distancing measures were 23.5% less likely to report symptoms of ILIs adjusting for the other measures (HR= 0.765, 95%CI=0.610 - 0.960, p=0.020). Students whose personal protective measures were below the median were found to experience 2 times more cases of ILIs than students who scored above the median (HR=2.16, 95%CI=1.53-3.05, P<0.001). Study findings indicate the need to train students how to protect themselves from common airborne infections. The study also provides information about the effectiveness of personal protective measures in preventing acute respiratory infections among international students.

COVID 19Behavioral changesPreventive medicine+4
Abednego Nzyuko Masaı
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yükseköğretim örgütlerinde örgütsel demokrasi ile politik davranışlar arasındaki ilişki

Bu çalışmada, öğretim elemanlarının kurumlarında algıladıkları örgütsel demokrasi düzeyi ile politik davranışlarla karşılaşma sıklıklarının belirlenmesi ve bu iki değişken arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, Ankara'da bulunan üç devlet ve üç vakıf üniversitesinde, 2016-2017 eğitim-öğretim yılında görev yapmakta olan 283 öğretim elemanından veri toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler nicel teknikler ile analiz edilmiş ve ulaşılan bulgularda, öğretim elemanlarının kurumlarında algıladıkları örgütsel demokrasi düzeyinin ve genel olarak politik davranışlarla karşılaşma sıklıklarının orta düzeyde olduğu; vakıf üniversitesinde çalışan öğretim elemanlarının devlet üniversitesinde çalışan öğretim elemanlarına göre örgütsel demokrasi algılarının daha yüksek, politik davranışlarla karşılaşma sıklıklarının ise daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretim elemanlarının kurumlarında algıladıkları örgütsel demokrasi düzeyinin ve politik davranışlarla karşılaşma sıklığının kurumdaki hizmet süresi açısından farklılık gösterdiği saptanmıştır. Son olarak, örgütsel demokrasi ile politik davranışlar arasında orta düzeyde negatif yönlü bir ilişki olduğu ve örgütsel demokrasinin, politik davranışlarla karşılaşma sıklığını yordadığı tespit edilmiştir.

DemokrasiPolitik davranışYükseköğretim+4
Tuğba Turabik
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yükseköğretimin yeniden yapılandırılması sürecine ilişkin görüşler temelinde yeni bir yasa için öneriler

Yükseköğretim sisteminin, işlevlerine uygun bir biçimde sürdürülmesi oldukça önemlidir. Nitelikli bir yükseköğretim sistemi için nitelikli eğitim, nitelikli araştırma ve toplum için nitelikli hizmetler gerekmektedir. Yükseköğretimin eğitim-öğretim, araştırma ve topluma hizmet işlevlerini yerine getirebilmesi için bazı gereksinimleri vardır. Bu gereksinimler yükseköğretim sisteminin dayandırıldığı temel ilkelerden uygulamalara, akademisyenlerden yöneticilere, denetim sisteminden mali işleyişe kadar çeşitlilik göstermektedir. Bu nedenle yükseköğretim sisteminin kapsamlı ve derinlemesine incelenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Araştırma bu bağlamda yapılan reform çalışmalarına ışık tutmak amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemi kullanılan araştırmada 2012 yılında yayımlanan yükseköğretim yasa taslağı ele alınmıştır. Bu yasa taslağına yönelik olarak toplanan üniversite, akademisyen, STK ile kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri doküman analizine göre incelenmiştir. Daha sonra görüşler içerik analizi ve betimsel analiz yapılarak tema ve alt temalara ayrılmıştır. Bu görüşlerin yasa taslağının 2013'te düzeltilerek yayımlanan haline ne ölçüde yansıtıldığı belirlenmiştir. Araştırmada güncel uygulamalar (2547 Sayılı Kanun), yeni yasa tasarısıyla yapılmak istenen değişiklikler, bu tasarıya ilişkin görüşler, yurt içi ve yurt dışı alanyazın bağlamında öneriler geliştirilmiştir. Tasarının hazırlanma sürecinde üniversite, akademisyen, sivil toplum kuruluşları ile kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerinin alınması; bu görüşlerin internet ortamında paylaşılması ve süreçle ilgili bilgi verilmesi şeffaflık açısından olumlu bir uygulamadır. Ancak araştırma bulgularına göre tasarının ilk haline yönelik toplanan üniversite, akademisyen, STK, kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri büyük oranda tasarının son haline yansıtılmamıştır. Bu noktada şeffaflık ilkesi doğrultusunda başlatılan yasa taslağı hazırlama sürecinin sonuçlanma aşamasının beklentileri karşılamadığı anlaşılmaktadır. Görüşler daha çok üniversitelere aittir, en az görüş dile getirenler kamu kurum ve kuruluşlarıdır. Akademisyenler daha çok özlük haklarıyla ilgili maddelerde görüş bildirmişlerdir. Tasarı metninde, kendi içinde tutarsızlıklarının olduğu görülmüştür. Kimi maddelerde başta belirtilen ilkelerle çelişkili ifadeler, hukuki bazı eksiklik ya da yanlışlıklar yer almaktadır. Kimi maddelerde genel çerçeve çizilirken kimileri yönetmelik tarzında yazılmıştır. Araştırmada tüm bu bulgular ışığında madde ve bölümlerine göre yeni bir tasarıya ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: yükseköğretim, yükseköğretim yasası, yükseköğretim yasa tasarısı, yükseköğretim yasa taslağı, yükseköğretim yönetimi.

