280 karakterde siyasal iletişim: 31 Mart 2019 İstanbul Yerel Seçiminde Twitter kampanyaları
2023
1 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Özlem Danacı Yüce
Abstract (TR)
Seçim kampanyaları, siyasal iletişimin en görünür olduğu, en yoğun hissedildiği dönemlerdir. Siyasal iletişim, insanın yerleşik yaşama geçtiği andan itibaren, toplumsallıkla beraber, zorunlu olarak var olsa da modernite ile birlikte kavramsallaşmış ve profesyonelleşmiştir. Siyasal iletişimin alt alanlarından biri olan siyasal kampanya ise siyasal iletişimin sürekliliğine karşın sınırlı süreli olarak icra edilen özel dönemlerdir. Seçim kampanyaları, siyasal kampanyanın en yaygın çeşitlerinden biridir. Seçim dönemlerinde, siyasi aktörün rakiplerine karşı avantaj sağlamak ve seçmeni ikna etmek için yürüttüğü iletişim faaliyetlerinin tamamı, seçim kampanyasının unsurlarıdır. Bu anlamda, seçim kampanyası için, kamusal alanda, seçmenler ile adaylar arasında ve medya dolayımı ile gerçekleşen süreli bir iletişim faaliyetidir demek mümkündür. Aynı tarif, süreli niteliği çıkarılarak siyasal iletişime genelleştirilebilir. Seçim kampanyaları, süreli ve seçimle son bulan kampanyalar olması ve çoğu zaman kazanan kaybeden ikiliğinde yürütülmesi açısından adayların ve adaylar adına ekiplerinin, tüm olanaklarını ve çabalarını sahaya yansıttıkları dönemlerdir. Siyasetçiler bu dönemlerde potansiyel gördükleri her bir unsuru kapsamayı tercih etmektedirler. Son yıllarda, sosyal medyanın gelişmesiyle birlikte, sosyal medya platformları seçim kampanyalarında kapsanmaya başlamıştır. Özellikle Twitter, bu anlamda, siyasal iletişimin mecrası olarak değerlendirilmektedir. Özellikle, 2008 yılında ABD Başkanlık Seçimlerinde adaylardan biri olan ve seçilerek ABD'nin 44. Başkanı olan Obama'nın Twitter'ı kampanyasında kullanması, Twitter'ın siyasal iletişim alanına eklemlenmesinin başlangıcı kabul edilmektedir. Twitter günümüze uzanan süreçte, kamusal alan ve siyasal iletişim tartışmalarının merkezinde yer almayı sürdürmüştür. 2008 yılını takip eden süreçte, genelde sosyal medyanın özelde ise Twitter'ın seçim sonuçları ile ilişkisi aktüel ve akademik tartışmalarda yoğunlukla ele alınmaya başlamıştır. Bu kapsamda, Twitter'da kazanıldığı ileri sürülen seçimler olduğu teknolojik determinizm bağlamında ileri sürülmüştür. Bu çalışma kapsamında, Teknolojinin Sosyal İnşası Kuramı bakış açısı gibi tekno-determinizden çok teknolojinin sosyal yönüne vurgu yapan türden bir anlayışla Twitter'ın seçim kampanyasında nasıl kullanıldığı, işlevi ve seçim sonuçlarıyla ilişkisi ele alınmıştır. Çalışma kapsamında, 31 Mart 2019 tarihinde Türkiye'de yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimi kapsamındaki İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Belediye Başkanlığı Seçimi ele alınmıştır. 31 Mart İstanbul Seçimi olarak bilinen bu seçimde, 32 aday yarışmışsa da bunlardan iki tanesi, -CHP Adayı Ekrem İmamoğlu ve AK Parti Adayı Binali Yıldırım- geçerli oyların, yaklaşık yüzde 98'ini aldıkları için diğer adaylar dışarıda bırakılarak bu iki aday ele alınmıştır. Türkiye siyasal yaşamı açısından oldukça önemli bir seçim olarak siyasi tarihe geçen bu seçim bir çok konuda ulusal ve küresel ölçekte yankıya sebep olmuş ve YSK sonuçlarına göre Ekrem İmamoğlu'nun çok az farkla Binali Yıldırım'ın önünde tamamlamasıyla son bulmuştur. Ancak olağanüstü itiraz yoluyla yenilenmesine karar verilen seçim, 23 Haziran günü yenilenmiş ve İmamoğlu'nun seçilmesiyle süreç tamamlanmıştır. Bu seçimde, İmamoğlu'nun, Yıldırım'a göre daha az tanınırlığa ve daha zayıf siyasi kariyere sahip olması; kampanya dönemi boyunca geleneksel medyada yer bulamaması gibi etkenlere rağmen seçimi kazanması, İmamoğlu'nun seçimi sosyal medyada kazandığı yönünde yorumların yoğun bir şekilde yapılmasına neden olmuştur. Küresel ölçekte süregelen sosyal medya seçim sonucu arasındaki tartışmalar ile de uyumlu olması sebebiyle bu sav güç kazanmıştır. Çalışma kapsamında İmamoğlu ve Yıldırım'ın 31 Mart seçimi için yaptıkları Twitter kampanyaları incelenmiştir. Bu kapsamda, her iki adayın Twitter'ı kullanım pratikleri betimlenmiş ve karşılıklı olarak değerlendirilerek