DoctorateOpen Access

Increasing the urban mobility of migrant women, transferring experience from Berlin to Istanbul: A pilot study in Kurfali, Kartal

2015
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Özlem Özçevik ; Prof. Dr. Gabı Dolff-bonekamper

Abstract (TR)

Göçmen kadınların kentle ilişkisi çok sınırlıdır (Erman, 1997). Kentteki hareketlilik sahaları çok dar, kente bağlanırlıkları ve kente dair bilgi seviyeleri oldukça düşüktür (Pattadath, 2014). Sınırlı ya da eksik kent algısının göçmen kadınlar üzerinde olumsuz etkileri vardır (Hannan, 2007); bunların derin travmatik sosyal ve ekonomik sonuçları olabilmektedir (Demirler & Eşsiz, 2008). Bu tez çalışması ile amaç, göçmen kadınların göç ettikleri kent içerisindeki sınırlılıklarını ve kente entegrasyon önündeki bariyerlerini mahalle ölçeğinde analiz etmektir. Göçmen kadınların sinirli kentsel mekan kullanımlarının genişletilmesinin koşullarının araştırılması ve bu konuda yerel yönetimlere uygulanabilir bir yol haritası bırakmak hedeflenmektedir. Bu yolla, ev ve mahalle ekseninde sinirli bir hareketlilik kabiliyetine sahip göçmen kadınların (İlkkaracan, 1998) farklı sosyal kesimlerden kabalıkların birbiri ile buluşmasına olanak sağlayan kamusal alanda mevcudiyetlerini artırabilmelerinin önünün açılması amaç edinilmiştir. Bu kapsamda, tezin dayandırıldığı araştırma, göçmen kadınların yeni geldikleri kentte sosyal içselleştirilmelerinin ölçütü olabilecek iki parametreye dayandırılmaktadır; kamusal alan kullanımı ve kentsel hareketlilik. Bu çalışma çok aşamalı ve karma sosyal araştırma metotları kullanımı ile gerçekleştirilmiştir. Uygulanan yöntemlerin seçiminde, sorunun doğasına uygunluğu özellikle gözetilmiştir. Bu çalışma sırasında ortaya çıkartılan PATET (Participatory Action towards Experience Transfer) yöntem uygulaması, Berlin, Neukölln ve İstanbul, Kartal'da gerçekleştirilmiştir. Her iki sahada da es zamanlı olarak çalışmalar yürütülmüştür. Berlin en iyi uygulama modelinin seçildiği ve deneyimin kaynağı olan saha çalışmasına ev sahipliği yaparken, İstanbul da bu deneyimlerin aktarımının yapılacağı pilot çalışma alanı olarak tespit edilmiştir. Bu tez çalışması İstanbul Teknik Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi (BAP) fonu ile finanse edilmiş ve bir pilot çalışma ile desteklenmiştir; Berlin'deki saha çalışmaları ise DAAD (Deutscher Akademischer Austauschdienst) tarafından finanse edilmiştir. Pilot alan araştırması ölçeğindeki en kuvvetli aktör olan Kartal Belediyesi'nin bu süreçteki işbirliği ve desteği önem arz etmektedir. Bu işbirliği, Kartal Belediyesi adına Kartal Kent Konseyi (KKK) ile araştırmacılar arasında imzalanan işbirliği anlaşması ile yazıya dökülmüştür. Berlin örneği göçmenlerin sosyal ve kentsel sisteme entegrasyonu konusunda hem literatür hem de pratikte öne çıkmaktadır (Mathey ve Stuka, 2011; Karakasoglu ve Waltz, 2002; Bernath, vd., 2009). Bu deneyim aktarımı öncelikle araştırmacılardan uygulayıcılara (Kartal Belediyesi adına KKK) doğru tek yönlü bir bilgi akışını içermektedir. Ancak çalışma, dolaylı olarak araştırmacılar, uygulayıcılar, Kurfalı'da yasayan göçmen kadınlar, Berlin, Neukölln'de incelenen Stadtteilmütter (StM) projesinin katılımcıları, koordinatörler ve liderleri ile geçmiş ve mevcut örnek anneler arasında çok yönlü bir deneyim alışverişinin gerçekleştirilmesinde tetikleyici rol oynandığının da bilincindedir. Niteliksel ve niceliksel araştırma tekniklerini gerektiren çeşitli araştırma yöntemleri ve es zamanlı olarak yürütülen saha çalışmalarından elde edilen geri bildirimlere göre sürekli yenilenerek revize edilen zaman planlaması PATET aşamalarının tasarımını ve uygulamasını sağlamıştır. Saha araştırmalarının çeşitli aşamalarının değerlendirilmesi sırasında, her iki kentte de göçmen kadınların kentsel hareketlilik ve kamusal alan kullanımı açısından benzer tavır sergiledikleri görülmüştür. İstanbul'da pilot projenin gerçekleştirileceği alan, Kartal ilçesinde Kurfalı olarak bilinen, Hürriyet ve Cumhuriyet Mahalleleri olarak tespit edilmiştir. Bu tez çalışmasına konu olan pilot proje, iki şehir arasında yerel yönetsel düzeyde bilgi ve deneyim aktarımı gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Kurfalı'da yaşayan 594 kadınla kamusal alan kullanımları ve hareketliliklerini analiz etmek için anket yapılmıştır. Anket sorgularında davranışsal kalıplarının nedenleri sorgulanmıştır. Sahadan elde edilen veri toplama sürecinde olabildiğince geçerli ve fazla bilgi elde edebilmek için anket niceliksel olarak derlenmiştir. Böylelikle anket yapılan kadınları sıkmadan olabildiğince geçerli