Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dermatoloji Polikliniğine başvuran hidradenitis süpürativa hastalarının klinik ve demografik özellikleri

2022
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Bilal Sula

Özet (TR)

Giriş ve Amaç: Hidradenitis süpürativa (HS) veya akne inversa, çoğunlukla puberte sonrası ortaya çıkan ağrılı, derin yerleşimli, iltihaplı lezyonlarla karakterize olan kıl folikülünü etkileyen kronik, inflamatuar, tekrarlayıcı bir deri hastalığıdır. Koltuk altı, inguinal ve anogenital bölgeler gibi vücudun apokrin bezlerden zengin bölgelerinde daha sık görülür. Popülasyonlara göre HS prevalansı %0.03-4 arasında değişmektedir.Hastalık şiddetini değerlendirmek için Hurley sınıflandırması yararlıdır ancak birtakım sınırlamaları vardır.HS, belirgin bir morbiditeye sahip olup hastaları fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan önemli derecede etkiler. HS, değerlendirilen tüm dermatolojik hastalıklar arasında hastaların yaşam kalitesi üzerinde en yüksek etkiye sahiptir. Son yıllarda HS ile ilgili çalışmalar artmakta olup popüler başlıklardan birisi haline gelmiştir. Türkiye'de HS ile ilgili az sayıda epidemiyolojik çalışma bulunmaktadır. Çalışmamızda dermatoloji polikliniğine başvuran HS tanılı ve ilk defa HS tanısı alan hastaların klinik ve sosyodemografik özelliklerini değerlendirdik. BöyleceDiyarbakır ve çevresindeki HS hastalarınınözelliklerini saptamayı, Türkiye'deki epidemiyolojik verilere katkıda bulunmayı ve diğer ülkelerin HS verileriyle karşılaştırma yapmayıamaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Haziran 2021 ve Haziran 2022 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dermatoloji Anabilim Dalı polikliniğine başvuran HS tanılı ve ilk defa HS tanısı alan 50 hasta dahil edildi.Çalışmaya dahil edilen hastaların cinsiyet, yaş, boy, kilo, vücut kitle indeksi, meslek, gelir düzeyi, medeni durumu, eğitim durumu, aile öyküsü, sigara, alkol, madde alışkanlığı gibi sosyodemografik özellikleri kaydedildi. Hastaların başvuru şikayetleri, HS başlangıç yaşı, HS yerleşim bölgeleri, tanıda gecikme süresi, HS hastalık şiddeti, eşlik eden sistemik komorbiditeler ve aldığı tedavi yöntemleri incelendi. Hastalık şiddetini değerlendirmek için her hastada Hurley evreleme sistemi kullanıldı. HS tanı kriterlerini karşılayan tüm hastalar çalışmaya dahil edildi. Bulgular: Hastaların %50'si erkek %50'si kadın olup yaş ortalamaları 31,24±9,818 yıldı. Evli kadın grubu hastaların %30'uydu (p=0,046). HS ortalama başlangıç yaşı 22,52 yaş olup erkeklerde (26,84 yaş) kadınlara göre (18,20 yaş) daha ileri yaşlardaydı (p=0,001). HS tanısında ortalama gecikme süresi 73,66±78,833 ay olup erkeklerde (45,48 ay) kadınlara göre (101,84 ay) daha kısaydı (p=0,003). Ortalama VKİ 28,936±5,9343 kg/m2 iken, hastaların %68'i fazla kilolu, obez ve morbid obez kategorisindeydi. Hastaların %72'sinde sigara öyküsü vardı. Erkeklerde sigara kullanma oranı (%96) kadınlara göre (%48) daha yüksekti. Hastaların %8'inde HS aile öyküsü saptandı. Çalışmamızda hasta yoğunluğu orta ve şiddetli Hurley evrelerinde daha fazlaydı (Hurley evre II %48 ve evre III%32). Ortalama etkilenen bölge sayısı 3.66±1.847 (min:1 max:7) olup Hurley evre I'de ortalama 1.80, II'de 3.71, III'te ise 4.75 bölge etkilenmişti. En sık koltuk altıbölgesi(%90) sonrasında inguinal bölge (%70) ve sonrasında da meme arası-altı bölgesi (%46) etkilenmişti. Erkeklerde koltuk altıve atipik yerleşim (saçlı deri, yüz, boyun, sırt) bölgeleri kadınlarda ise meme arası ve altı bölgesi yerleşimi anlamlıydı (p<0,05).Gluetal bölge ve perianal bölge erkeklerde, uyluk iç yüz bölgesi ise kadınlarda daha sık etkilensede anlamlı değildi (p>0,05). Akne konglobata %12, dissekan selülit %8 ve pilonidal sinüs %32 oranında eşlik etti ve hastaların %6'sında foliküler oklüzyon tetradı saptandı. Hastaların %52'sinde eşlik eden en az bir komorbid hastalık olduğu görüldü. Eşlik eden komorbiditeler arasında diyabet %16, kardiyovasküler hastalık %6, psikiyatrik hastalık %6, hipertansiyon %4 ve PCOS %4 oranında görüldü. Sigara öyküsü, yerleşim yerinin koltuk altı ve inguinal ve gulteal bölge olması, toplam etkilenen bölge sayısı, foliküler oklüzyon bileşenlerinin eşlik etmesi ile hastalık şiddeti ilişkiliydi (p<0,05). Topikal tedavilerden en sık klindamisin (%26), sistemik tedavilerden en sık rifampisin+klindamisin (%30), doksisiklin (%28) ve isotretinoin (%26) tercih edilmişti.Biyolojik tedavi ajanı hastaların %32'sinde uygulanmıştı ve hepsinde adalimumab tercih edilmişti.Adalimumab tedavisine yanıtsız iki hastaya etanersept ve sekukinumab tedavileri uygulanmıştı. Sonuçlar: Ülkemizde HS'in klinik ve sosyodemografik özellikleri hakkında sınırlı sayıda çalışma mevcuttur. Bizim çalışmamız Diyarbakır ve çevresi için HS epidemiyolojisi hakkında detaylı veriler sunmaktadır.Hasta sayısı sınırlı olsa da ülkemiz HS epidemiyolojisine de katkıda bulunucaktır.Elde ettiğimiz veriler; ülkemiz ve diğer ülke verilerine benzemekle beraber birtakım farklılıklar göstermektedir. Bu da HS etiyopatogenezinde genetik, etnik faktörlerin, sigara ve beslenme alışkanlıklarının rolü olabileceğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler:Epidemiyoloji, Hidradenitis süpürativa, Hurley evrelemesi, Klinik özellikler, Etiyopatogenez, Sosyodemografik özellikler

Yazar

Dr. Ümit Ekinci

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Ümit Ekinci (Tıpta Uzmanlık Tezi). Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dermatoloji Polikliniğine başvuran hidradenitis süpürativa hastalarının klinik ve demografik özellikleri, 2022, Dicle University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dicle University tezlerinden daha fazlası