Lokal ileri evre veya metastatik mide kanseri tanılı hastalarda sarkopeni sıklığı ve prognostik önemi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Amaç: Mide kanseri tüm kanserler içinde dünyada beşinci sıklıkta görülmektedir ve kansere bağlı ölüm nedenleri içinde üçüncü sırada yer almaktadır. Mide kanseri genellikle ileri evrelerde tanı almaktadır ve tanı sonrası 5 yıldan daha kısa bir yaşam süresine sahiptir. Sarkopeni iskelet kaslarında atrofi ve kas doku kalitesinde bozulmayla karakterize kas gücünde azalma, kolay yorulma ve çeşitli metabolik problemlerle giden iskelet kas kütlesinde kayıp olarak tanımlanmaktadır. Onkoloji hastalarında ortaya çıkan sarkopeni ve kaşeksi hastaların sağkalımı ve tedavi yan etkileri üzerine önemli etkilere sahiptir. Yapılan son çalışmalar özellikle mide kanseri hastalarında sarkopeninin kemoterapi toksisitesi açısından önemli bir risk faktörü olduğunu ve sarkopenik hastalarda toplam sağkalım süresinin azaldığını göstermektedir. Bu çalışmada ileri evre veya metastatik mide kanseri hastalarında sarkopeni sıklığının belirlenmesi ve sarkopeni varlığının prognoz üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Çalışmamıza Ocak 2012 ile Haziran 2020 yılları arasında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Ankara Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı'na başvuran ileri evre veya metastatik mide kanseri tanılı hastalar kabul edildi. Erken evre veya operabl kabul edilen hastalar çalışma dışı tutuldu. Hastaların tespiti sonrası hastaların dosyaları retrospektif şekilde taranarak; demografik bilgileri (yaş, vücut kitle indeksi, boy, kilo, cinsiyet, vb.), prognostik bilgileri, patolojik özellikleri, aldıkları tedaviler, metastaz durumları, ek komorbiditeleri kaydedildi. Bilgi işlem birimi aracılığıyla tanı anı ve ara değerlendirme sonrasında çekilen BT ve PET/BT görüntüleri incelenerek 3. lomber vertebra seviyesindeki kasların kütlesi cm2 cinsinden ölçüldü. Daha sonra elde edilen toplam kas kütlesi hastaların boyunun karesine bölünerek SI hesaplandı. Literatür verilerine göre erkekler için 52,4 cm2/m2, kadınlar için 38,5 cm2/m2 altındaki hastalar sarkopenik olarak değerlendirildi. Elde edilen veriler SPSS veri tabanına yüklenerek analiz edildi. Bulgular: Çalışmamıza katılım kriterlerini karşılayan 59 mide adenokanseri tanılı hasta dahil edildi. 43 hasta (%72,9) erkek, 16 hasta (%27,1) kadındı. Hastaların tamamının tanı yaşı ortalaması 59,75±12,61 yıl olarak hesaplandı. 33 hasta (%55,9) tanı anında 60 yaş ve üzerindeydi. Hastaların almakta olduğu kemoterapi protokolleri istatistiksel hesaplamalara katılırken üçlü tedavi alanlar grup 1; platin bazlı ikili tedavi alanlarla FOLFOX tedavisi alanlar grup 2 olacak şekilde sınıflandırıldı. 18 hasta (%34) grup-1 KT protokolü alırken, 35 hasta (%66,0) grup-2 KT protokolü almaktaydı. Hastalar arasında alınan KT rejimine göre, tanı anındaki ile ara ölçümdeki Sİ ve kas kütleleri arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık yoktu (p>0,05). 35 hasta (%59,3) tanı anında sarkopenikti. Tüm hastalar için tanı anındaki kas kütleleri ve Sİ değerleri, hastaların ara ölçüm değerlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0.05). Erkek hastaların tanı anında ve ara değerlendirmede ölçülen kas kütleleri ile Sİ değerleri, kadınlara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0.05). Erkek hastaların kendi içerisinde tanı anı kas kütleleri ile Sİ değerleri, ara ölçüme göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0,001). Hastalara ilişkin ortalama sağ kalım süreleri incelendiğinde; OS için ortanca süre 8,2 (ay) ve PFS için ortanca süre 4,8 (ay) olarak tespit edildi. Sarkopeni durumuyla tanı yaşı, OS (ay) veya PFS (ay) değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki yoktu (p>0,05). Sarkopeni risk durumu üzerine uygulanan lojistik regresyon analizinde BKİ'nin (kg/m2) bir birim artması sonucunda, sarkopeni riskinin %34,1 azaldığı saptandı (OR=0,659; %95 CI=0,524-0,829; p<0.05). Sonuç: Çalışmamızda ortaya konan verilere göre tanı koyduğumuz ileri evre veya metastatik mide kanseri hastalarının yarısından fazlası sarkopenikti. İstatistiksel olarak anlamlı olmasa da çalışmamızdaki sarkopenik hastaların OS değerleri sarkopenik olmayanlara göre daha düşüktü. Literatürdeki çalışmalara bakıldığında sarkopeninin ilaç yan etkisi, cerrahi komplikasyonlar, tedaviye uyum vb. birçok konu üzerindeki olumsuz etkisi olduğu aşikardır. İleri evre veya metastatik mide kanseri tanısı alan hastalarda sarkopeni varlığının; prognoz, tedavi etkinliği, yan etkiler ve hastanın yaşam kalitesi üzerine olan etkilerinin tam olarak belirlenebilmesi için geniş çaplı prospektif çalışmaların yapılmasına ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Sarkopeni, Mide kanseri, Metastaz, Vücut Kitle İndeksi, Prognoz
Yazar
Oğuzcan Gümüşçubuk
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Oğuzcan Gümüşçubuk (Tıpta Uzmanlık Tezi). Lokal ileri evre veya metastatik mide kanseri tanılı hastalarda sarkopeni sıklığı ve prognostik önemi, 2020, Ankara Yıldırım Beyazıt University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Ankara Yıldırım Beyazıt University tezlerinden daha fazlası
- Akran zorbalığı ile ergenlerin algıladıkları aile işlevselliğinin incelenmesi(2019)
- Musul sâlnâmelerine göre şehir hayatı (1308-1330/1891-1912)(2025)
- Yemen'de e-devlet gelişiminin önündeki engeller(2022)
- Çocuk acile başvuran epilepsi tanılı hastaların özellikleri(2022)
- Twitter gündem ağları: Twitter Türkiye gündemlerinin ağ toplumu kavramı üzerinden incelenmesi(2022)
- Arap Baharının MENA bölgesindeki çatışmalar üzerindeki etkisi: Sayım veri analizinden bulgular(2022)