Master'sOpen Access

İlk ve orta öğretim yabancı dil eğitiminde birinci yabancı dil seçimi: Pedagojik ve yapısal açıdan tercih ölçütleri üzerine

2015
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ergün Serindağ

Abstract (TR)

Bir çok ülkede incelenen ve üzerine bilimsel çalışmaların yapıldığı bir alan olan eğitim politikaları, çok boyutlu ve karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu politikaların genel olarak başarılı olabilmesi için alt dallarının iyi bir şekilde planlanması ve üzerinde çalışılması gerekir. Bu bağlamda incelenmesi gereken konulardan biri de eğitim politikalarının alt bir dalı olan yabancı dil politikasıdır. Temelde Türkiye'deki yabancı dil politikasından (politikasızlığından) kaynaklanan nedenlerden dolayı yabancı dil etkin bir biçimde öğretilememekte ve bunun yansıması olarak da Türkiye'nin dünya sıralamalarında üçüncü dünya ülkelerinin çoğundan daha geride olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. Zira bir ülkenin yabancı dil politikasının en önemli ayağı kuşkusuz hangi yabancı dillerin öğretileceği ve bunların nasıl sıralanacağı konusudur. Bilindiği üzere yaygın olarak ülkemizde birinci yabancı dil olarak İngilizce öğretilmektedir. Bu çalışmanın amacı, hem pedagojik ve yapısal açıdan hem de Avrupa'nın savunduğu çokdillilik politikası açısından bu seçimin ne kadar isabetsiz olduğunu ortaya koyarak İngilizcenin yerini ve önemini göz ardı etmeden, sadece İngilizcenin birinci yabancı dil olarak öğretilmesinin öğrenilmesi gereken diğer yabancı dilleri olumsuz etkilediğine parmak basmaktır. Bununla birlikte İngilizceden yapısal açıdan daha kapsamlı ve karmaşık olan Almancanın birinci yabancı dil olarak öğretilmesinin pozitif sonuçlarından faydalanarak öğrencileri hem birinci hem de ikinci yabancı dilde etkin bir şekilde yetiştirmek, çokdillilik politikasının bir gereğidir. Çünkü ilerleyen yaşlarda yapısal olarak daha kapsamlı olan Almancayı öğrenmek öğrencilere zor geldiği gibi, birçok bilim adamı da böyle bir dilin daha erken yaşta kavranmasının daha kolay olduğunu savunmakta ve ardından göreceli olarak daha kolay olan bir dili yüksek motivasyon ile kısa sürede öğrenildiğini söylemektedir. Bunun yanı sıra ikinci yabancı dildeki motivasyon eksikliği de sıkça görülmekte olan problemlerden birisidir. Bu sıralama değişikliğinin bu sorunu da ortadan kaldıracağı görüşündeyiz. Çünkü küçük yaşta öğretilmiş olan Almanca, Almanca ve İngilizcenin dilbigisi ve sözcük dağarcığı gibi dilsel birçok alanda birbirine benzer diller olmasını temel alarak yapılan ikinci yabancı dil İngilizce derslerinde Almancadan yararlanılabiliyor olması öğrencide "ben bunu zaten biliyorum" duygusuna yol açtığı gibi olumlu motivasyona da yol açacaktır. Göz ardı edilmeyecek başka bir etken ise öğrencilerin ikinci yabancı dili öğrenmeye başladığı yaştır. Zira dokuzuncu sınıfta zorunlu olan ikinci yabancı dil öğretiminin başlamasında öğrenciler ergenlik dönemindedir (ortalama 15 yaşlarındadır) ve yabancı şarkılara, filmlere ve ünlülere yani kısacası İngilizce aktarılan tüm dış dünyaya çok merak salmışlar ve bu sebepten de İngilizceye dört elle sarılıp, severek ve isteyerek İngilizceyi öğreneceklerine hiç kuşku yoktur, ancak aynı şeyi Almanca için söylemek maalesef söz konusu değildir. Bu çalışmada, yukarıda ortaya konulan düşünceleri ve açıklamaları doğrulamak adına araştırmalar yapılmış ve yapılan anketlerle elde edilen bilgiler incelenerek bu bağlamda ulaşılan veriler neticesinde birinci yabancı dil olarak Almanca öğrenen öğrencilerin ikinci yabancı dil olarak İngilizceyi daha kolay kavradıkları ve her iki dili de etkin bir şekilde öğrenebildikleri bulgularına ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra öğrencilerin İngilizce öğrenirken Almancadan faydalandıkları ve ilerleyen zamanlarda üçüncü bir yabancı dil öğrenmek istedikleri de sonuçlar arasında yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Çokdillilik, ikinci yabancı dil, dil politikaları, yabancı dil öğretimi.

Author

Dr. Aişe Sezik

How to Cite

Aişe Sezik (Yüksek Lisans Tezi). İlk ve orta öğretim yabancı dil eğitiminde birinci yabancı dil seçimi: Pedagojik ve yapısal açıdan tercih ölçütleri üzerine, 2015, Çukurova University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Çukurova University