DoctorateOpen Access

Batı Türkiye romanlarında kültürel kimlik, profesyonel müzisyenlik ve müziksel yaratıcılık

2000
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Yetkin Özer

Abstract (TR)

ÖZET Batı Türkiye Romanları, büyük bölümü farklı dönemlerde Rumeli ve Balkanlardan Türkiye'ye göçmüş gruplardan oluşur. Bununla birlikte tarihsel deliller, Romanların bugün Rumeli ve Balkanlarda yaşayan diğer Müslüman Çingene topluluklarının Osmanlının Avrupa'ya yayılma süreci içinde, hatta daha öncesinde sünni İslama bağlı Türklerle etkileşim içine girdiklerini ve bu etkileşime göre biçil '-yımiş kültürel özelliklere sahip olduklarını gösterir. Bu grupların bir bölümü Osmanlı İmpu 'uğu döneminde (Osmanlı-Rus Savaşı, 1877-78; Balkan Savaşları 1912-13), geri kalanı Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan "Mübadele Antlaşması" çerçevesinde CuıJıuriyet döneminde (1923-24) Türkiye'ye getirilmiş ve hemen hepsi Türkiye'nin batı kesimine yerleştirilmiştir. Romanlar gerek literatürde gerekse çevrelerindeki topluluklarca tek bir etnik kökene bağlanır ve "Çingeneler" olarak adlandırılırlar. Ancak "Roman", yalnızca Türkiye'nin batısında yaşayan ve büyük bölümü Rumeli ve Balkanlardan göçen grupları gösteren bir terimdir. Bu özellikleriyle Romanlar, Anadolu'da yine Çingeneler ya da benzeri terimlerle ("Kıpti" ya da "Posa") adlandırılan diğer gruplardan (Abdallar, Lomlaı) ayrılırlar. Avrupa'nın farklı bölümlerinde yaşayan ve benzer kültürel özelliklere sahip olmakla birlikte İngiltere'nin "Kalaycılar"ı (Tinkers) ve "Gezginler"i (Travellers), Almanya'nın "Yeniçeler"i (Jenitsche), İskandinavya' nın "Tatarlar"ı (Tattare), Türkiye'nin "Abdallar"ı gibi Hindistan kökenini reddeden çeşitli toplulukların olması "Çingene" teriminin tek bir etnik grupla sınırlı olmadığını gösterir. Dolayısıyla "Çingeneler" adlandırması belirli bir etnik gruptan ziyade, her biri kendi içinde incelenebilecek, yaşam deneyimleri bakımından birbiriyle bağlantılı grupları kapsayan bir terimdir., Batı Türkiye Romanları genelde diasporadaki tüm Çingenelerin çeşitliliğini yansıtacak biçimde, kimi özelliklerle birbirinden ayrılan birçok gruptan oluşur. Tıpkı diğer Çingene topluluklarında olduğu gibi, Romanların da gruplaşma ve kendi grubunu ötekilerden ayırmada başvurdukları belli başlı değişkenlerden biri "Egemen Meslek Faktörü"dür. Kalaycılık, Demircilik, Sepetçilik, Arabacılık vb. mesleklerden herbiri belirli Roman gruplarına özgüdür ve Romanlar arasında grupları birbirinden ayıran özellikler olarak algılanır. Buna göre müzisyenlik de belirli bir Roman grubuna özgü bir meslek olarak bu grubu ötekilerden ayırır ve geçimini müzikten temin eden Romanlar "Çalgıcı Romanları" olarak adlandırılırlar. Beceriye dayalı mesleğin soya dayalı olarak aktarılması, öteki Roman gruplarında olduğu gibiÇalgıcı Romanlarında da grup kimliğinin sürdürülmesini sağlayan lemel özelliktir. Bu temel özellik Çalgıcı Romanlarının neden çevrelerinde en iyi müzik icracıları olarak tanındıklarını kavramamızı sağlar ve bu grubun kendi içlerinde geliştirdikleri bir eğitim sisteminin varlığını gösterir. Batı Türkiye Romanları içinde ayrı bir grup oluşturan Çalgıcı Romanları hem yaşadıkları çevrelerdeki hem de popüler müzik endüstrisi içinde biçimlenen müzik yaşamında belirleyici bir rol oynarlar. Böylesine yaygın ve de etkin bir konuma sahip olmalarının altında yatan temel olgu, Romanların içinde bulundukları çevredeki topluluklarla yoğun bir etkileşim içinde olmalarıdır. Bu etkileşim Roman müzisyenlerin çeşitli kaynaklardan sağladıkları dağarı 'dönüştürüp/değiştirip' potansiyel müşterileri olan çevrelerindeki insanlara sunmaları üzerine kuruludur. Bu bağlamda "para kazanma" motifi Roman müzisyenlerin farklı icra alanlarında seslendirme yapabilecek doğrultuda beceri geliştirmelerinde belirleyici faktördür. Roman müzisyenler, sunma süreci içinde müşterilerinin talep ettikleri belirli ezgileri, yine belirli çalgılardan oluşan belirli çalgı toplulukları içinde seslendirerek geçimlerini temin ederler. Bu topluluklar davul-zurna ve ince saz olmak üzere iki tiptir. Dönüştürme sürecinde Roman müzisyenler bütün müziksel parametreleri değiştirebilirler. Müzikle bağlam değişikliği yapılabilir, ezgi yalınlaştırılabilir ya da zenginleştirilebilir, ritim basitleştirilebilir ya da karmaşıklaştırılabilir, tempo ağırlaştırılabilir ya da çabuklaştırılabilir. Değişim çoğunlukla doğaçlama (emprovizasyon), karşıezgi (kontrpuan) ve başkama (varyasyon) gibi tekniklerle ortaya çıkar ve bu teknikler Roman müzisyenlerin yaratıcılıklarım gösterdikleri alanlardır.

Author

İbrahim Yavuz Yükselsin

How to Cite

İbrahim Yavuz Yükselsin (Doktora Tezi). Batı Türkiye romanlarında kültürel kimlik, profesyonel müzisyenlik ve müziksel yaratıcılık, 2000, Dokuz Eylül University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dokuz Eylül University