Boşanmanın mali sonuçları
2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Mehmet Erdem
Özet (TR)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabında Aile Hukukuna ilişkin hükümler yer almaktadır. Birinci kısımda düzenlenen evlilik hukuku; evlenme (TMK m. 118-160), boşanma (TMK m. 161-184), evliliğin genel hükümleri (TMK m. 185- 201), eşler arasındaki mal rejimi (TMK m. 202-281) olarak dört bölüme ayrılmıştır. Evlilikte genel kabule göre amaç, eşlerin ölüm ayırana kadar birliği devam ettirmeleridir. Fakat bazı özel durumlar ortaya çıktığında evlilik birliğinin sona ermesi kaçınılmazdır. Evlilik birliğini sona erdiren sebeplerden olan boşanma, toplumumuzda hukuki olduğu kadar ciddi bir sosyal ve ekonomik problemdir. Eşler arasındaki karakter farklılıkları, sosyal ve kültürel farklılıklar, eşlerin birbirlerine karşı sadakatsizlik, ilgisizlik, sevgisizlik gibi duygusal şiddete yönelik olumsuz davranışları, fiziksel şiddet, sosyal ve ekonomik şiddet, ailelerin evlilik birliğine müdahaleleri, ekonomik sorunlar ve daha sayamayacağımız birçok sebep eşler arasında geçimsizliğe neden olmakta ve bu nedenle evlilik boşanma ile sona ermektedir. Evliliği sona erdiren sebeplerden biri olan boşanma, eşler arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdirerek evlenme ile kazandıkları hukuki statülerinde birtakım değişiklikler meydana getirir. Boşanmanın hukuki sonuçları eşler yönünden kişisel ve mali sonuçlar ile çocuklar yönünden sonuçlar olmak üzere ayrıma tabi tutulabilir. Kişisel nitelikte olan sonuçlara, evlilik birliğinin sona ermesi ile yeniden evlenme imkanının doğması, eşlerin evlilik birliğinin getirdiği haklar ve yükümlülükleri kaybetmesi, boşanma ile kadının evlenmeden önceki soyadını alması, eşlerin mirasçılık sıfatının kaybetmesi örnek gösterilebilir. Buna karşılık eşlerin evlenme ile kazandıkları erginlik, kayın hısımlığı ve vatandaşlık durumlarında değişiklik olmamaktadır. Boşanma ile müşterek çocuklar yönünden de birtakım sonuçlar doğmaktadır. Boşanma ile reşit olmayan müşterek çocuğun velayeti eşlerden birine verilmekle birlikte velayete sahip olmayan anne veya baba ile müşterek çocuk arasında kişisel ilişki kurulur. Velayete sahip olmayan eşin çocuğun bakım, eğitim, korunma, barınma gibi giderlerine katılma yükümlülüğü dolayısıyla velayet kendisine bırakılmayan eş iştirak nafakası ödemekle yükümlü tutulabilir. Bilindiği üzere evlilik aynı zamanda eşler arasında bir ekonomik birlik niteliği taşır. Bu nedenle boşanma ile birlikte bazı mali sonuçların doğması kaçınılmazdır. Bu sonuçlara eşler arasında mal rejiminin sona ermesi, maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talep hakkının doğması örnek gösterilebilir. Söz konusu müesseseler gerek hukuk gerekse de hayat ilişkileri bakımından önemli sonuçlar doğurur ve uygulamaya bakıldığında ciddi sorunların olduğu görülmektedir. Boşanma hukuku ile ilgili uygulamada en çok karşılaşılan sorunlar boşanmanın mali sonuçları ile ilgili olup özellikle maddi tazminat, manevi tazminat ile yoksulluk nafakasının şartlarının oluşup oluşmadığı ve bu tazminatlar ile nafakanın kapsamı ile ilgilidir. Boşanmanın mali sonuçları olan maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası çalışmamızın ana konusunu oluşturmaktadır. Konu ile ilgili düzenleme 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174-178 maddeleri arasında yer almaktadır. Bu konuyu seçmekteki amacımız maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasının kanunda ana hatları ile düzenlenmiş olması nedeniyle tazminata ve nafakaya hükmedilmesini gerektiren nedenlerin genel itibarıyla Yargıtay içtihatları ile şekillenmiş olmasıdır. Bununla birlikte maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur durumu önemli bir etkendir ve kusur değerlendirmesi her somut olayın özelliğine göre değişmektedir. Maddi tazminatı düzenleyen TMK'nın 174/1 maddesinde mevcut ve beklenen