Uşak

Bu konu başlığı altında 113 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin bilimsel araştırma öz-yeterlilikleri

Bu araştırmanın amacı; Uşak ilinde, ilkokul ve ortaokullarda görev yapmakta olan müdür ve müdür yardımcılarının bilimsel araştırma öz-yeterliliklerini belirlemektir. Araştırma, "betimsel tarama modeli" niteliğindedir ve ilköğretim okulu yöneticilerinin bilimsel araştırma öz-yeterlilikleri kendi görüşleri çerçevesinde betimlenmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenleri; cinsiyet, eğitim durumu, branş, yöneticilikteki görev, yaş, yöneticilikteki görev süresi ve bilimsel araştırma yöntemleri ile ilgili ders veya hizmet içi eğitim alma durumudur. Araştırmanın bağımlı değişkeni ise; ilköğretim okulu yöneticilerinin "Bilimsel araştırma öz-yeterliliklerine ilişkin kendi görüşleri"dir. Araştırmanın evrenini Uşak ili Merkez ilçedeki ilk ve ortaokullarda görevli 183 yönetici oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında örneklemeye gidilmemiş, gönüllülük esasına göre araştırmacı tarafından bütün evrene ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmaya katılımcı olmayı kabul eden ve sağlıklı veri toplanabilen 150 okul yöneticisi araştırmanın nihai örneklemini oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Bieschke, Bishop ve Garcia tarafından 1996 yılında geliştirmiş oldukları "Bilimsel Araştırma Öz-yeterlilik Ölçeği (RSES)" kullanılmıştır. Verileri çözümlemek için SPSS 25.0 paket programı kullanılmış ve frekans-dağılım-aritmetik ortalama, bağımsız gruplar için t-testi ve ANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarında hazırlık alt boyutu hariç diğer bütün alt boyutlar ve testin genel ortalamasına baktığımızda ilköğretim okulu yöneticilerinin bilimsel araştırma öz-yeterlilik düzeylerinin bilimsel araştırma dersi veya hizmet içi eğitim alanlar ve yüksek lisans yapanlar lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Yönetici yeterlilikleri, Öz-yeterlilik, Bilimsel araştırma öz-yeterliği

Bilimsel araştırmalarMesleki yeterlilikOkul yöneticileri+7
Olcay Mutlu
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin fen öğretimine yönelik tutumları ile özyeterlik düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi (Uşak ili örneği)

Bu araştırmanın amacı Uşak İli Örneğinde Sınıf Öğretmenlerinin Fen Bilimlerine ve Öğretimine Yönelik Tutumlarıyla Özyeterlilik İnançları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bunun yanında bazı bağımsız değişkenlere gore (yaş, cinsiyet, vb) tutumlar ve özyeterlilik inançlarına bakılmıştır. Ayrıca tutumlar ve özyeterlik arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı gözden geçirilmiştir. Araştımanın amacı doğrultusunda Türkmen (1999) tarafından Türkçeye uyarlanan Fen Öğrenimi ve Fen Öğretimi Tutum Ölçeği ve Özkan, Tekkaya ve Çakıroğlu (2002) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan Fen Öğretimi Özyeterlik Ölçeği'nden oluşan anket formu; Uşak il merkezinde görev yapan gönüllü 331 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Araştırmadan ulaşılan sonuçlar istatistiksel paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; sınıf öğretmenlerinin fen öğretimine yönelik olumlu tutumlar içerisinde oldukları ve fen öğretimi özyeterlik düzeylerinin ortalamanın üzerinde olumlu olduğu belirlenmiştir. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin cinsiyetlerine, yaşlarına, hizmet sürelerine ve eğitim durumlarına göre fen öğrenimi ve öğretimine yönelik tutumlarında anlamlı farklılıkların olmadığı belirlenmiştir. Fen öğretimine yönelik özyeterlik inanç düzeylerinin ise yaşlarına ve hizmet sürelerine göre farklılık göstermediği, eğitim durumlarına göre ise anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri öğrenimine yönelik tutumları ile fen öğretimi özyeterlik inançları arasında istatistiksel açıdan negatif yönlü %19(r=0.19) düzeyinde düşük anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Fen Bilimi, Fen Bilimi Öğretimi, Tutum ve Özyeterlilik.

Fen bilgisiFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+6
Deniz Akkaya Semiz
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güvenliğin günümüz toplumsal ilişkilerine etkileri: Göçün güvenlikleştirilmesi

Güvenlik kavramı, bireylerin, grupların veya devletlerin karşı karşıya kalabileceği tehditlerden korunma durumu olarak ifade edilir. Güvenlik kavramı, geleneksel olarak devlet merkezli olup, bir devletin dış tehditlere karşı sınırlarını, egemenliğini ve vatandaşlarını koruma yeteneği olarak anlaşılmıştır. Göç, insanlık tarihinin başlangıcından bu yana varlığını sürdüren ve etkisini devam ettiren bir olgudur. Göç kavramı, insanların oldukları bölgelerden ayrılarak başka bir bölgeye yerleşmesi olarak tanımlanabilmektedir ve bu yer değiştirme ise farklı nedenlere bağlı olmaktadır. Güvenlik ve göç kavramı tarihsel süreç içerisinde tanımları ve işlevselliği değişim ve dönüşüme uğramıştır. Günümüzde göç konusunun, bireyler, toplumlar, devletler ve ekonomik güvenlik üzerinde ciddi bir tehdit oluşturduğu iddiasıyla giderek konu güvenlik alanına kaydırılmaktadır. Başlangıçta, göç olayının yalnızca sınırlarla, ulusal güvenlikle ve toplum bütünlüğüyle ilgili bir tehdit oluşturduğu ileri sürülmüştür. Ancak zamanla, güvenlikleştirici aktörler konuşmalarının halk üzerinde daha fazla etki yaratması ve korku uyandırabilmesi amacıyla göçün toplum içerisinde tehdit unsuru olarak belirmesine sebep olmaktadır. Bu bağlamda ise göç hareketleri devletler tarafından sıklıkla güvenlik endişeleriyle ilişkilendirilir. Özellikle kitlesel göç dalgaları, hükümetleri ve toplumları güvenlik riskleriyle başa çıkmaya zorlayabilmektedir. Göçmenlerin geldiği bölgelerdeki ekonomik zorluklar, savaşlar gibi unsurlar, göçmenlerin güvenlik ihtiyaçlarını artırabilmekte ve hedef ülkelerdeki güvenlik endişelerini tetikleyebilmektedir. Bu çalışma, Thomas Hobbes'un doğal durum teorisi ve John Locke'un doğal haklar doktrini çerçevesinde ilerlemektedir. Hobbes, güvenliği sağlamak için güçlü bir devlet otoritesine ihtiyaç duyulduğunu savunurken, Locke, güvenliği toplum sözleşmesi ve birey hakları temeli üzerinden değerlendirmektedir. En temel ayrım, devletin genel mutluluğu ve güvenliği sağlama adına bireyin özgürlüğünün kısıtlanması noktasında ortaya çıkmaktadır. Bu mesele, günümüz toplumlarında oldukça tartışmalı bir konudur. Bu bağlamda, devlet otoritesinin bireysel özgürlükler üzerindeki etkisi ve güvenliğin sağlanması konusunda iki filozofun sunduğu farklı perspektifler incelenmektedir. Bu karşılaştırmalı analiz, modern güvenlik politikalarının şekillendirilmesinde önemli teorik çıkarımlar sunmayı hedeflemektedir. Çalışmada diğer önemli bir teorik kısım ise göçün güvenlikleştirilmesi ve güvenlik ile ilişkisi Kopenhag Okulu'nun güvenlikleştirilme teorisi ile desteklenmiştir. Nitel bir çalışma yöntemi çerçevesinde Uşak'ta yaşayan Afganlılarla derinlemesine mülakat tekniği kullanılmıştır. Göç ile güvenlik arasındaki ilişkinin karmaşıklığı ve çeşitliliği, bu çalışmanın önemli noktalarından birini oluşturmaktadır.

