Kültürel mesafe, kurumsal mesafe ve pazara giriş stratejisinin çok uluslu işletmelerde insan kaynakları yönetimi uygulamalarının global ve yerel benzeşimine etkisi
2022
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. N. Aylin Ataay Saybaşılı
Özet (TR)
Bu araştırma, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı kökenli şirketlerin iştiraklerindeki İKY uygulamalarının ne derecede aynı sektördeki yerel şirketlere, ne derecede şirketin genel merkezindeki uygulamalara benzediğini incelemeyi amaçlamıştır. Buna ek olarak, örneklemdeki ÇUİ iştiraklerinin menşe ülkelerinin Türkiye ile arasındaki kültürel ve kurumsal uzaklığın ve iştirakin Türkiye pazarına giriş stratejisinin İKY uygulamalarının global ve yerel benzeşimine etkisi araştırılmaktadır. Globalleşme ve bilgi teknolojisindeki devrimle beraber insanlar, sermaye ve ticaret uluslararası anlamda hareketlenmesi hızlanmıştır. Bu kapsamda ÇUİ'ler ve ÇUİ'lerdeki yönetim uygulamaları büyük ölçüde önem kazanmıştır. Yerel şirketlerdeki insan kaynakları yönetimi uygulamalarından farklı olan ÇUİ'ler için İKY, birçok farklı ülkede faaliyet gösteren farklı kültürel özellikleri taşıyan global bir işgücünün yönetimi anlamına gelmektedir. Bu durum da ÇUİ'lerdeki yöneticilerin insan kaynakları yönetimi sürecinde dikkate alması gereken birçok değişken ve yüzleşmesi gereken çeşitli kültürel ve kurumsal baskıları beraberinde getirmektedir. Geçmiş araştırmalarda kültürün, kurumsal özelliklerin ve pazara giriş stratejisinin ÇUİ'lerde İKY uygulamalarını etkileyen faktörler olduğu görülmüştür. Bu bağlamda bu araştırmada da kültürel ve kurumsal mesafe ve pazara giriş stratejisinin iştiraklerdeki İKY uygulamalarının standardize edilmesine ve yerelleştirilmesine etki edeceği varsayılmıştır. Ayrıca, kültürel mesafe, kurumsal mesafe ve pazara giriş stratejilerinin İKY uygulamalarının gobal ve yerel benzeşimine etki edeceği varsayılmıştır. Hofstede'in Ulusal Kültür Modeli ve Kurumsallaşma Kuramı bu araştırmanın teorik temelini oluşturmaktadır. Bu tez üç bölüme ayrılmıştır. Birinci bölümde araştırmayla ilgili kavramlar ve teorik çerçevelerle ilgili literatür taramasına yer verilmiş ve her bir kavram detaylı olarak açıklanmıştır. Kavramsal çerçevenin çizildiği birinci bölümde öncelikle Çok Uluslu İşletmelerde Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi konusuna yer verilmiştir. Bu bölümde globalleşme, bilgi teknolojisindeki hızlı gelişim ve uluslararası ticaretin kolaylaşması ve yaygınlaşmasıyla beraber ÇUİ'lerdeki yönetim ve İKY uygulamalarının nasıl daha etkili olabileceğine dair araştırmaların arttığından bahsedilmiştir. ÇUİ'ler için temel mücadele konusunun küresel entegrasyon ve yerel taleplere cevap vermeye dair birbiriyle çatışan baskıları dengeleyerek yönetebilmek olduğunun altı çizilmiştir. Küresel işgücü yönetiminde karşılaşılan güçlüklerden ve stratejik uluslararası insan kaynakları yönetimi konusunda geçmiş çalışmalarda geliştirilen teorik çerçevelerden bahsedilmiştir. ÇUİ'lerin izledikleri strateji seçimleri ve bunun İKY uygulamalarıyla ilişkisi ele alınmıştır. ÇUİ'lerin karşılaştığı ve bu tez çalışmanın da odağını oluşturan uygulamaların standardizasyonu ve yerelleştirilmesi konusundaki temel ikilemin arka planını oluşturan dört strateji tipi açıklanmıştır. Ardından, uluslararası yönetim literatüründe sıklıkla ele alınan standardizasyon ve yerelleşme tartışmasının derinine inilmiştir. ÇUİ'lerin standardizasyon ve yerelleşme kararlarının arkasındaki muhtemel gerekçelerden bahsedilmiştir. Ardından, ÇUİ'lerde İKY uygulamalarının