Anonim ortaklıklar hukukunda korporatif düzlem ile bağlantılı paralel yargılamalar
2020
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Tolga Ayoğlu
Abstract (TR)
Paralel yargılamalar kavramı ile birbirleriyle aynı, çok benzer veya bağlantılı uyuşmazlıkların farklı yargı merciileri önüne taşınması hali ifade edilmektedir. Paralel yargılamaların ikisinin de milli mahkemeler veya hakem heyeti önünde görülmesi ya da birinin hakem heyeti diğerinin milli mahkemeler önünde görülmesi mümkündür. Paralel yargılamalara konu uyuşmazlıklar iki başlık altında incelenebilir. Bunlardan ilki, tarafları, konuları ve sebepleri aynı veya çok benzer olan davaların farklı yargı merciileri önüne taşınması durumudur. İkinci durumda ise, uyuşmazlıkların anılan unsurları aynı değildir. Bununla birlikte, söz konusu yargılamalar arasında nazara alınacak ölçüde bir etkileşim bulunmakta, hatta bu etkileşim sebebiyle yargılamalar neticesinde verilecek kararlar birbirleriyle çelişki arz edebilmekte ve biri diğeri için tenfiz engeli teşkil edebilmektedir. Tenfiz kabiliyetine ilişkin benzer sakınca, tarafları, konuları ve sebepleri aynı olan paralel yargılamalar açısından da söz konusudur. Anılan ayrımdan bağımsız olarak paralel yargılamalar, taraflar için emek, zaman ve para kaybına sebep olabilmektedir. Yatırım uyuşmazlıkları, paralel yargılamaların örneklendiği bir alandır. Yatırım tahkiminin enstrümanları yatırımcı ile ev sahibi devlet arasındaki yatırım sözleşmesi ve devletler arasındaki iki veya çok taraflı yatırım anlaşmalarıdır. Taraflar, bu enstrümanlardan faydalanmak suretiyle aynı uyuşmazlığı farklı yargı mercileri önüne taşıyabilmektedirler. Bu kapsamda gündeme gelebilecek ilk hal, farklı yatırım anlaşmalarına dayanılması suretiyle olur. Farklı yatırım anlaşmalarına dayanılabilmesi içinse, bu anlaşmalardan faydalanabilecek farklı tabiyetlerdeki vatandaşların söz konusu olması gerekmektedir. Anılan şart, farklı tabiyetlerdeki hem doğrudan hem de dolaylı yatırımcılar tarafından dava açılması suretiyle yerine getirilmektedir. Yatırım uyuşmazlıklarında paralel yargılamaların vuku bulduğu bir diğer hal ise, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hem iki veya çok taraflı yatırım anlaşmasına dayanılmak suretiyle hakem heyeti önüne hem de ev sahibi devlet ile yatırımcı arasındaki yatırım sözleşmesinin yetkilendirdiği yargı mercii önüne taşınmasıdır. Anılan durumda, iki veya çok taraflı yatırım anlaşmasından doğan uyuşmazlık devletler umumi hukuku düzleminde, yatırım sözleşmesinden doğan uyuşmazlık ise borçlar hukuku düzleminde çözümlenecektir. Bu çalışmada, yatırım uyuşmazlıklarından doğan paralel yargılamalar incelenmeyecek, anonim ortaklıklar hukukunda korporatif düzlem ile bağlantılı paralel yargılamalar incelenecektir. Bu çalışmanın ilk bölümünde, şirketi etkileyebilecek uyuşmazlıklar, korporatif uyuşmazlıklar ve paysahipleri sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar olarak iki ana başlık altında incelenmek suretiyle arz ettikleri farklılıklara değinilmiştir. Korporatif uyuşmazlıkların kaynakları incelenirken esas sözleşmeye odaklanılmış, esas sözleşmenin korporatif olan ve korporatif olmayan içeriğine dair ayrım ortaya konmuştur. Devamında, paysahipleri sözleşmeleri ve bunlardan doğabilecek uyuşmazlıklar genel hatlarıyla tanıtılmıştır. İlk bölümün sonunda, paysahipleri sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların ne surette korporatif düzleme yansıyabileceği konu alınmıştır. Bu kapsamda, paysahipleri sözleşmelerinin