AfganistanAfganlılarGöçler+5
Beritan Kalkan
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir yaygın eğitim kurumu olarak şeker fabrikaları

Bu araştırma Cumhuriyet Dönemi'nin ilk üç şeker fabrikası olan Uşak, Alpullu ve Eskişehir Şeker Fabrikalarındaki yaygın eğitim ve halk eğitiminin ayrıntılı bir biçimde değerlendirilmesini içeren nitel bir çalışmadır. Araştırmanın amacına ulaşmak için nitel araştırma yöntemlerinden sözlü tarih yöntemi kullanılmış, üç fabrikada ilkler olmaları nedeniyle seçilmiştir. Konuya ilişkin olarak Uşak, Alpullu ve Eskişehir Şeker Fabrikaları ziyaret edilmiştir. Bununla birlikte; fabrika çalışanları, fabrika müdürleri ve fabrikalardan emekli kişilerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu kişilerden konuyla ilgili olarak; anı, hatırat ve kişisel fotoğraf arşivlerine ulaşılmıştır. Ayrıca şehirlerin İl Halk Kütüphaneleri ve fabrika kütüphaneleri ayrıntılı bir şekilde taranmıştır. Araştırmanın amacı, Cumhuriyet'in ilk on yılında kurulan şeker fabrikalarının, şeker üretmek dışında toplumsal yapının gelişmesindeki rolü, sosyo-kültürel yaşamdaki değişiklikler, fabrikalarda verilen eğitimler ve modern Türkiye'nin kuruluşunda şeker fabrikalarının izlerini ortaya çıkarmaktır. Uşak, Alpullu ve Eskişehir Şeker Fabrikaları, kurulduğu günden itibaren çalışanlarının, onların ailelerinin ve bölge halkının hem ekonomik anlamda refaha ulaşmalarını sağlamış hem de sosyal hayatlarında sanata, spora ve müziğe bakış açılarını değiştirmiştir.

EskişehirHalk eğitimiSosyal bilgiler+5
Ali Dilek
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Suriyeli mülteci üniversite öğrencilerinin sosyal dışlanma ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ilişkin görüşleri: Uşak Üniversitesi örneği

Amaç: Bu çalışmada Suriyeli mülteci üniversite öğrencilerinin sosyal dışlanma ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği konularındaki deneyimlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırma Uşak Üniversitesinde kartopu örnekleme yöntemi ile seçilen 18 yaş ve üzeri 20 Suriyeli mülteci üniversite öğrencisi ile gerçekleştirilmiş nitel bir çalışmadır. Araştırmada katılımcılardan öz bildirime dayalı yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla veri toplanmıştır. Bu kapsamda katılımcıların temel sosyo-demografik bilgilerinin elde edilmesinin yanı sıra, sosyal dışlanma konusundaki görüşlerini ve farklı boyutlarıyla birlikte sosyal dışlanma deneyimlerini ayrıca toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ve cinsiyetler bakımından farklılaşan dışlanma süreçlerine ilişkin görüşleri ve deneyimlerini açığa çıkarmaya yönelik açık uçlu sorular sorulmuştur. Araştırmanın verileri 2018 yılı nisan-haziran aylarında yüz yüze derinlemesine görüşme yöntemi ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler tematik içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamında katılımcıların farklı boyutlarda sosyal dışlanma yaşadığı görülmektedir. Bununla birlikte katılımcılar toplumsal cinsiyete ilişkin geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri doğrultusunda görüşe sahiptir. Ayrıca, katılımcıların yaşamış olduğu sosyal dışlanma süreçleri cinsiyetlere göre farklılaşmaktadır. Sonuç: Sosyal hizmet mesleği toplumdaki dezavantajlı grupların sosyal işlevselliğine odaklanarak çevresi içinde birey perspektifi ile içinde bulunduğu toplumla bütünleşmesi ile ilgili bir meslektir. Bu nedenle dezavantajlı konumda olan kadın ve erkek mülteci üniversite öğrencilerinin toplumsal cinsiyetin de etkisiyle şekillenen sosyal dışlanma süreçlerinin farklı boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Anahtar Kelimeler: Mülteci Üniversite Öğrencisi, Sosyal Dışlanma, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği, Sosyal Hizmet

Cinsiyet eşitsizliğiGöçmenlerMülteciler+6
Meryem Gül
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Uşak ilinde ilk ve ortaöğretimde görev yapan öğretmenlerin korona virüs anksiyetesi, sağlık anksiyetesi ve kendi aile hekimleri hakkındaki görüşlerinin incelenmesi

Giriş: Anksiyete fizyolojik, psikolojik ve davranışsal örüntüleri bulunan, tanımı olmayan ve belirsiz tehdit ve tehlikelere karşı verilen tepki olarak tanımlanmaktadır ve insanın bütün sistem ve varlığını etkilemektedir. Pandemi döneminde COVID-19 hastalığı Sağlık anksiyetesi ise kişinin sağlığına karşı aşırı endişe duyması ya da vücudunda gerçekleşen değişimleri ciddi bir hastalığın habercisi gibi algılaması olarak ifade edilmektedir. Amaç: Bu çalışmada katılımcıların, sağlık anksiyete düzeyleri, koronavirus anksiyete düzeyleri ve kendi aile hekimleri hakkındaki görüşlerine ulaşmak ve bu değişkenler arasındaki ilişkinin saptanması amaçlanmıştır. Bulgular: Katılımcıların %54,2'si kadın, %45,8'i ise erkektir. Katılımcıların yaş ortalaması 40,32 bulunmuştur. Katılımcıların kronik rahatsızlıkları incelendiğinde, toplam 323 katılımcının 15,17'si (n=49) kronik bir rahatsızlığa sahiptir. Cinsiyete göre öğretmenler, korona virüs anksiyetesi puanında anlamlı bir farklılığa sahiptir (P=0,032; P<0,05). Aritmetik ortalamalar dikkate alındığında kadın öğretmenlerin korona virüs anksiyetesine ilişkin puan ortalaması (x=3,15), erkek öğretmenlerin korona virüs anksiyetesine ilişkin puan ortalamasından (x=2,35) daha yüksektir. Herhangi bir psikolojik rahatsızlığa sahip olan katılımcıların korona virüs anksiyete puanı, herhangi bir psikolojik rahatsızlığı olmayanlara göre çok daha yüksektir. Sağlık anksiyetesi ile aile hekimi hakkındaki pozitif algıları arasında (r=-0,178; p<0,01) negatif yönde, çok zayıf düzeyde, anlamlı bir ilişki vardır. Korona virüs anksiyetesi ile aile hekimi hakkındaki pozitif algıları arasında (r=-0,174; p<0,01) istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki yoktur. Sonuç: Kişinin sağlık anksiyetesine sahip oluşu koronavirüs anksiyetesine de sahip olması açısından öngördürücü olabilir. Hastanın motive edilmesinin, endişe ve korkularının giderilmesinin, hekimin hastanın güvenini kazanmasının, hasta hekim ilişkisinin psikolojik yönüne olumlu katkı sağlanmasının sağlık anksiyetesinin azalmasında payı olduğu düşünülebilir. Katılımcıların koronavirüs anksiyetesinin kendi aile hekimleri hakkındaki görüşten etkilenmemesinin sebebi ise katılımcıların COVID-19 pandemisinin aile hekimlerinin sağlık hizmeti verebilme becerilerini aşan bir sağlık sorunu olarak görmelerinden kaynaklanıyor olabilir.