global ve yerel benzeşimi açıklanmıştır. Bu kavram ÇUİ'nin ana şirketindeki uygulamalar ile yerel uygulamalar arasındaki benzerliği ifade etmektedir. Sonrasında, İKY uygulamalarının global ve yerel benzeşimi üzerinde etkili olan faktörlerin neler olduğu geçmiş çalışmalara atıf yapılarak açıklanmıştır. Ulusal çevreyle ilgili kültürel ve kurumsal özelliklerin, iştirak stratejik rolünün, uluslararası stratejinin daha önce bu alanda İKY'nın global ve yerel benzeşimine etki eden faktörler olduğu açıklanmıştır. İkinci bölümde ise giriş stratejileri, kurumsal mesafe ve kültürel mesafenin ÇUİ'lerde İKY uygulamalarının global standardizasyonu ve yerelleştirilmesi üzerindeki etkilerinden bahsedilmiştir. Hofstede'in Ulusal Kültür modeli ve kültürel mesafe kavramları detaylı olarak açıklanmıştır. Hofstede'e göre, örgütler kültüre bağlıdır ve bu nedenle de organizasyon ve yönetim konusundaki problemlere evrensel cevaplar verilemez. Dolayısıyla, Hofstede üzerinden yıllar geçse de hala geçerli olduğu bulunan ulusal kültür modeli ile örgütlerdeki yönetim uygulamalarının da kültürden önemli ölçüde etkilendiğinin altı çizilmiştir (Beugelsdijk ve diğ., 2015). Bu kapsamda, Hofstede'in geliştirdiği ulusal kültür modelinde yer alan; bireycilik, güç uzaklığı, belirsizlikten kaçınma, erkeksilik/kadınsılık, uzun dönemli yönelim, hoşgörü/kısıtlama olmak üzere altı kültürel boyut detaylı olarak açıklanmıştır. Hofstede'in kültürel boyutlarından, güç mesafesi, bireycilik, kadınsılık/erkeksilik ve belirsizlikten kaçınma olmak üzere dört tanesini temel alan kültürel mesafe kavramı açıklanmıştır. Toplumlar arasındaki değer, güdü ve inançlar arasındaki farklılığı ölçmeyi amaçlamaktadır. Ardından kültürel mesafenin İKY uygulamalarının global ve yerel benzeşimine nasıl etkisi olabileceği geçmişteki çalışmalara atıf yapılarak tartışılmıştır. Sonrasında, kurumsallaşma kuramı ve kurumsal mesafe kavramları ele alınmıştır. Kurumsallaşma teorisinin, örgütlerin yapı ve davranışlarını anlamlandırmak için kullanılan ve kurumların nasıl oluştuğu, örgütlerin kurumsal çevrenin kuralların uyum sağlayarak nasıl yasallıklarını koruduklarını araştırdığı belirtilmiştir (Koçel, 2018). Aynı bölümde kurumsal teorinin tarihsel gelişimi anlatılarak 1950'lerden günümüze kadar bu teoriye katkı yapan bilim insanlarından bahsedilmiştir. Yeni kurumsal teorinin ana görüşü olarak, örgütün normatif, bilişsel ve düzenleyici kurumsal baskılardan etkilendiği ve bu bağlamda da aynı çevrede faaliyet gösteren örgütlerin zamanla benzer hale geldiğini benimsediği vurgulanmıştır. İzomorfizm olarak adlandırılan bu duruma göre, ÇUİ'lerin iştirakleri de faaliyet gösterdikleri ev sahibi ülkedeki yerel kurumsal baskılara maruz kalarak yerel şirketlerle benzer hale gelebilmektedir. Buna ek olarak, izomorfizmin de, zorlayıcı, taklitçi ve normatif olmak üzere üç çeşidi olduğundan bahsedilmiştir. Kurumsal mesafenin İKY uygulamalarının global ve yerel benzeşimine etkisine dair geçmiş çalışmalar incelenmiştir. Kurumsal teorinin uluslararası İKY araştırmalarında en çok kullanılan teorik çerçevelerden biri olduğu ifade edildikten sonra kurumsal mesafe konusuna geçilmiştir. Kurumsal teoriye dayanan kurumsal mesafe, şirketin ana ülkesindeki ve ev sahibi ülkesindeki kurumlar arasındaki farklılığın derecesini göstermektedir. Yazında kültürel ve kurumsal mesafenin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunun vurgulandığı ifade edilmiştir. Araştırmanın üçüncü bağımsız değişkeni olan iştiraklerin pazara giriş stratejileri bir sonraki başlık altında açıklanmıştır. İştirakin