seçim sonucu ile Twitter kampanyaları arasındaki ilişki değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışma kapsamında, her iki adayın seçim kampanyasını başlattığı tarihten YSK'nin seçim propagandası sonu olarak belirlediği tarih olan 30 Mart 2019 günü, saat 18.00'e kadar sürede ürettikleri tweetler toplanmıştır. Bu kapsamda İmamoğlu'nun 821 adet, Yıldırım'ın ise bin 184 adet tweet toplanarak toplam (N=2005) adet tweet incelenmiştir. Bu kapsamda, çalışmanın amacı, siyasilerin Twitter kullanım pratiğini ortaya koymak ve karşılaştırmalı bir değerlendirmeye tabi tutarak seçim sonuçları ile ilişkisini değerlendirmektir. Bu sayede, İmamoğlu'nun seçimi Twitter'da kazandığı söylemi bilimsel olarak sınanmış olacaktır. Çalışmanın yöntemi Jungherr'in (2016) sınıflandırmasında ilk sırayı alan dijital veri takibi yöntemiyle yapılmış olup; nitel içerik analizi yöntemi ile de desteklenmiştir. Adayların dijital olarak ürettikleri veriler olan tweet içerikleri, Twitter API kullanılarak, Python programlama dili ile geliştirilmiş bir yazılım aracılığıyla toplanmıştır. Veriler toplanırken, Twitter'dan veri toplama amacıyla, Python için geliştirilmiş olan, Tweepy kütüphanesi kullanılmıştır. Sosyal bilim çalışmalarında dijital kuramlar ve metotlar gelişmeye başlamış olmakla birlikte, siyasal iletişim çalışmalarında da dijital metotların ve araçların kullanılması ve saha olarak ele alınması kaçınılmaz olmaya başlamıştır. Bu da sosyal bilim çalışanlara yeni; API kullanımı, programlama yeteneği gibi yeni yetenekler kazanma gereği ortaya çıkarmaktadır. Çalışma bu alanda da bilgi üretmeyi hedefleyerek süreçlerini ayrıntılı açıklamıştır. Çalışma kapsamında ulaşılan bulgusal sonuçlara göre, Twitter siyasal iletişimin sosyal medyası olma yönündeki konumunu güçlendirmiştir; Twitter kamusal tartışmaya yeterli kapsayıcılıkta ev sahipliği yapmaktadır; Adaylardan Yıldırım, Twitter'ı nicelik açısından daha başarılı kullanmıştır; adaylardan İmamoğlu Twitter'ı nitelik açısından daha başarılı kullanmıştır; her iki aday da hashtag, etkileşim gibi temel Twitter özelliklerini benzer ve zayıf kullanmıştır; adayların Twitter kullanımları büyük oranda benzer desenler göstermektedir; İmamoğlu, içeriklerini görsel unsurlarla destekleme ve bu sayede beğeni kazanma yönünden Yıldırım'a göre daha başarılıdır; Yıldırım hashtag içerik dağılım dengesi ve ilçe hashtagleri yönünden daha fonksiyonel bir kullanım göstermiştir; Adaylar Twitter'ı geleneksel medya alışkanlıkları ile kullanmaktadır; Adaylar Twitter'ı kampanyalarına tam olarak eklemleyememişlerdir. Bu sonuçlara ve kuramsal olarak dayanılan teknolojik determinizm eleştirisine göre, bu saha çalışması özelinde, Twitter'ın seçim sonuçları üzerinde oyun değiştirici bir etkiye sahip olmadığı ancak seçim kampanyasının zorunlu bir unsuru haline geldiği değerlendirilmiştir. Bu kapsamda Twitter kampanyasını dışlamanın seçim kaybettirme gibi bir sonucu olabileceği; kampanyalarda mutlaka bulunması gerektiği; doğru ve etkili kullanımının fark yarattığı; tek başına seçim sonucunu değiştirici etkiye sahip olduğu yorumlarının teknolojik determinizme kaçtığı ileri sürülmektedir. Seçim sonucu gibi önemli bir olgunun, Twitter kampanyasının da dahil olduğu daha geniş ekonomi – politik, siyasal ve sosyal bir bağlamda ele alınması gerektiğini savunan çalışma, Twitter ile seçim kampanyası arasındaki ilişkiyi, 31 Mart İstanbul Seçimi özelinde ortaya koymuştur. Tüm bunların yanında çalışma kapsamında, sosyal medyanın siyasetçiyi sürekli olarak iletişime açık hale getirmesi, "Always On-air Because On-line - (AOBO)" şeklinde kavramsallaştırılmıştır. Çalışma, seçim kampanyasının da 280 karakterden daha fazlası olduğunu söylemektedir. Anahtar Sözcükler: Siyasal İletişim, Siyasal Kampanya, Seçim Kampanyası, Twitter, Ekrem İmamoğlu, Binali Yıldırım.
Author
Dr. Uğur Kocager
Institution
How to Cite
Uğur Kocager (Yüksek Lisans Tezi). 280 karakterde siyasal iletişim: 31 Mart 2019 İstanbul Yerel Seçiminde Twitter kampanyaları, 2023, Galatasaray University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Galatasaray University
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