menfaat kavramı kullanılmakta, maddi tazminata hak kazanılması için menfaatin zedelenmesi şartı aranmaktadır. Fakat maddede mevcut ve beklenen menfaat kavramlarının tanımı yapılmamış, mevcut ve beklenen menfaatin kapsamı belirtilmemiştir. Manevi tazminatı düzenleyen TMK 174/2 maddesinde ise manevi tazminata hak kazanılması için kişilik haklarının saldırıya uğraması şartı aranmış, aynı şekilde kişilik haklarının tanımı kanunda yapılmamıştır. Yoksulluk nafakasını düzenleyen TMK m. 175 hükmünde ise talep eden eşin yoksulluğa düşmesi şartı aranmakla birlikte yoksulluk kavramının tanımı yapılmamıştır. Maddelerde bahsi geçen kavramların tanımının yapılmaması bilinçli bir kanun boşluğu olup kavramı sınırlandırmamak amacıyla getirilmiş bir düzenlemedir. Dolayısıyla kavramların içini doldurmak hakimin takdirine bırakılmıştır. Bu nedenle tazminatlar ile nafakanın şartlarının oluşup oluşmadığı her somut olayın özelliğine göre değişmekle birlikte her boşanma davasında söz konusu şartlar gerçekleşmeyebilir. Ayrıca maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasının miktarının hesaplanmasında kanun koyucunun genel bir formül getirmemesi ve genel itibariyle Türk Aile Hukuku incelendiğinde hakimin geniş takdir yetkisine sahip olması nedeniyle uygulamada bir birlik bulunmamaktadır. Tüm bu açıklanan nedenlerle konuyu kapsamlıca ele almak gerekmiştir. Bu kapsamda doktrindeki Türkçe eserlerden yararlanılmış; içtihat bankaları ve kaynaklardan temin ettiğimiz içtihatlarla tezimiz desteklenmiştir. Ayrıca 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu arasındaki hüküm farklılıklarına da yer verilmiştir. Çalışmamızın konusu boşanmanın mali sonuçları olmakla birlikte eşler arasında mal rejiminin tasfiyesinin başlı başına çalışma konusu olabilecek kadar kapsamlı bir konu olması nedeniyle bu konuya kısaca değinilmekle yetinilerek detaylı olarak TMK'nın 174. maddesinde düzenlenen maddi ve manevi tazminat ile TMK'nın 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası doktrin görüşleri ve Yargıtay kararları ışığında incelenmiştir. Çalışmamızın konusu boşanmanın mali sonuçları olan maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası olduğundan giriş olarak kısaca boşanmanın hukuki sonuçlarına değinilmiş; birinci bölümünde maddi tazminat ve manevi tazminat, ikinci bölümünde ise yoksulluk nafakası incelenmiştir. Birinci bölümün ilk kısmında maddi tazminatın amacı, hukuki niteliği ve özellikleri, maddi tazminatın şartları, maddi tazminat miktarının belirlenmesi, maddi tazminatın ödenme biçimi, maddi tazminat miktarının değiştirilmesi ve sona ermesi, son olarak maddi tazminat ile ilgili usul hükümleri ele alınmıştır. Bölümün ikinci kısmında ise manevi tazminatın amacı, hukuki niteliği ve özellikleri, manevi tazminatın şartları, manevi tazminatın miktarının belirlenmesi ve ödenme biçimi, manevi tazminat ile ilgili usul hükümleri ile eşin sadakatsizliği halinde o eşle ilişkiye giren üçüncü kişinin manevi tazminatla yükümlü olup olmadığı sorunu ayrıntılı biçimde anlatılmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümü ise yoksulluk nafakasına ayrılmıştır. Bu kapsamda yoksulluk nafakasının amacı, hukuki niteliği ve özellikleri, yoksulluk nafakasının şartları, yoksulluk nafakasının süresi, yoksulluk nafakasının miktarının belirlenmesi ve ödenme biçimi, yoksulluk nafakasının sona ermesi, yoksulluk nafakası miktarının değiştirilmesi yani azaltılması, artırılması ve gelecek yıllar göz önüne alınarak hüküm kurulması ve son olarak yoksulluk nafakası ile ilgili usul hükümleri üzerinde durulmuştur.
Yazar
Dr. Sedef Büyükipekci
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Sedef Büyükipekci (Yüksek Lisans Tezi). Boşanmanın mali sonuçları, 2020, Galatasaray University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Galatasaray University tezlerinden daha fazlası
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
