Dijital medyada fanatizm: futbola ilişkin sosyal ağlarda nefret söylemi
2014
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Özlem Danacı Yüce
Abstract (TR)
Bu tez çalışmasında, dijital medya platformlarından Facebook ve Twitter ağları üzerindeki gruplar ve bireysel kullanıcılar tarafından dolaşıma sokulan ve hem saha içindeki hem de saha dışındaki nefret suçlarına dolaylı yoldan etkisi olduğu düşünülen nefret söylemi incelenmektedir. Nefret söylemi en genel tanımıyla; hoşgörüsüzlüklerden kaynaklanan, nefreti yayan, savunan, teşvik eden veya haklı çıkaran ifade şekilleri olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir deyişle, tahammülsüzlüğün bir nevi dışavurumudur. Bu dışavurum, içinde aşırılık taşıyan önyargıları ve peşin hükümleri de barındırır. Bu sebeple, nefret söylemi hoşgörü ve karşılıklı saygıyı zedeleyerek diğer bakış açılarının adil ve eşit bir şekilde değerlendirilmesini engeller. Dijital medya araçları yapıları gereği, etkileşimsellik, hipermedya ve hızlı yayılım gibi özelliklere sahip olmaları nedeniyle kullanıcıların içerik üretmelerine ve üretilen bu içeriklerin hızlı bir şekilde yayılmasına olanak sağlamaktadır. Bu ağlar, özellikle, nefret söylemi içeren olumsuz, ayrımcı, cinsiyetçi ve dışlayıcı metinlerin dolaşımını kolaylaştırmaktadır. Ayrıca, medyalararası etkileşim yaratarak bireylere ulaşmasını da hızlandırmaktadır. Bu sebeple, nefret söylemi üretiminde etkisi olduğu ve önemli bir rol oynadığı düşünülen örneklerin incelenmesi önem taşımaktadır. Bu tezin amacı; dijital medyada, kullanıcılar tarafından üretilen içerikler aracılığıyla dolaşıma giren nefret söylemi ve bu söylemlerin hangi kategorilere dahil olduğunu ortaya çıkarmaktır. Bu amaç kapsamında, dijital medya platformlarından Facebook ve Twitter ağlarında, Türkiye'deki dört büyük futbol kulübü Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor taraftar grupları incelemeye alınmıştır. Bu gruplar ve bireyler tarafından üretilen ve dolaşıma sokulan metinler aracılığıyla üretilen nefret söylemi pratikleri incelenmiştir. Bu bağlamda analiz, iki yönlü olarak, haberlerin içeriği ve yorumların içeriği açısından ele alınmıştır. Bu noktadan hareketle hazırlanan çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde; nefret söylemi ve nefret suçu kavramları ve bu kavramların yasalar ve ifade özgürlüğü ile ilişkileri konularına değinilmiştir. Nefret duygusu, toplumun belirli gruplarını hedef gösteren, ötekileştiren, aşağılayan ve önyargılar içeren söylem pratikleriyle dolaşıma girdiğini nefret söylemini ortaya çıkarır. Nefret duygusuyla ortaya çıkan nefret söylemi kısaca, tahammülsüzlük ve hoşgörüsüzlüğün dışavurularak, belirli bir kesimin veya grubun kötülüğünün istenmesi veya yok sayılmasıdır. Nefret söyleminin en önemli sonuçlarından biri ise şiddete ve bu bağlamda nefret suçuna temel oluşturabilmesidir.Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin 1997 yılında kabul ettiği karara göre nefret söylemi; ırkçı nefret, yabancı düşmanlığı, antisemitizm, saldırgan milliyetçilik ve hoşgörüsüzlüğe dayanan nefret biçimlerini yayan, savunan, teşvik eden veya haklı gösteren ifade biçimlerinin tamamını kapsamaktadır. Ek olarak, XVIII Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de nefret söylemi kategorisini ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmemektedir. Çalışmanın sonraki bölümünde; fanatizm kavramı, taraftarlık kültürü ve medyada fanatizmin konumlandırılması ele alınmıştır. Günümüzde futbol, tüm dünyada en fazla ilgi gören spor dallarından biridir. Bu nedenle, geniş kitleler tarafından takip edilen endüstriyel bir oyun haline gelmiştir. Bir spor dalı olarak bakıldığında, futbolun temelinde dostluk ve barış yatmaktadır. Ancak, medya aracılığıyla zaman zaman nefret söyleminin yayılmasına yol açan bir araç haline dönüşmektedir. Televizyonda yayınlanan