Medical SpecialtyOpen Access

Non-alkolik steatohepatit'li ratlarda metformin, rosiglitazon, N-asetilsistein ve etodolakın tedavi edici etkilerinin değerlendirilmesi

2010
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Naime Canoruç

Abstract (TR)

Non alcoholic fatty liver disease (NAFLD),son yıllarda, en sık görülen karaciğer hastalığı olması nedeniyle büyük önem kazanmıştır. Batı ülkelerinde, otopsi serilerindeki görülme sıklığı %70'e varmaktadır. (1) Non alcoholic fatty liver disease (NAFLD) başlığı altında basit bir karaciğer yağlanmasından, steatohepatit, fibröz ve sonunda karaciğer sirozuna kadar ilerleyebilen geniş bir hastalık grubu incelenmektedir. Son yıllarda, NAFLD ve onun daha ciddi formu olan non-alkolik steatohepatit'in(NASH) obezite, insulin rezistansı ve dislipidemilerle olan yakın ilişkisi, hastalığın mekanizması ve tedavisini aydınlatmaya yönelik en önemli araştırma odağı olmuştur. (1) Bugün için ideal tedavisi olmayan Non-alkolik steatohepatit'de(NASH) en sık kullanılan tavsiye kilo verme ve eksersizle sınırlı kalmakta, ilaçların olumlu etkilerine ait veriler yeterli kanıta dayanmamakta ve farmakolojik tedavilere yönelik çalışmalar devam etmektedir.(1)Karaciğer yağlanması hastalığı karaciğer hücrelerinde büyük trigliserit vakuollerinin geri dönüşebilir şekilde birikmesidir ki buna tıp dilinde hepatosteatosis denir. Non-alkolik steatohepatit (NASH) macroveziküler steatozis,hepatosit nekrozu, inflamasyon, mallory cismi ve fibrozisle karakterize bir karaciğer hastalığıdır. Karaciğerde oluşan inflamasyon ve hücre nekrozu stellat hücreleri uyararak fibrosiz gelişmesine neden olur. Non-alkolik steatohepatit (NASH) hastalarının %20 `sinde zamanla siroz gelişebilir.(2) Basit steatozun benign klinik gidişi olmasına karşılık, non-alkolik steatohepatit daha çok ilerleyici fibrozis ve siroz riski ile spesifik tanısal özellikleri olan bir alt gruptur. Çift vurus teorisi basit steatozdan non-alkolikSteatohepatit, fibrozis ve siroza ilerleyişi en iyi tanımlar. Bu çift vuruşlar insülin direnci nedeniyle karaciğerde aşırı yağ birikmesi ve reaktif oksijen türleri nedeniyle oksidatif stresin birleşiminden oluşur.(2)Obezite, insüline rezistans tip 2 DM gibi predispozan faktörler non-alkolik steatohepatit (NASH) patogenezi ile ilgili olmalarına rağmen ilerleyici fibrozis ve kronik karaciğer hastalığının kesin mekanizması hala bilinmemektedir.(3)Bundan dolayı biz Non-alkolik steatohepatitli (NASH) ratlarda metformin, rosiglitazon, N-asetilsistein ve etodolakın tedavi edici etkilerini ve oluşturduğu biyokimyasal değişiklikleri değerlendirmeyi amaçladık.Araştırmamıza Dicle Üniversitesi Sağlık Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezinden (DUSAM) temin edilen, vücut ağırlıkları 300 ±50 gram olan 48 adet Sprague-Dawley cinsi erkek rat çalışmaya dahil edildi. Sıçanlar, standart kafeslerde barındırılıp, yem ve su alımı serbest bırakıldı. Hayvanların bulunduğu oda 22 ± 2 C°'de, 12 saat karanlık-12 saat ışık ortamında tutuldu. Sprague-Dawley cinsi erkek ratlar rastgele 6 gruba ayrıldı.1.Grup:(Kontrol grubu) Deneyin başından sonuna kadar standart bazal diyetle beslendi. (n=12) 2.Grup:(Yüksek yağlı diyet grubu) Deneyin başından sonuna kadar yüksek yağlı diyetle beslendi. (n=12) 3.Grup: (Metformin grubu) Deneyin ilk onaltı haftası yüksek yağlı diyetle beslendiler.Takip eden 4 haftada metformin ile tedavi edildiler. (n=6) Metformin 250 mg/kg/gün dozda gastrik sondayla verildi.4.Grup:(Rosiglitazon grubu) Deneyin ilk onaltı haftası yüksek yağlı diyetle beslendiler.Takip eden 4 haftada rosiglitazon ile tedavi edildiler. (n=6) Rosiglitazon 4 mg/kg/gün dozda gastrik sondayla verildi. 5.Grup: (N-asetilsistein grubu). Deneyin ilk onaltı haftası yüksek yağlı diyetle beslendiler. Takip eden 4 haftada N-asetilsistein ile tedavi edildiler. (n=6) N-asetilsistein 100 mg/kg/gün dozda intraperitoneal (ip) olarak verildi.6.Grup: (Etodolak grubu) Deneyin ilk onaltı haftası yüksek yağlı diyetle beslendiler.Takip eden 4 haftada etodolak ile tedavi edildiler. (n=6)Etodolak 10 mg/kg/gün dozda gastrik sondayla verildi. Standart diyet Elazığ Yem Sanayii A.