Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Kronik böbrek hastalarında cilt bulgularında cilt bulgularının serum IL-31 ve serum udp glukoz seramid glikoziltransferaz düzeyi ile ilişkisi

2016
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Rukiye Kübra Kaynar

Özet (TR)

Kronik böbrek hastalığı seyrinde hastalığın yaygınlığı ve şiddeti ile ilişkili olarak birçok cilt bulgusu görülebilmektedir. Çalışmamızda farklı evrelerde kronik böbrek hastalarının cilt bulgularını karşılaştırmayı ve bu bulguların T hücrelerinden salınan kaşıntı ile ilişkili sitokin olan 'IL-31' ve epidermisin nemlenmesinde önemli rolü olan seramidin metabolizmasında görev alan enzim 'UDP Glukoz Seramid Glikozil Transferaz (UGCG)' düzeyleri ile ilişkisini araştırmayı amaçladık. Çalışmaya hemodiyaliz grubundan (grup 1) 30 kişi (ortalama kronik hemodiyaliz programı süresi 49±44 ay olan), periton diyaliz grubundan (grup 2) 26 kişi (ortalama kronik periton diyaliz programı süresi 43±37 ay olan), nakil grubundan (grup 3) 30 kişi (ortalama 34±50 aydır nakil hastası olan) kronik böbrek hastalığı grubundan (grup 4) 29 kişi (serum kreatinin ortalama seviyeleri 4.56±2.56 mg/dl olan) kontrol grubundan (grup 5) 30 sağlıklı kişi (serum kreatinin ortalama seviyeleri 0.67±0.25 mg/dl olan) toplam 145 kişi dahil edildi. Çalışmaya katılan 145 kişinin yaş ortalaması 46±17 idi. Tüm grupların serum IL-31 ve UGCG düzeyleri ELISA yöntemi ile ölçüldü. Hastaların cilt muayeneleri cildiye hekimi tarafından yapıldı. Çalışmamızda tüm gruplar birlikte değerlendirildiğinde kaşıntı ile glomerüler filtrasyon hızı, serum hemoglobin ve albumin düzeyleri arasında negatif ilişki izlendi. Bu ilişki istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0.05). Gruplar tek tek ele alındığında kaşıntı periton diyaliz grubunda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek izlenirken, nakil grubunda diğer gruplara göre (hemodiyaliz, periton diyaliz ve kronik böbrek hastalığı grubu) istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük izlendi (p<0.05). Gruplar arasında kserozis, pigmentasyon ve alopesi görülme sıklıkları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardı (p<0.005). Grupların serum IL-31 ve UGCG düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmaz iken grup 4'de tırnakta dikey sırtlanması olanların serum IL-31 düzeyleri tırnakta dikey sırtlanması olmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek gözlendi. Ek olarak grup 2'de kaşıntı semptomu olanların serum UGCG düzeyleri kaşıntı semptomu olmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük saptandı (p<0.05). Yine grup 4'de kserozisi olanların serum UGCG düzeyleri kserozisi olmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük idi (p<0.05). Kronik böbrek hastalarında IL-31 tırnakta dikey sırtlanma gelişiminde rol oynuyor olabilirken UGCG kserozis ve kaşıntı gelişiminde koruyucu görev üstlenmiş olabilir.

Yazar

Dr. Beyhan Güvercin

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Beyhan Güvercin (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kronik böbrek hastalarında cilt bulgularında cilt bulgularının serum IL-31 ve serum udp glukoz seramid glikoziltransferaz düzeyi ile ilişkisi, 2016, Karadeniz Technical University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Karadeniz Technical University tezlerinden daha fazlası