Yüksek LisansAçık Erişim

Milli Görüş Hareketi'nin laiklik anlayışı

2019
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Ali Kaya

Özet (TR)

Batı Avrupa ülkelerinde yaşanan din savaşları ve din ile kilise arasındaki egemenlik mücadelelerinin akabinde sekülerizm ve laiklik kavramları ortaya çıkmıştır. Türkiye Cumhuriyeti, Batılılaşma yolunda attığı adımlar sonucunda 1937 yılında laikliği anayasaya dâhil etmiştir. Bu tarihten önce ise 1921 Anayasasında devletin dini İslâm olarak belirtilmişse de ilerleyen zamanlarda bu madde yürürlükten kaldırılmış ve 1937 yılına kadar de facto laiklik uygulamaları ülkenin gündeminde yer almıştır. De jure laiklik ülkede uygulanmasıyla birlikte laiklik tartışmaları da başlamıştır. Özellikle İnönü hükümetleri döneminde yürütme erkinde bulunan birçok kişinin laiklik ilkesini diğer ilkelerden daha katı bir şekilde uygulaması ülkede bazı rahatsızlıklar meydana getirmiştir. Laiklik kavramının anayasada bir tanımının ve sınırının belirtilmemesi kavramın keyfi olarak yorumlanmasına neden olmuştur. Bundan dolayı birçok siyasi parti, hareket ve kurum söz konusu keyfi yorumlardan olumsuz etkilenmiştir. Milli Görüş Hareketi bu duruma örnek verilebilir. 1969 yılında "Bağımsızlar Hareketi" olarak siyasi hayata atılan Milli Görüş Hareketi, başlangıçtan itibaren kendini İslâm dininden hareketle konumlandırmıştır. Bu anlamda hareket, ismen "ulusal"dan (national) ziyade dine (İslâm'a) atıf yapmaktadır. Hareket kuruluşundan bu yana birçok kez hükümet koalisyonlarında bulunmuştur. 1995 yılındaki seçimlerde en yüksek oyu alarak koalisyonun büyük ortağı olmuştur. Gerek koalisyon ortağı olduğu gerekse muhalif konumunda bulunduğu dönemlerde hareket, resmi laiklik anlayışını eleştirmiştir. Bundan dolayı hareket, resmi laiklik anlayışını aşındırmak için birçok yöntem izlemiştir. "Müslüman" ve "cihad" vurgusunu ön plana çıkarması, Müslüman değerlere sahip çıkması, İslâm dininin vicdanlara sığdırılamayacağını dile getirmesi, İslâm Birliği'ni savunması, dini kıyafetlerle ve imam hatip okullarıyla ilgili özgürlükler talep etmesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kadrosunun artırılmasını istemesi bu yöntemlerden bazılarıdır. Ayrıca hareket, dini kamusallaştırmaya ve laikliğin sınırlarını çizmeye çalışmıştır. Hareket, pozitif tarafsızlık gözetleyerek İslâm dinini merkeze alarak bazı taleplerde bulunur ve diğer dinlerin yaşam hakkını kısıtlamaz. Bu tezde laiklik ve sekülerizm kavramlarına değinildikten sonra Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden 1969 yılına kadar laiklik uygulamaları incelenecektir. Akabinde Milli Görüş tarihi ve kavramı irdelendikten sonra tezin ana konusunu oluşturan hareketin laiklik anlayışı ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Erbakan, Laiklik, Milli Görüş Hareketi, Sekülerizm, İslâm

Yazar

Dr. Hüseyin Arslan

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Hüseyin Arslan (Yüksek Lisans Tezi). Milli Görüş Hareketi'nin laiklik anlayışı, 2019, İstanbul University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İstanbul University tezlerinden daha fazlası