Memlük Devleti'nde eğitim ve öğretim
2023
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Aydın Çelik
Özet (TR)
İslam Tarihinde memlük sistemi Abbasiler Devleti ile ortaya çıkmaya başlamıştır. Sağladığı faydalar dolayısıyla, yüzyıllar boyunca farklı İslam Devletlerinde uygulanmaya devam etmiştir. Bu sistemin iki temel fonksiyonu vardı. Bunlardan birincisi, uygulandığı devletlerde askeri yapının güçlenmesini sağlamasıydı. Bu fonksiyon, memlük sisteminin doğuş sebebini de oluşturuyordu. İkinci fonksiyonu ise, devlet hizmetinde kullanılacak yetenekli idareci kitlesinin yetiştirilebilmesiydi. Ortaçağ boyunca farklı İslam Devletlerinde uygulanan bu sistemde, köle kökenli unsurlar çeşitli yollarla toplanıp, eğitilip, farklı devlet hizmetlerinde görevlendirilmekteydiler. Memlük adaylarının eğitimleri, iki kısma ayrılıyordu. Dini eğitim ve askeri eğitim. Eğitimini tamamlamayan memlük adayı, memlük sıfatını kazanamaz ve azat edilemezdi. Memlük sıfatını kazananlar, gösterecekleri başarı ve yetenekleri ile askeri ve idari makamlarda yükselebilirlerdi. Memlük sisteminde yer alan unsurlar, etnik köken açısından daha çok Türklerden oluşmaktaydı. Memlûk Devleti bilimsel ve kültürel gelişmelerle Ortaçağa damgasını vuran en önemli Türk devletlerinden biridir. Eğitim alanındaki gelişmelerde Memlûk sultanlarının ve devlet adamlarının eğitimi ve bilim adamlarını desteklemesinin büyük payı vardır. Bu dönemde yetişen bilim adamları yalnızca bulundukları bölgede yenilikler ve eserler yapmakla kalmamış, aynı zamanda diğer ülkeleri de etkilemişlerdir. Sanat ve mimarî alanında da bıraktıkları eserlerle diğer bilim adamlarına rehberlik etmişlerdir. Memlûk Devleti zengin bir kültürel mirâsa sahip olmasına rağmen, onların kültürel hayatlarıyla özellikle de "Eğitim Sistemi" ile ilgili çalışmalar henüz istenilen seviyede olmadığı görülmektedir. Memlüklere gelinceye kadar bu alandaki faaliyetlerin tarihi gelişimi değerlendirilirken de Memlük dönemi eğitim faaliyetlerinin, bir geleneğin devamı niteliğinde büyüyerek ve çeşitlenerek sürdürüldüğüne de işaret edilmektedir. İslâm eğitim-öğretim tarihinde ilk eğitim kurumlarının, Hz. Peygamberin Medine'de öğretim yapılabilecek mekânların oluşturulmasını istemesi ile ortaya çıktığı bilinmektedir. İlk başta evler, câmiî ve mescidlerde başlayan eğitim ve öğretim, daha sonra belli bir müfredat dâhilinde ilkokul düzeyinde organize edilen küttâplarla, kurumsal bir yapıya doğru gelişme gösterdiği anlaşılmaktadır. Emevîler döneminde başlayan tercüme faaliyetleri, Abbasîlerle birlikte Beytü'l hikme ve dâru'l-ilm gibi kurumlara dönüşmüştür. Selçuklularda Nizâmiye Medreseleri oluşumu ve medreselerin halka açık olarak gerçekleştirilen derslerine kadınların da katılımına imkân verilmesi dikkat çekmektedir. Daha önceleri mescidler, küttâplar, saraylar, edebiyat salonları gibi ilim meclisleri, çöl, ilim adamlarının dükkân ya da evleri ile kütüphaneler birer eğitim yerleri iken, Selçuklular-Eyyûbîler-Memlükler dönemlerinde medreselerin yaygınlaştırılması ile eğitim-öğretim işi daha planlı, programlı ve sistematik hale getirilmiştir. Haçlı ve Moğol saldırıları karşısında memleketlerini terk edip Şâm ve Mısır bölgelerine yerleşen ilim ve sanat adamlarının da katkısıyla bu iki bölge, eğitimin kalesi olma özelliğini Memlükler döneminde tahkim etmiştir. Şâm ve Mısır bölgesindeki eğitim kurumlarının sayısı ve kalitesi göreceli artmış, buralarda eğitim-öğretim ve ilmî faaliyetler yeniden ivme kazanmıştır. Memlükler devrinde eğitim-öğretim faaliyetleri, küttâp, câmiî ve medrese ile sınırlı kalmayıp tekke, zâviye, hankâh, ribât, türbe, hastane, saray hatta kervansaraylarda bile sürdürülmüştür. Nitekim medreselerin elit bir kesime hitap etmesine karşılık bu mekânlar, toplumun her kesimine yönelik eğitim, kültür-sanat, sağlık ve irşâd hizmeti sunan; sosyal, siyasî ve ekonomik açıdan toplumu yönlendiren kuruluşlar arasında yerlerini almışlardır. Bu kurumlara dükkân, ekilebilir arazi vb. akarlar bağlanmış ve vakıflar kurulmuştur. Bu imkân ve fırsatları değerlendiren Memlük sultânlarının, kendi iktidarlarında özellikle medreseler başta olmak üzere eğitim kurumlarının yaygınlaşmasına verdikleri destekle ve tahsis edilen kadroların sayısını artırmalarıyla, bir taraftan ilmin yayılmasına katkıda bulunurken diğer taraftan kendi saltanatlarını da güvence altına almış oldukları anlaşılmaktadır.
Yazar
Özkan Kahraman
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Özkan Kahraman (Yüksek Lisans Tezi). Memlük Devleti'nde eğitim ve öğretim, 2023, Fırat University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Fırat University tezlerinden daha fazlası
- Bütünleşik pazarlama iletişimi aracı olarak sosyal medyanın kullanılması(2018)
- Hollanda Doğu Hindistan Şirketi'nin doğuşu ve XVII. yüzyıl Endonezyası'nda yükselişi(2013)
- Doğu Anadolu fay zonu'nun Doğanyol (Malatya) ile Çelikhan (Adıyaman) arasındaki gerilme durumunun incelenmesi(2020)
- Fuzûlî'nin Türkçe Divân'ında renklerin kullanımı(2013)
- Yavuzeli (Gaziantep) çevresinde yüzeyleyen volkanik kayaçların petrografik ve jeokimyasal özellikleri(2014)
- Hizbu't-Tahrir ve Ercümend Özkan'ın siyasi ve dini görüşleri(2008)