AnksiyeteDoktorlarDoktorlar-aile+6
Onur Bakıcı
Manisa Celal Bayar University
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

16. Yüzyıl sonlarında Kütahya Sancağı vakıfları (Emet, Denizli, Uşak, Burdur)

16. yüzyılDenizliKütahya+7
Ergin Türkel
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uşak kentinin Cumhuriyet Dönemi mimarlık mirasının incelenmesi ve mimarlık mirasına yönelik dönüşümlerin koruma bağlamında irdelenmesi

Cumhuriyet Dönemi, uzun yıllar devam eden savaşların ardından bir kimlik arayışı içinde olan Türk Milleti'nin, ortak idealleri doğrultusunda yeni bir toplum oluşturma çabasıyla başlar. Bu nedenle, cumhuriyet rejiminin temel ilkesi olan modernleşme projesinin gerçekleştirilebilmesi için Ankara'nın modern bir şehir olarak imarı öncelikli hedef olurken, Anadolu kentleri de ön planda tutulmuştur.II. Dünya Savaşı'ndan sonra ise yaşanan gelişmelerin de etkisi ile kentsel planlamada ekonomik kaygıların ön planda tutulduğu bir anlayış ortaya çıkmış ve o döneme kadar kamu yararı gözeten mekân üretimi giderek yok olmuştur. Ayrıca, Cumhuriyet Dönemi'nde yaşanan kırılmalar ve sürekli yön değiştiren; politik, ekonomik, ideolojik şartlara bağlı olarak, kent dokularının da tahrip edilme süreci başlamıştır. Kentlerde yaşanan bu tahribatın en büyük parçasını ise genellikle yaşadığımız dönemin bir parçası olan Cumhuriyet Dönemi mimarlık mirası oluşturmaktadır.1923-1953 yılları arasındaki süreçte başta halkevi olmak üzere, Cumhuriyet'in simge yapılarına önem verilen kentte, küçük çapta imar faaliyetleri de yürütülmüştür.Birçok Anadolu kentinde Cumhuriyet'in ilanından sonra başlayan kentsel gelişmeler, 1953 yılına kadar Kütahya'ya bağlı bir kaza merkezi olan Uşak'ta ise 1950'lerin ikinci yarısından sonra hız kazanmıştır. Bu tez çalışması kapsamında incelenen çok sayıda idari yapı, eğitim yapısı, sağlık yapısı ve kültürel yapı, Uşak'ın il statüsüne ulaştığı tarihten sonra inşa edilmeye başlanmıştır.Değişen idari yapının ve sanayileşmenin de etkisi ile 1950'li yıllardan sonra sürekli bir dönüşüm içinde olan Uşak'ta, öncelikle tarihi doku üzerinde büyük yıkımlar yaşanmış, daha sonra ise Cumhuriyet Dönemi mimarlık mirası, hızla tüketilen bir yapı grubu haline gelmiştir. Cumhuriyet Dönemi'nde yaşanan değişim sürecinin ve kent dokusundaki kayıpların çok net bir şekilde gözlemlenebildiği İstasyon Caddesi, gerek bölge içindeki konumu gerekse geçmişte taşıdığı tarihi potansiyeli nedeniyle, odak noktası olarak ele alınmıştır.Cumhuriyet Dönemi'nde yaşanan dönüşümlere paralel olarak, kentteki sürekliliği sağlayan ve kent belleğinde önemli bir yeri olan birçok yapıda, kentsel ve yapısal ölçekteki sorunlar dikkat çekmektedir. Kimlik kayıplarına neden olan mevcut sorunlar karşısında yapılan analiz ve envanter çalışmalarıyla, Cumhuriyet Dönemi mimarlık mirasının korunarak; etkin şekilde kullanımına yönelik öneriler geliştirilmektedir.Anahtar Sözcükler: Uşak, Cumhuriyet Dönemi, İstasyon Caddesi, değişim, koruma

KorumaUşak
Aysim Börekcioğlu
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aydın, İzmir ve Uşak yöresindeki atlarda Equine herpesvirus tip 1 (EHV-1) ve tip 4 (EHV-4)'ün serolojik olarak araştırılması

Bu araştırmada, Türkiye'nin Ege bölgesinde yer alan 3 ilinde kullanılan lokal ırk atlarda, at herpesvirus tip-1 (EHV-1) ve 4 (EHV-4)'e karşı oluşmuş antikorların varlığının belirlenmesi amaçlandı. Aydın, İzmir ve Uşak illerindeki aşılanmamış toplam 290 attan toplanan kan örnekleri ticari bir ELISA kiti ile test edildi. Test edilen serumların 38 adedi (%13,1) EHV-1, 241 adedi ise (%83,1) EHV-4 antikorları yönünden pozitif bulundu. İllere göre EHV-1 seropozitiflik oranları; Aydın'da %6,1, İzmir'de %14,6 ve Uşak'da %14,3 olarak tespit edilirken, EHV-4 için seropozitiflik oranları; Aydın'da %87,8, İzmir'de %82,3 ve Uşak'da %81,6 olarak saptandı. Bu araştırma, EHV-1 ve EHV-4 enfeksiyonlarının Türkiye'nin Ege bölgesinde yer alan 3 ilindeki lokal at populasyonlarında oldukça yaygın olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, yüksek EHV-4 seropozifliği geçirilen doğal enfeksiyonlara ve örneklenen hayvanların yüksek yaş ortalamasına bağlandı. Çalışmada cinsiyete bağlı oransal farklılık gözlenmedi. Araştırma, EHV-1 ve EHV-4 seroepidemiyolojisine yönelik yörede yapılan ilk çalışma olup, elde edilen veriler ileride yapılacak olan moleküler karekterizasyon ya da aşı çalışmalarına ışık tutacaktır.