Eğitim politikalarıYasal düzenlemelerYeniden yapılanma+3
Özden Ölmez Ceylan
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yükseköğretim stratejileri ve akademisyenlik mesleğinin değişimi: Sosyal bilimler örneği

Çalışma, Humboldt tipi üniversiteden, Amerikan modeli üniversiteye geçişte, akademik emek sürecinde yaşanan değişimler sonucunda, akademisyenlerin proleterleşme eğilimi gösterip göstermediklerini sorgulamaktadır. Kapitalizmin neoliberal ideolojisi çerçevesinde, yükseköğretim metalaşırken, küresel bir yükseköğretim piyasası ortaya çıkmaktadır. Bu sürecin ülkemizdeki yansımaları, 1981 yılında YÖK'ün kuruluşu ile varlık kazanan vakıf üniversiteleri ile birlikte devlet üniversitelerinde yeni kamu yönetimi anlayışının işlerlik kazanması temelinde ortaya çıkmaktadır. Bu gelişmeler ışığında Türkiye'de akademik emek sürecinde yaşanan değişimleri, akademisyenler temelinde açıklama ve anlama çabasına yönelik olarak, İstanbul ve İzmir illerinde, A,B,C ve D tipi olarak analiz edilen 17 farklı devlet ve vakıf üniversitesinde çalışmakta olan 28 öğretim üyesi ile derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, iki temel akademik faaliyet olan ders verme ve araştırma sürecinde, bir emek potansiyeli olan emek gücünün emeğe dönüşümünde izlenilen verimlilik stratejileri temelinde örgütlenmekte olduğu görülmüştür. Akademisyenlerin, dış ve iç emek piyasası yoluyla; derslerin ve araştırma sürecinin standartlaştırılması; akademik emek sürecinde tasarım ve uygulamanın birbirinden ayrılması; performans denetimi; teknolojik denetim; akademik teşvik gibi ödül mekanizmaları ile yoluyla kontrol altına alınılmaya çalışıldığı belirlenmiştir. Bu çerçevede akademik işin artan bir şekilde güvencesizleştiği, akademik emeğin yeri doldurulabilir parçalara indirgendiği ve değersizleştiği ortaya koyulmuştur. Mesleğe girişin ALES ve yabancı dil sınavı gibi sınavlar yoluyla standartlaştırıldığı, akademik emeğin vasıflarının, Power Point, veri analiz programları gibi teknolojik gelişmelere bağımlı bir hale geldiği ve böylelikle vasıf kaybının söz konusu olduğu görülmüştür. Kontrole karşı ortaya çıkan karşı koyma örüntülerinden sendikalaşma şeklindeki örgütlü kolektif karşı koyma çabalarının başarısızlıkla sonuçlanmış olması söz konusudur. Bu temelde araştırma kapsamında akademik emeğin proleterleşme eğilimi gösterdiği belirlenmiştir.

