Medical SpecialtyOpen Access

Biyolojik ajan alması planlanmış kronik ürtiker tanılı hastalarda tedavi sonrası yanıtın, anti nükleer antikor profilinin pozitif/negatif olması ile ilişkisi

2019
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Cengiz Kırmaz

Abstract (TR)

Amaç: Refrakter kronik spontan ürtikerli vakalarda OSDT ve ANA pozitifliğinin değerlendirilmesi ve biyolojik ajan alması planlanmış hastalarda tedavi sonrası ürtiker aktivite skoruna göre değerlendirilme yapılarak ANA profili pozitifliği/negatifliğinin semptomlar üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya İç Hastalıkları Erişkin Alerji-İmmünoloji polikliniğine başvurmuş ve kronik spontan ürtiker tanısı almış olan, EAACI/GA²LEN/EDF/WAO güncel kılavuzuna göre antihistaminik tedavi dozu 4 kata kadar cıkılmasına rağmen remisyon sağlanamayan ve tedavide bir sonraki basamak olan biyolojik ajan (omalizumab) tedavisine geçilmesi planlanan 100 hasta(28 erkek, 72 kadın) alınmıştır. Çalışmaya alınan vakalardan periferik kan alınarak öncelikle OSDT uygulanmış ardından ANA çalışılmıştır. ANA pozitif gelen hastaların serumlarından ayrıca ANA profili çalışılmıştır. Olguların araştırma başlangıcında ve aradan gecen 6 aylık tedavi süresi sonrası tedaviye yanıtları ürtiker aktivite skoru ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 38,9 yıl (18-71)'dır. Tüm hastaların başlangıç semptomları ÜAS Başlangıç skoru ortalama 37,25±6,59 iken 6 ay omalizumab tedavisi sonrası ortalama10,55±10,07 saptanmıştır. Tedavi öncesi ve sonrası ÜAS t test ile değerlendirildiğinde istatistiksel anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.001). OSDT(+) olan 44 hasta, OSDT(-) olan 56 hasta vardır. OSDT(+) olan 44 hastanın 14'ünde ANA pozitif, OSDT (-) olan 56 hastanın 16'sında ANA pozitif saptanmıştır. OSDT pozitifliği ve negatifliği ile ANA pozitifliği arasında istatistiksel anlamlılık saptanmamıştır (p=0.273).ANA (+) 30 hastada %9,9 Anti-SS-A pozitifliği, % 3,3 Anti-SS-B,%6,6 Anti-Ro-52,% 3,3 CENP-B, % 3,3 Anti ds-DNA, % 3,3 Anti-Histon, %3,3 Anti-nRNP/SM, % 6,6 Anti ribosomal P-proteini, % 3,3 Anti AMA M2 % 40 Anti DFS70 pozitifliği saptanmıştır.Anti DFS70 pozitif saptanan 12 hastanın tedavi öncesi ve sonrası ÜAS değerlendirilmesinde anlamlı ilişki saptanmamıştır.Diğer antikorlarda pozitiflik saptanmamıştır.Yeterli sayıda pozitif vaka olmaması nedeni ile tedavi sonrası yanıt değerlendirilememiştir.OSDT (+)(%44)hastaların tedavi öncesi ve sonrası ürtiker aktivite skorları OSDT (-) (%56)olanlara göre değerlendirildiğinde anlamlı olarak yüksek saptanmıştır (p=0.006, p=0.0012). ANA (+) (%30) hastaların tedaviye başlangıç ve tedavi sonrası ürtiker aktivite skorları ANA (%70) olanlara göre değerlendirildiğinde ise anlamlı farklılık saptanmamıştır (p= 0.565, p=0. 370). Sonuç: Kronik spontan ürtikerli OSDT pozitif vakalarda semptomların tedavi öncesi daha şiddetli ve tedavi sonrası yanıtta da daha dirençli olduğu gözlemlenmiştir. ANA pozitifliğinin tek başına tedaviye yanıtı etkilemediği görülmüştür.Kronik spontan ürtiker vakalarında tedavi sonrası yanıtın ön göstergesi olarak ilk tanı anında OSDT uygulanması önerilebilir. Anahtar kelimeler: Kronik spontan ürtiker, Otolog serum deri testi, Anti nükleer antikor, ANA profili

Author

Dr. Aslınur Akıncı Altundal

How to Cite

Aslınur Akıncı Altundal (Tıpta Uzmanlık Tezi). Biyolojik ajan alması planlanmış kronik ürtiker tanılı hastalarda tedavi sonrası yanıtın, anti nükleer antikor profilinin pozitif/negatif olması ile ilişkisi, 2019, Manisa Celal Bayar University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Manisa Celal Bayar University