At hastalıklarıAydınEnzime bağlı immünosorbent testi+7
Yunus Çukurova
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uşaklı halk ozanı Âşık Mustafa Çobanoğlu ve halk kültürüne katkıları üzerine bir inceleme

Halk ozanları, halkın içinden yetişen, bulundukları yörenin kültürüne ait ürünlere kaynaklık eden, deyişlerini genellikle saz eşliğinde söyleyip bu geleneği gelecek nesillere aktaran halk kültürümüzün önemli temsilcileridir. Bu çalışma, Uşaklı Halk Ozanı Âşık Mustafa Çobanoğlu'nun halk kültürüne katkılarını, biyografisini, müzikal donanımını ele almaktadır. Çalışma aynı zamanda seslendirdiği ve kimi zaman da kaynaklık ettiği yöre türkülerinin tespitini ve analizlerini de içermektedir. Uşaklı Halk Ozanı Âşık Mustafa Çobanoğlu'nun sanatçı kimliği, geçmişte Uşak yöresini nasıl temsil ettiği ve halk kültürüne nasıl katkıları bulunduğu araştırmanın içerikleri arasındadır. Halk kültürü, halk bilimi, alan araştırması ve Türk Halk Müziği kavramlarının temel olarak alındığı bu araştırmanın amacı, Uşak yöresine ait türkülerin pek çoğunu TRT kurumunda seslendirenlerden biri olan ve aynı zamanda yöre türkülerinin dokuz tanesine kaynaklık eden halk ozanı Mustafa Çobanoğlu'nun biyografisini, müzikal donanımı ve halk kültürüne katkılarını ortaya koymaktır. Yapılacak olan bu tez çalışması, halk ozanı Mustafa Çobanoğlu'nun tüm yönleriyle ortaya konmaya çalışıldığı ilk sistematik araştırma olması ve yöreyle ilgili bir doküman oluşturması açısından önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Uşak, Halk Ozanı, Mustafa Çobanoğlu, Kültür, Halk Kültürü.

Halk kültürüHalk müziğiHalk ozanları+5
Mücahid Yaşar
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Girişimcilerin melek finansman ve risk sermayesi finansman tekniklerine ilişkin bilgi ve farkındalıklarının belirlenmesi: Afyonkarahisar ve Uşak illeri üzerine bir araştırma

Ekonomik sisteme işlerlik kazandırmak amacıyla, alternatif finansman yöntemleri olarak geliştirilen risk sermayesi ve melek finansman yöntemlerinin temel alındığı bu çalışmada, girişimci ve girişimcilikle ilgili temel konuların yanı sıra risk sermayesi ve melek finansman yöntemleri bu çalışmanın ana değişkenleri olmuştur. Çalışmanın temel amacı, girişimcilerin bu yöntemlere olan bilgi ve farkındalık seviyelerini tespit etmektir. Bu amaca istinaden Afyonkarahisar ve Uşak illerinde öne çıkan sektörlerde faaliyette bulunan toplam 178 işletmeye uygulanan anket sonucunda elde edilen verilere göre analizler yapılmıştır. Bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizinin yapıldığı çalışmanın sonuçlarına göre girişimcilerin bu yöntemlere olan bilgi ve farkındalık düzeylerinin düşük seviyede olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Girişimci, Risk Sermayesi, Melek Finansman.

AfyonkarahisarFarkındalıkFinansal kaynaklar+7
Selcan Arslan Garipcin
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite sanayi işbirliğinin istihdama etkileri: Uşak örneği

Bilimin üretilmesi konusunda en önemli yere sahip olan üniversiteler bilimin ışığının yayılmasında, yeni teknolojik gelişimlerin yaşanmasında, AR-GE ve inovasyon oluşumunda etkili rol üstlenmektedir. Üniversitelerin sanayi işbirliği kapsamında gerçekleşen çalışmaları, toplumların kalkınmasında ve refah seviyelerinin yükselmesinde etkisini artırmakla birlikte üniversite çevrelerinde oluşturulan teknoloji geliştirme merkezleri bu durumun en somut örneği olarak göze çarpmaktadır. Ülkemizde sanayi kenti konumunda olan birçok şehre kazandırılan üniversiteler sayesinde toplumsal ve ekonomik yapıda meydana gelen değişimler birçok alanda ülkemizde refah artışı getirmiştir. Üniversite-Sanayi işbirliğinin istihdam etkileri; Uşak örneğinin inceleneceği bu çalışma da üniversite sanayi işbirliğinin yerel ekonomi üzerindeki etkisi incelenecek olup; araştırma sonucunda ulaşılan bulgular üzerinden değerlendirmeler yapılacaktır. Anahtar Kelimeler: Üniversite-Sanayi İşbirliği, Üniversite-Sanayi İşbirliği İstihdam Etkileri, Yerel Ekonomi Üniversite-Sanayi İşbirliği.

Ekonomik etkiUşakÜniversite-endüstri iş birliği+1
Aykut Eryanık
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran zehirlenme vakalarının değerlendirilmesi

Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Araştırma Hastanesi Acil Servisine başvuran zehirlenme olguları ile ilgili demografik özellikleri değerlendirmek ve literatürle karşılaştırmak amacıyla yapılan bu çalışmada 2015-2017 yılları arasında zehirlenme tanısıyla başvuran 1027 olgu yaş, cinsiyet, başvurdukları ay, mevsim, yerleşim yerleri, zehirlenme tipi, alınan ilaç türü, uygulanan tedavi yöntemleri, hastanede yatış süreleri, antidot kullanıp kullanılmadığı gibi demografik özellikleri bakımından değerlendirildi. Çalışmada zehirlenme tanısıyla başvuru yapan 1027 hasta incelenmiştir. 583'ü kadın (%56,8), 444'ünün (%43,2) erkek olduğu görülmüştür. En sık zehirlenme vakasına 21-30 yaş grubunda rastlanmıştır. Zehirlenme vakaları en çok ilkbahar mevsiminde görülmüştür. En fazla görüldüğü aylar mayıs ve nisan aylarıdır. Mayıs ayında %10,9, nisan ayında %9,4 oranında başvuru olmuştur. Vakaların 673'ü il merkezinden (%65,5), 205 hasta köyden (%20) ve 149 hasta ilçeden (%14,5) başvurmuştur. En çok başvurunun 19.00-24.00 saatleri arasında olduğu görülmüştür. Zehirlenmelerin %58.4'ü ilaç kaynaklı görülmüştür. Olguların %40'ı kaza, %60'ı intihardır. Tüm intihar olgularının %61,9'u kadın ve %38,1'i erkektir. Sonuç olarak bu retrospektif çalışma Türkiye'deki zehirlenme vakalarıyla ilgili yapılan diğer çalışmalarla benzer bulgular göstermektedir. Küçük çocuklarda ve yaşlılarda genel olarak kazara zehirlenme görülürken, genç yaşlarda özellikle intihar amaçlı ilaç alımı görülmektedir. Zehirlenmelerin önlenmesi ve tedavisi için toplumlarda bu tarz çalışmaların yapılarak her toplumun epidemiyolojik verilerinin tanımlanması önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Acil servis, antidot, intihar, tedavi, zehirlenme

