Master'sOpen Access

Kent kimliği

1999
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Kemal Görmez

Abstract (TR)

Kent kimliği, kısaca bir kenti diğer kentlerden farklılaştı ran, kente özgü niteliklerin tamamı olarak tanımlanabilir. Kentin doğal nitelikleri (topografya, iklim, bitki örtüsü, jeolojik yapı) ile yapay nitelikleri (mimarlık, meydan, kent mobilyaları) kent kimliğinin oluşturan fiziksel etmenlerdir. Mekansal öğeler dışında toplumun mekana yüklediği anlamlar, istekler ve davranışlar şeklinde ortaya çıkan sosyal ve kültürel ilişkiler ile toplumun, tarihsel süreç içerisindeki siyasi, ekonomik, ideolojik, dinsel özellikleri de sosyal kimliği oluşturmakta ve dolayısıyla kent kimliğini belirlemektedir. Mimarlık, kent planlama ve kentsel tasarım da kent kimliğinin oluşumunda disiplinler arası önemli bir rol oynamaktadır. Kent kimliği mekansal ve sosyal kültürel özelliklerin karşılıklı olarak etkileşimi neticesinde zamanla oluşmaktadır. Kente yakıştırılan kimliğe; ancak kentlerin görünen özelliklerinin ötesine geçerek anlamlar yükleme, ileriye dönük olarak idealleştirme ve imgeleme yoluyla ulaşılabilir. Günümüzde kent kimliği yeni toplum ve insan ilişkileri, teknoloji, iletişim araçları, bilimsel gelişmeler doğrultusunda sürekli olarak yeniden üretilmekte ve değişmektedir. Bu gelişmeler doğrultusunda aynı zamanda kentin anlamı da değişmekte, kentli ve kentleşme kavramları kimlik ve farklılık temelinde yeniden tanımlanmaktadır. Kent kimliği tarihsel süreç içerisinde incelenirse, Antik Çağda, Orta Çağda, Rönesans döneminde kentlerin bu döneme özgü mekansal ve sosyo kültürel özelliklerine uyumlu belli kimliklere sahip olduğu görülür. Özellikle fiziksel anlamda kentlerin kimlikleri bellidir. Modern çağda her alanda yaşanan hızlı gelişmelerle, kent kimliğinde radikal dönüşümler yaşanmış ve ortaya kent kimliğinden öte kimliksizlik veya tek kimlikli oluşumlar çıkmıştır. Kent kimliği kapitalizmin mekanı yeniden üretimi ile biçimlenmiştir. Evrensellik ve modernleşme tartışmalarında serbest piyasa ekonomisi ve batı tipi demokrasisi kent kimliklerinin belirlenmesinde önemli rol oynamış ve bu batılılaşma olarak adlandırılmıştır. Kente yaklaşımlarda kültürel faktörler göz263 1 ardı edilmiş, ekonomik yapının son kertede belirleyici olduğu sosyal, kültürel, ideolojik ve politik yapıların bir yansıması olarak kent ele alınmış, mekanın kendisinin bir analiz nesnesi olduğu ortaya konulmamış ve mekan, zaman tarafından kuşatılmıştır. 20. yüzyılın son dönemlerinde toplumların her alanını etkileyen, ekonomi, kültür, ideoloji, bilim ve politika alanlarında yaşanan dönüşüm ile var olan yaklaşımlar sorgulanmaya başlanmıştır. Bu dönemde postmodernizm tarafından, aydınlanma sonrası gelişen modernist bakış açısını oluşturan pozitivist teori, toplumların ilerlemeci, kalkınmacı bütüncül yaklaşımları, insanı baskı altına aldığından eleştirmektedir. Kent kimliğini tek bir bütün olarak ele alan, farklı kimliklere izin vermeyen, diğer kimlikleri baskı altına alan, kenti kitlesel üretimin mekanı olarak gören modernleşmenin homojenleştirici etkinliğine karşı, postmodernizm yerel kültürel kimliklere izin veren, farklılık temelinde kimliği oluşturan, çoğulculuğa ve parçalanmanın kabul edildiği farklılıkların vurgulandığı bir bakış açısını ön plana çıkarır. Geçmişteki kimliklerin yeniden canlandırılarak, yenilerle eklektik bir biçimde bir araya gelmesi istenmektedir. Bunlarla beraber postmodernizm kendisi taklit olan, bir bütünün parçaları olarak değil kendi başlarına anlamı olan ilintisiz kent mekanları yarattığı, kent kimliği adı altında kendi kültürünü ve geleneklerini pazarladığı ve reklamcılık söylemleri ile desteklenen bir kaos ortamı oluşturduğu noktasında eleştirilere uğramaktadır. Dünya toplumlarının gelişen teknoloji araçlarına paralel olarak ekonomik, politik, kültürel ve kitle iletişim araçları alanlarında, dünyanın neresinde olunursa olsun etkileşimlerin meydana geldiği, faklılıkların yok olduğu küreselleşme etkisi görülmektedir. Kentler kendi faklılıklarını vurgulamak için sermayeyi kendilerine çekerek kendilerine bir kimlik oluşturup diğer kentlerden farklılıklarını vurgulama çabası içindedirler. Kentler sahip olduğu mekansal, sosyal kültürel ve işlevsel özelliklerini pazarlama yolunu seçmişlerdir. Ulus devlet sınırlarını aşan ilişki ağları noktasında dünya kentleri ortaya çıkmaktadır.264 \ Küreselleşme yerelleşmeyi de beraberinde getirmektedir. Küreselleşmenin, insanları kendilerine ait hissettikleri yerlerden koparan, yalnızlığa iten durumuna karşı yeni aidiyet alanlarını geliştirmeleri, faklılıklarını kimliklendirmelerine yol açmış, yeni dayanışma biçimleri arayışlarına girmişlerdir. Yerelliği, farklılığı öne çıkararak ve doğrudan katılıma olanak tanıyacak, zamana ve mekana bağlı kentin kimlikleri görülmektedir. Kent sosyal-kültürel ve mekansal özellikleri bakımından her türlü çelişki ve karşıtlığı kendi içinde barındırmaktadır. Kent, kültürel biçimlerin bir yansıması olarak ele alındığında çoğulculuğun yaşama geçeceği alandır. Kent, farklı kimlikler arasında toleransa dayalı, mesafeli, farklara karşı saygılı bir çoğulculuk alanı olduğu kadar kimlikler arası ilişkilerin yoğun olarak yaşandığı bir alandır. Farklı kimliklerin varlığından haberdar ve farklılıkların bilincinde, onlarla anlaşabilen, ötekilerle ortak paydalar arayarak bizleri kurmaya çalıştığı fiziksel ve sosyal kültürel bir alandır. Kentler ancak kentlerde yaşayan insanlar tarafından oluşturulabildikleri, kendileri ile içselleştirebildikleri, farklı kimliklerle sorumluluklar temelinde bir araya gelindiği noktada demokratik kent kimliklerinden bahsetmek mümkün olacaktır. Kimlikli kentler o kentte yaşayanlar tarafından sahiplenildiği oranda yaşayacaklardır.

Author

Dr. Nevzat Can

How to Cite

Nevzat Can (Yüksek Lisans Tezi). Kent kimliği, 1999, Gazi University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gazi University