İkinci Meşrutiyet döneminde kadınlar: İzmir örneği
2019
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Bayram Bayrakdar
Özet (TR)
İslamiyet öncesi Türk toplumunda kadın, siyasal, askeri ve toplumsal hayat içerisinde erkekle eşit, sınıfsal ayrıma maruz kalmadan yer alabiliyordu. Türklerin farklı coğrafyalara gerçekleştirdiği göçler, dinsel, toplumsal, kültürel açılardan değişime uğramalarına neden olmuş, kadının toplumdaki statüsü de bu değişimlerden payını almıştır. İslam, cahiliye devrinde kız çocuklarının utanç kaynağı olarak görülmesine, kadının değersizleştirilmesine karşı gelmiştir; fakat zamanla toplumların değişen koşullar altında uyguladıkları yaptırımlar kadına İslam başlığı altında, farklı bir bakış açısı getirmiştir. İslam'a rağmen Osmanlı'da kadınlar toplumsal hayattan tamamen çekilmemişti. Köylerde hem tarla hem de ev işini yapan olduğu için kadın emeği erkek emeğinden daha fazlaydı. Kentlerde Müslüman kadın daha dar alanda kalıyorken, hem Müslüman hem soylu aileden olanlar, ailelerinin desteği ile eğitimlerini alabiliyor, daha çok imkandan yararlanıyorlardı. Gayrimüslim olan Osmanlı azınlıkları ile yabancı uyruklu kadınlar, toplumsal hayatta Müslüman kadından daha farklı bir konumda bulunmaktaydı. II. Mahmut döneminde başlayan Avrupa'ya öğrenci gönderme modası kısa zamanda modernleşme anlamında meyvelerini vermiştir. Avrupa'da Fransız Devrimi ve Sanayi Devrimi ile kadın gerek iş hayatında gerekse toplumsal hayatta daha etkin hale gelmiş, hak talep etmiş ve kazanmıştır. Vatanlarına geri gelen öğrenciler devletin kötü gidişi hakkında kafa yorarken, kadınların eğitiminin toplumu kalkındırmada önemli bir etki yaratacağını düşünmüşler ve Tanzimat ile romanlarda, gazetelerde, dergilerde bu fikri yansıtmaya çalışmışlardır. Kadın yuvanın en önemli öğesidir. Çocuğu doğurduktan sonra onun bakımıyla ilgilenmesi, çocuğun ilk öğretmeni olarak kabul edilmesi, kadının bilgili olması gerektiği yargısını doğurmuştur ki haklılık payı oldukça yüksektir. Kadının topluma bilinçsizse yetiştireceği bireyde sevgi saygı olmayacağı gibi aidiyet duygusu da olmayacaktır. Devleti ayakta tutan unsur bireyin eğitiminden geçer. Bilinçli insanların kadına rol biçmesi bundan kaynaklanmaktaydı. İncelediğimiz dönemde, özellikle yüzyıla damgasını vuran Fransız İhtilali doğrultusunda Osmanlı gibi bütün çok uluslu devletleri etkileyen milliyetçilik akımı ve Sanayi Devrimi dolayısıyla sanayisi olan devletlerin kapitalist rejimlerini devam ettirmelerini sağlayacak sömürgeci düzenin Osmanlı üzerindeki oyunları ile karşılaşmaktayız. Dağılmakta olan devletin dağılmasını engellemek için mücadele eden vatansever grupların, dağılmayı her yönden engellemek amacıyla uyguladıkları çabalar, modernleşmeyi sadece siyasi alanla sınırlı tutmamış toplumsal, kültürel, ekonomik alanlarda da çalışmalar yapılmıştır. Bu doğrultuda toplumun kalkınmasıyla eş değer olan kadın kavramı hiç olmadığı kadar gündeme gelmiştir. Anadolu başlı başına inceleme konusu iken Osmanlı'nın egemen olduğu topraklardaki kültürü bir bütün olarak incelemek çok zordur. Modernleşmenin etkisini süratle gösterdiği XIX. yüzyılın son çeyreği, Osmanlı kültür ve toplum hayatının canlandığı dönemdir. Bu doğrultuda gazeteler, dergiler, bildiriler ile halk aydınlatılmaya çalışılırken, Avrupalılaşma doğrultusunda sosyal hayatı canlandıran yeni eğlence türleri Osmanlı toplumuna giriş yapmıştır. Bu durumu etkileyen temel sebeplerden biri Osmanlı'nın batıya açılması ile başlayan değişim süreci iken bir diğer sebep Avrupa'nın gelişen sanayisine ham madde bulmak amacıyla Osmanlı gibi sömürü düzenine açık ve kendini koruyamayan devletlere yönelmeleridir. Osmanlı limanları Avrupalı tüccar ve sanayiciler tarafından ekonomik olarak işgal edilmiştir. Buraya yerleşen Avrupalı ekonomik grupların kendi alışkanlıklarını bu topraklara taşıması sonucu taşradaki Osmanlı nüfusunun birebir Avrupalı gruplarla tanışmaları söz konusu olmuştur. Bu durum Osmanlı devleti içinde yaşayan gruplar arasında tartışmalara neden olmuştur. Tartışmaların en önemli konularından biri kadının toplumdaki statüsü olmuştur. Bu yüzyılda İstanbul'dan sonra parlayan şehir olan İzmir'in farklı kültürleri bir arada barındırması şehrin mimari yapısına, eğitimine, giyim tarzına, ekonomisine, toplumsal hayatına değişim yaşatacak kadar yansımıştır. İstanbul rol model alınarak başlanan modernleşme sürecinde İzmir azımsanmayacak kadar önemli bir noktadadır. Bu çalışmada Meşrutiyet döneminde özgürlük hareketlerinin başlamasından yararlanan kadınların haklılık mücadelesinin İzmir hali incelendi. İzmir toplumu, gayrimüslim sayısının fazlalığından dolayı İstanbul'a göre pek çok konuda geriden gelmektedir. İzmir kadınıyla ilgili elimizdeki kaynaklar kısıtlı olsa da azımsanmayacak gelişmeye damga vurduklarını görmekteyiz. Özgün bir metin çıkarmak amacıyla bu çalışmada İzmir basınından ve konuyla ilgili yazılmış kitap, makale ve tezlerden yararlanılmıştır. Anahtar Kelimler: Kadın, Meşrutiyet, Edebiyat, Siyaset, Tiyatro, Ekonomi, Basın, Hamam, İzmir, Tesettür, Kıyafet
Yazar
Dr. Özge Solmaz
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Özge Solmaz (Yüksek Lisans Tezi). İkinci Meşrutiyet döneminde kadınlar: İzmir örneği, 2019, Dokuz Eylül University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- Düşünce ve uygulamaları ile Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan(2018)
- Bronşektazili hastalarda modifiye artan hızda basamak testinin belirleyicileri(2021)
- Ekonomik kriz ve Türkiye'de organize suçlar(2020)
- CPAP tedavisi altında olan orta ve ağır obstrüktif uyku apnesi tanılı hastalarda, orofaringeal egzersizin etkinliği: Randomize kontrollü klinik çalışma(2020)
- Vergi yükü açısından seçilmiş eski SSCB ülkeleri ve Azerbaycan(2020)