Acil servis-hastaneAcil tıpPanzehir+5
Selen Büyükçavuşoğlu
Afyon Kocatepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uşak yöresinde küçük ruminantlarda akciğer kılkurdu enfeksiyonları

Bu çalışma, Uşak Yöresi'nde akciğer kılkurdu enfeksiyonlarının yaygınlığını belirlemek amacıyla 250 koyun ve 250 keçi üzerinde yapıldı. Enfeksiyonlardan sorumlu akciğer kılkurdu türleri belirlendi ve enfeksiyonların cinsiyet, ırk ve yaşa göre dağılımları araştırıldı. Akciğer kılkurdu enfeksiyonlarının yaygınlığı koyunlarda %9,6 iken keçilerde ise %34,4 olarak belirlendi. Koyun ve keçilerin tamamında (küçük ruminantlarda) enfeksiyon yaygınlığı %22 olarak tespit edildi. Akciğer kılkurdu enfeksiyonlarının yaygınlığı bakımından koyun ve keçiler arasındaki farklılık anlamlı bulundu (P<0.05). Koyunlarda akciğer kılkurdu enfeksiyonlarının yaygınlığı dişilerde %9,8 olarak belirlenirken, erkeklerde enfeksiyona rastlanmadı. Keçilerde enfeksiyonun yaygınlığı, dişilerde %33,3 ve erkeklerde %53,8 olarak tespit edildi. Tüm küçük ruminantlarda enfeksiyon yaygınlığı dişi hayvanlarda %21,4, erkeklerde ise %38,9 olarak saptandı. Cinsiyete göre farklılık anlamlı bulunmadı (P>0,05). Koyunlarda akciğer kılkurdu enfeksiyonlarının yaygınlığının yaşa göre karşılaştırıldığında, farklılık anlamlı bulunmadı (P>0,05). Keçilerde akciğer kılkurdu enfeksiyonlarının yaygınlığı yaşa göre karşılaştırıldığında farklılık anlamlı bulundu (P<0,05). Koyunlarda akciğer kılkurdu türlerinden M. capillaris'in %5,6, D. filaria'nın %2, P. rufescens'in %1,2 ve C. ocreatus'un %0,8 oranlarında yaygınlık gösterdiği tespit edildi. Keçilerde ise M. capillaris'in prevalansı %34,4 ve C. ocreatus'un %0,4 olduğu saptandı. Koyun ve keçiler akciğer kılkurdu türlerinin yaygınlığı bakımından karşılaştırıldığında fark anlamlı bulundu (P<0,05). Anahtar Kelimeler: Akciğer Kılkurdu, koyun, keçi, Uşak Yöresi

AkciğerAkciğer kılkurduDictycaulus filaria+7
Ercan Erot
Afyon Kocatepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türk istiklal Harbi'nde 5. Süvari Kolordusu

Bu tez 5. Süvari Kolordusu'nun İstiklal Harbi'ndeki harekatını bütüncül olarak irdeleyen ilk tezdir. Bu bağlamda çalışma, 5. Süvari Kolordusu'nun batı cephesindeki aldığı pozisyon, görev, harekat ve işlevini büyün yönleriyle ortaya koymak için yapılmıştır. Araştırma 5. Süvari Kolordusu'nun Kütahya-Eskişehir, Sakarya Meydan Muharebesi, Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muharebesi ve Takip Harekatı'nda aldığı görevler ve faaliyetler ayrıntısıyla ele alınmıştır. 5. Süvari Kolordusu'nun Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'ndeki adı 5. Grup olarak geçmektedir. Anılan grup, Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sırasında Türk Ordusu'nun Yunan Ordusu karşısında Sakarya'nın doğusuna çekilmesi sırasında stratejik bir görev ifa etmiştir. Türk Ordusu geri çekilirken Yunan kuvvetlerini yıpratarak çekilmenin zayiatsız bir şekilde yapılmasını sağlamıştır. 5. Grubun Sakarya Meydan Muharebesi'ndeki en önemli vazifesi Yunan Komuta kademesine ulaşmak ve Yunan kuvvetlerine karşı yıpratma harekatında bulunmaktı. Bu bağlamda Uzunbeyli Baskını ile Yunan Ordu komutanı Anastasios Papulas ve komuta heyeti ele geçirilmeye çalışılmış ancak girişim sonuçsuz kalmıştır. Öte yandan Mangal Dağı Muharebesi ile de Türk ve Yunan Orduları çarpışırken, yıpratma harekatıyla Yunan Ordusu çökertilmiştir. Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra 5. Grubun adı 13 Eylül 1921 tarihinden itibaren 5. Süvari Kolordusu olmuştur. 5. Süvari Kolordusu'nun Büyük Taarruz sırasındaki faaliyetleri ise savaşın kazanılmasında son derece etkilidir. Adı geçen kolordu öncelikli olarak Afyonkarahisar hattında tutunmuş olan Yunan kuvvetlerini Sinanpaşa'nın güneyden girerek çevreleme harekatı yapmış ve Yunan kuvvetlerini oyalamayı başarmıştır. Keza İzmir-Uşak-Afyonkarahisar demir yolu hattını keserek, Yunan Ordusu'nun ikmal, iaşe ve kuvvet dengesini bozmuştur. Ayrıca Büyük Taarruz sırasında Yunan kolorduları arasındaki koordinasyonu ortadan kaldırarak, Yunan birliklerinin birleşmesini engellemeyi başarmıştır. Kolordu, 1 Eylül 1922 tarihinde başlayan Takip Harekatı'yla da Uşak, Manisa, İzmir bölgelerinden Yunan kılıç artıklarını Anadolu'dan tahliye etmiştir. Bu tez, ağırlıklı olarak Genelkurmay (ATASE) Arşivi kaynaklarından, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi ve TBMM Kütüphanesi'ndeki ana kaynaklardan faydalanılarak hazırlanmıştır. Ayrıca telif eserlere de yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: 5. Süvari Kolordusu, Fahrettin Altay, Afyonkarahisar, Uşak, İzmir.

AfyonkarahisarAnkaraAskeri birlikler+7
Çağlar Öngel
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
20
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Coğrafi işaretli gastronomik ürünlerin şehir markalaşmasına etkileri: Uşak tarhanası örneği

Değişen tüketici tercihleri ve artan rekabet koşullarında önemli ekonomik getiriye sahip turizmden pay alabilmek için şehir markalaşmasının etkili bir hale geldiği görülmektedir. Şehirlerin markalaşmasında etkili olan birçok unsur bulunmaktadır. Bu kapsamda çalışmanın amacı, coğrafi işaretli gastronomik bir ürün olan Uşak Tarhanasının Uşak ilinin markalaşması üzerindeki etkisini belirlemektedir. Bu amaca ulaşabilmek için Uşak ilini ziyaret eden yerli turistlerden anket tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde katılımcılar arasında belirlenen gruplarla ilgili istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olup olmadığına yönelik sonuçlara ulaşmak için t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Ankette yer alan tüm ifadelere yönelik ziyaretçilerin görüşlerinin ortalama değerlerini inceleyebilmek için frekans analizi ve ölçekte yer alan "Destinasyon Markalaşması ve Yerel Gastronomi İmajı" değişkenleri arasındaki ilişki için korelasyon analizi ve son olarak yerel gastronomi imajı olarak ele alınan coğrafi işaretli Uşak Tarhanasının Uşak ilinin markalaşması üzerine etkisini belirlemek için regresyon analizi yapılmıştır. Analizlerin sonucunda Uşak Tarhanasının Uşak ilinin markalaşmasında pozitif yönlü bir etkisinin olduğu ve Uşak ilinin markalaşmasında Uşak Tarhanasının %23 oranında etki ettiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Coğrafi işaretler, Şehir markalaşması, Uşak Tarhanası.

