Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Erzincan ilinde aile sağlığı merkezlerinde çalışan sağlık profesyonellerinin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu hakkındaki tutum ve görüşleri

2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Ersan Gürsoy

Özet (TR)

Amaç: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk, ergenlik ve erişkinlik dönemlerinde görülen, dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileriyle seyreden nörogelişimsel bir bozukluktur. Yaşa bağlı olarak belirtiler farklılaşmakta; çocuklukta hiperaktivite daha belirgin iken erişkinlikte dikkat sorunları ve yürütücü işlev yetersizlikleri ön plana çıkmaktadır. DEHB, bireylerin akademik, mesleki ve sosyal işlevselliğini olumsuz etkilemekte, istihdamda azalma, riskli davranışlarda artış ve ilişkilerde sorunlara yol açabilmektedir. Birinci basamak sağlık çalışanları, DEHB'li bireylerin ilk başvuru noktası olması nedeniyle erken tanı, doğru yönlendirme ve aile danışmanlığında kritik rol üstlenmektedir. Bu doğrultuda, çalışmanın amacı aile hekimleri ve yardımcı sağlık personelinin DEHB'ye ilişkin bilgi ve farkındalık düzeylerini belirlemek ve elde edilen verilerle gelecekteki tarama ve izlem protokollerine katkı sağlamaktır. Yöntem: Bu araştırma, Erzincan ilindeki 32 Aile Sağlığı Merkezinde (ASM) görev yapan sağlık çalışanlarıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 85 aile hekimi ve 65 yardımcı sağlık personeline ulaşılmış; toplam 148 katılımcıdan elde edilen verilerden eksik doldurulan 4 anket çıkarılarak analizler 144 kişi üzerinden yürütülmüştür. Veriler, akademik bir kurul tarafından hazırlanıp bilimsel geçerliliği sağlanan 37 soruluk anket aracılığıyla toplanmıştır. Anketin 14 sorusu sosyodemografik özellikleri, 23 sorusu ise DEHB'ye ilişkin bilgi, tutum ve farkındalık düzeylerini değerlendirmeye yöneliktir. Soruların 6'sı açık uçlu, 11'i çoktan seçmeli, 19'u ise kapalı uçlu olup üçlü ve beşli Likert tipi ölçeklerden oluşmaktadır. Bilgi düzeyi DEHB'nin etiyolojisi, çekirdek belirtileri, tanı, klinik seyir ve tedavi alanlarını kapsamış; doğru yönlendirme ve tutumlar ayrıca ölçülmüştür. Bulgular: Çalışmaya katılan 144 sağlık çalışanının %63,2'si kadın, yaş ortalaması 36,8±8,1 yıl, mesleki deneyim süresi 12,6±7,8 yıl ve aile hekimliği sistemindeki deneyimi 7,2±5,1 yıl olarak saptanmıştır. Katılımcılar günde ortalama 57 hasta görmekte, bunun yaklaşık 13'ü çocuk hastadır. Katılımcıların %54,2'si hekim, %45,8'i yardımcı sağlık personelidir. 2 Katılımcıların %40,9'u daha önce DEHB eğitimi aldığını, %27,1'inin ise yakın çevresinde DEHB tanılı birey bulunduğunu belirtmiştir. DEHB şüphesi olan öğrencilerde %86,1'i çocuk ve ergen psikiyatrisine yönlendirme yapacağını ifade etmiştir. Tedavi yöntemlerinde en etkili yaklaşım olarak %47,9 bilişsel davranışçı terapileri, %22,9 aile eğitimini, %18,8 farmakolojik tedaviyi belirtmiştir. İlacın kullanımı konusunda %84'ü, çocuk psikiyatrisi hekiminin önerisine uyulmasını savunmuştur. Bilgi düzeyi puan ortalaması 9,27±4,16 olup hekimler yardımcı personele kıyasla anlamlı derecede daha yüksek puan almıştır (p<0,001). Daha önce eğitim alanlar ve yakın çevresinde DEHB tanılı birey bulunanlar anlamlı düzeyde daha yüksek bilgi puanı elde etmiştir (p<0,001). Ünvanlar arasında bilgi düzeyi açısından fark saptanmamıştır. Sonuç: Çalışma, birinci basamak sağlık çalışanlarının DEHB'ye ilişkin bilgi düzeylerinin genel olarak orta seviyede olduğunu, özellikle tanı, klinik seyir ve tedavi alanlarında önemli eksiklikler bulunduğunu ortaya koymuştur. Çekirdek belirtilere yönelik farkındalık yüksek olsa da bu durum tanı ve yönetim süreçlerine yeterince yansımamaktadır. Eğitim almış katılımcıların daha yüksek bilgi düzeyine sahip olması, hedefe yönelik eğitimlerin etkili olduğunu gösterirken, katılımcıların yalnızca %40'ının bu konuda eğitim almış olması mezuniyet öncesi ve sonrası eğitimlerde yetersizlik olduğunu düşündürmektedir. Hekimlerin ünvanlarına göre bilgi düzeyleri arasında anlamlı farklılık olmaması bireysel ilgi ve güncel eğitimlerin bilgi düzeyinin belirlenmesinde daha kritik olduğunu ortaya koymaktadır. Yakın çevresinde DEHB tanısı bulunan katılımcıların daha yüksek puanlar elde etmesi, kişisel deneyimlerin öğrenme sürecine katkısını desteklemektedir. Sonuç olarak, birinci basamak sağlık çalışanlarının DEHB'nin tanı, tedavi ve yönetiminde etkin rol üstlenebilmeleri için düzenli, vaka temelli eğitimler ile ulusal rehber ve tarama programlarının geliştirilmesi önerilmektedir.

Yazar

Dr. Salih Eren

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Salih Eren (Tıpta Uzmanlık Tezi). Erzincan ilinde aile sağlığı merkezlerinde çalışan sağlık profesyonellerinin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu hakkındaki tutum ve görüşleri, 2025, Erzincan Binali Yıldırım University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Erzincan Binali Yıldırım University tezlerinden daha fazlası