Aort koarktasyonunda balon anjioplasti sonuçlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi
2012
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Canan Ayabakan
Özet (TR)
Aort koarktasyonu konjenital kalp hastalıkları arasında 5. sıklıktadır. Konjenital kalp hastalığı ile doğan bebeklerin %6-8'nde aort korktasyonu görülür. Aort koarktasyonunun tüm yaş gruplarında klasik tedavisi cerrahidir. Buna rağmen son 20 yıldır balon anjioplasti ve stent yerleştirilmesi gibi katater yoluyla yapılan girişimsel tedaviler yaygınlaşmıştır. Balon anjiyoplasti esas olarak ameliyat sonrası rekoarktasyonlarda kullanılan bir yöntemken, günümüzde natifkoarktasyon ve rekoarktasyondaki başarı oranları benzer bulunmuştur. Aort koarktasyonun başlangıç tedavisinde, girişimsel tedavilerin başarı oranının yüksek ve komplikasyon oranının düşük olması nedeniyle tercih edilen yöntemler haline gelmiştir. Planlanan bu çalışmanın amacı; aort koarktasyonu tanısı ile balon anjiyoplasti yapılan hastalarda, balon anjiyoplastinin başarısını, sonuçlarını, rekoarktasyon sıklığı ve bunu etkileyen faktörleri saptamaktır. Çalışmada Başkent Üniversitesi İstanbul Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Pediatrik Kardiyoloji Bölümüne Nisan 2007- Mayıs 2012 tarihleri arasında aort koarktasyonu tanısıyla başvuran ve balon anjiyoplasti yapılan 53 hastanın verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Çalışmaya katılan hastaların ortalama yaşları 14,7±35,5 (0,1-198) ay, ağırlıkları 7,8±8,9 kilogramdı. Bunların 23'ü kız (%43), 30'u erkek (%57) hastaydı. Hastalar yaşlarına göre; 0-3 ay, 4-12 ay, 12 ay üstü olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Hastaların 47'sinde natif aort koarktasyonu, 6'sında postoperatif tekrarlayan aort koarktasyonu vardı. Yaş grupları balon öncesi ve sonrası arkus ve istmus z değerleri açısından karşılaştırıldı. Balon öncesi ve sonrası, 0-3 ay ile 12 ay üzeri grupta arkus z değerleri (p=0,000,p=0,000) ve istmus z değerleri (p=0,004, p=0,000), ayrıca 4-12 ay ile 12 ay üzeri grupta yine arkus aorta (p=0,005, p=0,026) ve istmus z değerleri (p=0,019, p=0,003) açısından fark anlamlı bulundu.Tüm hastalarda balon anjiyoplasti öncesi ölçülen sistolik basınç gradiyentinin ortalama 35,8±18,2 mmHg'dan, balon anjiyoplasti sonrası 13,8±10 mmHg'a gerilediği (p=0.000), koarktasyon bölgesi çapının 3,3±1,9 mm'den 4,9±2,6 mm' ye arttığı (p=0.000) görüldü. Yine balon anjiyoplasti öncesinde ölçülen çıkan aorta, istmus, distal aortik arkus ve abdominal aorta çaplarının, balon anjiyoplasti sonrasında anlamlı olarak arttığı belirlendi. Balon anjiyoplasti yapılan tüm hastalarda işlem başarısı % 81, 0-3 ayda %79, 4-12 ayda %77, 12 ay üzerinde %92 bulundu.Yaş ile rekoarktasyon arasında anlamlı ilişki bulundu (p=0.005). Hastalar, rekoarktasyon olan ve olmayan olarak 2 grupta incelendiğinde; tüm grupta balon anjiyoplasti öncesi ölçülen distal transvers arkus çapı, arkus z skoru, istmus çapı, koarktasyon bölgesi çapı; balon anjiyoplasti sonrası ölçülen distal transvers arkus çapı, arkus z skoru, istmus çapı, istmus z skoru, koarktasyon bölgesi çapı, abdominal aorta çapı ve gradiyentte anlamlı fark saptandı. Balon öncesi ölçülen istmus çapı, çıkan aorta çapının %50'si ve altında olanlarda rekoarktasyon sıklığının anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptandı (p=0,045).Tüm hasta grubunda komplikasyon oranı %19 (10 hasta) olarak saptandı. Hastalarda damar tıkanıklığı ve nabız kaybı dışında işleme bağlı komplikasyona rastlanmadı. Balon anjiyoplasti, aort koarktasyonu tedavisinde cerrahiye alternatif ve güvenli bir tedavi yöntemidir. Yenidoğan ve 3 ay altı süt çocuklarında, kalp yetersizliği bulgularının gerilemesini sağlayarak hastalara daha uygun durumda cerrahi uygulanmasına olanak sağlar. Balon anjiyoplasti öncesi ve sonrasında ölçülen distal transvers arkus çapı ve z skoru, istmus çapı ve z skoru, koarktasyon bölgesinin çapı rekoarktasyon ile ilişkili önemli ölçümlerdir. Yaş ve ciddi istmus hipoplazisi rekoarktasyon için anlamlı risk faktörleridir.
Yazar
Dr. Özlem Sarısoy
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Özlem Sarısoy (Tıpta Uzmanlık Tezi). Aort koarktasyonunda balon anjioplasti sonuçlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi, 2012, Baskent University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Baskent University tezlerinden daha fazlası
- Mide kanserlerinde PD-L1/PD-l2 expresyonu ve mikrosatellite instabilitesinin tümör değişkenleri ve prognoz ile ilişkisi(2021)
- X bant uygulamaları için GaN tabanlı düşük gürültülü yükselteç tasarımı(2022)
- Küresel krizin Türk dış ticaretine etkilerinin analizi(2016)
- Aile şirketlerinde marka yönetimi: Ankara'daki aile şirketleri üzerinden bir değerlendirme(2021)
- Türkiye Türkçesinde şaşırma bildirimi işaretleyicileri(2021)
- Doğrudan yabancı yatırımlarda Türkiye'de uygulanan teşvik politikalarının değerlendirilmesi(2021)
