Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Bronşektazide cerrahi deneyimlerimiz

2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Fatih Meteroğlu

Özet (TR)

Giriş – Amaç: Bronşektazi, bronş duvarı yapısında yer alan muskuler ve elastik dokuların geri dönüşümsüz hasarı sonucu esas olarak segmental ve/veya subsegmental bronşlarda kalıcı ve anormal genişleme olarak tanımlanmaktadır. Sosyoekonomik düzeyle yakın ilişkisi olan bu durumun gelişmiş ülkelerde insidansında azalma mevcutken ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde halen önemli bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. Bakteriyel ve viral enfeksiyonlar gelişmekte olan ülkelerde bronşektazinin etiyolojisinde ilk sıralarda yer alırken gelişmekte olan ülkelerde immün sistem bozuklukları, metabolik sistem defektleri ve diğer bazı konjenital patolojiler (primer siliyer diskinezi, Young sendromu vs.) yaygın olarak görülmektedir. Bu çalışmamızda Dicle Üniversitesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı'nda bronşektazi nedeniyle opere edilen 93 yetişkin hastanın verilerinin uluslararası ve ülkemiz literatürleri eşliğinde incelenerek cerrahi tedavinin yararlılığı ve gerekliliği konusunda araştırma yapılması ve literatüre katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Gereç – Yöntem: Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi kliniğinde 1 Ocak 2013 – 31 Aralık 2023 tarihleri arasında bronşektazi nedeniyle akciğer rezeksiyonu yapılan 18 yaş ve üstü 93 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Bu hastalara toplam 95 akciğer rezeksiyonu operasyonu yapıldı. Hastalar yaş, cinsiyet, cerrahi teknik, lokalizasyon, dren sonlandırma süresi, yatış süresi ve komplikasyonlar açısından retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: On sekiz yaş ve üstü 93 hasta değerlendirmeye alındı. Hastaların 53'ü kadın (%57) ve 40'ı (%43) ise erkekti. Ortalama yaşları 34,8 ± 12,5 idi. Medyan yaş 33 (18-65) idi. Kadın/erkek oranı ise 1,33 idi. Hastaların sıklık sırasına göre başvuru şikayetleri; öksürük, balgam, dispne, hemoptizi, göğüs ağrısı, sık alt solunum yolu enfeksiyonu öyküsü, ateş, kilo kaybı, gelişim geriliği, hırıltı, çomak parmaktı. Hastalardan alınan ayrıntılı anemnezde en sık şikayetler, sık geçirilen alt solunum yolu enfeksiyonu ve devamlı medikal tedavi almış olmaları şeklindeydi. Hastaların 26'sına (%28,4) VATS (Video Assisted Thoracoscopic Surgery), 55'ine (%58,9) posterolateral torakotomi ve 12'sine (%12,6) de Hibrit yani VATS insizyonunun mini torakotomiye genişletildiği lateral torakotomiyle birlikte VATS tekniği kullanıldı. Bronşektazi nedeniyle hastalara en sık sol alt lobektomi yapıldı. Bunu sol alt lobektomiyle birlikte lingulanın segmenter rezeksiyonu izlemekteydi. Olgularımızın postoperatif hastanede ortalama yatış süresi 16,3 (4-42) gün idi. Ortalama dren kalış süresi ise 8,6 (2-48) idi. Ortalama yatış süresi ve ortalama dren kalış süresinin cerrahi tekniğe (VATS, Torakotomi, Hibrit) göre karşılaştırılması sonucu VATS ile opere edilen hastalarda belirgin şekilde yatış süresinin ve dren kalış süresinin daha kısa olduğu tespit edildi. Sonuç: Bronşektazide uygun hasta seçimi ve uygun cerrahi teknik ile opere edilen hastalarda yüz güldürücü sonuçlar alınabilmektedir. Cerrahi sırasında ilgili segment veya segmentlerdeki hastalıklı dokunun rezeke edilmesinin, hasta için fizyolojik bir kayıp değil, aksine geriye kalan akciğer dokusunun korunmasını sağlayan bir tedavi olduğu gösterilmiştir.

Yazar

Dr. Mahmut Yıldız

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Mahmut Yıldız (Tıpta Uzmanlık Tezi). Bronşektazide cerrahi deneyimlerimiz, 2025, Dicle University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dicle University tezlerinden daha fazlası