DoktoraAçık Erişim

Desantralizasyon teorisi kapsamında terminolojik karşılaştırmalar ve Türkiye için öneriler

2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Recep Bozlağan

Özet (TR)

Kamu yönetiminde önemli bir kavram olan desantralizasyon (decentralization) uluslararası alanda zaman içinde gelişmekte ve tartışılmaktadır. Desantralizasyon ve onunla ilgili olan diğer kavramlar (dekonsantrasyon, delegasyon, devolüsyon) konusunda son yarım asırda literatürde birçok kavramsal gelişimler ve dönüşümler görülmektedir. Aynı zamanda, desantralizasyonun Türkçe kullanımında bazı zorluklar ve yetersizlikler gözlemlenmektedir. Türkçede, yerinden yönetim veya ademimerkeziyet gibi, hâlihazırda yaygın kullanılan terimler uluslararası literatürdeki ve terminolojideki gelişmeleri hakkıyla yansıtmak için yetersiz kalmaktadır. Bu terimlerin sınırlılıkları özellikle şu üç hususta belli olmaktadır: Desantralizasyonun Türkçe karşılıklarının birlik sorunu, uygunluk/isabetlilik sorunu ve türevler için elverişlilik sorunu. Desantralizasyon kavramı konusunda hem uluslararası alanda hem de Türkiye'de görüş ayrılıklarının ve kavramsal tartışmaların yaşandığı görülmektedir. Ayrıca, desantralizasyonun tanımının gelişim süreci incelendiğinde anlaşılıyor ki, bu kavramın uluslararası literatürde kaydettiği ilerlemeleri yansıtmak için Türkçe literatürdeki anlatımın güncellenmesi gerekmektedir. Tezde desantralizasyon ve ilgili kavramlar tahlil edilirken, desantralizasyon tanımlarına dair uluslararası literatürdeki gelişim süreci sınıflandırılarak beş evreye ayrılmaktadır. Akabinde tezin temel hedefi olan kavramların (desantralizasyon, dekonsantrasyon, delegasyon, devolüsyon) tahlili yapılarak, kavramların arkasındaki terimlerin temel yapı unsurları ve "davranış biçimleri" incelenmekte ve bu terimler için "yapısal tanımlar" önerilmektedir. Bunun yanı sıra, desantralizasyonun tasavvurunda ihtiyaç duyulan bir paradigma değişikliği de bu tezde gündeme getirilmektedir. Buna göre, desantralizasyonun doğasını daha doğru bir şekilde yansıtmak için geleneksel merkez kavramının gözden geçirilmesi gerekir. Bunun için, yatay düzlemin yanı sıra bu tezde ayrıca dikey düzlem tasavvuru da gündeme getirilmiştir. Buna uygun olarak merkez kavramı için alternatif olarak tepe kavramı öne sürülmüştür. Böylece desantralizasyon kavramına üçlü/üçgen bir bakış açısı kazandırılarak daha kolay anlaşılması amaçlanmıştır. Diğer yandan terim ve kavram tercümesi, kamu yönetimi alanında dilin kullanımının ne kadar önemli olduğunu hatırlatmaktadır. Uluslararası alanda gelişen kavramların tercüme sürecinin kilit unsurları incelendiğinde, kavramın temsil ettiği olgu (tasavvur), sonra "anadildeki" karşılığı (İngilizce terim), ve en son bu kavramın Türkçeye en uygun karşılığı (tercüme) gibi temel aşamalar tespit edilmektedir. Türkçeye bu kavramı en isabetli şekilde aktarmak için sadece terime değil, "perdenin arkasına" bakıp tasavvura da odaklanmak gerekmektedir. Kavramın tercümesi konusunda geniş bir perspektif kazanmak için bu tezde, desantralizasyon kavramına dair Batı ve Doğu dillerindeki kullanımları incelenmektedir. Desantralizasyon ve diğer ilgili kavramların Türkçeye tercümesi için bu terimlerin yapı unsurlarına dikkat edilerek Türkçede terim yapma yolları araştırılmaktadır. Kilit kavramların ve onları ifade eden terimlerin yapısal tahlili yapılarak, bunların tasavvurlarının Türkçede en doğru ve, türevleri üretmek için en elverişli olan karşılıkları aranmıştır. Bunun için Türkçede "merkez" kökü ve ayrıca ona alternatif olarak önerilen kökler üzerinden, seçilen ekler ile birlikte kavram üretmek için bir dizi denemeler yapılmıştır. Bu kavram önerilerinin içerisinden en çok tercih edilenler şunlardır: desantralizasyon için merkezelsizlem veya derelsizlem (ve zıt kavram olan santralizasyon için merkezellem veya derellem), dekonsantrasyon için yığsızlam veya yoğsuzlam, devolüsyon için verlem veya sallam, delegasyon için tutulam veya sarklam. Tezde ayrıca desantralizasyon kelimesinin nadir bir türevi olan "desantrasyon" için merkezsizlem veya dersizlem (ve zıddı olarak santrasyon için merkezlem veya derlem) önerilmektedir. Bu karşılıkların önerilmesinin avantajları şunlar olduğu değerlendirilmektedir: 1) Mevcut terimleri kullanmak yerine, Türkçenin imkânlarını seferber ederek yeni Türkçe karşılıklar önerilmekte, böylece terim ihtiyacını karşılarken aynı zamanda dilin gelişmesine de katkı yapılmaktadır. 2) Terimlerin, günlük kullanma diline de yakın olması bakımından, yeni terimin genel Türkçede ve Türk lehçelerinde de tanınması, anlaşılması kolaylaştırılmaktadır. Kavram kolay tanınır ve bilinir olmaktadır. 3) Bu yaklaşımın en büyük avantajı, yeni kalıplar sayesinde bu terimlere kıvraklık ve esneklik, yani hareket kabiliyeti kazandırılmakta ve böylece çok sayıda ihtiyaç duyulan türevler karşısında üstünlük sağlanmaktadır. Son olarak tezde, desantralizasyon kavramı ve diğer ilgili kavramlar üzerinde ileride yapılabilecek çalışmalar için bir dizi öneriler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Desantralizasyon, Yerinden Yönetim, Ademimerkeziyet, Desantrasyon, Dekonsantrasyon, Delegasyon, Devolüsyon

Yazar

Dr. Murat Daoudov

Kurum

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Murat Daoudov (Doktora Tezi). Desantralizasyon teorisi kapsamında terminolojik karşılaştırmalar ve Türkiye için öneriler, 2020, Marmara University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Marmara University tezlerinden daha fazlası