Manisa-Salihli-Köprübaşı uranyum zuhurunun incelenmesi
2007
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof.dr. M. Eran Nakoman
Özet (TR)
Köprübaşı uranyum yatağı Türkiye'deki en büyük uranyum yataklarından biridir. Yatak konglomera ve kumtaşları ile ara tabakalanma gösteren ince çamur, silt, kil taşlarından oluşmuş Neojen akarsu sedimentleri içerisindedir. Sedimentler genellikle basenin kenar kısımlarındaki metamorfik kayaçlardan türemiştir. Sedimentler içindeki uranyumun kaynağı yüksek miktarda uranyum içeren metamorfik kayaçlar ve tüflerdir. Kasar, Ecinlitaş, Çetinbaş, Topallı, Uğurlu (Tomaşa) ve Kayran sektörleri başlıca çalışma alanlarıdır. Cevherleşme bu bölgelerdeki kumtaşları ve konglomeralar içerisinde yaygın olarak görülmektedir. Cevher minerallerini ve alterasyon ürünlerini belirlemek amacıyla X-ışını difraktometre ve SEM/EDS analizleri yapılmıştır. Sedimentler içerisinde torbernit [Cu(UO2)2(PO4)2·10H2O], meta-torbernit [Cu(UO2)2(PO4)2·8H2O] ve meta-otünit [Ca(UO2)2(PO4)2·6H2O] gibi uranyum mineralleri ile birlikte jarosit ve klorit-kaolinit gibi alterasyon mineralleri belirlenmiştir. Makroskobik torbernit ve otünit kumtaşları ve konglomeralar içerisinde yeşil ve sarı yeşil kristalleri ile çıplak gözle görülürken, mikroskobik otünit kristalleri kumtaşı ve konglomeralar içerisindeki gözeneklerde saçınmış halde ultraviyole ışık altında kolaylıkla görülebilir. Sedimentler içinde uranyum tenörü değişken olup, genellikle düşük ile orta derecededir (% 0,01 ile % 0,4 U3O8). Bununla birlikte, demirce zengin sedimentlerde bu değer % 1,06'ya kadar çıkmaktadır. Genel olarak bakıldığında, sedimentlerdeki uranyum zenginleşmesinin kayaçtaki demir miktarı ile ilişkili olduğu görülmektedir. Bu nedenle, demir oksitlerin ikincil uranyum fosfatların çökeliminde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Sığ yeraltı sularında (2 ile 6 m), nötür'e yakın pH değerleri (6,1-6,7) ve oksitli koşullar (Eh=119 ile 275 mV) görülmektedir. Sular genellikle Ca-Na-Mg-HCO3 tipindedir. Kalsit, anhidrit, jips, bakımından doygunluk değerinin altındaki bu sular, hematit, götit, illit, kaolinit, korendon diyaspor, böhmit, jipsit ve kuvars bakımından doygunluk değerinin üzerindedir. Bu durum sığ yeraltı sistemindeki esas hidrokimyasal sürecin silikat ayrışması olduğunu göstermektedir. Uranyum fosfat içeren sedimentlerle kontak halinde olan yeraltı suları 1,71 ?g/l ile 23, 97 ?g/l arasında değişen düşük uranyum içeriğine sahiptir. Yeraltı sularındaki uranyum ile fosfor arasında görülen mükemmel korelasyon sudaki çözünmüş uranyumun, uranyum fosfatlarla ilişkili olduğunu göstermektedir. Yeraltı sularındaki düşük uranyum konsantrasyonları, oksitli akifer kayacı içerisindeki uranyum fosfat minerallerinin nötre yakın koşullardaki düşük çözünürlüğündendir. Anahtar Kelimeler: Köprübaşı, Mineraloji, Jeokimya, Uranyum fosfat, Hidrojeoloji
Yazar
Hülya Kaçmaz
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Hülya Kaçmaz (Doktora Tezi). Manisa-Salihli-Köprübaşı uranyum zuhurunun incelenmesi, 2007, Dokuz Eylül University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- W.A. Mozart' ın, J. N. Hummel' in ve C. M. Von Weber' in fagot konçertolarının müzikal analizleri(2006)
- Hitit dönemi törensel seramik kapları ve güncel uygulamaları(2023)
- Türk ceza hukukunda tekerrür ve özel tehlikeli suçlular(2022)
- Mars habitatlarının yapısal açıdan irdelenmesi(2022)
- Increasing security in communication between IoT devices(2021)
