Acil serviste kardiyopulmoner resüsitasyon yapılan hastaların retrospektif olarak değerlendirilmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Kardiyak arrest tedavisinde yapılacak işlemlerin tamamı Kardiyopulmoner resüsitasyon (KPR) olarak adlandırılmaktadır. Tüm ölümlerin yaklaşık %20'si ani kardiyak arrest nedeniyle olmaktadır. Uygulanan kardiyopulmoner resüsitasyon (KPR) sonucunda hastaneden taburcu olanların yüzdesi 17-32 arasında değişmektedir. Artık günümüzde KPR'nin hedefi sağ kalımdan öte olup nörolojik defisitsiz bir hayat sağlamaktır. Bu çalışmada 01.01.2013 ile 31.05.2015 tarihleri arasında acil servise başvuran tüm yaş gruplarında etyolojiden bağımsız olarak Kardiyopulmoner Resüsitasyon uygulanan hastalar retrospektif olarak incelendi. Hastane otomasyon işletim sistemi (Probel® )nden acil serviste kardiyo pulmoner resüsitasyon kodu işlenmiş olan hastalar bulundu. Bu hastalardan verilerine tam ulaşılamayan ve başvuru anında eksitus kabul edilen hastalar çalışmamız dışı bırakıldı. Çalışma kriterlerimize uyan 285 hasta çalışmaya dâhil edildi. KPR uygulanan hastalar hastane-dışı ve hastane-içi arrestler olarak ayrıldı. Tüm olgular yaş, cinsiyet, başvuru saati, komorbidite varlığı, biyokimyasal parametreler, kullanılan ilaçlar, hasta sonlanımı, yoğun bakım ihtiyacı, yatış sonrası hastanede kalış süreleri ve mortalite gibi sosyodemografik ve klinik özellikleri bakımından araştırıldı. Hastane dışı kardiyak arrest olgularında ayrıca hastanın geliş şekli, olay yeri kardiyak arrest (KA)in şahitli olup olmadığı, olay yeri KPR başlama zamanı, , olay yeri havayolu, uygulanan ilaçlar, uygulanmış ise defibrilasyon varlığı ve ritmi, olay yeri KPR süresi incelendi. Acil serviste yapılan KPR sonrası sonuç sağ kalım ve eksitus olarak kaydedildi. Sağ kalan hastalar için YBÜ'de takip sonrası taburculuk olup olmadığı tespit edildi. Yatış süreleri incelendi. Sonuç olarak; tüm hastalarda HT varlığı sağ kalım lehine anlamlı iken, erkek cinsiyeti ve saat 06:01-12:00 arası başvuru mortalite lehine anlamlı bulundu. Hastane dışı KA vakalarında ise olay yerindeki uygulamaların istatistiksel olarak sağkalım veya mortalite üzerine anlamlılığı saptanmadı. Ancak aynı hastaların transfer sonrası geliş ritminin nabızsız elektriksel aktivite ve asistoli olması ile 21 dakika ve üzeri uygulanan KPR'ın artmış mortalite ile ilşkisi saptandı. Hastane içi KA 'larda ise 21 dakika ve üzeri uygulanan KPR artmış mortalite ile ilşkili bulunmuştur. Çalışmamızı planlama aşamasında hedefimiz; hastane içi ve hastane dışı gerçekleşen kardiyak arrestlerde hem sağ kalım hem de taburculuk belirteçlerini ortaya koymak idi. Ancak taburcu olan vaka sayımızdaki azlık nedenliyle istatistiki bir çalışma yapılamadı. Bu sebeple hastane içi ve hastane dışı kardiyak arrestlerde sağ kalım belirteçleri ortaya konmaya çalışıldı. Kardiyopulmoner Resüsitasyonun kalitesini arttırmak amaçlı kayıt sistemlerinin ve standardizasyonun oluşturulması gerekliliği görülmektedir. Kardiyak arrest sonrası spontan dolaşımın geri dönmesi sonrası verilen tıbbi bakımın sağ kalım üzerindeki etkileri için ileri araştırmalar ve hastane verilerinin standardizasyonu için ek çalışmalar yapılmalıdır.
Yazar
Songül Araç
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Songül Araç (Tıpta Uzmanlık Tezi). Acil serviste kardiyopulmoner resüsitasyon yapılan hastaların retrospektif olarak değerlendirilmesi, 2017, Dicle University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Dicle University tezlerinden daha fazlası
- Karayolları köprü ve menfez tasarım debilerinin coğrafi bilgi sistemleri ile belirlenmesi(2022)
- El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm adlı eserin tefsir usûlü açısından incelenmesi(2024)
- İslam hukukunda engellilerin durumu(2010)
- 6 şubat 2023 kahramanmaraş merkezli depremler sonucu Dicle Üniversitesi Tıp fakültesi hastanelerine başvuran depremzedelerin adli tıbbi incelenmesi(2024)
- İngilizlerin XIX. yüzyılda Kıbrıs'taki arkeolojik keşifleri(2024)
- Okul müdürlerinin hizmetkar liderlik davranışları ile algılanan örgütsel destek arasındaki ilişki(2024)