AkademisyenlerEmek süreciMesleki gelişme+7
Selin Atalay
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Investigating the instructors' attitudes towards the use of information and communication technologies (ICT) in higher education

The aim of this study is to investigate the instructors' attitudes towards the use of ICT in education and to explore differences in the attitudes between instructors who are grouped according to six demographic variables: age, gender, academic rank, academic discipline, years of teaching experience and location of current occupation. After an extensive review of literature, a web-based online questionnaire was prepared. The questionnaire was sent to 5646 people via e-mail. 302 instructors from twenty one different universities across Turkey have responded to the questionnaire. The response rate to the survey is 5.35%. The responses to the survey were analyzed by using IBM SPSS Statistics version 21 for Windows; reliabilities were tested by Cronbach's Alpha analysis. Independent sample t-test and one-way ANOVA were applied to determine the differences in the attitudes towards the use of ICT in education between instructors who are grouped according to six demographic variables. The findings indicate that the instructors' attitudes towards the use of ICT in education are positive. The findings also show that there is no statistically significant difference between instructors with different demographic characteristics of age, gender, academic rank and location of current occupation in terms of their attitudes towards the use of ICT in education. However, the findings show that there is a statistically significant difference in the attitudes towards ICT between instructors with different years of teaching experience. Limitations and suggestions for future research have been discussed at the end the study.

Information technologyEducationTechnology utilization+4
Osman Akşit
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Leadership of department heads in higher education and their professionalization as leaders

The aim of this study is to reveal the perceptions of department heads working in public and private universities in Turkey about their leadership roles and styles and professionalization. Gender and university type, as the variables of this study, are also investigated in terms of leadership and professionalization of department heads. This study has the quality of being the first study, connecting leadership and professionalization concepts in Turkey. By using a qualitative approach, fourteen department heads from four universities in the province of Istanbul were interviewed. The interview questions were semi-structured and formed by the researcher based on the interview questions of similar studies. All participants had at least two years of experience as a department head in their institution. In this study, thematic analysis method was used for data analysis and four main themes emerged during the analysis: becoming a department head, administration of a department, perceptions on the extent of leadership and perceptions on the extent of professionalization. All main themes were supported by sub-themes and statements of participants. The findings of this study indicated that department heads usually expressed negative opinions on their roles because they had some problems related to their position. These problems included their obligation to undertake this role, heavy workload, responsibility without authority, and having no incentives. It was also concluded from this study that most department heads adopted some leadership styles without recognizing them and some even did not like the concept of leadership. However; they especially made use of servant leadership and transformational leadership unwittingly to fulfill this role. Lastly, it reached the conclusion that being a department head was not a professionalized field in Turkey, as it was not in most countries in the world. In the light of the findings, it can be stated that there needs to be new regulations to determine the future of being a department head in Turkey.

Department headEducational administrationLeadership+6
Kadriye Dimici
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yükseköğretimde dijital dönüşüm ve çalışma hayatına etkileri: Konya'daki devlet üniversiteleri üzerine karşılaştırmalı bir analiz

