Master'sOpen Access

Avrupa Birliği hukuku ve Avrupa Birliği Adalet Divanı kararları ışığında göçmenlerin sağlık hakkı

2025
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ezeli Azarkan

Abstract (TR)

Göç olgusu, yalnızca sınırların değil, haklara erişimin de yeniden tanımlandığı bir alan olarak, özellikle sağlık hakkı bağlamında önemli tartışmaları beraberinde getirmektedir. Avrupa Birliği hukuk sistemi içerisinde göçmenlerin sağlık hakkı; Temel Haklar Şartı, CEAS direktifleri ve Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) kararları aracılığıyla şekillenmekte, bu hak çoğu zaman doğrudan değil, insanlık dışı muamele yasağı gibi dolaylı ilkeler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Normatif düzeyde tanınan haklara rağmen, sağlık hizmetlerinin kapsamı ve sunulma biçimi büyük ölçüde üye devletlerin takdirine bırakılmıştır. Bu durum, aynı hukuki çerçeveye tabi olan bireylerin farklı ülkelerde farklı muamele görmesine, dolayısıyla eşitsizliklerin derinleşmesine neden olmaktadır. Göçmenlerin sağlık hakkına fiili erişimi; idari prosedürlerin karmaşıklığı, bilgi ve dil engelleri, ekonomik eşitsizlikler ile sınır dışı edilme korkusu gibi çok boyutlu faktörler tarafından sınırlandırılmaktadır. ABAD'ın konuya ilişkin içtihatları da bu hakka yaklaşımı yansıtan önemli örnekler sunmaktadır. M'Bodj davasında, Divan yalnızca sağlık hizmetlerine erişimin yetersiz olması nedeniyle bir kişinin uluslararası koruma statüsü elde edemeyeceğini belirtmiş; ciddi sağlık sorunlarının ancak kasıtlı ayrımcılık durumlarında koruma kapsamında değerlendirilebileceğini ifade etmiştir. Abdida kararında ise, geri gönderme kararı verilen bireyin sağlık durumunun insanlık dışı muamele yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiş, geri dönüşü olmayan sağlık zararları durumunda sınır dışı işlemlerinin durdurulabileceği vurgulanmıştır. Bu kararlar, sağlık hakkının mahkeme nezdinde doğrudan ve pozitif bir hak olarak değil, başka temel haklar aracılığıyla dolaylı biçimde ele alındığını göstermektedir. Göçmenlerin sağlık hizmetlerine erişiminde yaşanan ulusal farklılıklar, statü temelli ayrımcılık ve kurumsal belirsizlikler, Avrupa Birliği düzeyinde belirlenen normatif çerçevenin uygulamada yeterince etkili olmadığını ortaya koymaktadır. Sağlık hizmetlerinin çoğunlukla "acil ve temel" düzeyle sınırlandırılması, koruyucu ve sürdürülebilir hizmetlere erişimi engellemekte; bu da hem bireysel düzeyde mağduriyet yaratmakta hem de sistematik eşitsizlikleri beslemektedir. Bu durum, sağlık hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için erişimin yalnızca tanımsal düzeyde değil, aynı zamanda kurumsal, hukuki ve toplumsal mekanizmalar yoluyla da güçlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.

Author

Dr. Leyla Aşkın Oğurgül

How to Cite

Leyla Aşkın Oğurgül (Yüksek Lisans Tezi). Avrupa Birliği hukuku ve Avrupa Birliği Adalet Divanı kararları ışığında göçmenlerin sağlık hakkı, 2025, Dicle University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dicle University