Bireyin söylemsel inşası: 1980 sonrası Türk romanında bireyciliğin izleri
2019
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Emin Balcı
Abstract (TR)
Bireyin tarih boyunca tek ve mutlak bir tanım olarak kalmadığı kabulüyle bireyciliği tartışan bu çalışmada modernlik süreci, romanlarda tezahür eden bireycilik biçimleri üzerinden değerlendirilmektedir. Bireycilik kendiyle olduğu kadar dünyayla ilişkiyi de ifade ettiğinden, klasik modernliğin geçirdiği dönüşüm hikayesi onun da başından geçmektedir. Bu doğrultuda modern bireyin ortaya çıkışı Rönesans, 18. yüzyıl Aydınlanması, 19.yüzyılda klasik modernlik ve 20.yüzyılda modernliğin eleştirisi şeklindeki aşamalarla incelenmektedir. Burada 19.yüzyıldaki modern söylemle bütünleşmiş bireyciliğin yerini 20. yüzyılda ona uyumsuz bir tipleme almakta ve geç modernliğin yeni bireyciliği "anti-bireyci" söylemle şekillenmektedir. Bu temel oluşturulduktan sonra çalışmanın üçüncü bölümünde Türk modernleşmesinin geçtiği dönemler üzerinden romanda bireyin konumu ve tipleştirilmesi irdelenmektedir. Türk romanı Osmanlı'da Batılılaşma hareketiyle birlikte doğarken bu sırada romanda alafrangalığa dayanan bir bireyci tipleme ortaya çıkmıştır. Anti-birey incelememiz bu tiplemeden başlamaktadır. Roman Erken Cumhuriyet döneminde ve 1950 sonrasında toplumsal bir araç olmaya devam ederken, romandaki bireyci tiplemenin serüveni de modernleşme bireyinin geçtiği yollardan fazla uzakta seyretmemiştir. Fakat modernleşmenin ideal tipini temsil eden örneklere başından beri alternatif bir birey tiplemesi eşlik etmiş ve gitgide belli bir ağırlık kazanmaya başlamıştır. Bu tipleme bize modernleşmenin başka bir yönünü anlatmaktadır. Türk romanındaki genel eğilimin aksine toplumcu değil bireyci nitelikler göstermekte, toplumun kolektif değerlerini yansıtıp onunla bütünleşmek yerine tam da ona karşı durmakta ve kendini ortak sağduyudan ayırarak bireyselliğini ifade etmektedir. Bu tarzdaki bireyci söylem bu çalışmada "anti-birey" tanımlamasıyla ifade edilmiştir. Çalışmanın tezi bu yeni bireyci tiplemenin 1980 sonrasında alternatif konumundan daha yerleşik bir kullanıma kayması üzerine kuruludur. Edebiyatta 1970, toplumsal dönüşümler açısından ise 1980 tarihleriyle temsil edilen tarihsel kırılmaya dayanarak bu çalışma bireyci romanın ve ondaki anti-bireyci değerlerin ağırlık kazanmasını konu almaktadır. Son bölümde 1970lerde, 1990larda ve 2000'lerda yayınlanmış toplamda beş roman incelenmiştir. Tutunamamış, eksik, uyumsuz bir birey temsiline dayanan bu romanlarda belli temalar üzerinden, paylaşılan anti-bireyci değerlere işaret edilmiştir. Anahtar kelimeler: modernlik, modernleşme, Türk romanı, toplumcu roman, bireyci roman, anti-birey
Author
Dr. Havva Rabia Altundal
Institution
How to Cite
Havva Rabia Altundal (Yüksek Lisans Tezi). Bireyin söylemsel inşası: 1980 sonrası Türk romanında bireyciliğin izleri, 2019, İstanbul University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from İstanbul University
- In the covid 19 pandemic of female employees at a university hospital attitudes and affecting factors in nutrition of 9 months-6 years old children(2022)
- Türkiye'de sağ akımların 27 Mayıs Darbesi'ne dair algısı: 1960-1980(2020)
- La Turquie Gazetesi'nin 1890 yılı haberlerine göre: Osmanlı Devleti'nde iktisadi ve sosyal hayat (Fihrist-çeviri-değerlendirme)(2022)
- Emevîler döneminde toprak rejimi(2022)
- Merkel hücreli karsinomda tanısal ve prognostik belirteçler(2022)
- Polietilen tereftalat (PET) türü plastiği parçalayan petaz enziminin escherichia coli'de biyoteknolojik olarak üretimi(2021)