Coğrafi işaretlerGastronomiGastronomi endüstrisi+6
Gürkan Kök
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uşaklı mahalli sanatçı Mehmet Karadedeli ve halk kültürüne katkıları üzerine bir inceleme

Mevcut bir toplumun halk kültürü içerisinde yer alan halk müziği, içerisinde bulunduğu toplumun kültürel özelliklerini yansıtan, toplum hakkında bilgiler veren en önemli kaynaklardan birisidir. Kültürel miras olarak kabul edilen bu kaynakların aktarımı konusunda önemli katkıları bulunan kişilerden bazıları da mahalli sanatçılar olmaktadır. Mahalli sanatçılar bulundukları yörenin halk ezgilerini yöresel ağız ve tavır özellikleri içerisinde seslendiren, bulunduğu toplum içerisinde kültür aktarımını sağlayan önemli kişilerdir. Bu doğrultuda yapılan "Uşaklı Mahalli Sanatçı Mehmet Karadedeli ve Halk Kültürüne Katkıları Üzerine Bir İnceleme" başlıklı tez çalışmasında Uşaklı kaynak kişi, derlemeci ve mahalli sanatçı Mehmet Karadedeli'nin biyografisi, kültürel ve müzikal kimlikleri ve bu doğrultuda halk kültürüne yapmış olduğu katkılar araştırılarak tespit edilmiştir. Üç bölümden oluşan bu tez çalışmasının birinci bölümünde Uşak iline ait tarihi, coğrafi, ekonomik, sosyo-kültürel ve halk kültürü içerisinde yer alan geçiş dönemleri ile ilgili özellik ve bilgiler aktarılmış; ikinci bölümde çalışmanın anlaşılırlığını sağlayacağı düşünülen kavramlar dahilinde kültür, halk kültürü, halk bilimi ve bazı kavramlar, Türk halk müziği ve ilgili yayın ve araştırmalar sunulmuş; araştırmanın bulgular kısmını oluşturan üçüncü bölümde ise Mehmet Karadedeli'nin biyografisine, kültürel ve müzikal kimliğine ve halk kültürüne katkıları araştırmanın sınırlılıkları dahilinde tespit edilerek aktarılmıştır. Yapılmış olan bu tez çalışması, Uşaklı mahalli sanatçı Mehmet Karadedeli ile ilgili yapılan ilk sistematik çalışma olması nedeniyle önemli olduğu düşünülmekte ve alan içerisinde çalışmalar yapacak olan araştırmacılara konuyla ilgili fikir sağlayacağı öngörülmektedir.

Halk kültürüHalk müziğiKaradedeli, Mehmet+4
Enes Kıyar
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim II. kademe öğrencilerinin bilgisayar-internet kullanım durumlarının değerlendirilmesi(Uşak ili örneği)

Bu çalışma ile ?İlköğretim II. kademe öğrencilerinin bilgisayar-internet kullanım durumlarının değerlendirilmesi? amaçlanmıştır. Ayrıca bu çalışmada cinsiyet, yaş, öğrencilerin bulundukları sınıf ve öğrencilerin evlerinde bilgisayar olup olmama durumu gibi bazı değişkenlerin katılımcılar üzerindeki etkisi incelenmiştir.Bu araştırmaya toplamda 450 kişi katılmıştır. Bu 450 kişi, Uşak ilinde bulunan 3 ilköğretim okulundaki 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Her sınıftan 150 kişiye ulaşılmıştır.?İlköğretim II. Kademe Öğrencilerinin Bilgisayar-İnternet Kullanım Durumlarının Değerlendirilmesi? amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan 24 maddelik bir ölçek geliştirilmiştir. Uygulanan anket sonucunda elde edilen veriler istatistik programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın amaçlarına uygun olarak, araştırmaya katılan öğrencilerin kişisel bilgileri, yorumları ve görüşlerini betimlemek için frekans (f), yüzde (%) hesaplamaları uygulanmıştır.Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında, ilköğretim II. kademe öğrencilerinin bilgisayar ve internetle iç içe oldukları görülmüştür. Bunun yanında öğrencilerin bilgisayarı ve interneti en çok ödev yapmak amacıyla kullandıkları ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda öğrenciler bilgiye ulaşmada en fazla bilgisayarda interneti kullandıklarını belirtmişlerdir.Anahtar kelimeler: Bilgisayar, İnternet, İnternet kullanımı, İlköğretim

BilgisayarlarTeknolojiTeknoloji kullanımı+4
Emrah Özkan
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yerel kalkınma ve rekabet aracı olarak şehir pazarlamasında yatırımcıların yatırım destinasyon tercih yapılarının belirlenmesi ve Uşak tekstil sektöründe bir uygulama

Son 20-30 yıldır yaşanan köklü değişimler pazarlama yaklaşımını şehirler için zorunluluk haline getirmiştir. Ürünler gibi şehirlerin de pazarlanabileceği varsayımına dayanan şehir pazarlaması ile şehirler için doğru hedef pazar seçimi, hedef pazarların istek ve ihtiyaçlarının doğru tespiti ve rakip şehirlere göre daha üstün değer sunacak pazarlama karması oluşturulması amaçlanmaktadır.Bu çalışmada, Uşak ilinde faaliyet gösteren tekstil işletmelerinin yatırım destinasyon tercih yapıları ve tekstil yatırım destinasyonu olarak Uşak ile ilgili algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla destinasyon tercih yapılarının belirlenmesinde konjoint analizi, tekstil yatırım destinasyonu olarak Uşak ile ilgili algıların belirlenmesinde ise iki örnek t testi, varyans analizi ve ki-kare analizleri kullanılmıştır.Araştırmada; destinasyon tercihinde maliyet, işgücü ve teşvik gibi geleneksel faktörlerinin yanında yaşama kalitesi, küme ve sektörel imajın da önemli olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular Uşak'ın, tekstil yatırım destinasyonu olarak özellikle sektörel imaj ve yaşam kalitesi faktörlerine daha fazla yatırım yapması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bunun dışında, Uşak'ta bulunan tekstil kümesinin önemli bir rekabet avantajı sağlayabileceği görülmektedir.

