Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Kronik lenfositer lösemili hastalarda görülen sekonder malignesilerin retrospektif incelenmesi

2023
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Düzgün Özatlı

Özet (TR)

Çalışmamızda Kronik Lenfositer Lösemide en sık eşlik eden malignensileri saptamayı, kliniğimizde takip edilen hastaların epidemiyolojik ve laboratuvar özelliklerini incelemeyi ve prognostik göstergeleri taramayı amaçladık. Gereç ve yöntem Çalışmamıza Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı tarafından 01.01.2006-01.06.2022 yılları arasında tanı konulan ve takip edilen 107 KLL tanılı hasta dahil edilmiştir. Hasta verileri hastane bilgi yönetim sisteminden ve hasta dosyalarından alınmıştır. Hastaların tanı tarihleri, tanı yaşları, takip süreleri, tanı anındaki hematolojik ve biyokimyasal profiller ile genotipik ve kemik iliği aspirasyon biyopsi sonuçları, akım sitometrik bulguları, görünütüleme bulguları taranmıştır. Hastalar uluslarası kılavuzlarca kronik lenfositer lösemi için kullanılması önerilen sistemlerle evrelenmiştir. Hastaların eşlik eden malignensileri bunların tanı tarihleri, epidemiyolojik ve laboratuvar özeliklleri taranmıştır. KLL ve eşlik eden malignensiler için alınan tedaviler de taranan veriler arasındadır. Bulgular Çalışmamızda Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Hematoloji Bilim Dalında takip edilip tedavileri düzenlenen KLL tanılı toplam 107 hastanın verileri incelendi. Hastaların %63,55'i (n=68) erkek, %36,45'i (n=39) kadın olarak saptandı. Çalışmamızda erkek/kadın oranı 1,74 olarak bulundu. Ortalama tanı yaşı erkeklerde 62,65±10,26 iken kadınlarda 60,5±13,15 olarak bulundu. Çalışmamıza alınan hastaların %23,3'ünde (n=25) anemi saptanmıştır. Ortalama hemoglonin (hgb) değeri 12,96±1,82 g/dl olup en düşüh hgb değeri 9,20 g/dl, en yüksek hbg değeri ise 16,90 g/dl olarak bulunmuştur. Çalışmamıza alınan hastaların %11,2'sinde (n=12) trombositopeni olup ortalama trombosit değerleri 206,77±104,66 bin/ul olarak hesaplanmıştır, en düşük trombosit değeri 10 bin/ul iken en yüksek trombosit değeri 811 bin/ul'dir. Hastaların %19,63'ünde (n=21) eşlik eden ikincil bir malignensi mevcuttur. Sıklıklarına bakıldığında ise en sık rastlanılan ikincil kanserin lenfoma ve akciğer kanserleri olduğu görüldü. İkincil kanseri olan hastaların %14,29'unda (n=3) non-hodgkin lenfoma, %14,29'unda ise akciğer kanseri (n=3) %9,52'sinde (n=2) hodgkin lenfoma eşlik etmiştir. İkincil kanseri olmayan hastaların tanı yaşı ortalaması 61,41±11,27 iken ikincil kanser gelişen hastaların tanı yaş ortalaması ise 63,76±12,01 olarak bulundu. İkincil kanseri olan hastaların %38,1'inde (n¬¬=8) bir kanser var iken KLL tanısı sonradan konulmuştur. Hastaların %61,9'unda (n=13) ise KLL tanısı var iken ikinci bir kanser ortaya çıkmıştır. Hastaların KLL tanısı aldıktan sonra ikincil kanser tanısı alması arasında geçen süre 57,8±87,1 ay iken bir kanser tanısı aldıktan sonra KLL tanısı alması arasında geçen süre 49,4±31 aydır. Çalışmamızda incelediğimiz hastaların %42,06'sı (n=45) KLL tanısını RAİ evrelemesine göre 2.evrede almıştır. En sık tanı alınan evre, RAİ evre-2 olarak bulunmuştur. RAİ Evre 0 'da tanı alan hastaların tüm hasta sayısına oranı ise %10,28 (n=10) olarak bulunmuştur ve RAİ evre 0 hastalar çalışmada bu açıdan en küçük grup olarak bulunmuştur. Hem eşlik eden kanseri olmayanlarda hem de olanlarda en sık tanı alınan evre RAİ evre-2'dir. Hastalar erken evre (RAİ evre 0-2) ve ileri evre (RAİ evre 3,4) hastalar olarak incelendi. Hastaların %76,6'sı (n=82) erken evrede tanı alırken %24,4'ünün (n=25) geç evrede tanı aldıkları saptandı. Hastalar erken evre (RAİ evre 0-2) ve ileri evre (RAİ evre 3,4) hastalık olarak sekonder malignitesi olanlar ve olmayanlar şeklinde incelendi. Erken evre hastaların %20,73'ünde (n=17), geç evre hastaların %16 'sında (n=4) sekonder malignite saptandı. Erken evre ve geç evre hastalar sekonder malignite ilişkisine göre Fisher'in ki-kare testi ve Pearson-ki kare testi ile incelendiğinde gruplar arası istatistiki anlamlı farklılık saptanmadı. (p değeri 0,776) Sekonder malignitesi olan hastaların %61,9'u erkek (n=13), %38,1'i kadın (n=8) olarak saptantı. Erkek/ kadın oranı 1,62 bulundu. Sekonder malignitesi olan hastalar cinsiyete göre Pearson ki-kare testi ile karşılaştırıldığında cinsiyet ile sekonder malignite açısından anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. (p=0,861) Hastalar aldıkları tedaviler ve sekonder malignensi ilişkisi açısından incelendi. Hastaların %52,34'ü (n=56) tanıdan sonra izleme alınırken %47,66'sı (n=51) tedavi almış olarak saptandı. İlk sıra tedavide en sık FCR rejimi verildiği görüldü. FCR rejimi hastaların %26,17'sine (n=28) verilmişti. İkincil malignensisi olanlarda da ilk sıra tedavi alanlar içinde en çok verilen tedavi rejimi FCR olarak bulunmuştur. İkinci sıra tedavi alan hastaların %38,89'unda (n=11) sekonder malignite bulunurken üçüncü sıra tedavi alan hastaların %50'sinde (n=5) sekonder malignite saptandı. İzleme alınan hastaların %21,4'ünde (n=12) sekonder malignite mevcut iken tedavi alan hastaların %17,6'sında (n=9) sekonder bir malignite mevcut idi. İzlemde kalınanlar ile tedavi alanlar sekonder malignite gelişimi açısından Pearson ki-kare testi ile değerlendirildiğinde anlamlı istatistiki veri elde edilemedi. (p değeri 0,623) Tartışma Ve Sonuç: Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen verilerde, KLL'ye en sık eşlik eden malignensi tiplerinde farklı sonuçlar izlenmiştir. Bizim çalışmamızda KLL'ye en sık eşlik eden sekonder maligniteler lenfoma ve akciğer kanserleri olarak saptanmıştır. Yabancı ülklelerde KLL'ye en sık eşlik eden maligniteler cilt kanserleri iken bizim çalışmamız ile yabancı ülkelerde yapılan çalışmaların bu açıdan benzememesinin nedeni örneklem boyutumuz ile ilişkili olabilir, bu açıdan daha fazla hasta ile yapılan araştırmalara ihtiyaç vardır.

Yazar

Dr. Celal Arık

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Celal Arık (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kronik lenfositer lösemili hastalarda görülen sekonder malignesilerin retrospektif incelenmesi, 2023, Ondokuz Mayıs University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Ondokuz Mayıs University tezlerinden daha fazlası