Toplumsal dönüşüm aşamalarında gerçekleşen süreçler, bir önceki dönemlerin izlerini taşıyarak o dönemin alt yapıları üzerine şekillenmiştir. Bu süreçlerde gerçekleşen teknolojik gelişmeler ve değişimler insanların ihtiyaçlarını kolaylaştırmayı amaçlamıştır. Teknolojinin hızlı bir şekilde değişerek gelişmesi, insan hayatında önemli bir yere gelmiştir. Toplumların gelişmişlik düzeyleri bilgiye sahip olmak ve bilgi teknolojilerini etkili kullanmak ile doğrudan ilişkilidir. Tarım ve sanayi toplumundan sonra ortaya çıkan bilgi toplumunu bilgisayarın icadı ve bilgi paylaşımı temsil etmektedir. Teknoloji her alanı etkisi altına aldığı gibi yükseköğretim alanını da etkisi altına almıştır. Yükseköğretim kurumları, toplumların nitelikli düzeyde insan gücü ihtiyacını karşılamak, bilimsel araştırmalar yapmak, kültürün kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlamak gibi görevleri bulunmaktadır. Yükseköğretimde teknolojinin etkin kullanımının önemi gittikçe artmıştır. Bunun sonucunda öğretme, öğrenme ve çalışma süreçleri açısından gerekli entegrasyonun sağlanması gereklilik haline gelmiştir. Toplumlar arası geçiş sürecinde çalışma hayatını etkileyen teknolojik gelişmeler, bilgi toplumuyla birlikte meslek ve görev tanımlarını değiştirmiştir. Yaşanan bu gelişmelerin sonucunda bazı iş alanlarının ortadan kalkacağı ve yeni iş kollarının ortaya çıkacağı öngörülmektedir. Bu çalışmada, öncelikle toplumsal dönüşüm aşamaları ile birlikte ortaya çıkan gelişim süreci ve bilgi toplumuna geçiş süreçleri ele alınmış; daha sonra dijital dönüşüm hakkında bilgi verilmiştir. Ardından, yükseköğretim kavramı ve tarihçesi, çalışma ve meslek kavramları, dijital dönüşüm sürecinde çalışma hayatı geniş bir şekilde incelenmiş; daha sonra yükseköğretimde dijital dönüşümün çalışma hayatına etkilerine odaklanılmıştır. Akabinde Konya'daki Devlet Üniversitelerinde görev yapan idari personelden 520 kişiye dijital dönüşümün çalışma hayatına etkileri üzerine anket uygulanmış elde edilen verileri SPSS programında analiz ve değerlendirme yapılarak çözümlenmiştir.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm OfisiKonyaTeknoloji+3
Süleyman Yalçın
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de orkestra şefliği lisans programlarının değerlendirilmesi ve profesyonel yaşama etkisini geliştirmeye yönelik öneriler

Bu araştırma, Türkiye'de orkestra şefliği eğitimi verilen yükseköğretim kurumlarının lisans düzeyindeki öğretim programlarını değerlendirerek bu kurumlarda verilen eğitimin adayların profesyonel yaşamlarına etkisini incelemektedir. Araştırma belirtilen amaç doğrultusunda nitel araştırma paradigmasını izleyen bir durum çalışması olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Bu doğrultuda Türkiye'de orkestra şefliği eğitimi almış veya yurt dışında eğitim alıp Türkiye'de şeflik yapan, Türkiye'deki okullarda şeflik eğitimi veren, aktif olarak orkestra şefliğine devam eden ve değişik deneyim sürelerine sahip on orkestra şefi araştırmaya dahil edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Bu kapsamda benzer veriler düzenlenerek kodlar ve kategoriler oluşturulmuş, kategori ve kodlara ilişkin frekanslar tablolar halinde sunulmuştur. Araştırmanın sonunda Türkiye'de orkestra şefliği lisans programlarında yer alan derslerin katılımcı şeflerin kendi lisans eğitimlerindeki öğretim programıyla büyük oranda örtüştüğü saptanmıştır. Katılımcıların eğitim sürecinde aldıkları derslerin kazanımlarını daha sonra meslek hayatında gözlemledikleri, bu derslerin kendilerine birçok nitelik ve teknik kolaylık sağladığı, ancak profesyonel yaşamda hissetikleri bazı eksiklerin eğitimlerinde olmayan ya da yetersiz kalan derslerden kaynaklandığını ifade ettikleri saptanmıştır. Verilerin analizinden hareketle, eğitim sürecinin bu eksikleri karşılamasına ve şeflik öğrencilerinin mesleki yaşama daha hazır başlamalarına yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur. Tezin sonuç başlığında bu öneriler dört ana başlıkta verilmiştir: (1) Zorunlu dersler arasına alınması önerilen dersler; (2) Zorunlu ders olarak açılması önerilen dersler; (3) Seçmeli ders havuzuna eklenmesi önerilen dersler; (4) Öğretim programı ve uygulama yöntemlerinin geliştirilmesi ve zenginleştirilmesi. Bu dört başlıkta toplanan önerilerle orkestra şefliği öğrencilerinin daha donanımlı bir şekilde mesleki yaşama başlamalarının sağlanacağı düşünülmektedir.