DestinasyonGelişmekte olan illerKentler+6
Hasan Hüseyin Ceylan
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uşak yöresi sütçü sığırlarda subklinik paratüberkülozun prevalansı

Paratüberküloz (pTB), Mycobacterium avium subsp. paratuberculosis'in (MAP) neden olduğu, ruminantların kronik, yangısal ve ölümcül bir hastalığıdır. Enfeksiyon uzun süren ?subklinik? evre ile karakterizedir. Bu dönemdeki sığırlar sürüdeki diğer hayvanları enfekte edebilme kabiliyetindedir. pTB, özellikle süt sığırı işletmelerinde ekonomik kayıpların en önemli nedenlerinden biridir. MAP, insanlarda Crohn's hastalığının muhtemel etkeni olup, zoonotik potansiyeli nedeniyle ayrıca önem arz eder. Subklinik pTB'li hayvanlar hastalığı sağlıklı bireylere bulaştırma eğilimlerinden dolayı da önemlidir. Türkiye'de pTB'nin varlığı uzun yıllardır bilinmesine rağmen, hastalık ve hastalığın prevalansı üzerine yürütülmüş bilimsel çalışma sayısı oldukça azdır. Uşak yöresi süt sığırlarında hastalığın prevalansı üzerine gerçekleştirilmiş bilinen bir bilimsel rapor ise mevcut değildir. Sunulan çalışmada süt sığırı yetiştiriciliği yapılan Uşak yöresinde subklinik pTB'nin prevalansının ortaya konulması amaçlandı. MAP, dışkı ve süt örneklerinde, direk bakteriyoskopi tekniği ve Ziehl-Nelseen boyama ile pozitif bulunan numunelerde ise kültür ve PZR (Outer ve Nested) teknikleri ile belirlendi. Çalışmada hayvan materyali olarak, optimal süt verimine ve BCS'ye sahip, klinik olarak sağlıklı ve 3-7 yaşlı 200 Holştayn süt sığırı kullanıldı. Uşak yöresi süt sığırlarında subklinik pTB'nin prevalansı dışkı örneklerinde; Ziehl-Neelsen boyama ile %17, Outer PZR tekniği ile %9.5, Nested PZR tekniği ile %20, Bakteriyolojik Kültür sonuçlarına göre %4, süt örneklerinde ise; Ziehl-Neelsen boyama ile %15.5, Outer PZR tekniği ile %5.5, Nested PZR tekniği ile %17.5 ve Bakteriyolojik Kültür sonuçlarına göre %2.5 olarak tespit edildi. Sonuç olarak; Uşak bölgesi süt sığırlarında dışkı ve süt örneklerinde, PZR teknikleri ile elde edilen prevalans değerlerinin Türkiye'nin diğer bölgeleri ile karşılaştırıldığında yüksek olduğu ortaya kondu.

ParatüberkülozPrevalansSüt+5
Deniz Yıldırım
Afyon Kocatepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uşak bölgesinde halk elinde bulunan sığırlarda infectious bovine rhinotracheitis (IBR) hastalığının görülme sıklığı, klinik, hematolojik ve biyokimyasal kan değerlerinin ölçülmesi

Bu çalışmanın amacı bovine rhinotracheitis (IBR) ile doğal enfekte sığırlarda insidensle birlikte klinik, hematolojik ve kan biyokimyasal parametrelerin birlikte değerlendirilmesiydi. Toplam 21 adet çiftlikte, yaşları 1 ay ile 8 yaş arasında değişen aşılı veya aşısız toplam 296 sığır değerlendirildi. Virolojik tetkiklerden sonra hayvanlar şu şekilde 3 gruba ayrıldı: 296 hayvandan 38 adedi IBR aşılı ve Antikor (+) ilk grubu, aşısız fakat IBR antikor tespit edilen 25 hayvan 2. grubu, geriye kalan 232 hayvan ise IBR aşısız ve antikor (-) grubu oluşturdu. IBR ile ilgili olarak solunum sistemi, jinekolojik ve gastrointestinal sistem klinik muayeneleri tüm hayvanlarda yapıldı. Alyuvar (RBC), total lökosit sayısı (TL), lenfosit (LYM%), monosit (MON%), nötrofil (NOT%), eosinofil (EOZ), basofile (BAZ), nötrofil/granulosit oranı (N/Gr), mean corpuscular volüme (MCV), hematokrit (HCT), mean cell hemoglobin (MCH), mean corpuscular hemoglobin concentration (MCHC), hemoglobin (HB) değerleri Melet M-S-9-3 Cell Dynn-hematoloji analizörü kullanılarak ölçüldü. Biyokimyasal olarak tüm hayvanlarda kan serumu Aspartate amine transferase (AST), alanine aminotransferase (ALT), gamma-glutamyl trasnferase (GGT), total protein (TP), albumin (ALB), kolesterol (CHOL), üre (UREA), kreatinin (CREA), glukoz (GLU), high density lipoprptein (HDL) ve low density lipoprotein (LDL) ölçüldü. Hematolojik olarak aşısız ve antikor (+) grupta lenfopeni ile birlikte nötrofil ve monosit sayılarının diğer gruplara göre yüksek olduğu görüldü (P<0.05). Öte yandan, benzer bir şekilde AST, GGT enzim aktiviteleri ile TP ve CREA konsantrasyonlarının da aşısısz ve antikor (+) grupta yüksek, ALB konsantrasyonunun ise düşük olduğu saptandı (P<0.05).Sonuç olarak, IBR enfeksiyonunun hematolojik ve biyokimyasal parametrelerle birlikte değerlendirilmesinin hayvan sağlığı ile pratikte ilgilenen veterinerler için oldukça faydalı olacağı görüldü.

HematolojiHerpesvirüs 1-sığırHerpesvirüs enfeksiyonları+5
Armağan Çam
Afyon Kocatepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Burdur ve yöresi halk bilimi ürünlerinde eski Türk inançlarının izleri

