Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Nöroendokrin tümörlerin klinikopatolojik özelliklerinin değerlendirilmesi

2023
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Mehmet Küçüköner

Özet (TR)

Giriş ve Amaç: Nöroendokrin tümörler (NET) pekçok organdan kaynaklanan etiyolojik, genetik, biyolojik, morfolojik ve klinik yönlerden değişiklik arzeden heterojen bir neoplazi topluluğudur. Son zamanlarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizdede nöroendokrin tümörlerin görülme sıklığının giderek artmış olması ve ülkemizde bu konuda geniş kapsamlı çalışma sayısının yetersiz olması bizi bu çalışmayı yapmaya yönlendirmiştir. Bu araştırmamızın hedefi ,nöroendokrin tömör( NET) tanısı olan vakaların , klinikopatolojik özellikleri ve sağkalım analizinin saptamaktır. Çalışmamızda NET tanılı hastaların demografik verilerinin (yaş, cinsiyet gibi), başvuru anındaki hastalık evrelerinin, aldıkları tedavilerin, progresyon durumu, son durumu ve sağkalım süresinin hastane kayıtlarındaki bilgiler doğrultusunda retrospektif olarak incelenmesini gerçekleştirildik. Materyal ve Metot: Bu çalışmaya Ocak 2012-Aralık 2022 yılları arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Onkoloji Bölümü'ne başvuran (n=145) Nöroendokrin Tümör tanılı hastaların verileri retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların yaş, cinsiyet, ecog skoru, başvuru şikayeti, tanı tarihi, patolojik evre, grade, primer tümör lokalizasyonu, tümör metastazın yeri, tanı anında evresi ,kemoterapi alıp almaması, Ki-67 yüzdesi, CgA duzeyi, primer tümörün Galyum 68 PET SUV'u , Mitoz Sayisi, karsinoid sendrom varlığı, cerrahi durumu, Radyonuklid tedavisi, ve kemotapi sonrası progresyon durumuna göre hastalıksız sağkalım ve genel sağkalım durumları analiz edildi. Hastaların verilerine HBYS (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) üzerinden patoloji raporlarından , tıbbi onkoloji arşiv verileri, laboratuvar tetkikleri, reçeteleri ve hasta epikrizleri derlenerek tespit edildi. Genel sağkalım durumu son geliş tarihi ve hastanın vefat tarihine göre hesaplandı. Bulgular : Hastaların 75'i (%51,7) erkek, 70'i (%48,3) ise kadındı. Hastaların medyan tanı yaşı 55 (20-92 ) olarak tespit edildi. Primer tümör yeri sıklığı incelendiğinde akciğer 30(%20,7) hasta, mide 31 (%21,4 ) hasta, pankreas 34 (%23,4 ) hasta, ince barsak 10( %6,9) hasta, kolorektal 4(%2,8) hasta, apendiks 6( %4,1) hasta, primeri bilinmeyen 11( %7,6) hasta ve diğer yerler 19 (%13,1) hasta olarak tespit edildi. Tanı anındaki hastalık evrelerine bakıldığında ise 37(%25,5) hastanın evre 1, 12(%8,3) hastanın evre 2, 15 (%10,3) hastanın evre 3 ve 81(55,9) hastanın evre 4 tanısı almış olduğu görüldü. NET tanılı bu hastaların ECOG skoru 0 olan 38 kişi (%26,2) , ECOG skoru 1 olan76 kişi (%52,4) , ECOG skoru 2 olan 23 kişi (%15,9 ) ECOG skoru 3 olan 8 kişi (%5,5 ) olduğu belirlendi. Tüm hastalarda (n=145) 3 yıllık genel sağkalım % 62 iken 5 yıllık genel sağkalım %51 olarak tespit edilmiştir. Tüm hastalarda (n=145) hastalıksız sağkalım süresi ortalama 62 ay (%95 GA 41,3-83,9) olduğu belirlendi. Erkek ve kadınlar arasında genel sağkalım süreleri açısından karşılaştırıldığında kadınlar erkeklerden daha uzun yaşamakta ve istatistiksel analizinde baktığımızda da cinsiyetin genel sağ kalım üzerine etkisi anlamlıydı (p=0,024). ECOG Performans skorunun sağ kalım üzerinde etkisi incelendiğinde performansı iyi olan hastalarda sağkalımın istatistiksel olarak daha üstün olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir. (P<0.001) Hastalık anında hastaların gradelerinin sağkalım üzerine etkisi incelendiğinde istatistiksel olarak düşük gradeli grupta daha iyi sağkalım üresi tespit edilmiştir. (P<0.001) Hastalık anındaki hastalık evresi sağkalım üzerine etkisi incelendiğinde erken evrede daha üstün sağkalım süresiyle istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir (P=0.001). Hastalara uygulanan tedavi rejimlerinin genel sağkalım analizi yapıldığında octreotid/lantreotid ortanca sağkalım süresi 90 ay(%95GA;48,3-131,7), kemoterapi ortanca sağkalım süresi 23 ay(%95 GA;5,9-41,7), octreotid/lantreotid+kemoterapi ortanca sağkalım süresi 38 ay(%95 GA;16-61,9) olarak hesaplandı. Tedavi rejimleri arasında istatistiksel olarak bir fark saptanmıştır.(p=0,001) Hastalara uygulanan radyonüklid tedavisi genel sağkalım analizi yapıldığında radyonüklid tedavisi alan hastalarda ortanca sağkalım süresi 103 ay , radyonüklid tedavisi almayan hastalarda ortanca sağkalım süresi 53 ay (%95 GA;31-76) olarak hesaplandı.Radyonüklid tedavisinin sağkalım üzerine etkisi incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır.(p=0,072) Genel sağkalımı etkileyebilecek parametreler olarak Evre (p=0.005), Grade (p<0.009), ECOG skoru (p=0.001) , tedavi rejimi .(p=0,001) ve Cinsiyet (p=0.011) tesbit edilmiştir. İstatiksel Analiz Bu çalışmamızde elde ettiğimiz verilerim istatistiksel analizleri SPSS(Statistical Package for the Social Sciences) 24 isimli uygulamadan yararlanılarak yapıldı. Sağkalım analizlerinde ise Kaplan-Meier Yöntemi ve Cox Regresyon Analizi kullanıldı. Tüm çalışama testlerimizde p(olasılık) değeri 0,05'ten küçük tespit edildiğinde verilerimiz istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Sonuç: Çalışmamızda NET hastalarında ECOG performans skoru'nun, Patolojik grade'nin, Evre'nin prognoztik özellik taşıdığı gösterilmiştir. Ayrıca Somatostatin analoğu tedavisi tek başına veya diğer tedavilerle kombine alan hasta gruplarında sağkalım uzamaktadır. Anahtar Kelimeler: Nöroendokrin Tümör (NET)

Yazar

Engin Keleş

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Engin Keleş (Tıpta Uzmanlık Tezi). Nöroendokrin tümörlerin klinikopatolojik özelliklerinin değerlendirilmesi, 2023, Dicle University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dicle University tezlerinden daha fazlası