Yüksek LisansAçık Erişim

İbn Haldun ve Montesquieu'da toplum ve devlet anlayışı

2019
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Funda Kemahlı Garipoğlu

Özet (TR)

Bir tarihçi olan ve sosyolojinin temellerini atan İbn Haldun, XIV. yüzyılda yaşamıştır ve siyasetten ekonomiye, tarihten sosyolojiye kadar birçok alanda fikirler sunmuştur. Onun bu düşünceleri çağının çok ilerisindedir, bu yüzden fikirleri ve düşünceleri zamanla kabul edilmiştir. İbn Haldun yeni bir tarih anlayışı ile "Umran İlmini" ortaya atmıştır. Bu ilmi, Mukaddime adlı eserinde ayrıntılı bir şekilde anlatmıştır. Bu bilim anlayışı ile toplumu analiz etmiş ve devletlerin oluşum sürecini incelemiştir. İbn Haldun, toplumun doğuşunu, gelişmesini ve yıkılmasını ve bunların nedenlerini bilimsel yöntemle incelemiştir. Umran ilminin konusu, insanın toplumsal hayatı olmuş-tur ve bunun nedeni ise toplumsal olgular olduğunu belirtmiştir. Bu bilim sayesinde İbn Haldun devlet kuramını da oluşturmuştur. Ona göre, devletin kuruluşundan yıkılışına kadar bütün evreler nedensellik bağı ile birbirine bağlanmıştır. İbn Haldun, toplumu incelerken asabiyet kavramını önemle vurgulamıştır. Asabiyet kavramı ve Umran, İbn Haldun'un en önemli kavramlarındandır. Montesquieu ise 18. yy aydınlanma düşünürlerinden birisidir. Kanunların Ruhu adlı eserindeki düşünceleri de ondaki aydınlanma ruhunu bize göstermektedir. Aynı zamanda bir hukukçu olan Montesquieu eserinde, genel anlamda kanunları incelemiş ve bu genel kanunlardan her toplumun kendine özgü olarak yarattığı kanunları ortaya çıkarmaya çalışmıştır. Eserinde kanunların ruhunu incelediğini ifade etmiştir. Montesquieu'ya göre, bir toplumun maddi ve manevi değerlerinin tümü, o toplumun kanunlarını etkilemiştir. Bunlar bir ülkenin iklimi, coğrafyası, yönetim şekli, dini, ahlakı vb. değerler olduğunu ifade etmiştir. Sonuç olarak bütün bu nedenler o toplumun genel düzenini belirlemiştir. Bu genel düzen kanunların ruhunu oluşturmuştur. Yönetim şekillerini temel olarak Cumhuriyet, Monarşi ve Despotizm diye üçe ayırmıştır. Bu yönetimlerde var olan yasama, yürütme ve yargı erklerinin çalışma alanlarının ayrı olması fikrini geliştirmiştir. Bu ayrımı iklim, coğrafya, din vs. gibi olgularla desteklemiştir. Her toplum için hangisinin daha elverişli olduğunu açıklamıştır. Montesquieu eserinde "Kuvvetler Ayrılığı" teorisine de son şeklini vererek günümüz demokrasilerini de etkilemiştir. Buna göre, Montesquieu'nun, yönetim şekilleri ve kuvvetler ayrılığı hakkındaki görüşleri birbirinden ayrılmaz nitelikte oluşmuştur. Her iki düşünür de farklı metot ve görüş açılarıyla, kısaca farklı amaçlarla yola çıkarak sonuçta yine farklı yerlere varmalarına rağmen benzer noktalarda görüş birliğine varmışlardır. Bu noktada eserlerinin temelini teşkil eden ve üzerinde en çok durulan noktadır: Toplum ve Devlet. Bu çalışmada, çağımızda "toplum ve devlet" anlayışına ışık tutan ve bu konularda çalışmalar yapan İbn Haldun ve Montesquieu, günümüz gerçeklerini daha iyi analiz edebilmiş ve aynı zamanda toplum ve devlet anlayışları açısından karşılaştırılarak incelenmiştir. Bu sebeple, bibliyografya yaparak yaşam ve dönem şartlarını belirtmek, daha sonra ise her ikisini de meşgul eden toplum ve devlet kavramını ve bu noktada görüşlerinin belirtildiği iki eserin Mukaddime ve Kanunların Ruhu, toplum ve devlet açısından incelenmesini ve bu şekilde iki düşünürün fikirleri karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tarih, Mukaddime, Umran, Asabiyet, Devlet, Toplum, İklim, Yasaların Ruhu, Kuvvetler Ayrılığı.

Yazar

Dr. Merve Berkli

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Merve Berkli (Yüksek Lisans Tezi). İbn Haldun ve Montesquieu'da toplum ve devlet anlayışı, 2019, Erzincan Binali Yıldırım University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Erzincan Binali Yıldırım University tezlerinden daha fazlası