11 ÖZET BURDUR VE YÖRESİ HALK BİLİMÎ ÜRÜNLERİNDE ESKİ TÜRK İNANÇLARININ İZLERİ Fuat Naci KÖSE Türk Dili Ve Edebiyatı Anabilim Dalı Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eylül 2001 Danışman: Doç. Dr. Hayrettin RAYMAN Türk Topluluklarının geçmişten günümüze doğru tarihî, coğrafî, siyasî ve sosyolojik sebepler yüzünden çeşitli inanç sistemlerini benimsedikleri bilinmektedir. Benimsenen her yeni inanç sistemi, bir öncekini ya kısmen ya da tamamen yasaklayarak kendine yer açmaya çalışmıştır.Ancak, bir önceki inanç; her seferinde Türk kültürü içindeki yerini şu veya bu şekilde muhafaza etmiş ve Türk sosyal hayatıyla birlikte günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Bu çalışmada insan hayatının çeşitli evreleri esnasında önemli bir yere sahip olan gelenek, görenek, âdet ve töreler ile; insan hayatının önemli geçiş dönemlerinden sayılan doğum, evlenme, ölüm gibi inanç ve pratiklerle günümüze kadar taşınan eski Türk inançlarının Burdur yöresindeki izleri tanıtılmaya çalışıldı. Giriş bölümünde yörenin tarihî, coğrafî ve kültürel yapısı, tarih öncesinden başlanarak tanıtılırken; yöre kültürün tarih ve coğrafya ile olan ilişkileri vurgulandı. Birinci bölümde toplulukları bir araya getiren ve millet olma özelliği kazandıran öğelerin yanında inançların da önemli bir yere sahip olduğu bilinciyle Halk Bilimi vem Din; buna bağlı olarak Türk dinleri içinde yer alan Tengri, iyeler, kişioğlu ve kam tipinin fonksiyonları tanıtıldı. Bunların yöre insanları üzerinde var olan etkileri örneklerle tespit edilmeye çalışıldı. İkinci bölümde, insan hayatında önemli bir etkiye sahip olan doğum, ad verme, evlenme, askerlik ve ölüm gibi geçiş törenlerine yön veren eski Türk inançları tespit edilerek örneklcndirilirkcn; yöre insanının hayatına etki eden ve kaynağını eski Türk inançlarından alan (kurban, yağmur duası, avcılık gibi) tören ve pratiklere de yer verildi. Üçüncü bölümde ise, yöre insanının hayatında önemli yer işgal eden uğur ve uğursuzluk, rüya, renk, nazar, halk takvimi ve halk hekimliği ile ilgili inanç ve pratiklere yer verilerek "Diğer İnanç ve Gelenekler" başlığı altında incelendi. Burdur ve yöresindeki inançlarla ilgili olarak yaptığımız bu çalışma sonucunda Türk sosyal ve dini hayatının geçmişten günümüze kadar bir bütünlük gösterdiğini; Orta Asya'dan Anadolu'ya gelen Türk boylarının eski Türk inanç ve pratiklerini beraberinde taşıyarak günümüzde de yaşattıklarını söylemek mümkündür.

Eski Türk dinleriHalk bilimiTanrı+3
Fuat Naci Köse
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seramik kaplama malzemeleri sanayi işletmelerinde muhasebe bilgi sistemi ve Uşak ili uygulaması

YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZETİ SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SANAYİ İŞLETMELERİNDE MUHASEBE BİLGİ SİSTEMİ VE UŞAK İLİ UYGULAMASI v Erdoğan ÖZGÜR İşletme Anabilim Dalı Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mayıs 2001 Danışman : Prof. Dr. Halim SÖZBİLİR Bilgi ve bilişim teknolojisindeki hızlı gelişmeler ülkemizde seramik kaplama malzemeleri sanayi işletmelerinin üretimim gerçekleştirdikleri endüstri ürünleri olan yer ve duvar karolarına olan ihtiyacı gün geçtikçe artırmıştır. Seramik ürünlerinin sahip olduğu kullanım alanları ve özellikleri bu ürüne olan talep artışlarının ana etkenini oluşturmaktadır. Türk seramik kaplama malzemelerinin dış ticaret hacmi de bu gelişmelere paralel olarak gün geçtikçe büyümektedir. Bugün Türkiye seramik kaplama malzemeleri üretiminin %30'a yakınını dış ticarete yoluyla satmaktadır. Türkiye'de ve dünya gelecek yıllarda seramik kaplama malzemelerinin tüketiminin ve dış ticaret yoluyla satışı giderek artan bir önem kazanacağı görülmektedir. Seramik karo üretim sürecinde elde edilen veriyi bilgiye dönüştürme ve bilgiyi en iyi şartlarda kullanma, işletmelerin üretim faaliyetlerinde sürekli olarak karşılaştıkları ve çözüm yollan aradıkları en önemli konulardan birisidir.m Mamul maliyetinin doğru hesaplanması giderlerin akılcı kontrolü ve yöneticilerin çalışmalarının etkinliğinin ölçülmesi, strateji planlarının uygulamaya konulması hedeflenen politikalara ulaşılması bütçe denkliğinin sağlanması bir takım ruhunun oluşturulmasına bağlıdır. Seramik kaplama malzemeleri işletmeleriyle ilgili iç ve dış çevrenin işletme faaliyetlerini değerlendirmesi için gereksinim duyduğu doğru ilgili ve zamanlı bilgileri sağlaması gerekir. v Bu düşünceden hareket ederek, bu tez çalışmasında özellikle yaşadığımız yüzyılın gereği olarak bilgi ve bilginin kullanımı işlenmesi sürecinde dış pazarlarda gittikçe önemli bir pazar yakalayan rekabet imkanlarım artırmak isteyen Türk seramik kaplama malzemeleri sektörünün üretim sürecinde muhasebe bilgi sistemin kurulması ve kullanımında yaşanan organizasyon bozuklukları varsa bunlara çözüm önerileri getirerek genel bir değerlendirme yapılması amacı güdülmektedir.

Endüstri işletmeleriMuhasebe bilgi sistemleriSeramik endüstrisi+2
Erdoğan Özgür
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

XX. yüzyılda Uşak kazası

Araştırmamızın sahasını oluşturan Uşak'ın günümüzde; kuzeyinde Kütahya'nın Gediz ilçesi, güneyinde Sivaslı ve Ulubey ilçeleri, güneybatısında Eşme ilçesi, doğusunda Banaz ilçesi ile batısında Manisa'nın Selendi ve Kula ilçeleri bulunmaktadır. Uşak'ta yerleşme M.Ö. 4000 yılına kadar uzanmaktadır. Uşak sırasıyla; Hititler' in Frigleı' in, Lidyalılar' m, Persler' in, Makedonyalı Büyük İskender' in, Romalılar' m hakimiyetine girmiştir. Kavimler Göçünden sonra Roma' nın ikiye ayrılmasıyla, Doğu Roma sınırları içersinde kalmış ve M.S. 12. yüzyıla kadar bu durum devam etmiştir. Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan' m 1182' de Uluborlu ve daha sonra Kütahya civarını fethetmesiyle bölge Türk hakimiyetine girmiştir. 1390 lı yıllardan itibaren Osmanlı Beyliği hakimiyetine giren Uşak, 1953 yılına kadar Kütahya Vilayeti'nin bir kazası olarak kalmıştır. Tarihinde üç büyük yangın geçirmesi ve 1920Ill yılından 1922 yılına kadar Yunan işgaline ve mezalimine maruz kalmasına rağmen, kısa sürede ekonomik ve kültürel yönden yaptığı atılımlarla birçok il merkezine oranla, ileri derecede sanayileşme, kentleşme ve dışa açılımı gerçekleştirmiştir. Uşak'ın gerek verimli bir ova üzerine kurulması, gerek İç Anadolu ve Ege kıyılarını birbirine bağlayan önemli ticaret ve ulaştırma yollarının merkezinde bulunması, gerekse yöre insanının girişimci ruhu sonucunda canlı bir ekonomik yapı oluşturulmuştur. 1953 yılında il olması ve 1973' te kalkınmada öncelikli yö reler kapsamına alınmasıyla birlikte Türkiye'nin önemli sanayi şehirleri arasına girmiştir.

20. yüzyılUşak
Erdoğan Solak
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2001
00

İlgili konular