Dentistry SpecialtyOpen Access

Travma sonrası mine dentin kırığı bulunan maksiller santral kesici dişin iki farklı teknikle yapılan restorasyonunun mikro bilgisayarlı tomografi verilerine dayalı sonlu elemanlar analizi metodu kullanılarak stres dağılımının değerlendirilmesi

2022
2 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Sema Çelenk

Abstract (TR)

Amaç: Çocuk hastalarda maksiller santral kesici dişler tüm diş dizisi içinde en sık travmaya uğrayan dişlerdir. Bu dişler fonksiyon, fonasyon ve estetik açısından büyük öneme sahiptir. Travma sebebiyle kliniğimize başvuran hastalarımızın küçük yaşta oldukları göz önüne alındığında yapılacak olan restorasyonların uzun ömürlü olması gerekir. Bu çalışmada mine dentin kırığı bulunan maksiller santral kesici dişin mikro-bilgisayarlı tomografi verilerine dayanarak hazırlanan 3 boyutlu modeli üzerinde, sonlu elemanlar stres analizi metodu kullanılacaktır. Bu metotla, iki farklı yönden uygulanan kuvvet altında, kırık parçanın yapıştırılması (reataçman) ve direk kompozit restorasyon uygulaması şeklindeki iki restoratif tekniğin, kırık dişler üzerine uygulanacak farklı retantif prosedürler sonrasında oluşturdukları stres dağılımı incelenecektir. Gereç ve Yöntem: Avülse sol maksiller santral kesici diş mikro bilgisayarlı tomografi cihazında tarandı. Elde edilen veriler, bilgisayara aktarılarak üç boyutlu modelleme yapıldı. Modellerde, dişin distoinsizal köşesinden mesial arayüze doğru 3 mm uzakta, 45 derece açıyla, oblik yönde kırık hattı oluşturuldu. Reataçman yönteminde kullanılan retantif prosedürler; 1) İç dentin oyuğu, 2) Palatinal kompozit laminate veneer, 3) Çift palatinal retantif oluk. Kompozit restorasyon tekniğinde kullanılan retantif prosedürler; 1) Kompozit laminate veneer, 2) Mine bizotajı sonrası direk kompozit retorasyon, 3) Çift palatinal oluk sonrası kompozit uygulama, olacak şekilde toplamda altı model oluşturuldu. Restorasyonu tamamlanan modellere, sonlu elemanlar stres analizi metodu kullanılarak insizal ve palatinal yönden olmak üzere iki kuvvet 100 N büyüklüğünde uygulanarak, bulunan sonuçlar restorasyon ve diş üzerinde oluşan stresler açısından incelendi. Bulgular: Tüm modellerde mine ve dentinde palatinal kuvvetler, insizal kuvvetlerden daha yüksek stres oluşturmuşlardır. Tüm kuvvetler altında tüm modellerde kökün bukkal yüzeyinde palatinal yüzeyine göre daha fazla stres yoğunlaştığı gözlenmiştir. Mine dokusunda en az stresi oluşturan model reataçman sonrası palatinal laminate veneerin uygulandığı Model-1'de gözlenmiştir. Kompozit restorasyonlarda en yüksek stres değeri Model-1'de, en düşük stres değeri Model-3'te gözlenmiştir. Direk kompozit restorasyon uygulanan modellerde; kompozit, mine ve dentin yüzeyinde biriken maksimum stres miktarları arasında belirgin bir fark bulunamamıştır. Sonuç: Yapılan modellemelerden elde edilen verilere göre diş üzerinde uygulanan restorasyonun şekli, kullanılan teknik, restorasyonun yeri ve uygulanan kuvvetin yönü, diş ve restorasyonda biriken stres miktarını ve dağılımını etkilemektedir. Fakat elde edilen stres analizi sonuçları restorasyonların klinik başarını değerlendirmek için yeterli değildir. Kullanılan modellerin başka tekniklerle yapılacak çalışmalarla desteklenmesine ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Reataçman tekniği, sonlu elemanlar stres analizi, direk kompozit restorasyon, palatinal restorasyon, mine dentin kırığı

Author

Şeyma Olğaç Akgönül

How to Cite

Şeyma Olğaç Akgönül (Diş Hekimliği Uzmanlık Tezi). Travma sonrası mine dentin kırığı bulunan maksiller santral kesici dişin iki farklı teknikle yapılan restorasyonunun mikro bilgisayarlı tomografi verilerine dayalı sonlu elemanlar analizi metodu kullanılarak stres dağılımının değerlendirilmesi, 2022, Dicle University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dicle University