Ş'den (Elazığ, Türkiye) temin edildi. Diyet içeriğinde,% 15 protein, % 2,5 yağ, % 15 selüloz, % 14 kil, % 13 su bulunuyordu Yüksek yağlı diyet hazırlanması:100 gram standart diyete 25 gram hayvansal bir yağ türü olan tereyağı eklenerek oluşturuldu. Böylece toplam enerjinin % 65'i yağdan kaynaklanan bir diyet sağlandı (4). Uygun oranda tereyağı eritilerek standart pelletlere eklendi. Karıştırıcı yardımıyla iyice karıştırılarak pelletlerin yağı çekmesi sağlandı. Pelletler oldukça kuru olduğundan yağı kolayca çektiği gözlendi. Sonrasında bu haliyle soğumaya bırakıldı. Yüksek yağlı diyet her gün taze olarak hazırlandı. Deney başlangıcından sonuna kadar sıçanların yağlı diyete uyum sağladığı gözlendi. Onaltı hafta sonunda standart diyetle beslenen kontrol grubundan altı rat ve yüksek yağlı diyetle beslenen gruptan altı rat75 mg/ kg ketamin HCl ve 15 mg/kg ksilazin intramuskuler verilerek anestezi edilip kardiak ponsiyonla kan örnekleri ve insizyonla karaciğer dokuları toplanan fareler sakrifiye oldular..Kan örneklerinde ALT,AST, değerleri ölçülerek ve karaciğer dokularını ışık mikroskobunda histopatolojik olarak değerlendirilerek Yüksek yağlı diyet grubunda karaciğer yağlanması oluştuğu anlaşıldığında ilaç tedavisine başlandık. Dört haftalık ilaç tedavisi sonunda bütün deney grupları 75 mg/ kg ketamin HCl ve 15 mg/kg ksilazin intramuskuler verilerek anestezi edilip kardiak ponsiyonla kan örnekleri ve insizyonla karaciğer dokuları toplanan fareler sakrifiye oldular.Kan örnekleri 4 °C `3500 devirde 5 dakika santrifuj ettikten sonra serumları analiz yapılıncaya kadar -80°C `de saklandı.Ratların karaciğerleri çıkarıldıktan sonra işaretli saklama poşetlerine konularak - 80°C'de analiz yapılıncaya kadar saklandı.Dicle Üniversitesi merkez Laboratuarında Abbott firmasının Architect c16000 cihazında spektrofotometrik metotla ALT,AST,TG,TK,HDL-C, LDL-C analizlerini yapıldı.. Karaciğer dokusu MDA analizi Ohkawa ve arkadaşlarının metoduyla Shimadzu UV-160 A spektrofotometre cihazında yapıldı. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji Anabilim dalında bütün grupların karaciğer dokuları Hematoksilen-Eozin ve Masson Trikromla da boyanarak ışık mikroskobunda histopatolojik olarak değerlendirildi. Aynı dokulardan İstanbul Üniversitesi Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsünde (DETAE) Western blot analizi ile COX-2, PPAR-?, PPAR-?, reseptör ekspresyonları ölçüldü. Çalışmamız yüksek yağlı diyet ile karaciğer yağlanmasının oluşabileceğini, NASH tedavisinde metformin ve roziglitazonun en iyi farmakolojik ajanlar olduklarını gözlemledik. Yine N-asetilsisteinin de NASH tedavisinde etkili bir ilaç olduğunu gözlemledik. NASH tedavisinde ilk defa araştırdığımız etodolak karaciğer enzimlerinden ALT değerlerini istatistiksel olarak anlamlı derecede düzelme sağladığını ancak AST değerlerinde bir değişiklik yapmadığını gözlemledik.Etodolak yüksek dansiteli lipoprotein (HDL-C) değerlerini istatistiksel olarak anlamlı derecede düzeltiğini, ancak trigliserit, kolesterol ve düşük dansiteli lipoprotein (LDL-C) değerlerinde herhangi bir iyileştirme yapmadığını gözlemledik. Etodolak; TNF-? değerlerinde tüm gruplar içinde kontrol grubuna en yakın düzeltmeyi sağladı ancak MDA değerlerinde ise azaltmakla beraber kısmi düzelme sağladığını gözlemledik. Etodolak'ın PPAR-? reseptör ekspresyonunu artırarak kısmi düzelme ,PPAR- ? reseptör ekspresyonunu azaltarak çok az düzelme, COX-2 reseptör ekspresyonunu azaltarak tam bir düzelme sağladığını, ancak karaciğer histolojisinde steatozis ve fibrozisi önlemediği gözlemledik.Anahtar kelimeler:NAFLD, Metformin,Roziglitazon,N-Asetil sistein,Etodolak

Author

Dr. Sedat Yılmaz

How to Cite

Sedat Yılmaz (Tıpta Uzmanlık Tezi). Non-alkolik steatohepatit'li ratlarda metformin, rosiglitazon, N-asetilsistein ve etodolakın tedavi edici etkilerinin değerlendirilmesi, 2010, Dicle University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dicle University