futbol programları, medya kuruluşlarına ait basın yayın organları, futbolcuların yorumları ve dijital medyada paylaşılan içerikler ve yazılan yorumlar aracılığıyla nefret söylemi içeren ifadeler dolaşıma girmektedir. Ek olarak, bu ifadeler yayılmakta ve sık sık yeniden üretilmektedir. Bireyler, çevrim içi ve çevrim dışı ortamlarda, tuttukları takımın fanı ve taraftarı olma konumundan çıkarak rakip oyuncular, rakip taraftarlar ve hakemlerden nefret eden bireyler haline gelmektedir. Daha ileri aşamada ise, fanatizm oranına varan nefret söylemi içerikli metinleri üreten ve yayan fanatikler haline gelmektedirler. Diğer yönden, Türkiye'de, futbol medyası haberlerine bakıldığında, özellikle haber başlıklarında askeri bir dilin kullanıldığıve haberlerin milliyetçilik üzerinden konumlandırıldığı görülmektedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise; futbol ve medya ilişkisi hem geleneksel medya açısından hem de dijital medya açısından irdelenmiştir. Bu bölümde, Türkiye'de geleneksel spor basınının haber dili, haber aktörlerine değinilmiş ve dijital medyanın özellikleri ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Ek olarak bu bölümde, spor medyasında nefret söylemi konusunda daha önce yapılan çalışmalar incelenmiştir. Bu kapsamda, hem geleneksel medyadan hem de dijital medyadan nefret söylemi örnekleri sunulmuştur. Televizyon ve gazete gibi geleneksel kitle iletişim araçlarının yanı sıra internet temelli dijital medyaya ait araçlar da ırksal, dinsel, ulusal ve etnik nefretin oluşmasında ve nefret söyleminin yayılmasında önemli bir rol oynamaktadır. İnternetin temelleri 1969 yılında askeri araştırma projelerini desteklemek amacıyla atılmıştır. Günümüzde ise internet, dünya genelinde 2.9 milyar kullanıcıya ulaşan bir ağ haline gelmiştir. Bir çok dijital medya platformlarının da gelişmesiyle, internet sıradan kullanıcıların içerik üretebilecekleri ve bu içerikleri dolaşıma sokabilecekleri bir alan haline gelmiştir. Bu nedenle, geleneksel medyayadan farklı olarak dijital medya bireylerin ve grupların kendi içeriklerini ve bir yönüyle kendi medyalarını üretmelerine izin vermektedir. Nefret söylemi açısından bakıldığında ise, dijital medya, etkileşimsellik, hızlı yayılım gibi özellikleriyle kullanıcıların nefret söylemi üretmesine ve yaymasına yol açmaktadır. Üretilen bu söylemler aracılığıyla, toplumdaki farklı gruplar ve bireyler arasındaki ötekileştirme artmaktadır. Bu durum ise, azınlık olarak temsil edilen grupların ifade özgürlüklerinin baskılanmasına yol açabilmektedir. Ek olarak, sosyal ağlarda, kişiler günlük hayatlarında dile getiremedikleri ayrımcı ve nefret içerikli düşüncelerini anonim olarak daha kolay bir XIX şekilde dile getirebilmektedir. Bu içeriklerin dolaşıma girmesine olanak sağlayan ağlara örnek olarak, bir toplumsal paylaşım ağı olan Facebook ve bir mikroblog olan Twitter verilebilir. Çalışmanın sonraki bölümünde; medya kuruluşlarına ait sosyal ağlardan örneklere ve dört büyük futbol kulübüne ait sosyal ağlara göz gezdirildikten sonra, araştırmanın asıl kısmını oluşturan taraftar gruplarına geçiş yapılmış ve araştırma yöntemi sunulmuştur. Bu kısımda, grupların Facebook ve Twitter'da söylemsel çözümlemesi yapılarak nefret söylemi örnekleri ortaya konulmuştur. Karşılaştırma verisi sunması amacıyla medya kuruluşlarına ait resmi Facebook ve Twitter profillerinden bazı örneklere ve dört büyük futbol kulübüne ait resmi Facebook ve Twitter profillerine göz gezdirilmiştir. Araştırmanın varsayımı olarak, nefret söyleminin, Facebook ve Twitter platformlarında gruplar ve kullanıcılar tarafından bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yeniden üretilerek dolaşıma girmesi ele alınmıştır. Bu varsayımdan hareketle, araştırmanın bütününde dijital medya aracılığıyla dolaşıma giren nefret söylemlerini görünür kılmak ve farkındalık