DerslerMüzik eğitimiOrkestra şefi+2
Elif Karabiber
Mimar Sinan Fine Arts University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimEN

An Investigation on classroom discourse in EMI courses in Turkish higher education

This study mainly investigated what kind of scaffolding practices EMI instructors used and how these scaffolding practices had an impact on classroom interaction in English Medium Instruction (EMI) courses in a university setting. It also explored the perspectives of both students and instructors regarding scaffolding practices and classroom interaction. The research combined observational data through classroom video recordings, quantitative data through student questionnaires and qualitative data through focus group discussions with students and interviews with instructors. The findings showed that instructors employed different types of scaffolding during different instructional phases: warm-up to topics, transitioning to the main topic, helping students understand, assessment and guiding. The study also classified three levels of interaction in the classroom after the impact of scaffolding practices. In the questionnaire with students and interviews with students and instructors, the participants also recognized the importance of scaffoldings and classroom interaction in EMI courses and offered practical suggestions for improving classroom interaction. Additionally, a framework was designed to analyze scaffolding techniques, which could help EMI researchers utilize the same design for their studies and help EMI instructors create more interactive and supportive learning environments for their students. As a result, this study suggests that although scaffolding practices vary in class, effective scaffolding practices can impact classroom interaction.

Academic supportPoint of viewIn-class interaction+5
Sezgin Doruk
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yüksek öğretimli gençliğin işsizlik kaygısı ve çalışma hayatı algısı: Avrasya Üniversitesi öğrencileri üzerine bir uygulama

İşsizlik birçok ülkede, özellikle son dönemlerde küreselleşme ve ekonomik krizlerle çok ciddi bir sorun haline gelmiştir. İşsizlik ile birlikte sosyal, psikolojik, ekonomik gibi birçok araştırmalar ön plana çıkmıştır. Psikologlar işsizlik ve psikolojik etkilerini incelemek ve açıklamak amacı ile farklı kuramlar geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Ülkeler için büyük bir sorun olan işsizliğin önemli bölümünü ise genç işsizler oluşturmaktadır. Genç işsizliğini yorumlayabilmek için çeşitli teoriler çalışmamda bulunmaktadır. Yaptığım çalışmanın amacı yüksek öğretimli gençliğin işsizlik kaygısı ve bu kaygının psikolojik etkilerini araştırmaktır. İşsizlik kaygısını etkileyen faktörler benlik saygısı ve kontrol odağının olduğu düşünülmektedir. Sosyo_demografik faktörler (yaş, cinsiyet, eğitim, finansal zorluk gibi) işsizlik kaygısı ile ilişkisi açıklanmaktadır. Bu amaçla Avrasya Üniversitesi'nde eğitim alan 143 son sınıf öğrencisine çeşitli anketler uygulanmıştır. Sonuçlar araştırma kapsamında tartışılmış, işsizlik kaygısını azaltmaya yönelik önerilerde de bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İşsizlik, Genç İşsizlik, İşsizlik Kaygısı

Gelecek kaygısıGençlerKaygı+5
Elif Ergül
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Eğitim fakültesi yöneticilerinin stratejik düşünme becerileri ve yükseköğretimde yenileşmeye ilişkin yönetici ve öğretim üyesi görüşleri

