Dışkıda giardia intestinalis tanısında üç yöntemin (mikroskobik inceleme, direkt floresan antikor testi, immunokromatografik yöntem) karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi
2014
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Sema Ertuğ
Özet (TR)
Kamçılı bir protozoon olan G. intestinalis'in neden olduğu giardiosis tüm dünyada ve özellikle de gelişmekte olan ülkelerde en sık rastlanan protozoon hastalığı olarak bildirilmektedir. Endüstriel ülkelerde %2-5 arasında, gelişmekte olan ülkelerde %20-30'a varan oranlarda yayılış gösterdiği belirtilmektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde ve çocuklarda salgınlar yapabilmekte ve ciddi sosyoekonomik kayıplara yol açabilmektedir. Bu kayıpların önlenebilmesi için şüphesiz ilk adım doğru ve hızlı tanı koyarak hasta veya taşıyıcı kişilerin saptanması ve uygun şekilde tedavi edilmesinin sağlanmasıdır. Ülkemizde de son yıllarda yapılan çalışmalar incelendiğinde farklı bölgelerde %0,8'den %54,8 e kadar değişebilen oranlar bildirilmiştir. Dışkıdaki parazitin tanısında mikroskobik bakı, çeşitli boyama yöntemleri, Direkt Fluoresan Antikor Tekniği (DFA), Enzyme Linked Immunosorbant Assay (ELISA), immunokromatografik (IK) ve Polymerase Chain Reaction (PCR) gibi birçok yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntemlerin duyarlılık ve özgüllüğü ile ilgili çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı G.intestinalis tanısında sıklıkla kullanılan direkt mikroskobik inceleme ve konsantrasyon yöntemi sonrası direkt mikroskobik inceleme ile DFA ve IK yöntemlerinin paraziti saptama açısından birbirine olan üstünlüğünü saptamak ve tanı için en uygun olabilecek yöntemi araştırmaktır. Çalışmaya parazit araştırılması amacıyla laboratuvarımıza gönderilen dışkı örneklerinden nativ-lugol ve/yeya formol-etil asetat çöktürme yöntemi ile G.intestinalis saptanan 25 ve kontrol grubu olarak parazit saptanmayan 25 örnek dahil edilmiştir. Dışkıların mikroskobik incelemeleri yapıldıktan sonra, DFA ve IK yöntemleri ile çalışılmak üzere -20 ºC'de saklanmıştır. Saklanan dışkılar DFA (CeLLabs, Crypto/Giardia-Cel IF) ve IK (RIDA QUICK, Cryptosporidium /Giardia Combi Dipstick) testleri ile üretici firmaların önerileri doğrultusunda çalışılmıştır. Çalışmamızda nativ-lugol ve/yeya formol-etil asetat çöktürme yöntemi ile G.intestinalis saptanan 25 dışkının tamamında DFA ile parazit görülmüştür. IK yöntemi ile 24 dışkıda parazite özgü bant saptanırken, bir dışkıda saptanamamıştır. Kontrol grubundaki G.intestinalis saptanmamış olan 25 dışkının tamamında hem DFA hem de IK yöntemi ile parazit saptanmamıştır. Sonuç olarak, G.intestinalis tanısında mikroskobik bakı referans olarak alındığında DFA'nın özgüllük ve duyarlılığının %100, IK'in duyarlılığının %96, özgüllüğünün ise %100 olduğu belirlenmiştir. Çalışmamızda, IK yönteminin, kolay uygulanabilmesi deneyimli personel ve laboratuvar alt yapısı gerektirmemesi, hızlı sonuç vermesi gibi avantajlı yönleri nedeni ile tanı laboratuvarlarında ve ayrıca kitle taramalarında kullanılacağı düşünülmüştür. Ayrıca IK'nın kit birim fiyatı maliyetinin 12.8 TL ile kit birim fiyatı 25.5 TL olan DFA'ya göre daha uygun maliyetli olduğu düşünülmüştür. DFA yönteminin ise alt yapısı güçlü laboratuvarlarda deneyim gerektirmeyen personel tarafından değerlendirebileceği, ancak maliyetinin geleneksel yöntemlere göre fazla olduğu kanısına varılmıştır. Anahtar kelimeler: DFA, Direkt mikroskobik inceleme, Giardia intestinalis, IK.
Yazar
Dr. Senem Yaman Karadam
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Senem Yaman Karadam (Doktora Tezi). Dışkıda giardia intestinalis tanısında üç yöntemin (mikroskobik inceleme, direkt floresan antikor testi, immunokromatografik yöntem) karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi, 2014, Adnan Menderes University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Adnan Menderes University tezlerinden daha fazlası
- Adnan Menderes Üniversitesi'ne başvuran hastaların hepatit B virüs seroprevelansının ve bazı demografik özelliklerinin belirlenmesi(2018)
- Theileria annulata'nın TA15705 proteininin karakterizasyonu ve AP-1 aktivasyonundaki rolünün belirlenmesi(2010)
- Theileria annulata'nın tanısında serolojik (indirekt ELISA) ve moleküler (PZR, çoklu PZR ve lamp) yöntemlerin geliştirilmesi(2010)
- Bafa Gölü balıklarında helmint türlerinin ve yaygınlıklarının belirlenmesi(2014)
- Koyunlarda dehidrasyonun bazı serum akut faz protein konsantrasyonlarına etkisi(2017)
- Parçalı regresyon ile polinom regresyon analizlerinin karşılaştırılması(2017)