Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Kutanöz skuamöz hücreli karsinomlarda programlanmış ölüm ligandı-1 (PD-L1) ve lenfosit aktivasyon geni-3 (LAG-3) ekspresyonlarının klinikopatolojik önemi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2022
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Skuamöz Hücreli Karsinomlar tanı konulan melanom dışı cilt kanserleri arasında ikinci sıklıkta yer almaktadır. Erken dönemde tanı konabilmekle birlikte melanom dışı deri kanserlerinden ölümde ilk sırada yer almaktadır. Çoğu vaka cerrahi eksizyon ile kolayca tedavi edilse de yüksek risk kriterlerine sahip ileri evre SHK vakaları nükseder, metastaz yapar ve ölüme neden olur ve bu vakaların tedavisi sınırlıdır. Ancak son yıllarda immünoterapi ve kontrol noktası inhibisyon tedavisi, SHK'nin tedavisinde umut vadetmektedir. Bu çalışmanın amacı SHK vakalarında immunohistokimyasal PD-L1 ve LAG-3 ekspresyonlarını incelemek ve bunun tümörün lokalizasyonu, TNM evresi, tümör invazyon derinliği, perinöral invazyonu ve tümör infiltre lenfosit miktarı gibi SHK için bilinen prognostik faktörleri ile ilişkisini değerlendirmektir. Böylece özellikle günümüzde tedavisi kısıtlı olan ileri evre SHK'de tümör ve immün hücreler tarafından PD-L1 ve LAG-3 ekspresyonunu bir prognostik gösterge ve tedavi için potansiyel hedefler olarak kullanabilmeyi amaçlamaktayız. Çalışmaya Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalında 2019-2020 yılları arasında deride skuamöz hücreli karsinom tanısı alan 74 olgu (25 olguda tümör kulak, 25 olguda yüz ve 24 olguda ekstremite yerleşimli) dâhil edildi. Olguların yaş ve cinsiyet dağılımı, yerleşim yeri, tümör boyutu, TNM evresi, invazyon derinliği, LVİ, PNİ durumu ve TİL miktarı incelendi. İmmunhistokimyasal olarak PD-L1 ve LAG-3 antikorları kullanıldı. Yapılan analizlerin sonucunda olgulara ait tümörlerin neredeyse tamamında (%91.5) PD-L1 ekspresyonu pozitifken LAG-3 ekspresyonu da olguların çoğunluğunda (%62,2) pozitif olarak bulundu. PD-L1 ekspresyonu ile tümör lokalizasyonu ve PNİ durumu arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı idi. Kötü prognozlu seyreden kulak yerleşimli vakalarda diğer lokalizasyonlara kıyasla PD-L1 ekspresyonu daha fazla pozitiflik göstermekte idi (p<0,001). PNİ bulunan tümörlerdeki PD-L1 ekspresyonu da bulunmayalara oranla fazla olarak saptandı (p=0,002). LAG-3 ekspresyonu ile erkek cinsiyet ve tümör lokalizasyonu arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Kulak yerleşimli vakalarda LAG-3 ekspresyonu diğer lokalizasyonlara kıyasla daha fazla pozitiflik göstermekte idi (p<0,001). Ayrıca PD-L1 ve LAG-3 ekspresyonları arasında anlamlı ilişki saptandı (p=0,002). LAG-3 ekspresyonu pozitif olan tüm olgularda PD-L1 ekspresyonu da pozitif olarak bulundu. Bulgular SHK'lerin tedavisinde klinik kullanıma yakın zamanda girmiş olan, PD-1/PD-L1'i hedef alan tedavileri desteklemektedir. Bununla birlikte vakalarımızın çoğunluğunda PD-L1 ve LAG-3'ün birlikte eksprese ediliyor olması özellikte tedaviye yanıtsız hasta grubunda umut vadetmektedir. Gelecekteki çalışmalarda daha fazla olgu sayısı içeren geniş serilerde immünhistokimyasal antikor klonları, kullanılan protokoller ve yorumlamalar standart hâle geldiği takdirde klinik kullanıma uygun hâle geleceği düşünülmektedir.

Yazar

Seda Baytekin Karaoğlan

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Seda Baytekin Karaoğlan (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kutanöz skuamöz hücreli karsinomlarda programlanmış ölüm ligandı-1 (PD-L1) ve lenfosit aktivasyon geni-3 (LAG-3) ekspresyonlarının klinikopatolojik önemi, 2022, Aydın Adnan Menderes University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Aydın Adnan Menderes University tezlerinden daha fazlası