pazara giriş stratejisinin İKY global ve yerel benzeşimine etkisine dair geçmiş çalışmaların bulguları tartışılmıştır. Bu çalışmalardan destek alınarak kurumsal mesafe, kültürel mesafe, giriş stratejilerinin İKY uygulamalarının global standardizasyonu, yerelleştirilmesi ve global ile yerel benzeşimi ile ilişkisine dair hipotezler oluşturulmuştur. Üçüncü bölümde ise araştırma modeli, hipotezleri, araştırmanın metodolojisi, araştırma amacı, kapsamı, kısıtları açıklanmıştır. Geçmiş çalışmalardan hareketle kültürel mesafenin, kurumsal mesafenin ve pazara giriş stratejisinin İKY uygulamalarının global standardizasyonuna, yerelleştirilmesine ve İKY uygulamalarının global ve yerel benzeşimine etki edeceği varsayılmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda birtakım kısıtlar çerçevesinde Türkiye'de faaliyet gösteren iştiraklerden oluşan 200 şirketlik araştırma evreni oluşturulmuştur. Araştırma evrenine dahil olan şirketler; Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı kökenli bir şirket olma, büyük ölçekli bir şirket olma, LinkedIn üzerinden bilgilerine ve çalışanlarına ulaşılabiliyor olma kriterlerine göre seçilmiştir. Ayrıca, araştırmaya dahil edilecek şirketlerin seçilmesinde sektörel anlamda da bir kısıtlama yapılmıştır. Adalet ve güvenlik, ağaç, kâğıt ve kağıt ürünleri, cam çimento ve toprak, maden, sağlık, spor ve rekreasyon, tarım, avcılık ve balıkçılık, çevre, kültür sanat ve tasarım sektörleri araştırmanın dışında bırakılmıştır. Veri toplama aşamasının sonucunda 120 şirketten cevap alınmıştır. Böylece, araştırma kapsamındaki hipotezler, 120 şirketlik bir iştirak örneklemi ile test edilmiştir. Kantitatif araştırma yöntemi ile yapılan tezde veri toplamak için Lu ve Björkman (1997) tarafından kullanılan; işe alım, eğitim, performans değerlendirme, terfi ve maddi teşvik olmak üzere 5 İKY Uygulamalarını kapsayan İKY Uygulamalarının Standardizasyonu ve Yerelleştirilmesi ölçeği kullanılmıştır. Standardizasyonu ölçen 9, yerelleşmeyi ölçen de 9 olmak üzere bu ölçekte toplamda 18 tane soru bulunmaktadır. Bu ölçeğin yanı sıra ankette, şirket bilgileri de sorulmuştur. Sorulan şirket bilgileri; çalışan sayısı, şirketin yaşı, şirketin menşe ülkesi, şirketin iştirak sayısı, şirketin faaliyette bulunduğu sektör ve firmanın Türkiye pazarına giriş stratejisidir. Dolayısıyla, çevrimiçi ortamda oluşturulan ankette toplamda 25 soru bulunmaktadır. Çevrimiçi anketin internet bağlantı linki çalışmaya katılması istenen şirketlerdeki insan kaynakları yöneticilerine LinkedIn sosyal medya platformu üzerinden mesaj ile iletilmiştir. Yöneticiler ankette gönüllü olarak katılmışlardır. Veri toplama sürecinin sonunda toplamda 120 şirketten cevap alınmıştır. Veri toplama süreci tamamlandığında verilerin analizi aşamasına geçilmiştir. Analiz sürecinde SPSS istatistiksel analiz programı kullanılmıştır. Bağımsız değişkenlerden kültürel ve kurumsal mesafe Kogut ve Singh'in (1988) çalışmasında belirtilen matematiksel formül kullanılarak her bir şirketin menşe ülkesi ile Türkiye arasındaki kültürel mesafe hesaplanmıştır. Kurumsal mesafe da İlhan-Nas ve diğ.'in (2018) çalışmasında yapıldığı şekilde World Economic Forum tarafından yayınlanan Küresel rekabetçilik Endeksindeki bilgilere göre hesaplanmıştır. Şirketin pazara giriş stratejisi de ankette sorulduktan sonra verilen cevaplara birleşme/satın alma 1, sıfırdan yatırım 2, ortak girişim 3 olmak üzere kodlanarak analize sokulmuştur. Sektör ise üretim ve hzimet olmak üzere iki sınıfa ayrılarak analize dahil edilmiştir. Toplanan veri üzerinden faktör