Güvenliğin günümüz toplumsal ilişkilerine etkileri: Göçün güvenlikleştirilmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Güvenlik kavramı, bireylerin, grupların veya devletlerin karşı karşıya kalabileceği tehditlerden korunma durumu olarak ifade edilir. Güvenlik kavramı, geleneksel olarak devlet merkezli olup, bir devletin dış tehditlere karşı sınırlarını, egemenliğini ve vatandaşlarını koruma yeteneği olarak anlaşılmıştır. Göç, insanlık tarihinin başlangıcından bu yana varlığını sürdüren ve etkisini devam ettiren bir olgudur. Göç kavramı, insanların oldukları bölgelerden ayrılarak başka bir bölgeye yerleşmesi olarak tanımlanabilmektedir ve bu yer değiştirme ise farklı nedenlere bağlı olmaktadır. Güvenlik ve göç kavramı tarihsel süreç içerisinde tanımları ve işlevselliği değişim ve dönüşüme uğramıştır. Günümüzde göç konusunun, bireyler, toplumlar, devletler ve ekonomik güvenlik üzerinde ciddi bir tehdit oluşturduğu iddiasıyla giderek konu güvenlik alanına kaydırılmaktadır. Başlangıçta, göç olayının yalnızca sınırlarla, ulusal güvenlikle ve toplum bütünlüğüyle ilgili bir tehdit oluşturduğu ileri sürülmüştür. Ancak zamanla, güvenlikleştirici aktörler konuşmalarının halk üzerinde daha fazla etki yaratması ve korku uyandırabilmesi amacıyla göçün toplum içerisinde tehdit unsuru olarak belirmesine sebep olmaktadır. Bu bağlamda ise göç hareketleri devletler tarafından sıklıkla güvenlik endişeleriyle ilişkilendirilir. Özellikle kitlesel göç dalgaları, hükümetleri ve toplumları güvenlik riskleriyle başa çıkmaya zorlayabilmektedir. Göçmenlerin geldiği bölgelerdeki ekonomik zorluklar, savaşlar gibi unsurlar, göçmenlerin güvenlik ihtiyaçlarını artırabilmekte ve hedef ülkelerdeki güvenlik endişelerini tetikleyebilmektedir. Bu çalışma, Thomas Hobbes'un doğal durum teorisi ve John Locke'un doğal haklar doktrini çerçevesinde ilerlemektedir. Hobbes, güvenliği sağlamak için güçlü bir devlet otoritesine ihtiyaç duyulduğunu savunurken, Locke, güvenliği toplum sözleşmesi ve birey hakları temeli üzerinden değerlendirmektedir. En temel ayrım, devletin genel mutluluğu ve güvenliği sağlama adına bireyin özgürlüğünün kısıtlanması noktasında ortaya çıkmaktadır. Bu mesele, günümüz toplumlarında oldukça tartışmalı bir konudur. Bu bağlamda, devlet otoritesinin bireysel özgürlükler üzerindeki etkisi ve güvenliğin sağlanması konusunda iki filozofun sunduğu farklı perspektifler incelenmektedir. Bu karşılaştırmalı analiz, modern güvenlik politikalarının şekillendirilmesinde önemli teorik çıkarımlar sunmayı hedeflemektedir. Çalışmada diğer önemli bir teorik kısım ise göçün güvenlikleştirilmesi ve güvenlik ile ilişkisi Kopenhag Okulu'nun güvenlikleştirilme teorisi ile desteklenmiştir. Nitel bir çalışma yöntemi çerçevesinde Uşak'ta yaşayan Afganlılarla derinlemesine mülakat tekniği kullanılmıştır. Göç ile güvenlik arasındaki ilişkinin karmaşıklığı ve çeşitliliği, bu çalışmanın önemli noktalarından birini oluşturmaktadır.
Yazar
Beritan Kalkan
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Beritan Kalkan (Yüksek Lisans Tezi). Güvenliğin günümüz toplumsal ilişkilerine etkileri: Göçün güvenlikleştirilmesi, 2024, Uşak University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Uşak University tezlerinden daha fazlası
- Aliya İzzetbegoviç'in siyaset felsefesi(2018)
- Algılanan kıtlığın psikolojik etkilerinin satın alma davranışı üzerindeki rolüne ilişkin bir araştırma(2018)
- Etlik piliç yetiştiriciliğinin geliştirilmesi açısından tavuk eti tüketim alışkanlıklarının incelenmesi : Uşak ili örneği(2018)
- Okul yöneticilerinin değişimi yönetme yeterlilikleri ile öğretmenlerde görülen değişim sinizmi arasındaki ilişki(2018)
- Bölüm goldie boyut üzerine(2018)
- Tarım sektörüne sağlanan mali teşviklerin tarım sektörü gelişimi üzerindeki etkisi: Türkiye örneği(2018)