yaratmak amaçlanmıştır. Çalışmanın kuramsal çerçevesinde, Van Dijk tarafından geliştirilen eleştirel söylem çözümlemesi yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda, Facebook ve Twitter ağları üzerinde var olan dört büyük taraftar kulübünün en çok bilinen gruplarının isimleri, kullandıkları profil ve kapak fotoğrafları ve kendilerini ifade ettikleri cümleleri bir metin olarak ele alınmıştır. Van Dijk tarafından geliştirilen analiz tablosu Facebook ve Twitter ağlarına uygun olacak şekilde düzenlenmiştir. Taraftar grupları tarafından paylaşılan içerikler ve bu içeriklere diğer bireyler yani sosyal ağ kullanıcıları tarafından yazılan yorumlar iki ayrı kategori olarak ele alınmıştır. İncelemede, eleştirel çözümlemeye uygun olarak mikro analiz ve makro analiz kategorileri kullanılmıştır. Bu kategorilendirme üzerinden; Facebook ve Twitter'da yer alan içeriklerin temsili makro analiz bölümünde ele alınmıştır. Facebook ve Twitter platformlarında dolaşıma giren nefret söylemleri kategorileri, hedef alınan gruplar, cümleler ve görseller ise mikro analiz bölümünde ele alınmıştır. Bu kategoriler üzerinde inceleme yapılırken, hem Facebook'tan hem de Twitter'dan gruplar tarafından yazılan ve nefret söylemi içeren dikkat çekici içeriklerin ekran görüntüleri (screenshot) alınarak çalışmaya eklenmiştir. Çalışmada, katılımsız gözlem tekniği kullanılmıştır. Facebook ve Twitter ağlarında nefret söylemi içeren veya üreten grup profilleri incelenmiştir. Çalışmanın evreni, toplumsal paylaşım ağları ve mikrobloglardan oluşmaktadır. Örneklem ise Facebook adlı toplumsal paylaşım ağı ile Twitter adlı mikroblog ağından oluşmaktadır. Çalışmanın en son bölümünde ise, medyalararası etkileşime yer verilmiş ve nefret söylemiyle mücadele için kullanılabilecek çeşitli öneriler sunulmuştur. Televizyon dünyasında, futbol için üretilen televizyon programları yalnızca maç yayınıyla sınırlı kalmamaktadır. Canlı maç yayını dışında, maç sonuçları, oyun XX dizilişi, hakem ya da teknik direktör kararları ile ilgili yorum ve değerlendirmelerin yapıldığı futbol analiz programları da yayınlanmaktadır. Günümüzde, Facebook ve Twitter gibi dijital mecralarla birlikte taraftarların, televizyon programlarının ve hatta futbolcuların oluşturdukları profil ve hesaplar aracılığıyla yorum yapma durumu ortaya çıkmıştır. Bu yorumların geleneksel medyada yayınlanan futbol programlarına sık sık konu olduğu görülmektedir. Diğer bir deyişle, dijital medya geleneksel medyayı dönüştürerek medyalarası etkileşim durumu yaratmaktadır. Nefret söylemi ile mücadele kapsamında ise Tribün dergi forumu örneği ve olumlu bir futbolcu örneği olarak Didier Drogba incelenmiştir. Ayrıca, nefret söylemini ve söylemin suça dönüşmesini önlemek için hukuksal açıdan gerçekleştirilmesi mümkün olabilecek önlemler incelenmiştir. Mücadelenin en önemli yöntemlerinden biri olan dijital medya okuryazarlığına ise oldukça geniş bir yer ayrılmış ve çeşitli öneriler sunulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın sonunda elde edilen bulgular ise, dijital medyanın geleneksel spor medyasında olduğu gibi saldırgan milliyetçi, ayrımcı ve cinsiyetçi nefret söylemi içeren ifadelerin oluşturulmasına ve medyalararası etkileşim aracılığıyla yayılmasına yol açtığıdır. Ayrıca, sıklıkla karşı taraftar grubuna yönelik siyasi içerikli nefret söylemi metinlerinin kullanıldığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Spor, Futbol, Fanatizm, Facebook, Twitter, Taraftar Grupları, Dijital Medya, Nefret Söylemi.
Author
Dr. Merve Apsar Güzelkokar
Institution
How to Cite
Merve Apsar Güzelkokar (Yüksek Lisans Tezi). Dijital medyada fanatizm: futbola ilişkin sosyal ağlarda nefret söylemi, 2014, Galatasaray University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Galatasaray University
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