Ankara'daki kamu üniversitelerinde görev yapmakta olan eğitim fakültesi yöneticilerinin stratejik düşünme becerileri ve yükseköğretimde yenileşmeye ilişkin yönetici ve öğretim üyesi görüşlerinin ortaya konulmasını amaçlayan bu araştırma ilişkisel tarama ve nedensel karşılaştırma modellerinin birlikte kullanıldığı betimleyici bir çalışmadır. Karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı sıralı desenle yürütülen araştırmada nicel ve nitel aşamalar birbirini izler biçimde uygulanmıştır. Veri toplama araçları araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Ankara'daki Eğitim fakültelerinde görev yapan 60 yönetici, 229 öğretim üyesi; çalışma grubunu ise yedi yönetici, 16 öğretim üyesi oluşturmaktadır. Araştırmada tabakalı örnekleme ve çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama ve standart sapma; karşılaştırmalarda bağımsız değişken iki gruplu ise Mann-Whitney U testi, üç ve daha fazla sayıda gruptan oluşuyorsa Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişki Spearman testi, regresyon analizi ve yapısal eşitlik modeliyle incelenmiştir. Nitel aşamada olgubilim deseni kullanılmış, veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Yönetici ve öğretim üyesi görüşlerine göre eğitim fakültesi yöneticileri stratejik düşünme becerisinin strateji oluşturma boyutundan ziyade uygulama boyutuna ağırlık vermektedir. Buna göre eğitim fakültesi yöneticileri strateji oluşturmada öğretim elemanlarının başarılı uygulamalarını takdir etmekte ancak yeterliklerine uygun sorumluluklar vermemektedir. Ayrıca eğitim fakültesi yöneticileri mevcut kaynakları etkin dağıtma ve alternatif kaynak yaratma yönünde çaba sarf etmekte ancak hali hazırda kullanılabilecek kaynakların tamamını belirlememektedir. Bununla birlikte eğitim fakültesi yöneticileri stratejileri uygularken işleri kontrol ederek işe yaramadığını fark ettiği uygulamaları iyileştirmelerine rağmen başarısızlığın tekrarlanmasını engelleyen kurallar koymamakta ve genel başarıyı belirlemeye yönelik ölçme değerlendirme çalışmaları yapmamaktadır. Yönetici ve öğretim üyeleri yükseköğretimde yenileşmenin daha ziyade eğitim öğretim alanında gerçekleştiği görüşündedir. Ancak üniversitelerde eğitim öğretim alanında herhangi bir yenileşme olmadığı yönünde görüş bildiren öğretim üyeleri de bulunmaktadır. Ayrıca yönetici ve öğretim üyesi görüşlerine göre teknoloji dijital alanda uzaktan eğitim olanağı sağlanmasına rağmen öğretim teknolojileri ve teknolojik altyapı konularında yenileşme gerçekleşmemektedir. Topluma hizmette yenileşme alanında şehre değer katan hizmetler sunulmakta ve toplumsal gelişmeye katkıda bulunan araştırmalar yapılmaktadır. Öte yandan iş dünyasına hitap eden bölümlerle işverenler arasında ortaklık kurma konusu üzerinde görece en az durulmaktadır. Bununla birlikte işbirliğine dayalı yenileşme daha ziyade öğrenci katılımıyla yenilik üreten çalışmalarla gerçekleştirilirken paydaş geribildirimlerine göre yeni hizmet sunulmamakta ve güncel gelişmeleri topluma ulaştıran yaşam boyu öğrenme programları yürütülmemektedir. Araştırma sonuçlarına göre eğitim fakültesi yöneticilerinin stratejik düşünme becerisi ile yükseköğretimde yenileşme arasında orta düzeyde anlamlı pozitif ilişki bulunmaktadır. Eğitim fakültesi yöneticilerinin stratejik düşünme becerisi yükseköğretimde yenileşmeyi pozitif yönlü olarak yordamaktadır. Nitel bulgular bütüncül görme ve geleceği öngörme becerileri gereği yöneticilerin stratejik düşünme becerisinin yükseköğretimde yenileşmede merkezi rol oynadığını göstermektedir. Bu kapsamda örgüt iklimi, kaynak yetersizliği ve yetki sınırlılığı stratejik düşünme becerisini; politika yoksunluğu ve kurum içi iletişim ise yükseköğretimde yenileşmeyi etkileyen etmenler arasında öne çıkmaktadır.

Aday öğretmenlerEğitim fakülteleriHizmet inovasyon davranışı+7
Songül Demirkan
Ankara University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00

İlgili konular