Erişkin karaciğer transplantasyonu yapılan olgularda intraoperatif kan transfüzyonunun erken dönem sonuçları
2021
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Zeki Ertuğ
Abstract (TR)
Son dönem karaciğer yetmezliğinde palyatif tedavi dışında tedavi edici yöntem, karaciğer transplantasyonudur. Karaciğer yetmezliği; beraberinde diğer organ sistemlerinde bozulmaları da getirdiği için transplantasyon anestezisi ve cerrahisi daha fazla dikkat ve özen gerektirmektedir. Çalışmamızda, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 2015 Ocak - 2020 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilen canlı vericili 18 yaş üstü karaciğer nakillerinde intraoperatif dönemde uygulanan kan transfüzyonun postoperatif erken dönem etkileri retrospektif olarak incelenmiştir. Çalışmaya 114 hasta dahil edilmiş, hasta verileri ise hasta dosyaları, anestezi fişleri ve hastane veri tabanı kullanılarak kaydedilmiştir. Veriler; hastaların demografik özelliklerini, komorbiditelerini, MELD ve CHILD skorlarını, preoperatif ve postoperatif laboratuvar değerlerini, intraoperatif dönemde transfüze edilen kan ve kan ürünü miktarını, arter kan gazı değerlerini, postoperatif komplikasyonlarını ve hastane-yoğun bakım kalış sürelerini içermektedir. İstatistiksel değerlendirmede, Mann Whitney U testi ve Wilcoxon Signed ranks testi yapılmıştır. İkiden fazla yapılan ölçümlerin analizinde parametrik test varsayımlarının sağlandığı durumlarda tekrarlanan ölçümlerde varyans analizi ve ardından Bonferroni düzeltmesi, sağlanmadığı durumlarda Freidman testi ve post hoc pairwise comparisons testleri yapılmıştır. Çalışmada istatistiksel anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen 114 hastanın 30'u (%26,3) kadın, 84'ü (%73,7) erkek olduğu gözlenmiştir. Karaciğer yetmezliği etiyolojisinde en sık gözlenen neden HBV (%30,7), en az ise wilson hastalığı (%1,8) olarak gözlenmiştir. Hastaların komorbid hastalıkları değerlendirildiğinde karaciğer yetmezliğine en sık DM eşlik ettiği gözlenmiştir. Karbonhidrat metabolizmasında olan bozulmalar ve kronik karaciğer hastalığı arasında bir bağ olduğu düşünüldüğünde, mevcut karaciğer yetmezliğinin bozulmuş kan şekeri regülasyonuna, insülin direncinin artışına ve DM'a neden olması kaçınılmazdır. Çalışmamızdaki temel amaç intraoperatif dönem kan transfüzyonlarının postoperatif sonuçlarını değerlendirmekti. İntraoperatif dönemdeki kan transfüzyonu oranını, preoperatif hasta kliniğinin de etkilediği yaptığımız çalışmada gözlenmiştir. Preoperatif MELD skoru yüksek olan hasta grubunda, intraoperatif dönemde kan ve kan ürünü transfüzyonunun daha fazla uygulandığı görülmüştür. Bu sonucun; MELD skoru yüksek olan hasta grubunun koagülasyon parametrelerinin bozuk olması ve yüksek MELD skoru olan grupta portal hipertansiyonun daha sık görülmesi ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. İntraoperatif dönemde uygulanan kan transfüzyonu oranı, hastaların postoperatif morbiditesini de etkilemiştir. Kan transfüzyonu oranının artışı ile hastalarda postoperatif dönemde AKI görülme oranı da artmıştır. Kan transfüzyonu sonrası inflamatuar durumun değişim gösterip doku oksijenizasyonunun bozulması, transfüzyon sonrası organ sistemlerinde bozulma ile karşımıza çıkabilir. Yapılan pek çok çalışmada bizim çalışmamızla benzer olarak, kan transfüzyonunun artan oranlarının transfüzyon sonrası renal hasar ile sonuçlandığı görülmüştür. Postoperatif mortaliteyi kan transfüzyonuna göre değerlendirecek olursak, bizim çalışmamızda, kan transfüzyonu yapılan grupta %11,5 oranında, kan transfüzyonu yapılmayan grupta ise %10,0 oranında 1 yıllık mortaliteye rastlanmıştır. İstatistiksel olarak bizim çalışmamızdaki sonuç anlamlı olmasa da kan ve kan ürünü transfüzyonunun 1 yıllık mortalite üzerinde olumsuz etkilerini savunan pek çok çalışma literatürde karşımıza çıkmaktadır. Sonuç olarak, karaciğer transplantasyonunda intraoperatif kan transfüzyonunun yönetimi preoperatif dönemden itibaren başlamaktadır. Preoperatif dönemde hasta kliniğinin iyi olması, özellikle MELD ve CHILD skorlarının daha düşük olması, intraoperatif daha az koagülopati ve daha düşük kanama riski yaratmaktadır. İntraoperatif dönemde koagülasyon profilinin çeşitli viskoelastik testler kullanılarak belirlenmesi de gereksiz transfüzyonların önüne geçmek adına önem taşımaktadır. Bu bilgiler ışığında transplantasyon cerrahisi ve anestezi yönetiminde, daha çok çalışmaya ve daha fazla sayıda hasta grubu içeren çalışmalara ihtiyaç vardır.
Author
Dr. Hatice Oğuz Pota
How to Cite
Hatice Oğuz Pota (Tıpta Uzmanlık Tezi). Erişkin karaciğer transplantasyonu yapılan olgularda intraoperatif kan transfüzyonunun erken dönem sonuçları, 2021, Akdeniz University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Akdeniz University
- Spin-1 Blume-Capel ve karma spin (1/2, 1) Ising modellerinin termodinamik geometri çerçevesinde incelenmesi(2024)
- Hava kirliliği ve kentleşme ile COVID-19 ilişkisinin coğrafi bilgisistemleri kullanılarak belirlenmesi(2025)
- Orman yangını risk alanlarının tespiti ve haritalanması: Kaş, Antalya örneği(2025)
- Christopher Marlowe'un eserlerinde değerlerin analizi(2022)
- Andriake Granarium'u ve sosyo-ekonomik etkileri(2022)
- Migrenli hastalarda transkranial ultrasonografi yoluyla beyin dokusu değişikliklerinin incelenmesi ve depresyonla ilişkisi(2023)