ihalleri ile korporatif düzenlemelerin ihlallerine bağlanan yaptırımların arz ettikleri farklar açıklandıktan sonra, paysahipleri sözleşmeleri hükümlerinin esas sözleşmeye yansıtılması ve şirketin paysahipleri sözleşmesine taraf olması incelenmiş ve son olarak paysahipleri sözleşmesi ile esas sözleşme etkileşiminin sebep olabileceği sorunlara değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümü ise, paralel yargılamaların tanımlanmasına, korporatif düzlem ve paysahipleri sözleşmesi ilişkisinden doğan paralel yargılamaların sınıflandırılmasına ve paralel yargılamaların sakıncalarının önlenmesi için başvurulabilecek çözüm mekanizmalarına ayrılmıştır. Anonim ortaklıkları etkileyen uyuşmazlıklar, korporatif düzlemde olduğu gibi korporatif olmayan bir düzlemde de vuku bulabilir. Anonim ortaklığın korporatif düzlemi, temelini TTK'da ve esas sözleşmede bulur. Anonim ortaklığın temel yapısı ve paysahipleriyle ilişkisi, korporatif düzlemde şekillenir. Korporatif olmayan düzlem ise, paysahiplerinin birbirleriyle ilişkilerini düzenledikleri, borçlar hukuku karakterli bir sözleşme olan paysahipleri sözleşmeleri vasıtasıyla oluşturulur. Korporatif uyuşmazlıklar doğrudan şirket bünyesinde etki doğurmakla birlikte, korporatif olmayan düzlemdeki paysahipleri uyuşmazlıkları da şirketin işleyişini etkileyebilmekte ve şirkete karşı çeşitli davalar yöneltilmesine sebep olabilmektedir. Bu kapsamda, paysahipleri sözleşmesi hükümlerine esas sözleşmede yer verilmesine bağlı olarak, paralel yargılamalar meydana gelebilecektir. Paysahipleri sözleşmesi hükümlerine esas sözleşmede yer verilmesi ise iki farklı şekilde gündeme gelir. Bunlardan ilki, paysahipleri sözleşmesi hükmü ile benzerlik arz edebilecek TTK kurumlarına esas sözleşmede yer verilmesidir. Anılan durumda, paysahipleri sözleşmesini ihlal eden bir fiil, aynı zamanda korporatif bir düzenlemeyi de ihlal etmiş olabilecek ve bağlantılı paralel yargılamalar söz konusu olacaktır. TTK md. 340 hükmünde düzenlenen emredici hükümler ilkesi uyarınca esas sözleşmenin içeriğinde yer verilebilecek hususların ne minvalde kısıtlandığı doktrinde tartışma arz eden bir konudur. Bu çalışmada, anonim ortaklığın temel yapısına aykırı olmayan borçlar hukuku düzenlemelerine esas sözleşmede yer verilebileceği kabul edilmiştir. Bu doğrultuda, paysahipleri sözleşmesi hükümlerine esas sözleşme metninde, herhangi bir TTK kurumuyla bağlantı kurulmadan, borçlar hukuku taahhütleri olarak da yer verilebilir. Bu durumda, esas sözleşme metninde, paysahipleri tarafından imza edilmiş olan paysahipleri sözleşmesine paralel bir paysahipleri sözleşmesi yaratılmış olacaktır. Böylece aynı fiil, biri paysahipleri arasında akdedilmiş paysahipleri sözleşmesinin, diğeri de esas sözleşme metnindeki borçlar hukuku taahhütlerinin ihlalinden kaynaklanan, tarafları, konuları ve sebepleri aynı olan paralel yargılamalara sebep olacaktır. Bu senaryoda, kendisine dava yöneltilen paysahibinin fiilinin, esas sözleşme metninde yer alan paysahipleri sözleşmesini ve taraflar arasında akdedilmiş olan paysahipleri sözleşmesini ihlal etmesi söz konusudur. Paysahipleri sözleşmesi ve esas sözleşme ihlaline dayanarak dava açan paysahibinin de aynı olması halinde uyuşmazlıklar arasında taraf birliği sağlanmış olacaktır. Her iki davada da anılan ihlale dayalı olarak davalı paysahibine aynı talebin yöneltilmesi halinde, uyuşmazlıklar arasındaki konu birliği sağlanmış olur. Dava sebebinin kapsamı açısından, hukuki sebepler ve maddi vakıalar nazara alınabilir. Bununla