DoktoraAçık Erişim

Merleau-Ponty'de fenomenoloji ve sanat ilişkisi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2023
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Merleau-Ponty geleneksel dikotomik düşünme tarzını aşma amacıyla insan varoluşunda kökensel bir yer tuttuğunu düşündüğü bedenli deneyimi kendine özgü bir fenomenolojik yöntemle ele almaya çalışmıştır. Böylelikle geleneksel düşüncenin bozduğu insan ile varlık bağını onarmaya ve felsefeyi yoluna koymayı amaçlamıştır. Merleau-Ponty'nin düşüncesi zaman içinde değişim göstermiştir. Bu değişimin niteliği ise tartışma konusudur. Bu tezin ana problemi Merleau-Ponty'nin düşüncesine çelişki içeren yaklaşım tarzıdır. Merleau-Ponty kendi entelektüel temellerini sürekli gözden geçirmiş, soruşturmalarının nesnelerini kendi bütünlükleri içinde ele almış ve sanata felsefesi içinde özel bir yer vermiştir. Söz konusu yaklaşım tarzı ise onun düşüncesini, bütünlüğünü bozarak, diğer sorgulama tarzlarından izole ederek ve bu düşüncenin gelişimini gözetmeden anlamaya çalışır. Bu tezde amaçlanan Merleau-Ponty'nin düşüncesinde fenomenoloji ve sanat ilişkisinin gelişim seyrini, geleneksel dikotomilerin aşılması bağlamında ele almak ve bu ilişkinin önemini göstermektir. Çünkü ancak bu sayede Merleau-Ponty'nin düşüncesine derinlemesine nüfuz etmiş olan estetik boyut açığa çıkarılabilir. Bu yapılabildiğinde ise, Merleau-Ponty'nin, insanın sınırlı bir varlık olmasının kendine özgü anlamı ve değerini tesis edebildiği gösterilebilir. Bu amaç doğrultusunda tezin birinci bölümünde, Merleau-Ponty'nin fenomenolojiden ne anladığı ve fenomenolojiden yaşamla ilgisinde ne beklediği ele alındı. Bu bölümde gösterilen nokta, yöntem söz konusu olduğunda Merleau-Ponty'nin düşüncesinin ciddi bir süreklilik sergilediğidir. Ona göre felsefe asıl yönü itibariyle dünya deneyimini yeniden ele geçirme çabasıdır. Onun erken dönem fenomenolojik yöntem yorumu ve geç dönemindeki felsefi sorgulamaya ilişkin tasarısı, kendi yöntemsel sınırlarına ilişkin farkındalıklarını koruyarak, yaşanan deneyimin, bedenli varoluşun ve algı dünyasının hakkının verilmesi çabası olmak bakımından süreklilik gösterirler. Tezin ikinci bölümünde Merleau-Ponty'nin algı ve beden kavramları onun erken dönem düşünsel çerçevesi içinde kalınarak serimlendi. Merleau-Ponty'ye göre algının perspektifsel yapısının gösterdiği şey algılayanın dünyadan kopuk ve ona tepeden bakan bir zihin değil, dünya içinde ve şeyler arasında belli bir uzamı mesken tutan beden olduğudur. Yaşayan bedenin en önemli özelliği ise ifadesel oluşudur. Bu ifadesellik bedenin anlam verici yönelimselliğinin diğer yüzüdür ve bedenin tüm işlevlerini ve katmanlarını kaplar. Bu bölümde sergilenen nokta, bedenin tüm katmanlarının, en basit duyu izlenimlerinden en soyut dilsel ifadeye kadar anlam yüklü olduğu ve bunların ifade edicilik dolayımıyla bütünleştiğidir. Tezin üçüncü bölümünde Merleau-Ponty'nin sanat ile varlık arasında gördüğü ilişki, bedenin ifadeselliği temelinde açığa çıkarıldı. Merleau-Ponty hakiki sanatın fenomenoloji gibi bizi dünyaya bağlayan yönelimsel bağları açık kılmaya çalıştığını düşünür. Resim sanatı ise varlığın kendisini açığa çıkardığı uzamı tesis eder. Merleau-Ponty fenomenolojiyi, sanatla ve genel olarak modern düşünce ile birlikte yaşamın, dünyanın ve varlığın sonu gelmez ifadesinin bir görünümü olarak kavrar. İfade çabası da dünya deneyiminin kendisi gibi nihayete erdirilemez ve tüketilemez bir zenginliği ve bitimsiz çeşitliliği barındırır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Merleau-Ponty'nin düşüncesindeki değişimin, sürekliliklerin ve kırılımların olduğu bir dönüşüm süreci olduğu ve bu dönüşüm yoluyla düşüncesinin kendisini gerçekleştirdiği görülmüştür. Merleau-Ponty'nin düşüncesi bu süreç sonucunda ulaştığı, örtük cogito eleştirisinin mümkün kıldığı merkezsiz öznellik anlayışı ve özdeşliği ihlal etmeden bitimsiz bir farklılaşmayı mümkün kılan ontolojisi sayesinde geleneksel dikotomik düşünmeyi aşabilmiştir. Sanat üzerine düşünmenin gösterdiği şey sanat deneyimi içinde insanın ve dünyanın dikotomik olarak ele alınamayacak derecede iç içe geçtiğidir. Merleau-Ponty'nin düşünme ve yazma tarzı giderek sanatın sorgulama tarzına yaklaşmıştır. Dikotomik düşünmeyle olan mücadelesine sanata ilişkin düşünceleri üzerinden bakmak, düşüncesine derinlemesine nüfus eden estetik özü açığa çıkarır. Ten kavramı yoluyla estetik fenomenoloji kendini kapsayıp aşarak bir estetik ontoloji halini almıştır. Böylelikle modernliğe damgasını vurmuş olan insanın sınırlı oluşu, Merleau-Ponty eliyle ontolojik temelde, kendine özgü ve indirgenemez bir değer kazanmıştır.

Yazar

Selvihan Selvi

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Selvihan Selvi (Doktora Tezi). Merleau-Ponty'de fenomenoloji ve sanat ilişkisi, 2023, Aydın Adnan Menderes University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Aydın Adnan Menderes University tezlerinden daha fazlası