analizi ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Yapılan bu analizlerle verinin geçerliliği ve güvenilirliği test edildikten sonra normal dağılım testi yapılmıştır. Bu testin sonucundan verinin normal dağıldığının görülmesinden sonra parametrik analizlere geçilmiştir. Öncelikle ölçeklerdeki sorulara verilen cevaplar incelenmiştir. Global standardizasyon ölçeğine bakıldığında, verilen cevaplardan beş İKY uygulamasının genellikle ana şirkete benzer olduğu görülmektedir. Yerelleşme ölçeğine verilen cevaplar incelendiğinde ise, uygulamaların yerel şirkete benzerliğinin ana şirkete benzerliğine göre daha az olduğu görülmektedir. Ardından tanımlayıcı istatistiksel analizler kullanılarak örneklem özellikleri belirlenmiştir. Pazara giriş stratejisine göre şirketler incelendiğinde, örneklemin %43,3'ünün birleşme/satın alma yoluyla kurulan şirketlerden, %40'ının sıfırdan yatırım ile kurulan şirketlerden, %16,7'sinin ise ortak girişim olarak kurulan şirketlerden oluştuğu görülmektedir. Çalışan sayısına göre sınıflandırma yapıldığında ise, katılımcı şirketlerin hepsinin 500'den fazla çalışana sahip olduğu ama %74,2'sinin 5001'den fazla çalışana sahip olduğunu göstermiştir. Örneklemdeki şirket yaşları incelendiğinde, %66,7'sinin 21 yıl ve daha fazla süredir faaliyet gösterdikleri görülmektedir. 5 yıldan az süredir çalışan şirketlerin ise oldukça az sayıda oldukları dikkat çekmekte olup örneklemin %2,5'ini oluşturmaktadırlar. 6- 10 yıl arası faaliyet gösteren şirketlerin, örneklemin %5,8'ini, 11-20 yıl arası faaliyet gösteren şirketlerin ise örneklemin %25'ini oluşturduğu anlaşılmıştır. Sektör için tanımlayıcı istatistikler incelendiğinde frekansı en yüksek olan sektörün otomotiv, hızlı tüketim, bilişim teknolojileri ve elektronik sektörleri olduğu görülmektedir. Şirket büyüklüğü, şirket yaşı ve sektör kontrolünde kültürel mesafe, kurumsal mesafe ve pazara giriş stratejisinin İKY uygulamalarının global standardizasyonuna, yerelleşmesine ve global ve yerel arasındaki benzeşime etkilerinin ölçülmesi için çoklu regresyon analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, sadece pazara giriş stratejisinin global standardizasyon üzerinde anlamlı etkisi olduğu, diğer değişkenlerin bağımlı değişkenler üzerinde anlamlı etkilerinin olmadığı görülmüştür. Bu tezin bulgularıyla benzer şekilde, Ayentimi ve diğ. (2018), ulusal kültürün ÇUİ'ler ve yerel firmalar arasındaki İKY yakınlaşmasına olan etkisinin sınırlı olduğunu bulmuştur. Buna ek olarak, Mellahi ve diğ. (2016), iştirak düzeyinde performans yönetimi uygulamalarının adapte edilmesinde kurumsal uzaklığın anlamlı etkisinin olmadığı bulunmuştur. Ayrıca, Vo ve Stanton (2011) İKY uygulama transferinde kültürel ve kurumsal mesafenin etkisinin olmadığını bulmuştur. Dolayısıyla, tez bulgularının geçmiş araştırmaları desteklediği görülmüştür. Sonuç ve tartışma bölümünde ise araştırma bulguları geçmişteki çalışmalarla ve teorik çerçevelerle karşılaştırılıp yorumlanmıştır. Tezin çeşitli paydaşlara sunduğu katkılardan bahsedilmiştir ve gelecek araştırmalar için öneriler sunulmuştur.
Yazar
Dr. Perlin Naz Cömert
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Perlin Naz Cömert (Yüksek Lisans Tezi). Kültürel mesafe, kurumsal mesafe ve pazara giriş stratejisinin çok uluslu işletmelerde insan kaynakları yönetimi uygulamalarının global ve yerel benzeşimine etkisi, 2022, Galatasaray University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Galatasaray University tezlerinden daha fazlası
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
