Asmada (Vitis vinifera L.) SSR markörleri kullanarak Botrytis cinerea'ya dayanıklık genlerinin kantitatif özellik lokus (QTL) haritalaması
2023
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. İlknur Polat
Abstract (TR)
Üzüm (Vitis vinifera L.), ekonomik olarak sofralık, kurutmalık, şaraplık, meyve suyu ve pekmez gibi pek çok değerlendirme olanağına sahip bir meyvedir. Türkiye, sahip olduğu ekolojik koşullar nedeniyle bağcılığa çok uygundur ve üretimde dünyada 5. sırada yer almaktadır. Üzüm üretimini en fazla sınırlandıran fungal hastalıklar olup en önemli fungal hastalıklardan birisi kurşuni küf (Botrytis cinerea)'tür. Kurşuni küf ile mücadelede günümüzde birçok fungisit kullanılmakta olup, ancak patojenin bu fungisitlere karşı dayanıklılık oluşturması nedeniyle hastalıkla mücadele giderek zorlaşmaktadır. Bu nedenle dayanıklı çeşitler ile yetiştiricilik yapmak önemlidir ve ıslah programları oluşturulmalıdır. Bununla birlikte, ıslah programında kullanılabilecek kurşuni küf hastalığına dayanıklılıkla ilişkili markör henüz yoktur. Moleküler markörlerin en etkili kullanıldığı alan, karmaşık kalıtıma sahip olan birden çok gen tarafından idare edilen kantitatif karakterler lokuslarının (QTL) haritalanması olmuştur. Üzerinde çalışılan dayanıklılık lokuslarına bağlantılı moleküler markör veya markörler geliştirildiği zaman, ıslahın her aşamasında dayanıklı ve duyarlı bitkiler birbirlerinden hızlı ve güvenli şekilde ayrılabilmektedir. Günümüze kadar asmada kurşuni küfe dayanımıyla ilgili genetik haritalama çalışması yapılmadığı gibi herhangi bir moleküler markör de geliştirilmemiştir. Çalışmamızda Kyoho x Yalova İncisi melezlemeleri ile elde edilen F1 genotipler, haritalama popülasyonu olarak kullanılmıştır. Kurşuni küfe dayanıklılık amacıyla oluşturulan F1 popülasyona ait 97 genotip üzerinde, ebeveynler ile bireyler arasındaki genetik ilişkiyi araştırmak amacıyla 350 adet SSR markörü kullanılmıştır. Bu markörlerden 19 tanesi polimorfik, 313 tanesi monomorfik bulunurken, 18 tanesinden amplifikasyon sağlanamamıştır. Polimorfik olan 19 SSR primerinden, toplam 44 allel elde edildiği ve bu allerin tamamının polimorfik olduğu tespit edilmiştir. Markör başına düşen ortalama allel sayısı ve ortalama polimorfik allel sayısı iki olarak bulunmuştur. Polimorfizm oranı %100 ve PIC değeri 0,71'dir. Analizler sonucunda benzerlik indeksinden yararlanılarak UPGMA (Unweighted Pair Group Method Using Arithmetic Average) yöntemiyle kümeleme analizleri yapılmış ve dendogramlar elde edilmiştir. SSR markör sisteminde oluşturulmuş dendogramda, popülasyon iki farklı gruba ayrılmıştır. Birinci grupta Yalova incisi (anne), ikinci grupta ise Kyoho (baba) yer almıştır. Elde edilen dendrogramda Dice (1945)'ın benzerlik katsayısına göre benzerlik oranları 0,38 ile 0,92 arasında değişim göstermiş, matrix korelasyonu (r) 0,58 olarak bulunmuştur. Bu sonuçları Neighbor-Joining (komşu ilişkisi) yöntemiyle elde edilen dendogram ve PCO (temel koordinat analizi) sonucuda desteklemiştir. Yalova incisi (anne) ve Kyoho (baba) segregasyon gösteren Toplam 17 markör Kruskal-Wallis analizlerinde kullanılmış ve hastalık dayanımıyla anlamlı derecede ilişkili olan markörler belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak toplam dört markörün hastalık dayanımıyla ilişkili olduğu belirlenmiştir. %20-24'lük etki derecesine sahip QTL'ler tespit edilmiştir.
Author
Dr. Ayfer Daldal
How to Cite
Ayfer Daldal (Yüksek Lisans Tezi). Asmada (Vitis vinifera L.) SSR markörleri kullanarak Botrytis cinerea'ya dayanıklık genlerinin kantitatif özellik lokus (QTL) haritalaması, 2023, Akdeniz University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Akdeniz University
- Spin-1 Blume-Capel ve karma spin (1/2, 1) Ising modellerinin termodinamik geometri çerçevesinde incelenmesi(2024)
- Hava kirliliği ve kentleşme ile COVID-19 ilişkisinin coğrafi bilgisistemleri kullanılarak belirlenmesi(2025)
- Orman yangını risk alanlarının tespiti ve haritalanması: Kaş, Antalya örneği(2025)
- Christopher Marlowe'un eserlerinde değerlerin analizi(2022)
- Andriake Granarium'u ve sosyo-ekonomik etkileri(2022)
- Migrenli hastalarda transkranial ultrasonografi yoluyla beyin dokusu değişikliklerinin incelenmesi ve depresyonla ilişkisi(2023)