birlikte, uyuşmazlıkların aynı olup olmadığı hususunda kanaate varılırken, uyuşmazlıklara temel teşkil eden maddi vakıalar değerlendirmeye esas alınacaktır. Anılan durumda da hem paysahipleri sözleşmesi hem de esas sözleşmenin ihlali, dava sebebini teşkil eden vakıa olup uyuşmazlıklar arasındaki sebep birliğini sağlar. Paysahiplerinin şirkete karşı korporatif dava yöneltmesinin altında çeşitli sebepler olabilir. Bunlar paysahipleri sözleşmesine dair bir anlaşmazlıktan ya da ortada akdedilmiş bir sözleşme olmasa dahi paysahiplerinin aralarındaki hissedarlık ilişkisinden kaynaklanabileceği gibi, ekonomik veya ailevi de olabilir. Bu durumda, paralel yargılamalar değil, dava açma hakkının dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına uygun olarak kullanıp kullanılmadığına dair bir değerlendirme söz konusu olacaktır. Paralel yargılamaların sakıncalarının önlenmesi için, bekletici mesele, davaların birleştirilmesi, fer'i müdahale, forum non conveniens, anti-suit injunction, katılma, konsolidasyon, derdestlik, tahkim itirazı mekanizmaları ve koordinasyon çalışmalarına başvurulması değerlendirilebilir. Bu yöntemlerden hangisinin benimseneceği, yargılamaların taraf, konu ve sebep unsurlarının ayniyet göstermesi veya aralarında bağlantı olmasına göre farklılık arz eder. Esas sözleşmede, paysahipleri sözleşmesi hükümleriyle benzerlik arz eden TTK kurumlarına yer verilmesi halinde meydana gelebilecek, paysahipleri sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların korporatif düzlemle ilişkisinden kaynaklanan bağlantılı yargılamalar için, Türk Hukukunda bekletici mesele, davaların birleştirilmesi ve fer'i müdahale kurumları; ayrıca Common law tarafından sunulan mekanizmalar olan forum non conveniens doktrini ve anti-suit injunction kararlarına başvurulması değerlendirilebilir. Esas sözleşmenin korporatif olmayan hükümlerinin ve paysahipleri sözleşmesin hükümlerinin ihlalinden doğan tarafları, konuları ve sebepleri aynı olan davaların farklı yargı mercilerine taşınması suretiyle meydana gelen paralel yargılamalar söz konusu olduğunda, milletlerarası derdestlik, anti-suit injunction ve tahkim itirazı kurumlarına başvurulması gündeme gelebilecektir. Paralel yargılamaların sakıncalarının önlenmesi için başvurulabilecek mekanizmalardan, Common law hukuk sistemi kurumları olan forum non conveniens doktrini ve anti-suit injunction kararlarının Türk hukukunda uygulama alanı bulup bulamayacağının öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Forum non conveniens doktrini, uyuşmazlık önüne gelen mahkemenin, uyuşmazlıkla daha bağlantılı bir mahkemenin mevcut olması halinde, yargılama yapmaktan imtina etmesine dayanak oluşturur. Forum non conveniens doktrini, davalı üzerinde baskı kurulması amacıyla yabancı bir forumda dava açılması halinde, anılan forum hakiminin uyuşmazlığa bakmaktan imtina etmesi suretiyle, paralel yargılamaların önlenmesine hizmet eder. Türk hukuk sisteminin birtakım özellikleri ise, forum non conveniens doktrini ile bağdaşmayacaktır. Öncelikle, Türk hukuk sisteminde taraflarca yetkilendirilen ya da yetki itirazında bulunulmamış mahkemeler, önlerine gelen uyuşmazlık için yetkili olacaklardır. Diğer yandan, usul hukuku kuralları mahkemelerin yetkisini belirlerken, zaten uyuşmazlıkla olan bağlantılarını nazara alarak düzenleme getirmektedir. AY md. 36/2 hükmü uyarınca da hiçbir mahkeme görev ve yetkisi dahilindeki davayı görmekten kaçınamaz. Anılan sebeplerle, forum non conveniens doktrini, Türk hukuk sisteminde