veri toplanması hedeflenmiştir. Anket çalışmasının bulgularına göre, göçmen kadınların mahallelerindeki kamusal alan, aktivite ve hizmetleri tanımadığı ve tanımlayamadığı tespit edilmiştir. Göçmen kadınların günlük hareketlilik ve kamusal alan kullanımları ise evin ve çocuklarının ihtiyaçları çerçevesinde belirlenmektedir. Bu çalışmaya konu olan kadınların çoğunluğunu genç yasta evlenen ve çocuk sahibi olan kadınlar oluşturmaktadır. Kentsel hareketlilik üzerine literatür incelendiğinde, özellikle ücretsiz ve kapsamlı çocuk bakımının olmadığı yerlerde çocuğun varlığı kadının hareketliliğinin önündeki en önemli engel olarak kabul edilmektedir (Lopata, 1981; Macário ve Marques, 2008). Ancak bu çalışma ile ortaya konmuştur ki, bu tip uygunsuz koşullarda dahi, çok kısıtlı bir hareketlilik gösteren kadınlarda çocuğun varlığı kadının hareketliliğinde önemli bir motivasyon kaynağı hatta tetikleyicisi olabilmektedir. Kadınların çocukları ve onların ihtiyaçları ile doğrudan ilgili kamusal alanlarla ilgili farkındalıkları yüksekken, kendi bireysel gelişimleri ya da ihtiyaçları ile ilgili kamusal alanlarla ilgili farkındalıkları oldukça düşüktür. Kendilerine mahalleleri için yerel yönetimden ne istedikleri sorulduğunda ise çoğunlukla istedikleri mekanlar, aktiviteler ve hizmetlerin hali hazırda mahallelerinde mevcut olduğu görülmektedir. Ancak, kadınlar ya bu yerlerin ve hizmetlerin varlığından haberdar olmadıkları ya da bu mekan ve hizmetlerin erişilebilirlik açısından (zaman ya da uzaklık) yetersiz oldukları belirtilmelidir. Kentle ilgili bilgi eksikliği zaman ve uzaklık algısının gelişememesine yol açmaktadır; bu durum ise göçmen kadınların kentteki hareketliliklerini doğrudan etkilemektedir. Bu sebeple de kadınlar, gündelik hareketliliklerini zorunlulukları üzerinden şekillendirmekte ve çocuklarının gündelik zorunlu hareketlerine eşlik etmektedirler. Göçmen kadınların en kuvvetli özelliklerinden bir tanesi de çevreleri ile ilgili öğrendikleri tüm "yenilik"leri birbirlerine dedikodu gazetesi vasıtasıyla aktarmaya gönüllü birer mekanizma seklinde çalışmalarıdır. Ancak bu durum, aktarılan bilgi doğru olmadığında olumsuz bir özelliğe dönüşmektedir. Örneğin, görüşmeler sırasında mahallelerindeki kamusal alanlara yalnız gidemediklerini ya da hiç gidemediklerini belirten çoğu kadın, buna sebep olarak ücretlerin yüksekliğinden şikayet etmişlerdir. Oysaki mahallelerindeki pek çok kurs ve kamusal alan kullanımı ücretsizdir. Kadınların bu kullanımların ücreti olduğunu düşünmeleri ve bu ücretin de "pahalı" olduğu kanısında olmalarının sebebi, "mahalle dedikodu"larına dayanmaktadır. Bu ise kadınların ellerinin altındaki fırsatlardan yararlanamamalarına ve daha fazla araştırıp bu konu ile ilgili doğruları öğrenmek ile ilgili bir girişimde bulunmalarının önünde bir engel oluşturmaktadır. Zaman ve mekan algısı ile ilgili farklılaşmalardan ötürü, göçmen kadınların sunulan bu hizmetleri talep edişleri ve yerel yönetimlerin bu hizmetlerin arzı birbiriyle uyuşmamaktadır. Bu çalışmaya konu olan kadınlarla yapılan görüşmeler coğrafi bariyerleri ortalama kentli bir vatandaştan farklı algıladıklarını ortaya koymuştur. • Kadınlar kendilerine genellikle toplu taşıma akslarıyla örtüşen "güvenli patikalar" üretmektedirler; bu akslar ayni zamanda en kalabalık rotalardır. Bu rotayı kullanan insanların farklılaşan profilleri kadınlardaki güvenlik duygusunun oluşmasındaki en önemli faktörlerden birisidir. • Ayrıca kaldırımların ve yürüyüş yollarının da çocuk ve kadın dostu tasarlanmamış olması da kadınların kendi bağlantı/bağlantısızlık algılarının oluşmasında etkilidir. • Kadınlar genellikle kestirmelerden kaçınmakta, gitmek istedikleri yerin yakınlık ya da uzaklığını kestirmekte zorlanmakta ve bu yolculuğun ne kadar süreceğini tahmin edememektedir. Bu sebeple ulaşmak istedikleri mekanlar ve aktivitelere ne kadar zamanda ulaşabileceklerini ve bunların ne kadar uzaklıkta olduklarını kestirmekte zorlanmakta, bu etkinliklere katılmak ya da bu mekanları kullanmaktan kaçınabilmektedirler. Bu bir öğrenme sürecidir; dolayısıyla zaman ve mekanla ilgili kapasitenin her kişide hali hazırda var olduğunu kabul etmek yanlış bir varsayımdır. Yerel yönetimler bu kapasitenin artırımını sağlamak ile ilgili yaratıcı yöntemler geliştirmekle sorumludur.

Author

Dr. Melis Oğuz

How to Cite

Melis Oğuz (Doktora Tezi). Increasing the urban mobility of migrant women, transferring experience from Berlin to Istanbul: A pilot study in Kurfali, Kartal, 2015, Istanbul Technical University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Istanbul Technical University