uygulama alanı bulamayacak, Türk mahkemeleri uyuşmazlıkla daha bağlantılı bir mahkemenin bulunduğu gerekçesine dayanarak önlerine gelen davayı görmekten imtina edemeyeceklerdir. Anti-suit injunction kararları ile, karşı tarafa zarar vermek ve üzerinde baskı kurmak amacıyla açılan davalara devam edilmesi yasaklanabilmektedir. Bu kararlara ayrıca, geçerli bir tahkim veya yetki sözleşmesini ihlal etmek suretiyle uyuşmazlığın milli mahkemeler önüne taşınması veya yine geçerli bir tahkim sözleşmesine aykırı olarak uyuşmazlığın başka bir hakem heyeti önüne taşınması halinde de başvurulabilmektedir. Tarafların başka bir ülke mahkemesindeki yargılamaya devam etmemesi için anti-suit injunction kararları verilmesi söz konusu olurken, başka bir hakem heyeti önündeki yargılamaya devam etmeleri de anti-arbitration injunction kararlarıyla önlenmeye çalışılmaktadır. Taraflar, tahkim yargılamasının korunması için anti-suit injunction kararı verilmesini milli mahkemelerden talep edebilecekleri gibi, hakem heyetinden de talep edebilirler. Tarafların mahkemedeki yargılamaya devam etmesinin yasaklanması için Türk mahkemelerince anti-suit injunction kararları verilmesi, Türk hukuk sistemine yabancıdır. Türk mahkemelerince bu yönde kararlar verilmesi, HMK ve MÖHUK ile kurulan düzenle ve anayasal güvence altında olan hak arama özgürlüğü ile bağdaşmamaktadır. Buna karşın, hakemler tarafından verilen antisuit injunction kararları için, farklı bir değerlendirmede bulunulması mümkündür. Çünkü, aralarındaki uyuşmazlığı ihtiyari bir yargılama türü olan tahkim yargılamasına tabi kılan taraflar, milli mahkemelerin yargılama yetkisinden kendi iradeleriyle vazgeçmektedirler. Aynı zamanda, Türk hukukunda milletlerarası tahkim yargılaması kapsamında hakemlerin zorlayıcı nitelikte olacak şekilde ihtiyati tedbirlere hükmetme yetkileri yoktur. Bu sebeple, hakemler tarafından anti-suit injunction kararı verilmesi suretiyle hak arama hürriyetinin kısıtlandığından söz edilemeyecektir. Paralel yargılamalarının sakıncalarının önlenmesi için, uyuşmazlıklar arasında taraf, konu ve sebep birliği bulunması ya da paysahipleri sözleşmesinin korporatif düzlemle ilişkisinden kaynaklanan bir bağlantının söz konusu olması şeklindeki ayrımın dışında, başvurulan uyuşmazlık çözüm yöntemine göre de bir ayrıma gidilmesi gerekmektedir. Tahkim yargılaması, taraf iradelerine tabi bir uyuşmazlık çözüm metodudur. Anılan sebeple, hakemlerin üçüncü kişileri bağlayacak nitelikte karar vermeleri mümkün değildir. Yine kural olarak, taraf iradelerinin hilafına olmak üzere üçüncü kişilerin tahkim yargılamasına dahil edilmesi de söz konusu olmaz. Bu husus, Türk mahkemelerince yapılan yargılamalarda başvurulan fer'i müdahale ve davaların birleştirilmesi mekanizmalarının, tahkimde de aynen uygulanmalarına engel teşkil eder. Tahkim yargılaması esnasında, anılan kurumlarla benzerlik arz eden katılma ve konsolidasyon mekanizmalarına başvurulabilecektir. Esasen milli mahkemeler için öngörülmüş olan derdestlik ve bekletici mesele kurumlarının tahkimle ne surette bağdaştığı hususunda ise farklı görüşler mevcuttur. Çalışmada, anılan tüm bu mekanizmaların ne surette etkin bir çözüm sağlayacağı tartışılmıştır.
Author
Dr. Yasemin Mildon
How to Cite
Yasemin Mildon (Yüksek Lisans Tezi). Anonim ortaklıklar hukukunda korporatif düzlem ile bağlantılı paralel yargılamalar, 2020, Galatasaray University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Galatasaray University
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
